29 Eylül 2010 Çarşamba

Genital Muayene Formu

Sponsorlu Bağlantılar:

>>> Genital Muayene Formu <<<

Vulva                           :                                                          …/…/…….
Vagen                          :                                                          Saat:
Collum             :
Poche                          :                                                                                 
Ç.K.S.                        :                                                          Muayene Edenin
Önde Gelen Kısım       :                                                          Adı Soyadı

>>>Devamı için lütfen sayfadaki indirme adreslerini kullanarak bilgi formunu bilgisayarınıza indirin.

--> BİLGİ FORMLARI ANA SAYFASINA DÖN <--

Genital Muayene Formunu İndirmek İçin Buraya Tıklayınız

Alternatif olarak BURAYA TIKLAYARAK da indirebilirsiniz.

Omurganın Yapısı, Omurganın Bütünlüğü

Sponsorlu Bağlantılar:

Omurga Yapısı, Omurganın Bütününün Okunması

Boyutları­: Omurganın uzunluğu 75 cm'dir. Omurganın çapı­nın en fazla olduğu sakrumun tabanı hizası­dır.

Eğrilikleri; Bu eğrilikler iki türlüdür:

1.Önden arka­ya
2.Yan

Omurganın boyun ve bel parçasın­da öne bakan bir konvekslik gö­ğüs ve sakrum bölümün­de öne bakan bir kon­kavlık vardır.

Bu eğrilikler yaş ilerledikçe değişir. Yeni doğanlarda omurganın yalnız göğüs bölümün­de konkavlığı öne bakan bir eğriliği vardır. Diğer iki eğrilik­ler belli belirsizdir. Çocuk oturmağa ve yürümeğe başla­dıktan sonradır ki önce boyunda son­ra belde eğrilikler başlar.

Yan eğrilikler, 4, 5, ­6 ncı göğüs omur­larının hizasında görülen hafif bir eğrilik olup, bunun çok vakalar­da konkavlık sola bakar, skolyoz a­dı alan bu yan eğri­liklerin de sonra­dan olduğu kabul edilmekte ve çeşitli sebep­lere bağlanılmaktadır. (Özel ola­rak mektep sıraların­daki kötü oturma alışkanlı­kları bunların içindedir).

Omurganın dış görünüşü

Omurganın oynayabilen kıs­mı sakrumun üstündeki kalan parç­ası olup bunun çapı yukarıdan aşağı doğru çoğa­lır yani omur­ların büyük­lüğü sakruma kadar, gittik­çe artar. Omurganın sakrumdan son­raki parça­sı ise hareketli olup bu bölü­mün çapı ise aşağı doğru gittik­çe azalır.

Omurganın bütününün ön yüzü o­mur cisimlerinin üst üs­te gelmele­rinden meydana gelen ortada bir kolon gösterir.

Omurganın arka yüzün­de orta çizgi üzerinde diken­si çıkıntıların üst üste durmasından meydana gelen bir ibik ile yan­larda uzunluğuna bir oluk gös­terir bu oluk iç yan­da dikensi çıkıntı, dış yanda ek­lem çıkıntılar ve enine çıkıntılarla dipte de omurların laminaları ile sınır­lıdır.

Omurganın yan yüzlerinde omurların sapları ile bunların aralarındaki omurlararası delikle­ri vardır.

Omurga kanalı; Omur deliklerinin üst üste gelmesinden meydana gelen bu kanal, boyunda ve bel­de üçgen prizmatik biçimde, göğüs bölü­münde ise hemen silindiriktir.

Kanalın genişliği; omurganın hare­keti fazla olan boyun ve bel bölümlerin­de göğüs bölümlerine naza­ran daha fazladır.

Omurların gelişmesi ve kemikleşmesi; Her bir omur­da döl yatağı içi hayatının üçüncü ayında görüien ilkel kemikleşme noktası vardır. Bunlar­dan biri cisimde ikisi yanlar­dadır. Yanlardakiler üç ve dört yaş arasında cismin­ki ile birleşirler.

Her omurun çıkınlıları üzerin­de beş tane ikincil (sekonder) kemik­leşme noktaları vardır, biri di­ken çıkıntı tepesinde, birer­den iki tane yanlarda enine çıkıntıların tepesinde, bi­ri cismin üst yü­zünde olmak üze­re bulunurlar, sonuncular cismin üst ve alt yüzünde lamel şeklinde bir kemik parçası görünüşünde olduk­larından epifiz diskleri adı alır. Bunlar on ile on dört yaş arasın­da görülürler; 20 - 25 yaş arasında gelişmeleri so­na erer, ve kemik üzerinde hiçbir kıkırdak kısım kal­maz yani kemikleşme noktaların­dan başlayan bölümler birbirleriyle tamamı i­le birleşmiş olurlar. Sakrumun omurları­nın birbiriyle birleşmesi i­se otuz yaşında tamamla­nır.


--> İnsan Anatomisi ve Omurga Bilgileri Ana Sayfasına Dön <--

Lohusa Şerbeti Nasıl Yapılır? Lohusa Şerbeti Tarifi

Sponsorlu Bağlantılar:


Lohusa Şerbeti ; Lohusa Şerbeti Tarifi

Malzemelerimiz :

Yarım kg Lohusa Şeke­ri
5 su bardağı Toz Şek­er
15 adet Karan­fil
3 - 4 Kabuk Tar­çın
15 - 20 bar­dak Su



Lohusa Şerbeti Hazırlanışı :

Büyük bir tencere­ye su, şeker (isteğinize göre ayarlayın) ve lohusa şekeri konulur. Yarım saat kay­natılır.

Kabuk tarçınlar ve karanfil­ler bir tülbent içerisinde tencereye atılır­. Kaynatmaya devam edi­lir. Hepsi süzülerek sıcak veya so­ğuk olarak ikram edilir.

Lohusa şerbeti, doğum sonrası ziya­rete gelen kişilere ikram edilmesi adettendir. Lohusa şekeri İstanbul'da Mısır Çarşısında ve diğer yer­lerde şekercilerde satılır. Yanında peksimet ya da gale­ta türünde şekersiz yiyecekler ikram edi­lir.


:YemekLezzeti.Net

Konuyla ilgili aramalar: lohusa şerbeti tarifi, lohusa şerbeti nasıl yapılır, yapılışı, lohusa şerbetliği

Hamilelikte Çalışma Hayatı, Gebelikte Çalışmak

Sponsorlu Bağlantılar:

Gebelikte Çalışma Hayatı

Çalışan kadınların, gebeliği normal geçtiği sürece, işini bırak­ması için bir neden yok­tur. An­cak gece işlerinde çalışanların, gebelik süresin­ce uykula­rına dikkat etmeleri gerekir. Normal olarak her gebe­nin günde en az 8-9 saat kadar uyuması gerekir.

Çalışan kadınlar için en güç olan devre, gebe­liğin son bir i­ki ayıdır. Ülkemizde çalışan gebelere doğum­dan önce verilen din­lenme süresi memurlar için 21, işçiler için 40 gündür.

Doğum sonu izni, işçi ve memur için 40 gün­dür.

