Kalp Damar Hastalıklarına Hangi Bitkiler İyi Gelir?
Ülkemizde de mevsiminde bol miktarda bulunan alıç, kalp damar hastalıklarında kullanılan ve bu alanda akla gelen ilk bitkidir. Alıcın meyvesi çok lezzetli olduğu gibi alıç çayı da demlenerek içilebilir. Ayrıca içerisinde alıç ekstresi bulunan ürünler doktor kontrolünde kullanılabilir.
Omega 3 yağları da kalp ve damar hastalıkları için oldukça faydalıdır. Bu yağlar günlük 2 grama tekabül edecek şekilde doktor nezdinde kullanılmalıdır.
Bir diğer kalp ve damar dostu bitki de sarımsaktır. Sarımsak kalp ve damara iyi geldiği gibi tansiyonu da dengeler. Sarımsak tedavi amaçlı kullanılmak istenildiğinde mutlaka doktora danışılarak kullanılmalıdır. Normal bildiğimiz bitki formunun dışında sarımsak hapları vardır. Doktor tarafından bu haplar reçete edilir. Sarımsak hapı herine sarımsak yemek yanlış bir hareket olacaktır çünkü yenilen sarımsak midede çözünür ve etkinliğini yitirir. Eğer hap olarak alınırsa bağırsaklarda çözünür ve vücuda oldukça faydalı olur. Sarımsağın vücudu mikroplardan koruyan bir özelliği de vardır. Eğer bu özelliğinden faydalanmak isterseniz sarımsağı döverek tüketmeniz gerekir. Aksi halde etken madde açığa çıkmaz.
Bir diğer kanseri düşmanı bitki de domatestir. Çoğu erkek domatesin prostat kanserine iyi geldiğini duymuştur. Aslında iyi gelen domatesin içindeki likopen maddesidir. Domatesin ihtiva ettiği likopen maddesi kansere karşı oldukça etkilidir. Güçlü bir antioksidan olan likopeni vücuda almak için domatesi kabuğunu soymadan yemeniz gerekir. Bunun nedeni likopenin domatesin kabuğunda ve kabuğunun altında bulunmasıdır. Likopenden en iyi şekilde istifade etmek için yağda çözünen bu maddeyi uygun bir yöntemler ayrıştırmak gerekir. Tavanın içerisine bir miktar zeytinyağı koyup içerisinde domatesleri soteleyebilirsiniz. Bu şekilde tüketerek güvenli bir koruma elde edilebilir.
Bu saydığımız bitkiler kanseri tedavi etmez. Nasıl vücuda girmiş bir mermiyi çelik yelek korumazsa, bu bitkileri de çelik yelek gibi düşündüğümüzde kansere yakalandıktan sonra bir faydalarının olmadığını anlayabiliriz. Bu bitkileri elimizden geldiğince tüketmemiz gerekir. Ancak bu şekilde kansere karşı güçlü bir korumamız olur.
Kalp ve Damar Hastalıkları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kalp ve Damar Hastalıkları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
12 Haziran 2014 Perşembe
13 Kasım 2011 Pazar
VSD Nedir? Ventriküler Septal Defekt
İnterventriküler septal defekt olarak da isimlendirilen VSD doğumsal bir kalp rahatsızlığıdır. Kalpte sağ ve sol karıncıklar (ventriküller) arasındaki duvarda açıklık (delik) olması durumuna denir. VSD yetişkinlere oranla çocuklarda daha sık olarak görülür. Daha çok doğumdan itibaren gözlenir. Çoğu çocukta açıklık çok küçüktür, herhangi bir şikayete sebep olmayabilir ve 18 yaşına gelmeden bu açıklık kendiliğinden kapanır. Daha ileri seviyedeki hastalarda, kalpte ventrikül fonksiyon bozukluğu görülebilir ve ilaç veya ameliyatla tedavi olmaları gereklidir.

VSD, aynı anda diğer bazı kalp hastalıkları ile birlikte de görülebilir. Birçok doğumsal kalp hastalığının nedeni anlaşılamamaktadır. VSD gelişme riskinin arttığı doğum öncesi durumları sıralayacak olursak; anne adayında hamilelik sırasında kızmıkçık enfeksiyonu ve diğer viral enfeksiyonlar görülmesi, annenin hamilelik döneminde yetersiz beslenmesi, annenin sürekli alkol alması, 40 yaşın üzerinde hamilelik ve annede şeker hastalığı gibi durumlar bunlardan en öne çıkanlardır.
