Çok Su İçerek Zayıflanır Mı?
Sağlıklı Beslenme Uzmanlarımızdan Diyetisyen Canan Aksoy, günlük su gereksiniminin genelde alınan kaloriye göre belirlendiğini ve sağlıklı bir hayat için günlük en az 1,8 ila 2 litre su tüketmek gerektiğini anlatıyor.
Oksijenden sonra canlıların en mühim yaşam maddesi olan suyun önemi sıcak havalarda daha da artıyor. Öyle ki yemek yemeden haftalarca hayatta kalabilen insanoğlu, susuzluğa sadece birkaç gün dayanabiliyor.
Ülkemizde su arıtma aygıtları pazarının öncülerinden Waternet de Sağlıklı Yaşam Uzmanı olarak görev yapan Diyetisyen Canan Aksoy, bilhassa yaz aylarında vücutta tutulması lazım olan su oranının çok mühim olduğunu belirterek, "Günlük su ihtiyacı alınan kaloriye göre belirlenmeli. Ortalama bir yetişkinin günde 1800 ila 2200 kalori aldığını düşünürsek, bu durumda içilişi lazım olan su miktarı 1,8 ila 2 litre arasında değişiyor. Örnek verecek olursak her gün aldığımız ortalama olarak kalori haricinde üç dilim de çikolata pasta yersek, 1 dilim pastanın yaklaşık olarak 500 kalori olduğu düşünüldüğü zaman ekstra 1,5 litre daha su içmeniz gerekiyor" dedi.
Vücut ağırlığının yüzde %55 ila %75’i su olan yetişkin bir birey, bunun yüzde %10’nu kaybetmesi halinde şiddetli halsizlik ve sıcak çarpmasına gibi bir sonuçla karşılaşırken, yüzde %20 kayıpta yaşamı tehlikeye giriyor. Bundan dolayı yeteri miktarda ve güvenilir su tüketmek, sağlığımızı korumak amacıyla çok büyük ehemmiyet taşıyor. Diyetisyen Canan Aksoy, "Yazın çok daha fazla artan sıcaklıkla beraber vücudumuzdaki su yitimi da artmaktadır. Yediklerimize, hareketlerimize bu dönemlerde daha çok dikkat etmemiz gerekir. Su tüketimine de özel olarak dikkat etmemiz gerekir. Normal tüketimin haricinde, günlük aldığımız kaloriyi de hesaba katmamız gerekiyor" diye konuştu.
Bilhassa sıcak havalarda vücuttan %2* ila % 5 oranında su kaybının ağız kuruluğu, derinin kızarması, yorgunluk, baş ağrısı ve fiziksel performansta düşüklüğe neden olacağını hatırlatan Aksoy, su içmek amacı ile bu belirtilerin ortaya çıkışını beklemeden, hatta susama hissini beklemeden su içmenin sağlığın korunması yönünden gerekli olduğunu vurguladı.
Ne kadar kalori alıyorsak bunu o kadar su ile karşılamalıyız
Diyetisyen Canan Aksoy, günde 1500 kalori alan birinin o gün içinde 1.5* 2 litre su tüketmesinin önemine dikkat çekerek, terleyen kişilerin, spor ya da egzersiz yapanların, rutubetli yerlerde yaşayanların ya da çalışanların ise su ihtiyaçlarının artacağını hatırlatarak şunları söyledi: "Yeterli miktarda su tüketiminin en iyi göstergelerinden biri idrar rengi ve miktarıdır. Az miktarda ve koyu renk idrar yetersiz su alımını göstermektedir. Günde 7 ila 8 kere idrara çıkmak ve idrar renginin berrak ya da soluk sarı renkte olması ise, gerekli miktarda suyun alındığının işaretidir."
Sağlıklı Beslenme Uzmanı Diyetisyen Canan Aksoy, suyun vücutta pek çok yaşamsal fonksiyonun yerine getirilmesinde mühim fonksiyon gördüğünü belirterek suyun faydalarını şöyle sıraladı:
* Dolaşım sisteminin baş aktörü ( Besin maddelerinin hücrelere taşınmasını, atık maddelerin vücuttan atılmasına imkan vermektedir.)
* Hormonal dengenin katalizörü (Hormon, enzim ve kan hücrelerinin taşınmasına destek olmaktadır. Kan hacminin oluşturulmasını sağlar)
* Duyu organlarının hayat kaynağı (Göz, ağız ve burun yapısının rutubetli olmasına imkan vermektedir.)
* İskelet sisteminin yapı taşı (Eklemler için, karın boşluğunun kayganlaşmasını yarayan sıvıların yapısına girer. Organlar için tampon görevini görür ve vücut yapılarının korunmasına yardımcı olur)
* Hipotalamus dengeleyicisi (Vücut ısısını korur.)
* Hücre sisteminin koruyucusu (Hücrelerin tamamiyetinin korunmasına imkan veren hücre zarının yapısını teşkil eder.)
İlgili aramalar: çok su içerek zayıflanır mı, çok su içmek zayıflatır mı, su içerek zayıflanır mı, su içerek zayıflamak mümkün mü, suyla kilo verilir mi, çok su tüketerek kilo vermek mümkün mü
su içmek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
su içmek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
26 Nisan 2015 Pazar
9 Aralık 2014 Salı
Ağız Kokusundan Su İçerek Kurtulun
Ağız Kokusundan Su İçerek Kurtulun
Ağız kokusu hem kendimizi hemde çevremizi huzursuz edici bir problemdir. Ağız kokusu kişilerin yaşam biçimi etkileyen, sosyal yaşamını sınırlayan mühim problemlerin başında gelir
Tükürük bezlerinin görevi; tükürük salgılamak ve bu salgıyı da ağız içerisine iletmektir;. Kişilerin gün içinde besinlerin az alınması (buna açlık ile karşılaştırabiliriz) ya da susuz kalma gibi nedenlerden ötürü ağız içinde tükürük miktarı azalış gösterir. Aynı şekilde gece tükürük salgısı uykuda bütünüyle sıfırlanıyor. Ağızdaki tükürük üretimi azalır, ağız kendisini temizlemek amacı ile gereksinim duyduğu sıvıyı bulamazsa bilhassa sabahları uyandığımızda ağız kokusu kaçınılmaz olur.
Hangi hastalıklar tükürük yapımını azaltırı
Kişisel kaynaklı sebepler haricinde kullanılan antihistaminik ilaçlar, tansiyon ilaçları, psikiyatrik ilaçlar, kansızlık, şeker hastalığı ve ateşli hastalıklar da tükürük yapımını azaltan sebepler olarak dikkat çekiyor. Bundan başka ağız içinde oluşmuş bir enfeksiyon, ilerlemiş bir diş eti hastalığı da ağızda kokuya neden olabilmektedir.
Suyun ağız kokusu üstündeki güçlü etkisi
Çeşitli sebeplerle azalan tükürük miktarını, olması gerekli olan düzeye getirmede su içmek mühim bir etkendir. Günde en az 2 litre su tüketilmesi diş sağlığını korumaya ve tükürük kaynaklı ağız kokusunu engellemeye destektir Yoğun olarak çay, kahve içmenin ve şekerli besinler tüketmenin ağızdaki bakterilerin artışına neden olacağını ve bunun sonucu olarak da ağız kokusu yaşanmaktadır, bu yiyecek ve içeceklerin azıcık bir miktar tüketimi gerekmektedir
Ağız kokusu hem kendimizi hemde çevremizi huzursuz edici bir problemdir. Ağız kokusu kişilerin yaşam biçimi etkileyen, sosyal yaşamını sınırlayan mühim problemlerin başında gelir
Tükürük bezlerinin görevi; tükürük salgılamak ve bu salgıyı da ağız içerisine iletmektir;. Kişilerin gün içinde besinlerin az alınması (buna açlık ile karşılaştırabiliriz) ya da susuz kalma gibi nedenlerden ötürü ağız içinde tükürük miktarı azalış gösterir. Aynı şekilde gece tükürük salgısı uykuda bütünüyle sıfırlanıyor. Ağızdaki tükürük üretimi azalır, ağız kendisini temizlemek amacı ile gereksinim duyduğu sıvıyı bulamazsa bilhassa sabahları uyandığımızda ağız kokusu kaçınılmaz olur.
Hangi hastalıklar tükürük yapımını azaltırı
Kişisel kaynaklı sebepler haricinde kullanılan antihistaminik ilaçlar, tansiyon ilaçları, psikiyatrik ilaçlar, kansızlık, şeker hastalığı ve ateşli hastalıklar da tükürük yapımını azaltan sebepler olarak dikkat çekiyor. Bundan başka ağız içinde oluşmuş bir enfeksiyon, ilerlemiş bir diş eti hastalığı da ağızda kokuya neden olabilmektedir.
