İnsanlarda baş ağrılarını 2 çeşit gruba ayırmaktayız. Birincisi gerilim tipi başağrısı dediğimiz ağrıdır. Boyun, yüz ve saçlı derideki kasların kasılması sonucu otaya çıkan ağrılar. Kasların kasılmasına sebep olan nedir tam olarak bilinememekle birlikte stres, gerginlik, depresyon, kötü duruş-oturuş, boyun eklemleri kökenli sorunlar, çene eklemi hastalıklarının sebep olabileceği düşünülmektedir. Çok fazla kahve tüketimi, diş sıkma, gıcırdatma, uyku apnesi sendromu, uykusuzluk ya da depresyona bağlı baş ağrıları meydana gelebiliyor. İkinci tip baş ağrısı migren rahatsızlığıdır. Sebebi tam olarak bilinmemektedir. Beyindeki sinirlerin, damarların beyindeki biyokimyasal maddelerin ve bazı çevresel etkenlerin migren hastalığını tetiklediğini bilinmektedir. Migren çeken kişiler içten de dıştan da gelen bir etkenle beyinin tümüne yayılan elektriksel bir aktivite oluşması sonucunda beyin damarların da genişlemeye yol açan biyokimyasal maddeler yayılıyor . Bu sebeple migren ağrısı başlıyor. Sonuçta hava değişimleri, alkol , çikolata, uzun süreli açlık, az süreli ya da uzun süreli uyku, parlak ışıklar migreni arttırabiliyor.
gerilim baş ağrısı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gerilim baş ağrısı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
18 Aralık 2015 Cuma
27 Temmuz 2015 Pazartesi
Migrenden Kurtulmak İçin Ne Yapılabilir?
Migren Nedir?
Migren, hayatı tehdit etmekte olan tehlikeli bir hastalık olarak görülmemelidir. Migren, 4 saat ile 72 saat arasında değişen ataklarla ortaya çıkmış olan, kafanın tek tarafına yerleşen, zonklayıcı bir baş ağrısı şeklidir. Bu ataklar esnasında baş ağrısının yanında bulantı, kusma, normal ışık ve sesten huzursuz olma gibi şikayetler de görülebilmektedir.
Migren Kimlerde Görülür?
Kadınlarda migren görülme oranı erkeklerin yaklaşık 3 katıdır. Bu farklılık kadınlardaki hormonal değişikliklerden kaynaklıdır. Hastaların çoğunda atak 40 yaşın dan evvel meydana çıkmaktadır. Genel olarak ergenlik dönemine denk gelen bir dönemdir. 50 yaşın üstü bir tanesinde migren başlama olasılığı azdır. Kadınlarda migren birçoğu kez orta yaşlarda ortaya çıkar.
Niçin Migren Hastası Oluruz?
Sebebi kesin bir şekilde bilinmemekle beraber beyin kandamarları ve beynin sinir iletimindeki kimyasal madde değişimleri neticesi ortaya çıktığı düşünülür. Kadınlardaki hormon değişikliği migren ağrısına neden olabilir. Genetik (aileden gelen, kalıtsal) etkenler hususunda çalışmalar sürmektedir.
Migren Tipleri
Daha çok karşılaşılan iki değişik migren türü vardır:
Basit Migren: Migrenli hastaların %75 inde görülmektedir. Aurasız migren atakları bulunur. Adi migren de denilir. Genellikle bayanlarda görülmektedir. Tek veya çift yönlü baş ağrısı görülmektedir. Kusma nadir olur.
Klasik Migren: Auralı migren atakları görülmektedir. Migrenli hastaların %10'unu klasik migren hastaları teşkil eder. Klasik migren birçoğu kez çocukluk veya ergenlik çağı boyunca vuku bulur. İlk atak 40 yaşından sonra gelir ve 2* 6 saat kadar sürmektedir. Klasik migrende kişinin görme alanında boşluk bulunur. Ve hastalığı olanlar boşluk olan yeri göremez. birçoğu kez başın tek tarafında ağrı hissi duyulur. Bulantıyla beraber kusma buna eşlik eder. Aura, baş ağrısı başlama dan evvel beliren, çok sık görme alanında şikayetler olan, birtakım sinirsel belirtilerdir. Migren şafağı da denilir.
Migreni Tetikleyen Faktörler Nelerdir?
