3 Temmuz 2013 Çarşamba

Skorbüt Nedir?


SKORBÜT (İSKORBÜT) C vitamini eksikliği durumunda ortaya çıkan hastalığa skorbüt denir. Hal arasında bu hastalığa diş eti çekilmesi de denilmektedir. Daha çok uzun süre vücudunun ihtiyacı kadar C vitamini alamayan çocuklarda görülmektedir. Hastalık kendisini yorgunluk, iştahsızlık, zayıflama, yaraların geç iyileşmesi, cilt kuruluğu, cilt çatlakları, diş etlerinde şişme ve kanama gibi belirtilerle gösterir. Eskiden uzun süre denizlerde kalan denizcilerde sık görülürdü. Vitamin haplarının henüz olmadığı, taze sebze ve meyvelerin uzun süre korunamadığı o yıllarda denizcilerin çoğu bu hastalığa yakalanırdı. Sonradan rom, taze misket limonu, turşu, sirke gibi erzakları yanlarına alarak bu hastalığın etkilerini azaltmayı başarmışlardır.

Hastalığa yakalanan çocukların vücut dirençleri düştüğü için enfeksiyon hastalıklarına yakalanma olasılığı artmaktadır. Bacaklarda ödeme neden olabilir. Küçük çocukların bu tür hastalıklara yakalanmasını önlemek için günde 4-5 çorba kaşığı kadar limon, portakal gibi turunçgillerin suyundan verilebilir. Böylece skorbüt hastalığına yakalanmanın önüne geçilmiş olur.

Skorbüt tedavi edilmesi gerek ciddi bir hastalıktır. Hastanın vücut dengeleri bozulur. Yetersiz beslenme, enfeksiyona yakalanma, böbrek yetmezliği gibi ciddi sorunlarla karşı karşıya kalabilen hasta kaybedilebilir.

2 Temmuz 2013 Salı

Turnike Nedir? Turnike Nasıl Yapılır?


TURNİKE

Turnike kanamayı durdurmak için yapılan boğucu sargıdır. Sadece imkansızlıklar ve acil durumlar nedeniyle kanamayı durdurmak amacıyla yapılmalıdır. Büyük bir atardamar kesilmiş ya da kopmuşsa turnike uygulanmalıdır. Her kanamada kullanılacak bir yöntem değildir. Sadece kişinin hayatını kaybetmesine neden olabilecek büyüklükte bir kanamanın olduğu durumlarda uygulanmalıdır.

Turnike kanamanın olduğu yerin biraz üzerinde, yarayla temas etmeyecek şekilde yapılmalıdır.

Turnike gevşek yapılmamalıdır. Kanamayı durduracak yeterli sertlikte sargı yapılmalıdır.

Turnikenin vücutta kalma süresi oldukça önemlidir. Bu sebeple turnike yapıldıktan sonra turnike üzerine veya vücutta bir başka yere not bırakarak, turnikenin yapıldığı tarih ve saat mutlaka yazılmalıdır. Turnike en fazla 1-2 saat süre ile hastaya zarar vermeden kalabilir. Bu süre aşıldığında doku harabiyeti görülmeye başlar ve kişi ciddi zarar görebilir.

Turnike daha fazla alana baskı yapacak bir nesne ile yapılmalıdır. İp, tel gibi küçük bir alanda baskı yaparak damarlara ve dokulara zarar verebilecek nesnelerle yapılmamalıdır. Turnike için eni 5-6 cm'yi bulan kravat, kemer ya da uzun bir çorap kullanılabilir. Eğer mümkünse 2-3 defa ilgili bölge üzerinde tur attırıldıktan sonra araya turnike ağacı dediğimiz sıkıştırma çubuğu konulup üzerine tekrar sarılıp düğüm atılmalıdır. Sıkıştırma çubuğunu araya koymanın amacı turnikeyi pratik bir şekilde sıkıştırıp gevşetebilmektir. Sıkıştırma çubuğu çevrildiğinde turnike o bölgeye basınç yapacak, ters yönde çevrildiğinde ise gevşeyecektir. Turnike işlemi için özel olarak üretilmiş, aşağıdaki resimdeki gibi ilk yardım araçları mevcuttur.

turnike


Turnikeyi 20 dakikalık periyotlarla 5-10 saniye gevşetmek gerekir. Turnike 1 saatten fazla kalacaksa bu süre 10 dakikada bir olacak şekilde sıklaştırılmalıdır.