Suyun ağız kokusu üstündeki güçlü etkisi
Çeşitli sebeplerle azalan tükürük miktarını, olması gerekli olan düzeye getirmede su içmek mühim bir etkendir. Günde en az 2 litre su tüketilmesi diş sağlığını korumaya ve tükürük kaynaklı ağız kokusunu engellemeye destektir Yoğun olarak çay, kahve içmenin ve şekerli besinler tüketmenin ağızdaki bakterilerin artışına neden olacağını ve bunun sonucu olarak da ağız kokusu yaşanmaktadır, bu yiyecek ve içeceklerin azıcık bir miktar tüketimi gerekmektedir
9 Kasım 2014 Pazar
Neden Su İçmeliyiz?
Neden Su İçmeliyiz?
Su, vücut sıvılarında bulunup, eklemlerin kaygan hale gelmesine imkan vermektedir. İdrarla beraber zararlı maddelerin atılmasına imkan vermektedir.
Diyette proteine göre karbonhidrat ve yağın yüksek olması metabolik suyu fazlalaştırır. Örnek verecek olursak, bir bardak sütün yüzde 89’u, bir ince dilim ekmeğin yüzde 38’i, bir elmanın yüzde 84’ü, bir yemek kaşığı balın yüzde 17’si sudur. Ek olarak gün içerisinde içtiğimiz çay, kahve, soda, gazlı ve gazsız içeceklerle de su alırız.
Hücre ve kas dokularını güç vermektedir. Karbonhidratları, yağları, proteinleri, hormonları ve oksijeni, kanda bulunarak kaslara taşımaktadır. Zararlı maddeleri dokulardan uzaklaştırmayı sağlar.
Cildi gerginleştirir, cilde parlaklık kazandırmaktadır.
Cilt yoluyla, akciğerde solunum yoluyla, böbreklerden idrarla ve bağırsaklardan su yitimi bulunur. Bu oran ortalama olarak 8 ila 10 bardak sıvı kaybetmek manasına gelmektedir. Su içmek, susama merkezi ile hormonal olarak uyarılma neticesinde ortaya çıkmaktadır. Vücut toplam suyun %0 ila 1 kadarını kaybedince susama duygusu olmaktadır.
Çok sıcak ve soğuk havalarda vücut normal ısısını sağlayabilmek amacı ile daha fazla su harcamaktadır. Yoğun egzersiz ve ağır işler yapıldıktan sonra su yitimi artar. Gebelik ve emzirme sürecinde, uzun süreli yolculuklarda, hastalık durunda, kusma, ishal ve ateşli hastalıklarda, yüksek lifli beslenme içeren diyetler yapıldıktan sonra daha fazla sıvı almak gerekir.
Su tüketimini artırmak için;
* Gün içerisinde çay, kahve yerine su molası verin. Çalışma masanızda mutlaka su dolu bir sürahi ya da su dolu bir pet şişe bulundurun.
* Yemeklerinizi ve ara öğünlerinizi su, süt, ayran, taze sıkılmış olan meyve suları ile tamamlayın. Ya da öğünlerinize çorba ile başlayın.
* Toplantılarda ve özel günlerde diüretik etkiyi sebebiyle alkol niyetine soda tüketin. Lakin fazla soda tüketiminden kaçının. Böbrek sağlığınız için ender tüketmekte fayda var.
* Egzersiz yaparken ve sıcak havalarda çalışırken mutlak suretle su için.
* Seyahatleriniz boyunca yanınızda su bulundurmaya özen gösterin.
Diyette proteine göre karbonhidrat ve yağın yüksek olması metabolik suyu fazlalaştırır. Örnek verecek olursak, bir bardak sütün yüzde 89’u, bir ince dilim ekmeğin yüzde 38’i, bir elmanın yüzde 84’ü, bir yemek kaşığı balın yüzde 17’si sudur. Ek olarak gün içerisinde içtiğimiz çay, kahve, soda, gazlı ve gazsız içeceklerle de su alırız.
Hücre ve kas dokularını güç vermektedir. Karbonhidratları, yağları, proteinleri, hormonları ve oksijeni, kanda bulunarak kaslara taşımaktadır. Zararlı maddeleri dokulardan uzaklaştırmayı sağlar.
Cildi gerginleştirir, cilde parlaklık kazandırmaktadır.
Cilt yoluyla, akciğerde solunum yoluyla, böbreklerden idrarla ve bağırsaklardan su yitimi bulunur. Bu oran ortalama olarak 8 ila 10 bardak sıvı kaybetmek manasına gelmektedir. Su içmek, susama merkezi ile hormonal olarak uyarılma neticesinde ortaya çıkmaktadır. Vücut toplam suyun %0 ila 1 kadarını kaybedince susama duygusu olmaktadır.
