30 Haziran 2011 Perşembe

Akne (Sivilce) Tedavisi


Sivilcelerden Kurtulmanın Yolları:
sivilce, akne tedavisi , sivilce nasıl geçer
Akne – sivilce tedavisi­nin ilk amacı kist ve nodüllerin ciltte iz bırakmasını önlemektir­. Çünkü izler ortaya çıktıktan sonra cildi pürüzsüz bir hale getirmek büyük sorun yaratmaktadır­. Başka bir amaç ise bazen  10 yıldan çok daha uzun olabilen  akneli olarak geçirdiğiniz zamanı kısaltmaktır­.

Doğru ve hijyenik temizlik:
Cildi çok hırpalamayarak düzenli şekil­de yıkayın. Cildi fazla kurutma­mak için pH değeri deri­nin doğal pH’ına yakın (5.5 civarında) bir temizleyici kullanılmalı. Daha da derinlemesine bir temizlik isteniyorsa, her 3-4 günde bir, gözeneklerde biriken  yağ ve tozu alan kil maskesi uygulana­bilir­.

Beslenmeye dikkat:
"Çikolata ve şarküteri ürünleri sivilce yapar" inanışı çok yaygın fakat çürütülmüş bir iddiadır. Son araştırmalar, beslenmenin akne üzerinde doğrudan etkisi olmadığını gösterse de, üzerinde durulma­sı gereken  önemli bir nokta var: Meyve ve sebze açısın­dan zengin, sağlıklı beslenme cildin en  önemli dostu.

İyi dinlenin:
En iyi güzellik kürü uyku. Stresten  uzak bir ortamda dinlenebilmek çok önemli. Özellikle gecede en  az 7-8 saat uyumak şart. Uykunun hormonal aktiviteyi düzenlediği herkesce biliniyor.

Ellerinizi yüzünüzden  çekin:
Cil­de zarar vermeks i­zin yok edilebilecek siyah noktalar­dan farklı olarak, kan çıbanları asla sıkılmamalı. Aksi halde, iltihaplı enfeksiyon, ardın­da bir yara ve iz bırakıp yayıla­bilir­.

Uzmana görünün:
Kış gelip de akneler belirmeden  önce mutlaka dermatologunuzla görüşün. Çünkü, yaz ayların­da kuruyup hassaslaşan cildiniz, tatil öncesinde uyguladığınız akne tedavisi­ni tekrarlamanızdan zarar görebilir­.

Bitki çayları da işe yarıyor:
Her gün organizmayı temizleme özelliği taşıyan bir bitki çayı içmek cildinize faydalı olacaktır­. Özellikle ıhlamur ve rezene içeren  çayların çok yararını görürsünüz.

Duygusal çalkalanmalar ya da Stress de akneye yol açar. Stressten  mümkün mertebe uzak kalın.

Ancak bu tür hadiseleri bilmek ve önlemek mümkün olmadığından, duygularınızı dışarı dökün. Arkadaşlarınız, aileniz ya da benzei bir kişi ile paylaşın. Bu stresinizi azaltmaya yardımcı olacaktır­.

Kozmetikler:
Eğer bir nemlendirici veya fondöten  kullanıyorsanız bu ürünün yağsız su bazlı olduğun­dan emin olun. Üzerinde not-komedojenik (siyah nokta oluşturmaz) veya non-acnegenic ibaresi bulunan ürünleri kullanın. Her gece makyaj malzemenizi su ve sabunla temizleyiniz. Benzoil peroksit, salisilik asit ve kükürt içeren  losyonlar güvenle kullanıla­bilir­. Pudra içermeyen  yağsız ürünler kapatıcı olarak kullanıla­bilir­. Saç spreyi veya jelleri­ni uygularken  yüz bölgesi korunmalıdır­.

Konuyla ilgili aramalar: sivilce nasıl geçer , sivilceden kurtulmanın yolları , akne tedavisi

Ağrılı Adet Görme (Dismenore)


AĞRILI ADET GÖRME (DİSMENORE) NEDİR? NEDENLERİ NELERDİR?

ağrılı, sancılı adet görme


Dismenore Nedir?
Adet kanama­sı esnasın­da ya da hemen  öncesinde kasıklar­da meydana gelen rahatsızlık ve kramp tarzın­da ağrılara dismenore ya da menstrüel kramp adı verilir­. Dismenore primer (1.cil) ve sekonder (2.cil) olmak üzere iki şekil­de incelenir­.

Primer (birincil) dismenore:

Sıklıkla adet kanaması­nın başlangıcın­dan sonraki ilk 1-2 sene içinde ortaya çıkar ve kırklı yaşlara kadar sürebilir­. Bazen  kadınlar­da ilk doğumdan sonra ağrılar hafifleyebilir­. Ağrı­nın nedeni rahimde ağrıya ve kasılmaya yol açan prostaglandin maddesi­nin yapımı­nın artmasıdır­.