Gelişmiş ülkeler­de bu izin günleri hem doğum önce­si, hem de doğum sonrası çok daha fazladır. Bir fikir verebil­mek için bazı İskandi­nav ülkelerde doğu­ran annelere maaşlı veya maaşsız ol­mak üzere 1 yıl ve daha fazlası verilebildiği gibi koca­larına da izin hakkı tanınmaktadır. Bunda amaç doğum son­rası yeni doğanın annesinin kollarında yetişmesini sağlamaktır. Zira bilimsel araştır­malar göstermiştir ki, ruhen ve be­denen sağlıklı çocuk yetişmesi için anne­nin göstereceği özenin önemi çok büyüktür.


Konuyla ilgili aramalar: Hamilelikte Çalışma Hayatı , doğum izni kaç gün, Gebelikte Çalışmak , doğum izni ne kadar, Hamilelikte Çalışma Hakları, Hamilelikte izin hakkı, Doğum izni süresi

Bebeğim İshal Ne Yapmalıyım, Bebeğim İshal, Bebeklerde İshal

Sponsorlu Bağlantılar:

BEBEKLERDE İSHAL

Bebeklerde ishalin belirtileri; sıklıkla sulu dışkılama, dışkının sıklaşması ve mik­tarında artış, sümüksü dışkı ve bazen de kusma ile bir­likte görülmesidir.
Anne sütü ile bes­lenen bebeklerde ishale pek rastlanmaz. Bunun nedeni anne sütünde bu­lunan maddeler ishali oluşturan mikroorganizmaların oluş­masını büyük oranda engeller. Bebeğin beslenmesinden i­nek sütü tamamen çıkarıl­madır.

İshal her mevsim olabi­lir ancak yaz aylarında meyve tüketimi da­ha fazla olduğundan daha çok görülmek­tedir.

Bebeğin ishalinin nedenlerine ge­lince;

* Bebeğin Hastalanma­sı
* ­Bebeğin Diş çıkarması
* Bebekte ba­zı gıdalara karşı olan hassaslık
* Gereğinden fazla meyve ve meyvesuyu (özellikle el­ma ve üzüm) tüketmek
* ­Gastrointestinal enfeksiyon (­bağırsaklarda mikrobik enfeksiyon geliş­mesi)
* ­Antibiyotik tedavisi (antibiyotik tedavisi esnasında bebeğe yoğurt yediri­lmesi içerdiği canlı kültürler nedeni ile o­nu ishalden koruyabilir.)

İshalin tedavisi değişmekle bera­ber en yaygın ishal tedavisi diyet ile yapılanıdır.­ Bazen doktor ilaç önere­bilir. İshal olan bir bebeğe doktorun onayı olmadan asla ilaç uygulanmamalıdır, aksi takdirde bebeğin sağlığını teh­likeye atabilirsiniz.

Bebeğin altını tahrişten ko­rumak için her dışkılamadan so­nra değiştiriniz ve her değiştirmede pişik merhemi sü­rünüz. Bebek çok küçükse ve a­ğır bir ishal olduysa sıvı tedavisi için hastaneye yatır­mak uygun olur. İshalde birçok du­rumda mama yada annesütü vermeye de­vam etmenizen iyi yöntemdir. İshalli bir bebek ge­çici olarak laktoza (inek sütünde bulu­nur) karşı dayanıksız olduğun­dan laktoz içermeyen bir gıda rejimi önerilir.

İSHALDE DİKKAT ETMENİZ GEREKENLER :

* İshal sonucu oluşan sıvı kaybını önle­mek için en azından iki saatte bir 50-­60 ml sıvı verilmesi gerekli­dir. Anne sütüne veya hazır mamalara ila­ve olarak hemen her eczanede bulunan ishal i­çin hazırlanan bir rehidrasyon karışı­mı tavsiye edilir. İki veya üç dakika­da bir bir kaşık, bardak ve­ya biberon ile bir kaç yudum veril­mesi uygundur. Bebeğe kesinlikle tatla­ndırılmış yiyecekler, yapay meyve suları vermeyin.

* Eğer bebeğiniz düzenli bir şekilde alıyor­sa katı gıdalara devam edebilirsiniz. Bebek ne kadar sık beslenir­se ishalin etkisi o kadar az olur. Muz pü­resi, patates, pirinç ve makarna gibi nişas­talı besinleri tercih edebi­lirsiniz.

* Eğer ishalle birlikte kusmada varsa katı gı­dalar bebeğe verilmemelidir. Ancak süzülmüş ve seyreltilmiş meyve suları verilebilir. Biraz daha büyük bebekler i­çin sulandırılmış meyve suyu ile karıştırı­lmış gazoz verilebilir.

* Genellikle iki veya üç gün sonra dışkı nor­male dönmeye başlar. Doktorunuz artık normal beslenmesine dönebile­ceğini tavsiye eder fakat siz önlem ola­rak bir kaç gün daha süt ve süt içeren katı gıdaları kısı­tlı tutmaya dikkat edin.

* Bir ve­ya iki kez sulu dışkılama pek önemli değildir, ama bunun devam etmesi; bera­berinde ateş ve kusmanında görülmesi, bebeğin iştahsız olası du­rumunda bir doktora başvurmanız gerekl­idir.

Konuyla ilgili aramalar: bebeğim ishal ne yapmalıyım, sulu dışkılıyor, sıvı dışkılıyor, sulu kaka yapıyor, bebeğim ishal ve kusuyor, ne yedirmeliyim, ne yapabilirim, ishal mi

--> BEBEK SAĞLIĞI VE BEBEK BAKIMI ANA SAYFASINA DÖN <--

Aşırı Kıllanmanın Tedavisi, Aşırı Tüylenme, Aşırı Kıllanma Sorunu

Sponsorlu Bağlantılar:



Aşırı derecede kıllanma, aşırı tüylenme, kıllanma



Aşırı kıllanma (aşırı tüylenme - güzellik) yüz, göğüs, karın, sırt, kol ve bacakların üst kıs­mında uzun kalın ve sert kılların çıkması­dır. Aşırı kıllanma (aşırı tüylenme - güzellik) kozmetik bir problemin yanın­da, aynı zamanda hormonal bir düzensiz­liğide gösterir.

? Normal Kıl Büyümesi : Kıllar (tüyler) soğuk ve tah­riş edici madd­elere karşı koruyucudur. Her kıl derinin altında folikül adı verilen kök­ten büyür, ve kıl derinin üzerinde kalan kısmı alınsa­da kökü durduğu sürece büyü­meye devam eder. insanda doğduğunda yaklaşık 50 milyon kıl kökü vardır, ve bunların sayısı 40 yaşından sonra azal­maya başlar. Erişkin­lerde iki tip kıl (tüy) vardır, bunlardan birinci­si ince, renksiz ve kı­sa olan kıllardır.

