3 Ekim 2012 Çarşamba

Çapraz Durum (Ters Geliş)


ÇAPRAZ DURUM
Bebeğin ana rahminde yanlış pozisyonda durmasıdır. Doğumdan 4 hafta kadar önce, çocuk ana rahminde doğumun en kolay olacağı şekle döner. Bebeğin bu sırada başı aşağıya doğru yönelir, yüzü ise arkaya çevrilmiştir. Yüz elli doğum olayı üzerinde yapılan inceleme bebeğin ana rahminde eğri pozisyonda durduğunu ve doğumdan önce de dönmediğini göstermiştir. Böyle çapraz durumlarda genellikle sezaryen ameliyat uygulanır.

Kaynak Suyu


KAYNAK SULARI
Yeraltından yüzeye çıkan kaynak suları sağlığa yararlıdır. Ancak her kaynak suyu özellikle çevre kirliliğinin giderek arttığı dünyamızda hala içilebilir halde midir? Yetkililer bizleri artık bu konuda da dikkatli olmaya çağırıyorlar. Çünkü çoğu sular içilemeyecek durumdadır. Kaynakların yeraltından fışkırdığı bazı yörelerde ünlü kaplıcalar kurulmuştur. Bu kaplıcalar romatizma, kadın rahatsızlıkları, gut, bazı dolaşım rahatsızlıkları, cilt hastalıklarına karşı genellikle büyük yarar sağlamaktadır.

İnsanlar çok eski bir geçmişten bu yana bu tür kaynaklara büyük ilgi göstermişler, bazılarının körlerin gözünü açtığı söylentileri bile halk arasında yayılmıştır. Bazılarının ise, dilsizleri konuşturduğuna inanılmıştır. Bazı kaynakların ise, yağmurlu havaları bile düzelttiği öne sürülmüştür. Bilim adamları bu tür söylentilere karşı şöyle diyorlar. Mucize kaynaklar aramanın en yararlı yanı, ararken yapılan yürüyüşten ibarettir. Ancak bunca yorgunluktan sonra, içilen suyun hiçbir yararı olmadığı açıktır. Bazı kaynak sularının ise, hayvanlarca ağız ve tırnak hastalığına karşı yararlı olduğu saptanmıştır. Ünlü kaynak sularının şişelere doldurulup, çok uzak ülkelere bile satıldığı ve önemli bir ticari ürün olduğu da günümüz gerçeklerindendir.

2 Ekim 2012 Salı

Cıva


CIVA
Normal ısıda, sıvı halde bulunan tek maden cıvadır. Eskiden kimyacılar hayat boyunca cıvadan altın elde etmek için uğraşırlardı. Cıva, Ortaçağ'da frengi hastaları için ilaç yapmakta kullanılırdı. Ancak birçok insan bu ilaçla iyileşecek yerde, bazen bu ilaç yüzünden yaşamını yitirmiştir. Gümüş renkli, pırıl pırıl sıvı maden az miktarda kullanıldığı zaman cinsel hastalığa karşı yararlı olmuş, çok miktarda kullanıldığı zaman ise, hastayı öldürmüştür. Cıva, günümüzde barometre ve termometrelerde kullanılmakta, ayrıca, sanayide de katalizör olarak yararlanılmaktadır. Cıvayı duyarsız bir şekilde kullanan sanayi kuruluşları, bulunduğu toprakları zehirlemekte ve çevrenin kuşaklar boyunca zehirli kalmasına neden olmaktadır.

1 Ekim 2012 Pazartesi

Psikoz


PSİKOZ
Ruhsal hastalıklar için toptan kullanılan bir sözcüktür. Psikoz sözcüğüyle yoğun ruhun yoğun rahatsızlığıyla düğümlenmiş hastalıklar ifade edilir. Kuruntu tasavvurları, karabasanlar, nedensiz ortaya çıkan davranış bozuklukları da bir psikozdur. Kişi, bu arada kendisinde herhangi bir değişim olmadığını, bilakis değişenin kendisi değil de çevresi olduğunu iddia eder.

