hücrenin yapısı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hücrenin yapısı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Ekim 2014 Cuma

Mitokondri Nedir? Mitokondrinin Görevleri Nelerdir?


MİTOKONDRİ



Mitokondriler için hücrenin enerji santralleridir diyebiliriz­. Mitokondrilerde, yağ asidi yıkımı, sitrat siklusu ile üre siklusunun bir­takım bölümleri ve bilhassa solunum zinciri ve buna bağlı ATP bireşimi olaylanır­­. Mitokondri­nin jel kıvamın­da matriksinde adı geçen  sentezler için lazım olan enzim bulunmaktadır­­. Aminoasit (Glutamin asidi, Citrulin) ya da steroidhormonların biyosentezleri de, mitokondrilerde ikincil işlev olarak kabul edi­lir­­. Bu çok yönlü ve mü­him işlemler, hücre başına isabet o­lan mitokondri sayısı ile ilişiktir­­. Mitokondri işlevi, aktif taşıma ile yakınen  ilgilidir­­. Ca2+ Mg2+ ve K+ iyonları mitokondrideki yoğunluk düşüşüne bağlı bir şekil­de içeri alınmaktadır­­. Bu değiş tokuşta anyon ya da H+ iyonları serbest bırakılır­­. Mitokondriler kanalı ile olan aktif iyon hareketi, hücre işlevi­nin denetimi için önemlidir­­. Mitokondriler birçoğu kez, hücrenin yönlendirilir iyon sistemi olarak kabul edi­lir­­. Bir memeli hayvan karaciğer hücresinde 1 000-1 500 mitokondri bulunmaktadır­­. Az beslenme hallerinde bu sayı 500-700'e iner­. Çizgili bir kas hücresinde, kasın çalışıp çalışmama­sı ile mitokondri sayısı değişir­­. Çalışan kasdaki sayı fazladır­­. Bu da Enerji kazanımı için var olan enzimin artma ya da azalma­sı ile ilgilidir­­. Bu durum hücrenin protein işlevi­nin yüzde 30'udur­. Daha büyük hücrelerde bu sayı beşyüzbine çıkar (dev amip)­.
mitokondri nedir, mitokondrinin görevleri

Mitokondriler fonksiyonlarına bağlı bir şekil­de küre, çubuk ve dallı ipliğimsidir­­. Büyüklükleri 0,5 x 0,5 x 1 ila 1 x 1 x 5 um arasında olur­­.

Mitokondri örtüsü genel olarak 7-10 nm kalınlığın­da iki membran­dan olmakta­dır­­. İkisi arasın­da perimitokondrial alan bulunur­. Dış membran bazı zamanlar ER-sisternalarına bağlı oldukça iyi geçirgendir (hat­ta disakkaridleri bile geçirir)­.

İç membran fazlaca sayıda girintiye maliktir­­. Genel­de "CRISTA" denilen  yaprağa benzeyen, bazı zamanlar tüp gibi (memeli hayvan hücresinde), bitkilerde cep biçimin­de "SACCULI" denilen  oluşumlar bulunur­. Geçirgen  olmaz ve yalnızca belirli bir­takım moleküller için geçirgendir (Mol­. ağırlığı <>

Mitokondri matriksi sitrat siklüsü ve yağ asidi oksidasyonu enzimleri­ni ihtiva eder­. İç kısımlar­da örneğin piruvat, karboksilleşir ya da solunumda dekarboksilleşir; burada mitokondrial biyosentezlerin birçoğu olaylanır­­. Mitokondri matrikslerinde DNA, RNA(tRNA, rRNAb rRNA2), mRNA ve Ribozomlar (70S) bulunmaktadır­­. Mitokondri, DNA-replikasyonu, transkripsiyon ve protein biyosentezi yapmakta­dır­­. Mitokondrideki DNA miktarı hücrede bulunanın fakat yüzde 0­.2'si kadar olur­. Mitokondri iç membranındaki enzimlerin kısmen  mitokondriyal DNA tarafı ile şifrelendiği kabul edi­lir­­. Bira mayası hücresinde bulunan sitokrom a, a3, b ve cl'in mitokondriyal DNA tarafı ile belirlenmiş olduğu kanıtlana­bilir­­. Mitokondri matriksinde 5 ila 10 DNA molekülü bulunmaktadır­­. Mitokondrial DNA (mtDNA) hayvan hücresinde küçük olup en  çok 2-3 düzine protei­ni şifrelemekte­dir­­. Bitki hücresi mtDNA'sı oldukça iridir­­. İnsanın mtDNA'sı, rRNA molekülü, 22 farklı tRNA türü ve 13 farklı protei­ni şifrelemekte­dir­­. Bunlar­dan 5 protein tespit edilemilmiştir­­.

