21 Ocak 2013 Pazartesi

Kalp Pilinin Takılması


KALP PİLİNİN TAKILMASI
Kalp pili takma operasyonuna başlanıldığında ilk olarak köprücük kemiği altında bulunan bölge steril bir şekilde temizlenir ve buradan 3-4 cm boyunda bir kesi yapılarak bu bölgeye kalp pili yerleştirilir. Kalp pili çoğu insanın düşündüğü gibi kalbe değil bahsettiğimiz bu bölgeye takılır. Kalp cerrahı açtığı bu kesinin altında bir cep oluşturur ve kalp pilini buraya yerleştirirler. Bu işlemin öncesinde, kalp pili ile kalbin arasındaki bağlantıyı gerçekleştirecek kabloları radyolojik görüntüleme altında görerek bu bölgedeki damarlardan kalbe doğru ulaştırırlar.
kalp pili nasıl takılır, kalp pili takılması

Kalp pilinden enerjiyi kalbe ileten kabloların uç kısmında özel uçlar bulunur. Bu uçlar kalbe vida ile tutturulur. Kalbin içerisine iyice tutturulduktan sonra pil ile bağlantısı sağlanır. İşlem bittikten sonra kalp pilini yerleştirmek için açılan kesi dikilerek kapatılır. Dışarıdan bakıldığında hafif bir kabarıklık şeklinde kalp pili belli olur. YAZININ DEVAMINA GİT

Sponsorlu Bağlantılar:


Kalp pilinin takılması işleminde son olarak, takılan pilin doğru bir şekilde çalışıp çalışmadığı doktor tarafından kontrol edilir.

Havuç


HAVUÇ

Havuç, başta A Vitamini olmak üzere; B grubu vitaminleri, C vitamini, D vitamini ve E vitaminleri bakımından oldukça zengin bir sebzedir. Bunun yanısıra içeriğinde protein, karbonhidrat, fosfor, kalsiyum, demir, magnezyum, potasyum, folik asit, şeker ve karoten de bulunur.
havuç, havucun faydaları

Havuç en gözde sebzelerden biridir. Bahçelerin süsüdür. Havucun faydaları çok çeşitlidir. Kadınlara güzellik verir. Çok eski zamanlardan beri kadınların bacaklarına gül yaprağı gibi bir ten verdiği bilinir. Çocuklar genelde pek sebzeleri sevmezler fakat havuç bu anlamda sıyrılarak çocuklar tarafından da oldukça sevilir. Daha hayatımızın ilk yıllarından başlayarak havuç yemeye başlarız. Çocukların biberonuna sütle karıştırılarak konulan ilk sebze havuçtur. Ayrıca ishalde de iyi bir ilaçtır. Eğer çocuğunuz sürekli kusuyorsa ve ağır bir ishal geçiriyor altını kirletiyorsa, havuç alıp rendeden geçiriniz ve bir çorba hazırlayınız. İki, üç gün içinde ishal yavaşlayacaktır. O zaman yeniden biberona başlayınız. Ama bu kez yarı süt yarı da havuç çorbası koyunuz. Yahut bir ondan bir ötekinden veriniz.

Havuç beyin fonksiyonları için de oldukça etkili bir sebzedir. Hafızayı güçlendirerek unutkanlığı azaltır. Alzheimer, erken bunama gibi hastalıkları da önler.

Havuç diş çıkaran çocukların damaklarını kaşımaları için de verilebilir. Çocuk havucu emer durur. Hem rengi, hem de tatlı sert yumuşaklığı bebeklerin pek hoşuna gider. Plastikten yapılan sağlıksız diş kaşıma aletleri yerine havuçtan yardım almak akıllıca bir harekettir. Dişlere ve diş etlerine karşı iyi gelir. YAZININ DEVAMINA GİT

Sponsorlu Bağlantılar:


Çocuk büyüdükçe havuç ihtiyacı da artar. Kemiklerinin gelişmesi için, kan yapması için, organizmasının güçlenmesi için havuç çok yararlıdır. Madensel tuzlar ve vitamin yönünden çok zengindir. 1939 yılında besin sıkıntısı çekilirken, çocuklar için özel surette havuç unu yapılmıştı. Bu undan yapılan mama, bebeklerimize süt yerine verilmişti.


