diyabet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
diyabet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Aralık 2015 Perşembe

Diyabetlilerin Yaptırması Gereken Testler


DİYABETLİLERİN YAPTIRMASI GEREKEN TETKİKLER

1- Tansiyon takibi yapılmalıdır. Diyabetiniz varsa, tansiyon sorununuz olmasa bile haftada bir kere tansiyonunuzu kontrol ettirmelisiniz. Genelde tüm diyabetlilerin yüksek tansiyon şikayetleri olmaktadır. Tansiyon yükselince bu durum kan şekerinizin yükselmesine de neden olabilir. Diyabetli hastalarda tansiyon sınırı 130/ 80 mmHg’ dır.

2- Diyabetli hastaların 3-4 ayda bir HbA1c takibi yapılmalıdır. Hba1c kırmızı kan hücrelerinde glikozun bağlı olduğu hemoglobin yüzdesini gösteren bir ölçü birimidir. Hemoglobin kırmızı kan hücrelerinde oksijeni bağlar ve taşınmasını sağlamaktadır. HbA1c son 2-3 ay içindeki ortalama kan glikozu düzeyini ortaya çıkarır.

3- Diyabetliler senede bir kez böbrek fonksiyon testlerini yaptırmalıdır. Böbreklerinizde kalıcı böbrek sorunları yaşamamanız açısından düzenli tetkiklerinizin yapılması gerekir. Eğer bir böbrek sorunu çıkacaksa bile erken teşhis çok önemlidir.

4-Senede bir kere EKG kalp grafisi çekilmelidir. Kalp-damar sisteminizin kontrolü için en basit yöntem kalp elektrosudur.

5- Diyabetliler senede bir kez göz dibi muayenesi yaptırmalıdır.

Diyabet tansı ilk konduğunda göz muayenesi yapılmalıdır.

6- Yine senede bir kez nörolojik muayene yapılmalıdır.

7- Diyabetliler dişlerindeki çürük oluşumu takibi için 6 ayda bir diş muayenesi yaptırmalıdır.

Vücudunuzdaki diğer şikayetlerinize göre başka testler ya da doktorun görmesi istenebilir.

İlgili aramalar: diyabetlilerin yaptırması gereken testler nelerdir, şeker hastaları hangi testleri yaptırmalıdır, şeker hastalığında hangi tetkikler rutin yapılmalıdır

22 Aralık 2015 Salı

Şeker Hastaları Nelere Dikkat Etmelidir?


Diyabet vücudunuzda oluşmaya başladığı zaman bazı belirtiler gösterir. Yorgunluk, halsizlik, iştahsızlık, sık idrara çıkmak, susamak , yara olan yerlerinizin iyileşmesinin uzun alması gibi belirtilerdir. Ailenizde şeker hastası olan varsa bu hastalığın sizde olma riski artmaktadır. Belirtileri başladığı andan itibaren doktora başvurulmalıdır. Şeker tahlili yapılarak şekeriniz ölçülür. Eğer ki diyabet hastasıysanız kendinize beslenmenize dikkat etmeniz gerekecektir. Haftada 1 kere sabah-akşam şekerinizi ölçün ve not alın, doktor kontrolünüzde gösterin. Kilonuza dikkat edin. İdeal kilonuzu korumaya çalışın. Günlük yürüyüşler yapmaya özen gösterin. Yemek de öğün atlamayın, diyetisyeninizin veya doktorunuzun verdiği düzene uyun. İçerisinde fruktoz, sakkaroz veya şeker olan hiçbir ürünü satın almayın. Gerektiği zaman farklı besinler tüketebilmek için bilgi edinin. Diyabet için şeker yerine tatlandırıcı kullanın. Başkalarında şekere iyi gelir denilen yiyecekleri yemeyin. Diyabetli olup da rahat yaşamanın en önemli yolu spor yapmak ve diyet yapmaktan geçer.

İlgili aramalar: şeker hastaları nelere dikkat etmelidir, diyabet hastalarının nelere dikkat etmeleri gerekir

Diyabet Hastalarında Ayak Sağlığı


Diyabet yani şeker hastalığı iyi tedavi görülmez ise ayaklarımız dahil bir çok organımızı etkileyebilmektedir. Bu sebepten dolayı diyabet hastaları için ayak sağlığı çok önem taşır. Özellikle de bayanlar şık ayakkabılar severler ama önemli olan doğru ve şık ayakkabıyı seçmektir. Şeker hastalarının doktora başvurmalarının en sık görülen sebepleri arasında ayak problemleri vardır. Diyabet ayaklarınızı iki şekilde etkiler. Sinirlerin hasar görmesi yani sıcak, soğuk ve ağrıyı hissetmemeniz. Kan damarlarının hasar görmesi de azalan kan akımı nedeniyle ayak ülserleri ve yaralarının geç iyileşmesidir. Ayağımıza batan cisimler canımızı yakmaz, ayakkabı ayağımızı sıkıp yara oluşturduğu halde hiçbir şey hissetmeyebiliriz. Ayaklarımızda sık görülen bir sorun da tırnak batmaları ve ayak mantarlarıdır. Ayaklarınızda ciddi enfeksiyonların oluşmasına sebep olabilirler. Ayak tırnakları ve deride mantar oluşumu diyabetik hastalarda çok yüksek oranda görülür. Çünkü mantara neden olan enfeksiyon diyabetik hastaların cildini çabuk yakalar. Tırnaklarınızda mantar enfeksiyonunun belirtileri tırnakta kalınlaşma, sarı yada mor rengi alması, çatlaması ve tırnak batmasıdır.

İlgili aramalar: diyabet hastalarında ayak sağlığı, şeker hastalarında ayak sağlığı

Diyabet Ağız İçinde Yara Yapar Mı?