Yetişkinlerde, VSD, miyokard iskemisine (MI) bağlı görülebilen ciddi bir hastalık olarak ortaya çıkabilmektedir.
Aramalar: vsd nedir? vsd ne demek? vsd'nin anlamı nedir?
VSD, aynı anda diğer bazı kalp hastalıkları ile birlikte de görülebilir. Birçok doğumsal kalp hastalığının nedeni anlaşılamamaktadır. VSD gelişme riskinin arttığı doğum öncesi durumları sıralayacak olursak; anne adayında hamilelik sırasında kızmıkçık enfeksiyonu ve diğer viral enfeksiyonlar görülmesi, annenin hamilelik döneminde yetersiz beslenmesi, annenin sürekli alkol alması, 40 yaşın üzerinde hamilelik ve annede şeker hastalığı gibi durumlar bunlardan en öne çıkanlardır.
Yetişkinlerde, VSD, miyokard iskemisine (MI) bağlı görülebilen ciddi bir hastalık olarak ortaya çıkabilmektedir.
Aramalar: vsd nedir? vsd ne demek? vsd'nin anlamı nedir?
PDA Nedir? Patent Duktus Arteriozus
PDA Nedir? Patent Ductus Arteriosus
Ductus arteriosus; akciğer ana arteri (pulmoner arter) ile aort arasında doğumdan önce var olan bir kanaldır. Normal şartlarda doğum sonrası ilk birkaç gün içinde bu kanal kapanır. Fakat bu kanalın kapanmaması gibi durumlarda olabilir. İşte bu kanalın kapanmaması durumuna PDA denir. PDA’ da aorttan düşük basınçlı pulmoner artere kan geçiçi ve akciğerlerde ve sol kalpte aşırı kan yüklenmesi oluşur. Zamanla aşırı hacim yüklenmesi kalp yetmezliğine ve pulmoner hipertansiyona sebep olabilir, insan ömrünü kısaltabilir. Ayrıca damar duvarında enfeksiyon riski olur.
Aramalar: PDA nedir? PDA nın anlamı nedir? PDA açılımı? Neyin Kısaltmasıdır?
Aramalar: PDA nedir? PDA nın anlamı nedir? PDA açılımı? Neyin Kısaltmasıdır?
PFO Nedir? Patent Foramen Ovale
Patent foramen ovale (PFO) nedir?
Kalbin sağ ve sol kulakçıkları arasında bulunan duvarda doğumdan sonra kapanması gereken zarın yeterli şekilde kapanmamasına bağlı oluşan valf tarzında bir deliktir. Toplumda 5 kişiden birinde PFO rahatsızlığı vardır fakat bunların %1’inden azında kapatmayı gerektiren inme veya diğer nedenler olur. PFO olan kişide aksırma, öksürme, ıkınma gibi göğüs içi basıncını artıran hallerde valf açılabilir ve kan her iki atriyum yönünde karşılıklı geçiş yapabilir. Kan akciğerin filtre sisteminden geçmeden PFO aracılığıyla sağ atriyumdan sol atriyuma geçişinde kandaki küçük parçacıklar, pıhtılar beyine ve diğer organlara ulaşarak felce ve organlarda infarktüse sebebiyet verebilir. PFO için genelde geçici veya kalıcı felç veya emboli bulguları oluşuncaya kadar tanı koyulamaz.
Aramalar: PFO nedir? PFO açılımı nedir? PFO neyin kısaltılmışıdır?
Aramalar: PFO nedir? PFO açılımı nedir? PFO neyin kısaltılmışıdır?
ASD Nedir? (Atriyal Septal Defekt)
ASD Nedir? Atriyal Septal Defekt Hakkında
Kalbin sağ ve sol kulakçıkları(atriyumları) arasında bulunan duvarda doğuştan (konjenital) delik bulunmasıdır. ASD olan kişinin kalbinde sol atriyumdaki temiz kan sağ atriyuma geçer ve sağ kalbin pompalaması gereken kan miktarında ve akciğerlere ulaşan kan miktarında artma meydana gelir.

