16 Eylül 2012 Pazar

Diş Çürümesi (Kari)


DİŞ ÇÜRÜMESİ(KARİ)
Diş çürümesi, sağlık açısından sürekli bir tehdittir. Bunun özellikle tehlikeli aşamaları vardır. Örneğin hamilelikte kalsiyum ve fosfor gereksinimin arttığı dönemde diş çürümesi daha sıklaşır. Stres, menopoz (adetten kesilme) de diş çürümesi nedenleri arasındadır. Hemen hepsinde ağız sağlığının ihmal edilmesi ve yanlış beslenme (kalsiyum, fosfor ve flor noksanlığı) söz konusudur.

Diş çürümesi hep aynı taktik ile ilerler. Dişin üzerindeki kefeki veya taş denen birikimlerin arasında bakteriler vardır. Şeker ve süt asidini özümlendiren bakteriler dişin sert minesindeki çok ince çatlakları aşıp içine girerler. Diş kovuğu ve kökünde iltihaplara yol açarlar. Eğer tedavi edilmezlerse, kan zehirlenmesine dek varabilen tehlikeli hastalıklara yol açarlar.

Diş çürümesinin oluşum ve yayılma hızı diş minesinin her bünyeyle değişmesiyle ilintilidir. Süt dişleri, daha sert olan ikinci dişlerden daha çok tehlikededir. Süt dişlerindeki çürükler, bağışıklık sistemini de zayıf düşürebilir, iltihaplara yol açar, sonradan büyüyen ikinci dişleri tehlikeye sokar. Bu nedenle mutlaka tedavi edilmeleri şarttır. Diş yetişkinlik sırasında çürürse, yerine yenisi çıkmaz.

Ancak çürükler önlenebilir. Yemeklerden sonra dişleri fırçalamak, muntazam diş doktoruna kontrola gitmek en önemli önlemlerdir. Belirtildiğine göre, insanın kendi tükrüğü de dişi koruyan etkenler arasındadır. Tükürüğün bol olduğu alt dişler üst dişlerden daha az çürümekte, ileri yaşlarda ağız kuruduğunda diş çürümeleri artmaktadır.

Kalori


Kalori nedir?
Fransızca "calor", sıcaklık, ısı anlamı taşır. Kalori bundan türetilen bir sözcüktür. Yasal olarak kabul edilmemekle birlikte CAL simgesi de enerji birimi olarak kullanılır. Enerji alınması ile enerji tüketimi arasında bir denge olması şarttır. Eğer enerji üretimi ile tüketimi eşitse, vücut ağırlığı aynı düzeyde kalır. Tükettiğinden fazla kalori alanlar ise, ister istemez kilo alırlar. Yaktığından daha az yemek yiyenler ise zayıflar, çünkü tükettiği enerji açığını vücuttaki yağ stoklarından karşılar.

Günde ne kadar kalori yakarız?
Yaklaşık kalori tüketimi, oturan ve bedensel hareketleri çok hafif olanlarda 2000 ile 2500, orta ağırlıkta işlerde ise, günde 2800 kaloridir.

Ağır işçiler, yüksek performanslı spor yapanlar, günde 3300 ile 5000 kalori yakarlar. Bu yüksek değerler sadece erkekler için geçerlidir.

Saatte ne kadar kalori yakıyoruz?
Araba kullanırken yaklaşık 60 kalori; yürüyüş, botta kürek çekmek, bahçeyle uğraşmak, 180 kalori; bisiklete binmek, 210 kalori; sandalda kürek çekmek, 240 kalori; buz pateni, masa tenisi, 300 kalori; kurbağalama yüzme, 420 kalori; tenis ve jimnastik, 450 kalori; kayak yapmak, 480 kalori; kayakla kros: 600 kalori; futbol, 750 kalori gerekir.

Yaşlılıkta İkinci Bahar


İkinci bahar:
Yaşlı olduğu halde, hala gençler gibi tatlı serüvenler arayanlara ikinci baharını yaşıyor derler.

Almanya'da buna "Johannistrieb" denir. Çünkü Katolik kilisesi 24 Haziran'da bu azizin isim günü törenini yapmaktadır. Bu mevsimde meşe ve kayın ağaçları ikinci sürgüsünü verir. Bu taze yeşillikler Johannes'in ismiyle anılır.

Halk dilinde ise, durum tamamen farklıdır. Yaşlı erkek veya kadınların ikinci baharını yaşar gibi yeniden yeşermesine bu isim verilir. Yaşlılar eğer fırsat verilirse, uzun süre cinsel etkinliklerini sürdürmek isterler. Ancak sorun buna fırsat verilmemesidir.

Yaşlılıkta cinsellik birçok toplumda insana utanç, sıkıntı verici bir olay gibi görülür ve suskunlukla geçiştirilmek istenir. Ancak, bu gibi yaşlı kişilerde, jerontologları (yaşlılık uzmanı) ve psikologları uğraştıran bir durum vardır. Kadınlar adetten kesildikten sonra menopoz döneminde, ilişkiden öncekinden daha çok zevk almaya başlarlar. Erkekler de ileri yaşlarda genelde aynı duyguları paylaşır. Ne var ki, yılların verdiği alışkanlık nedeniyle eski eşlerine cinsel ilgi duymayabilirler. Genellikle yeni eşler ararlar.

Jogging


JOGGİNG (SAĞLIKLI YAŞAM KOŞUSU)
Doktorlar, sağlıklı yaşam koşusu yapanlara önemle şunu tavsiye ediyorlar:

"Koşarken nabız atışlarınızı sayınız. Nabız atışları, dakikada asla 180 eksi yaşınızı geçmemelidir. Yani, yaşınız örneğin 30 ise, sağlıklı yaşam koşusu yaparken nabız atışlarınız 180-30= 150'yi asla aşmamalıdır.

Daha yaşlıca ve uzunca süre sporla ilgisi olmayanlar ise, koşmaya ancak doktor denetiminden geçtikten sonra başlamalıdırlar.

Nabız atışının yükselmesi, fenalık hissetme ya da herhangi bir başka şikayet halinde koşunun hemen bırakması şarttır. Koşunun sağlıklı olması için, nabız atışları en üst sayısının yüzde 75'ini asla aşmamalı, vücut en yüksek düzeyde oksijen alabilmelidir.

İyot


İyot ve iyot eksikliği:
Yunanca (İoeides), menekşe renkli sözcüğünün türevidir. İyot, tiroid bezleri hormonlarının üretiminde kaçınılmaz bir elementtir. Kuzey Denizi'nin dalgaları kıyıları döverken, bir problemin yanıtını da birlikte getiriyordu. Almanya'nın Bavyera bölgesinde guatr hastalığı o kadar yaygındı. Guatr hastası olmak milli kıyafetleri giymek ya da ayakkabı boyamak gibi normal bir olay sayılıyordu. Oysa hastalığa ülkenin kuzeyinde ise, hemen hiç rastlanmıyordu. Bunun nedenini bilim adamları ancak geçen yüzyıl içinde anlayabildiler. Deniz suyu ve kıyı toprakları, Bavyera'nın milyonlarca yıllık topraklarına oranla çok daha yüksek miktarda iyot içermekteydi. İyot, tiroit bezlerinin hormon üretimi için çok aranılan bir maddedir. Eğer besinlerimizde eksikliği hissedilirse, bünye bunun eksikliğini telafi etmek ister. Durmadan daha çok üretir, giderek büyümeye başlar, sonunda guatr dediğimiz rahatsızlık ortaya çıkar.

İyotun önemi:
Yapılan bir istatistik, Alman halkının yüzde 15'inin, guatr hastası olduğunu göstermiştir. Guatr, bazen ilk bakışta farkedilemeyebilir ve boynun iç tarafına doğru büyür. Bavyera'da, balık gibi iyot içeren besinler her mevsimde satıldığı halde, bu eyaletteki guatrlı sayısı, kuzey bölgesindekinden daha fazladır. Guatrın önlenmesi için iyotlu sofralık tuzlara önem veriliyor. İsviçre'de kullanılan tuzların yüzde 93'ü iyotlu iken Almanya'da bu oran, yüzde 20'dir. İyotlu haplar ise, guatr hastalığının önlenmesinde yararlı olmakta, ancak hastalığı tedavi etmemektedir.

15 Eylül 2012 Cumartesi

Kriyoterapi Nasıl Yapılır?


Kriyoterapi nasıl uygulanır?
Soğuk su ve buz eskiden beri uygulanan bir tedavi yöntemidir. Soğuk suyla duş almak, soğuk suda yürümek ve soğuk ayak banyosu gibi yöntemler Avrupa'da eskiden uygulanan tedavi yöntemleriydi. Buz torbası veya buzlu suya batırılmış bir bez, vücuttaki şişmelerin üzerine kompres yapıldığında şişlikleri hafifleterek, kanın şişen yerde toplanmasını önler.

Cilt yanıklarında da bir ilk yardım yöntemidir. Spor hekimleri ilk yardım durumlarında tedavi için yanlarında dondurucu bir ilaç bulundururlar ve sakatlanma durumlarında sakatlanan kısımları hafifçe dondururlar. Kriyoşirürji (dondurarak ameliyat) de zamanımızda kullanılan bir tekniktir. Bu tür cerrahiler -196 dereceye kadar soğutulan sondalar ya da bistüriler ile gerçekleşmektedir. Bu yöntem özellikle göz ameliyatlarında, sinir cerrahisinde ve siğil gibi bazı cilt hastalıklarında önem kazanmıştır.