Diyabet hastasıysanız organlarınıza eskiden olduğundan çok daha iyi bakım yapmalısınız. Ağız içi bakımı da bunlardan bir tanesidir. Diyabet hastaları az ve sık yemek yemeliler. İlk olarak kan şekerinizi kontrol altında tutmalısınız. Her yemekten sonra dişlerinizi fırçalamalı, ara öğünlerden sonra ise mutlaka ağzınızı çalkalamalısınız. Diş fırçanızı 3 ayda bir değiştirmeli, mümkünse 2 fırça alıp dönüşümlü olarak kullanmanız gerekir. Diş etlerinize zarar vermeden fırçalayın. Ağzınızda yara veya iltihap olduğunu fark ederseniz doktora başvurmalı tedavi görmelisiniz . Diş hekiminizin önerdiği gargara ve diş iplerini kullanınız. Her üç ayda dişçiye gitmelisiniz. Uygulamalardan sonra yemek yiyemeyeceğinizi düşünerek insülin uygulamaktan vazgeçmemelisiniz, çünkü stresle birlikte kan şekeri yükselebilir. İnsülin yaptıktan sonra eğer normal yemeklerinizi yiyemiyorsanız kalori açığını sıvı yiyecekler ile gidermelisiniz. Cilt ve ağız içi kurulukları için bol bol su içmelisiniz. Gereken özeni cildinize gösterdiğiniz sürece daha sağlıklı yaşarsınız. Hem de oluşabilecek başka hastalıkları önlemede başarı gösterirsiniz.

İlgili aramalar: diyabet ağız içinde yara yapar mı, şeker hastalarının ağzında yara olur mu, şeker hastalığı ağızda yara yapar mı

Sigaranın Diyabet Üzerinde Etkisi Nedir?


Diyabeti olan insanları bir kenara bırakalım sağlıklı insanlar da bile sigara içmek birçok ciddi sağlık sorununa neden olabilir. Sigara kalp ve damar riskini ve akciğer hastalığı riskini artırır. Diyabeti olan bireylerin zaten damar sertliği riski artmaktadır. Bunun üzerine birde sigaranın zararları eklenirse tamamen kalp krizi riski ortaya çıkar. Kronik bronşit,akciğer kanseri, kalp damar hastalıkları riskini artar. Böbrek bozuklukları, göz bozuklukları, kalp krizi, cinsel sorunlar açısından da riskler daha fazla artar. Sigaranın diyabetlilere diğer zararlarını sayacak olursak gribal enfeksiyonların geç iyileşmesine, tansiyonun yükselmesine neden olur. Ayakta oluşan yara ve enfeksiyonların iyileşmesini zorlaştırır. Çünkü sigaradaki nikotin kalp damarlarını kasarak insülinin yapıldığında daha yavaş emilmesine neden olur ve durum da kan şekeri düzeyinizi etkilemektedir. Ayrıca sigarada bulunan nikotin insülinin kan şekerini düşürücü etkisini zayıflatır. Sigarayla birlikte alınan alkol diyabetli kişilerde aynı şekilde sorunlara yol açar. Alkol, karaciğerdeki enzimleri alkolün yıkılması ile meşgul eder ve karaciğerin yeni glikoz üretimini engeller. Alkollü kişi kan şekerinin arttığını da anlayamaz. Alkollü insan berrak düşünemez. Şeker içeren alkollü içecekler başlangıçta kısa bir süre kan şekeri düzeyinin yükselmesine daha sonra hipoglisemi riskinin ortaya çıkmasına neden olmaktadır.

İlgili aramalar: sigara şeker hastalarını nasıl etkiler, sigaranın diyabetlilere ne gibi zararları vardır, sigaranın diyabet üzerinde etkisi nedir, sigara şeker hastalarına yasak mı

21 Aralık 2015 Pazartesi

Hipergliseminin Belirtileri


Hipergliseminin Belirtileri Nelerdir?

İnsan vücudun da açlık kan şekeri düzeyi 70-110 mg/dl arasındadır. Tokluk kan şekeri ise 140 mg/dl’yi geçmemelidir. Kan şekerinizin normal sınırların üzerinde bulunmasına hiperglisemi adı verilmektedir. Hiperglisemi diyabetin komplikasyonlarından biridir ve oldukça sık karşılaşılan bir problemdir. Hipergliseminin belirtileri olur. Bunlar sık sık idrara çıkmak, gece boyunca idrar yapmak için uyanmanız. Ağzınızın normalden fazla kuruması ve çok fazla su içmek istemeniz. Her zamankinden daha fazla acıkmak. Halsizlik, yorgunluk hissetmek. Açılan yaralarınızın çok geç iyileşmesi. Derinizde kuruma ve kaşıntı olması. Her şeyi bulanık görmek. Cinsel organınızda sık mantar enfeksiyonu oluşması, kuruluk , kaşıntı olmasıdır. Bu belirtilerden bir veya birkaçının olması kan şekerinizin yükseldiğini gösterir. Öncelikle bu rahatsızlığının sebebi araştırılmalıdır. Bu arada daha sık kan şekeri kontrolü yaptırmanız gerekir. Kan şekerini kontrol altına almak için sık egzersiz yapmak gerekir. Size verilen diyete önem göstermelisiniz.

İlgili aramalar: hipergliseminin belirtileri, şeker yüksekliği nasıl anlaşılır, şekerin yükseldiğini nasıl anlarız

Hipogliseminin Belirtileri


Hipogliseminin belirtileri nelerdir?

Hipoglisemi kan şekerinin düşüklüğüdür. Bundan dolayı kişide terleme, çarpıntı, baş dönmesi, bulanık görme, konsantrasyon güçlüğü ve koma gibi belirtiler ortaya çıkar. Diyabet hastalarının yaşamlarını tehdit eden olumsuz bir durumdur. Hipoglisemi görülen kişinin acilen tedavi olması gerekir. Eğer uzun sürerse veya çok sık olduğunda beyninizde kalıcı hasarlar meydana getirebilir. Hipoglisemi özellikle insülin kullanan hastalarda kişiye yapılan tedavinin olumsuz sonuç vermesi ile oluşur. Şeker tedavisi gören hastanın beslenmesine ve spor yapmasına verilen diyete uymasına rağmen hipoglisemi ortaya çıkıyorsa bu hastanın tedavisinde değişiklik yapılmalıdır. Hastaların beslenmelerine önem vermeleri gerekir. Bazı ilaçlar ve alkol kullanmakta hipoglisemiye yol açabilmektedir. Şeker hastalarının tedavisinde hasta enfeksiyon hastalığı geçiriyorsa insülin ihtiyacı artar. Hastalık iyileşme döneminde insülin dozu yeniden ayarlanmazsa bu da hipogliseminin olmasında bir sebeptir. Hipogliseminin geçmesi için diyabet hastalarının tedavisine ve yaşam şekillerine çok dikkat etmesi ve hipoglisemi hakkında bilgi sahibi olmaları gereklidir. Tedavinin amacı hipoglisemiye ait belirtilerin düzeltilmesi, beyin hasarına izin verilmemesi ve hipogliseminin tekrarlanmasını önlemektir.

İlgili aramalar: hipogliseminin belirtileri, hipoglisemi nasıl anlaşılır, şekerin düştüğü nasıl anlaşılır

20 Aralık 2015 Pazar

Diyabet Hastalarında Cilt Sorunları


Diyabet hastalığı insanın cildinde kuruluk yapar. Diyabette dikkat edilmesi gerekenler ilaçlarınızı düzenli almanız ,ve bunun yanı sıra egzersiz, beslenme ve kan şekeri takibidir. En önem vermemiz gereken bir diğer unsurda cildimiz olmalıdır. Cildinize yeteri kadar önem vermezseniz diyabet ilerleyen yıllarda cilt sorunlarına neden olabilir. Kan şekerimiz yüksek gittiği dönemlerde vücudumuzda yara açılma ihtimali daha fazladır. Vücudumuzdaki bu bölgeler ayak, ağız gibi organlarımızdır. Diyabetli hastanın sık beslenmesi gerektiğinden dolayı dişleri her öğün sonrası fırçalanmalı ve her ara öğün sonrası ise ağız çalkalanmalıdır. Diş eti iltihabı oluşmuşsa yara iyileşmesinin geç olabileceği düşünülmeli ve mutlaka diş hekimine gidilmelidir. Günlük ılık su ve bitkisel sabunlarla banyo yapılmalıdır. Yıkandıktan sonra vücudunuzu iyice kurulayın ve mutlaka nemlendirici veya vazelin kullanın. Ayaklarda ise parmak aralarının ıslak kalmamasına dikkat etmeli ve buralara krem sürmemelisiniz. Evinizde plajda vs gibi yerlerde terlik giymeden gezmeyin. Giydiğiniz ayakkabı ve çoraplarınıza önem vermelisiniz. Bütün kesikleri, sıyrıkları sabun ve suyla yıkayın, üzerlerini kuru, steril bir bandajla örtün. Bir kesik yada sıyrık iyileşmez ve o bölgede kızarıklık, sıcaklık, şişlik, zonklama, irin gibi enfeksiyon belirtileri görürseniz hemen doktorunuza ve diyabet hemşirenize haber vermelisiniz. Elinizi yaralayabilecek işler yaparken eldiven giyin. Güneş yanığından korunmak için özellikle yüksek faktörlü ve cildinize uygun güneş kremleri kullanınız.

İlgili aramalar: diyabet hastalarında cilt sorunları, şeker hastalarında cilt problemleri

Evde Kan Şekeri Takibi Neyle Yapılır?


Genel olarak bütün diyabetli hastaların kan şekerlerini takip etmeleri gerekir. Bu testi evde yapmak daha kolay ve ekonomiktir. Daha sonra doktor kontrolünde doktorunuza ölçümlerinizi aktarabilirsiniz. Evinizde striple kan şekeri ölçümü, laboratuvar koşullarında ölçümden daha ekonomiktir, üstelik striple ölçümde çok kısa süre içerisinde sonuç alabilirsiniz. Ayrıca evdeki takip hipoglisemi ve hipergliseminin erken fark edilerek önlenmesini sağlar. Hipoglisemi veya hipergliseminin belirtilerini hissettiğiniz anda evinizde hemen ölçüm yapıp sonuç alabildiğiniz için, zaman kaybetmeden ve bu komplikasyonlardan zarar görmeden şekerinizi kontrol altına alabilirsiniz. Kullanılan diyabet ilaçlarının doz ayarını kolaylaştırır. Çünkü evde takip ettiğiniz kan şekeri sonuçlarınıza göre doktorunuza bilgi verirsiniz, doktorunuzda kan şekeri düşüklüklerini ve yükselmelerini, bunların ortaya çıkış zamanlarına göre değerlendirerek tedavinizi düzenler. Kan şekeri ölçüm cihazınızı yanınıza alıp rahatça seyahat edebilirsiniz, gideceğiniz yerin yakınında kan şekeri ölçümü yapabilen bir yer aramanız gerekmez. Böylece kendinizi daha güvende hissedersiniz. Hayatınız kolaylaşır. Kan şekeri kontrolü daha iyi sağlanarak uzun süre sonra oluşabilecek kronik komplikasyonların azalmasında rol oynar. Şeker yüksekliklerinizi daha yakından ve sık takip etmek ileride başka hastalıklara yol açılmasını da engeller. Yaşama şekliniz değişir. Hastaneye yatış nedenleri azalır. Maddi ve manevi rahat etmeniz için önemlidir.

3 Aralık 2015 Perşembe

Gizli Şeker Nedir?


GİZLİ ŞEKER NEDİR? ŞEKER HASTALIĞINDAN NASIL KORUNABİLİRİZ?

İnsanların vücudunda bulunan kan şekeri normalden yüksek seviyede olmasına rağmen yine de şeker hastalığı tanısı konacak kadar yükselmiyorsa bu gizli şeker belirtisidir. Buna gizli şeker(pre-diyabet) denilmektedir. Kalp ve damar hastalıkları, normal insanlara göre, gizli şekeri olan insanlarda daha fazla görülmektedir.

ŞEKER HASTALIĞINDAN KURTULMAK İÇİN NELER YAPMALIYIZ?

Doktorunuzun önerdiği diyet, egzersiz ve ilaçlara uymalısınız.
Şeker ölçümünüzü düzenli olarak yaptırmalısınız.
Sigara içiyorsanız ilk fırsatta bırakmalısınız.
Tansiyonunuz yükseliyorsa düşürmek için neler yapmanız gerektiğini öğrenmelisiniz.
Her sene göz doktoruna giderek göz muayenesi yaptırmalısınız.
Böbrek hasarına karşı, kan ve idrar testlerinizi düzenli olarak yaptırmalısınız.
Kan yağı ölçümlerinizi yaptırmalısınız.
Sinir hasarına karşı el ve ayaklarda karıncalanma ve yanma hissi, his azalması varsa doktorunuza mutlaka söylemelisiniz.
Gebe iseniz veya gebe kalmayı istiyorsanız şekerinize mutlaka baktırmalısınız ki ileride olabilecek herhangi bir şeker riskini kontrol altına almış olursunuz.

