Dış Gebeliğin Tedavisi
Dış gebelik olduğunda günümüzde kullanılabilen iki adet tedavi çeşitti bulunmaktadır. Bu tedaviler medikal tedavi ve cerrahi tedavi olmak üzere iki çeşitte incelenmektedir. Medikal tedavi daha çok erken tedavi yöntemi olarak görülmektedir. Yani dış gebelikte kritik süreç başlamadan ve belirtiler neredeyse ortaya çıkmadan başlanması gerekmektedir. Bu tedavi genellikle ağrı ve kanamalı süreç başlamadan önce yapılmalıdır. Medikal tedavide amaç cerrahi operasyonlar başlamadan önce gebeliği yavaşlatmak için uygulanır. Bu uygulamada cerrahi tedavi yoktur. Medikal tedavide kısacası ilaç tedavisi uygulanır ve yanlış giden gebeliğin yani dış gebeliğin önüne geçebilmek için ilk evre tamamlanmış olur.
Dış Gebeliğin Cerrahi Tedavisi
Cerrahi tedavi daha çok kanama yapan dış gebeliklerde uygulanır. Bu hastaların gebeliği tehlikede olduğu için bu operasyonlar gereklidir. Dış gebelik görülen ve ağrılar ile kanamalar başlayan hastalarda bu cerrahi tedavi kadın hastalıkları ve doğum uzmanları tarafından yapılmaktadır. Bu operasyonlar iki şekilde yapılmaktadır. Bunlardan birinci yöntem açık cerrahi operasyondur. Diğeri ise kapalı cerrahi operasyon adı ile bilinmektedir. Açık yöntem klasik ve daha yaygın olarak kullanılır. Kapalı cerrahi yöntemin farkı ise daha az kullanılması ve daha etkili olmasıdır. Daha az kullanılma nedeni ise bu kapalı cerrahi operasyonun daha zor ve daha çok cerrahi bilgi birikimi gerektirmesidir. Bundan dolayı her kadın hastalıkları ve doğum uzmanı bu kapalı cerrahi operasyonu tercih etmemektedir.
dış gebelik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dış gebelik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
16 Haziran 2014 Pazartesi
22 Aralık 2013 Pazar
Abdominal Gestation (Abdominal Gebelik) Nedir?
Abdominal Gestation (Abdominal Gebelik) Nedir?
Bir dış gebelik türüdür. Dış gebelikte döllenmiş yumurta rahim dışında bir bölgede bulunur ve burada gelişmeye çalışır. Dış gebeliğin en sık görüldüğü yerler kadın genital organlarından biri olan çift taraflı fallop tüpleridir. Bunun dışında yumurtalıkta, abdominal gebelik dediğimiz karın içerisinde bir bölgede, ve servikste (rahim ağzı) görülür.
4 Eylül 2013 Çarşamba
Yalancı Gebelik ve Dış Gebelik Aynı Şey Midir?
Yalancı Gebelik ve Dış Gebelik Arasındaki Fark Nedir?
Kadınların bir kısmı her ne kadar yalancı gebelik ve dış gebeliğin aynı şeyler olduğunu düşünse de iki birbirinden tamamen farklı iki durumdur. Dış gebelik esasen bir gebelik olmasına karşın yalancı gebelikte böyle bir durum söz konusu değildir. Yalancı gebelikte her ne kadar gebelik belirtilerine rastlanılsa da bu kişinin kendine has duyduğu belirtilerdir. Gebelik hormonunun kandaki miktarının yükselmesi gibi gerçek gebelik belirtilerine rastlanmaz. Sadece kişinin kendinin gebe olduğuna inanmasından ibaret bir durumdur.
Gebeliğin başlangıç yeri fallop tüpleri dediğimiz kadın üreme organlarında başlar. Burada yumurta ve sperm birleşir. Embriyo meydana gelir. Sonrasında çoğalıp yuvarlanır ve rahime doğru ilerler. En sonunda rahime düşer ve burada gelişimini sürdürür. Tüpler ile rahim arasındaki kanalda darlık, tıkanma, tüp bebek tedavisi, enfeksiyon ve benzeri durumlarda döllenmiş yumurta rahime doğru düşmeyebilir. Böyle bir durumda rahmin dışında bir alanda gebelik süreci devam etmeye çalışır. Bu tür gebelikler dış gebelik olarak adlandırılır. Rahim dışındaki üreme organları gebeliğin tamamlanması için uygun olmadığından dış gebelik hayati açıdan risk teşkil edebilecek ciddi bir problemdir. Dış gebeliklerde gebelik kesesi de oluştuğu için bebek gelişimine devam eder ve bazı zamanlar kalp atımının bile alındığı olur.
Buradan anlaşılacağı üzere yalancı gebelikte kadın aslında gebe değildir. Sadece kendini öyle hissetmektedir ve gebe olduğuna kendi de ikna olduğu için bulantı, kusma, aşerme gibi gebeliğin karakteristik bazı belirtilerini kendisinde görebilir. Dış gebelik de bebeğin gelişiminin rahim dışında bir bölgede tamamlanmaya çalışılmasıdır.
