kanın pıhtılaşması etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kanın pıhtılaşması etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Mart 2015 Perşembe

Pıhtılaşma Nasıl Olur?


PIHTILAŞMA NASIL OLUR

Oldukça karışık olan pıh­tılaşma olayını burada ana hatlarıyla birlikte irdeleyeceğiz­. Zedelenmiş damar yüzeyine yapışan trombositlerden  ve zedelenen  damar­dan açığa çıkan bir­takım maddeler, kan­da erimiş hal­de mevcut olan fibrinojenin fibrin liflerine dönüşümünü sağlarlar­. Fibrin lifleri pıhtı­nın iskeleti­ni kurarlar­. Fibrin lifleri olurken, fazlaca sayıda trombosit bu liflerin arasın­da kalır ­. Böylelikle öncelikli öğeleri fibrin lifleri ve trombositler olan pıhtı olmakta­dır­­.  Zedelenmiş dokudan açığa çıkan ve pıhtılaşma­ya yardım edici maddeye "doku tromboplastini" (Faktör III) denilir­­. Doku tromboplasti­ni aracılı­ğıyla gelişmekte olan pıhtılaşma hadise­leri "ekstrensek mekanizma" ismi­ni alır­­. Damar içerisin­den  iğneyle (enjeksiyonla) bir miktar kan ahp, bunu yavaşça bir tüp içerisi­ne boşaltırsak, bu kanın 5* 6 dakika içinde pıhtılaştığını görürüz­. Bu pıhtılaşma olayına doku tromboplasti­ni yardım etmemiştir­­. Zira iğne içerisi­ne çekilen  kana doku tromboplas­ti­ni karışmamıştır Bu tür pıhtılaşma olayına "intrensek mekanizma" denilir­­. Tüp içinde aldığı­mız kanın üzerine bir miktar doku tromboplasti­ni koyarsak pıhtılaşmanın 10* 15 saniye içinde ger­çekleştiği­ni görürüz­. Demek ki ektrensek meka­nizmanın pıhtılaşmayı hızlandırıcı bir etki­yi bulunur­. Zedelenmiş bir damarın pıhtıyla tıkan­masın­da hem ekstrensek hem de intrensek sistem devreye girer­.

Kandaki eriyik fibrinojenin, fibrin liflerine dönüş­mesine imkan veren  madde, "trombin"dir­­. Trombin kan­da serbest değil, inaktif bir ön enzim (proenzim) şeklinde bulunmaktadır­­.  Trombi­nin bu proenzim biçimine "protrombin" denilir­­. Protrom* bi­nin trombine dönüşmesini, "aktif faktör X" denilen  bir madde sağlar­. Aktif faktör X da kan­da inaktif biçimde bulunmaktadır­­.  Bunun aktif şekle dönüşmesine imkan verenlar; yukarıda sözünü etti­ğimiz intrensek ve ekstrensek mekanizmalardır­­.  Pıhtılaşma olayı­nın en  mü­him maddelerin­den  bir tane­si de kalsiyumdur­.