Zamanla aşırı hacim yüklenmesi akciğer atardamarında basınç artmasına (pulmoner hipertansiyon dediğimiz) ve kalp yetersizliğine sebep olabilir. Bu da zamanla insanın hayat süresini kısaltabilir. Ayrıca toplardamar sisteminde oluşan pıhtılar bu delikten geçip de beyine giderse felce neden olabilirler. ASD bu bakımdan önemli bir konjenital hastalıktır.
Aramalar: ASD nedir? ASD ne demektir? ASD'nin açılımı nedir? Neyin kısaltılmışıdır?
Zamanla aşırı hacim yüklenmesi akciğer atardamarında basınç artmasına (pulmoner hipertansiyon dediğimiz) ve kalp yetersizliğine sebep olabilir. Bu da zamanla insanın hayat süresini kısaltabilir. Ayrıca toplardamar sisteminde oluşan pıhtılar bu delikten geçip de beyine giderse felce neden olabilirler. ASD bu bakımdan önemli bir konjenital hastalıktır.
Aramalar: ASD nedir? ASD ne demektir? ASD'nin açılımı nedir? Neyin kısaltılmışıdır?
22 Ağustos 2010 Pazar
Tromboz Nedir? Belirtileri, Tromboz Tedavisi
Tromboz bir damarın trombüs (damar içinde oluşan kan pıhtısı ) tarafından tıkanmasına denir. Tromboz bacak ve kalçanın iç toplar damarlarında (ven) oluşursa daha ciddi problemler doğurur. Tromboz şayet yüzeydeki toplar damarlarda ise bu bildiğimiz varizdir ve bir öncekine göre daha az tehlikelidir. Derindeki damarlardan kopan kan pıhtısı (trombüs) kalbe doğru akar, kalpten geçen pıhtı akciğerde damar tıkanıklığına (embolizm) sebep olur. Buda kalbin zorlanması ve hatta ölüm demektir, çünkü akciğerde tıkanan damar nedeniyle kan akışı yavaşlar. Bunu önlemek için zorlanır ve nihayet durabilir. Nadiren bu pıhtı beyin damarlarını tıkıyarak beyin kanaması veya kalp damarlarının tıkanması, yani kronar tıkanmasına neden olur. Takriben insanların % 0,2?sinde tromboz görülmektedir. Kadınlarda erkeklere göre daha çok görülür.
Trombozun sebepleri:
Rudolf Virchow tarafından hastalığın sebepleri teşhis edildiğinden Virchow?s trias, yani Virchow’un içlüsü diye anılır. Virchowa göre trombozun üç ana sebebi vardır ve bunlar:
1-) Kan akışının yavaşlaması
2-) Kan yapısının bozulması
3-) Damar iç yapısının bozulması
Kan akışının yavaşlamasına amaliyat, doğum veya uzun süren seyahat nedeniyle hareket edememe gibi sebepler kan akışını yavaşlatır. Ayrıca kadınların kulandığı ösrojenli haplar (hormon hapları ), sigara ve enfeksiyonda pıhtılaşmaya sebep olur. Nadiren kanser hastalıklarıda tromboza sebep olur.
Rudolf Virchow tarafından hastalığın sebepleri teşhis edildiğinden Virchow?s trias, yani Virchow’un içlüsü diye anılır. Virchowa göre trombozun üç ana sebebi vardır ve bunlar:
1-) Kan akışının yavaşlaması
2-) Kan yapısının bozulması
3-) Damar iç yapısının bozulması
Kan akışının yavaşlamasına amaliyat, doğum veya uzun süren seyahat nedeniyle hareket edememe gibi sebepler kan akışını yavaşlatır. Ayrıca kadınların kulandığı ösrojenli haplar (hormon hapları ), sigara ve enfeksiyonda pıhtılaşmaya sebep olur. Nadiren kanser hastalıklarıda tromboza sebep olur.