Kadınların bir kısmı her ne kadar yalancı gebelik ve dış gebeliğin aynı şeyler olduğunu düşünse de iki birbirinden tamamen farklı iki durumdur. Dış gebelik esasen bir gebelik olmasına karşın yalancı gebelikte böyle bir durum söz konusu değildir. Yalancı gebelikte her ne kadar gebelik belirtilerine rastlanılsa da bu kişinin kendine has duyduğu belirtilerdir. Gebelik hormonunun kandaki miktarının yükselmesi gibi gerçek gebelik belirtilerine rastlanmaz. Sadece kişinin kendinin gebe olduğuna inanmasından ibaret bir durumdur.
Gebeliğin başlangıç yeri fallop tüpleri dediğimiz kadın üreme organlarında başlar. Burada yumurta ve sperm birleşir. Embriyo meydana gelir. Sonrasında çoğalıp yuvarlanır ve rahime doğru ilerler. En sonunda rahime düşer ve burada gelişimini sürdürür. Tüpler ile rahim arasındaki kanalda darlık, tıkanma, tüp bebek tedavisi, enfeksiyon ve benzeri durumlarda döllenmiş yumurta rahime doğru düşmeyebilir. Böyle bir durumda rahmin dışında bir alanda gebelik süreci devam etmeye çalışır. Bu tür gebelikler dış gebelik olarak adlandırılır. Rahim dışındaki üreme organları gebeliğin tamamlanması için uygun olmadığından dış gebelik hayati açıdan risk teşkil edebilecek ciddi bir problemdir. Dış gebeliklerde gebelik kesesi de oluştuğu için bebek gelişimine devam eder ve bazı zamanlar kalp atımının bile alındığı olur.
Buradan anlaşılacağı üzere yalancı gebelikte kadın aslında gebe değildir. Sadece kendini öyle hissetmektedir ve gebe olduğuna kendi de ikna olduğu için bulantı, kusma, aşerme gibi gebeliğin karakteristik bazı belirtilerini kendisinde görebilir. Dış gebelik de bebeğin gelişiminin rahim dışında bir bölgede tamamlanmaya çalışılmasıdır.
Etiketler:
dış gebelik,
ektopik gebelik,
tubal gebelik,
yalancı gebelik
21 Ağustos 2013 Çarşamba
Dış Gebelik Ameliyatı Nasıl Yapılır?
DIŞ GEBELİK AMELİYATI NASIL YAPILIR?
Dış gebelik normalde rahim içine yerleşmesi gereken gebeliğin yumurtalık yollarında nadiren rahim ağzı ve yumurtalıklara yerleşmesi olayıdır. Yumurtalık yollarına yerleşen gebelik ürünü bir süre sonra bu bölgenin hasarlanmasına ve ciddi karın içine kanamaya yol açabilir. Tanı koymak için; gebelik hormonu olan beta-HCG ve ultrasonografi yol göstericidir. Dış gebelik ameliyatı karından kesi (laparotomi) ve kapalı yöntem (laparoskopi) cerrahi yöntemleri ile yapılabilir.
Önerilen cerrahi girişim:
- Açık cerrahi (laparotomi)
- Kapalı yöntem (laparoskopi)
Yumurtalık yolları alınması:
- Sağ taraf tamamen alınır.
- Sol taraf tamamen alınır.
Dış gebelik ameliyatı olmazsam ne olur?
Dış gebelik kesesinin ve beraberinde yumurtalık yollarının yırtılması ile hayati tehlike oluşturabilecek karın içi kanama ortaya çıkabilir. Doktorla birlikte karar alınarak uygun tedavi en kısa sürede yapılmalıdır.
Dış gebelik ameliyatı nereden yapılır?
Dış gebelik ameliyatı karın bölgesinden kesi yapılarak ya da delik açılarak kapalı usül yapılır.
Dış gebelik ameliyatı ne kadar sürer?
Ameliyat genel olarak 30 dakika ile 1 saat arasında sürmektedir fakat bazı nedenlerle işlem uzayabilir. Bu nedenlerden bazıları;
- Ameliyat sırasında ve sonrasında durdurulamayan kanama.
- Karın içindeki büyük damarlarda zedelenme ve kanamanın ortaya çıkması.
- Kapalı yöntem (laparoskopi) ile karına girildikten sonra karın içi kanamanın fazla olması ya da dış gebeliğin normalin dışında yerleşimi nedeniyle açık cerrahiye (laparotomi) geçilmesi.
- Durdurulamayan kanama da ya da nadiren olsa da yumurtalık üzerine yerleşen dış gebelikte yumurtalığın alınması gerekebilir.
- Ek olarak yapılan rahim küretajı komplikasyonları ortaya çıkabilir.
Yukarıdaki ve benzer nedenler operasyon süresini uzatabilir.