Havuç, vücut için bilhassa gözler ve kalp için faydalıdır. Cinsel kuvvet verir. Solunum yolu rahatsızlıklarına iyi geldiği için kış mevsiminde daha fazla tüketilmelidir. Kolesterol düşürücü etkisi ile kalp ve damar sağlığı açısından oldukça faydalıdır. Kalp hastalarının, yüksek tansiyon hastalarının ve damar sertliği yaşayan hastaların tüketmesi önemle tavsiye olunur. Kansızlığa da iyi gelir.

Karaciğer bozukluklarında da havuç adeta bir ilaç gibi faydalıdır. Sofralarımızda havucun zengin bir kullanım alanı vardır. Çiğden yapılan salatasını, haşlanıp, yoğurt ile yapılan mezelerini, yemek ve çorbasını ve ayrıca suyunun da çok nefis olduğunu ekleyelim. Her türden sebzenin suyunu sabahları içmenizde fayda vardır. Yemeğe başlamadan önce de bir bardak havuç suyu alabilirsiniz. Limon katılmış havuç suyu diğer sebzelerin hepsinden daha lezzetli olur. Suyu mide ve bağırsak rahatsızlıkları için iyi gelir. Havucu iyice çiğnedikten sonra yemek gerekir.

Vitamin bakımından çok zengin olan havucu yerken kabuğunu fazla kazımamalıyız. İyice yıkamak yeterli olacaktır. Dıştan içe doğru vitamin azalacağından, havucun besin değeri düşer. Ama kaynağını pek bilmediğiniz havuçları aldığınızda daha titiz bir biçimde temizlemek yerinde olur.

Havuçların yapraklarını da atmayınız. Sebze çorbalarınıza bu yapraklan da koyabilirsiniz. Havuç yaprakları madensel tuzlar bakımından oldukça zengindir.

Lahana kadar etkili olmamakla beraber havucun dıştan kullanılışı epey değişiktir. Her şeyden önce tıpkı lahana gibi rendeden geçirilerek hazırlanan lapası açık yaralara, yanık ve çıbanlara uygulanırsa iyi gelir. Yaprakları haşlanarak, çocuklardaki pamukçuğa karşı kullanılır. Çünkü havuç yaprakları mikrop öldürücüdür.

Güzellik maskelerinde ve kremlerde havucun geniş bir kullanım alanı vardır. Güzelliğine önem veren bayanlar havucu mutfaklarından eksik etmemelidir. Cildi canlılık ve tazelik kazandırır. Antioksidan yapısı ile kanı temizler. Böbreklerin ve bağırsakların işini kolaylaştırır. Bağırsak parazitlerini düşürmeye yardımcı olur.

Havucun tohumları kurutularak çay yapılır.

Erkeklerde Kemik Erimesi


KEMİK ERİMESİ NEDİR?
Kişinin kemikteki mineral yoğunluğunun radyolojik olarak ölçülmesidir. Bu ölçüm sonucunda ortaya çıkan hafif mineral azalmasına osteopeni denir; mineral seviyesindeki ciddi azalma ise kemik erimesini (Osteoporoz) gösterir. Kemik erimesinde en büyük riski grubunu ise omurga ve kalçada ortaya çıkan kırıklar oluşturur.
kemik erimesi, osteoporoz, osteopeni

KEMİK ERİMESİ KADIN ERKEK GÖZETMİYOR?
Kemik erimesi dünyada yaygın görülen bir iskelet sistemi hastalığıdır. Tıp dilinde osteoporoz denilmektedir. Genellikle kadınların kabusu olarak bilinen osteoporoz erkeklerde ve çocuklarda da görülebilmektedir.