Çok sıcak ve soğuk havalarda vücut normal ısısını sağlayabilmek amacı ile daha fazla su harcamaktadır. Yoğun egzersiz ve ağır işler yapıldıktan sonra su yitimi artar. Gebelik ve emzirme sürecinde, uzun süreli yolculuklarda, hastalık durunda, kusma, ishal ve ateşli hastalıklarda, yüksek lifli beslenme içeren diyetler yapıldıktan sonra daha fazla sıvı almak gerekir.
Su tüketimini artırmak için;
* Gün içerisinde çay, kahve yerine su molası verin. Çalışma masanızda mutlaka su dolu bir sürahi ya da su dolu bir pet şişe bulundurun.
* Yemeklerinizi ve ara öğünlerinizi su, süt, ayran, taze sıkılmış olan meyve suları ile tamamlayın. Ya da öğünlerinize çorba ile başlayın.
* Toplantılarda ve özel günlerde diüretik etkiyi sebebiyle alkol niyetine soda tüketin. Lakin fazla soda tüketiminden kaçının. Böbrek sağlığınız için ender tüketmekte fayda var.
* Egzersiz yaparken ve sıcak havalarda çalışırken mutlak suretle su için.
* Seyahatleriniz boyunca yanınızda su bulundurmaya özen gösterin.
14 Eylül 2014 Pazar
Vücut Susuz Kalırsa Neler Olur?
VÜCUT SUSUZ KALIRSA NELER OLUR?
YORGUNLUK: Su vücudunuzdaki en mühim enerji kaynaklarındandır. Dehidratasyon (susuz kalma) vücudu yavaşlatan enzimatik aktiveteye sebep olarak yorgunluk ve halsizliğe yol açar.
ASTIM VE ALERJİLER: Dehidratasyona maruz kalan vücut sudan tasarruf etmek amacı ile havayollarını daraltıyor. Siz daha susuz kaldığınızı hissetmeden histamin bu durumun farkına varıyor ve salgısını arttırıyor.
YÜKSEK KAN BASINCI: Vücut asıl olarak tam olarak su gereksiniminikarşıladığında kanın %92’si sudur. Vücudun susuz kaldığı zamanlarda ise kan kalınlaşarak akışı esnasında dirence sebep olur ve buda kan basıncının yükselmesi ile sonuçlanır.
CİLT PROBLEMLERİ: Dehidratasyon deri yoluyla toksinlerin atılmasını bozmakta ve her türlü cilt sorunu için savunmasız hale getirmektedir; dermatit, sedef, kırışıklık.
YÜKSEK KOLESTROL: Vücut susuz kaldığında kolestrol seviyesini arttırarak hücreden daha fazla su kaybını önlemeye çalışır.
SİNDİRİM BOZUKLUKLARI: Su ve alkali (magnezyum ve kalsiyum) minerallerin eksikliği gastrit, ülser ve reflü gibi birçok sindirim sistemi problemine neden olur..
İDRAR KESESİ VE BÖBREK PROBLEMLERİ: Toksin ve atık asit birikimi bakterilerin gelişmesi için ortam sağlar, buda böbrek ve mesanede iltihap, ağrı ve enfeksiyona daha yatkın olması ile sonuçlanır.
KABIZLIK: Suyun eksikliğinde, vücudun kritik fonksiyonları için su sağlama görevi kalın bağırsağındır. Su yetersiz kaldığında atık maddeler bağırsak içinde çok yavaş ilerlemeye başlar buda kabızlığa yol açar. EKLEM AĞRISI VE SERTLİK: Bütün eklemlerde büyük bir kısmı sudan oluşan kartilaj yastıkçıkları vardır. Vücut susuz kaldığında kartilaj zayıflar ve eklem tamiri yavaşlar böylelikle ağrı ve rahatsızlık hissi oluşur.
KİLO ALMA: Vücudunuz etkin bir şekilde toksinleri elimine edemez ve yağ hücrelerinin içinde saklar. Bunun yanında eğer vücut yeterli suyla toksinlerin güvenli bir şekilde atamıyorsa yağ hücresini serbest bırakmaz.
ERKEN YAŞLANMA: Kronik olarak vücut susuz kaldığında, organlar ve ha tta vücudun en büyük organı olan deride kırışıklık başlar ve erken yaşlanma belirtileri verir.
BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ?
Susadığınız zaman vücut susuz kalmıştır (dehidrate olmuştur).