Dış gebelik normalde rahim içine yerleşmesi gereken gebeliğin yumurtalık yollarında nadiren rahim ağzı ve yumurtalıklara yerleşmesi olayıdır. Yumurtalık yollarına yerleşen gebelik ürünü bir süre sonra bu bölgenin hasarlanmasına ve ciddi karın içine kanamaya yol açabilir. Tanı koymak için; gebelik hormonu olan beta-HCG ve ultrasonografi yol göstericidir. Dış gebelik ameliyatı karından kesi (laparotomi) ve kapalı yöntem (laparoskopi) cerrahi yöntemleri ile yapılabilir.
Önerilen cerrahi girişim:
- Açık cerrahi (laparotomi)
- Kapalı yöntem (laparoskopi)
Yumurtalık yolları alınması:
- Sağ taraf tamamen alınır.
- Sol taraf tamamen alınır.
Dış gebelik ameliyatı olmazsam ne olur?
Dış gebelik kesesinin ve beraberinde yumurtalık yollarının yırtılması ile hayati tehlike oluşturabilecek karın içi kanama ortaya çıkabilir. Doktorla birlikte karar alınarak uygun tedavi en kısa sürede yapılmalıdır.
Dış gebelik ameliyatı nereden yapılır?
Dış gebelik ameliyatı karın bölgesinden kesi yapılarak ya da delik açılarak kapalı usül yapılır.
Dış gebelik ameliyatı ne kadar sürer?
Ameliyat genel olarak 30 dakika ile 1 saat arasında sürmektedir fakat bazı nedenlerle işlem uzayabilir. Bu nedenlerden bazıları;
- Ameliyat sırasında ve sonrasında durdurulamayan kanama.
- Karın içindeki büyük damarlarda zedelenme ve kanamanın ortaya çıkması.
- Kapalı yöntem (laparoskopi) ile karına girildikten sonra karın içi kanamanın fazla olması ya da dış gebeliğin normalin dışında yerleşimi nedeniyle açık cerrahiye (laparotomi) geçilmesi.
- Durdurulamayan kanama da ya da nadiren olsa da yumurtalık üzerine yerleşen dış gebelikte yumurtalığın alınması gerekebilir.
- Ek olarak yapılan rahim küretajı komplikasyonları ortaya çıkabilir.
Yukarıdaki ve benzer nedenler operasyon süresini uzatabilir.
1 Mart 2013 Cuma
Dış Gebelik Tehlikeli Midir?
Dış gebelik tehlikeli midir?
Dış gebelikte ya da diğer adıyla ektopik gebelik tehlikeli bir durumdur. Bu yüzden de gebelik süresince yapılan kontrol muayeneleri oldukça önem taşır.
Normalde sperm, ovumu, fallop borularında döller ve döllenmiş hücre (zigot) bölünerek gelişir ve yaklaşık 4-5 günde uterusa (rahime) yerleşir. Bazen bu yeni hücre topluluğu uterus yerine tüpler, yumurtalıklar veya pelvis boşluğuna yerleşip gelişmeye başlar. Yani bebeğinizin temelleri olması gereken yerin dışında atılır ve burada gelişmeye çalışır. Yanlış bölgede gelişen yeni hücreler ve plasenta burada bulunan organlara zarar verir. Enfeksiyonlara ve iç kanamalara neden olan dış gebelik anne için hayati tehlike yaratır. Ultrason muayeneleri dış gebeliğin en erken dönemde tesbitini mümkün kılmaktadır. Önceden belirlenen dış gebelik durumunda zamanında yapılan cerrahi müdahale gebe kadının hayatını kurtarır.
Dış gebelikte ya da diğer adıyla ektopik gebelik tehlikeli bir durumdur. Bu yüzden de gebelik süresince yapılan kontrol muayeneleri oldukça önem taşır.
Normalde sperm, ovumu, fallop borularında döller ve döllenmiş hücre (zigot) bölünerek gelişir ve yaklaşık 4-5 günde uterusa (rahime) yerleşir. Bazen bu yeni hücre topluluğu uterus yerine tüpler, yumurtalıklar veya pelvis boşluğuna yerleşip gelişmeye başlar. Yani bebeğinizin temelleri olması gereken yerin dışında atılır ve burada gelişmeye çalışır. Yanlış bölgede gelişen yeni hücreler ve plasenta burada bulunan organlara zarar verir. Enfeksiyonlara ve iç kanamalara neden olan dış gebelik anne için hayati tehlike yaratır. Ultrason muayeneleri dış gebeliğin en erken dönemde tesbitini mümkün kılmaktadır. Önceden belirlenen dış gebelik durumunda zamanında yapılan cerrahi müdahale gebe kadının hayatını kurtarır.
28 Aralık 2012 Cuma
Tubal Gebelik
Tubal Gebelik
(Dış Gebelik)Bu anormal gebeliğe çok nadir olarak rastlanır. Ovum (yumurta) genel olarak fallop borusu içinde döllenir ve çok ender olarak gelişimine burada başlar, fallop borusunun duvarına yapışır. Biz buna, dış gebelik adını veriyoruz.