Trombozu oluşturan riziko faktörleri:
1-) Uzun süre yatmak zorunda kalmak
2-) Yeterince hareket edememe, uzun süren araba, otobüs veya uçak yolculuğu nedeniyle
3-) Amaliyat veya doğum sonrası kanın pıhtılaşama yapısının bozulması
4-) Kan hastalıkları nedeniyel kan akışının yavaşlaması
5-) Kalp zafiyeti
6-) Şişmanlık
7-) Damar sertlikleri ve kolesterol
1-) Uzun süre yatmak zorunda kalmak
2-) Yeterince hareket edememe, uzun süren araba, otobüs veya uçak yolculuğu nedeniyle
3-) Amaliyat veya doğum sonrası kanın pıhtılaşama yapısının bozulması
4-) Kan hastalıkları nedeniyel kan akışının yavaşlaması
5-) Kalp zafiyeti
6-) Şişmanlık
7-) Damar sertlikleri ve kolesterol
Trombozun belirtileri:
Tromboz önceleri herhangi bir özel karekteristik rahatsızlığa sebep olmayabilir. Bacakların şişmesi kişide ağırlık hissi uyandırır ve ağrılara sebep olur. Ayakları yüksekce bir yere koyunca ağrılar azalır. Bacakların görünen kısmında ortaya çıkan tromboz dokunarak anlaşılabilir ve kırmızımsı rengi ilede kendini belieder. Kollardaki tromboz çok ağrı verici olabilir ve kollun şişmesi ve dışarıdan gözlemlene bilir.
Tromboz önceleri herhangi bir özel karekteristik rahatsızlığa sebep olmayabilir. Bacakların şişmesi kişide ağırlık hissi uyandırır ve ağrılara sebep olur. Ayakları yüksekce bir yere koyunca ağrılar azalır. Bacakların görünen kısmında ortaya çıkan tromboz dokunarak anlaşılabilir ve kırmızımsı rengi ilede kendini belieder. Kollardaki tromboz çok ağrı verici olabilir ve kollun şişmesi ve dışarıdan gözlemlene bilir.
Trombozun teşhisi:
Trombozlu kişiye özel bir ilaç (kontrast ilaçı ) verildiken sonra röntgen çekilir. Röntgen çekmeden önce toplar damara (ven) yapılan iğne ile buraya enjekte edilen özel ilaçla troboz açıkca görülür. Ayrıca özel bir ultrason olan dupleks sonografi ilede troboz teşhis etmak mümkündür. Kalpteki, yani kronar damarlarındaki trobozda yemek borusundan yapılacak özel ultrasonla anlşılabilir.
Trombozlu kişiye özel bir ilaç (kontrast ilaçı ) verildiken sonra röntgen çekilir. Röntgen çekmeden önce toplar damara (ven) yapılan iğne ile buraya enjekte edilen özel ilaçla troboz açıkca görülür. Ayrıca özel bir ultrason olan dupleks sonografi ilede troboz teşhis etmak mümkündür. Kalpteki, yani kronar damarlarındaki trobozda yemek borusundan yapılacak özel ultrasonla anlşılabilir.
Komplikasyonlar:
Trromboz oldukca çok rahasızlıklara sebep olabilir.
1-) Emboli: Akciğer damarlarında tıkanma
2-) Beyin kanaması: Trombüsün damarları tıkaması nedeniyle
3-) Bacak ülseri: Bacak damarlarının tıkanması sonocu (Ulcus cruris)
4-) Sepsis: Mikropların kanada yayılması
5-) Kronar yetmezliği: Trombüsün kronarları tıkaması nedeniyle
Trombüs beyin damarlarını tıkarsa beyin kanaması, akciğer damarlarını tıkarsa emboli, bacak damarlarını tıkarsa bacak ülseri ve kalp damarlarını tıkarsa kroner yetmezliği gibi rahatsızlıklara sebep olur.
Trromboz oldukca çok rahasızlıklara sebep olabilir.
1-) Emboli: Akciğer damarlarında tıkanma
2-) Beyin kanaması: Trombüsün damarları tıkaması nedeniyle
3-) Bacak ülseri: Bacak damarlarının tıkanması sonocu (Ulcus cruris)
4-) Sepsis: Mikropların kanada yayılması
5-) Kronar yetmezliği: Trombüsün kronarları tıkaması nedeniyle
Trombüs beyin damarlarını tıkarsa beyin kanaması, akciğer damarlarını tıkarsa emboli, bacak damarlarını tıkarsa bacak ülseri ve kalp damarlarını tıkarsa kroner yetmezliği gibi rahatsızlıklara sebep olur.