Ağrı genel olarak adet kanama­sı başlamadan 1-2 gün önce ortaya çıkar, adetin birinci gününde belirginleşir ve genel olarak 2.günde sakinleşir­. Ağrı karnın alt kısmın­da aralıklı gelen  kramp şeklindedir­. Ağrı bir bölgede toplanabileceği gibi sırta, bele, kasıklara ve vulvaya (idrar yapılan açıklık ve vajinal açıklık) da yayıla­bilir­. Ağrıya bazen  terleme, yorgunluk, iştahsızlık, bulantı, kusma, ishal, baş dönmesi, baş ağrısı, baygınlık, kabızlık gibi belirtiler eşlik edebilir­.

Neden  sancılı adet görülür?
Sancılı adet görme aslın­da normal adet görme mekanizması­nın önemli bir parçası olan uterus (rahim) kasılmaları­nın kadın tarafın­dan ağrı şeklinde hissedilmesidir­. Bu uterus kasılmaları­nın amacı uterus iç tabakasını atılarak yenilenme­si sırasın­da oluşan kanama miktarını en  az seviyede tutmaktır­. Kasılmalar esnasın­da uterusta bölgesel olarak prostaglandin adı verilen  bazı maddeler salgılanır­. Ağrıya yol açan bu prostaglandinlerin ya aşırı miktar­da salgılanma­sı ya da kadınlar­da prostaglandinlere ağrı şeklinde aşırı duyarlılık oluştuğu kabul edilmektedir­. Prostaglandin salgısı yumurtlama sonrasın­da oluşan bir olay olduğun­dan tipik olarak adet görmeden  kısa süre önce başlayan adet bittikten  sonra tümüyle kaybolan adet sancısı yumurtlama olduğuna dair belirtilerden  biridir­.

Sancılı adet görmenin ender görülen  nedenleri arasın­da serviks (rahim ağzı) girişi, kürtaj, enfeksiyon gibi nedenlere bağlı bir şekilde daralmış olma­sı ve buna bağlı bir şekilde adet kanı­nın "zorlukla atılması" ve spiral kullanımı yer alır­.

Ne gibi belirtiler verir?
Dismenore karnın alt bölgelerinde kramp benzeri ağrılar ve rahatsızlıklardır­. Bu eşlik eden  diğer belirtiler; Sırt ağrısı, baş ağrısı, bulantı, bacakların iç yüzünde hassasiyet ola­bilir­. Dismenore ile beraber adet öncesi gerginlik sendromu (PMS) de görüle­bilir fakat bu şart değildir­. PMS genel­de adet başlangıcın­dan birkaç gün önce görülür. Dismenoreli kadınların yaklaşık %10-15'inde şikayetler normal günlük aktiviteleri­ni kısıtlayacak kadar şiddetlidir­.

Eğer ağrılar;
Normal zamanın­da gelen  bir adet kanamasına eşlik etmiyorsa
Her zaman olduğun­dan çok daha şiddetli ise
2-3 günden  daha uzun sürüyorsa
Her zaman olan­dan daha farklı ise
mutlaka bir hekim kontrolünden  geçilme­si gerekir­.

Sekonder (ikincil) dismenore:
Seconder (ikincil) dismenorede (ağrılı adet görme) al t­ta yatan bir patolojik (hastalık yapan) durum mevcuttur. Bir kaç örnek verecek olursak doğuştan olan kızlık zarı­nın kapalı olması, bazı vajinal (hazneye ait) veya rahime ait anormallikler veya daha sonradan meydana gelen bazı hastakıklar gibi… Doğuştan olan sorunlar daha ender olduğundan, genelde daha genç yaşlar­da ortaya çıkar.

Sekonder dismenore nedenleri nelerdir?

1-Endometriozis
2-Yumurtalık kistleri veya tümörleri
3-Pelvik inflamatuar hastalık (PID)
4-Myomlar
5-Uterus polipleri
6-Rahim içi yapışıklıklar
7-Rahim içi araçlar
8-Rahim boynu darlıkları
9-Rahim tümörleri
10-İmperfore hymen  (kızlık zarı­nın adet görmeyecek şekil­de tam kapalı olması)
11-Çift uterus veya uterusda septun bulunma­sı
12-Enfeksiyonlar

Ne zaman jinekolojik muayene gerekir?
Adet sancıları ağrı kesicilerle kontrol altına alınabiliyorsa ve başka bir jinekolojik belirti yoksa jinekolojik muayene gerekli değildir­. Ancak adet sancıları çok şiddetli olup genel iyilik hali­ni etkilemeye başlamışsa ve/veya iş kaybına neden  oluyorsa mutlaka jinekolojik muayene yapılmalı etkili bir tedavi uygulanmalıdır­.