Birçok insan kemik erimesinin menopoz sonrası kemik zayıflaması şeklinde ortaya çıkan kadın hastalığı olduğunu düşünülse de, kadınlara oranla daha geç görülse de milyonlarca erkekte de kemik erimesi görülmektedir. Herhangi bir kişinin sahip olacağı en yüksek kemik yoğunluğuna 30-35 yaşına kadar ulaşmakta, bu yaştan sonra kemik kaybının hızlanmakta, 65 yaş ve üzerindeki kadın ve erkeklerde de aynı hızda ilerlediği söylenir.

KEMİK ERİMESİNİN BELİRTİLERİ?
Bel ve sırt ağrısı, Boyda kısalma, omurgada kırık, Sırtta kalburlaşma, omuzlarda yuvarlaklaşma, el bileğinde kırık, Kaburga kırıkları, Kalça kemiğinde kırık en belirgin kemik erimesi belirtileridir. YAZININ DEVAMINA GİT

Sponsorlu Bağlantılar:


KEMİK ERİMESİNİN TEDAVİSİ?
Osteoporozun tedavi edilebilen bir hastalıktır. Osteoporozdan korunmak amacı ile alınacak önlemler aynı zamanda tedaviye de cevap veren yöntemlerdir Hastalığı önlemek için bol sebze ve süt ürünleri tüketilmesi gerekmekle beraber Peynir, lor, yoğurt, süt ve bol sebze sofradan eksik edilmemelidir. Günde 15-20 dakika mutlaka güneşte kalınmalı ve egzersiz yapılmalıdır. Egzersiz günde en az yarım saat tempolu yürüyüş yapılmalı.


Erkeklerde osteoporoz gelişimini önlemek için yapılması gerek olan; Erkeklerde çocukluktan itibaren kemik kütlesinin artırılmaya özen göstermek, bu amaçla kalsiyum alımı ve fiziksel aktiviteleri fazlalaştırmak gerekir. Özellikle de yaşlı erkeklerde yaşam tarzı değiştirilmeli, alkol, sigara tüketimine son verilmelidir.

Aids Hastalığının Belirtileri Nelerdir?


AIDS Hastalığı

AIDS Hastalığı, HIV virüsünün sebebiyle insan vücudunun bağışıklık sistemini çökerten veyahut işlevini yitirmeye zorlayan bulaşıcı bir hastalık olarak ölümcül olaylara yol açabilmektedir. HIV virüsü, AIDS hastalığına yakalanan bir kişiden diğer kişilere bulaşan kişinin bağışıklık sistemindeki hücrelere yıkıcı bir rol oynamaktadır. Bunu müteakiben çeşitli enfeksiyonel hastalıklar ve istenmeyen kitleler oluşarak hastalığın boyutunu ileri seviyelere taşıyarak ölüme sürüklemektedir.

Aids Hastalığının Bulaşma Yolları

Aids bulaşıcı bir hastalık olmasından dolayı bulaşma yolları da çeşitlik gösterebilmektedir. Hastane ortamlarında yapılan iğnelerin değiştirilmeden diğer hastalarda da kullanılması gibi, erkeklerin tıraş ve bayanların epilasyon cihazlarının başka bireylerde de kullanılması, anne ve babadan (ebeveynlerden) kalıtsal olarak geçmesi, kan yoluyla bulaşmalar ve en önemli bulaşma yolu olan cinsel ilişkilerde korunmamalardan kaynaklandığı ve yayıldığı gözlemlenmektedir.

Aids Hastalığının Belirtileri Nelerdir?