Tromboza karşı alınabilecek tetbirler:
1-) Sigara, şişmanlık, damar sertlikleri ve hormon hapları gibi rizikolardan uzak durulmalı
2-) Asetil salisilik asit (ASS, Asprin) alınması atar damarlardaki tıkanıklıkları önleyebilir.
3-) Bacaklardaki trombozda ayakları yukarı kaldırarark oturmak iyi gelir.
4-) Fizyoterapi: Hastalara özel jimnastikler
5-) Amaliyattan önce ve doğumdan sonra korunmak için özel hijyenik koruyucu çoraplar giyilir.
6-) Pıhtılaşmayı önleyici arnika ve heparin gibi ilaçlar alınır.
7-) Sarımsaklı sirke alınırsa iyi gelir.
1-) Sigara, şişmanlık, damar sertlikleri ve hormon hapları gibi rizikolardan uzak durulmalı
2-) Asetil salisilik asit (ASS, Asprin) alınması atar damarlardaki tıkanıklıkları önleyebilir.
3-) Bacaklardaki trombozda ayakları yukarı kaldırarark oturmak iyi gelir.
4-) Fizyoterapi: Hastalara özel jimnastikler
5-) Amaliyattan önce ve doğumdan sonra korunmak için özel hijyenik koruyucu çoraplar giyilir.
6-) Pıhtılaşmayı önleyici arnika ve heparin gibi ilaçlar alınır.
7-) Sarımsaklı sirke alınırsa iyi gelir.
Uzak ülkelere uçakla yolculuğu sırasında arada bir kalkıp gezinmek ve hareket etmek iyi gelir.
9-) Uzun süren bu tür yolculuklarda sigara, alkol ve teskin edici haplar (mecbur kalınmadıkca) kulanılmamalı ve bol su içilmelidir.
Trombozu tedavi:
Trombüsün oluşumu 10 günden fazla değilse, bunu ilaçlarda tedavi etmek mümkündür. Trombüs çözülerek kanın yeniden akışı sağlanabilir. Damar tıkanıklığı bacaklarda ise bu denenebilir. Beyin ve akciğer damarlarındaki tıkanma (tromboz) olursa hemen müdahale gerekir.
Trombüsün oluşumu 10 günden fazla değilse, bunu ilaçlarda tedavi etmek mümkündür. Trombüs çözülerek kanın yeniden akışı sağlanabilir. Damar tıkanıklığı bacaklarda ise bu denenebilir. Beyin ve akciğer damarlarındaki tıkanma (tromboz) olursa hemen müdahale gerekir.
Anjiyo (Anjio) - Anjiyografi Hakkında Bilgi
Anjiyo diğer adı ile Anjiyografi
Genellikle hastaların rahatlamasını sağlayan sakinleştirici bir ilaç kateter laboratuarına girmeden önce verilir. Çoğu kişi işlem sırasında ağrı hissetmez. Bazı hastalar ise canlarının hafif acıdığını ifade ederler. Aynı diş çekiminde olduğu gibi işlemin uygulanacağı bölge, lokal bir anestezik (his kaybı sağlayan) madde ile uyuşturulacaktır. Bu sırada bir iğne batması hissedilir. Daha sonra atardamarınıza kateter veya “sheath” adı verilen ince tüpler vasıtasıyla yerleşilir. Kalp damarlarınız radyo-opak madde adı verilen aslında içerisinde tıbbi araştırmalara uygun dozda radyasyon içeren maddeler bulunan ve röntgen ışığı altında fark edilen boyalı maddeyle görüntülenir. İşlem esnasında boyalı maddenin enjeksiyonu ağrı hissi vermeyecektir. Bu madde verilirken, sıcak basması ve kızarma hissedebilirsiniz. Bu his yaklaşık 20-30 saniye sürebilir. İşlemin sonunda, gerekli görülen durumlarda kalbinizin içini görüntülemek için, daha büyük miktarda boyalı madde verilebilir ve bu sırada daha fazla sıcaklık hissedilebilir.