Turnike yapıldıktan sonra derhal uzman sağlık ekibi çağrılmalıdır. Kopan bir organ var ise bu da yaralı ile birlikte sağlık kurumuna götürülmelidir. Turnike ancak uzman ekip tarafından açılması gereken bir uygulamadır. Aksi taktirde ölümle sonuçlanabilecek kanamalara neden olabilir.

























İlgili aramalar: turnike nedir? turnike nasıl yapılır? turnike işlemi nasıl olur?

Rehabilitasyon Nedir?


REHABİLİTASYON

Kişide bulunan hastalığın ya da sakatlık durumunun, onun üzerindeki bedensel ve sosyal zararları asgariye indirmek ve yaşam kalitesini yükselterek topluma uyumunu artırmak amacıyla yapılan her türlü çalışmaya rehabilitasyon denir. Gerçek anlamda da rehabilitasyon sözcüğünün karşılığı; onarmak, tamir etmek gibi anlamlara gelir. Bu çalışmalar fiziksel yöntemler, psikolojik yöntemler ya da her ikisi birden uygulanarak kişiler rehabilite edilebilir. Rehabilitasyon çalışmaları günümüzde oldukça önem kazanmış ve çok çeşitli amaçlarla kullanılmaya başlamıştır.

İlgili aramalar: rehabilitasyon nedir?

Tıbbi Düşük (Tıbbi Nedenli Tahliye) Nedir?


TIBBİ DÜŞÜK

Gebenin ya da doğacak çocuğun sağlığını bozan ya da sağlığını bozabilecek, her ikisi açısından da hayati risk taşıyan durumu önlemek amacıyla ya da bu durumun etkisini ortadan kaldırmak amacıyla gebeliğin doktor tarafından sonlandırılması işlemidir. Tıbbi nedenli tahliye olarak da adlandırılır.

Ülkemizdeki mevcut yasalarla, anne karnındaki bebek, gebeliğin 10. haftasına kadar ailesinin isteği üzerine alınabilmektedir. Fakat 11. gebelik haftasından sonra, anne karnındaki bebek anne için hayati risk oluşturuyorsa ya da doğacak bebeğin ağır sakatlığı olacaksa, kadın hastalıkları uzmanın doktorunun ve ilgili daldan bir diğer doktorun hazırlayacağı gerekçeli rapor ile tıbbi nedenli tahliye gerçekleştirilir.

1 Temmuz 2013 Pazartesi

Antibiyotik Nasıl Kullanılır?


ANTİBİYOTİK NASIL KULLANILIR?

Antibiyotik tedavisinde doz miktarı ve ilacın kullanım süresi oldukça önemli olduğundan antibiyotik ilaçlar gelişigüzel kullanılmamalı, mutlaka doktor tarafından reçete edilmelidir. Kişinin kendi kendini tedavi etmeye kalkışmasından kaynaklanan bu hareket kişinin hastalığını tedavi etmek yerine daha kötü hale getirebilir. Özellikle antibiyotik ilaçların kullanımında bu tür hareketlerden kaçınmak gerekir. Antibiyotik tedavisi belirli bir süreye yayılır ve bu süre bitmeden antibiyotik ilaç alımı sonlandırılmaz. Örnek verecek olursak; doktorumuzun bize vermiş olduğu 7 günlük bir antibiyotik tedavisinin 4. gününde hastalığın etkileri geçtiği için ilaç bırakılmaz, 7 gün boyunca kullanmaya devam edilir. Antibiyotik tedavisini yarıda kesmek kişiye fayda sağlamayacağı gibi bakterilerin vücutta daha fazla direnç kazanmasına neden olabilir.

Antibiyotik tedavisi yapılırken bir yandan başka ilaç ya da ilaçlar da kullanılmak zorunda kalınabilir. Burada da rastgele bir ilaç kullanılması durumunda, antibiyotiklerin etkisi azalabilir ya da tamamen yok olabilir.

Antibiyotik ilaçlar, grip gibi virüslerin neden olduğu hastalıklarda kullanılmaz. Bugüne kadar antibiyotik ilaçların hiçbir virüse karşı etkili olduğu görülmemiştir.

Her antibiyotik her hastada kullanılamaz çünkü yan etki yapabilir. Örnek verecek olursak böbrek yetmezliği rahatsızlığı olan bir hastaya tetraksilin grubu antibiyotik ilaç verilirse ürenin kana karışarak kişinin kanında zehirli atıkların çoğalması gibi ciddi bir sorun ortaya çıkabilir.

