diabetes mellitus etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
diabetes mellitus etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Ekim 2014 Cumartesi

Diabetes Mellitus


DİABETES MELLİTUS NEDİR? DİYABETES MELLİTUSUN TARİHÇESİ

Diabetes mellitus; hiperglisemi, glikozuri, dislipidemi ve bunlara eşlik eden  birçok klinik ve biyokimyasal bulgu ile seyreden  metabolizmanın sistemik, kronik hastalığına verilen  bir addır­­.

Diyabetes Mellitus ile alakalı en  eski kayıtlar ne zamana dayanır?

Tarihçesi çok eskilere kadar uzanmaktadır­­. Şeker hastalığı ile alakalı en  eski kayıtlar Milattan önce 1550'li yıllar­da Mısır'da yazılmış bir papirüste (Ebers) keşfedilmiştir­­. Bu papirüste, şeker hastalığına benzer, sık idrara çıkma ile seyreden  bir halden  söz edilmektedir­­. Hindular'da Ayurveda'da sinek, böcek ve karıncaların bir­takım insanların idrarını yaptığı yerde toplandığını tespit etmişlerdir­­. Şeker hastası olanların idrarı­nın tatlı, bal gibi olduğu ve bu sebepten  ötürü karıncaların, sineklerin ve başka böceklerin bu idrara toplandığını Susruta ve başka Hintli hekimler M­.S­. 5-6­.yüzyılda farkına vararak açıklamışlar, bu hastalığın iki formu olduğunu yazmışlardır­­. Bir formun­da hastalar zayıf ve çok uzun yaşamadan kısa bir zaman­da ölmekte, başka grupta ise hastalar tombul ve daha yaşlı olarak belirtilmiştir­­. Bu günümüzün modern sınıflamasın­da belirtilen  Tip 1 ve Tip 2 diabetes mellitus sınıflandırmasına çok benzemektedir­­.

Diabetes ve mellitus kelimeleri­nin anlamı nedir?

Günümüzde tıp literatüründe kullanılan, Diabetes ve Mellitus sözcükleri Yunanca akıp gitmek manasın­da olan dia + betes ve bal kadar tatlı manasın­da olan mellitus sözcüklerin­den  türetilmiştir­­.

Diabetes sözcüğü ilk kez ne zaman kullanıldı?

Diabetes sözcüğü ilk kez Anadolu topraklarında, Kapadokya'da M­.S­. 2­. yüzyılda Arateus tarafın­dan kullanılmıştır­­. Arateus şeker hastalığını idrar miktarın­da artma, aşırı susama, ve kilo kaybı­nın olduğu bir hastalık olarak tanımlamıştır­­.

Diyabetik gangreni ilk kim tanımladı?

İbni Sina (980-1037) ilk kez ayaklar­da görülmekte olan "diyabetik gangreni" tanımlayarak şeker hastalığı­nın sinirleri bozabileceği­ni ilk kez açıklamıştır­­. Paracellus (1493-1541) diyabetli hastalara açlık kürleri uygulamış, daha sonraki yıllar­da da diyabet hastalığı ve tedavisi üzerinde türlü incelemeler yapılmıştır­­.Şeker hastası olanların idrarı­nın tatlı olduğu 17­. yüzyılda bir İngiliz doktor olan Thomas Willis tarafın­dan tekrar keşfedilmiştir­­.

Claude Bernard diyabetle ilgili neyi bulmuştur?

Claude Bernard 1813-1878 yılları içerisinde diyabetin noro-hormonal işleyişini,hastalar­da şeker üretimi­nin çoğaldığını ve santral sinir sistemi­nin bozulduğunu göstermiştir­­. Claude Bernard idrar­da görülmekte olan şekerin karaciğerde glikojen  olarak depo edildiği­ni bulmuştur­.

Langerhans adacıklarını kim bulmuştur?

Berlin'den  Paul Langerhans (1847-1888) 1869 senesinde vermiş olduğu doktora tezinde pankreas bezi içerisindeki küçük hücre topluluklarını vermiştir­­. Bu hücre toplulukları günümüzde " Langerhans Adacıkları " olarak bilinmektedir­­. Edouard Laguesse de 1893 senesinde bu hücrelerin pankreas bezi­nin endokrin hücreleri olduğunu öne sürmüştür ­.

Pankreas bezi­nin Diyabeteki rolünü kim bulmuştur?

Oskar Minkowski (1858-1931) ve Josef von Mering (1849-1908) Strasburg'da Pankreas bezi­nin hayati önemi­ni değerlendirmek amacı ile bir köpeğin pankreas bezi­ni çıkartmışlardır­­. Köpekte ameliyattan son­ra şeker hastalığı­nın tipik belirtileri olan susama, çok su içme, sık idrara çıkma ve ağırlık kaybı geliştiği­ni izlemişlerdir­­.İlk kez bu araştırma, pankreas bezindeki hastalığın şeker hastalığı gelişmesine yol açtığını göstermiştir­­.

İnsülin ne zaman bulunmuştur?

20. yüzyılın başın­da Berlin'li doktor George ZUELZER; Romanya'dan Nicolas Paulesco (1869-1931) ve Amerikalı E­.L­.Scott ve Israel Kleiner pankreastan kan şekeri­ni düşüren  fakat saf olmayan bir çözelti el­de etmişlerdir­­. Lakin saf olmadığın­dan istenmeyen  sonuçlar ortaya çıkarmış ve kullanılamamıştır­­. Yirminci yüzyılın başlangıç çağınakadar öldürücü bir hastalık olan şeker hastalığı tedavisinde Kanada Toronto üniversitesi'n­den  Fredirick G­. Banting (1891-1941), asistanı Charles H­. Best (1899-1978) biokimyacı James B­. Collip (1892-1965) ve fizyolog J­.J­.R­.Macleod (1876-1935) ortak çalışmaları sonucu insülin'i 1921 senesinde izole etmeleri ile mü­him bir mucize gerçekleşti­. Banting ve Best sonr­dan köpek pankreasın­dan el­de ettikleri çözeltiyi pankreası çıkartılarak diyabetik yapılmış köpeğe vermişler ve kan şekeri­nin düştüğünü görmüşlerdir­­.Collip el­de edilen  insüli­ni daha da saflaştırmış, ilk kez 1 Ocak 1922 tarihinde diyabetik bir hasta olan Leonard Thompson üzerinde denenmiş ve başarılı sonuç vererek öldürücü bir hastalık olan şeker hastalığı tedavi edilmiştir­­. Bu olayı takiben de Eli Lilly firması­nın çabaları ile insülin üretimi daha da geliştirilmiş ve 1923 senesin­den  başlayarak çok sık Kuzey Amerika ve Avrupa'da kullanımına başlanmıştır­­.