• Birçok kadının yüzünde, göğüslerinde ve sırtın­da bu tip kıllar bulunur. ikin­ci tür ise hem kadın hem de erkeklerin ba­şında, koltuk altında ve genital (cinsel) bölgelerinde bulunan, sert u­zun ve koyu renkli kıllar­dır. Erkeklerin yüz ve vücutların­da bulunan kıllarda bu ikinci türden­dir. Ön kol (dirseklerin altı) ve bacak­ların dizden aşağısındaki kılların sayısı kişi­lerin hormonal durumundan bağımsızdır. Bu bölgeler­deki aşırı kıllanma hastalık değil­dir.

? Hormon Dengesi ve Tüylenmenin Belirmesi : Menarş'ın (adet kanamaları) başla­ması ile genç bir kızın vücudun­da bir kadına özgü değişik­ler olur. Bunlardan en önemlisi erkeklerden farklı ve az olan tüy dağılı­mıdır. Bu durum büyük oranda kadına özgü hormonal denge ile kont­rol edilir. Sağlıklı bir hor­monal yapı için beyinde­ki merkezler, yumurtalıklar, tiroid ve böbrek üstü bezleri­nin uyum içinde çalış­ması gerekir. Beyindeki hipofiz bezi salgıla­dığı hormonlar yolu ile yumurtalıkların, memelerin, tiroid ve böbrek üs­tü bezlerinin fonksiyonları­nı kontrol eder. Hipofizden salgıla­nan iki önemli hormon vardır.

o FSH: (Follikül Uyarıcı Hormon) yumurtalıklar­da folikül olarak adlandırılan ve içinde yumurta bu­lunan sıvı dolu keseciklerin geliş­mesini sağlar.

o LH: (Luteinize Edici Hormon) gelişmiş foliküllerin çat­lamasını ve yumurtaların serbestleşmesini uya­rır. Bu iki hormonun uyum­lu çalışması ile sağlıklı yumurta gelişimi sağlanır.

o Yumurtalıkların salgıla­dığı en önemli hor­mon östrojendir (kadınlık hormonu). Östrojenin kadın vücudunun gelişimin­de ve fonksiyonlarının devamın­da yeri çok önemlidir. Östrojenin en önemli fonksiyonlarından biri vücutta kadınsı bir tüy dağılı­mı sağlamak­tır. Menapoza yaklaşıldığında yumurtalıklar­daki yumurta deposu azalmış­tır. Sağlıklı yumurta gelişimi olmaz ve östrojen Salınımı aza­lır. Hormonların bir orkestra gi­bi ahenk içinde çalışması ile kadının kendine öz fonksi­yonları sağlıklı ve u­yum içinde devam eder. Eğer kadında kalıtsal bir prob­lem yoksa yumurta gelişimi, adet dönemleri, kılların vücut­ta dağılımı, üreme, kadınsı vücut ve ses gelişi­mi sağlıklı olacak ve aksa­mayacaktır.

Yüzde ve vücutta aşırı kıllanmaya neler sebep olur? Genel­likle aşırı kıllanma (aşırı tüylenme - güzellik) kandaki androjenlerin (erkeklik hormonları) art­masına bağlı­dır. Androjenler erkeklerde daha yüksek seviyede olmak üze­re hem erkek hemde kadında bulu­nan hormonlardır. Androjenler ince, zayıf ve kısa o­lan kılların sert, uzun kıllara dönüşmesine neden olur. Androjen düzeylerinin yükselmesine ve bu­nun sonucu olarak da kıllanmaya neden olan durumlar;

• Menapoz: Bu dönem­de yumurtalıklardan östrojen (kadınlık hormonu) sentezi azaldığı halde androjen sentezi de­vam eder, buna bağlı olarak kıllanma görü­lebilir.

• Genetik: Annesinde veya büyük­annesinde aşırı kıllanma olan kişi­lerde aynı hastalığın görülme olasılı­ğı fazladır.

• ilaç yan etkileri: Erkek hormonları veya androjenik özellik­ler gösteren ilaçlar a­lan kişilerde aşırı kıllanma (aşırı tüylenme - güzellik) görü­lebilir.

• Polikistik over hastalığı: Overlerde bir­çok kist oluşur ve er­kek hormonları fazla olarak üretilir. Hasta­larda aşırı kıllanma, düzen­siz yumurtlama, adet düzensizlikleri, kısırlık ve şişmanlık gö­rülür.

• ­Yumurtalık Tümörleri: Nadir olarakda androjen salgılayan hormon­lar aşırı kıllanmaya neden olur.

• ­Adrenal (Böbreküstü Bezi) Bozuklukları:Androjenler adrenal bez­lerinde de üreti­lir. Adrenal hiperplazi (bezlerin büyümesi) duru­munda fazla androjen üretil­mesine ve aşırı kıllanmaya ne­den olur.

Aşırı kıllanmanın nedeninin tespit edilmesi : Yapılan hormon test­leri ile kandaki androjen ve diğer hormonların seviyeleri belir­lenir. Ayrıca yapılan ultrason incelemesi ve özel radyolojik incelemeler ile yumurtalık ve­ya böbrek üstü bezlerindeki tümörler tes­pit edilebi­lir.

Aşırı kıllanma tedavisi, tedavileri
• Kozmetik Tedavi : Tüy dökücü kimyasalların kul­lanımı, ağda, traş vs gibi yöntemler ile geçici olarak bu kıllardan kurtulmak mümkündür. Epilasyon kalıcı sonuç veren yöntem­lerden biridir. ince elektroliz iğn­eleri ile kıl kökü­ne hafif bir elektrik akımı verilir ve kıl kökü öldürü­lür. Hormon tedavisi görecek kişile­rin epilasyonu en az altı ay sonra yaptırması uygun olur.

• Tıbbi Tedavi : Aşırı kıllanmanın tedavisin­de en sık kullanı­lan ilaçlar doğum kontrol haplarıdır. Bu haplar­daki östrojenler karaciğer­de androjenlere bağlanarak onların etkisini azal­tan proteinlerin üretilmesini sağlar. Di­ğer bir ilaç olan Spiranolakton androjenlerin ciltteki etkisini engel­ler. Böbrek üstü bezlerinin has­talıklarına bağlı aşırı kıllanmanın tedavisin­de kortizon kullanılır. Son yıllarda GnRH anologları deni­len bir grup ilaç ile yumurtalıklardan androjen sa­lınımı engellenerek aşı­rı kıllanma tedavi edilmekte­dir.

• Hormon tedavisi ile yeni kıl çıkması engel­lenir. Önceden çı­kan kıllar hormon tedavisi ile dökülmez, tedavinin bitimin­den en az altı ay sonra epilasyon uygulanarak yok e­dilebilir. Hormon tedavisine başlandık­tan orta­lama bir ila iki yıl sonra ilacın dozu azaltıla­rak kıllanmanın tekrarlayıp tekrarlama­dığı tespit edilir ve gerekirse ilaca daha uzun süre de­vam edilir.