Evet. Koroner anjiyografi için hastaneye yatış işlemlerinizin yapılması gerekmektedir. Neticede işlem atardamarınızdan yapılan ve kalp damarlarınızı ilgilendiren bir durumdur. Bu nedenle pek çok merkez, tıpkı hastanemizde halihazırdaki uygulama da olduğu gibi, işlem sonrası bir gece hastanede yatışınızı uygun bulmaktadır.
Doktorunuz yatış öncesi gerekli testleri yaptıracaktır. En önemli hususlardan birisi ise işlem için geldiğiniz gün daha önce yapılan tüm tetkikleri yanınızda getirmenizdir. (Kan testleri, akciğer röntgeni, elektrokardiyogram var ise önceki anjiyografi veya ameliyat raporlarınız, epikriz adı verilen hasta taburcu kağıtlarınız vs.) Aslında kalp hastalarının kendilerine yapılan işlemleri şahsi bir dosya halinde, mümkünse yanında taşımalarında, fayda vardır.
Doktorunuz genellikle yiyecekleriniz için diyetisyen aracılığıyla size bilgi verecektir. Sürekli kullanılan ilaçlar var ise bunların anjiyografi sabahı alınıp alınmayacağı doktora sorulmalıdır. Genellikle işlemin uygulanacağı gün, sabah kahvaltı etmeden gelmeniz gereklidir. Farklı bir durum olursa, yatışta görevli olan kişiler tarafından size bildirilecektir. Şeker hastası iseniz, sabah kan şekerini düşürücü ilaçlar veya insülin kullanıyorsanız, ilacınızı almadan aç olarak geliniz ve gelir gelmez durumunuzu hemşirenize bildiriniz.
Anjiyografi için hangi alanın kullanılacağına bağlı olarak kol veya bacak, kasık tıraşı olmanız ve o bölgeyi temizlememiz gerekmektedir. Bu alan işlem sırasında tamamen steril (mikropsuz) bir örtü ile kapatılacaktır. Laboratuar personeli de tamamen mikroptan arındırılmış giysi ve eldivenler giymiş olacaklardır.
Test sırasında doktorunuzun sorduğu soruları cevaplamak için uyanık olacaksınız. İşlemden 1 saat önce gevşemenizi sağlayacak sakinleştirici bir ilaç verilecektir. Ancak bu sizi uyutmayacaktır. Filmler çekilirken derin nefes alıp, nefesinizi tutmanız istenecektir. Derin nefes alıp tuttuğunuz zaman bu çekilen filminizin görüntü kalitesini arttıracak ve gereksiz zaman kaybını önleyecektir. Bundan sonra nefes almanız veya öksürmeniz istenebilir.
Her bir kateter için gereken süre değişiktir. Hasta ile ilgili kişisel faktörlere, doktorun ne aradığına ve başka diğer faktörlere bağlıdır. Genellikle özel durum arz etmeyen vakalarda yaklaşık 10 dakikalık bir sürede tamamlanabilir. Ancak kateter laboratuarında geçirdiğiniz toplam süre, anjiyografi öncesi sizden önce işlem uygulanacak hastaları bekleyeceğiniz süre ve sonrasında kasık damarınızın kanamasının durmasına da bağlıdır.
Koroner Anjiyografi, koroner arter hastalığının tespitinde kullanılan bir yöntemdir. Damar sertliği nedeni ile koroner arterlerin hangi bölgesinin ne kadar daraldığını ve / veya tıkandığını tesbit edebilir. Damar darlık veya tıkanıklıklarını tespit ederek tedavinin gerektiği gibi yönlendirilmesini sağlar. İşlem esnasında kalp boşluklarınıza da ulaşılacağı için kalp kateterizasyonu ile kalp kapaklarının ve duvarlarının çalışmasındaki kusurlar da gösterilebilir. Kalp delikleri gibi doğumsal kalp hastalıklarının teşhisi için de kullanılabilir.
Anjiyografi işlemi esnasında ağrı veya sıkıntı hissi olabilir mi?