Yorgunluk ve halsizliklerin artması ve uzun sürmesi, lenflerde belirlenemeyen şişliklerin oluşması, ateşlerin 7 günden daha fazla sürmesi, gece uykularında sıklıkla görülen terlemeler, kilo kayıpları / zayıflamaların yaşanması, boğazlarda meydana gelen ağrılar/sancılar ve devamında oluşan öksürmeler, nefes sorunlarının yaşandığı nefes darlıkları, üşüme hislerinin olması ve ishal gibi vücudu düşürücü etkiler, ağız bölgelerinde oluşan mantarlaşmalardan kaynaklı yaralar, nedensiz kanamalar ve düşünce karışıklığı ile birlikte komaya girme gibi çok ciddi boyutlarda belirtileri mevcuttur.

20 Ocak 2013 Pazar

Kalp Pili Kimlere Takılır?


KALP PİLİ KİMLERE TAKILIR?

Kalbin elektrik üretecinde bir sorun olması sebebiyle kısa bir süreliğine bile olsa çalışmaz ise, bu durumda kişide ani bir şekilde bilinç kaybı ve bayılma görülür. Bu tarz bayılmaların sebepleri de ani bir şekilde geliştiği için, öncesinde hasta da herhangi bir belirtiye rastlanmaz. Bu durumların önüne geçmek için bu hastalara kalp pili takılır.

Kalp krizi geçiren hastaların bir süreliğine kalbi durur. Yine çok ciddi kalp ameliyatları sırasında kalp durabilir. Ayrıca bazı insanlarda doğuştan gelen kalp bozuklukları sebebiyle kalp düzgün bir biçimde çalışmaz. Bu saydığımız durumlarda, hastalara geçici kalp pili takılarak, hayati tehlikenin önüne geçilmeye çalışılır. Eğer hastanın kalbinin durmasına sebep olan elektriksel bozukluğun önüne geçilemiyorsa ve kalıcı bir problem söz konusu ise böyle durumlar için hastaya kalıcı kalp pili takılması uygundur.

Bazı insanların kalbi de, koşmak, yüzmek, dans etmek gibi efor sarf ettikleri işlerde bile yavaş çalışır. Kalbin bu tarz işlerde hızlı çalışarak daha fazla kan pompalaması gerekir. Bir araba nasıl gaz verince hızlanıyorsa, kalbin efor karşısında davranış tarzı da aynı olmalıdır. Eğer bu faaliyetlerde kalbin temposu ağır kalırsa insanlar çabucak yorulurlar. Bu durumlarında önüne geçmek için bu kişilere de kalp pili takılmaktadır.

19 Ocak 2013 Cumartesi

Hamileliğin 1. Haftasında Neler Olur?


Hamileliğin 1. Haftası

Adet kanamanızın olduğu ve cinsel ilişki sırasında korunmadığınız bu 1 haftalık süreç hamileliğin ilk haftası olarak kabul edilir. Diğer bir değişle son adet tarihinizin ilk günü gebeliğinizin başlangıç tarihidir. Tüm dünyada gebelik haftası hesaplanırken son adetinizin ilk günü baz alınır. Döllenme adetiniz başladıktan 12-18 gün arasında olurken fetüs rahme 4. haftada yerleşir. Yani gebelik 4. haftadan itibaren başlar. Örneğin her ay düzenli adet gören bir anne adayı en son 2 ocakta adet gördüyse ve 2 şubatta henüz adet görmediyse gebe kaldığından şüphelenebilir. Gebelik testi veya muayene ile gebe olduğu anlaşılırsa 4 haftalık gebe olduğu söylenir. Siz gebe kaldığınız tarihi kesin olarak biliyorsanız ve hesabınızı buna göre yapıyorsanız doktorunuza göre hesabınız yaklaşık 2 hafta eksik çıkacaktır. Bir kaç ay içerisinde gebe kalmayı planlıyorsanız bir kadın doğum uzmanına başvurmanız gerekmektedir. Doktorunuz yapacağı muayene ve bir kaç tetkikle sizi sürece hazırlar. Sorunsuz bir gebelik geçirmeniz ve bebekte oluşabilecek sakatlık riskini en aza indirgemek açısından gebelik öncesi vitamin ve folik asit kullanımı gerekebilir.
Sponsorlu Bağlantılar: