Hamilelikte Epilepsi
Bazı hastalıklar vardır, bu hastalıkları çeken insanların bütün hayatını kabusa çevirmektedir. Yalnızca kendisini değil eşi ve eşini de menfi etkileyebilmektedir.
Cinsel ilişkiye girmek, bu tür hastaların aklında her zaman bir soru işareti olarak kalır. Acaba ilişki esnasında ter giden bir şey olur mu gibi düşünceler hiç çıkmaz akıllarından.
Eğer bu kişi bir kadın ise başka sorular da aklını kurcalar durur. Hamile kalsam doğru olur mu, hamile olunca bebek bundan zarar görür mü gibi bir çok düşünceler çıkmaz akıllardan.
Şeker hastalığı (diyabet), epilepsi (sara hastalığı) gibi bir çok hastalık kontrol altına alınmadığı zaman cinsel yaşama birtakım olumsuzluklar getirebilir.
Epilepsi
Epilepsi hastalığı genel olarak çocukluk dönemi hastalığıdır. Epilepsi hastalığının tedavisi genel olarak buluğ çağından sonra bütünüyle şifayla neticelenir.
Dirençli epilepsiler de beyindeki hasara bağlı bir şekilde kaynaklı olan epilepsiler de bilhassa genç kızlarda uzunca bir müddet ilaç kullanmak gerekebilir ve nöbet görülebilmektedir.
Epilepsi ve Hamilelik
Epilepsi hastası bayanların hamile kalmasında bir sakınca var mı?
Gebelikte epilepsi hastalığı nasıl etkilenir?
Doğumda çocukta bir hasar kalır mı kalmaz mı?
Bu üç soru, doktorlara en çok sorulan sorulardır.
Bu sorunlar genç kızları, ebeveynleri ve eşlerini alakadar edici bir sorudur.
Epilepsi hastası olan genç kızlar gebe kalabilirler.
Epileptik hastalar hamilelik boyunca mutlak suretle doktorlarının önerdiği ilaçları kullanmaları gerekir.
Bu ilaçları kullandıkları takdirde ve kontrollerini sağladıkları müddetçe herhangi bir sorun olmadan rahatça gebe kalınabilir ve doğrum yapılabilir.
Fakat ülkemizde epileptik genç kızlar hastalığını karşı taraftan saklarlar. Bundan dolayı bu süre içinde ilaç kullanmayı da bırakırlar bu katiyyen yanlış bir davranıştır.
Epileptik hastaların mutlak suretle hastalığını eşine ve partnerine söylemesi gerekiyor. Ve gebe kalındığı süre içinde doktor kontrolünde, doktorun seçeceği hastanın kendisine ve bebeğine zarar vermeyecek ya da en az zarar verecek olasılığı olan ilaçlarla gebeliğin sürdürülüşü gerekiyor.
Aksi takdirde meydana gelebilecek sorunlar ve çocukta meydana gelebilecek hasarlar yaşam boyu hastanın kendisini, eşini ve çocuğunu etkilemektedir.
Epilepsi ve Gebelik genel olarak bu şekilde özetlenebilir.
4 Şubat 2015 Çarşamba
2 Şubat 2015 Pazartesi
Hamilelikte Çatlakları Önleme
Hamilelikte Çatlakları Önleme
Hamilelikte çatlakları neredeyse bütün hamile hanımların kabusudur. Genelde karnınızla birlikte vücudunuzda pek çok alan genişlemeye başlamaktadır. Bu da beraberinde çatlakları getirebilir. Gebelik boyunca önleminizi katiyyen almanız gerekir. Piyasada yer alan çatlak önleyici kremleri kullanabilir veya kendiniz doğal çatlak önleyici kremler yapabilirsiniz.
Gebelik çatlaklarını önleyen birtakım doğal karışımlar
Gebelikte çatlakları önleyebilecek doğal ürünler ve karışımlar
Çilek ve susam yağı
Bu iki doğal ürünü bir kavanoz içerisinde birbiri ile karıştırın ve günde bir kaç kez bu karışımı güzelce yedirerek cildinize sürün.
Badem ve elma yağı
Bu iki yağ çatlakları önlemede veya oluşmuş çatlakların ilerleyişini önlemede size yardımcı olabilir. İki karışımı kasede karıştırarak günde bir kaç kez bedeninize sürün.
Zeytinyağı ve badem yağı
Her derde deva olan zeytinyağı hamilelik çatlaklarını da önlemede mühim rolü bulunur. Bu iki karışımı bir kasede güzelce karıştırarak günde bir kaç kez riskli bölgelerinize sürün.
Hamilelikte çatlakları neredeyse bütün hamile hanımların kabusudur. Genelde karnınızla birlikte vücudunuzda pek çok alan genişlemeye başlamaktadır. Bu da beraberinde çatlakları getirebilir. Gebelik boyunca önleminizi katiyyen almanız gerekir. Piyasada yer alan çatlak önleyici kremleri kullanabilir veya kendiniz doğal çatlak önleyici kremler yapabilirsiniz.
Gebelik çatlaklarını önleyen birtakım doğal karışımlar
Gebelikte çatlakları önleyebilecek doğal ürünler ve karışımlar
Çilek ve susam yağı
Bu iki doğal ürünü bir kavanoz içerisinde birbiri ile karıştırın ve günde bir kaç kez bu karışımı güzelce yedirerek cildinize sürün.
Badem ve elma yağı
Bu iki yağ çatlakları önlemede veya oluşmuş çatlakların ilerleyişini önlemede size yardımcı olabilir. İki karışımı kasede karıştırarak günde bir kaç kez bedeninize sürün.
Zeytinyağı ve badem yağı
Her derde deva olan zeytinyağı hamilelik çatlaklarını da önlemede mühim rolü bulunur. Bu iki karışımı bir kasede güzelce karıştırarak günde bir kaç kez riskli bölgelerinize sürün.
Hamilelikte Hangi Pozisyonda Yatmak Gerekir?
Hamilelikte Hangi Pozisyonda Yatmak Gerekir?
Gebelikte güvenilir bir şekilde uyku çekmek önemlidir. Gebelikte güvenli bir uyku pozisyonu da mühim bir yer tutmaktadır. Bu konuda en çok öğrenilmek istenen hususlardan birisi hamilelikte sırt üstü uyumanın güvenilir olup olmadığı konusudur.
Gebelik süreci boyunca ilk 3 aylık süreçte sırt üstü uyumak genelde güvenilir olarak kabul edilir. Başka yandan ilk 3 aylık süreçte yüz üstü uyumak güvenilir kabul edilmemektedir. Gebeliğin 4. ayıyla beraber gebe kadınların sırt üstü uyumamaları tavsiye edilir. Zira artık rahime olan baskı artmaktadır, rahim ağırlaşır.
Bundan ötürü sırt üstü uyumak artık güvenilir olmayıp başka bir uyku pozisyonunda uyunmalıdır. Bu da güvenilir olan sol yanına dönerek uyumaktır.
Ayrıca uzun süre sırt üstü şekilde durmak anne karnındaki bebeğe de zarar verebilir. Anne adayı bu uyku pozisyonunda baş dönmeleri de yaşayabilir. Sırt üstü uyumak ya da uzun süre sırt üstü konumda durmak plasentaya ve bebeğe kan akımını ve yiyecek geçişini menfi etkileyebilir.
Eğer anne adayında diyabet ya da yüksek tansiyon gibi sorun var ise bu durum daha da mühim duruma gelmektedir. Zira bebeğin aldığı gıdayı ve oksijeni oldukça etkileyebilir.
Dolayısıyla anne adalarının kendilerini özelikle sol yana doğru uyumaları ya da uygun konumda durmaları hususunda alıştırmaları gerekir.