Genellikle hastaların rahatlamasını sağlayan sakinleştirici bir ilaç kateter laboratuarına girmeden önce verilir. Çoğu kişi işlem sırasında ağrı hissetmez. Bazı hastalar ise canlarının hafif acıdığını ifade ederler. Aynı diş çekiminde olduğu gibi işlemin uygulanacağı bölge, lokal bir anestezik (his kaybı sağlayan) madde ile uyuşturulacaktır. Bu sırada bir iğne batması hissedilir. Daha sonra atardamarınıza kateter veya “sheath” adı verilen ince tüpler vasıtasıyla yerleşilir. Kalp damarlarınız radyo-opak madde adı verilen aslında içerisinde tıbbi araştırmalara uygun dozda radyasyon içeren maddeler bulunan ve röntgen ışığı altında fark edilen boyalı maddeyle görüntülenir. İşlem esnasında boyalı maddenin enjeksiyonu ağrı hissi vermeyecektir. Bu madde verilirken, sıcak basması ve kızarma hissedebilirsiniz. Bu his yaklaşık 20-30 saniye sürebilir. İşlemin sonunda, gerekli görülen durumlarda kalbinizin içini görüntülemek için, daha büyük miktarda boyalı madde verilebilir ve bu sırada daha fazla sıcaklık hissedilebilir.
Bazı kişilerde boyalı maddeye karşı allerji buna bağlı kaşıntı ve kızarıklıklar gelişmekte bu işlem sırasında verilen ilaçlarla tedavi edilebilmektedir. Daha önce allerji veya astım öykünüz var ise veya daha önce örneğin böbrek filmi veya diğer damarlarınızın filmi çekilirken allerjik reaksiyon gelişti ise işlemden önce bunu doktorunuza söylemelisiniz. İşlem sırasında kısa süreli göğüs ağrınız olabilir. Olduğu takdirde doktorunuza haber vermelisiniz.
Anjiyografi işlemi nasıl yapılır?
Kasık atardamarınızdan yerleştirilen kateter vasıtasıyla, daha ince ve içi boş plastik yapıda teller kullanılarak kalp damarlarınızın ağız kısmına kadar ilerlenir ve boyalı madde verilerek damarların yapısı görüntülenir. Genellikle sol koroner damar önce, sağ koroner damarsa takiben filme alınır. Gerekli görülen hallerde, bypasslı hastalar gibi, bacaktan veya göğüsten alınan damarlar opak maddeyle yıkanarak ayrı ayrı filme çekilebilir.
Koroner anjiografi için hastanede yatmak gerekli mi?
Evet. Koroner anjiyografi için hastaneye yatış işlemlerinizin yapılması gerekmektedir. Neticede işlem atardamarınızdan yapılan ve kalp damarlarınızı ilgilendiren bir durumdur. Bu nedenle pek çok merkez, tıpkı hastanemizde halihazırdaki uygulama da olduğu gibi, işlem sonrası bir gece hastanede yatışınızı uygun bulmaktadır.
İşlemden önce herhangi bir test yaptırmak gerekiyor mu?
Doktorunuz yatış öncesi gerekli testleri yaptıracaktır. En önemli hususlardan birisi ise işlem için geldiğiniz gün daha önce yapılan tüm tetkikleri yanınızda getirmenizdir. (Kan testleri, akciğer röntgeni, elektrokardiyogram var ise önceki anjiyografi veya ameliyat raporlarınız, epikriz adı verilen hasta taburcu kağıtlarınız vs.) Aslında kalp hastalarının kendilerine yapılan işlemleri şahsi bir dosya halinde, mümkünse yanında taşımalarında, fayda vardır.
Anjiografiden önce yemek yenebilir mi?
Doktorunuz genellikle yiyecekleriniz için diyetisyen aracılığıyla size bilgi verecektir. Sürekli kullanılan ilaçlar var ise bunların anjiyografi sabahı alınıp alınmayacağı doktora sorulmalıdır. Genellikle işlemin uygulanacağı gün, sabah kahvaltı etmeden gelmeniz gereklidir. Farklı bir durum olursa, yatışta görevli olan kişiler tarafından size bildirilecektir. Şeker hastası iseniz, sabah kan şekerini düşürücü ilaçlar veya insülin kullanıyorsanız, ilacınızı almadan aç olarak geliniz ve gelir gelmez durumunuzu hemşirenize bildiriniz.
Anjiografiye nasıl hazırlanmalı?
Anjiyografi için hangi alanın kullanılacağına bağlı olarak kol veya bacak, kasık tıraşı olmanız ve o bölgeyi temizlememiz gerekmektedir. Bu alan işlem sırasında tamamen steril (mikropsuz) bir örtü ile kapatılacaktır. Laboratuar personeli de tamamen mikroptan arındırılmış giysi ve eldivenler giymiş olacaklardır.