Mitokondriler fakat birkaç gün yaşamakta­dır­­. Enine bölünme ile çoğalmakta­dır­­. Bunlar embriyonal hücrelerdeki promitokondrilerden  de gelişir ve çok küçük vesiküller olup yoğun matriksli, çift membranlıdır­­. İç membranların­da zaman içerisinde cristalar gelişir­­. Promitokondriler, bölünme ile kendilerin­den  ve tomurcuklanma ile gelişmiş mitokondrilerden  olmakta­dır­­. Mitokondri­nin ortalama olarak ömrü, hücreye göre daha azdır­­. Karaciğer hücre mitokondrileri 7-10 gün yaşamakta­dır­­.

Mitokondriler birazcık da olsa kalıt­sal bilgiye maliktir­­. Eşeysel çoğalmada mitokondriyal bilgi değişmemekte­dir­­. Yumurta hücreleri mitokondri ya da promitokondrileri döle nakleder­. Hayvan sperma­sı oluşumun­da birçok mitokondri bir iplik şekli­ni alır­­. Memeli hayvan spermi­nin orta bölümünde, 4 tane iplik mitokondri helezonik bir şekil­de bulunmaktadır­­.

Hücre Çekirdeği


Hücre Çekirdeği (Nukleus, Karyon)

Çekirdek hücrede depo ve genetik bilgi arşivi görevlerini yerine getirir­. Genetik bilgi çift dizinli DNA moleküllerinde depolanır­­. Burada DNA kopyalanması (iki misline çıkma) olmakta­dır­­. RNA bireşimi ile genetik zincirleri burada başlamaktadır­­. Çekirdeğin inferfaz, mitoz ve çalışma halleri bulunur­. Interfaz çekirdeğinde kromozomların DNA'sı iki misline çıkmakta­dır­­.

Hücre Çekirdeği­nin Yapısı
nukleus

Çalışma çekirdeği ve inferfaz çekirdeğinde RNA bireşimi olmakta­dır­­. Genel­de küre biçimin­de olan çekirdek hücredeki en  büyük organeldir­­. Elastik olup, hücre yapısına bağlı bir şekil­de biçimlenir­­. Elektron mikroskobik izlemlerden  çekirdeğin bir kılıfla sarılmış olduğu izlenmektedir­­. Bu bir iç, bir de dış membran­dan olmakta­dır­­. İki membran arasın­da bulunan boşluk 20-50 nm'dir­­. Membran fazlaca sayıda çekirdek poruna sahip olup endoplazmik retikülumun bir bölümüdür­. Porlarla kesintiye uğrar­. Makromoleküller porlar kanalı ile çekirdek sitoplazma­sı (karyoplazma) ile sitoplazma arasın­da gidip gelirler­. Karyoplazma protein ve nukleikasit (RNA ve DNA) ihtiva eder­. Çekirdek, hücredeki bütün yaşamsal olayları düzenler­. DNA bölgeleri boyana­bilir ve buralara Kromatin denilir­­. Kromatin, hücre bölünme­si olayında, çekirdek bölünme­si safhasında, kromozomları teşkil eder­. Hücre çekirdekleri, "SİTO-İSKELET" yapıları, yani bir nevi çekirdek iskeleti­ni de ihtiva eder­. Bu yapı kromatin ile ilişkidedir: Kromozomlar çekirdek iskeletine asılıdır­­. Çekirdek örtüsünün gerçek yeni oluşumu, çekirdek bölünmesin­den  sonra, çekirdek iskeleti­nin kenar­da mevcut olan bölümleri tarafın­dan gerçekleşmektedir­­.

Karyoplazmada bilhassa iyi boyanan ve yüksek miktar­da RNA içeren  bir kısım bulunmaktadır­­. Buna çekirdekçik (Nukleolus) denilir­­. Sayısı bir ya da daha fazla ola­bilir­­. Ribozomal RNA sentezinde rolü bulunur­. Burada büyük RNA molekülleri sentezlenir­­. Çekirdekçik sitoplazmik ribozomların oluşumuna katılır.

İnsandaki alvuyarlar, gelişim süreçleri içinde çekirdekleri­ni kaybetmekte­dir­­. İskelet kası hücreleri ile kemik dokudaki dev kemik hücrelerinde (osteoklast) ise birden  fazla çekirdek bulunur­.

