İnci çiçeği
İnci çiçeğinin başka isimleri de Mayısçanı, Mügedir. Zambakgiller ailesindendir. 15-30 cm. uzayabilen, yere yatay olarak uzanan kök gövdesi olan çok senelik otsu bir bitkidir. Gölge olan ve nemli yerleri sever. Yaprakları sapsız, oval şeklinde, büyük ve enlidir ve geniştir. Yeni filizlenen çiçeklerinde iki yaprak vardır. Bahar aylarında açan minik beyaz çiçekleri saplı, sarkık biçiminde ve çok kokuludur. Minik meyveleri kırmızı tonlu ve kokuludur. Anavatanı Orta Avrupa’nın dağ ve ormanlık bölümlerinde kendiliğinden ve yaygın olarak yetişir. Türkiye de ise İstanbul, İzmit ve Toros Dağlarının ormanlarda yetiştiği gibi, bazı bostanlarda da süs bitkisi olarak yetiştirilmektedir.
İçerisinde yapışkan bitki sıvısı, uçucu yağ ve glikozitleri vardır. Çiçeklerinden elde edilen esans, parfüm üretiminde kullanılır.
İnci Çiçeğinin Yararları
- Kalbi güçlendirir.
- Kalp çarpıntılarına iyi gelir.
- İdrar yapmayı artırır.
- İshal yapar.
Hazırlanışı: 2 şeker kaşığı kurumuş yaprak-çiçek karışımı üzerine 1 bardak kaynar su eklenip 10-15 dakika bekletilerek demlendikten sonra günde iki-üç kez birer bardak içilir.
6 Nisan 2016 Çarşamba
5 Nisan 2016 Salı
Güneşin Cilde Faydaları
Havalar ısınmaya, ilkbahar yavaşça yüzünü göstermeye başlamışken "Güneşten nasıl yararlanabiliriz?" sorusunun cevabını sizler için derledik. Güneş ışığı yardımıyla cilt üstünde birçok sorun ortadan kalkıyor. Güneşin cilde faydaları nedir, birlikte gözatalım, ne dersiniz?
Güneş büyük oranda D vitamini üretilnesine imkan vermektedir. D vitamini kemik gelişimine katkı sağladığı için güneş ışığı çocuklar için çok önemlidir. Günde en az 5 dakika güneşlenmek gerekir. Yalnızca kemik gelişimine değil daha birçok konuda fayda sağlar.
Ciltteki lekelere, cilt kanserine, halsizliğe, kas zayıflığına ve benzeri olumlu şekilde etki edip kısa bir zamanda cildin yenilenmesini ve iyileşmesine imkan vermektedir. Serotonin ve endorfin üreten güneş ışınları bu sayede depresyonu azaltmaktadır.
Güneş UV ışınları yayar. Bu ışınlar cilde zararlıdır fakat bu ışınlar yardımıyla cilt koruma mekanizması geliştirir. Güneşlenirken havanın sıcaklığından ötürü terleriz. Terleme yardımıyla vücuttan toksinlerin atımı elde edilebilir. Güneş kremleri yardımıyla güneşlenirken cildinizi zararlı ışınlardan koruyabilirsiniz.
Güneş ışınları akne ve sivilcelerin iyileşmesine katkı sağlar. Güneş ışınları yardımıyla vücutta üretilen vitaminler raşitizm, alzheimer gibi hastalıklara ilaç niteliğindedir. D vitamini üretimi yardımıyla ömrü uzatır.
İlgili aramalar: güneşin cilde yararları, güneşin tenimize faydaları, güneş ışınlarının deriye etkisi
Güneş büyük oranda D vitamini üretilnesine imkan vermektedir. D vitamini kemik gelişimine katkı sağladığı için güneş ışığı çocuklar için çok önemlidir. Günde en az 5 dakika güneşlenmek gerekir. Yalnızca kemik gelişimine değil daha birçok konuda fayda sağlar.
Ciltteki lekelere, cilt kanserine, halsizliğe, kas zayıflığına ve benzeri olumlu şekilde etki edip kısa bir zamanda cildin yenilenmesini ve iyileşmesine imkan vermektedir. Serotonin ve endorfin üreten güneş ışınları bu sayede depresyonu azaltmaktadır.
Güneş UV ışınları yayar. Bu ışınlar cilde zararlıdır fakat bu ışınlar yardımıyla cilt koruma mekanizması geliştirir. Güneşlenirken havanın sıcaklığından ötürü terleriz. Terleme yardımıyla vücuttan toksinlerin atımı elde edilebilir. Güneş kremleri yardımıyla güneşlenirken cildinizi zararlı ışınlardan koruyabilirsiniz.
Güneş ışınları akne ve sivilcelerin iyileşmesine katkı sağlar. Güneş ışınları yardımıyla vücutta üretilen vitaminler raşitizm, alzheimer gibi hastalıklara ilaç niteliğindedir. D vitamini üretimi yardımıyla ömrü uzatır.
İlgili aramalar: güneşin cilde yararları, güneşin tenimize faydaları, güneş ışınlarının deriye etkisi
Hayıtın Yararları
Hayıt Nedir? Hayıtın Yararları nelerdir?
Mineçiçeğigiller ailesindendir. Hayıt kışın yapraklarını döker. Karabiber, tarçın vb bir kokusu vardır. Beyaz-mor çiçekli çalıyı andıran bir ağaç çeşididir. Çiçekleri yazın bitiminde açar ve sonbaharda küçük meyveler verir. 5 yada 7 yapraklıdır. Akdeniz bölgesinde çokça görülen bitkidir. Kökü, yaprakları, meyveleri hastalıklardan korunmak için, sapı ise sepet imalatında kullanılır. Hayıtın erkeklerde cinsel arzuları azalttığı bilinmektedir.
Hayıtın Yararları
- Kadınların hormon iyi yönde etkiler.
- Menopozda görülen ter basmalarına, baş dönmesine, rahim yolu kuruluğuna iyi gelir.
- Stres ve sinir bozukluklarına iyi gelir.
- Kabızlığı geçirir.
- Hazımsızlığa iyi gelir.
- Cerrahi rahim alınmasından sonra vücudun dengesini sağlar.
- Adet öncesi oluşan alınganlık, kızgınlık, duygusal çöküntü, göğüslerde şişme ve hassasiyet, tatlı yiyeceklere aşırı istek, kabızlık veya ishal, karın şişmesi gibi şikayetlere iyi gelir.
- Rahim kistlerine iyi gelir.
- Adale kistlerine iyi gelir.
- Rahim iltihaplarında kullanılır.
- Anne sütünü arttırır.
Ayrıca hamilelerin kullanması için bir sakınca yoktur fakat sütün erken gelmesine sebep olabilir.
İlgili aramalar: hayıt nedir, hayıtın yararları nelerdir, hayıt çiçeği, hayıt nelere faydalıdır
Mineçiçeğigiller ailesindendir. Hayıt kışın yapraklarını döker. Karabiber, tarçın vb bir kokusu vardır. Beyaz-mor çiçekli çalıyı andıran bir ağaç çeşididir. Çiçekleri yazın bitiminde açar ve sonbaharda küçük meyveler verir. 5 yada 7 yapraklıdır. Akdeniz bölgesinde çokça görülen bitkidir. Kökü, yaprakları, meyveleri hastalıklardan korunmak için, sapı ise sepet imalatında kullanılır. Hayıtın erkeklerde cinsel arzuları azalttığı bilinmektedir.
Hayıtın Yararları
- Kadınların hormon iyi yönde etkiler.
- Menopozda görülen ter basmalarına, baş dönmesine, rahim yolu kuruluğuna iyi gelir.
- Stres ve sinir bozukluklarına iyi gelir.
- Kabızlığı geçirir.
- Hazımsızlığa iyi gelir.
- Cerrahi rahim alınmasından sonra vücudun dengesini sağlar.
- Adet öncesi oluşan alınganlık, kızgınlık, duygusal çöküntü, göğüslerde şişme ve hassasiyet, tatlı yiyeceklere aşırı istek, kabızlık veya ishal, karın şişmesi gibi şikayetlere iyi gelir.
- Rahim kistlerine iyi gelir.
- Adale kistlerine iyi gelir.
- Rahim iltihaplarında kullanılır.
- Anne sütünü arttırır.
Ayrıca hamilelerin kullanması için bir sakınca yoktur fakat sütün erken gelmesine sebep olabilir.
İlgili aramalar: hayıt nedir, hayıtın yararları nelerdir, hayıt çiçeği, hayıt nelere faydalıdır
4 Nisan 2016 Pazartesi
Anne Sütü Arttırma Yolları
Anne Sütü Arttırma Yolları
Bebeğimizi emzirmek bütün annelerin idealidir. Fakat bazı zamanlar yaşadıklarından, beslenmelerinden, sağlık sorunlarından vs. süt azalabilir ya da hiç olmayabilir.
Süt oluşumu için olmazsa olmazlardan biri su tüketimidir. Suyun sıvıların ana maddesi olduğunu unutmayalım. Su ve sıvı tüketimini bu dönemde daha da arttırmalıyız. Günde 3 litre sıvı tüketilmesi süt arttırımı için çok önemlidir.
Diyet yapmaktan kaçının Emzirme süreci boyunca katiyyen diyet yapmayın. Diyet yapmak demek sütünüzün kalitesinin ve miktarının otomatik olarak azalması manasına gelmektedir. Karbonhidrat tüketmekten kaçınmayın. Zira gerçekleştirilen incelemeler şekerli yiyeceklerin süt yapımını arttırdığını ortaya koydu. Beyaz şeker yerine karbonhidrat kaynaklı, tahıl, meyve, pilav, makarna gibi yiyeceklerden faydalanabilirsiniz. Rezene! rezenenin süt üretimini arttırdığı yine bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Fakat dikkat edin ki rezenenin fazla tüketilmesi sütü azaltmaktadır.
Yeşil yapraklı sebzeler zengin içerikleriyle süt üretimini arttırmaktadır. Arpa! alkolsüz içeceklerden malt süt üretimini ciddi derecede arttırmaktadır. Yulaf ezmesi! her gün 1 kase yulaf ezmesi yemek sütü arttırmaktadır. Ben sütlü yulaf ezmesi içine 3’er adet kuru meyveleden (kuru kayısı, kuru incir, kuru elma, üzüm kurusu, dut kurusu) ekleyerek tüketiyorum ve gözle görülür fayda sağladım. Lakin bununla ilgili gerçekleştirilen incelemeler henüz son bulmamıştır. Kendinizi psikolojik açıdan rahatlatın ve mutlu olmaya çabalayın. Yaşadığımız can sıkıcı hadiseler sütümüzü ciddi derecede etkilediği kanıtlanmıştır.
Anne sütünü arttıran gıdalar nelerdir? Rezene çayı
kuru incir
tahin helvası
komposto
tarhana
boza
marul
dere otu
hurma
ayva
ıspanak
bulgur pilavı
kuru soğan
yeşil mercimek
üzüm
badem
irmik tatlısı
anason
beyaz lahana
leblebi
havuç
kuru beyaz dut
tere
çörekotu
ceviz
süt
yoğurt
peynir
turp
fındık
kaju
yeşil soğan
yulf ezmesi
sarımsak
susam
pancar
tarçınlı ballı süt
aşure
İlgili aramalar: anne sütü arttırma yolları, anne sütü nasıl çoğaltılır, anne sütünü arttırmak için ne yapmalıyız
Süt oluşumu için olmazsa olmazlardan biri su tüketimidir. Suyun sıvıların ana maddesi olduğunu unutmayalım. Su ve sıvı tüketimini bu dönemde daha da arttırmalıyız. Günde 3 litre sıvı tüketilmesi süt arttırımı için çok önemlidir.
Diyet yapmaktan kaçının Emzirme süreci boyunca katiyyen diyet yapmayın. Diyet yapmak demek sütünüzün kalitesinin ve miktarının otomatik olarak azalması manasına gelmektedir. Karbonhidrat tüketmekten kaçınmayın. Zira gerçekleştirilen incelemeler şekerli yiyeceklerin süt yapımını arttırdığını ortaya koydu. Beyaz şeker yerine karbonhidrat kaynaklı, tahıl, meyve, pilav, makarna gibi yiyeceklerden faydalanabilirsiniz. Rezene! rezenenin süt üretimini arttırdığı yine bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Fakat dikkat edin ki rezenenin fazla tüketilmesi sütü azaltmaktadır.
Yeşil yapraklı sebzeler zengin içerikleriyle süt üretimini arttırmaktadır. Arpa! alkolsüz içeceklerden malt süt üretimini ciddi derecede arttırmaktadır. Yulaf ezmesi! her gün 1 kase yulaf ezmesi yemek sütü arttırmaktadır. Ben sütlü yulaf ezmesi içine 3’er adet kuru meyveleden (kuru kayısı, kuru incir, kuru elma, üzüm kurusu, dut kurusu) ekleyerek tüketiyorum ve gözle görülür fayda sağladım. Lakin bununla ilgili gerçekleştirilen incelemeler henüz son bulmamıştır. Kendinizi psikolojik açıdan rahatlatın ve mutlu olmaya çabalayın. Yaşadığımız can sıkıcı hadiseler sütümüzü ciddi derecede etkilediği kanıtlanmıştır.
Anne sütünü arttıran gıdalar nelerdir? Rezene çayı
kuru incir
tahin helvası
komposto
tarhana
boza
marul
dere otu
hurma
ayva
ıspanak
bulgur pilavı
kuru soğan
yeşil mercimek
üzüm
badem
irmik tatlısı
anason
beyaz lahana
leblebi
havuç
kuru beyaz dut
tere
çörekotu
ceviz
süt
yoğurt
peynir
turp
fındık
kaju
yeşil soğan
yulf ezmesi
sarımsak
susam
pancar
tarçınlı ballı süt
aşure
İlgili aramalar: anne sütü arttırma yolları, anne sütü nasıl çoğaltılır, anne sütünü arttırmak için ne yapmalıyız
Gebelikte Lazer Epilasyon
Gebelikte Lazer Epilasyon
Hamile olduğumuzu öğrendiğimizde bebeğimizin ve kendimizin sağlığı için hemen yaşam tarzımızdaki kötülükleri törpülemeye başlarız. Sağlıklı beslenmeye başlar, düzenli yürüyüşler yapmayı amaçlar, alkol sigaradan uzak durmaya çalışırız. En çok sorulan sorulardan bir tanesi de hamilelikte lazer epilasyon yaptırmalı mıyım?
Gebelikte lazer epilasyon yapılır mı?
Genelde lazer epilasyonda kullanılan ışın röntgenle karıştırılır. Röntgen çektirmek hamilelikte zararlıdır. Zira bedene alındıktan sonra vücutta ilerleyen X* ışınları dağıtır. Lazer ise yalnızca kıl köküne kadar etki eder ve vücutta ilerlemesini sürdürmez. Elektroliz yöntemiyle yapılmakta olan epilasyonda da aynı lazerdeki gibi, elektrik bebeğe zarar verecek kadar bedene giremez ve ilerleyemez. Lakin etik olarak hamileler üstünde epilasyonlar ve zararları ile alakalı herhangi bir inceleme yapılmamıştır. Bundan ötürü hayatımızın en kritik süreci olan hamilelik süresini aklımızda hiç bir soruya ve içimizde yaratacak herhangi bir huzursuzluğa yer verecek şeylerden uzak durulmasını öneririm.
Neden gebelikte lazer epilasyon yaptırılmamalı?
Lazer epilasyon ya da iğneli epilasyonda, eğer öncesinden başlamışsanız, hamileliğinizde ara vermenizi öneririZ. Yukarıda da bahsettiğimİZ gibi bedene zarar vermediği düşünülse de, epilasyonu yaptırırken duyacak olduğunuz acı hissi bebeğinizin hareketlenmesine ve huzursuzlanmasına sebep olabilir. Bilhassa meme başı çevresine süt bezlerinin aktif olduğu zamanlarda yaptıracak olduğunuz epilasyon daha fazla acı hissine neden olur ve bebeğinizi psikolojik açıdan menfi etkilemektedir. Aynı şekilde göbek çevresi içinde bu söylediklerim geçerlidir. Bununla birlikte yapılmakta olan elektroliz işleminde hijyen koşulları da çok çok önemlidir. Kapacak olduğunuz herhangi bir enfeksiyonun bedeli ağır olabilir. Artık her köşe başında açılan epilasyon merkezleri ve kullanılan aygıtlar bulunmakta. Fiyatları da fazlası ile uygun. Lakin gidecek olduğunuz merkezi araştırıp, ne çeşit bir aygıt kullanacağını ve uzman kişilerce yapılışı gerektiğine dikkat etmenizi öneririm. Sayılarının artması ve ucuza yaptırılışı bu tarz yerlere olan güvenilirliliği de zedelemiş durumda.
Sonuç olarak epilasyona başlamışsanız hamilelik süreci boyunca ara vermenizi öneririz. Zira yukarıda da belirttiğimiz gibi ve uzmanların söylediğinden yola çıkarak teorik olarak lazer cilde etki eden, bedene girdiğinde ilerlemeyen ve organlara zarar vermeyen bir ışın. İğneli epilasyon, yani elektroliz de aynı şekilde. Fakat bütün bunları yaptırırken acı çektiğiniz için bebeğinizi menfi etkilemiş olursunuz. Gebelik süreci boyunca hormonlarınızdan ötürü tüylenme artar ve bu sizi huzursuz edecek biliyorum. İllede yaptırmak istiyorum derseniz ilk 3 ve son üç ay yaptırmamanız gerektiğini düşünüyorum. Yinede karar sizin. Bu konuda epilasyona karar vermeden doktorunuzdan lütfen yardım alın.