İşlem sırasında uyanık mı olunur?
Test sırasında doktorunuzun sorduğu soruları cevaplamak için uyanık olacaksınız. İşlemden 1 saat önce gevşemenizi sağlayacak sakinleştirici bir ilaç verilecektir. Ancak bu sizi uyutmayacaktır. Filmler çekilirken derin nefes alıp, nefesinizi tutmanız istenecektir. Derin nefes alıp tuttuğunuz zaman bu çekilen filminizin görüntü kalitesini arttıracak ve gereksiz zaman kaybını önleyecektir. Bundan sonra nefes almanız veya öksürmeniz istenebilir.
Anjiyografi işlemi ne kadar sürer?
Her bir kateter için gereken süre değişiktir. Hasta ile ilgili kişisel faktörlere, doktorun ne aradığına ve başka diğer faktörlere bağlıdır. Genellikle özel durum arz etmeyen vakalarda yaklaşık 10 dakikalık bir sürede tamamlanabilir. Ancak kateter laboratuarında geçirdiğiniz toplam süre, anjiyografi öncesi sizden önce işlem uygulanacak hastaları bekleyeceğiniz süre ve sonrasında kasık damarınızın kanamasının durmasına da bağlıdır.
Anjiyografiden sonra ağrı olabilir mi?
İşlem sonrası genellikle kasık bölgesindeki kateter hemen çekilir. Özel durumlarda kasıktaki kateterin çekilmesi geciktirilebilir. Kateter çekilmesi sonrası girişim yapılan atardamarınızdan kanama olmaması için kasık bölgesine sıkı biçimde basılması gerekmektedir. Bu esnada bir miktar acı duyabilirsiniz. Aktif kanama durduktan sonra kasık bölgesine tekrar kanama olmaması için kum torbaları konacak ve belirli bir süre sırt üstü pozisyonunuzu değiştirmeden yatmanız istenecektir. Kateterin uygulandığı bölgede hassasiyet ve rahatsızlık hissi duyabilirsiniz. Bu sizi çok rahatsız ediyor ise doktorunuza veya hemşirenize haber veriniz. Sizi rahatlatacak bir ağrı kesici verecektir. Uygulama alanında morluk ve hafif şişlik hissedebilirsiniz. Bu renk değişikliği genişlerse veya başka bir rahatsızlık hissederseniz bunu hemşirenize haber vermekten çekinmeyin.
Koroner anjiyografi sonuçları ve İlave İşlemler?
Koroner anjiyografi sonuçları hastanemiz Kardiyoloji kliniğinde anında dijital kayda alındığından hemen değerlendirilir. Dolayısıyla işlemden çıkarken hastalığınız olup olmadığı konusunda ana hatlarıyla bilgi alabilirsiniz. Ancak kesin sonuçlar genellikle bir gün sonra, sabah yapılan Kardiyoloji- Kalp Damar Cerrahisi ortak konsey toplantısı sonrası netleşmektedir.
Yapılan tetkikler sonucunda, eğer kalpte damar tıkanıklığını gösteren bulgular varsa koroner anjiyografi ile kalp damarlarının görüntülenmesinden sonra, aynı işlem sırasında veya ikinci bir seansta daralmış veya tıkanık damarları balon (PTCA) veya tel kafes (stent) yöntemi ile açmak mümkün olmaktadır. Balon yönteminde hastanın kasığından girilerek darlık bölgesine kadar çok ince bir kılavuz tel sonra da bu telin üzerinden ince bir balon sönük halde ilerletilir, tam darlığın üzerinde bu balon şişirilerek o bölge genişletilir, eğer tel kafes takılacaksa üzerinde tel kafes olan özel balonlar ilerletilerek darlık bölgesinde şişirilir ve damar genişletilir. Tel kafes damarda bırakılır. Eğer damarlar bu yöntemlerle yani ameliyatsız olarak açılamayacaksa, koroner by-pass ameliyatı ile darlıkların ilerisine ek damarlar bağlanabilir.
Türkiye Yüksek İhtisas Hastanesi
Kardiyoloji Kliniği
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)