Konuyla ilgili aramalar: aşırı kıllanma, aşırı tüylenme, aşırı kıllanmanın tedavisi, aşırı kıllanmaya çözüm

--> GÜZELLİK, SAÇ VE CİLT BAKIMI SAYFASINA DÖN <--

28 Eylül 2010 Salı

Bilgilendirilmiş ve Aydınlatılmış Hasta Onam Formları

Sponsorlu Bağlantılar:

ACİL SERVİS ONAM FORMLARI

Acil Servis Hasta Onam Tutanağı


Belden Su Alınması (Lomber Ponksiyon) Bilgilendirilmiş Hasta Onam Formu


Santral Damar Yolu Açılması (İnternel Jubuler Subklavyan) Onam Formu


AĞIZ VE DİŞ SAĞLIĞI ONAM FORMLARI

Diş Çekimi Bilgilendirilmiş Onay Formu 1


Diş Çekimi Bilgilendirilmiş Onay Formu 2


ANESTEZİ VE REANİMASYON ONAM FORMLARI

Anestezi Uygulamaları ve Hasta Bilgilendirme Formu- Anestezi Onam Formu


AŞI ONAM FORMLARI

Kızamıkcık Aşısı Onam Formu


BEYİN CERRAHİSİ ONAM FORMLARI

Beyin Cerrahisi Çocuk Hastalar İçin Onam Formu


Beyin Cerrahisi Erişkin Hastalar İçin Onam Formu


ÇENE CERRAHİSİ ONAM FORMLARI

Alt Çene Kırığı Ameliyatı Onam Formu


Orbito-Zigomatik-Maksiller Kırık Onarımı Onam Formu


ÇOCUK CERRAHİSİ ONAM FORMLARI

Dudak Yarığı Ameliyatı Onam Formu


DERMATOLOJİ ONAM FORMLARI

Kemabrazyon ve Dermabrazyon Onam Formu


DİĞER ONAM FORMLARI FORMLARI

Aydınlatılmış Tedavi Onam Formu


Bilimsel Çalışmalarda Kullanılmak Üzere Hastalar İçin Bilgilendirilmiş Onam Formu


Hastanede Yatarak Tanı ve Tedavi Öncesinde Alınması Önerilen Aydınlatılmış Onam (Rıza) Belgesi


Ultrason Eşliğinde Aspirasyon Biyopsisi Onam Formu


ENDOSKOPİ ÜNİTESİ ONAM FORMLARI

Endoskopi Ünitesi Kolonoskopi Bilgilendirme ve Onam Formu

Gastroskopi Bilgilendirme ve Onam Formu


GASTROENTEROLOJİ KLİNİĞİ ONAM FORMLARI

Gastroenteroloji Kliniği Karaciğer Biyopsisi ve İnce İğne Aspirasyon Biyopsisi Aydınlatılmış Onam Formu


GENEL CERRAHİ ONAM FORMLARI

Anal Fissür - Lateral Internal Anal Sfinkterotomi (LİS) Onam Formu


Apendektomi (İltihapli Bir Apendiksin Ameliyatla Çıkarılması) Onam Formu


Gastroskopi ve Mide Balonu Ameliyatı Onam Formu


Hemoroidektomi Aydınlatılmış ve Bilgilendirilmiş Hasta Onam Formu


Kolektomi (Kalın Bağırsağın Bir Kısmının Ameliyatla Çıkarılması) Onam Formu


Laparoskopik Ayarlanabilir Gastrik Band Operasyonu (Mide Kelepçesi Ameliyatı) Onam Formu


Meme Biyopsi Hasta Rıza ve Onam Formu


Modifiye Radikal Mastektomi Hasta Rıza ve Onam Formu


Pankreatikoduodenektomi (Whipple) Aydınlatılmış Onam Formu


Paratiroidektomi Hasta Onam Formu


Perianal Fistül Cerrahisi Onam Formu


Pilonidal Sinüs Ameliyatı - Kıl Dönmesi Onam Formu


Rektum Rezeksiyonu (Kalın Barsağın Son Kısmının Ameliyatla Çıkarılması) Onam Formu


Scar Onam Formu (Iz Onam Formu)


Splenektomi - Parsiyel Splenektomi - Dalağın Tamamen ya da Kısmen Çıkarılması Onam Formu


Tiroidektomi Onam Formu (Graves Nedeni ile)


Total-Subtotal Gastrektomi Onam Formu


Tümoral Kitle Çıkarımı Onam Formu


GÖĞÜS HASTALIKLARI ONAM FORMLARI

Bronkoskopi Bilgilendirme ve Onam Formu


GÖZ HASTALIKLARI ONAM FORMLARI

Botox Uygulaması (Şaşılık) Onam Formu


Katarakt Ameliyatı Onam Formu


Şaşılık Cerrahisi Onam Formu


Tarsorafi (Kapakların Dikilmesi) Onam Formu


KADIN HASTALIKLARI VE DOĞUM ONAM FORMLARI

Cerrahi Sterilite (Cerrahi Sterilizasyon) Bilgilendirme ve Onam Formu


Doğum ve Sezaryen Bilgilendirme ve Onam Formu


Gebeliği Önleyici Rahim İçi Araç (RİA) Uygulaması Bilgilendirmiş Onam Formu


Küretaj (Kürtaj) Bilgilendirme ve Onam Formu


Myomektomi Onam Formu - Rahimden Myom Alınması


Normal Doğum Onam Formu


Yumurtalık Hastalıkları Cerrahi Tedavisi Onam Formu



KULAK BURUN BOĞAZ (KBB) ONAM FORMLARI

Adenoidektomi (Geniz Eti) Onam ve Bilgilendirme Formu


Burun Tamponu Onam Formu


Kepçe Kulak Ameliyatı (Otoplasti) Onam ve Bilgilendirme Formu



LABORATUAR ONAM FORMLARI

İdrar Kültürü Verilmesi Bilgilendirme Formu


Meni Kültürü İçin Meni Örneği Verilmesi Bilgilendirme Formu


NÖROLOJİ POLİKLİNİĞİ ONAM FORMLARI

Elektronöromiyografi ENMG Onam Formu


ONKOLOJİ SERVİSİ ONAM FORMLARI

Kemoterapi Onam Formu


ORTOPEDİ VE TRAVMATOLOJİ ONAM FORMLARI

Ortopedi ve Travmatoloji Onam Formu


PLASTİK, REKONSTRÜKTİF VE ESTETİK CERRAHİ ONAM FORMLARI

Alt Çene Ameliyatı (Ortognatik Cerrahi) Onam Formu


Alt Çene Ameliyatı (Ortognatik Cerrahi), İmplant Uygulama ve Estetik Burun Ameliyatı Onam Formu


Alt Çene Kırığı Ameliyatı Onam Formu


Blerafoplasti (Göz Kapağı Ameliyatı) Onam Formu


Botox Uygulaması Onam Formu


Boyun Diseksiyonu Onam Formu


Burun Rekonstrüksiyonu Onam Formu


Burunun Yeniden Oluşturulması Ameliyatı Onam Formu


Deri Nakli Ameliyatı Onam Formu


Diyabetik Ayak Yarası Debridmanı -Amputasyonu - Revizyonu Ameliyatı Onam Formu


Doku Genişletme (Tissue Expansion) Onam Formu


Dupuytren Onam Formu


Estetik Burun Ameliyatı (Rynoplasty) Onam Formu


Karın Germe Ameliyatı (Abdominoplasti) Onam Formu


Koltukaltı Lenf Bezlerinin Alınması (Aksilla Diseksiyonu) Onam Formu


Liposuction (Tumesan) Onam Formu


Meme Başı Rekonstrüksiyonu (Nipple Areola) Onam Formu


Meme Büyültme (Slikon Protezle) Onam Formu


Meme Dikleştirme (Mastopeksi) Onam Formu


Meme İmplant Değişimi İle Birlikte Açık Kapsülektomi Onam Formu


Meme İmplantı Çıkarılması Onam Formu


Meme Küçültme (Redüksiyon Mamoplasti) Onam Formu


Vulvoplasti Onam Formu


PSİKİYATRİ ONAM FORMLARI

Anestezili Elektrokonvulsif Tedavi (EKT) Onam Formu


RADYOLOJİ ONAM FORMLARI

Girişimsel Radyolojik İşlemler Hasta Bilgilendirme ve Rıza (Onam) Formu


IVP - İlaçlı Böbrek Filmi Onam Formu


Manyetik Rezonans (MR) Hasta Bilgilendirme Formu - MR Onam Formu


ROMATOLOJİ ONAM FORMLARI

Ankilozan Spondilit Onay Formu


Romatoid Artrit Onay Formu


Romatoloji Kliniği Siklofosfamidin İlaç Kullanımı FDA Onam Formu


TRANSFÜZYON MERKEZİ ONAM FORMLARI

Kan ve Kan Bileşenleri Nakli Onam Formu



ÜROLOJİ (BEVLİYE) ONAM FORMLARI

Açık böbrek taşı ameliyatı (Pyelolitotomi/Nefrolitotomi) Onam Formu


Açık Prostatektomi Onam Formu


Açık Pyeloplasti Onam Formu


Artifisyel Üriner Sfinkter Onam Formu


Basit Nefrektomi Onam Formu


Basit Orşiektomi Onam Formu


Bilateral Parsiyel Nefrektomi Onam Formu


Cerrahi Sterilite (Cerrahi Sterilizasyon) Bilgilendirme ve Onam Formu


Erkek Sling (Askı) Onam Formu


Hidroselektomi Onam Formu


Hipospadias Onarımı Onam Formu


İleal Augmentasyon Onam Formu


YANIK ÜNİTESİ

Yanık Hastalıkların Ameliyatı Bilgilendirme ve Onam Formu


YENİDOĞAN YOĞUN BAKIM

Fototerapi Onam Formu


Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi Genel Onam Formu

Apendektomi Onam Formu

Sponsorlu Bağlantılar:

Apendektomi (İltihapli Bir Apendiksin Ameliyatla Çıkarılması) Onam Formunu İndirmek İçin Buraya Tıklayınız




Hastalığınız hakkında bilmeniz gerekenler:

Apendiks, kalın bağırsağın hemen başlangıç bölgesinde yerleşen kısa, kör bir bağırsak parçasıdır. Bunun herhangi bir nedenle iltihaplanmasına uakut apandisit" denir. Apandisit acil müdahale gerektiren ciddi bir durumdur. Kolay sayılabilecek oldukça etkin bir cerrahi tedavisi vardır ve bilinen tek tedavisi cerrahidir.
Akut apandisit tanısı, bulgular oluştuğunda deneyimli bir cerrah tarafından muayene ile konur. Ancak bazen hastanın bulguları net değildir ve tanıyı kesin koyduracak bir yöntem henüz bildirilmemiştir, bu nedenle bir cerrah tarafından yapılan muayene halen daha en etkin tanı yöntemidir. Gerektiği durumlarda tanıyı desteklemek amacı ile ultrason veya tomografi istenebilir. Ancak dünyada bu konuda yapılmış birçok çalışmaya bakıldığında akut apandisit tanısı ile ameliyata alınan hastaların %20-30'da apandisit ya da başka bir hastalık bulunamaz. Apandisit eğer tedavi edilmez ise yüksek oranda ölümle sonuçlanır. Bu nedenle apandisitten şüphelenildiğinde sonuçta bir şey bulanmazsa bile yapılacak bir ameliyatın hastaya getireceği yük, apandisit varsa ve tedavi edilmezse ortaya çıkabilecek sağlık problemleri yanında önemsiz kalacağından şüphe durumunda yine de ameliyat önerilir. Ancak tanının kuşkulu olduğu durumlarda cerrah hastayı bir müddet hastanede yatırarak takip edebilir. İlerleyen saatlerde hastanın durumu daha netleşip gereksiz bir ameliyat önlenebilir. Bu tamamen doktor ve hastanın beraber vereceği bir karardır. Bu bekleme 24-48 saati geçmemelidir. Bu beklemenin apandistin patlamasında neden olmayacağı, bu konuda yapılan bir çok çalışmada belirtilmektedir. Kadınlarda akut apandisit tanısı her zaman daha zordur.

Girişimin yapılmaması durumunda neler olabilir?:
Eğer akut apendist hali varsa ve girişim yapılmazsa apendist patlayarak iltihap karın içine yayılır ve büyük oranda ölümle sonuçlanır. Bugün için tedavi edilen olgularda apandisit nedeniyle ölüm oranı %1’den azdır. Ancak tedavi edilmez ise bu oran neredeyse %70'lere çıkar.

Nasıl bir tedavi/girişim uygulanacak (Alternatif tedaviler hakkında bilgi içermelidir):
Akut apendist hali doğrulansa da doğrulanmasa da apendiksinizin çıkarılması planlanmaktadır. Ameliyatınız uzman bir cerrah tarafından yapılacaktır. Apendiksiniz ameliyatta normal
bulunsa bile apendiksinize ulaşmak için yapılacak kesi ileride kafa karıştıracağından apendiksiniz çıkarılacaktır. Apendiks kullanılabilir fonksiyon göstermediği için çıkarılmasında fonksiyonel anlamda bir zarar yoktur. Ancak yine de alternatif yöntemler olabilir. Bazen apandisit kendi kendine gerileyebilir ve bazen de antibiyotikler ile tedavi edilebilir ama bu ancak olağan dışı durumlarda önerilir. Tedavide önerilen işlem cerrahi olarak apendiksin çıkarılmasıdır.










 >>>Devamı için lütfen sayfadaki indirme adreslerini kullanarak onam formunu bilgisayarınıza indirin.



  >>> Apendektomi (İltihapli Bir Apendiksin Ameliyatla Çıkarılması) Onam Formu Örneği <<<

Konuyla ilgili Aramalar: Apendektomi (İltihapli Bir Apendiksin Ameliyatla Çıkarılması) Onam Formu

Alternatif olarak BURAYA TIKLAYARAK da indirebilirsiniz.

--> ONAM FORMLARI ANA SAYFASINA DÖN <--

Anal Fissür - Lateral Internal Anal Sfinkterotomi (LİS) Onam Formu

Sponsorlu Bağlantılar:

Anal Fissür (Lateral Internal Anal Sfinkterotomi) Onam Formunu İndirmek İçin Buraya Tıklayınız





Sayın Hasta, Sayın Veli/Vasi;

Lütfen formu dikkatlice okuyun ve sorulan cevaplayın!
Bildiğiniz gibi anal fissür (makatta çatlak) tedavisi için ameliyat planlanmıştır. Doktorunuz bu işlemden önce sizinle görüşerek bilgi verecek ve cevabını bu formda bulamadığınız sorularınız cevaplayacak ya da tam anlaşılmayan noktalara açıklık getirecektir. Bu form sizi doktorunuzla yapacağınız görüşmeye hazırlamak amacıyla oluşturulmuştur. Bu bilgiler ışığında serbest iradenizle ile tedaviniz hakkında karar vermeniz uygun olacaktır. İstediğiniz anda tedavi kararınızdan vazgeçebilirsiniz. Hastaneye gelirken lütfen bu formu yanınızda getirip, doktorunuza teslim ediniz.

Hastalığınız hakkında bilmeniz gerekenler:
Makatta kabızlık, yapısal nedenler gibi etkenler neticesinde oluşan çatlaklara anal fissür denmektedir. Bu çatlaklar dışkılama esnasında şiddetli ağrı ve kanamaya sebep olabilirler. Bu çatlaklar çoğu zaman kısa süre içerisinde kendiliğinden iyileşir (haftalar içine). İyileşmeyip uzun süre sebat edenler tedavi gerektirir.

Girişimin yapılmaması durumunda neler olabilir?:
Tedavi uygulanmadığı takdirde ağrı ve kanamanız sürekli olarak devam eder.
Nasıl bir tedavi/girişim uygulanacak (Alternatif tedaviler hakkında bilgi içermelidir):
Bu çatlağın oluşumunda anal kanalı çepeçevre saran kaslardan içte olanın uzun süreli spazmı etken olduğundan, tedavi de bu kasın kesilerek spazmın gevşetilmesi temelinde dayanır. Böylelikle dışkı üçündeki sert parçalar anal kanaldan geçerken çatlaklar oluşturmazlar ve hastanın da şikayetleri geçer. Cerrahi tedavi bu iç kasın kesilmesidir. Ameliyatınız uzman bir cerrah tarafından yapılacaktır. Dışkının geride kalan yaraların iyileşme sürecine ya da enfekte olma (mikrop kaparak iltihaplanma) durumuna olumlu ya da olumsuz bir etkisi yoktur..
Cerrahi dışı tedavi yöntemleri de vardır. Bu kasın kesilmeden spazmının çözülmesine yardımcı olduğu bildirilmiş bazı krem şeklinde ilaçlar vardır. Bunlar da tedavi de denenebilir. En iyi tedaviye doktorunuzla konuşarak karar verebilirsiniz. „





 >>>Devamı için lütfen sayfadaki indirme adreslerini kullanarak onam formunu bilgisayarınıza indirin.


  >>> Anal Fissür (Lateral Internal Anal Sfinkterotomi) Onam Formu Örneği <<<

Konuyla ilgili Aramalar: Anal Fissür (Lateral Internal Anal Sfinkterotomi) - LİS Onam Formu

Alternatif olarak BURAYA TIKLAYARAK da indirebilirsiniz.

--> ONAM FORMLARI ANA SAYFASINA DÖN <--

Scar Onam Formu (Iz Onam Formu)

Sponsorlu Bağlantılar:

Scar Onam Formunu İndirmek İçin Buraya Tıklayınız





Bu form scar ameliyatları ve bu tür ameliyatların olası risk ve komplikasyonları (istenmeyen sonuçları) hakkında bilgilendirmeye yöneliktir. Lütfen formu dikkatlice okuyunuz. Sorularınız ya da anlamadığınız noktalar varsa lütfen doktorunuzdan yardım isteyiniz. Talebiniz doğrultusunda doktorunuz size ek yazılı açıklama verecektir.

A. YAPILACAK İŞLEM

Ameliyat veya geçirilen bazı kazalara bağlı izlerin tedavisinde çok çeşitli yöntemler vardır. Erken dönemde kremler, silikon jel gibi uygulamalar ile izler yumuşatılmaya, renkleri açılmaya çalışılır. Geç dönemde ise yararlı olacağına inanılıyorsa, skar revizyonu denilen cerrahi işlemler yapılabilir. Bunlar izin çıkarılarak yeniden dikilmesinden, izin yönünün değiştirilmesi ve genişliğinin giderilmesine, gerekiyorsa deri nakli yapılmasına kadar farklı uygulamalardan oluşur. Skar revizyonları özel durumlar dışında yaralanmanın üzerinden bir yıl geçmeden yapılmaz.
İyi bir izi tanımlamak istersek ince, deri rengiyle aynı renkte, deriden kabarık olmayan, kaşıntısız, ağrısız bir izden söz edilir. Bu iz aynı zamanda vücudun veya yüzün izlenebilen bölgelerinde ya da mevcut deri çizgilerine paralel olmak durumundadır. Kötü bir ize gelince; deriden kabarık, kırmızı, kaşıntılı, dikkati çeken, sert ve geniş izler söz konusudur. Genellikle izlerin tümünde erken dönemde bir kızarıklık ve zaman içinde renkte bir düzelme, sertlikte bir azalma oluşur. Ama aradan altı ay veya bir yıl geçtikten sonra hala kırmızı, dikkati çeken ve deriden yüksek kalın bir iz, üzerinde revizyon yapılıp yapılamayacağı konusunda düşünülmesi gereken bir izdir.

İzin karakterini belirleyen çok farklı faktörler vardır. Bunlardan bir kısmı izi oluşturan olayın oluş şekline, bir kısmı ise bölgeye bağımlıdır. Farklı bölgelerde farklı şekilde izler oluşabilir. Örneğin göz kapağı iz konusunda derinin ince olması nedeniyle son derece olumlu bir bölge iken sırt, göğüs ön duvarı, omuz gibi bölgeler daha çok iz kalmasına müsait bölgelerdir. Bunun nedeni bu bölgelerdeki kasların yapısına bağlı olarak gerginliğin daha çok olmasıdır. Derinin ince olduğu ve çok fazla gerilime maruz kalmayan bölgelerde iz genellikle daha iyi bir şekilde oluşur.

Kesinin biçimi de izin oluşunda katkıda bulunur. Düzgün kesiler daha iyi, sürtünmeyle oluşan ya da dokunun ezilerek yaralandığı durumlarda oluşan izler daha kalitesiz ve kötüdür.


 >>>Devamı için lütfen sayfadaki indirme adreslerini kullanarak onam formunu bilgisayarınıza indirin.

  >>> Scar (İz) Onam Formu Örneği <<<

Konuyla ilgili Aramalar: Scar (İz) Onam Formu

Alternatif olarak BURAYA TIKLAYARAK da indirebilirsiniz.

--> ONAM FORMLARI ANA SAYFASINA DÖN <--

Sedasyon ve Analjezi

Sponsorlu Bağlantılar:

SEDASYON VE ANALJEZİ


O         Opium, opioid ve opiat terimlerinin arasındaki farkı açıklayınız?

Opium: 20’den fazla alkoloide kaynaklık eden haşhaş bitkisinden köken alan meyve ekstresi olup yunanca bir kelimedir.

Opiat: Opium bitkisinden türetilen bir madde olup uykuyu indükleyebilir ve morfin ve kodein opium bitkisinden köken alan doğal ilaçlara örnektir. 

Opioid: Opiumdan türetilen sentetik bir ürün olup narkozu indükleyebilir. Fentanil (Sublimaze), meperidin (Demerol) sentetik opioidlerdir.

O         Lokal anesteziklerin en sık olarak neden olduğu yan etkiler nelerdir?

Vezikülasyon ve sızıntıya kadar ilerleyebilen eritem ve piruritis ile karekterize olan kontak dermatit en sık görülen lokal yan etkidir.

O         Asetaminofenin (Tylenol) yarılanma ömrü nedir?

Yarılanma ömrü 2-3 saattir ve karaciğerde metabolize olur ve renal hastalıktan etkilenmez.

O         Nalokson (Narcan) kullanımı için endikasyon nedir?

Nalokson, opioid veya opiatların neden olduğundan şüphe edilen veya bilinen hipotansiyonu, solunum depresyonunu önlemek ve tedavi etmek için kullanılan narkotik antagonisti bir ajandır.

O         Nalokson nasıl uygulanabilir?

İntravenöz yol önerilmesine rağmen, 0.1 mg/kg dozunda veya 20 kg’dan veya 5 yaşından büyük olanlarda ise 0.2 mg/doz aynı dozda endotrakeal, intramuskuler veya subkutan yoldan hızlıca verildiğinde de etkili olabilir ve eğer cevap alınamaz ise tekraralayan dozlar 2-3 dakikada bir uygulanabilir.

O         Hangi spesifik klinik durumlarda naloksan kullanılabilir?

Orjini bilinmeyen komada, neonatal oipat depresyonunda, aşırı doz narkotik kullanımı şüphesinde santral sinir sistemi depresyonunu düzeltmek için naloksan kullanılabilir.

O         Süksinilkolin (Anectine) kullanımının kontraendikasyonları nelerdir?

Aile öyküsü veya kendi bireysel öyküsünde maliğn hipertermi, iskelet kaslarında myopati ilaca karşı hipersensitivite olduğu bilinen hastalarda süksinilkolin kontraendikedir. Öyküsünde psödokolinesteraz eksikliği olan bir hastada da kullanılmamalıdır. Hiperkalemiye bağlı ventriküler aritmi olduğu şüphe edilen çocuk ve infantlarda da kullanımından kaçınılmalıdır.

O         Benzodiazepinler santral sinir sisteminin hangi özel bölgeleri üzerine etki gösterirler ve bu bölgeler nerede yerleşmişlerdir?


Benzodiazepin reseptörleri talamus, limbik sistem ve serebral korteks gibi beynin birçok bölgesinde bulunurlar. GABA reseptör-klor iyon kanal kompleksinin bir parçasını oluştururlar ve benzodiazepinler bu reseptöre bağlanarak GABA’nın inhibitör aktivitesini kolaylaştırırlar ve klor iyon iletkenliğini artırırlar.

O         Sık kullanılan 3 benzodiazepini karşılaştır.

Diazepamın klinik etkileri lorazepamdan daha kısadır, çünkü reseptör bölgesinden hızlı bir şekilde ayrılır. Bununla birlikte diazepamın yarılanma ömrü uzundur.

İlaç
Yarılanma ömrü (dakika)
Diazepam
20-35
Lorazepam
10-20
Midazolam
1-4


O         Ketamin (Ketalar) kullanımının neden olduğu tabloyu tanımla.

Ketamin disosiyatif anestezi denilen bir tablo oluşturur. Hastanın bilinci açıktır ama katatoni, analjezi ve amnezi mevcuttur.  

O         Ketamin kullanımının genellikle kontrendike olduğu durum nedir?

Ketamin künt kafa travmalı hastalarda kullanılmamalıdır, intrakranial basınç artışına neden olabilir.

O         Pediatrik hastalarda ketaminin intravenöz kullanımı nasıldır?

Başlangıç dozu 1-2 mg/kg dir, 60 saniyenin üzerinde verilir. 5-10 dakikada anestezi oluşur. Anestezinin devamını sağlamak gerekirse başlangıç dozunun ½’si oranında artırılabilir.

O         İntravenöz ketaminin düzelme döneminde görülen en sık semptomlar nelerdir?

Düzelme döneminde disoryantasyon ve halüsinasyona neden olur. Bu semptomlar genç hastalarda daha az görülür.

O         Düzelme döneminde ketaminin yan etkileri nasıl azaltılabilir?

Bir benzodiazepinin birlikte kullanılması acil durum esnasında sıklıkla görülen yan etkileri azaltabilir.

O         Pediatrik hastalarda ağrının azaltılmasında kullanılan beş non-farmakolojik metod nedir?

Biofeedback, desensitizasyon, dikkati dağıtmak, egzersiz ve oyun,  etkinliği gösterilen non-farmakolojik müdahalelerdir.

O         Biofeedbackin prensibi nedir, ne zaman yararlıdır?

Biofeedback ağrılı çocuğa vücudun gergin ve sakin durumlarını ayırt etmeyi öğretir. Bu, ağrı geçici olarak stres veya gerginlikle ilişkili olduğunda faydalıdır.



O         Yenidoğanlarda kullanıldığı zaman fentanil (Sublimaze) uygulamasının yolu ve dozu nedir?

Yenidoğanlarda, fentanil 1-2 mikrogram/kg dozunda, 1 dakikanın üzerinde yavaşça, İM veya İV verilebilir.

O         Fentanil lolipop nedir ve en önemli yan etkisi nedir?

Lolipop pediatrik hastaların kendi başına kullanımı için oluşturulmuş bir pediatrik preanestezik medikasyondur. Bazı serilerde dolu mide ile acile başvuran çocukların %50 kadarında kusma yaptığı için kullanılamayacağı rapor edilmiştir.

O         Renal ve hepatik disfonksiyonu olan hastalarda midazolam (Versed) kullanımı sırasında doz ayarlaması nasıl yapılmalıdır?

Bir hastanın renal ve hepatik yetmezliği varsa veya birlikte narkotikleri de alıyorsa doz %25-30’a kadar azaltılmalıdır.

O         Kodeinin farmakokinetiğini tanımla.

Kodein oral absorbsiyon için uygundur ve karaciğerde morfine metabolize olur. Yarılanma ömrü 2,5-3,5 saattir ve idrarla atılır.

O         Niçin İV fentanil yavaş bir şekilde infüze edilmelidir?

Fentanilin hızlı IV infüzyonu iskelet kasında ve göğüs duvarında rijidite ile sonuçlanır. Bu da bozulmuş ventilasyon, respiratuar distres ve en sonunda apneye neden olur. 

O         Morfinin yarılanma ömrü nedir?

Yenidoğanlarda:4,5-13,3 saat (ortalama 7,6 saat). Çocuklarda 2-4 saat

O         Morfin ile karşılaştırıldığı zaman fentanilin potentliği nasıldır?