İlgili aramalar: gizli şeker nedir, gizli şeker nasıl olur, gizli diyabet hastalığı nedir, şeker hastalığından nasıl kurtuluruz

1 Aralık 2015 Salı

Şeker Hastalığının Nedenleri ve Çeşitleri


ŞEKER (DİYABET) HASTALIĞININ NEDENLERİ VE ÇEŞİTLERİ

Hayatımız boyunca gündelik yaşamamızı devam ettirebilmemiz için vücudumuzun glikoz dediğimiz bir çeşit şekere ihtiyacı vardır. Vücudumuz bu ihtiyacını nişastalı ve şekerli gıdalardan alır. Sindirim sistemimiz sayesinde, bu gıdalar glikoza çevrilerek kana karışır.Vücudumuzun .glukozu enerji olarak kullanabilmesi için pankreas denilen organımız insülin üretir. Pankreas insülin yapamadığında glikozu (şeker) kullanamaz ve kanımızdaki bu glikoz yükselir ve giderek artar. Bu "şeker hastalığı" dediğimiz hastalığa çevirir.

Şeker hastalığı, diyabet 1 ve 2 olarak ikiye ayrılır. Diyabet 1 genç yaşlarda başlar vücuttaki insülin miktarı ya azdır ya da tamamen bitmiştir. Diyabet 2 dediğimiz şekerde yetişkinlerde insülin üretimi eksikliğinden meydana gelmektedir. Şeker hastalığı her yaşta görülebilir. Bazı kişilerde risk artmaktadır. Bunlar şişman olanlar, ailede varsa, strese bağlı olanlar, 4 kilogramdan fazla doğan bebeklerde diyabet riski artar. Şeker hastalığının bazı belirtileri vardır. Bunlardan bazıları sık idrar yapma, ağız kuruması, cilt yaraları, çok su içme ve sık sık enfeksiyon geçirmektir.

26 Ekim 2014 Pazar

Diyabet Nasıl Olur?


Diyabet Nasıl Meydana Gelir?

Vücut, devamlı olarak kan­da bir miktar şekere (glukoza) gereksinim duyar­. İnsülin kan dolaşımında olan glukozu hücrelere taşımakla görevlidir­­. İnsülin pankreas tarafı ile üretilen  bir hormon­. Hücrelerdeki glukoz, günlük yaşamımızı devam ettirmeyi sağlayacak enerji kaynağıdır­­.

Diyabet, öncelikle karbonhidratlar olmak üzere yağ ve protein metabolizmasını alakadar eden  bir metabolizma hastalığıdır ve kendisi­ni kan şekeri­nin devamlı yüksek oluşu ile göstermektedir­­. Diyabet hastalarındaki temel metabolik bozukluk, kan yoluyla taşınan glükozun(şekerin) hücrelerin içerisi­ne girememesidir­­. Normal koşullar­da gıdalar­dan el­de edilen  ya da karaciğerdeki depolar­dan kana salınan glukoz, pankraeas tarafından salgılanmakta olan İNSÜLİN hormonunun yardımıyla hücre içerisi­ne girer ve orada yakılarak enrjiye dönüşür­. Hücrelerin üzerinde değişik maddelerin girmesine müsaade edilen  "kapılar" bulunur­. Bu kapılar asıl olarak kilitlidirler ve uygun "anahtar" var oluşun­da açılırlar­. Diyabet, hücrelerin üstündeki glükoz "kapısının" açılamama­sı durumudur­. Bu örnekten  ilerlersek diyabet, anahtar fonksiyonu gören  İNSÜLİN hormonu yetersizliğine ve/veya insüli­nin etkilediği reseptörlerin (hücre kapısında bulunan kilidin) bozukluğuna bağlı gelişmektedir­­.

İlgili aramalar: diyabet nasıl olur, diyabet nasıl meydana gelir, diyabet neden olur

11 Ekim 2014 Cumartesi

Pankreas Nakli


PANKREAS NAKLİ

Dünyada ve Türkiye’de başarılı bir şekil­de yapılmakta olan pankreas nakli, şeker hastalığını tamamen  silmeye yönelik bir tedavidir­­. Lakin zor bir ameliyattır ve pankreas nakline bağlı ölüm rizikosu %10-15 arasıdır­­. Buna rağmen  hastaların %85’i gibi büyük bazısı bütünüy­le tedavi edilmektedir­­. Bir grup hasta ise organ uyumsuzluğu nedeniyle tekrar diyabete döner­.

İlk Pankreas nakli ne zaman yapıldı?

1966 senesinde ABD Minesota Üniversitesinde Kelly ve Lillehei tarafın­dan yapılmıştır­­.Böbrek yetersizliği olan bir hastaya Böbrek nakli ile bir­likte yapılmıştır­­. Canlı vericili pankreas nakli ise ilk kez 1979’da Sutherland tarafın­dan yapılmıştır­­.

Bugüne kadar kaç kişiye pankreas nakli yapıldı?

International Pancreas Transplant Registry’nin 2004 senesi verilerine göre, 15000’i ABD’de, 6000’i ABD dışı merkezlerde (%84’ü Avrupa merkezleri) yapılmakta olan toplam 21000 pankreas nakli yapılmıştır ve her sene ortalama olarak 1900 vaka bu listeye eklenmektedir­­. Vakaların yüzde 75 ABD’de diğerleri başta Avrupa olmak üzere başka ülkelerdir­­.

Türkiye'de Pankreas nakli yapılıyor mu?

Ülkemizde Akdeniz Üniversitesi tarafın­dan Şubat 2003- Kasım 2009 yılları içerisinde 44 hastaya pankreas nakli yapılmıştır­­.

Pankreas nakli­nin ne tür faydaları vardır?

Günümüzde İnsülin tedavisi uygulama teknikleri çok gelişmiş olmasına karşın hiçbiri pankreas nakli kadar tesirli değildir ­. Nakil ile hastaların yüzde 80’i bütünüy­le tedavi edilmektedir­­. İnsülinsiz yaşam ve yaşam kalitesi­nin düzelme­si ve komplikasyonların engellenişi başka olumlu yönde etkilerdir­­.

Pankreas nakli nasıl yapılır?

Üç şekil­de yapıla­bilir­­. Eşzamanlı pankreas ve böbrek nakli, önce böbrek sonra pankreas nakli, yalnız başına pankreas nakli olarak yapıla­bilir­­.

Uygulamada yöntemler arasın­da fark oluyor mu?

Dünyada pankreas organ nakli yapılmakta olan hastaların 1 yıllık sağ kalımı yüzde 95–98 arasındadır , 5 yıllık takipte yüzde 78 cıvarındadır ve en  fazla ölüm nedeni kardiyovasküler hastalıklardır­­. Her üç yöntem arasın­da farklar vardır­­. En çok Eşzamanlı böbrek ve pankreas nakli uygulanır­­.

Pankreas nakli kimlere yapıla­bilir?

C-peptid düzeyleri düşük, insüline bağımlı, tür 1 diyabeti olan hastalarda­. Bilhassa ciddi nefropati ya da son çağ böbrek yetmezliği var ­ise ve 55 yaşın­dan küçük ise böbrek-pankreas nakli için endikasyon vardır­­. Pankreas adacık hücrelerin­den  insülin sekresyonu tükenmediği sürece, Tip 2 diyabetli hastalara genel olarak nakil düşünülmez, komplikasyon(istenmeyen  durum) var oluşun­da nakil düşünüle­bilir­­.

Pankreas nakli kimlere yapılamıyor?

Ameliyat esnasın­da risk yaratacak kalp ve akciğer hastalığı varlığı, Anjiyografi ile gösterilmiş ciddi kalp hastalığı, Geçirilmiş kalp krizi, Aktif enfeksiyon varlığı, Malignite (Kanser ) varlığı, Ciddi psikiyatrik hastalık, Aşırı şişmanlık (BMI>32 kg/m2), Alkol ya da madde bağımlılığı hallerinde nakil yapılamaz­.

Pankreas naklinde organ nereye yerleştirilir?

Pankreas grefti­nin yerleştirilişi için sağ parakolik alan hazırlanır ve eğer böbrek nakli de yapılacak ise bunun için sol iliak fossa kullanılır­­.

Pankreas naklinde organın dış salgısını drenaj için ne yapmak gerekir?

Pankreas naklinde, pankreas greftindeki Onikiparmak Bağırsağı mesaneye (idrar torbası) ve ince bağırsağa bağlanmaktadır­­.

Pankreas naklin­den  sonra ne gibi komplikasyonlar(istenmeyen  durumlar) ola­bilir? Nakildan sonra cerrahi komplikasyon(istenmeyen  durum) gelişebilir, damarlar­da tromboz (pıhtılaşma), enfeksiyon, pankreasın ekzokrin drenajına bağlı komplikasyonlar(istenmeyen  durumlar) gelişebilir­­.

Pankreas nakli­nin ne gibi yararları vardır?

Pankreas nakli hayat kurtaran bir yöntem değildir­­. Diyabetin riskleri­ni azaltarak, hayat kalitesi­ni arttıran bir yöntemdir­­. Glisemik kontrol, diyaliz ve son çağ böbrek yetmezliği­nin düzeltilişi ile beraber mortalite ve morbiditeyi düzeltir­­. Diyabete bağlı gelişen  nefropatiyi (böbrek hastalığını ), otonomik ve periferik nöropatiyi (Sinir hastalığını) düzeltir­­. Diyabetik retinopatideki(Gözdibindeki tutulum ) lezyonların ilerleyişi­ni engeller­.nakil edilen  böbrekte Şeker hastalığına bağlı tutulum görülmemektedir ­.

Diabetes Mellitus


DİABETES MELLİTUS NEDİR? DİYABETES MELLİTUSUN TARİHÇESİ

Diabetes mellitus; hiperglisemi, glikozuri, dislipidemi ve bunlara eşlik eden  birçok klinik ve biyokimyasal bulgu ile seyreden  metabolizmanın sistemik, kronik hastalığına verilen  bir addır­­.

Diyabetes Mellitus ile alakalı en  eski kayıtlar ne zamana dayanır?

Tarihçesi çok eskilere kadar uzanmaktadır­­. Şeker hastalığı ile alakalı en  eski kayıtlar Milattan önce 1550'li yıllar­da Mısır'da yazılmış bir papirüste (Ebers) keşfedilmiştir­­. Bu papirüste, şeker hastalığına benzer, sık idrara çıkma ile seyreden  bir halden  söz edilmektedir­­. Hindular'da Ayurveda'da sinek, böcek ve karıncaların bir­takım insanların idrarını yaptığı yerde toplandığını tespit etmişlerdir­­. Şeker hastası olanların idrarı­nın tatlı, bal gibi olduğu ve bu sebepten  ötürü karıncaların, sineklerin ve başka böceklerin bu idrara toplandığını Susruta ve başka Hintli hekimler M­.S­. 5-6­.yüzyılda farkına vararak açıklamışlar, bu hastalığın iki formu olduğunu yazmışlardır­­. Bir formun­da hastalar zayıf ve çok uzun yaşamadan kısa bir zaman­da ölmekte, başka grupta ise hastalar tombul ve daha yaşlı olarak belirtilmiştir­­. Bu günümüzün modern sınıflamasın­da belirtilen  Tip 1 ve Tip 2 diabetes mellitus sınıflandırmasına çok benzemektedir­­.

Diabetes ve mellitus kelimeleri­nin anlamı nedir?

Günümüzde tıp literatüründe kullanılan, Diabetes ve Mellitus sözcükleri Yunanca akıp gitmek manasın­da olan dia + betes ve bal kadar tatlı manasın­da olan mellitus sözcüklerin­den  türetilmiştir­­.

Diabetes sözcüğü ilk kez ne zaman kullanıldı?

Diabetes sözcüğü ilk kez Anadolu topraklarında, Kapadokya'da M­.S­. 2­. yüzyılda Arateus tarafın­dan kullanılmıştır­­. Arateus şeker hastalığını idrar miktarın­da artma, aşırı susama, ve kilo kaybı­nın olduğu bir hastalık olarak tanımlamıştır­­.

Diyabetik gangreni ilk kim tanımladı?

İbni Sina (980-1037) ilk kez ayaklar­da görülmekte olan "diyabetik gangreni" tanımlayarak şeker hastalığı­nın sinirleri bozabileceği­ni ilk kez açıklamıştır­­. Paracellus (1493-1541) diyabetli hastalara açlık kürleri uygulamış, daha sonraki yıllar­da da diyabet hastalığı ve tedavisi üzerinde türlü incelemeler yapılmıştır­­.Şeker hastası olanların idrarı­nın tatlı olduğu 17­. yüzyılda bir İngiliz doktor olan Thomas Willis tarafın­dan tekrar keşfedilmiştir­­.

Claude Bernard diyabetle ilgili neyi bulmuştur?

Claude Bernard 1813-1878 yılları içerisinde diyabetin noro-hormonal işleyişini,hastalar­da şeker üretimi­nin çoğaldığını ve santral sinir sistemi­nin bozulduğunu göstermiştir­­. Claude Bernard idrar­da görülmekte olan şekerin karaciğerde glikojen  olarak depo edildiği­ni bulmuştur­.

Langerhans adacıklarını kim bulmuştur?

Berlin'den  Paul Langerhans (1847-1888) 1869 senesinde vermiş olduğu doktora tezinde pankreas bezi içerisindeki küçük hücre topluluklarını vermiştir­­. Bu hücre toplulukları günümüzde " Langerhans Adacıkları " olarak bilinmektedir­­. Edouard Laguesse de 1893 senesinde bu hücrelerin pankreas bezi­nin endokrin hücreleri olduğunu öne sürmüştür ­.

Pankreas bezi­nin Diyabeteki rolünü kim bulmuştur?

Oskar Minkowski (1858-1931) ve Josef von Mering (1849-1908) Strasburg'da Pankreas bezi­nin hayati önemi­ni değerlendirmek amacı ile bir köpeğin pankreas bezi­ni çıkartmışlardır­­. Köpekte ameliyattan son­ra şeker hastalığı­nın tipik belirtileri olan susama, çok su içme, sık idrara çıkma ve ağırlık kaybı geliştiği­ni izlemişlerdir­­.İlk kez bu araştırma, pankreas bezindeki hastalığın şeker hastalığı gelişmesine yol açtığını göstermiştir­­.

İnsülin ne zaman bulunmuştur?

20. yüzyılın başın­da Berlin'li doktor George ZUELZER; Romanya'dan Nicolas Paulesco (1869-1931) ve Amerikalı E­.L­.Scott ve Israel Kleiner pankreastan kan şekeri­ni düşüren  fakat saf olmayan bir çözelti el­de etmişlerdir­­. Lakin saf olmadığın­dan istenmeyen  sonuçlar ortaya çıkarmış ve kullanılamamıştır­­. Yirminci yüzyılın başlangıç çağınakadar öldürücü bir hastalık olan şeker hastalığı tedavisinde Kanada Toronto üniversitesi'n­den  Fredirick G­. Banting (1891-1941), asistanı Charles H­. Best (1899-1978) biokimyacı James B­. Collip (1892-1965) ve fizyolog J­.J­.R­.Macleod (1876-1935) ortak çalışmaları sonucu insülin'i 1921 senesinde izole etmeleri ile mü­him bir mucize gerçekleşti­. Banting ve Best sonr­dan köpek pankreasın­dan el­de ettikleri çözeltiyi pankreası çıkartılarak diyabetik yapılmış köpeğe vermişler ve kan şekeri­nin düştüğünü görmüşlerdir­­.Collip el­de edilen  insüli­ni daha da saflaştırmış, ilk kez 1 Ocak 1922 tarihinde diyabetik bir hasta olan Leonard Thompson üzerinde denenmiş ve başarılı sonuç vererek öldürücü bir hastalık olan şeker hastalığı tedavi edilmiştir­­. Bu olayı takiben de Eli Lilly firması­nın çabaları ile insülin üretimi daha da geliştirilmiş ve 1923 senesin­den  başlayarak çok sık Kuzey Amerika ve Avrupa'da kullanımına başlanmıştır­­.

4 Temmuz 2014 Cuma

Şeker Hastalığına İyi Gelen Yiyecekler


Şeker Hastalığına İyi Gelen Yiyecekler

Şeker hastalığı diğer bir adıyla diyabet dünyada fazlasıyla yaygın olan bir hastalık türüdür. Diyabet önemsenmediği ve tedavi edilmediği takdirde kör olma, böbrek yetmezliği, kalp yetmezliği gibi hastalıklara yol açabilmektedir. Bazı profesörler ise diyabetin çeşitli beslenme alışkanlıklarıyla birlikte düzene girebileceğine ve ilaç kullanmaya gerek kalmayacağını belirtiyor. Şeker hastalığı diğer bir adıyla diyabet kandaki şeker oranın normalden fazla olmasıyla birlikte ortaya çıkmaktadır. Bunu da yukarıda belirttiğimiz gibi beslenmemize dikkat ederek kontrol altında tutmak mümkündür.

Şeker hastalığına iyi gelen besin türlerinden biri olan sebzeler lifli bir yapıya sahip olduklarından kan şekerini kontrol altında tutabilmektedir. Bu sebzeler şöyle sıralanabilir; brokoli, lahana, ıspanak, turp ve karalahanadır. Bir diğer besin ise zeytinyağıdır. Her derde deva olan zeytinyağı içerisinde bulundurduğu özelliklerle hem kolesterole hem damar tıkanıklığına iyi gelmekle beraber bunun yanında şeker direncini de en aza indirerek kontrolde olmasını sağlar. Ayrıca kullanacağımız yağsız olmak şartıyla etler içerisinde bol miktarda protein bulundurduğu için ve böylelikle çeşitli kalp rahatsızlıklarını önlemek mümkün olur. Bu yağsız etler ise şöyle sıralanabilir; Somon, alabalık, sardalye, tavuk, ton balığı ve hindidir. Yine birçok hastalığın tedavisinde kullanılan sarımsak da sekerin düşmesine yardımcı olmaktadır. Yemekler de ya da tatlılarda kullandığımız tarçın ise kan şekerini düşürmede ve bununla birlikte kolesterolün düşmesine de katkı sağlıyor. Omega 3 içeren besinler ise diyabetin getireceği kötü sonuçların yani hastalıkların tedavisinde kullanılmaktadır.