Ovum geliştikçe borunun duvarı yırtılır ve periton boşluğu içine şiddetli bir kanama olur. Gebe kadın, birdenbire tüm karnını kaplayan, hatta omuzlarına kadar yayılan çok şiddetli ağrılar hisseder. Kanama hızlı olursa, anne birkaç dakika içinde sararır ve bayılır. Kanama yavaş olursa, batının alt kısmında sancı olur ve vajinal kanama görülür.
Annenin hayatı dış gebelikte hemen uygulanacak bir ameliyatla kurtarılabilir. Batın (karın) açılır, dış gebelik nedenleri ortadan kaldırılarak kanama durdurulur.
19 Temmuz 2012 Perşembe
Dış Gebelik Nasıl Oluşur?
Dış gebelik:
Döllenmiş yumurta rahimde değil de fallop tüpünde yerleşirse dış gebelik oluşur. Karında şiddetli ağrılarla kendini belli eder. Bir süre sonra kanama başlar. Bu kanama karın içinde de olabilir (iç kanama).
Dış gebelik düşünüldüğünde ne yapmak gerekir?
Dış gebelik kendini belli eder etmez vakit geçirmeden hastaneye ulaşmak gerekir. Geç kalındığında iç kanama nedeniyle ciddi komplikasyonlar gelişir. Belirtiler apandisit ve yumurtalık iltihaplarıyla karışabilir. Buna tanıyı doktor koymalıdır.
Döllenmiş yumurta rahimde değil de fallop tüpünde yerleşirse dış gebelik oluşur. Karında şiddetli ağrılarla kendini belli eder. Bir süre sonra kanama başlar. Bu kanama karın içinde de olabilir (iç kanama).
Dış gebelik düşünüldüğünde ne yapmak gerekir?
Dış gebelik kendini belli eder etmez vakit geçirmeden hastaneye ulaşmak gerekir. Geç kalındığında iç kanama nedeniyle ciddi komplikasyonlar gelişir. Belirtiler apandisit ve yumurtalık iltihaplarıyla karışabilir. Buna tanıyı doktor koymalıdır.
Sponsorlu Bağlantılar:
Etiketler:
dış gebeliğin belirtileri,
dış gebelik,
dış gebelik nasıl olur
21 Ekim 2011 Cuma
Dış Gebelik Ne Demektir?
Dış gebelik, gebelik ürününün normal şartlarda rahmin içerisinde olması gerekirken rahmin dışında oluşmasıdır. Aslında tüm gebelikler dış gebelik olarak başlar. Yaklaşık 3 günlük bir seyahatle dış gebelik 36 hücreye kadar tüplerde çoğalır. Yani sperm, yumurtayı dölledikten sonra 36 hücreye kadar tüpte çoğalır. Daha sonra blastosist denilen bu üç günlük hücre yumağı yuvarlanarak rahmin içerisine gelir. Hazırlanmış olan rahmin iç tabakasına yapışarak orada dışı kancalı bazı hücreler vasıtasıyla rahim duvarına asılır ve burada gelişimine devam eder. İşte blastotist bu safhaya gelemediğinde oluşan durumdur.
Tüpün içerisinde titrek tüyler vardır ve bunlar rahime doğru bir akım oluştururlar. Normal şartlarda bu akıntıyla beraber blastosistin 3 günlük süreç içerisinde rahime yerleşmesi gerekir. Fakat bu üç günlük süreç içerisinde bir problem olursa, örneğin hasta küçükken ateşli bir hastalık geçirmiş ve tubasında(tüp) bir tıkanıklık olmuş olabilir, apandisit ameliyatı olmuş olabilir bundan kaynaklı bir yapışma söz konusu olabilir veyahut büyük bir yumurtalık kisti vardır. Bunlar gibi durumlarda bu süreci engelleyebilir. Rahmin içerisinde herhangi bir sebepten yerleşemeyen bu hücre topluluğu tüpün içerisinde büyümeye devam eder. Tüpün içi çok incedir. En fazla 2-2,5 aya kadar gebeliği taşıyabilir. Bundan sonra büyümeye devam ettiğinde cidar(duvar) çatlayarak kanamaya başlar. Bu ciddi bir durumdur. Hasta anında şoka girer. Alttan ve rahim içerisine kanaması olur. Ciddi bir durumdur ve bir an önce müdahale edilmesi gerekir. Bu tür durumlarla karşılaşmamak için mutlaka kadın doğum uzmanına düzenli periyotlarla kontrole gidilmesi gereklidir.