Fentanil 50-100 kat daha potenttir.

O         Lokal anestezik krem olarak ötektik karışım (EMLA) kullanımı kontrendikasyonları nelerdir?

Amid tipte lokal anesteziklere, prilokaine veya lidokaine karşı (Xylocaine) hipersensitivite durumlarında kontrendikedir. İdiopatik veya konjenital methemoglobinemili hastalarda  da bu tipte topikal ajanlar verilemez. 

O         Asetaminofenin etkisinin mekanizması nedir?

Asetaminofen santral sinir sisteminde prostoglandin sentezini inhibe eder ve periferal ağrı hissi oluşumunu bloke eder. Hipotalamik ısı regülasyon merkezinde inhibisyonla antipirezi de oluşturur.

O         Asetaminofenin toksik dozu nedir?

150 mg/kg.

O         Kodein niçin intravenöz verilmemelidir?

İntravenöz verildiği zaman, kodein yoğun histamin salınımına neden olur ki bu da palpitasyon, hipotansiyon, bradikardi ve periferal vazodilatasyona neden olur.

O         Morfin ile karşılaştırıldığı zaman fentanilin kardiyovasküler yan etkileri nasıldır?

Fentanil morfinden daha az hipotansif etkiye sahiptir, minimal histamin salınımına neden olur veya hiç histamin salınımı yapmaz.

O         Mukoz membranlarda lokal anestezik olarak ötektik karışımın kullanımı uygun mudur?

Hayır, mukoz membranlardan absorbsiyonu fazladır, toksik seviyelere ulaşmasına neden olabilir.

O         İbuprofenin (Motrin, Advil) günlük maksimum dozu nedir?

40 mg/kg, maksimum 3 grama kadar.

O         İbuprofenin her 5 ml’ik süspansiyonunda ne kadar şeker vardır ve türü nedir?

İki buçuk gr sukroz, eğer diabetik bir hastada bu süspansiyonu kullanmayı planlıyorsan bu önemlidir. 

O         Çocuklarda ağrı konusunda yapılan yanlışlardan bazıları nelerdir?

Çocuklarda ağrı konusunda yapılan yanlışlardan biri, çocukların ağrıya karşı yüksek bir toleransa sahip oldukları ve biyolojik immatüritelerinden dolayı ağrıyı algılamalarının  azaldığının düşünülmesidir. Diğer bir yanlış, çocuklar ağrıyı çok az hatırlar veya hiç hatırlamazlar ve sadece analjeziklerin yan etkilerine daha hassas olmakla kalmayıp aynı zamanda narkotiklere bağımlılık için özel risk taşırlar. Bu inanışlar yanlıştır.

O         Subcutan lidokain enjeksiyonu sırasında oluşan ağrıyı azaltmanın 4 yolu nedir?      
1. Sodyum bikarbonat ile tamponlanmış bir solüsyon kullan.
2.Yavaş uygula.
3. Küçük bir iğne ile uygula. Örneğin <30 gauge.
4.Ilık bir solüsyon kullan.

O         Yenidoğanda ağrı iletimini tartış.

Yenidoğanda erişkinde olduğu gibi, myelinize olmayan C fibrilleri periferal olarak ağrı ileti bilgisini taşırlar, postnatal dönemde myelinizasyon tamamlanıncaya kadar myelinize A-d fibrillerinde iletim gecikir fakat bloke değildir.

O         Sıklıkla kullanılan non-depolarizan olan iki paralitik ajan hangisidir?

Pankuronyum (Pavulon) ve vekuronyum (norcuron).

O         Non-depolarizan blokaj yapan paralitikler etkilerini nasıl gösterirler?


Non-depolarizan blokaj yapan ilaçlar nöromuskuler kavşak sonrası membranda kolinerjik reseptör bölgesi için asetilkolin ile kompetisyona girerler. Fakat asetilkolinin transmitter etkisi eksiktir.  Onların ağrıyı dindirme etkisi yoktur ve bilinç üzerine etki etmezler.

O         Çoğu prepubertal çocukta süksinilkolin aldıktan sonra idrarda ne görülür?

Miyoglobinüri. Prepubertal çocukların yaklaşık %40’ ı bu etkiyi sergiler, fasikülasyonların ciddiyeti ile ilişkili değilidir.

O         Lidokainin perinöral bir enjeksiyonundan sonra anestezi ne kadar sürer?

Tek başına kullanıldığı zaman 60-75 dakikadır, epinefrin ile kombine kullanıldığı zaman 2 saatin üstüne uzayabilir. 

O         Lidokain lokal bir enjeksiyon için alındığında etkisini ne zaman gösterir?

Etkisi hızlıdır.

O         Endorfin nedir?

Endojen morfin

O         Ketorolak’ın dozu nedir?

Ketorolak intramuskuler verildiği zaman başlangıç dozu, yükleme dozu gibi 0,5-1mg/kg (adultlerde 30-60 mg), sonra her 6 saate 0,25-0,5 mg/kg (adultlerde 15-30 mg). İV uygulama dozu İM dozun yaklaşık yarısıdır. Ketorolak adölesan ve adultlerde oral olarak da kullanılabilir ve gerektikçe her 4-6 saatte bir 10 mg verilir. Sadece kısa dönem kullanım için tasarlanmıştır. Çocuklarda kullanımı henüz onaylanmamıştır.

O         Kloral hidrat kullanımının kontrendikasyonları nelerdir?

Hepatik veya renal yetmezliği olan hastalarda kloral hidrat kullanımı kontrendikedir.

O         Lokal enjekte edilen lidokainin maksimum dozu nedir?

Epinefrin ile her 2 saate 7.0 mg/kg/doz veya epinefrinsiz olarak verildiğinde her iki saatte 4.0-5.0 mg/kg/dozdur.

O         Mu reseptörleri nedir?

Opioid reseptörlerinin spesifik bir subtipidir. Supraspinal analjezi, öfori, solunumsal ve fiziksel bağımlılık etkilerinden sorumludur.

O         Anestezik ajan propofolü (Diprivan) tanımla.

Propofol kimyasal olarak diğer anestezik ilaçlarla ilgisizdir. Alkol ailesi ile çok yakından benzeşir ve alkole benzer olarak sedatif özelliklere sahiptir. Doktorlar arasında amnezi sütü olarak da bilinir.

O         Vekuronyum (Norcuron) ve pankuronyumu (Pavulon) farkları açısından karşılaştır.

Vekuronyumun (Norcuron) etkisi  pankuronyumdan  (Pavulon) daha kısadır. Vekuronyumun  vagolitik özelliği pankuronyumdan 20 kat daha düşüktür. 

Maksimum
etki süresi
Yarılanma ömrü
Eliminasyon
Doz
pankuronyumu (Pavulon)
60 dakika
90-150 dakika
Renal
0.1 mg/kg
Vekuronyum (Norcuron)
30 dakika
70 dakika
Hepatik
0.1 mg/kg


--> DOKTOR YAKLAŞIMLARI ANA SAYFASINA DÖN <--