Migren atağı tek bir nedene bağlı oluşmaz. Tek bir tetikleyici ile migren atağı oluşmaz. Üst üste gelen tetikleyiciler migren ataklarının oluşmasına yol açar. Birçok incelemede migren hastalarından alınan cevaplara göre en fazla görülmekte olan haller stres, hormonlarda değişiklik, halsizlik, bitkinlik ve öğün atlamadır. Çocuklarda aç kalma, az yemek yeme, kadınlarda adet süreciyle alakalı hormonal farklılıklar migrene sebep olabilir. Yeterince yememek, Bazı gıdalar ve içecekler; eski peynir, çerez, çikolata, şarap, alkol, kafeinli içecekler, kahve, çay, katkı maddeleri, Çevresel faktörler; göz alıcı ışık, ağır koku, seyahat, çok yorulma, hava değişiklikleri, Adet süreci, gebelik, doğum kontrol hapları gibi hormonal farklılıklar Uykusuzluk veya aşırı uyuma Duygusal değişiklikler; endişe, üzüntü, tartışma, heyecan, depresyon, stres, Baş ve boyunda ağrı; göz, boyun, diş, çene ağrısı, Kişide bu tetikleyicilerin hepsi olmak zorunluluğu bulunmaz. Atağın başlaması için bir kaç neden yeter. Migrenden kurtulmak amacıyla ilaçlı metod ve terapi metodu gibi türlü yöntemler uygulanmaktadır. Uzmanlar yetişkinlerden değişik oldukları ve gelişimlerini tam tamamlamadıkları için çocuklara migren tedavisinde ilaçlı tedaviden kaçınmak gerekli olduğunu vurgulamaktadır ve terapi metodunu tavsiye etmekteshy;dir.
Migrenden korunmak için neler yapabilir?
Sizde migreni tetikleyici unsurları izlemleyin ve bunlardan olabildiği kadar uzak durunuz.
Uyku saatlerinizi düzenli tutmaya, uyuma* uyanma ritminizi fazla değiştirmemeye çelişın.
Öğünleri olabildiği kadar hep aynı saatlerde yemeye dikkat edin.
Spor yapmaya dikkat edin, spor yapmak sinir yapınızı da güçlendirecektir.
Günlük hayatınızda belirli, düzenli bir rutin tutturun, stresi elinizden geldiği kadar azaltın.
Hayır demeyi öğrenin. Yapmak istemediğiniz şeyleri yapmayın.
Programlı bir şekilde yoga, masaj gibi terapilerle geriliminizi atmaya ve azaltmaya çabalayın.
Çalışırken, kendinize düzenli molalar verin.
İlgili aramalar: migrenden nasıl kurtuluruz, migrenden kurtulmak için ne yapılabilir, migren nasıl atlatılır, migrene karşı ne yapmak gerekir, migrenin tedavisi nedir, migren nasıl geçer
Migren, hayatı tehdit etmekte olan tehlikeli bir hastalık olarak görülmemelidir. Migren, 4 saat ile 72 saat arasında değişen ataklarla ortaya çıkmış olan, kafanın tek tarafına yerleşen, zonklayıcı bir baş ağrısı şeklidir. Bu ataklar esnasında baş ağrısının yanında bulantı, kusma, normal ışık ve sesten huzursuz olma gibi şikayetler de görülebilmektedir.
Migren Kimlerde Görülür?
Kadınlarda migren görülme oranı erkeklerin yaklaşık 3 katıdır. Bu farklılık kadınlardaki hormonal değişikliklerden kaynaklıdır. Hastaların çoğunda atak 40 yaşın dan evvel meydana çıkmaktadır. Genel olarak ergenlik dönemine denk gelen bir dönemdir. 50 yaşın üstü bir tanesinde migren başlama olasılığı azdır. Kadınlarda migren birçoğu kez orta yaşlarda ortaya çıkar.
Niçin Migren Hastası Oluruz?
Sebebi kesin bir şekilde bilinmemekle beraber beyin kandamarları ve beynin sinir iletimindeki kimyasal madde değişimleri neticesi ortaya çıktığı düşünülür. Kadınlardaki hormon değişikliği migren ağrısına neden olabilir. Genetik (aileden gelen, kalıtsal) etkenler hususunda çalışmalar sürmektedir.
Migren Tipleri
Daha çok karşılaşılan iki değişik migren türü vardır:
Basit Migren: Migrenli hastaların %75 inde görülmektedir. Aurasız migren atakları bulunur. Adi migren de denilir. Genellikle bayanlarda görülmektedir. Tek veya çift yönlü baş ağrısı görülmektedir. Kusma nadir olur.