Yan tarafına doğru uyurken sırt bölgesine ya da öne tarafa göğüs bölgesine bir destekleyici yastık koymak faydalıdır. Bu bilhassa uyku esnasında yüz üstü ya da sırt üstü uyumanın da önüne geçebilmektedir. Bacaklar arasına bir yastık koymak da daha basit uyumaya imkan sağlayabilir.
Eğer gece uyurken yan tarafınıza doğru uyuyup, sırt üstü konumda uyanmak da muhtemeldir. Bu durumda fazlaca endişelenmeye gerek bulunmaz. Zira bu genelde olan bir haldir. Sırt üstü uyanınca pozisyonu değiştirip yan tarafına uzanmak gerekir.
Gebelikte güvenilir bir şekilde uyku çekmek önemlidir. Gebelikte güvenli bir uyku pozisyonu da mühim bir yer tutmaktadır. Bu konuda en çok öğrenilmek istenen hususlardan birisi hamilelikte sırt üstü uyumanın güvenilir olup olmadığı konusudur.
Gebelik süreci boyunca ilk 3 aylık süreçte sırt üstü uyumak genelde güvenilir olarak kabul edilir. Başka yandan ilk 3 aylık süreçte yüz üstü uyumak güvenilir kabul edilmemektedir. Gebeliğin 4. ayıyla beraber gebe kadınların sırt üstü uyumamaları tavsiye edilir. Zira artık rahime olan baskı artmaktadır, rahim ağırlaşır.
Bundan ötürü sırt üstü uyumak artık güvenilir olmayıp başka bir uyku pozisyonunda uyunmalıdır. Bu da güvenilir olan sol yanına dönerek uyumaktır.
Ayrıca uzun süre sırt üstü şekilde durmak anne karnındaki bebeğe de zarar verebilir. Anne adayı bu uyku pozisyonunda baş dönmeleri de yaşayabilir. Sırt üstü uyumak ya da uzun süre sırt üstü konumda durmak plasentaya ve bebeğe kan akımını ve yiyecek geçişini menfi etkileyebilir.
Eğer anne adayında diyabet ya da yüksek tansiyon gibi sorun var ise bu durum daha da mühim duruma gelmektedir. Zira bebeğin aldığı gıdayı ve oksijeni oldukça etkileyebilir.
Dolayısıyla anne adalarının kendilerini özelikle sol yana doğru uyumaları ya da uygun konumda durmaları hususunda alıştırmaları gerekir.
Yan tarafına doğru uyurken sırt bölgesine ya da öne tarafa göğüs bölgesine bir destekleyici yastık koymak faydalıdır. Bu bilhassa uyku esnasında yüz üstü ya da sırt üstü uyumanın da önüne geçebilmektedir. Bacaklar arasına bir yastık koymak da daha basit uyumaya imkan sağlayabilir.
Eğer gece uyurken yan tarafınıza doğru uyuyup, sırt üstü konumda uyanmak da muhtemeldir. Bu durumda fazlaca endişelenmeye gerek bulunmaz. Zira bu genelde olan bir haldir. Sırt üstü uyanınca pozisyonu değiştirip yan tarafına uzanmak gerekir.
1 Şubat 2015 Pazar
Kadınlarda Aşırı Tüylenme ve Kıllanmanın Tedavisi
Kadınlarda Aşırı Tüylenme ve Kıllanmanın Tedavisi
Kadınlardaki aşırı kıllanma denilen olay, erkek tipi kıllanmalardır. Yani; yüzde ,çenede, göğüste, karında, sırtta ve bacak aralarında çıkan siyah renkli ve kalın yapılı kıllardır.
Bu durum genelde hormon bozukluğundan kaynaklanır. Kadınlarda, erkeklik hormonu olan androjen, fazla çıkarsa, aşırı tüylenmeye yol açar. Androjenler, zayıf, ince ve kısa olan tüylerin sert, uzun kıllara dönüşmesine yol açar.
Kadınlarda görülmekte olan aşırı kıllanma ve kıllanma, kendilerinin ciddi manada yaşam kalitesini bozar. Kadınlar böyle durumlarda strese girer, ikili ilişkilerden kaçınırlar.