Aramalar: dış gebelik nedir, dış gebeliğin tehlikesi varmıdır, dış gebeliğin riskleri nelerdir, dış gebelik ne demek
Tüpün içerisinde titrek tüyler vardır ve bunlar rahime doğru bir akım oluştururlar. Normal şartlarda bu akıntıyla beraber blastosistin 3 günlük süreç içerisinde rahime yerleşmesi gerekir. Fakat bu üç günlük süreç içerisinde bir problem olursa, örneğin hasta küçükken ateşli bir hastalık geçirmiş ve tubasında(tüp) bir tıkanıklık olmuş olabilir, apandisit ameliyatı olmuş olabilir bundan kaynaklı bir yapışma söz konusu olabilir veyahut büyük bir yumurtalık kisti vardır. Bunlar gibi durumlarda bu süreci engelleyebilir. Rahmin içerisinde herhangi bir sebepten yerleşemeyen bu hücre topluluğu tüpün içerisinde büyümeye devam eder. Tüpün içi çok incedir. En fazla 2-2,5 aya kadar gebeliği taşıyabilir. Bundan sonra büyümeye devam ettiğinde cidar(duvar) çatlayarak kanamaya başlar. Bu ciddi bir durumdur. Hasta anında şoka girer. Alttan ve rahim içerisine kanaması olur. Ciddi bir durumdur ve bir an önce müdahale edilmesi gerekir. Bu tür durumlarla karşılaşmamak için mutlaka kadın doğum uzmanına düzenli periyotlarla kontrole gidilmesi gereklidir.
Aramalar: dış gebelik nedir, dış gebeliğin tehlikesi varmıdır, dış gebeliğin riskleri nelerdir, dış gebelik ne demek
18 Ekim 2011 Salı
Dış Gebelik Nedir?
Dış gebelik, gebeliğin rahim içinden farklı bir yerde yerleşerek orada büyümesi demektir. Nasıl olduğuna gelirsek bunun cevabı çok basittir. Aslında tüm gebelikler dış gebelik olarak başlamaktadır. Gebelikler genelde tüpte oluşur, döllenme tüpte oluşur ve yaklaşık 10 - 12 gün sonra rahim içerisine gelerek yerleşir ve burada gelişimine devam eder.
Herhangi bir şekilde bu yolculuğu engelleyen darlık, tıkanıklık, yapışıklık ve buna benzer başka bir nedenden ötürü gebelik ürünü rahim içine ulaşmadan başka bir bölgede başlayarak ve üremesine burada devam ederse dış gebelik dediğimiz durum ortaya çıkar.
Herhangi bir şekilde bu yolculuğu engelleyen darlık, tıkanıklık, yapışıklık ve buna benzer başka bir nedenden ötürü gebelik ürünü rahim içine ulaşmadan başka bir bölgede başlayarak ve üremesine burada devam ederse dış gebelik dediğimiz durum ortaya çıkar.
4 Eylül 2010 Cumartesi
Dış Gebelik, Dış Gebelik Belirtileri Nelerdir?
Dış Gebelik Nedir?, Dış Gebelik Belirtileri ve Sonrasında Yapılacaklar
Günümüzde dış gebeliğin tedavisi konusunda önemli gelişmeler olmuştur. Özellikle vaginal ultrasonografi ve beta-HCG (kanda yapılan gebelik testi) yöntemlerinin yaygınlaşmasıyla dış gebelikler oldukça erken teşhis edilebilmektedir. Uygun koşullarda teşhis edilen (Dış gebeliğin çapının 3 cm'den küçük olması, tüpün yırtılmamış olması vb) dış gebelikler laparoskopi ile 1-2 cm'lik bir keşiden tedavi edilebilmektedir. Yine çok erken aşamada teşhis edilen dış gebelikler ise (beta-HCG)
Normalde rahim içine yerleşmesi gereken döllenmiş yumurtanın rahim dışında başka bir yerde gelişmeye başlamasıdır.
En çok kanallarda görülen dış gebelik karında ve kasıkta ağrı şikayetiyle başlayabilir. Bu arada vaginal kanama ve gebeliğin diğer belirtileri de (bulantı, kusma gibi) görülebilir. Zaman zaman bayılma nöbetleri ve ağrının daha belirginleşmesi hastalığın tanısını kolaylaştırmaktadır. Tedavi mutlaka ameliyatla yapılabilir. Tedavide gecikme iç kanamanın artmasına neden olarak tehlikeyi daha da arttırabilir. Bu nedenle her gebeliğin başında, mutlaka jinekolojik muayene olunmalıdır.
Şüpheli durumlarda özel muayene metodlarıyla da dış gebelik araştırılabilir.
Provoke (müdahaleli) -kasıtlı- düşükler:
Burada düşüğü ya hastanın kendisi başlatır ya da bunu bir başkası yapar. Buna da (kriminal) cinaî düşük denir.
İstenmeyen bir çocuğu ortadan kaldırmak için mezara bebeğiyle birlikte gömülen anne sayısı hiç de sanıldığı kadar az değildir. Çocuk istemeyen bir kadın akla hayale gelmeyecek yöntem ve çarelerle çocuğunu düşürme yollarına gidebilir. Bunun sosyal, ekonomik, psikolojik ve hukuki birçok nedenleri de vardır. Çok eski zamanlardan beri çocuk düşürmek için çeşitli çarelere başvurulmuştur. Hatta büyük hekim Hipokrat, o zaman kullanılması moda olan bazı aletlerin kullanılmasını öğrencilerine şiddetle yasaklamıştır.