Klasik Migren: Auralı migren atakları görülmektedir. Migrenli hastaların %10'unu klasik migren hastaları teşkil eder. Klasik migren birçoğu kez çocukluk veya ergenlik çağı boyunca vuku bulur. İlk atak 40 yaşından sonra gelir ve 2* 6 saat kadar sürmektedir. Klasik migrende kişinin görme alanında boşluk bulunur. Ve hastalığı olanlar boşluk olan yeri göremez. birçoğu kez başın tek tarafında ağrı hissi duyulur. Bulantıyla beraber kusma buna eşlik eder. Aura, baş ağrısı başlama dan evvel beliren, çok sık görme alanında şikayetler olan, birtakım sinirsel belirtilerdir. Migren şafağı da denilir.
Migreni Tetikleyen Faktörler Nelerdir?
Migren atağı tek bir nedene bağlı oluşmaz. Tek bir tetikleyici ile migren atağı oluşmaz. Üst üste gelen tetikleyiciler migren ataklarının oluşmasına yol açar. Birçok incelemede migren hastalarından alınan cevaplara göre en fazla görülmekte olan haller stres, hormonlarda değişiklik, halsizlik, bitkinlik ve öğün atlamadır. Çocuklarda aç kalma, az yemek yeme, kadınlarda adet süreciyle alakalı hormonal farklılıklar migrene sebep olabilir. Yeterince yememek, Bazı gıdalar ve içecekler; eski peynir, çerez, çikolata, şarap, alkol, kafeinli içecekler, kahve, çay, katkı maddeleri, Çevresel faktörler; göz alıcı ışık, ağır koku, seyahat, çok yorulma, hava değişiklikleri, Adet süreci, gebelik, doğum kontrol hapları gibi hormonal farklılıklar Uykusuzluk veya aşırı uyuma Duygusal değişiklikler; endişe, üzüntü, tartışma, heyecan, depresyon, stres, Baş ve boyunda ağrı; göz, boyun, diş, çene ağrısı, Kişide bu tetikleyicilerin hepsi olmak zorunluluğu bulunmaz. Atağın başlaması için bir kaç neden yeter. Migrenden kurtulmak amacıyla ilaçlı metod ve terapi metodu gibi türlü yöntemler uygulanmaktadır. Uzmanlar yetişkinlerden değişik oldukları ve gelişimlerini tam tamamlamadıkları için çocuklara migren tedavisinde ilaçlı tedaviden kaçınmak gerekli olduğunu vurgulamaktadır ve terapi metodunu tavsiye etmekteshy;dir.
Migrenden korunmak için neler yapabilir?
Sizde migreni tetikleyici unsurları izlemleyin ve bunlardan olabildiği kadar uzak durunuz.
Uyku saatlerinizi düzenli tutmaya, uyuma* uyanma ritminizi fazla değiştirmemeye çelişın.
Öğünleri olabildiği kadar hep aynı saatlerde yemeye dikkat edin.
Spor yapmaya dikkat edin, spor yapmak sinir yapınızı da güçlendirecektir.
Günlük hayatınızda belirli, düzenli bir rutin tutturun, stresi elinizden geldiği kadar azaltın.
Hayır demeyi öğrenin. Yapmak istemediğiniz şeyleri yapmayın.
Programlı bir şekilde yoga, masaj gibi terapilerle geriliminizi atmaya ve azaltmaya çabalayın.
Çalışırken, kendinize düzenli molalar verin.
İlgili aramalar: migrenden nasıl kurtuluruz, migrenden kurtulmak için ne yapılabilir, migren nasıl atlatılır, migrene karşı ne yapmak gerekir, migrenin tedavisi nedir, migren nasıl geçer
29 Şubat 2012 Çarşamba
Baş Ağrısı ve Baş Ağrısının Çeşitleri
BAŞ AĞRISI
Baş ağrısı pek çok insanın yakındığı bir sorundur. Pek çok hastalığa (hipertansiyon, enfeksiyon hastalıkları vb.) eşlik eden bir şikâyet olabileceği gibi, bir hastalık hali olmaksızın da görülebilir. Büyük bir çoğunluğunu da bu grup oluşturur.

Gerginlik Baş Ağrısı (Gerilim Baş Ağrısı)
Enseden başlayıp, başın arkasına doğru yayılan, hastaların başımı çember gibi sıkıyor diye tanımladıkları ağrı tipidir. Genç yaşlarda başlayıp, ileri yaşlara kadar devam eder.
