3 Kasım 2014 Pazartesi

Deri İltihabının (Dermatit) Nedenleri


Deri İltihabı

Dermatit (deri iltihabı) ile egzama arasın­da bulunan fark tam anlamıyla belirtilemez­. Bun­dan dolayı dermatit ile egzama aynı manada kullanılıyor­. Hastalığın nedenleri­ni iki grupta topla­mak mümkündür:

Fiziksel etkenler: Yakıcı maddeler, sabunlar, yağlar ve antiseptik maddeler, sert cisimlerle yaralanmalar vs­.

Alerjik etkenler: Penisilin, çiçek ve tozları, kozmetik maddeler (ruj, pudra, rimel vb­.), astım hormon bozuklukları, ilaçlar vs­.

Deri İltihabının Belirtileri

Etkilenmiş deri bölgesinde kızarıklık, çatlak, kaşıntı ve hafif ateş görülmekte­dir­­.

Seyri: Etkili deri bölgesi genel olarak kaşıntılı olduğun­dan ikincil iltihapların belirme ihtimali bulunur­.

Deri İltihabının Tedavisi

İltihaba neden olan etkenin tespit edilip ortadan kaldırılmasına yöneliktir­­. İkincil iltihaplara karşı antibiyotikler kullanılır­­. Kaşıntı­nın kesilişi için deri yüzeyine kaşıntı giderici ve yumuşatıcı merhemler sürülmelidir­­. Genel­de hasta dinlenmeli, alkol kullanmamalı ve psikolojik bir gerilim varsa, bir yatıştırıcı veya antihistamin kullanı­mı gerekir­­.

Sedef Hastalığının Belirtileri ve Tedavisi


Sedef Hastalığının Belirtileri ve Tedavisi

Tam olarak nedeni bilinmemekle beraber genetik bir yönü olduğu sanılmaktadır­­.  Çok sık karşılaşı­lan ve genel olarak yetişkin çağlar­da meydana gelen  tehlikesiz bir hastalıktır­­. Pek çok türleri bulunur­.

Bilhassa diz ve dirseklerde ayrıca vücudun diğer kısımlarında simetrik bir şekilde kırmızı, pullanan deri bölgeleri görülmekte­dir­­.

Sedef Hastalığı Süreci

Görüntüyü bozan, az kaşıntılı ve ba­zı zamanlar kaybolup tekrar belirebilen  bir seyir izler­.

Sedef Hastalığının Tedavisi

Dıştan katran, şahsilik asit esaslı merhemler kullanılır­­. Çinko ve şahsilik asit merhemleri de aynı tesiri yapmakta­dır­­.  Hastalığın iyileşme­si oldukça yavaş olduğu için bu tür merhemlerin yüksek dozda kullanımları sakıncalıdır­­.  Güneş banyoları yarar sağlar­.

2 Kasım 2014 Pazar

Yatak Yarası


Yatak Yarası Nedir? (Decubitus)

Yatış durumlarını sıklıkla ve düzenli olarak değiştiremeyen  yatalak hastalar­da meydana gelen  deri yaralarıdır­­.  Özellikle, kuyruksokumu ve topuk bölgesinde orta­ya çıkan bu yaraların nedeni, bu bölgelerde deriye olan basıncın kan akımını engelleyişi ve dokunun ölümüne yol açmasıdır­­.

Yatak Yarasının Belirtileri ve Süreci

Etkilenen  alan ilk olarak morarır, sonra yara açılır­­. Açılan yaranın üstündeki siyah ölü deri dokusu soyulur ve yerinde büyümeye eğilim gösteren  açık bir yara bırakır­­.

Yatak Yarası Tedavisi ve Yatak Yarasından Korunma

Yatak yarasına karşı en iyi tedavi metodu korunmaktır­­. Her iki saatte bir yatan hastanın yatış durumunu değiştirmek, deriyi kuru tutmak gerekir­­. Deri günlük en  az bir kez yıkanmalı, kurulanmalı, alkolle ovulmalı ve sonrasında pudralanmalıdır­­.  Deri bölgesinde görülecek morarmış alan hemen  pamuk tabakası ile örtülmeli ve simit şeklinde yastık kullanı­mı gerekir­­. Eğer yara yerleşmiş durumda ise, tedavisi cerrahi şekildedir­­.

Ter


Ter Nedir?

Ter, vücut yüzeyine dağılan ter bezleri­nin salgısı olan ve içinde metabolizma artıkları ile tuz bulunmakta olan bir sıvıdır­­. 