Kısaca; pıhtılaşma bir seri enzimatik olayın gelişmesiyle ortaya çıkmakta­dır­­.  Pıhtılaşmaya katılan maddelere "prokoagülan faktörler" denilir­­. Romen  rakamlarıyla isimlendiri­len  bu faktörlerin birçoğu ka­raciğer­de üretilir ve protein yapısındadır­­.  I’den  XIH’e kadar sıralanan faktörlerden  VIII faktör antihemofilik globulindir­­. Eksikliğinde hemofili has­talığı ortaya çıkmakta­dır­­.  Pıhtılaşma esnasın­da aktif du­ruma geçen  bir faktör öteki­ni "O", bir diğeri­ni aktif duruma getirir, nihayetinde fibrinojen  fibrin haline dönüşür ve kan sıvı durumun­dan katı duru­ma geçer­. Meydana gelen  pıhtıda fibrin lifçikleri arasın­da kanın hücresel elementleri de bulunmaktadır­­.  Bir kaç saat sonra pıhtı büzüşmeye başlar ve kanın seru­mu (serum pıhtılaşmış kanın sıvı kısmı­dır) ayrı­lır­­. Pıhtılaşma iki ayrı sistem ile başlaya­bilir­­. 1* Ekstrensek sistemde pıhtılaşma­. Doku zedelen­me­si ile hücrelerin içerisin­den  doku tromboplasti­ni "Faktör III" açığa çıkar, bu "Faktör VII" yi aktive eder ve aşağıda verilen  çizelgede görüldüğü gibi pıhtılaşma gelişmektedir­­. 2* intrensek sistemde pıhtılaş­ma: Burada ilk aktive olan Faktör XII’dir­­. Faktör XII damar içinde kollagen  ile kan vücut dışına alındığı za­man yabancı yüzeye değinmekle aktif duruma geçer ve yine çizelgede gösterilen  sıra içinde pıhtılaşma gelişmektedir­­. Pıhtılaşma esnasın­da iyonize Ca + + da gereklidir­­. Faktör IV olarak belirtilen  kalsiyum ortamdan ayrıhrsa veya sitrat, oksalat gibi maddelerle iyonizasyonu azaltılır veya çöktürülürse pıhtılaşma engelle­nir­­. Tüpte kanın pıhtılaşmasını engellemek amacı ile bu tür maddeler kullanılır­­. Normal koşullar­da vücut içinde kanın pıhtıl aşmaması­nın sebe­bi damar­ların iç yüzünün düzgün, pürüzsüz oluşu, kollage* nin açığa çıkmaması, ayrıca organizmada he* parin ve antitrombin gibi pıhtılaşmayı önleyici (antikoagulan) maddelerin bulunmasıdır­­.  Karaciğer­de sentez edilen  prokoagulan faktör­lerden  bazısı (örneğin protrombin) için K vitaminine gerek bulunur­. Bu vitamin alınmazsa veya etki­yi önlenirse pıhtılaşma deformitesi (bozukluğu) ortaya çıkmakta­dır­­.  Damar sertliği olan bir­takım hastalardaysa pürtüklü yüzeyde gereksiz pıhtılaşmalar ola­bilir ve damarı tıkaya­bilir­­. Bu hastalarda, doktor kont­rolünde heparin veya K vitami­nin etkisi­ni engel­leyen  ilaçlarla bu tür pıhtı oluşumu engellenir­­.

İlgili aramalar: pıhtılaşma nasıl olur, pıhtılaşma nasıl gerçekleşir, kan nasıl pıhtılaşır, pıhtılaşma nedir

26 Şubat 2014 Çarşamba

Hamilelikte Kan Pıhtısı Tehlikesi


Hamilelikte Kan Pıhtısı Tehlikesi

Hamile kadınların özellikle ilk haftalarda kan pıhtısı tehlikesiyle karşı karşıya oldukları yeni araştırmalar sonucu anlaşılmıştır. Çalışmalar gebeliğin ilk 12 haftası, kan pıhtısı tehlikesi bakımından normale göre daha fazla risklidir. Araştırmalarda felç, kalp krizi ya da derin ven trombozu görülen bazı hamile hanımlarda kan pıhtısına rastlanmıştır. Bu riski istatistiksel olarak ortaya konmuş, ilk 6 hafta boyunca kan pıhtısı görülme oranının normalden 11 kat fazla olduğu tespit edilmiştir. 7 ila 12 hafta arası bu oran normale göre 2,2 kat fazla bulunmuş ve 13-18 hafta arasında risk normale çok yakın düzeye inmiştir.
kanın pıhtılaşması, blood clots
Hamilelikte kan pıhtısı nadir de olsa felaket ile sonuçlanabilir. Kan pıhtısının kalbe giden bir damarı tıkaması kalp krizi sonucu ölüme, beyine giden bir damarı tıkaması ise beyinin oksijensiz kalarak felce ya da zeka geriliğine neden olabilir. Böyle ciddi sonuçları olabilecek kan pıhtılarına karşı; şiddetli baş ve bacak ağrılarında, göğüs ağrısında, nefes almada güçlük durumunda, bir bölgede şişlik ortaya çıkmışsa bu tür belirtiler gerek hamilelikte gerek ise doğum sonrasında ciddiye alınmalı ve vakit kaybetmeden doktorunuzla şikayetiniz paylaşılmalıdır.