Hastalar ense kaslarında kasılmalardan yakınırlar. Ense masajla rahatlatılabilir. Ruhsal gerginlik halinin varlığı büyük nedendir.
Zaman içinde psişik gerginlik ense kaslarında gerginliği, bu gerginlik ağrıyı yaratarak bir kısır döngü oluşturur.
Migren
Migren de sara gibi tekrarlayıcı bir hastalıktır. Genellikle tek taraflıdır. Bulantı, kusma, iştahsızlık nöbete eşlik eder. Ağrı saatlerce sürebilir.
Migren daha çok kadınlarda görülür. Genç yaşlarda başlayıp, menopozda biter. Buna karşın menopozda başlayıp 60-65 yaşına kadar süren tipleri vardır.
Migren krizleri geçiren kişiler genellikle perfeksiyonist, titiz, baskıya farklı koşullarda uymakta güçlük çeken insanlardır. Bu insanlarda suçluluk hissiyle beraber, bastırılmış aggresivi-te, cinsel baskılar önemli bir yer tutar.
Dış görünümleri itibariyle duygularını dışa vurmayan, kontrollü, uyumlu, sakin insanlardır.
Pek çoğunun çocukluklarında dönem dönem ortaya çıkan kusmalar, araba tutması vardır.
Migrenler alelade migren, hemiplejik ofthalmoplejik migren, alt baş ağrısı diye alt gruplara ayrılır.
Alelade migren
En büyük grubu kapsar. Genellikle haber verici belirtileri vardır. Bunlar bulantı, görme ile ilgili şikâyetler, sindirim bozuklukları olabilir.
Kriz tatil günlerini seçer.
Hemiplejik ofthalmoplejik migren
Göz sinirlerini tutan felçlerle birlikte bir vücut yarısında görülen kuvvet kayıplarıyla olur. Bunlar geçici özellikler taşır.
Alt baş ağrısı
Görme ile ilgili bozuklukla, baş dönmesi, kulak çınlaması, ellerde ve ayaklarda uyuşmalarla birliktedir. Başın arka kısmında şiddetli ağrılar vardır. Kadınlarda daha sık görülür.
Migren krizlerinde hasta mümkün olduğu kadar sessiz ve karanlık bir odaya çekilmelidir. Krizler arası dönemde düzenli bir tedavi, krizler arasındaki süreyi açmakta yardımcı olur. Ayrıca krizlerin daha hafif atlatılmasını da sağlar. Hastaların psişik problemlerinin hafiflemesi krizlerin seyrinde önemli bir rol oynar.
Baş ağrısı pek çok insanın yakındığı bir sorundur. Pek çok hastalığa (hipertansiyon, enfeksiyon hastalıkları vb.) eşlik eden bir şikâyet olabileceği gibi, bir hastalık hali olmaksızın da görülebilir. Büyük bir çoğunluğunu da bu grup oluşturur.
Gerginlik Baş Ağrısı (Gerilim Baş Ağrısı)
Enseden başlayıp, başın arkasına doğru yayılan, hastaların başımı çember gibi sıkıyor diye tanımladıkları ağrı tipidir. Genç yaşlarda başlayıp, ileri yaşlara kadar devam eder.
Hastalar ense kaslarında kasılmalardan yakınırlar. Ense masajla rahatlatılabilir. Ruhsal gerginlik halinin varlığı büyük nedendir.
Zaman içinde psişik gerginlik ense kaslarında gerginliği, bu gerginlik ağrıyı yaratarak bir kısır döngü oluşturur.
Migren
Migren de sara gibi tekrarlayıcı bir hastalıktır. Genellikle tek taraflıdır. Bulantı, kusma, iştahsızlık nöbete eşlik eder. Ağrı saatlerce sürebilir.
Migren daha çok kadınlarda görülür. Genç yaşlarda başlayıp, menopozda biter. Buna karşın menopozda başlayıp 60-65 yaşına kadar süren tipleri vardır.
Migren krizleri geçiren kişiler genellikle perfeksiyonist, titiz, baskıya farklı koşullarda uymakta güçlük çeken insanlardır. Bu insanlarda suçluluk hissiyle beraber, bastırılmış aggresivi-te, cinsel baskılar önemli bir yer tutar.