Jinekolojik değerlendirmenin çok önemli bir amacı vardır­. Endometriozis (rahim iç tabakası­nın normal dışı bölgelerde bulunması), kronik enfeksiyon, yapışıklıklar, yumurtalık kistleri, uterus myomları ve diğer bazı jinekolojik hastalıklar kendilerine özgü belirtiler dışın­da aynen  adet sancısı gibi belirtiler de vere­bilirler. Yapılan jinekolojik muayene bu durumların varlığını ortaya çıkarır ve böyle durumlar­da tedavi tamamen  farklı olur.

Nasıl tanı konulur?
Tanıda öncelikle hastanın hikayesi önem kazanır­. cevaplanma­sı gereken  bir takım sorular vardır­. Bunlar:
Ağrı­nın ne zaman olduğu
Ağrıyı geçirmek için ne yapıldığı
Eşlik eden  başka bir şikayetin olup olmadığı
Doğum kontrol hapları­nın ağrıyı azaltıp azaltmadığı
Gün geçtikçe ağrı­nın şiddetlenip şiddetlenmediği ve
Ağrılar nedeniyle aktivitenin bozulup bozulmadığıdır­.

Ağrıların primer ya da al t­ta yatan başka bir patolojiye bağlı olup olmadığını anla­mak maksadıyla ayrıntılı bir muayene yapılmalıdır­. Herhangi bir enfeksiyon ya da kist gibi bir patolojiyi ayırt etmek için kan ve idrar tetkikleri ile ultrason inceleme­si çoğu zaman gerekli olmaktadır­.

Primer dismenore tedavisi nasıl yapılır?
Dismenorenin (ağrılı adet görmenin) oluşmasını önlemek mümkün değildir­. Ağrı doktorun size tavsiye edeceği ilaçları kullanarak hafifletile­bilir­. Yine;

Orta dereceli bölgesel sıcak uygulama iyi gele­bilir­. Bunun için sıcak banyo ya da ayaklara sıcak uygulama (sıcak bir havlu, termofor) önerilir­. Burada dikkat edilme­si gereken  nokta sıcak uygulama direkt karına yapılmamalıdır; çünkü karın içerisinde herhangi bir iltihabı reaksiyon varsa bu karın zarına yayıla­bilir ve oldukça tehlikelidir­.

Her zaman iyi beslenme ve bunun adet kanama­sı sırasındada sürdürülme­si ağrıyı azaltama da etkilidir­. Eğer kişide adet kanamasın­ dan evvel baş ağrısı, karın­da şişlik,...vb sorunlar oluyorsa adetten  1 hafta önce tuz kısıtlanmasına gidile­bilir­. Yine doğal idrar yaptırıcı olan maydanoz, ıhlamur, kuşkonmaz gibi besinlerin bu dönemde alınma­sı ödemi(vücu t­ta su toplaması)ve ödemin neden  olacağı rahatsızlığı giderir­.

Yine diyette B vitami­ni ve Mg (magnezyum)'dan zengin besinlerin alınma­sı bu dönemde oluşan rahatsızlıkları ve ağrıyı gidermede yardım eder.

B Vitamininden  zengin yiyecekler:
Et, balık, karaciğer, kurubaklagiller, yeşil yapraklı sebzeler, diğer sebzeler... Mg(magnezyum)'dan Zengin Yiyecekler:

Yağlı tohumlar(fındık, fıstık, susam...vb.), koyu yeşil yapraklı sebzeler, öğütülmemiş tahıllar(kepekli ekmek)

Ağrıyı gidermede kullanılan bir diğer yöntem düzenli egzersizdir­. Kas tonüsünü güçlendirici egzersizler ve nefes egzersizleri dismeonoreyi kontrol eder. Menstrual sorunlari önlemek ve kas tonusunu artırmak için yüzme önerilen  bir egzersizdir­. Bunun yanın­da bireyin ev ortamın­da yapacağı hafif egzersizlerde ağrıyı azaltmada yardımcıdır­.

Masajda ağrıyı azaltmada etkili bir yöntemdir­. Ağrıyan bölgenin altına yoğurma tarzın­da ritmik masaj uygulanırsa ağrı­nın algılanma­sı azaltıla­bilir­.

Düzenli uyku,gerginliği azaltacağın­dan ağrıyı kontrol etmede kullanılır­.

Kişi­nin kadın olmaya ve adet görmeye ilişkin pozitif tavır takınmasın­da ağrıyı oluşturabilecek psikolojik etkenleri giderir­.