23 Ekim 2014 Perşembe

Hücre Çeperi


Hücre Çeperi ve Hücre Çeperinin Yapısı

Hücre çeperi, bitki hücrelerinde görülmekte­dir­­. Yalnız bitkilerin eşey hücrelerinde olmamaktadır­­. Onlar­da hayvan hücresi gibi plazmalema bulunur­. Lakin döllenmenin akabinde, hücre, yüzeyine ince ve jel kıvamında bir madde salgılar­. Bu madde primordial çeper'i (ilk çeper) oluşturur ve içinde Pektin bulunmaktadır­­. Pektinler, birbirleriy­le iyonlarla bağlanan, uzun zincirli karbonhidrat moleküllerin­den  ortaya çıkmakta­dır­­. Hücre bölünmesinde meydana gelen  yeni hücreleri birbirin­den  ayıran bu ilk çeper, iki hücreyi yan yana tutan orta lameldir­­. Pektinlerin temel yapıtaşı galakturon asididir­­. Pektin asidi çok zayıftır­­. Pektin kolaylık­la şişebilir­­. Hücre çeperindeki başka bir madde hemiselülözdür­. Bunlar hücre çeperi­nin yapısına katıldıkları gibi, depo maddesi olarak işlev yapmakta­dır­­.
hücre duvarı

Hücre Çeperi­nin Özellikleri

Her oğul hücre, yeni çeper materyali­ni ilk çepere yığmaya başlamaktadır­­. Bu yığım neticesin­de ilkin çeper(primer çeper) olmakta­dır­­. Bu çeperde pektinlerin oluşturmuş olduğu ana madde içinde dağılan, düzensiz mikrofibriller yer alır­­. İlkin çeperin bu yapısına dağınık yapı ya da dağınık tekstür denir ­.

Mikrofibriller selüloz'dan yapılmıştır­­. Bir selüloz molekülü, birbirlerine bağlı 10 000 glikoz molekülün­den  olmakta­dır­­. Böyle bir iplik molekülü 4 um uzunluğa ulaşa­bilir­­. Yaklaşık 2000 ipliğimsi selüloz molekülü, bir mikrofibril demeti yapmakta­dır­­. Bu demetler bitki hücre çeperi­nin yapı birimidir­­. Selülozun zincir ya da iplik molekülleri doğada serbest hal­de hiç bulunmaz ve zincirde ağ demeti biçimindedir­­. Bu birliğin çoğu bölümü kristalindir­­. Mantar hücre çeperinde yapı maddesi olarak ya selüloz veya kitin bulunur­.

Oğul hücreler büyüdüklerin­de elastik olan primer çeper de genişlemekte­dir­­. İlkin çeper bu genişlemede incelemez; zira devamlı yeni mikrofibril tabakaları birikmekte­dir­­. Kesin hücre büyüklüğüne ulaşılınca, hücre çeperi­nin enine büyüyüşü de durur­. İlkin çeperin üzerine ikincil (sekonder) çeper oturur­. Bu çeperdeki mikrofibrillerin birikimi tabaka biçimindedir ve ışık mikroskobu ile izlenmektedir­­. Burada mikrofibriller paralel olduğu için paralel yapı (paralel tekstür)'dan bahse­dilir­­. Enine büyüme esnasın­da lignin ya da suberin gibi maddeler ikincil çepere birikmekte­dir­­. Odunlaşan hücre çeperleri, yüksek basınç ve çekmeye karşı dayanıklılık kazanır­­. Kuvvetli olan ikincil çeper, hücre içerisi­ne doğru genel­de ince bir tabaka ile sarılır­­. Bu tabakaya üçüncül (tersiyer) çeper denilir­­. İlkin çeper gibi pektin temel maddesin­den  olmakta­dır­­. Bunların içinde fibriller bulunur­. İlkin çeperin tersine fibriller burada paraleldir­­. Yani ikincil çeper gibi paralel yapı göstermektedir­ler­. Tersiyer çeperin, ikincil çeper lamelleri­nin meydana geldiği yer oluşu muhtemeldir­­.

Plazmalema Nedir?


PLAZMALEMA

Hücre sitoplazmasını dışarı­dan saran membrana denilir­­. Plazmalema, hücrenin dışı ile ilişkilerde hem engel, hem de aracıdır­­. Bu görevlerine çok iyi uymaktadır­­. Hücre ve çevresi arasın­da bulunan madde alışverişi­ni düzene sokan yapılara maliktir­­. Bazı hallerde hormon ve nörotransmitter gibi sinyal molekülleri­ni tanır­­. Bunun için gerekli reseptörlere(almaç) maliktir­­. Bu almaçlar, genel olarak kompleks ya­pılı protein ve karbonhidrat molekülleridir­­.

Plazmanın dış yüzeyi karbonhidrat molekülleri­nin meydana getir­diği ince bir tabaka ile örtüle­bilir­­. Bu glikojen  benzeri moleküller, membranın lipid ve protein moleküllerine bağlı ola­bilir­­. Buna göre "Glikol ipid" ya da "Glikoprotein" den  bahsedilir­­. Bu tabakanın adına "Glikokaliks" denir ­. Gevşek ve lifli ağsı bir yapı gibi görünmektedir­. Glikokaliks alyuvarlar­da kan grubu antijenleri­ni yapa­bilir­­. Ayrıca hayvansal hücrelere mekanik bir dayanıklılık kazandırmakta­dır­­.