1926 ve 1936 yıllarında hazırlanmış olan Türk Ceza Kanunu'nun 468 ve 472. maddeleri bu gibi suçların cezalarını açıklamış ve belirtmiştir. Bu maddelere göre kasıtlı düşük yapan kadın 6 aydan 3 yıla kadar, çocuğu düşürtmek için müdahale yapan kimse de 1 yıldan 3 yıla kadar hapisle cezalandırılır. Bütün bu kanuni, dini yasaklara rağmen çocuğunu istemeyen bir kadın kendi hayatını bilerek ya da bilmeyerek büyük bir tehlikeye atıp yine de çocuğu düşürmeye çalışabilir. Nasıl mı? Aklınıza nasıl gelirse... Gördüklerimiz ve okuduklarımızdan birkaç örnek sıralayalım:
Araç olarak sabun, çiriş, çivi, kaz tüyü, tahta çubuk, maydanoz kökü, mısır koçanı, kibrit çöpü ve hatta canlı balık kullanarak.
Rahme sokulan bütün bu araçlar her şeyden önce mikropludur, annenin hayatını tehlikeye sokacak kadar şiddetli enfeksiyonlara, mikrop kapmalara yol açabilir. Ayrıca ülkemizde çok kullanılan sabun vb. gibi maddelerin mikrobik etkileri yanında, içindeki kimyasal bileşimler kadının böbreklerini, karaciğerini ve başka iç organlarını bozarak ölüme daha eden olabilir.
Aynı şekilde çocuk düşürmek için kullanılan bir yöntem de bazı ilaçların aşırı yüksek dozda alınmasıdır. Bu da hayatı aynı şekilde risk altına sokar. Doğum kontrolü için çeşitli yöntemlerin kullanıldığı günümüzde böyle ilkel bir yönteme başvurmak tam anlamıyla bir intihardır.
Provoke (kasıtlı) düşükler sonunda kadında neler olabilir?
• Yüksek ateş,
• Kanama,
• Sarılık,
• Şok.
Eğer böyle bir hata yaptınızsa hiç vakit kaybetmeden bir doktora gidiniz ve çekinmeden doğruyu anlatınız. Bunu yapmaktan hiçbir zaman utanmayınız. Aksi halde çok ağır hastalıkların ortaya çıkması sizin için kaçınılmaz olur.
Yukarda anlatılan düşük şekillerinden başka biri de, "Medikal Abortus" denilen tıbbi zorunluluklar nedeniyle ana rahminden çocuğun çıkarılması durumudur.
"Tıbbi Tahliye" diye adlandırılan bu yöntem çeşitli ülkelerde değişik yasalarla sınırlandırılmıştır.
Ülkemizde gebeliğin durdurulması hakkındaki yasalar Cumhuriyet devri süresinde çeşitli değişiklikler geçirmiştir. Daha önce de belirttiğimiz gibi 1926 yılında hazırlanmış 1936 yılında değişikliğe uğramış Türk Ceza Kanununa göre kasti olarak çocuk düşüren veya düşürten kişiye ağır hapis cezası öngörülmektedir. (Madde 468-472)
1965 yılında çıkarılmış bulunan nüfus planlaması 557 sayılı yasa ile tıbbi tahliye yeni bir tüzüğe bağlanmış, ayrıca kısırlaştırma ameliyatı belirli maddelerle sınırlandırılmıştır.
En son 1983'de çıkan 2827 sayılı nüfus planlaması kanunu anneye isteğe bağlı olarak belli haftaya kadar olmak üzere çocuğu aldırma hakkı vermektedir.
Bu hak için çocuğun 10 haftalığın üstünde olmaması, annenin sağlıklı olması, hukuki başkaca bir sorun olmaması gibi koşullar aranmaktadır. Bu koşulların dışında yapılacak kasti çocuk düşürme olayı, eskisi gibi Türk Ceza Kanununun ilgili maddeleri içine girmekte, yapan ve yaptırana ceza öngörülmektedir.
2827 sayılı yasada olağan olarak anne hayatı ve çocuğun sağlığı gözönünde bulundurularak hekime tıbbi tahliye hakkı verilmektedir. Bu durumlara kısaca daha sonra değinilecektir.
Doktorun yukarda belirtilen yasalarda öngörülen, ileri derecede kanamaya bağlı olarak annenin hayatının tehlikeye girmesi nedeniyle tıbbi tahliye yetkisi vardır. Burada gebeliğin 10 haftanın üstünde olması durumu anneye ve hekime cezai sorumluluk getirmez.
Olağan hal dediğimiz, doktora tıbbi tahliye yetkisi veren durumlar, aşağıdaki şekilde özetlenebilir.
• Gebeliğin, annenin hayatını ve sağlığını tehdit ettiği ya da edeceği durumlar,
• Bazı ruh hastalıkları,
• Bazı kalp ve dolaşım sistemi hastalıkları,
• Bazı akciğer hastalıkları,
• Bazı böbrek hastalıkları,
• Sindirim organları hastalıkları,
• Bazı deri hastalıkları,
• Bazı göz hastalıkları,
• Habis tümörler,
• Bazı kan hastalıkları,
• Bazı ortopedik hastalıklar,
• Bazı mikrobik hastalıklar.
Yukarda belirtilen hastalıklar iki doktor tarafından imzalanan bir raporla saptanırsa bu tıbbi tahliye her klinikte yapılabilir.
Annelerin kısırlaştırmaları için de 1983'de çıkan 2827 sayılı yasada yeni koşullar ortaya konmuştur. Bazı durumlarda istek ile annede kısırlaştırılma yapılabilir. Bu şartlar şöyle sıralanabilir:
• Kısırlaştırmayı isteyenin ergin olması, akli dengesinin yerinde olması. Bu girişim için tıbbi bir sakınca olmaması.
• Cinsel gereksinimlerini karşılamaya engelleyici bir girişim yöntemi olmaması.
Ayrıca doktorlar da, hastanın hayatının sözkonusu olduğu zorunlu durumlarda, kısırlaştırma hakkına sahiptirler.
Günümüzde dış gebeliğin tedavisi konusunda önemli gelişmeler olmuştur. Özellikle vaginal ultrasonografi ve beta-HCG (kanda yapılan gebelik testi) yöntemlerinin yaygınlaşmasıyla dış gebelikler oldukça erken teşhis edilebilmektedir. Uygun koşullarda teşhis edilen (Dış gebeliğin çapının 3 cm'den küçük olması, tüpün yırtılmamış olması vb) dış gebelikler laparoskopi ile 1-2 cm'lik bir keşiden tedavi edilebilmektedir. Yine çok erken aşamada teşhis edilen dış gebelikler ise (beta-HCG)
Normalde rahim içine yerleşmesi gereken döllenmiş yumurtanın rahim dışında başka bir yerde gelişmeye başlamasıdır.
En çok kanallarda görülen dış gebelik karında ve kasıkta ağrı şikayetiyle başlayabilir. Bu arada vaginal kanama ve gebeliğin diğer belirtileri de (bulantı, kusma gibi) görülebilir. Zaman zaman bayılma nöbetleri ve ağrının daha belirginleşmesi hastalığın tanısını kolaylaştırmaktadır. Tedavi mutlaka ameliyatla yapılabilir. Tedavide gecikme iç kanamanın artmasına neden olarak tehlikeyi daha da arttırabilir. Bu nedenle her gebeliğin başında, mutlaka jinekolojik muayene olunmalıdır.
Şüpheli durumlarda özel muayene metodlarıyla da dış gebelik araştırılabilir.
Provoke (müdahaleli) -kasıtlı- düşükler:
Burada düşüğü ya hastanın kendisi başlatır ya da bunu bir başkası yapar. Buna da (kriminal) cinaî düşük denir.
İstenmeyen bir çocuğu ortadan kaldırmak için mezara bebeğiyle birlikte gömülen anne sayısı hiç de sanıldığı kadar az değildir. Çocuk istemeyen bir kadın akla hayale gelmeyecek yöntem ve çarelerle çocuğunu düşürme yollarına gidebilir. Bunun sosyal, ekonomik, psikolojik ve hukuki birçok nedenleri de vardır. Çok eski zamanlardan beri çocuk düşürmek için çeşitli çarelere başvurulmuştur. Hatta büyük hekim Hipokrat, o zaman kullanılması moda olan bazı aletlerin kullanılmasını öğrencilerine şiddetle yasaklamıştır.
1926 ve 1936 yıllarında hazırlanmış olan Türk Ceza Kanunu'nun 468 ve 472. maddeleri bu gibi suçların cezalarını açıklamış ve belirtmiştir. Bu maddelere göre kasıtlı düşük yapan kadın 6 aydan 3 yıla kadar, çocuğu düşürtmek için müdahale yapan kimse de 1 yıldan 3 yıla kadar hapisle cezalandırılır. Bütün bu kanuni, dini yasaklara rağmen çocuğunu istemeyen bir kadın kendi hayatını bilerek ya da bilmeyerek büyük bir tehlikeye atıp yine de çocuğu düşürmeye çalışabilir. Nasıl mı? Aklınıza nasıl gelirse... Gördüklerimiz ve okuduklarımızdan birkaç örnek sıralayalım:
Araç olarak sabun, çiriş, çivi, kaz tüyü, tahta çubuk, maydanoz kökü, mısır koçanı, kibrit çöpü ve hatta canlı balık kullanarak.