Psikolojik etkenler primer (1.cil) dismenorenin nedenlerinden  biri olarak kabul edilir­. Bu yüzden  cinsiyete ilişkin olumlu duyguların sergilenme­si ağrı­nın azaltılma­sı için önemlidir­.

Sekonder dismenore tedavisi nasıldır?
Nedene yol açan hastalıklar gerekli tıbbi ve cerrahi tedavi ile düzeltilir ve tedavi sonun­da ağrı azalır veya kaybolur.

Nasıl önlem alınmalıdır?
Dismenore alınacak bazı basit önlemler ile bir miktar engellenebilir­. Örneğin adet kanama­sı öncesinde ve esnasın­da kahve, çay, kola, çikolata gibi kafein içeren  gıdalar­dan uzak durulması, karın bölgesine masaj yapılması, uzun süre ayakta durmaktan ya da yürüyüş yapmaktan kaçınılma­sı şikayetler üzerinde olumlu etki yaratır­. Aşırı yorgun, sinirli kişilerde adet sancısı daha fazla görülür. Bu nedenle kanama esnasın­da dinlenmek epey önemlidir­. Yine kabızlığı olanlar bu sancıları daha şiddetli yaşarlar. Lifli gıdaların bol tüketilme­si kabızlığı önler. Bol miktar­da su içilmesi, sigaradan uzak durulması, aşırı miktar­da alkol tüketilmeme­si gibi basit ve kısa süreli önlemler ile sancılı adet kanamaları biraz daha rahat geçirile­bilir­.

Konuyla ilgili aramalar: ağrılı adet görme , adet sancısı , adet sancılarım fazla oluyor , adet olurken çok ağrıyor

Adet Düzensizliği Hakkında Bilgiler


ADET DÜZENSİZLİĞİ VE NEDENLERİ HAKKINDA BİLGİLER:

adet düzensizliği

Pratik olma­sı açısın­dan adet düzensizliği­ni kadın hayatı­nın farklı evrelerinde incelemekte fayda vardır­. Bu amaçla kadın hayatını çocukluk, ergenlik, doğurganlık, premenopoz (menopoz öncesi) ve menopoz olarak ayırmakta ve düzensiz kanamaları bu şekil­de incelemekte fayda vardır:

Çocukluk çağı:
Çocukluk çağı doğumdan ilk adet görülene kadar geçen  zamandır­. İlk adet kanama­sı ortalama olarak 12 yaşın­da görülür. İlk adetin 9 yaşın­ dan evvel görülme­si halinde hormonal bir bozukluk sözkonusu olabileceği gibi, 16 yaşına kadar gerçekleşmeme­si halinde hormonal bir bozukluk dışın­da yapısal bazı kusurlar da (kızlık zarı­nın tam kapalı olma­sı ve kanın akmasına i­zin vermemesi, genital organların olmama­sı gibi) sözkonusu olabileceğinden  mutlaka jinekolojik muayene gerekir­.

Ergenlik süreci:
İlk adetin görülmesiyle beraber genç kadınlığa ilk adım atılır­. Ancak hormonal sistemin olgunlaşma­sı iki sene gibi bir sürede tamamlandığın­dan siklusların bir kısmı ovulasyon (yumurtlama) olmadan gerçekleşir­. Bu yüzden  ergenlik sürecinde adet gecikmelerine ve/veya adetlerin normalden  uzun sürmesine sık rastlanır­. Bu dönemdeki bir genç k ı­zın 6 ay boyunca adet görmeme­si ve/veya gördüğü kanamaların normalden  fazla olduğunun düşünülme­si halinde jinekolojik muayene gerekir­.

Doğurganlık süreci:
Ergenlik süreci­nin belli bir aşamasın­dan itibaren  adetler düzenli hale gelir ve siklusların tümünde ovulasyon (yumurtlama) olur. Bu dönem kadı­nın gebe kalabileceği dönemdir ve menopoza kadar devam eder.

Bu dönemde en  sık görülen  adet düzensizlikleri gecikmeler, ara kanamalar, adetin fazla olma­sı ve uzun sürme­si ya da az olma­sı ve kısa sürme­si şeklinde olur.

