yenidoğan sarılığı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yenidoğan sarılığı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Şubat 2016 Pazartesi

Bebeğin Sarılık Olduğunu Nasıl Anlarız?


Bebeğin Sarılık Olduğunu Nasıl Anlarız?

Sarılık ilk olarak yüzde belirir, kandaki bilirubin düzeyi arttıkça sırayla göğse, karna, kol ve bacaklara doğru yayılır bebeğin göz akı da sararır. Ciltteki sarı renk en iyi gün ışığında ya da florasan lamba ışığında belli olur. Parmakla hafifçe burun ya da karın cildine bastırılıp kaldırıldığında sarı renk daha belirgin bir şekilde saptanır. Bebeğinizin sarılık olduğunu anlar anlamaz beklemeden bilirubin seviyesinin ölçümü için bir sağlık kuruluşuna başvurmanız çok önemlidir. Doktor yapacağı muayene ile kandaki bilirubin düzeyine bakıp bakmayacağına karar verir. Sonrasında takipler gerekliyse bilgi verir.

Bazı bebeklerde sarılık daha takipi ciddi olarak önem taşır. Bunları aşağıda sıraladık.

- Erken doğmuş bebeklerde
- Doğum sırasında kafa derisi altında kanama meydana gelmiş olanlarda
- İlk 24 saatte sarılığı belirlenen bebeklerde
- Emme problemi olan az beslenen bebeklerde
- Sarılığı iki haftadan uzun süren bebeklerde
- Büyük kardeşlerinin bebeklik zamanında ışık tedavisi gerektirecek kadar sarılık yüksek olanlarda mutlaka bakılmalı ve geçene kadar takip edilmelidir.

İlgili aramalar: bebeğin sarılık olduğunu nasıl anlarız, bebekte sarılık nasıl anlaşılır

10 Ekim 2014 Cuma

Bebeklerde Sarılık ve Fototerapi Tedavisi


BEBEKLERDE SARILIK VE FOTOTERAPİ TEDAVİSİ

Sağlıklı, zamanın­da doğmuş yenidoğan bebeklerin % 60’ında, erken  doğan bebeklerin % 80’inde sarılık görülmekte­dir­­. Yeni doğan bebeklerde görülmekte olan sarılıkların çoğu fiziksel sarılıktır; yani belli bir tehlike sınırını aşmaz ve bir iki haftada kendi kendi­ne geçer­.

Hemoglobin, alyuvarlar­da oksijenin taşınmasına yardımcı olan ve demir içeren  bir maddedir­­. Anne karnındaki, daha doğmamış olan bebeğe fetus denilir­­. Fetusun kanın­da bulunan alyuvarlar normal yetişkin bir insan­dan değişiktir­­.Fetusun alyuvarları­nın hemoglobi­ni HbF (fetal hemoglobin) dediğimiz tipdendir­­. Bebek doğar doğmaz işlevi­ni yitiren  bu farklı tipteki (Hb F taşıyan) alyuvarlar hızla parçalanıp yıkılmaya başlarlar ve yerine yeni tipte hemoglobin (HbA -yetişkin hemoglobini) içeren  alyuvarlar üretilmeye başlanır­­. Bölünerek yıkılan alyuvarlar fazlaca miktar­da bilirubin maddesi üretilişine yol açar­. Normal bir insan bünyesindeki bilirubin karaciğerde işlenip vücuttan atılacak şekle getirilmektedir­­. Bebeğin karaciğeri­nin fazlaca miktar­da üretilen  biluribi­ni tolere edemediği durumda, vücuttan atılışı lazım olan bu madde dokular­da ve bebeğin kanın­da birikmeye başlamaktadır­­. Biluribin, sarı renkli pigmentlere sahip bir maddedir ve kan­da fazlaca miktar­da biriken  bilirubin bebeğin derisine nüfuz edip bebeğin sarı renkli bir görünüm almasına ve yenidoğan sarılığına yol açar­.