İlgili aramalar: hangi yiyecekler şeker hastalığına iyi gelir?

26 Nisan 2013 Cuma

Şeker Hastaları İçin Öneriler


ŞEKER HASTALARI İÇİN ÖNERİLER

Günümüzün en sık rastlanan hastalıklarından biri de şeker hastalığıdır. Şeker hastalığı ciddi sonuçlara neden olabilir. Şeker hastalığı kalıtsal ve çevresel nedenlerden kaynaklanır. Şeker hastalığı yaşlılık döneminde ortaya çıkar. Ailesinde şeker hastalığı olanlarda olma olasılığı daha fazladır.

Şeker Hastalığın Belirtileri

- Uykusuzluk
- Yorgunluk
- Dil ve damağın sürekli kuruması, susama
- Sık idrara gitme
- Kilo alma
- Yaraların geç iyileşmesi gibi belirtileri olanlar doktora gitmeyi ihmal etmemelidir.

Şeker Hastalarına Öneriler

- Şeker hastaları kendisinin doktoru olmayı bilmelidir. Haftada bir gün şekerini ölçtürüp, kayıtlarını doktora göstermelidir.
- İdeal kiloda olmalıdır.
- Egzersizlerini her gün yapmalıdır. Günlük mutlaka 20,30 dakika yürüyüş yapmalıdır.
- Öğün atlamamalıdır.
- Diyetisyenin veya doktorun önerdiği yiyecekleri yemelidir. Yasakladığı yiyeceklerden uzak durmalıdır.
- Şekerli yiyecekler ve içeceklerden uzak durun.
- Uyku düzenine dikkat edin. Her gün aynı saatte yatıp aynı saatte kalkın.
- Ağır ve yağılı yiyeceklerden uzak durun.
- Doktor tavsiyesiz ilaç kullanmayın.

Şeker hastalığında en önemlisi erken teşhis konulup, tedavi edilmesidir. Tedaviye geç kalınan şeker hastalığı görme bozukluğu, kalp ve beyin hastalıkları gibi ciddi sağlık sorunlara neden olur. Tedavi edilmediği takdirde ölümle bile sonuçlana bilir.

23 Ocak 2013 Çarşamba

Şeker Hastalığı


Şeker Hastalığı

Şeker Hastalığı Nedir?
Vücudun şeker yakamamasında ortaya çıkan bir rahatsızlıktır. Tıp dilinde diyabet denilmektedir. Pankreas, kandaki şeker oranını kontrol eden ve insülin denilen bir madde salgılar. Pankreas bu görevini yerine getirmez ise, kandaki fazla şeker, karaciğerde depolanır.

Şekerlerin hücre içine sokulmasıyla görevli olan insülin eksikliği, kan şeker düzeyinin yükselmesine ve idrarda şeker bulunmasına (glukoz işemeye) sebep olur. Körlük, atardamar iltihabı, damar sertliği, yarım felç, böbrek yetmezliği, vb. ciddi rahatsızlıklara yol açabilir. YAZININ DEVAMINA GİT

Sponsorlu Bağlantılar:


Şeker Hastalığının Belirtileri Nelerdir?
İlk olarak çok yemek ve su içmek ihtiyacı, ağız kuruluğu olur. İdrar oranında artış, halsizlik, zayıflama, bulanık görme, ciltteki yaraların veya kesiklerin yavaş iyileşmesi (Kadınlarda) Vajinal kaşıntı ve de cinsel iktidarsızlığa, kişilik değişmesine, diş, deri, mide-bağırsak hastalıklarına da yol açıyor. Ancak bu hastalık herhangi bir belirti göstermeksizin yıllarca sessiz kalabiliyor.


Kalıtım, şişmanlık, gebelik ve uzun süreli ilaç kullanımı ise bu hastalığın ortaya çıkmasında rol oynar.

Şeker Hastaları Nasıl Beslenmeli?
Öncelikle doğru miktarda yenilmesi çok önemlidir. Her gün düzenli olarak C ve E vitaminleri ile krom minerali içeren besinler tüketin. Beyaz ekmek yerine kepekli ekmeği tercih edin, meyveleri kabuğuyla yiyin. Fasulye, bezelye, mercimek, barbunya, makarna, portakal ve nohut’a sıkça yer açın.

Kırmızı et yerine beyaz, light süt ve yoğurdu tercih edin. Şeker, tuz ve alkolden uzak durun. Tatlandırıcılı tatlıları tüketmeye çalışın. Düzenli spor yapın ve günde en az 8 bardak su içmeye özen gösterin. Buna karşın patates, prinç, havuç, muz, kavun ve üzümün şeker oranı yüksektir uzak durulması tavsiye edilir.

Şeker Hastalığı Tedavi Edilir Mi?
İlk olarak uzman bir doktor eşliğinde perhiz verilir. Protein ve yağ oranı minimize edilir. Çünkü protein karaciğerde şekere (glukoza) dönüştürülür. Yağ önemli bir enerji kaynağıdır bu kiloya sebep olabilir. Bu sebeple hayvansal yağ ve margarinden uzak yerine bitkisel yağlar tercih edilmelidir.

İnsülin tedavisi ise en önemlisidir. Bu tedavi doktor tavsiyesi ile uygun oranda alınmalıdır. Böylelikle kan şekeri dengesi sağlanır. Ve spor yapmak kaslardaki şekeri yakmamıza yardımcı olur. Fakat sporu doğru yapmak çok önemlidir.

Yıllardan beri halk arasında; şeker hastalarına bıçak vurulmaz, çünkü yarası iyileşmez diye kanı vardır. Fakat araştırmalar üzerine tip 2(erişkin tipi) şeker hastalığının ameliyatla tedavisi olan bir hastalık olduğu açıklanmıştır. Bu hastalarda ameliyattan sonra genelde %75- %98 şeker hapı ve insülin kullanmalarına gerek kalmıyor. Bu süreç 8-30 yılken şekerini normal düzeyde tutmak olanaklıdır.