Rahme sokulan bütün bu araçlar her şeyden önce mikropludur, annenin hayatını tehlikeye sokacak kadar şiddetli enfeksiyonlara, mikrop kapmalara yol açabilir. Ayrıca ülkemizde çok kullanılan sabun vb. gibi maddelerin mikrobik etkileri yanında, içindeki kimyasal bileşimler kadının böbreklerini, karaciğerini ve başka iç organlarını bozarak ölüme daha eden olabilir.
Aynı şekilde çocuk düşürmek için kullanılan bir yöntem de bazı ilaçların aşırı yüksek dozda alınmasıdır. Bu da hayatı aynı şekilde risk altına sokar. Doğum kontrolü için çeşitli yöntemlerin kullanıldığı günümüzde böyle ilkel bir yönteme başvurmak tam anlamıyla bir intihardır.
Provoke (kasıtlı) düşükler sonunda kadında neler olabilir?
• Yüksek ateş,
• Kanama,
• Sarılık,
• Şok.
Eğer böyle bir hata yaptınızsa hiç vakit kaybetmeden bir doktora gidiniz ve çekinmeden doğruyu anlatınız. Bunu yapmaktan hiçbir zaman utanmayınız. Aksi halde çok ağır hastalıkların ortaya çıkması sizin için kaçınılmaz olur.
Yukarda anlatılan düşük şekillerinden başka biri de, "Medikal Abortus" denilen tıbbi zorunluluklar nedeniyle ana rahminden çocuğun çıkarılması durumudur.
"Tıbbi Tahliye" diye adlandırılan bu yöntem çeşitli ülkelerde değişik yasalarla sınırlandırılmıştır.
Ülkemizde gebeliğin durdurulması hakkındaki yasalar Cumhuriyet devri süresinde çeşitli değişiklikler geçirmiştir. Daha önce de belirttiğimiz gibi 1926 yılında hazırlanmış 1936 yılında değişikliğe uğramış Türk Ceza Kanununa göre kasti olarak çocuk düşüren veya düşürten kişiye ağır hapis cezası öngörülmektedir. (Madde 468-472)
1965 yılında çıkarılmış bulunan nüfus planlaması 557 sayılı yasa ile tıbbi tahliye yeni bir tüzüğe bağlanmış, ayrıca kısırlaştırma ameliyatı belirli maddelerle sınırlandırılmıştır.
En son 1983'de çıkan 2827 sayılı nüfus planlaması kanunu anneye isteğe bağlı olarak belli haftaya kadar olmak üzere çocuğu aldırma hakkı vermektedir.
Bu hak için çocuğun 10 haftalığın üstünde olmaması, annenin sağlıklı olması, hukuki başkaca bir sorun olmaması gibi koşullar aranmaktadır. Bu koşulların dışında yapılacak kasti çocuk düşürme olayı, eskisi gibi Türk Ceza Kanununun ilgili maddeleri içine girmekte, yapan ve yaptırana ceza öngörülmektedir.
2827 sayılı yasada olağan olarak anne hayatı ve çocuğun sağlığı gözönünde bulundurularak hekime tıbbi tahliye hakkı verilmektedir. Bu durumlara kısaca daha sonra değinilecektir.
Doktorun yukarda belirtilen yasalarda öngörülen, ileri derecede kanamaya bağlı olarak annenin hayatının tehlikeye girmesi nedeniyle tıbbi tahliye yetkisi vardır. Burada gebeliğin 10 haftanın üstünde olması durumu anneye ve hekime cezai sorumluluk getirmez.
Olağan hal dediğimiz, doktora tıbbi tahliye yetkisi veren durumlar, aşağıdaki şekilde özetlenebilir.
• Gebeliğin, annenin hayatını ve sağlığını tehdit ettiği ya da edeceği durumlar,
• Bazı ruh hastalıkları,
• Bazı kalp ve dolaşım sistemi hastalıkları,
• Bazı akciğer hastalıkları,
• Bazı böbrek hastalıkları,
• Sindirim organları hastalıkları,
• Bazı deri hastalıkları,
• Bazı göz hastalıkları,
• Habis tümörler,
• Bazı kan hastalıkları,
• Bazı ortopedik hastalıklar,
• Bazı mikrobik hastalıklar.
Yukarda belirtilen hastalıklar iki doktor tarafından imzalanan bir raporla saptanırsa bu tıbbi tahliye her klinikte yapılabilir.
Annelerin kısırlaştırmaları için de 1983'de çıkan 2827 sayılı yasada yeni koşullar ortaya konmuştur. Bazı durumlarda istek ile annede kısırlaştırılma yapılabilir. Bu şartlar şöyle sıralanabilir:
• Kısırlaştırmayı isteyenin ergin olması, akli dengesinin yerinde olması. Bu girişim için tıbbi bir sakınca olmaması.
• Cinsel gereksinimlerini karşılamaya engelleyici bir girişim yöntemi olmaması.
Ayrıca doktorlar da, hastanın hayatının sözkonusu olduğu zorunlu durumlarda, kısırlaştırma hakkına sahiptirler.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