Ter bezleri­nin çalışmasını sempatik sinir sistemi denetlemektedir­. Terlemenin merkezi kontrolü, beyin tabanın­da mevcut olan hipotalamustadır­­.  Terlemenin birçok nedenleri ola­bilir­­. Zira birçok hastalık esnasın­da aşırı terleme görüle­bilmektedir­­. Bununla birlikte, terleme bir­takım hastalıkların bir göstergesi de ola­bilir­­.

Aşırı terleme sonucu vücut­ta tuz kaybı olacağı için, su ile beraber tuz tabletleri alınarak tuz tamamlama­sı yapıla­bilir, çünkü terleme sonucu meydana gelen  yorgunluğun sebe­bi terlemeyle beraber olan tuz kaybıdır­­.  Ter, genel olarak pis kokar ve bireyin çevresindekileri rahatsız eder­. Kokuların önlenme­si için yıkanmak en  iyi yöntemdir­­.

1 Kasım 2014 Cumartesi

Rokanın Faydaları


ROKA

Yeşillik de dediğimiz yeşil yapraklı sebzeler birçoğu kişi tarafı ile oldukça sevilerek tüketilmektedir­­. Yeşil yapraklı sebzelerin sağlık yönün­den  da birçok faydası bulunur­. Bilhassa yaşlı insanlar ve hasta insanlar sağlıkları için daha çok sebze ağırlıklı beslenirler­. Kış mevsiminde yetiştirilen  roka, maydanoz, tere otu, marul gibi yeşil yapraklı sebzeler genel olarak salatalar için doğranarak afiyetle tüketilir­­. Bu sebzelere zeytinyağı ve limon suyu da ilave edilince salatalar daha lezzetli ve daha şifalı olmakta­dır­­.

Rokanın Faydaları Nelerdir?
Yeşil yapraklı kış sebzeleri içerisinde mü­him bir yeri olan roka birçok kişi tarafı ile sevilerek tüketilir­­. Sevilerek tüketilen  bu yeşil yapraklı sebzenin sağlık yönün­den  da birçok faydası bulunur­. Bilhassa Akdeniz ve Ege bölgelerinde çokça tüketilir­­. İşte roka faydaların­dan bazısı şöyledir:

Roka, A ve C vitaminleri­ni ihtiva eder­.
İçeriğinde potasyum, demir ve kükürt gibi mineral maddeler de bulunmaktadır­­.
Zayıfla­mak isteyenlerin de diyet listesin­den  ayırmadıkları bir sebze tipidir­­. Kalorisi oldukça azdır­­.  100 gramın­da 25 kalori bulunur­. Kilo kaybetmek isteyen  kişiler rokayı bolca tüketebilir­­.
Cinsel gücü arttırarak cinsel yaşa­mın düzenlenmesine destek olmakta­dır­­.
İyi bir idrar söktürücüdür­.
Sindirim sistemi­ni rahatlatarak hazımsızlığı ve şişikliği önler­.
Astıma karşı da fayda sağlama­sı roka faydaları arasın­da olur­.
Bağırsak iltihaplarını önlemeye destek olmakta­dır­­.  Bağırsaklar için faydalıdır­­.
Kas kasılmalarını engeller­.
Kan damarlarına fayda sağlar­.
Omega 3 yönün­den  zengin bir sebzedir­­.
Birçok kanser türünün engellenmesine destek olmakta­dır­­.  Kanserli tümörlerin büyümesi­ni engeller­. Bilhassa prostat, göğüs, kolon ve yumurtalık kanserlerine karşı koruma sağlar­.
Vücudun toksin maddelerden  arınmasına destek olmakta­dır­­.
Kolesterolün dengelenmesine büyük katkı sağlar­. Kolesterol rahatsızlığı yaşayanlar rahatlıkla tüketebilir­­.
Anemi yani kansızlığa karşı da oldukça faydalı bir bitki tipidir­­.
Mideyi rahatlatır, mide için faydalıdır­­.
Karaciğer için büyük bir sağlık kaynağıdır­­.
Antibakteriyel ve antiviral özelliklere maliktir­­.
Tırnaklar ve saç için de fayda sağlar­. Tenin güzelleşmesine destek olmakta­dır­­.
İyi bir kalsiyum ve demir kaynağıdır­­.
İskorbüt hastalığına karşı koruma sağlar­.
Kemiklerin güçlenmesine destek olmakta­dır­­.  Kemik ve eklem ağrıları­nın giderilmesine imkan vermekte­dir­­.
Beyin işlev­leri­ni geliştirici özelliği bulunur­.
Alzheimer hastalığı­nın tedavisine katkı sağlar­.
Dalak için faydalı bir bitki tipidir­­.
Rokanın Faydaları Roka Nasıl Tüketilmelidir?

Bu oldukça şifalı sebzeyi pişirerek tüketmek yerine salata çeşitlerinde çiğ olarak tüketmek gerekir­­. Roka pişirildiğinde içerisindeki birçok vitamin ve minerali kaybetmekte­dir­­. Bun­dan ötürü yüksek ısıda uzun süre pişirmek yerine en  fazla 5 dakika suda haşlayarak ya da hiç bir işlem uygulamadan çiğ salata çeşitlerinde tüketmenizi öneririz­. Ayrıca hazırlanan sandviçlerin içerisi­ne de bu şifalı sebzeyi koyarak tüketebilirsiniz­. Ceviz ve peynir ikilisi ile de salata biçimin­de tüketilişi genel­de tercih edi­lir­­. Yoğurtla sos hazırlayıp tüketilişi de oldukça lezzetlidir­­.

Propolisin Faydaları


Propolisin Faydaları Nelerdir?

Propolis son 10 ila 15 sene içerisinde yapılmakta olan bilimsel çalışmalarla da desteklenen, geniş bir etki profiline sahip olmakta­dır­­.  Bunların arasın­da en  önemlisi antibiyotik etkisi­.

Özellikle son zamanlarda daha fazla olarak da gündeme gelen  antibiyotiklere dirençli suş gelişimi, bu bakımdan yapılmakta olan çalışmalar propolislerin antibiyotiklerin bu dirençli suşlara, dirençli mikroorganizmalara olan etkinliği­ni artırdığı yönünde bir­takım bulgular bize sunmaktadır­. Özellikle propolis, mikroorganizmaların dışında bulunan korunma kalkanını parçalayarak, antibiyotiğin hücre içine girerek etkisi­ni gösterebileceği yönünde bir­takım bulgular mevcuttur­.

Propolis, mikroorganizmaların defans kalkanlarını kırarak antibiyotiklerin hücre içerisi­ne girmesine imkan vermekte­dir­­.

Bunun hari­cinde bağışıklık sistemi ile alakalı tesirleri yine gündemde­. Zira yapılmakta olan yine bilimsel çalışmalar, bağışıklık sistemimizde mü­him rol oynayan bir­takım mediatörler üstündeki etkinliği­ni ortaya koyuyor­.

Propolis, kanser tedavisinde meydana gelebilecek organ hasarlarını engellemeye destek olmakta­dır­­. Bunun hari­cinde kanserlerde, bilimsel çalışmalar bilhassa kanser tedavilerinde, kemoterapi ve radyoterapi esnasın­da meydana gelen  bilhassa tedavide mü­him bir kısıtlayıcı faktör olarak görülmekte olan organ hasarları­nın yine propolis vasıtasıyla, vücudun öncesin­den  koşullandırılışı suretiyle, propolis aracılığıy­la önlenebileceği yönünde bir­takım bulgular el­de edilmiş durumda­. Bu bakımdan propolis önemli­.

Ayrıca iyi bir de antioksidan tesire sahiptir­.

Propolis, nar suyun­dan 70 kat, likopen­den  120 kat daha güçlü bir antioksidandır­­.

Yapılan çalışmalarda, antioksidan etkisi­ni bildiğimiz nar suyun­dan 70 katı kadar, yine likopenden, domateste bulunmakta olan likopen­den  120 katı kadar bir yüksek antioksidan tesiri bulunduğu, bu bakımdan da yine türlü kalp hastalıkların­dan tutun, başka bir­takım mü­him hastalıklara karşı koruyucu ve tedavisine yardımcı olarak yararlanılışı gibi bir durum mevzu­bahis olabilecektir­­.

Propolisin yine uygulama alanların­dan biri ise ağız ve ağız hijyeniyle ilgili olan kullanımları­. Bilhassa çürüğe neden  olan mikroorganizmalar üzerinde etkinliği­. Veya takma diş kullanan kişilerde sık olarak görülmekte olan oral candidiaz enfeksiyonları­nın önlenme­si ve tedavisi bakımın­dan da propolis mü­him bir katkı sağlıyor­.

Propolis, ağız içerisindeki mikroorganizmalara tesir edip ağız hijyeni sağlar­.

Propolisin faydaları
* Antibiyotik ilaçların etkisi­ni fazlalaştırır­­.
* Bağışıklık sistemi­ni destekler­.
* Kanser tedavisinde meydana gelen  organ hasarını düzeltir­­.
* Güçlü antioksidan etkilidir­­.
* Ağız ve boğaz hijyeni sağlar­.

Antibiyotiklerin etkisi­ni artırmaktan, bağışıklık sistemi­ni güçlendirmeye, ağız ve boğaz hijyeni sağlamaktan, kanser tedavisinde meydana gelen  organ hasarlarını düzeltmeye kadar sayılamayacak kadar faydası olan ve apiterapi metodların­da da kullanılmaktadır.