Hamilelik döneminde de antibiyotik kullanımı bilinçsiz bir şekilde yapılırsa anne ve bebeğin ikisi birden zarar görebilir. Antibiyotik ilaçlar anneden bebeğine geçer. Annenin mutlaka antibiyotik kullanması gerekiyorsa, hamileliğinin ilk 3 ayı içerisinde penisilin ve spiramisin grubu antibiyotikleri kullanmalıdır.

Bazı antibiyotik ilaçlar aç karnına bazıları ise tok karnına alınamaz. Bu husus çok önemlidir. Ayrıca bazı antibiyotikler bazı yiyecek ve içeceklere karşı duyarlıdırlar. Örneğin; tetrasiklin grubu antibiyotikler süt ile birlikte alınamaz. Eritromisin, verem hastalığı ilaçları ve Metronidazol türü antibiyotikler yemekle beraber alınmaz. Ampisilin, Penisilin ve Amoksisilin grubu ilaçlar ise meyve suyu gibi içeceklerle birlikte alınamaz.

Ülkemizde insanlarımızın birçoğu gelişigüzel antibiyotik ilaçlar kullanmaktadır. Hemen her hastalıkta buzdolabında sakladıkları herhangi bir antibiyotiği kullanılar. Oysa her antibiyotik her bakteriye karşı etkili değildir. Hangi ilacın kullanılacağını sadece doktorlar belirler. Ülkemizde en sık yapılan diğer hata ise konuda da belirttiğimiz üzere yetersiz antibiyotik kullanımıdır. Bazı kişiler antibiyotik tabletlerini büyük olduğu gerekçesiyle kırarak yarısını alırlar. Oysa ki tabletler zaten yeterli doza göre alınmıştır ve küçük dozda alınan ilacın bir etkisi olmayacaktır. Diğer en sık yapılan hata ise iyileştiğini düşünerek antibiyotik tedavisini yarım bırakmaktır. Kendimizi iyi hissetsek bile doktorumuzun belirlediği süreye mutlaka uyulmalıdır.

İlgili aramalar: antibiyotik nasıl kullanılır? antibiyotik nasıl kullanılmalı? antibiyotik kullanırken nelere dikkat etmek gerekir? antibiyotik kullanımı nasıl olmalı?

İlaç Nedir?


İLAÇ NEDİR?

Hastalıklardan korunmak, hastalıkları iyileştirmek ya da hastalığın vücuda verdiği her türlü etkiyi baskılamak amacıyla; genellikle bitki özlerinden ayrıştırılarak elde edilen; canlılara ağız yolu, solunum yolu, damar yolu, kas altı dokusu gibi değişik yollardan verilebilen; doğal, yarı doğal ya da kimyasal madde formlarına ilaç denir. İlaçlar tablet, sıvı, toz, granül, kapsül, krem, jel gibi kullanılacağı yere göre bir çok formda hazırlanmaktadır.

İlaç kullanımının insanlık tarihindeki yeri çok eskidir. İnsanlar milattan önce bile çeşitli bitki ve hayvan parçalarını ilaç olarak kullanmışlardır. Bildiğimiz en eski ilaç kullanımı M.Ö. 3000 yılında Sümerlilere aittir. Eski Mısır ve Çin'de en eski ilaç kullanılan medeniyetler arasındadır. Çeşitli bitkiler ve hayvan parçaları tek tek ya da birlikte kaynatılarak kocakarı ilacı dediğimiz ilaçlar elde edilmiş ve bu ilaçlar bir çok hastalığın tedavisinde kullanılmıştır. İnsanlar bugün sadece kendileri için değil hayvanlar içinde çeşitli ilaçlar üretmektedir. Hayvanlarda bazı hastalıklar karşısında bitkilerden faydalanırlar. Normalde etobur olan kedi, köpek gibi hayvanlar hasta olduklarında içgüdüsel olarak bazı otları yerler.

Günümüzde ilaç sanayi oldukça gelişmiştir ve modern şartlarda, el değmeden, son derece steril ortamlarda üretim yapılmaktadır. Bunun yanısıra bir ilacın ilgili devlet kurumlarında onay alması ve seri üretime geçilmesi ancak ciddi kalite standartlarından geçtikten sonra yapılabilmektedir. İlaç sanayinin bu kadar gelişmiş olması yine bizim işimize yaramaktadır. Eskiden insanların hayat kalitesini oldukça düşüren hatta ölümlerine sebep olan bir çok hastalık bugün ki modern tıp ve ilaç sanayi sayesinde sorun olmaktan çıkmıştır.

İlgili aramalar: ilaç nedir? ilk ilaç ne zaman kullanılmıştır? ilaç formları nelerdir?