26 Ekim 2012 Cuma

Diyabet


DİYABET (ŞEKER HASTALIĞI)
Diyabetes mellitus, (Latince şeker hastalığı), şeker dokunması, kronik metabolizma rahatsızlığıdır.

Tüm insanların yüzde 1 ile 4'ü şeker hastasıdır. Bunların yarısının durumdan haberi yoktur. Şeker hastalığı çoğu kez irsidir. Günümüzde hastalıkta artış izlenmektedir, (Halkın yüzde 10 ile 25'inin şeker hastası olduğu biliniyor.)

Hastalıklardan yüzde 75'i yaşlılıkla ilintili şeker hastalığıdır.

Hastalar için ilk kural, kilo vermektir. Kalorisiz, yağsız besinler almaları gerekir. (Örneğin şeker, bal gibi şeyler yasaktır.)

Yemek saati güne paylaştırılmalıdır. Günde en az 5 ile 7 kez yemek yemek gerekir. Ülkemizde de Avrupa'daki gibi şeker hastaları derneği bulunmaktadır.

12 Ağustos 2012 Pazar

Şeker Hastalığı Neden Olur?


ŞEKER HASTALIĞI:
Henüz nedeni bilinmeyen sebeplerle, pankreas bezinin içerisindeki adacıklardan salgılanan insülin hormonunun üretimi, bazı insanlarda az olmaktadır. Şeker hastalığı da bu sebeple ortaya çıkmaktadır. Ailesinde şeker hastalığı olanlarda görülme sıklığı artmaktadır.

Kanın içerisinde insülinin olmaması veya az olması, şekerin karaciğer içinde depolanmasını durdurur. Bu sebeple gerek kan da gerek ise dokularda glukoz miktarı artar. Hücrelere yakabileceğinden daha fazla yakıt vermek zarar verir. Bu yanmayı meydana getirecek olan insülin mevcut olmadığı için hücreler şekeri kullanamazlar. Bundan sonra yakıt ihtiyacını karşılamak amacıyla yağı kullanmaya başlarlar. Bu kullanım sırasında da fazlası hücre açısından zararlı olan asit oluşur. Kan içerisindeki fazla şeker böbrek yardımıyla atılır. Bu atılmayı sağlamak için de fazla miktarlarda suya ihtiyaç duyar. Böyle bir durumda su da birlikte kaybolursa hastada susuzluk hissi görülür.

İşte, şeker hastalarının doktora gitmesine sebep olan çok su içme, kilo kaybı ve çok idrara çıkma gibi belirtilerin mekanizması böyledir.

Doktor için diyabetin teşhisi kolaydır. İdrarda şekerin bulunuşu, kanda şeker oranının yükselişi basit metodlarla tesbit edilir. Teşhisin bu kadar kolay olmasına karşılık tedavi oldukça önemlidir. Her insanda eksik olan insülin miktarı değişiktir. Bu miktarın kesinlikle tespiti için hasta belirli bir diyete ve tetkiklere tabi tutulur. İnsülin miktarı yavaş yavaş çoğaltılarak tespit edilir.

Hayvanlardan elde edilen insülinin iğne yolu ile vücuda verilmesi şarttır. Zira bir protein olan insülin midede parçalanır.

Ağızdan verilen ve insülin doğallığında olmayan bazı ilaçlarla diyabet tedavi edilebilmektedir. Fakat bu ilaçların sıkı bir hekim kontrolü altında yapılması şarttır. Ancak günlük ihtiyaç tesbit edildikten sonra hasta kendi kendine tatbik edebilir.

Şeker hastalığının tam bir şekilde tedavi edilebilmesi için hekimle hasta arasında mükemmel bir iş birliğine ihtiyaç vardır.

Vücutta insülin ihtiyacı gıdaların dışında bazı ruhsal sebeplerle de artar.

Aramalar: şeker hastalığı niçin olur? şeker hastalığının nedenleri nelerdir? diyabet neden olur? şeker hastalığı nasıl tedavi edilir?

30 Mayıs 2012 Çarşamba

Şeker Hastalığı ve Şişmanlık


Şeker hastalığı şişmanlarda neden daha fazla görülmektedir?

Aşırı kilolu insanlarda "diyabetes mellitus" adını verdiğimiz yetişkin tipi şeker hastalığı görülme riski, kilosu normal olan kişilere göre yaklaşık 4 kat daha çoktur. Tip 2 diyabet hastalarının %60-90'ı şişman olurlar. Normal şişmanlıkta olan kişilerde, kilosu normal olan kişilere göre şeker hastalığının görülme sıklığı 30-40 kat artmaktadır.

Şeker hastalığının şişmanlarda gelişimine sebep olan üç ana neden bulunur. Bunlar; kandaki insülin hormonunu düzeyinin yüksekliği ve etki gösterememesi, kandaki yağ oranının fazla oluşu ve yağ hücrelerinden şeker hastalığına neden olan bazı hormonların aşırı derecede salgılanmasıdır.

Bunın dışında şişmanlığın şiddeti arttıkça, şişmanlık kalış süresi uzadıkça ve hızlı bir şekilde kilo artışı durumunda şeker hastalığına yakalanma riski artmaktadır. Vücutta bulunan yağların midenin ve iç organların etrafında toplandığı erkek türü şişmanlı, şeker hastalığına yakalanma açısından daha büyük risk taşımaktadır. Bu tip şişmanlaığı olanlar şeker hastalığına diğer kişilere göre daha kolay yakalanmaktadırlar.

Şişmanlar şeker hastalığı gelişimininin önüne geçmek için ideal kilolarına ulaşıncaya dek zayıflamalı, sağlıklı ve düzenli beslenmeli, yani lif oranı bakımından zengin olan sebze ve meyveleri fazla yemeli, unlu ve şekerli besinleri az miktarlarda tüketmeli, sıvı yağ kullanmalı ve ayriyetten günde en az 30 dakika yürüyüş yaparak fazla kalorini atmalı ve vücut direncini artırmalıdır.