İlgili aramalar: gebelikte lazer epilasyon olur mu, hamileyken lazer epilasyon yapılır mı
Hamile olduğumuzu öğrendiğimizde bebeğimizin ve kendimizin sağlığı için hemen yaşam tarzımızdaki kötülükleri törpülemeye başlarız. Sağlıklı beslenmeye başlar, düzenli yürüyüşler yapmayı amaçlar, alkol sigaradan uzak durmaya çalışırız. En çok sorulan sorulardan bir tanesi de hamilelikte lazer epilasyon yaptırmalı mıyım?
Gebelikte lazer epilasyon yapılır mı?
Genelde lazer epilasyonda kullanılan ışın röntgenle karıştırılır. Röntgen çektirmek hamilelikte zararlıdır. Zira bedene alındıktan sonra vücutta ilerleyen X* ışınları dağıtır. Lazer ise yalnızca kıl köküne kadar etki eder ve vücutta ilerlemesini sürdürmez. Elektroliz yöntemiyle yapılmakta olan epilasyonda da aynı lazerdeki gibi, elektrik bebeğe zarar verecek kadar bedene giremez ve ilerleyemez. Lakin etik olarak hamileler üstünde epilasyonlar ve zararları ile alakalı herhangi bir inceleme yapılmamıştır. Bundan ötürü hayatımızın en kritik süreci olan hamilelik süresini aklımızda hiç bir soruya ve içimizde yaratacak herhangi bir huzursuzluğa yer verecek şeylerden uzak durulmasını öneririm.
Neden gebelikte lazer epilasyon yaptırılmamalı?
Lazer epilasyon ya da iğneli epilasyonda, eğer öncesinden başlamışsanız, hamileliğinizde ara vermenizi öneririZ. Yukarıda da bahsettiğimİZ gibi bedene zarar vermediği düşünülse de, epilasyonu yaptırırken duyacak olduğunuz acı hissi bebeğinizin hareketlenmesine ve huzursuzlanmasına sebep olabilir. Bilhassa meme başı çevresine süt bezlerinin aktif olduğu zamanlarda yaptıracak olduğunuz epilasyon daha fazla acı hissine neden olur ve bebeğinizi psikolojik açıdan menfi etkilemektedir. Aynı şekilde göbek çevresi içinde bu söylediklerim geçerlidir. Bununla birlikte yapılmakta olan elektroliz işleminde hijyen koşulları da çok çok önemlidir. Kapacak olduğunuz herhangi bir enfeksiyonun bedeli ağır olabilir. Artık her köşe başında açılan epilasyon merkezleri ve kullanılan aygıtlar bulunmakta. Fiyatları da fazlası ile uygun. Lakin gidecek olduğunuz merkezi araştırıp, ne çeşit bir aygıt kullanacağını ve uzman kişilerce yapılışı gerektiğine dikkat etmenizi öneririm. Sayılarının artması ve ucuza yaptırılışı bu tarz yerlere olan güvenilirliliği de zedelemiş durumda.
Sonuç olarak epilasyona başlamışsanız hamilelik süreci boyunca ara vermenizi öneririz. Zira yukarıda da belirttiğimiz gibi ve uzmanların söylediğinden yola çıkarak teorik olarak lazer cilde etki eden, bedene girdiğinde ilerlemeyen ve organlara zarar vermeyen bir ışın. İğneli epilasyon, yani elektroliz de aynı şekilde. Fakat bütün bunları yaptırırken acı çektiğiniz için bebeğinizi menfi etkilemiş olursunuz. Gebelik süreci boyunca hormonlarınızdan ötürü tüylenme artar ve bu sizi huzursuz edecek biliyorum. İllede yaptırmak istiyorum derseniz ilk 3 ve son üç ay yaptırmamanız gerektiğini düşünüyorum. Yinede karar sizin. Bu konuda epilasyona karar vermeden doktorunuzdan lütfen yardım alın.
İlgili aramalar: gebelikte lazer epilasyon olur mu, hamileyken lazer epilasyon yapılır mı
3 Nisan 2016 Pazar
Hindibanın Yararları
Hindibanın yararları nelerdir?