Gecikmeler: Doğurganlık sürecinde de adet gecikmelerine sık rastlanır­. Aktif cinsel yaşamı olan ve etkin bir korunma yöntemi kullanmayan kadın­da görülen  adet gecikmeleri­nin en  muhtemel nedeni gebeliktir­. İkinci muhtemel neden  de herhangi bir şekil­de o siklusta ovulasyon (yumurtlama) olmama­sı ve bu sebepten  dolayı "dökülmenin" gecikmesidir­. Düzenli adet gören  bir kadın­da beklenmedik bir şekil­de meydana gelen gecikmenin nedeni ise stres, mevsimsel değişiklikler, mekan değişiklikleri ola­bilir­. Bir kadın­da senede bir defa adet gecikme­si olma­sı ileri inceleme gerektiren  bir durum değildir­. Ancak adet gecikme­si senede bir kereden  çok oluyorsa ve/veya gecikmelerden  biri 6 aydan daha uzun sürüyorsa hormonal tetkik yapılma­sı gerekir­.

Adet gecikmesi­nin diğer önemli nedenleri arasın­da aylık ya da üç aylık korunma iğneleri ya da kola uygulanan hormon çubukları­nın içinde bulunan hormonların yanetkileri sayıla­bilir­.

Ara kanamalar: Doğurganlık sürecinde sık görülen  diğer bir adet düzensizliğidir­. En muhtemel neden  serviksteki enfeksiyonlardır­. Diğer muhtemel nedenler miyomlar (uterusta bulunan selim tabiatlı urlar) ve serviks polipleridir (polipler de selim tabiatlı oluşumlardır). Spiral kullanımı, doğum kontrol hapı kullanımı, aylık, üçaylık iğneler ve kola uygulanan çubuklar da lekelenme tarzın­da ara kanamalara neden  ola­bilirler.

Adetin fazla olması: En muhtemel neden  yumurtlama olmadan gerçekleşen  siklustur. Diğer nedenler spiral kullanımı, aylık, üçaylık iğneler ve kola uygulanan çubuklardır­. Farkın­da olunmayan gebeliğin düşükle sonuçlanma­sı da yanlışlıkla adet kanama­sı sanıla­bilir­.

Adetin az olması: Adet sürecinde görülen  kanama miktarı yaşla beraber azalma eğilimi gösterir­. Doğum kontrol hapı kullanımı da adet kanamasını önemli ölçülerde azaltır­. Sorunlu seyreden  kürtajlar sonrası endometriumda (rahim iç tabakasında) meydana gelen yapışıklıklar da az adet görülmesine ileri derecede yapışıklıklar­da hiç adet görememeye neden  ola­bilir­. Şüpheli durumlar­da "Üstüne görme" yani gebelikte meydana gelen kanamayı adet kanama­sı sanma yönünden  gerekli incelemeler de mutlaka yapılmalıdır­.

Sık adet görme: En muhtemel neden  hormonal dengesizliktir­. Arakanamalar genelde adet kanama­sı ile karıştıkların­dan ara kanamaların muhtemel nedenleri burada da sözkonusu ola­bilir­.

Tüm bunlara ilaveten her türlü normalden  fazla kanama halinde vücudun kanamayı durdurma ve kanı pıhtılaştır­ma mekanizmalarındaki muhtemel bir bozukluk mutlaka akla gelmelidir­. Bu özellikle ergenlik sürecinde olan ve tüm kanamaları bir "faciaya" dönüşen  kızlar­da muhtemel neden  ola­bilir ve araştırılmalıdır­.

Adet düzensizliklerinde ne gibi incelemeler yapılır?

Normalden  sapma olan her kanama mutlaka doktor muayenesi gerektiren  bir haldir­. Doktor incelemesinde yapılacak olan işlemler komple jinekolojik muayene, ultrason, papsmear ve doğurganlık çağın­da olanlar­da gebelik testi şeklinde olacaktır­. Bu incelemeler normaldışı kanamaların yaklaşık %80'i­nin aydınlatılma­sı için yeterli olur. Ek olarak bazı özel durumlar­da hormonal tetkikler (özellikle sürekli gecikme­si olanlar, gecikme­si 6 aydan daha uzun sürenler, beraberinde tüylenme, şişmanlama, gebe kalamama şikayeti olanlar gibi), biyopsi işlemleri (ara kanama­sı olmakla beraber kanser ya da kanser öncesi lezyon şüphesi olanlar, 35 yaşın üstündeki tüm normaldışı kanamalar, menopozda kanama) de adet düzensizliği olan kadınlar­da uygulanan ileri tetkiklerdir­.

Adet Düzensizliği nasıl tedavi edilir?
Tanı koyma esnasın­da yapılan incelemeler şu sorulara cevap ararlar: gebelik varmıdır?; tedavi edilme­si gereken  hormonal dengesizlik varmıdır?; cerrahi yolla uzaklaştırılma­sı gereken  kanser öncüsü lezyon ya da kanser varmıdır? Bu üç durum da saptanmamışsa bu durumda en  muhtemel neden  enfeksiyondur ve antibiyotik tedavisi verilir­. Tedaviye rağmen  devam eden  kanamalar­da incelemelerin tekrar edilme­si gerekebilir­.

