yaşlılık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yaşlılık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Aralık 2015 Çarşamba

Yaşlılarda Kabızlık


Kabızlık hemen her yaşta meydana gelen bir hastalıktır. Yaşlılarda daha da sık görülebilir. Bunların başlıca nedenleri vardır. Metabolizmanın yavaşlaması, hareketsizlik ve dışkıyı yaparken zorlanmaya bağlı yapamamadır. Yaş ilerledikçe kullanılan bağırsak düzenleyici ilaçların kullanılmasından anlaşılacağı gibi kabızlık yaşlılarda daha sık görülebilir. İnsan vücudu yaşlanmaya başladıkça sindirim sistemi de buna bağlı olarak değişiklikler gösterir, yavaşlar. Bu da zamanla tuvalete çıkamama duygusu oluşturur. Kabızlık sorunu ortaya çıkar. Kabızlığın üç tane öne çıkan sebebini sayabiliriz. Haftada bir ya da en fazla 2 kez tuvalete çıkmak, tuvalete çıkarken zorlanmak ve az dışkılamak.

Yaşlı kişilerde kabızlık iştah azalmasına bağlı olarak da ortaya çıkabilir. Düzenli beslenen kişilerde bile kabızlık olabilirken, yaşlılarda bunun ortaya çıkması kaçınılmazdır. Diğer bir şekli de hastalıklarına bağlı olarak psikolojik çöküntü ile de olabilir. Bol bol posalı yiyecekler yemeli, aç karnına bir bardak ılık suya limon sıkarak içmek yaşlılara iyi gelecektir. Yaşlılıkta kabızlığa neden olan durumlar.

Ağızdaki dişlerin azalması ya da olmaması
Apseler
Çatlaklar
Fistüller
Hemoroid
Bağırsak hastalıkları
Hareketsizlik
Az sıvı almak
Yeterli beslenmeme
Şeker ve benzeri hastalıklar ile bunlar için kullanılan ilaçlar

İlgili aramalar: yaşlılarda kabızlık neden olur, yaşlılarlarda kabızlığın nedenleri, yaşlı insanlarda kabızlık niçin olur

20 Ekim 2012 Cumartesi

Yaşlılık


YAŞLILIK
Niçin bazı ağaçlar 8 bin yıldan fazla yaşarken bazı sineklerin ömrü 1 gündür? Niçin bir insan en çok 120 yıldan fazla yaşayamaz? Jerontolog denen yaşlılık uzmanları bu soruyu tek bir yanıtla cevaplandırmıyorlar. Amerikalı Doku Bilimi Uzmanı Leonard Hayflick, insanın ihtiyarlamasında kalıtım dokularımızın "genlerin" sorumlu olduğunu ve insanın varlığının ilk saniyesinden itibaren bir tür hayat saati bulunduğunu, ömrün sınırlarını bu saatin çizdiğini öne sürüyor.

Aynı uzmanın mesai arkadaşı W. Donner Denckla ise, gerek insanlarda gerekse hayvanlarda daha gençlik yıllarında salgılanan hipofiz hormonunun yaşlılığa neden olduğunu ölümün vadesini de bu hormonun saptadığını öne sürüyor.

Kesin olan, insanın artan yaşı ile birlikte bazı yeteneklerini kaybetmeye başlamasıdır. Yaşlılıkta ölen dokuların yenilenmesi ve onarılması yavaşlamakta, iyi ve kötü dokuların birbirinden ayırt edilmesi giderek güçleşmektedir.

Bunda ergenlik ve menopoz dönemlerindeki hormon dürtüsünün de etkisi bulunmaktadır. Bu olaylar insanın hayatında yeni dönemler oluşturmaktadırlar. Bilinen başka kesin bir gerçek de, bizlerin dedelerimiz, ninelerimiz, annelerimiz, babalarımızdan daha uzun yaşadığımızdır. Geçtiğimiz yüzyılın sonunda Avrupa'da ortalama insan yaşı 50 düzeyindeydi. Bugün ise ortalama insan ömrü sanayileşmiş ülkelerde 78 yıla ulaşmış bulunuyor. Aynı zamanda bir yaşlılık uzmanı olan eski Alman Aile Bakanı Ursula Lehr, gençlik yaşlarının zamanımızda giderek uzadığını belirterek, "Sağlık, dış görünüş ve içimizdeki dinamizm bakımından yüzyılımızın başında 49 yaşındaki bir kadını karşılaştırmak mümkün olsa günümüzde 70 yaşındaki bir kadından daha yaşlı olduğunu görürdük" diyor.

Yaşam saatimiz durmadan ilerliyor. Ancak bu saat birçok yaş gençte geri kalmaktadır. Bir insanın yaşı, yaşanan yıllardan değil, bilakis kişiliğinden ve kişiliğinin bireysel özelliklerinden kaynaklanmaktadır. İyi dostlardan oluşan bir çevre, bir hayat iksiri gibi olumlu etki sağlar. Ayrıca olaylara karşı merak ve ilgi, bedensel ve zihinsel jimnastik ve sağlıklı bir beslenme de bu alanda etkili olmaktadır.

Yaşlılık, cinsellik (cinsel iktidar) ile de bağımlıdır. Tüm yaşamı boyunca cinsel olarak aktif bulunan kişilerin, daha yüksek yaşlarda daha fazla cinsel etkinliğe sahip olduklarını söylüyor. Psikiyatrisi O.J. Thienhaus ise, ileri yaşlara kadar yaşayabilenlerin cinsel açıdan da etkin olduklarını söylüyor.

16 Eylül 2012 Pazar

Yaşlılıkta İkinci Bahar


İkinci bahar:
Yaşlı olduğu halde, hala gençler gibi tatlı serüvenler arayanlara ikinci baharını yaşıyor derler.

Almanya'da buna "Johannistrieb" denir. Çünkü Katolik kilisesi 24 Haziran'da bu azizin isim günü törenini yapmaktadır. Bu mevsimde meşe ve kayın ağaçları ikinci sürgüsünü verir. Bu taze yeşillikler Johannes'in ismiyle anılır.

Halk dilinde ise, durum tamamen farklıdır. Yaşlı erkek veya kadınların ikinci baharını yaşar gibi yeniden yeşermesine bu isim verilir. Yaşlılar eğer fırsat verilirse, uzun süre cinsel etkinliklerini sürdürmek isterler. Ancak sorun buna fırsat verilmemesidir.

Yaşlılıkta cinsellik birçok toplumda insana utanç, sıkıntı verici bir olay gibi görülür ve suskunlukla geçiştirilmek istenir. Ancak, bu gibi yaşlı kişilerde, jerontologları (yaşlılık uzmanı) ve psikologları uğraştıran bir durum vardır. Kadınlar adetten kesildikten sonra menopoz döneminde, ilişkiden öncekinden daha çok zevk almaya başlarlar. Erkekler de ileri yaşlarda genelde aynı duyguları paylaşır. Ne var ki, yılların verdiği alışkanlık nedeniyle eski eşlerine cinsel ilgi duymayabilirler. Genellikle yeni eşler ararlar.