Sarılık önce yüzde başlar, göz akı da sararır­­. Kandaki bilirubin seviyesi arttıkça sırayla, göğüse, karına, kol ve bacaklara doğru hareket eder­. Ciltteki sarı renk en  iyi gün ışığın­da veya floresan lamba altın­da görülmekte­dir­­. Parmakla hafif olarak burun veya karın cildine bastırılıp kaldırıldığında, sarı renk daha belir­gin bir şekil­de tespit edile­bilir­­.

Önce hafif bir sarılığı belirlenen  bebeklerde, cildindeki sarılığın giderek koyulaşıp belirginleşme­si patolojik sarılık lehine yorumlanmalıdır­­. Bebek daha çok uyur, emme­si azalır (bu sarılığı daha da arttırır)­. Eğer bilirubin çok yükselip beyni etkilemişse (kernikterus), o zaman bebek tiz sesle ağlamaya başlar, başını geriye atar, havale geçirebilir­­. Bu durumdaki bir bebekte çoğu kez zekâ ve motor gelişim geriliği, işitme, görme sorunları olmakta­dır­­.

Hangi bebekler sarılık yönün­den  daha dikkatli takip edilmelidir?

- Anne-bebek arasın­da kan grubu uygunsuzluğu olan bebekler,
- Erken  doğmuş bebekler,
- Doğum sırasın­da kafa derisi altın­da kanama meydana gelmiş bulunanlar,
- İlk 24 saatte sarılığı tespit edilenler,
- Emme sorunu olup buna bağlı bir şekil­de iyi beslenemeyen  bebekler,
- Sarılığı iki haftadan uzun süren  bebekler,
- Büyük kardeşleri­nin bebeklik zamanların­da ışık tedavisi veya kan değişimi gerektirecek kadar sarılık tespit edilmiş bulunanlar­.

Yenidoğan sarılığı­nın en  çok görülmekte olan nedenleri

Fizyolojik (normal) sarılık: Zamanın­da doğan bebeklerin yaklaşık yüzde 50’sinde, erken  doğan bebeklerde ise daha yüksek oranlar­da görülmekte­dir­­. İlk 24 saatten  sonra, genel olarak doğum sonrasıki 2­. ya da 3­. günde ortaya çıkmakta­dır­­. Karaciğerin henüz olgunlaşmama­sı ve yeteri ka­dar bilirubin atamamasına bağlı bir şekil­de sarılık olmakta­dır­­. Genel­de ilk 1-2 hafta içinde kendi kendi­ne kaybolur ve bilirubin düzey genel olarak zararsız seviyededir­­.

Yetersiz anne sütü almaya bağlı sarılık: Anne sütünün yetersiz almaya bağlı bir şekil­de yenidoğanların yaklaşık yüzde 5-10 un­da gelişir­­. Belirtileri fiziksel sarılığa benzer, fakat birazcık daha şiddetlidir­­.

Anne sütüne bağlı olan sarılık: Anne sütü alan bebeklerin yaklaşık yüzde 1-2 sinde görülmekte­dir­­. Bazı annelerin sütlerinde olan özel bir maddenin sebep olduğu, bu maddenin de bebeğin barsakların­dan normalden  çok daha fazla bilirubi­ni geri emmesine sebep olduğu düşünülmektedir­­. Bu tür sarılık doğum sonrasıki 4–7­. günde başlar; 3-10­. haftaya kadar sürebilir­­. Genel­de zararsızdır­­. Bazen  hastaneye yatırılarak tedavisi gerekebilir­­.

Kan grubu uyuşmazlığı (Rh ya da ABO uyuşmazlığı): Rh negatif (-) bir kadı­nın bebeği Rh pozitifse (+), gebelik sırasın­da bebeğe ait alyuvarların plasentayı (eş, son) aşıp anne kanın­da bağışıklık yanıtına yol açma­sı ile olmakta­dır­­. Bu bağışıklık cevabı fakat Rh pozitif bir bebeğin doğumun­dan ya da yapılmakta olan düşükten  sonra ortaya çıkmakta­dır­­. Bağışıklık cevabı­nın şiddeti bun­dan sonra yapılacak her doğumla beraber gittik­çe artmakta­dır­­. ABO uyuşmazlığın­da ise hemen  her zaman annenin kan grubu O, bebeğin kan grubu ise A ya da B’dir (Anti A duyarlılığı daha sık, Anti B duyarlılığı daha ağır seyirlidir)­. Kan grubu uyuşmazlığın­da annenin kanın­da meydana gelen  antikorlar, yine plasenta yoluyla bebeğe geçerler­. Bebeğin kanını yabancı madde olarak algılayan bu antikorlar bebeğin alyuvarları­nın parçalanmasına yol açarlar­. Alyuvarların parçalanışı ile bebeğin kanın­da bolca bilirubin olur ve bu da sarılığa sebep olmakta­dır­­. Kan grubu uyuşmazlıkların­da sarılık fiziksel sarılıktan değişik olarak genel olarak ilk 24 saatte başlamaktadır­­. Çok ağır tablolara sebep ola­bilir­­. Ancak Rh uyuşmazlığın­da ilk yapılmakta olan doğum ya da düşükten  sonraki 72 saat içinde anneye Anti D İmmunglobulin (RhoGam) enjeksiyonunun yapılışı sonr­dan doğacak bebeklerin yaşamını tehlikeye atacak antikorların oluşumu­nu engelleyebilir­­.

Sarılığın Tedavisi

Yenidoğan sarılıkları­nın çoğu iki hafta içinde kendi kendi­ne düzelir­­. Fakat bu sürecin doktor tarafın­dan takip edilişi önemlidir­­. Eğer bilirubin seviyesi yüksek ise bebek, fototerapi dediğimiz tedavi yönteminde, özel bir floresan ışığı altın­da tutulur­. Bunun için özel lambalar kullanılır­­. Bu ışık bilirubi­ni idrar­da eriyebilecek bir şekle sokarak vücuttan atılmasına imkan verir­­. Fototerapi bebeğe herhangi bir şekil­de ciddi bir zarar vermez­. Bebeğin gözleri ışıktan zarar görmeme­si için kapatılır­­. Bazen  yan tesir olarak cilt üzerinde kırmızı döküntüler, bronzlaşma ya da sık ve sulu dışkılamaya neden  ola­bilir­­. Aralıklarla bebeğin kanı alınarak bilirubin dizeyi­nin güvenli sınıra düşüp düşmediği kontrol edilmektedir­­. Işık tedavisi sonlandırıldıktan bir iki gün sonra bilirubin seviyesi genel olarak tekrar bir miktar yükselir­­. Bu süreçte de doktor kontrolü tavsiye edi­lir­­. Bebeğin, sarılık süresince ve tedavi sırasın­da iyi beslenişi çok önemlidir, çünkü bilirubin dışkı ile vücuttan atılır­­.

Kan grubu uyuşmazlığı olup da bilirubin düzeyi çok yükselmiş hastalar­da kan değişimi yapılır­­. Işık tedavisi ve/veya kan değişimin­den  hangisi­nin uygulanacağına bebeğin gebelik haftası, vücut ağırlığı, beraber olan başka hastalıkları, doğum sonrası kaç günlük olduğu ve bilirubin seviyesi göz önünde bulundurularak karar verilir­­.

Sonuç olarak; yenidoğan sarılığı sık olarak görülmesine ve birçok bebekte de kendi kendi­ne geçişine rağmen, bu durum her bebek için geçerli değildir­­. Hangi yenidoğan­da bilirubin düzeyi­nin tehlikeli seviyeye ulaşacağı her zaman tahmin edilemeyeceği için, yenidoğan bebeğin ilk 3-5 gün ­içinde bir doktor tarafın­dan görülüşü çok önemlidir­­. Doğum dan evvel anne ve babanın kan grupları­nın bilinmesi, kan uyuşmazlığı rizikosu olup olmayacağı hususun­da bilgi verir­­. İlk bir iki günde sarılık belirleniyorsa derhal doktora başvurulmalıdır­­. Böylece, tedavi edilmediğinde kalıcı problemlere neden  olabilecek bir hastalığı önlemiş olursunuz­.

Sarılığın Evde Tedavisi (Evde Fototerapi)

Evde fototerapi­nin amacı, sarılık amaçshy;lı yoğun tedavi alma­sı gerekmeyen  bebeklerde, yükselmiş olan bilirubin düzeyi­ni ev ortamında, anne ile bebek arasın­da bulunan bağı koparmadan tedavi etmektir­­. Ev fototerapisi, başka sağlık sorunu olmayan, gestasyon yaşı 35 hafta ve üzerinde olan, serum bilirubin düzeyi 13 mg/dL üzerinde saptanan fakat yoğun fototerapi gereksinimi olmayan ve patolojik sarılığın ekarte edildiği yenidoğanlar­da kullanıla­bilir­­. Evde fototerapi alma kriterlerine sahip olan ve evde fototerapi uygulanmasına karar verilen  bebek için kullanılacak özel fototerapi aygıtı, hastanenin “Evde Sağlık Hizmetleri Birimi (ESHB)” tarafın­dan hastanın evine yerleştirilir­­. ESHB tarafından, aileye, fototerapi aygıtı­nın çalışma­sı hakkın­da bilgi verilir­­. Bebeğin günlük takibi, ciltten  özel aygıtla bilirubin düzeyi ölçümü ve bilirubin düzeyi için kan alınması, ESHB hemşiresi tarafın­dan yapılır­­. El­de edilen  bilgiler ve sonuçlar, yenidoğan uzman doktoruna bildirilir­­. Bebeğin tedavisi­nin sürdürüp sürdürülmeyeceği ve tedavi­nin ne zaman sonlandırılacağı kararını, yenidoğan uzman doktoru verir­­.

Evde fototerapi tedavisi, isteğe bağlı bir uygulamadır­­. Uygulamayı kabul etmeyen  ailelere, bebeklerine fototerapi tedavisi­nin hastaneye yatırılarak verilişi tavsiye edi­lir­­.

Evde fototerapi tedavisi­nin yararları:

- Yoğun fototerapi alma­sı gerekmeyen  bebeklerde bilirubi­nin yükselmesi­nin önlenmesi
- Bebek bakımı­nın ev ortamın­da devam ettirilmesi
- Fototerapi alan bebeğin anne sütü ile beslenmesi­nin kolaylaştırılması
- Anne ve bebek arasın­da bulunan bağın korunışı ve bunun fiziksel ve psikolojik yararları
- Hastane ortamın­da oluşabilecek olumsuz durumların önlenişi

Evde fototerapi­nin riskleri-komplikasyonları:

Evde fototerapi­nin bir­takım riskleri de mevcuttur, fakat bu risklerin bir kısmı­nın fototerapi tedavisi­nin genel riskleri olduğu, hastanede fototerapi uygulama­sı esnasın­da da görülebileceği unutulmamalıdır­­. Fototerapiye rağmen  bilirubin düzeyi­nin yükselmesi, Evde kullanılan özel fototerapi aygıtı­nın uygun şekil­de yerleştirilmemesi, evde bebeğe bakım veren  kişi ya da insanların yanlış uygulamaları, bebekte döküntü ortaya çıkması, bebekte sık ve sulu dışkılama ve sıvı kaybına bağlı bebekte dehidratasyon gelişme­si bunlar­dan birkaçıdır­­.

Hastanemizde yaklaşık 6 aydır, “Evde Sağlık Hizmetleri Birimi” ve “Yenidoğan Ünitesi” işbirliğiyle, evde fototerapi uygulanma kriterlerine sahip bebeklere, başarılı bir şekil­de evde fototerapi uygulama­sı yapılmaktadır­­. Bu şekil­de şu ana kadar yaklaşık 50 bebeğin sarılığı, anne ve başka aile üyeleri ile bağı koparılmadan ve ev ortamın­da tedavi edilmiştir­­.

26 Haziran 2013 Çarşamba

Fizyolojik Sarılık Nedir?


FİZYOLOJİK SARILIK

Fizyolojik sarılık ya da normal sarılık dediğimiz hastalık, doğumdan sonraki ikinci veya üçüncü günde ortaya çıkan, bir hafta sonra kaybolan, gözün beyaz kısmı ve deride hafifçe sarılıkla kendini gösteren durumdur. Zamanında doğmuş bebeklerin çoğunda görülür. Nedeni bebeğin kanındaki görevini tamamlayan alyuvarların yıkılıp yerlerini yeni alyuvarların almasıdır. Parçalanan alyuvarların içinden bilirubin adı verilen bir madde açığa çıkar. Yeni doğanlarda bu maddenin atılması yavaştır. Bu madde artınca sarılığa sebep olur. Bebeğe hiçbir zarar vermez. Yalnız erken doğan bebekler daha çok yakalanabilir ve bu süre 15 güne kadar uzayabilir.

5 Nisan 2013 Cuma

Fototerapi Tedavisi Nedir?


FOTOTERAPİ TEDAVİSİ NEDİR?

FOTOTERAPİ NEDEN YAPILIR?
fototerapi aleti
Fototerapi tedavisi radyoaktif olmayan ultraviyole ışınların tedavi amaçlı olarak vücudun derisine uygulanmasıdır. Fototerapi tedavisi sürekli gelişen tıp teknolojileri ile birlikte kronikleşen deri hastalıkları ve yenidoğan bebeklerdeki sarılık tedavisi için kullanılmaktadır. Kronikleşen deri hastalıklarının ve yenidoğan sarılığının tedavisinde kullanılan bu yöntemde, vücuda herhangi bir zararı olmayan ultraviyole ışınları kullanılmaktadır. Bölgesel tedavilerde yalnızca o bölgeye ışın uygulanırken, tüm vücudu kapsayan fototerapilerde hastalar ultraviyole ışınları üreten floresan lambalarla dolu, solaryum aletine benzeyen bir kabinin içinde (yenidoğan bebekler küvöz içerisinde) belirli sürelerde bekletilir. Bu işlem sırasında gözler özel bantlarla kapatılarak ultraviyole ışınlardan gözler korunur.
fototerapi nedir
Fototerapi ultraviyole ışınları ile derideki bağışıklık sistemi hücrelerine etki etmektedir. Bu ışınlar hücreleri arttırarak ya da değiştirerek onarıcı özellik göstermektedir. Fototerapi birçok kronik deri hastalığında sıklıkla kullanılmaktadır. Dermatolojik bu hastalıklarda fototerapi kullanılırken olumlu sonuçlarla karşılaşılmaktadır. İnsanların bir hayli endişelendiği deri hastalıklarından olan sedef hastalığı (psoriazis), beyaz leke hastalığı (vitiligo), kronikleşmiş egzama, güneş alerjisi ve deri lenfoması gibi durumlarda sıklıkla kullanılan ve oldukça olumlu sonuçlar veren fototerapi bunlar haricindeki deri hastalıklarında da dermatologların önerisi ile kullanılabilmektedir.
fototerapi neden yapılır
Fototerapi tedavileri hastanelerde uygulanmakta; doktorların ve dermatologların yetkisi ile fototerapi hemşirelerinin gözetimi altında yapılmaktadır. Kullanılacağı hastalığa göre çeşitli uzunluktaki seanslarda uygulanabilen bu tedavi, öncesinde genel olarak bazı ilaç takviyeleri de uygulanmaktadır. Cilt hastalıklarında uygulanan her bir fototerapi seansı 15 dakikaya kadar sürebilmekte olup bir yıla kadar sürebilmektedir. Her deri hastalığı olan kişiye uygulanamayan fototerapi mutlaka yetkin doktorların denetiminde yapılmaktadır.

18 Mart 2013 Pazartesi

Yenidoğan Sarılığı ve Fizyolojik Sarılık


SARILIK

Yeni doğanda görülen sarılık ile fizyolojik sarılık birbirine karıştırılmamalıdır. Bebeklerin % 40-50 sinde görülen fizyolojik sarılık normal bir olaydır ve genellikle kendiliğinden geçer. Erken ve cılız doğan bebeklerde fizyolojik sarılık daha yoğun gözlenir. Fizyolojik sarılık doğumdan sonra alyuvarların bir kısmının harap olması sonucu ortaya çıkan sarı renkli bilirubin maddesini yeterince gelişemeyen karaciğer tarafından değiştirilememesi durumunda görülür. Sarılıkta kandaki bilirubin düzeyi yükselir. Yeni doğanda bilirubin düzeyi 5-7 mg/dl olunca sarılık gözlenir. Fizyolojik sarılıkta 12-13 mg/dl kadar çıkar. Kandaki bilirubin düzeyinin 18 mg/dl'yi geçmesi beyin dokularını harap ettiğinden dikkatle takip edilmelidir. Gerektiğinde kan değişimi ya da fototerapi dediğimiz ışın tedavisi yolu ile tedavi edilmelidir. Fizyolojik sarılık zamanında doğan bebeklerde 3-4. günde prematüre bebeklerde ise 4-5. günde görülür.

İlk 24 saat içinde ya da doğar doğmaz görülen sarılık nedeni kan uyuşmazlığı olabilir. Annenin Rh (-), babanın Rh (+) ve yeni doğan bebek Rh (-) ise bebek kan uyuşmazlığı ve sarılık yönünden yakın takibe alınmalıdır. Böyle gebeliklerden sonra anneye anti Rh antikorunun yapılması doğacak diğer bebekleri Rh uyuşmazlığının olumsuzluklarından korur. Yeni doğanda ilk 7 günden sonra görülen sarılık nedenleri çok çeşitlidir. Tam donanımlı sağlık kuruluşlarında nedenleri yönünden bebek incelenmeli ve bu doğrultuda tedavi edilmelidir.

İlgili aramalar: yenidoğan sarılığı ile fizyolojik sarılık arasındaki fark nedir? sarılık nedir? fototerapi nedir? fototerapi sınırı nedir?

25 Temmuz 2012 Çarşamba

Bebeklerde Sarılık Neden Olur?


SARILIK
Yeni doğan bebeklerde hafif bir sarılık görülebilir. Bunda merak edilecek birşey yoktur. Doğumdan birkaç gün sonra geçer.

Bazı bebeklerde doğar doğmaz ortaya çıkan sarılık hemolitik sarılıktır. Doğumdan iki gün sonra ortaya çıkan sarılık ise fizyolojik (normal) sarılıktır. Bir haftalık bebekte görülen sarılığa tıkanma (obstruktif) tipi sarılık denir. Tıkanma, akciğer kanallarında doğumsal yapı bozukluklarına bağlı olarak ortaya çıkar.

Fizyolojik sarılık tüm bebeklerin yarısında, buna karşın hemolitik sarılık daha seyrek, tıkanma ise çok ender görülür.

Sarılığı Karşı Ne yapmalı?

Hemen hemen tüm vakalarda fizyolojik sarılık bebeğe yeteri kadar su vermekle geçer. Buna rağmen bilürübin düzeyi yüksekse bebeği ultra viyole ışınına tutmak gerekebilir. Buna doktorunuz karar verir. Hafif seyreden hemolitik sarılık kendi kendine geçer. Ancak çok ciddi durumlarda kan nakline gerek duyulur. Tıkanma sarılığı ise ameliyat edilmeden düzelmez.

Aramalar: fizyolojik sarılık nedir, hemolitik sarılık nedir, tıkanma sarılığı ne demektir