Yemek öncesi içilen su, porsiyonların ızın küçülmesine ve ötürü sıyla daha kolay kilo kaybetmenize destek olur. Araştırmalar göstermiştir ki eğer sene boyunca su tüketiminizi günlük 1,5 litre olursa, extra 17400 kalori yakarsınız buda yaklaşık olarak 2 buçuk kiloya denk gelir.
Sadece su içmeniz gerekir, başka tükettiğiniz sıvıların bir kalorisi ve şeker içeriği vardır. Sadece suyun kalorisi ‘0’dır.
Soğuk su içmek metabolizmanızı çabuklaştırır ve kalori yakar. Hızlanan metabolizmanın tesirleri ilk 10 dakikada başlar ve 30-40 dakika sonra maksimuma ulaşır.
YORGUNLUK: Su vücudunuzdaki en mühim enerji kaynaklarındandır. Dehidratasyon (susuz kalma) vücudu yavaşlatan enzimatik aktiveteye sebep olarak yorgunluk ve halsizliğe yol açar.
ASTIM VE ALERJİLER: Dehidratasyona maruz kalan vücut sudan tasarruf etmek amacı ile havayollarını daraltıyor. Siz daha susuz kaldığınızı hissetmeden histamin bu durumun farkına varıyor ve salgısını arttırıyor.
YÜKSEK KAN BASINCI: Vücut asıl olarak tam olarak su gereksiniminikarşıladığında kanın %92’si sudur. Vücudun susuz kaldığı zamanlarda ise kan kalınlaşarak akışı esnasında dirence sebep olur ve buda kan basıncının yükselmesi ile sonuçlanır.
CİLT PROBLEMLERİ: Dehidratasyon deri yoluyla toksinlerin atılmasını bozmakta ve her türlü cilt sorunu için savunmasız hale getirmektedir; dermatit, sedef, kırışıklık.
YÜKSEK KOLESTROL: Vücut susuz kaldığında kolestrol seviyesini arttırarak hücreden daha fazla su kaybını önlemeye çalışır.
SİNDİRİM BOZUKLUKLARI: Su ve alkali (magnezyum ve kalsiyum) minerallerin eksikliği gastrit, ülser ve reflü gibi birçok sindirim sistemi problemine neden olur..
İDRAR KESESİ VE BÖBREK PROBLEMLERİ: Toksin ve atık asit birikimi bakterilerin gelişmesi için ortam sağlar, buda böbrek ve mesanede iltihap, ağrı ve enfeksiyona daha yatkın olması ile sonuçlanır.
KABIZLIK: Suyun eksikliğinde, vücudun kritik fonksiyonları için su sağlama görevi kalın bağırsağındır. Su yetersiz kaldığında atık maddeler bağırsak içinde çok yavaş ilerlemeye başlar buda kabızlığa yol açar. EKLEM AĞRISI VE SERTLİK: Bütün eklemlerde büyük bir kısmı sudan oluşan kartilaj yastıkçıkları vardır. Vücut susuz kaldığında kartilaj zayıflar ve eklem tamiri yavaşlar böylelikle ağrı ve rahatsızlık hissi oluşur.
KİLO ALMA: Vücudunuz etkin bir şekilde toksinleri elimine edemez ve yağ hücrelerinin içinde saklar. Bunun yanında eğer vücut yeterli suyla toksinlerin güvenli bir şekilde atamıyorsa yağ hücresini serbest bırakmaz.
ERKEN YAŞLANMA: Kronik olarak vücut susuz kaldığında, organlar ve ha tta vücudun en büyük organı olan deride kırışıklık başlar ve erken yaşlanma belirtileri verir.
BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ?
Susadığınız zaman vücut susuz kalmıştır (dehidrate olmuştur).
Yemek öncesi içilen su, porsiyonların ızın küçülmesine ve ötürü sıyla daha kolay kilo kaybetmenize destek olur. Araştırmalar göstermiştir ki eğer sene boyunca su tüketiminizi günlük 1,5 litre olursa, extra 17400 kalori yakarsınız buda yaklaşık olarak 2 buçuk kiloya denk gelir.
Sadece su içmeniz gerekir, başka tükettiğiniz sıvıların bir kalorisi ve şeker içeriği vardır. Sadece suyun kalorisi ‘0’dır.
Soğuk su içmek metabolizmanızı çabuklaştırır ve kalori yakar. Hızlanan metabolizmanın tesirleri ilk 10 dakikada başlar ve 30-40 dakika sonra maksimuma ulaşır.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)