Jinekolojik muayene ve ultrason­da saptanan bulgulara ilaveten idrar veya kan­da yapılan gebelik testleriyle gebelik tanısı kesinleştirilir­. Gebelik olduğun­da da genelde düşük tehdidi, düşük ya da dış gebelik sözkonusudur ve bu durumlar usulüne uygun olarak tedavi edilir­.

Hormonal dengesizlik çoğu kez yumurtlama olmama­sı şeklindedir­. Bu durumun tedavi edilme­si önemlidir zira endometrium tabakası­nın progesteron salgısı olmaks ı­zın kalınlaşma­sı dokuda kanser öncüsü lezyon (oluşum) ve daha ileri durumlar­da kanser gelişimine neden  ola­bilir­. Tedavi için çocuk isteği olanlara yumurtlamanın tekrar sağlanması, çocuk isteği olmayanlara ise eksik olan progesteron hormonunun takviye edilme­si için tedavi verilir­.

Servikste polip ( rahim ağzı selim tabiatlı oluşum ), endometriumda polip ( rahim iç tabakası selim tabiatlı oluşum ) ya da diğer kanamaya yolaçacak kitleler (miyom gibi) varsa kanamayı kontrol altına almak için genelde cerrahi müdahale gerekir­. Bu müdahale polip hallerinde basit olarak polipin çıkarılma­sı şeklinde olabileceği gibi büyük miyomlar­da (rahimde bulunan selim tabiatlı urlar ) uterusun çıkarılma­sı şeklinde de ola­bilir­.

Kanser öncüsü lezyon ya da kanser saptandığın­da ise odak kesinlikle saptandıktan sonra usulüne uygun tedavi yapılır.

Konuyla ilgili aramalar: aşırı adet kanaması , az adet oluyorum , adet olurken fazla kan geliyor , adetim düzensiz oluyor , aybaşı düzensizliği

27 Haziran 2011 Pazartesi

Gebelikte Vücut Renginde Değişiklik


Gebelikte Vücut Rengindeki Değişiklikler:

Gebelik hormonları göğüs uçların ı­zın çevresindeki kahverengi halkayı koyulaştırdıkları gibi beyaz çizgi (linea alba) denilen  ve muhtemelen  şu ana kadar fark etmediğiniz göbek deliğinden  aşağıya doğru uzanan çizgi­nin koyulaşmasın­dan da sorumludurlar. Gebelik süresince beyaz çizgiye siyah çizgi (linea nigra) denir­.

Bazı kadınlarda, öncelikle de esmer olanlar­da yanaklar, burun ve alın­da maskeyi andırır tarzda renk değişiklikleri ola­bilir­. Yama tarzındaki bu renk değişiklikleri beyaz tenlilerde koyu alanlar, esmer tenlilerde beyaz alanlar şeklindedir­. Kloazma denen  gebelikteki bu renk değişiklikleri doğumdan sonra yavaş yavaş kaybolur. Bu renk değişiklikleri­nin rengi­ni kimyasal maddelerle aşmaya çalışmak hiç bir işe yaramaz ve hiç iyi bir düşünce değildir­. Bunun yerine fondötenle kamufle edebilirsiniz. Güneş bu renk değişiklikleri­ni şiddetlendirir­. Bu nedenle dışarıya çıkarken  güneşten  korunmak için, 15 veya daha fazla koruma etmenli kremler kullanın veya yüzünüzü tamamen  gölgede bırakacak kremler kullanın. Bu renk değişiklikleri ile folik asit eksikliği arasın­da ilgi olabileceği düşünüldüğünden  kullandığınız vitamin hapları­nın folik asit de içerdiğinden  emin olun ve yeşil yapraklı sebzeler, portakal ve kepekli ekmek yiyin.

Birbiri ile sürtünen  bölgelerde, örneğin bacak araların­da hiperpigmentasyon olarak adlandırılan, cilt rengi­nin koyulaşma­sı oluşa­bilir, bunlar da diğer renk değişimleri gibi doğumdan sonra kaybolur.

Konuyla ilgili aramalar: gebelikte ten rengindeki değişiklikler

24 Haziran 2011 Cuma

Gebelikte Baş Dönmesi, Hamilelikte Bayılma


GEBELİKTE BAŞ DÖNMESİ VE BAYGINLIK:

Gebelikte baş dönmeleri­ni sık olmakla beraber bayılma seyrektir­. Gebe bir kadın­da sersemlik hissi veya baş dönmesi­nin bilinen  veya kuşkulanılan pek çok nedeni vardır­.

Birinci üç aylık dönemde hızla genişleyen  dolaşım sistemini, varolan kan hacmi­nin yeterli derecede doldurmama­sı baş dönmesi­nin nedeni ola­bilirken, ikinci üçayda genişleyen  rahmin anne adayı­nın kan damarları üzerine basınç yapma­sı baş dönmesi­nin nedeni ola­bilirken  , ikinci üç ayda genişleyen  rahmi­nin anne adayı­nın kan damarlı üzerine basınç yapma­sı baş dönmesi­nin nedeni ola­bilir­. Baş dönme­si yatar veya oturur durumdan her kalkışınızda ola­bilir­. Buna durumsal kan basıncı düşüklüğü (postural hipotansiyon) denir­. Kan basıncı­nın hızla düşmesiyle beraber birdenbire beyne daha az kan gitme­si buna neden  olur. Çözümü basittir : Her zaman yavaş yavaş ayağa kalkın. Telefona yanıt vermek için hızla fırla­mak boylu boyunca yere uzanmak demektir, unutmayın!

Kan şekeriniz düşünce de baş dönme­si hissedebilirsiniz. Bunun nedeni genel olarak uzun süre aç kalmaktır ve bu durumda her yemekte kan şeker düzeyinizi korumaya yardım edecek proteinler alarak veya sık ve azar azar yemek yiyerek, öğünler arasın­da alıştırarak kendinizi koruya­bilirsiniz. Gerektiğinde kan şeker düzeyinizi hızla yükseltebilmek için bir kutu meyve suyu, bir iki meyve veya yulaflı kraker taşıyın.

Çok sıcak alışveriş merkezlerinde, ofiste veya otobüste de çok fazla giyinmişseniz baş dönmeniz ola­bilir­. Böyle bir durumda yapılacak en  iyi şey dışarı çıkarak veya pencereyi açarak biraz temiz hava almaktır­. Üzerimizdekilerin bir kısmını çıkarmak ve boyun ve göğüs bölgesi olmak üzere kıyafetlerinizi gevşetmek de size yararlı olur.

Eğer sersemlik hissediyorsanız ve/veya biraz sonra bayılacağınızı düşünüyorsanız, beyninize giden  kan dolaşımını arttırmaya çalışın. Bunun için eğer mümkünse yere uzanın ve bacaklarınızı havaya kaldırın. Bu sırada başınız yerde olmalıdır­. Eğer yere uzanmak mümkün değilse, baş dönmeniz geçene kadar, başınızı dizlerin i­zin arasına alarak oturun. Her ikisi­ni yapmak içinde uygun yer yoksa, bir dizinizi yere koyun ve ayakkabı bağlarını bağlıyormuş gibi yapın. Gerçekte bayılma oldukça ender görülür. Fakat eğer bayılırsanız , üzülmeye veya endişelenmeye gerek yoktur. Çünkü bu durumda her ne kadar beyninize giden  kan akımı azalsa da, bu bebeğinizi etkilemeyecektir­.

Bir dahaki hekim kontrolünüzde doktorunuza baş dönmenizi ve baygınlık hissinizi anlatın. Gerçek bayılmayı hemen  bildirin. Sık sık bayılma şiddetli bir kansızlığın veya başka bir hastalığın belirtisi ola­bilir, bu sebepten  dolayı araştırılmalıdır­.

Konuyla ilgili aramalar: hamilelikte baş dönmesi , hamilelikte bayılma , gebelikte baygınlık

Hamilelikte Bel Ağrısı, Gebelikte Bel Ağrısı


HAMİLELİKTE BEL AĞRISI VE YAPILMASI GEREKENLER:

hamilelikte bel ağrıları

Gebeliklerin ağrı ve sızıları sizi mutsuz etmek için değildir­. Bunlar vücudunuzun doğuma hazırlanması­nın yan tesirleridir­. Bel ve sirt ağrıları da böyledir­. Genellikle hareketsiz olan kasık bölgesi eklemleri, doğumda bebeğin geçişi­ni kolaylaştırmak amaçlı gebelik süresince, gevşemeye başlar. Bu, karnın ı­zın iyice büyümesiyle beraber vücudunuzun, kas-iskelet sistemi­nin dengesi­ni bozar. Başınızı ve omuzlarınızı geriye atarak dengelemeye çalışırsınız. Gebe olduğunuzu fark etmeyen  kimse kalmasın diye göbeğinizi ileri doğru çıkarmanız sorunu daha da karmaşıklaştırır­. Sonuç, belinizdeki yay şekli­nin daha da belirgin hale gelmesi, sırt kasları­nın gerilme­si ve ağrıdır­.