Aşırı Tüylenme ya da Kıllanmanın Nedeni Tespit Edilir?
Yapılan hormon testleri ile kandaki androjen ve başka hormonların düzeyleri tayin edilmektedir. Bununla birlikte, yapılmakta olan ultrason incelemesi ve özel radyolojik araştırmalar ile yumurtalık ya da böbrek üstü bezlerinde ki, tümörler tespit edilebilmektedir.
Kadınlardaki Aşırı Tüylenmenin ve Aşırı Kıllanmanın Çeşitli Tedavileri:
Tıbbi Tedavi: Aşırı kıllanmanın tedavisinde en fazla kullanılan ilaçlar doğum kontrol haplarıdır. Bu haplardaki östrojenler karaciğerde androjenlere bağlanıp onların etkisini azaltan proteinlerin üretilişine imkan vermektedir. Başka bir ilaç olan Spiranolakton androjenlerin ciltteki etkisini engeller. Böbrek üstü bezlerinin hastalıklarına bağlı aşırı kıllanmanın tedavisinde kortizon kullanılır. Son yıllarda GnRH anologları denilen bir grup ilaç ile yumurtalıklardan androjen salgılanması engellenerek aşırı tüylenme tedavi edilir.
Kozmetik Tedavi: Tüy dökücü kimyasal bir takım maddelerin kullanımı, ağda, traş vb. metodlar ile geçici olarak bu kıllardan kurtulmak olanaklıdır. Epilasyon kalıcı sonuç veren yöntemlerden bir tanesidir. İnce elektroliz iğneleri ile kıl köküne hafif bir elektrik akımı verilir ve kıl kökü öldürülür. Hormon tedavisi görecek insanların epilasyonu en az altı ay sonra yaptırması uygun olmaktadır.
Hormon Tedavisi: Bu tedavi ile yeni kıl çıkışı engellenir. Önceden çıkan kıllar hormon tedavisi ile dökülmez, tedavinin bitiminden en az altı ay sonra epilasyon uygulanıp yok edilebilmektedir. Hormon tedavisine başlandıktan ortalama olarak bir * iki sene sonra ilacın dozu azaltılarak kıllanmanın tekrarlayıp tekrarlamadığı tespit edilir ve gerekirse ilaca daha uzun süre devam edilmektedir.
Lazer Epilasyon: Lazer teknolojisi ışığın kontrollü bir şekilde yoğunlaştırılışı güçlendirilişi ve hedef seçerek ısı enerjisine dönüştürülmesidir. Bu teknolojinin başarısı ve etkin sonuçları son 20 sene içerisinde tüm dünyada kanıtlanmıştır.
Işık, farklı dalga boylarındadır. Epilasyonda kullanılan dalga boyu kılın kalınlığına rengine kılın vücutta yer aldığı anatomik alana ten renginin açık ya da koyu olmasına göre tercih edilir. Genelde kısa dalga boyu açık ten rengine tercih edilirken koyu renk tende ve bronzlaşmış tende leke riskini ortadan kaldırmak amacıyla uzun dalga boy tercih edilir. Tedavinin başarısı hekimlerin deneyimlerine bağlı olduğu kadar alet seçeneklerinin çok olmasıyla da doğru orantıda olmaktadır. Aksi takdirdesenelerce süren 10* 20 seanslara kadar çıkan seans sayıları veya cilt lekeleri kaçınılmaz olmaktadır.
İlgili aramalar: kadınlarda aşırı tüylenmenin tedavisi, kadınlarda aşırı kıllanmanın tedavisi, kadınlarda kalın tüyler nasıl dökülür
Kadınlardaki aşırı kıllanma denilen olay, erkek tipi kıllanmalardır. Yani; yüzde ,çenede, göğüste, karında, sırtta ve bacak aralarında çıkan siyah renkli ve kalın yapılı kıllardır.
Bu durum genelde hormon bozukluğundan kaynaklanır. Kadınlarda, erkeklik hormonu olan androjen, fazla çıkarsa, aşırı tüylenmeye yol açar. Androjenler, zayıf, ince ve kısa olan tüylerin sert, uzun kıllara dönüşmesine yol açar.
Kadınlarda görülmekte olan aşırı kıllanma ve kıllanma, kendilerinin ciddi manada yaşam kalitesini bozar. Kadınlar böyle durumlarda strese girer, ikili ilişkilerden kaçınırlar.
Aşırı Tüylenme ya da Kıllanmanın Nedeni Tespit Edilir?
Yapılan hormon testleri ile kandaki androjen ve başka hormonların düzeyleri tayin edilmektedir. Bununla birlikte, yapılmakta olan ultrason incelemesi ve özel radyolojik araştırmalar ile yumurtalık ya da böbrek üstü bezlerinde ki, tümörler tespit edilebilmektedir.
Kadınlardaki Aşırı Tüylenmenin ve Aşırı Kıllanmanın Çeşitli Tedavileri:
Tıbbi Tedavi: Aşırı kıllanmanın tedavisinde en fazla kullanılan ilaçlar doğum kontrol haplarıdır. Bu haplardaki östrojenler karaciğerde androjenlere bağlanıp onların etkisini azaltan proteinlerin üretilişine imkan vermektedir. Başka bir ilaç olan Spiranolakton androjenlerin ciltteki etkisini engeller. Böbrek üstü bezlerinin hastalıklarına bağlı aşırı kıllanmanın tedavisinde kortizon kullanılır. Son yıllarda GnRH anologları denilen bir grup ilaç ile yumurtalıklardan androjen salgılanması engellenerek aşırı tüylenme tedavi edilir.
Kozmetik Tedavi: Tüy dökücü kimyasal bir takım maddelerin kullanımı, ağda, traş vb. metodlar ile geçici olarak bu kıllardan kurtulmak olanaklıdır. Epilasyon kalıcı sonuç veren yöntemlerden bir tanesidir. İnce elektroliz iğneleri ile kıl köküne hafif bir elektrik akımı verilir ve kıl kökü öldürülür. Hormon tedavisi görecek insanların epilasyonu en az altı ay sonra yaptırması uygun olmaktadır.
Hormon Tedavisi: Bu tedavi ile yeni kıl çıkışı engellenir. Önceden çıkan kıllar hormon tedavisi ile dökülmez, tedavinin bitiminden en az altı ay sonra epilasyon uygulanıp yok edilebilmektedir. Hormon tedavisine başlandıktan ortalama olarak bir * iki sene sonra ilacın dozu azaltılarak kıllanmanın tekrarlayıp tekrarlamadığı tespit edilir ve gerekirse ilaca daha uzun süre devam edilmektedir.
Lazer Epilasyon: Lazer teknolojisi ışığın kontrollü bir şekilde yoğunlaştırılışı güçlendirilişi ve hedef seçerek ısı enerjisine dönüştürülmesidir. Bu teknolojinin başarısı ve etkin sonuçları son 20 sene içerisinde tüm dünyada kanıtlanmıştır.
Işık, farklı dalga boylarındadır. Epilasyonda kullanılan dalga boyu kılın kalınlığına rengine kılın vücutta yer aldığı anatomik alana ten renginin açık ya da koyu olmasına göre tercih edilir. Genelde kısa dalga boyu açık ten rengine tercih edilirken koyu renk tende ve bronzlaşmış tende leke riskini ortadan kaldırmak amacıyla uzun dalga boy tercih edilir. Tedavinin başarısı hekimlerin deneyimlerine bağlı olduğu kadar alet seçeneklerinin çok olmasıyla da doğru orantıda olmaktadır. Aksi takdirdesenelerce süren 10* 20 seanslara kadar çıkan seans sayıları veya cilt lekeleri kaçınılmaz olmaktadır.
İlgili aramalar: kadınlarda aşırı tüylenmenin tedavisi, kadınlarda aşırı kıllanmanın tedavisi, kadınlarda kalın tüyler nasıl dökülür
Cansız Saçlar Nasıl Canlanır?
Cansız Saçlar Doğal Yöntemlerle Nasıl Canlanır?
Sıcak Zeytinyağı Tedavisi
Yıpranmış ve kurumuş saçları canlandırmanın en iyi ve en bilindik yolu zeytinyağı tedavisidir. Saçlarınıza parlaklık vermek ve saçları beslemek amacı ile 2 çorba kaşığı zeytinyağını ısıtın. Yağı sadece ısıtın kesinlikle kızdırmayın. Bunu yavaşça bütün kafa derinize yedirin. Sıcak suyla ıslattığınız bir havluyu sıkın ve sıktıktan sonra bir türban gibi başınıza güzelce sarın. Havlu soğurken bu işlemi iki ya da üç defa tekrarlayın. Kafanızın yağı iyice emmesini sağlayın. Sonra saçlarınızı yıkayarak, iyice durulayın. Bu bakım türü, bilhassa çabuk kırılan saçlar için çok yararlıdır.
Zeytinyağı ile Bal Kürü
Yarım çay fincanı zeytinyağıyla bir çay fincanı süzme balı birlikte güzelce karıştırın. Bu karışımı iyice çalkalayarak bir kaç gün dinlenmeye bırakın. Sonrasında bu karışımı baş derinize ovarak veya tarayarak yedirin. Lakin bu işlemi yaparken tarağın dişlerinin baş derinize batmamasına da özen gösterin. Başınıza bir naylon torba geçirerek, başın sıcaklığını koruyun. Karışımı başınızda yaklaşık yarım saat beklettikten sonra, saçlarınızı bol su ile durulayın. Bu işlem, koyu renk saçların ışıltılı bir hal alarak parlamasına imkan vermektedir.
Kakao Yağı Kürü
Koyu renk saçlı insanların uygulayabileceği bir başka bakım metodu ise aşağıda anlatılan bu karışımdır. İçinde su kaynayan genişçe bir tencerenin içerisine daha küçük bir kabı oturtun. Yarım çay fincanı ayçiçek yağını, 1 çorba kaşığı kakao yağını, 1 çorba kaşığı susuz lanolini bu ikinci kabın içinde eritin. Tüm bu yağlar eriyince, kabı kaynar suyun içerisinden alın ve karışımı iyice çırpın. Bu karışımdan 1 çorba kaşığı kadarını alıp buna 1 çorba kaşığı su katın, güzelce karıştırın. Bu sıvıyı ovarak başınıza sürün ve bu durumda 15 dakika ile yarım saat arasında bekleyin. Ardından saçınızı yıkayarak durulayın. Bu tedavi koyu renk saçlara yeni bir dinçlik ve parlaklık vermektedir.
Hintyağı Kürü
Yarım çay fincanı hintyağını ısıttıktan sonra baş derinizi ovarak saçınızın yağı emmesini sağlayın. Yavaş yavaş tarayacak olduğunuz saçlarınızı kaynar suya batırırıp sıktığınız havluyla sarın. Bu işlemi yaptıktan sonra yarım saat kadar bekleyip şampuanla yıkayın. Bu tedavi, fazla ince, çabuk kırılan, kuru saçlara faydalı olmaktadır.
Protein Kürü
Yumurta ile yapılabilecek protein tedavisi neredeyse her çeşit saç için uygundur. İki yumurtayı çırpın ve içerisine yavaşça bir çorba kaşığı zeytinyağı, bir çorba kaşığı gliserin, bir çorba kaşığı sirke (mümkünse elma sirkesi) ilave edin. Saçınızı bir kez şampuanladıktan sonra saçlarınıza bu karışımı sürdükten sonra 15 ila 20 dakika kadar bekleyin. Saçlarınızı iyice duruladıktan sonra saçlarınızın çok kısa bir zamanda canlandığını fark edeceksiniz.
Mayonez Kürü
Kuru saçların en büyük ihtiyacı saç derisinin tıkanmış olmasından ötürü kaynaklı olan yağ eksikliğidir. Bu açığı gidermek amaçlı mayonez tedavisi uzmanların tarafından tavsiye edilen bir saç bakım kürüdür. Bir yumurtayı, 1 çorba kaşığı sirkeyi, 2 çorba kaşığı bitkisel yağı, uygulamadan hemen önce karıştırarak çırpın. Bu karışımı baş derinize ovarak iyice içirin. Ardından saçlarınızı tarayarak bütün karışımın saçlarınıza eşit yayılmasını sağlayın. 15 dakika böyle bekleip daha sonra saçlarınızı yıkayıp durulayın. Bu tedavi baş derisine nem kazandırılmasına yardım eder ve kuru saçın yağla beslenmesine imkan vermektedir.
Sıcak Zeytinyağı Tedavisi
Yıpranmış ve kurumuş saçları canlandırmanın en iyi ve en bilindik yolu zeytinyağı tedavisidir. Saçlarınıza parlaklık vermek ve saçları beslemek amacı ile 2 çorba kaşığı zeytinyağını ısıtın. Yağı sadece ısıtın kesinlikle kızdırmayın. Bunu yavaşça bütün kafa derinize yedirin. Sıcak suyla ıslattığınız bir havluyu sıkın ve sıktıktan sonra bir türban gibi başınıza güzelce sarın. Havlu soğurken bu işlemi iki ya da üç defa tekrarlayın. Kafanızın yağı iyice emmesini sağlayın. Sonra saçlarınızı yıkayarak, iyice durulayın. Bu bakım türü, bilhassa çabuk kırılan saçlar için çok yararlıdır.
Zeytinyağı ile Bal Kürü
Yarım çay fincanı zeytinyağıyla bir çay fincanı süzme balı birlikte güzelce karıştırın. Bu karışımı iyice çalkalayarak bir kaç gün dinlenmeye bırakın. Sonrasında bu karışımı baş derinize ovarak veya tarayarak yedirin. Lakin bu işlemi yaparken tarağın dişlerinin baş derinize batmamasına da özen gösterin. Başınıza bir naylon torba geçirerek, başın sıcaklığını koruyun. Karışımı başınızda yaklaşık yarım saat beklettikten sonra, saçlarınızı bol su ile durulayın. Bu işlem, koyu renk saçların ışıltılı bir hal alarak parlamasına imkan vermektedir.
Kakao Yağı Kürü
Koyu renk saçlı insanların uygulayabileceği bir başka bakım metodu ise aşağıda anlatılan bu karışımdır. İçinde su kaynayan genişçe bir tencerenin içerisine daha küçük bir kabı oturtun. Yarım çay fincanı ayçiçek yağını, 1 çorba kaşığı kakao yağını, 1 çorba kaşığı susuz lanolini bu ikinci kabın içinde eritin. Tüm bu yağlar eriyince, kabı kaynar suyun içerisinden alın ve karışımı iyice çırpın. Bu karışımdan 1 çorba kaşığı kadarını alıp buna 1 çorba kaşığı su katın, güzelce karıştırın. Bu sıvıyı ovarak başınıza sürün ve bu durumda 15 dakika ile yarım saat arasında bekleyin. Ardından saçınızı yıkayarak durulayın. Bu tedavi koyu renk saçlara yeni bir dinçlik ve parlaklık vermektedir.
Hintyağı Kürü
Yarım çay fincanı hintyağını ısıttıktan sonra baş derinizi ovarak saçınızın yağı emmesini sağlayın. Yavaş yavaş tarayacak olduğunuz saçlarınızı kaynar suya batırırıp sıktığınız havluyla sarın. Bu işlemi yaptıktan sonra yarım saat kadar bekleyip şampuanla yıkayın. Bu tedavi, fazla ince, çabuk kırılan, kuru saçlara faydalı olmaktadır.