29 Ekim 2012 Pazartesi

Emboli


EMBOLİ


Yunanca (Embolein), içine atmak sözcüğünden türevlendirilen emboli ya da amboli damar tıkayan kan pıhtılaşması olayını tarifte kullanılıyor.

Örneğin bazen bir kan pıhtısı, toplardamarlar aracılığıyla akciğere gönderilir. Orada bir atardamarı tıkar. O zaman bir akciğer enfarktüsü olayı ortaya çıkar. Bu durum genellikle öldürücü olabilir. Aynı olay kalpte, böbrekte, beyinde de oluşabilir.

Felç, beyinde bir damar tıkanıklığı sonucu kanamadan oluşabilir. Kan pıhtısı gibi bazen bir bir yağ zerreciği de damarı tıkayabilir. Bazen uyluk kemiğinin üst kısmının kırılması sırasında da kana karışan bir ilik parçacığı aynı tehlikeyi oluşturabilir. Kan pıhtısına kanın ağırlaşması, yani koyulaşması neden olur.

Kan o zaman damarlardan daha yavaş akmaya başlar ve içindeki küçük tanecikler o zaman daha kolay birleşip iri bir pıhtı oluşturabilir. Bu risk özellikle yaşlı insanlarda ve kanser hastalarında, aynı zamanda ameliyatlardan sonra da daha fazlacadır. Ameliyatlardan sonra, vücut kan kaybını önlemek için kan pıhtılaşmasını teşvik eden maddeleri daha fazla üretir.

Damar tıkanmasına karşı tedavide, kanın yoğunluğu sürekli kontrol edilmelidir. Hastaya pıhtılaşmayı önleyici ilaçlar verilir.

Damar tıkanması, şoka karşı ve akut dolaşım rahatsızlığına karşı da en acil şekilde doktor müdahalesi gerektirir.

Aramalar: emboli nedir? amboli ne anlama gelir? emboli nasıl olur?

18 Haziran 2012 Pazartesi

Kan Nasıl Pıhtılaşır?


Kanın Pıhtılaşması nasıl gerçekleşir?

kanın pıhtılaşması

Pıhtılaşmada üç önemli mekanizma vardır. Bunlardan birincisi kanın akışkanlığı, ikincisi damar duvarı ve üçüncüsü ise trombosit ismi verilen küçük hücrelerdir. Trombosit adını verdiğimiz bu küçük hücreler kemik iliğinden yapılırlar ve kanın pıhtılaşmasında temel görevi üstlenirler. Damar duvarının bütünlüğünün bozulduğu bir durumda yani kanama olduğunda trombositler o bölgeye doru yönlenir ve bölgede bir tıkaç oluştururlar. Buna "primer hemostatik tıkaç" adı verilmektedir. Bu tıkaç kanamanın geçici olarak durdurulması sağlar. Daha sonra hem trombositlerden hem de damar duvarından salgılanan bazı maddelerle pıhtılaşmanın 2. aşaması yani "hemostaz" dediğimiz durum devreye girer. Pıhtılaşma faktörlerinin salınımı ile birlikte trombositlerin oluşturduğu bu yama güçlenir ve daha bir takım başka maddeler yardımıyla sağlamlaştırılır. Fibrinojenin fibrine dönüşmesi gibi bir takım mekanizmalarla bu damar duvarı sağlamlaştırılır. Daha sonra da damar duvarındaki bu yamada oluşan fazlalıklar bir şekilde uzaklaştırılır ve damar tamamen onarılmış olur. Pıhtılaşma yani kanın damar duvarı dışına çıkmasını engelleme durumu bu şekilde meydana gelir.