Ağrıyla uğraşmak yerine onu azalta­bilirsiniz. Her zamanki gibi en  iyi yaklaşım baştan önlem almaktır: gebeliği güçlü karın kasları, iyi bir vücut duruşu ve vücut mekaniği­ni bilerek karşılamaktır­. Gebeliğin yol açtığı sırt arılarını en  aza indirecek olan vücut mekanikleri­ni öğrenmek için henüz çok geç değil.

Kilo artışınızı önerilen  sınırlar içinde tutmaya çalışın. Fazla kilolar, sırtınıza yalnızca ezici bir yük yükler.

Çok yüksek topuklu veya çok düz ayakkabılar giymeyin. Bazı doktorlar ideal bir vücut dengesi için 5 cm.'lik topuk önerirler. Gebelikteki bacak ve sırt sorunlarını azaltmak üzere üretilmiş ayakkabı ve ayakkabı enstrümanları vardır­. Bunları doktorunuza veya ayakkabı mağazanızdaki satıcıya sorun.

Ağır yük (paket, çocuk, çamaşır, kitap vb.) kaldırmanın uygun yöntemi­ni öğrenin. Birdenbire kaldırmayın. Ayaklarınızla omuzlarınız arasındaki uzaklık olabildiğince büyük olacak şekil­de durun. Dizleri bükün, sırtınızı bükmeyin ağırlığı belinizle değil bacak ve kollarınızla kaldırın. Eğer sırt ağrısı s i­zin için sorunsa, taşıdığınız yük miktarını azaltın. Eğer alışverişten  dönerken  ağır bir paketi taşımak zorun­da kalırsanız kucağınızda ağır bir yük taşımak yerine bu paketleri iki torbaya bölün ve her iki elinizde birer torba taşıyın.

Çok uzun süre ayakta durmamaya çalışın. Eğer çok uzun süre ayakta durmak zorundaysanız, bir ayağınızı sırtın alt bölgesi­nin gerilmesi­ni önlemek için, ufak bir taburenin üstüne koyarak dizinizi bükün. Yemek pişirirken  veya bulaşık yıkarken  olduğu gibi, sert yüzeyli bir zeminde ayakta dururken, ayağın ı­zın altına ufak bir tabure koyun. Sırt ağrısını önleyici pozisyon alın.

Nazikçe oturun. Oturmak, omurgaya başka bir faaliyetten  çok daha fazla basınç uygulanmasına neden  olur, öyleyse doğru yapmak için özen  göstermeye değer. Mümkünse, içerisine çökmeyen  sert bir döşeme­si olan, düzgün arkalığı ve kollarıyla (kollarını kalkmanıza yardımcı olma­sı için kullanın) yeterli destek sağlayan bir sandalyede oturmanızdır­. Arkalıksız bir tabure ya da banka hiç oturmayın. Ne zaman olursa olsun, asla bacak bacak üstüne atmayın. Bacak bacak üstüne atmak yalnızca dolaşım sorununuzu artırmakla kalmaz, kalçan ı­zın sırt ağrılarınızı artıracak şekil­de ileri doğru itilmesine de yol açar. Mümkünse bacaklarınız biraz yüksekte duracak şekil­de oturun. Araba kullanırken  koltuğunuzu öne çekin ki diziniz bükülebilsin.

Çok uzun süre oturmak yanlış oturmak kadar sakıncalıdır­. Arada yürüme veya gerinme molası olmaks ı­zın bir saatten  fazla oturmamaya çalışın, ha t­ta bunu yarım saatle kısıtlamanız daha iyi olur.

Sert bir yatakta uyuyun, yumuşak bir yatağınız varsa, altına tahta koyun. Rahat bir yatış biçimi uyandığınızda hissedeceğiniz ağrıyı azaltır­. Sabahları yataktan zıplayarak kalkmak yerine, önce bacaklarınızı yatağın kenarın­dan sarkıtarak oturun. Sonra kalkın.

Hekiminize gebelik korsesi­nin size yardımcı olup olamayacağını sorun.

Tabakları rafa yerleştirmeye veya bir tabloyu duvara asmaya çalışırken  sırtın ı­zın gerilmesine i­zin vermeyin. Başın ı­zın üstündeki bir yere ulaşmaya çalışmak sırt kaslarınızı gerer.

Kas ağrılarınızı dindirmek için ısıtma pedi (havluyla sarılmış şekilde) kullanın veya ılık duş alın.

Gevşemesi­ni öğrenin. Pek çok sırt sorunu stresle artar. Eğer s i­zin için de böyleyse, ağrı atakları sırasın­da gevşeme alıştırmaları yapın.

Karın kaslarınızı güçlendirecek basit alıştırmalar yapın.

Konuyla ilgili aramalar: gebelikte sırt ağrıları, hamileyim belim ağrıyor