Protein Kürü
Yumurta ile yapılabilecek protein tedavisi neredeyse her çeşit saç için uygundur. İki yumurtayı çırpın ve içerisine yavaşça bir çorba kaşığı zeytinyağı, bir çorba kaşığı gliserin, bir çorba kaşığı sirke (mümkünse elma sirkesi) ilave edin. Saçınızı bir kez şampuanladıktan sonra saçlarınıza bu karışımı sürdükten sonra 15 ila 20 dakika kadar bekleyin. Saçlarınızı iyice duruladıktan sonra saçlarınızın çok kısa bir zamanda canlandığını fark edeceksiniz.
Mayonez Kürü
Kuru saçların en büyük ihtiyacı saç derisinin tıkanmış olmasından ötürü kaynaklı olan yağ eksikliğidir. Bu açığı gidermek amaçlı mayonez tedavisi uzmanların tarafından tavsiye edilen bir saç bakım kürüdür. Bir yumurtayı, 1 çorba kaşığı sirkeyi, 2 çorba kaşığı bitkisel yağı, uygulamadan hemen önce karıştırarak çırpın. Bu karışımı baş derinize ovarak iyice içirin. Ardından saçlarınızı tarayarak bütün karışımın saçlarınıza eşit yayılmasını sağlayın. 15 dakika böyle bekleip daha sonra saçlarınızı yıkayıp durulayın. Bu tedavi baş derisine nem kazandırılmasına yardım eder ve kuru saçın yağla beslenmesine imkan vermektedir.
Etiketler:
cansız saçlar,
kırılan saçlar,
kuru saçlar,
Saç Bakımı,
yağsız saçlar
Kuru Saçlar İçin Saç Maskesi Tarifi
Kuru Saçlar İçin Saç Maskesi Tarifi
Yıpranmış ve kuru saçlarınız var ise bu maske ile saçlarınıza dinçlik katabilirsiniz. Bilhassa da iş hayatında veya günlük yaşantı dasaçlarımız devamlı işlem görmektedir. Fön ve maşa saçlarımızda mevcut olan nemi iyice kurutuyor ve saçlarımızı yıpratıyoruz. Bu etkiyi ortadan kaldırmak amacıyla evde kolaylıkla hazırlayacak olduğunuz ve çok faydalı bir saç maskesini sizlerle paylaşmak isteriz.
Malzemeler
* 1 yemek kaşığı bal
* 1/2 fincan tam yağlı süt
Bir kap içerisinde ikisini de karıştırıp daha sonra saçınıza masaj yaparak yedirin ve yaklaşık 15 dakika kadar beklettikten sonra ılık suyla kuru saçlar için hazırlanmış bir şampuanla nazik bir şekilde yıkayın. Sonrasında hemen kurutmayın birazcık saç nemi çeksin sonrdan düşük ısıdaki bir fön ile yavaşça kurutun. Havluya sarmayın.
Yıpranmış ve kuru saçlarınız var ise bu maske ile saçlarınıza dinçlik katabilirsiniz. Bilhassa da iş hayatında veya günlük yaşantı dasaçlarımız devamlı işlem görmektedir. Fön ve maşa saçlarımızda mevcut olan nemi iyice kurutuyor ve saçlarımızı yıpratıyoruz. Bu etkiyi ortadan kaldırmak amacıyla evde kolaylıkla hazırlayacak olduğunuz ve çok faydalı bir saç maskesini sizlerle paylaşmak isteriz.
Malzemeler
* 1 yemek kaşığı bal
* 1/2 fincan tam yağlı süt
Bir kap içerisinde ikisini de karıştırıp daha sonra saçınıza masaj yaparak yedirin ve yaklaşık 15 dakika kadar beklettikten sonra ılık suyla kuru saçlar için hazırlanmış bir şampuanla nazik bir şekilde yıkayın. Sonrasında hemen kurutmayın birazcık saç nemi çeksin sonrdan düşük ısıdaki bir fön ile yavaşça kurutun. Havluya sarmayın.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)