Fiziksel (organik), bir nedeni olan psikozlara eksogen psikoz adı verilir. Bilimsel açıdan hiçbir maddi nedeni bulunmayan ve açıklanamayan psikozlara da endogen psikoz denir. İnsanların yüzde 2'sinin yaşamları sırasında bir psikoz geçirdiği tahmin edilmektedir.

Psikanaliz


PSİKANALİZ
İnsanın ruhsal yapısını araştıran bilim dalıdır. Ünlü bilgin Sigmund Freud (185Ş-1939) hastalarını bir kanepeye yatırıp konuştururdu. Bu ünlü kanepe bugün Viyana'nın tarihi eşyaları arasında sergilenmektedir. Hastaların bu koltukta Freud'a yaptıkları itiraflar bu bilim dalı açısından büyük önem taşımıştır.

Bilim adamları, psikanaliz koltuğundaki bu itirafların değerinin Einstein'in izafiyet kuramıyla eş değerde olduğunu söylemektedirler. Freud, pratik psikanalizin kurucusudur. Kurduğu bilim bilincin altında bulunan ruhsal hallerin etkisiyle yaşam ve sağlık arasındaki ilintileri araştırmıştır. Freud'un kuramına göre, her insan cinsel dürtülerinin yönetimi altındadır. Eğer bu dürtü toplumsal gelenekler ve yasaklar tarafından bastırılırsa ifade edildiğine göre, nevroz şeklinde ortaya çıkar. Bastırılan cinsel duyguların yücelmiş şekli ise, Freud'a göre enerjinin başka alanlarda odaklaştırılmasında yardımcı olur.

İsviçreli psikanalist Cari Gustav Jung (1875-1961), Freud'un kuramını genişletmiştir. Jung, miras yoluyla kalan kişilik üstü kollektif bilinç altı ilkesini kurmuştur. Bu bilinçaltının, insanların içgüdüleri kadar kültürel mirasının da kalıplarını aldığını ifade etmiştir.

Protein


PROTEİN
Yunanca (Protos) albümin sözcüğünden kaynaklanır. Protein bütün yaşamın albüminden oluşan yapı taşlarıdır. Karbonhidrat, hidrojen, oksijen gibi önemli maddeleri içerir. Bunlar bünyemizin temel besin maddeleridir. Aminoasit dizileri tarafından üretilir. Birçok hormon ve fermentlerin protein sınıfına dahil oldukları kabul edilir. Toplam olarak 25 türü vardır. Aminoasitler organik olmayan maddelerden sadece yeşil bitkiler tarafından üretilebilir. İnsanlar ve hayvanlar, bunları sebze, et, yumurta gibi besinlerle almak zorundadırlar. Protein yoksunluğu sadece fiziksel ve ruhsal rahatsızlıklara yol açmakla kalmaz, kasların da zayıflamasına, direncin azalmasına, büyüme rahatsızlıklarına, kansızlık, dolaşım rahatsızlıkları, depresyon, hatta cinsel iktidarsızlığa yol açar.

Saç dökülmesi, yüzde erken karışıklıklar, erken ihtiyarlama, vücutta yağ birikimi de protein yoksunluğundan kaynaklanabilir. Amerikalı bilim adamlarının yaptıkları araştırmalara göre, insanın protein kaynaklarının yüzde 60'ını bitkiler (Sebze, tahıl), yüzde 40'ını ise, hayvansal besinler oluşturmaktadır.

Normal protein alan bünyede cilt zindeliğini, özgün halini daha uzun süre korur, saçlar daha uzun ömürlü olur, tırnaklar daha sağlam olur, kısacası kişi daha uzun süre genç kalır. İnsan daha kolay ve çabuk düşünebilir, güçlükleri daha kolay aşar. Protein hapları ve protein ihtiva eden ürünler hemen her yerde satılmaktadır. Genelde kahvaltı da proteine ağırlık verilmektedir.