Dış görünümleri itibariyle duygularını dışa vurmayan, kontrollü, uyumlu, sakin insanlardır.
Pek çoğunun çocukluklarında dönem dönem ortaya çıkan kusmalar, araba tutması vardır.
Migrenler alelade migren, hemiplejik ofthalmoplejik migren, alt baş ağrısı diye alt gruplara ayrılır.
Alelade migren
En büyük grubu kapsar. Genellikle haber verici belirtileri vardır. Bunlar bulantı, görme ile ilgili şikâyetler, sindirim bozuklukları olabilir.
Kriz tatil günlerini seçer.
Hemiplejik ofthalmoplejik migren
Göz sinirlerini tutan felçlerle birlikte bir vücut yarısında görülen kuvvet kayıplarıyla olur. Bunlar geçici özellikler taşır.
Alt baş ağrısı
Görme ile ilgili bozuklukla, baş dönmesi, kulak çınlaması, ellerde ve ayaklarda uyuşmalarla birliktedir. Başın arka kısmında şiddetli ağrılar vardır. Kadınlarda daha sık görülür.
Migren krizlerinde hasta mümkün olduğu kadar sessiz ve karanlık bir odaya çekilmelidir. Krizler arası dönemde düzenli bir tedavi, krizler arasındaki süreyi açmakta yardımcı olur. Ayrıca krizlerin daha hafif atlatılmasını da sağlar. Hastaların psişik problemlerinin hafiflemesi krizlerin seyrinde önemli bir rol oynar.
20 Kasım 2010 Cumartesi
Baş Ağrıları, Gerilim Baş Ağrısı
BAŞ AĞRILARI:
Baş ağrıları günlük hayatta hastaların en sık şikayet ettiği problemlerdendir. Bu ağrıların nedenleri beyinde çok ciddi bir patolojiden yutun, boyun kaslarının aşırı gerilmesine bağlı "gerilim baş ağrıları" diye adlandırdığımız basit patolojilere kadar geniş bir alanda boy gösterir.
Baş ağrısıyla gelen hastada önce, ağrıya ek olarak görülebilecek "Merkezi Sinir Sistemi bulguları" basit bir nörolojik muayeneyle saptanmalıdır. Ağrı ile beraber görme, baş dönmesi, denge bozuklukları, kusma, ağrının gece daha da şiddetlenmesi gibi bulgular veya ağrının ani başlaması, hekim için bir ikaz unsuru olmalıdır. Her baş ağrısında ağrının sıklık karakteri sorularak migren olasılığı anlaşılmalıdır.
GERİLİM BAŞ AĞRISI:
Gerilim baş ağrılarında, hastalar boyun kaslarının sertliğinden, uzun süre aynı pozisyonda kalınca ağrılanın arttığından, streslerin ağrıyı arttırdığından yakınırlar. Ön tanımıza uymayan klinik bulgular, ağrı beraberinde nörolojik bulgular olması halinde hasta bir nörolog tarafından değerlendirilmek üzere konsülte(sevk) edilmelidir.
-ntvmsnbc-
Baş ağrıları günlük hayatta hastaların en sık şikayet ettiği problemlerdendir. Bu ağrıların nedenleri beyinde çok ciddi bir patolojiden yutun, boyun kaslarının aşırı gerilmesine bağlı "gerilim baş ağrıları" diye adlandırdığımız basit patolojilere kadar geniş bir alanda boy gösterir.
Baş ağrısıyla gelen hastada önce, ağrıya ek olarak görülebilecek "Merkezi Sinir Sistemi bulguları" basit bir nörolojik muayeneyle saptanmalıdır. Ağrı ile beraber görme, baş dönmesi, denge bozuklukları, kusma, ağrının gece daha da şiddetlenmesi gibi bulgular veya ağrının ani başlaması, hekim için bir ikaz unsuru olmalıdır. Her baş ağrısında ağrının sıklık karakteri sorularak migren olasılığı anlaşılmalıdır.
GERİLİM BAŞ AĞRISI:
Gerilim baş ağrılarında, hastalar boyun kaslarının sertliğinden, uzun süre aynı pozisyonda kalınca ağrılanın arttığından, streslerin ağrıyı arttırdığından yakınırlar. Ön tanımıza uymayan klinik bulgular, ağrı beraberinde nörolojik bulgular olması halinde hasta bir nörolog tarafından değerlendirilmek üzere konsülte(sevk) edilmelidir.
-ntvmsnbc-
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