Hindibanın başka isimleri de Güneğik, hindibağ, yabani hindibağ, radika'dır. Bitişik yapraklı iki çeneklilerden, çiçekleri kömeç durumunda toplu olarak bulunan, bazı cinsleri uçucu yağ veya süt taşıyan bir bitki ailesindendir. 1 metreye kadar uzanabilen çok senelik otsu bir bitkidir. Anadolu’nun her bölgesinde ekilmemiş tarlalar, yol kenarları ve otlaklarda kendiliğinden yetişen bir bitkidir. İnce tüylerle kaplı, içi boş dallara dağılan sert gövdeli bir bitkidir. Altı tüylü, kenarları dişli, süs görünümlü yaprakları açık mavi renklidir. Bazen moru andıran taç yapraklarıyla yaz ve bahar ayları arasında çiçekler açar. Toprakta 20 cm. derinliğe kadar inen keskin sütlü bir sert kökü vardır. Hindiba, döktüğü tohumlarıyla yayılmaktadır. İçerisinde insülin ve birtakım şekerler, köklerinde insülin, şeker ve intybus adlı madde vardır.
Hindibanın Yararları
- Safra kesesi ve karaciğer hastalıklarında yarar sağlar.
- Tekrarlayan karaciğer iltihaplarına iyi gelir.
- Cilt kaşıntılarını, egzamaları ve temriyeleri geçirir.
- Mideyi düzenler.
- İştah açar.
- Kanı temizler.
- Vücudu güçlendirir.
- İdrar arttırır.
- Bağırsakları çalıştırır.
Hazırlanışı: Saplar çiçekleri ile beraber iyice yıkandıktan sonra çiçekler koparılır ve sapları hafifçe çiğnenir. Tadı acımsı, gevrek ve suludur. Kıvırcık salatanın tadını andırır. Günde 5-6 çiçek sapı yenebilir. Ayrıca Kuru kök parçalarından 2-3 şeker kaşığı alınıp suda kaynayıncaya kadar ısıtılıp sonra ateş kısılarak 15-20 dakika daha ısıtma sürdürülür. Bu şekilde hazırlanmış olan çözeltiden günde iki kere birer bardak içilebilir.
İlgili aramalar: hindibanın yararları, hindiba çiçeği, hindiba resmi, hindibanın faydaları nelerdir, hindiba bitkisi
Hindibanın başka isimleri de Güneğik, hindibağ, yabani hindibağ, radika'dır. Bitişik yapraklı iki çeneklilerden, çiçekleri kömeç durumunda toplu olarak bulunan, bazı cinsleri uçucu yağ veya süt taşıyan bir bitki ailesindendir. 1 metreye kadar uzanabilen çok senelik otsu bir bitkidir. Anadolu’nun her bölgesinde ekilmemiş tarlalar, yol kenarları ve otlaklarda kendiliğinden yetişen bir bitkidir. İnce tüylerle kaplı, içi boş dallara dağılan sert gövdeli bir bitkidir. Altı tüylü, kenarları dişli, süs görünümlü yaprakları açık mavi renklidir. Bazen moru andıran taç yapraklarıyla yaz ve bahar ayları arasında çiçekler açar. Toprakta 20 cm. derinliğe kadar inen keskin sütlü bir sert kökü vardır. Hindiba, döktüğü tohumlarıyla yayılmaktadır. İçerisinde insülin ve birtakım şekerler, köklerinde insülin, şeker ve intybus adlı madde vardır.
Hindibanın Yararları
- Safra kesesi ve karaciğer hastalıklarında yarar sağlar.
- Tekrarlayan karaciğer iltihaplarına iyi gelir.
- Cilt kaşıntılarını, egzamaları ve temriyeleri geçirir.
- Mideyi düzenler.
- İştah açar.
- Kanı temizler.
- Vücudu güçlendirir.
- İdrar arttırır.
- Bağırsakları çalıştırır.
Hazırlanışı: Saplar çiçekleri ile beraber iyice yıkandıktan sonra çiçekler koparılır ve sapları hafifçe çiğnenir. Tadı acımsı, gevrek ve suludur. Kıvırcık salatanın tadını andırır. Günde 5-6 çiçek sapı yenebilir. Ayrıca Kuru kök parçalarından 2-3 şeker kaşığı alınıp suda kaynayıncaya kadar ısıtılıp sonra ateş kısılarak 15-20 dakika daha ısıtma sürdürülür. Bu şekilde hazırlanmış olan çözeltiden günde iki kere birer bardak içilebilir.
İlgili aramalar: hindibanın yararları, hindiba çiçeği, hindiba resmi, hindibanın faydaları nelerdir, hindiba bitkisi
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


