20 Nisan 2015 Pazartesi

Hamilelikte Gün Aşımı


Hamilelikte Gün Aşımı

Hamilelikte 42 haftadan uzun süreli gebeliklere GÜN AŞIMI ismi veri­lir­­. Sürmatürite, postterm, postmatürite olarak da adlandırıla­bilir­­. Ortalama gebelik zamanı insanoğlun­da son menstrüel periyodun ilk günün­den  başlayıp 280 gündür­. Ovülasyon (yumurtlama) tarihin­den  başlayıp de 266 günlük bir zamanı kapsar­. Tahmi­ni doğum tarihi Neagele formülü ile hesaplanır­­. Bu kolay formül­de son adet tarihi­nin ilk gününe 7 gün eklenerek ve üç ay geri giderek tahmi­ni doğum tarihine ulaşılır­­. Lakin bu tarih kesin olmaz ve 15 gün önce vedan sonra da doğal olarak kabul edi­lir­­. Her kadın­da ovülasyon (yumurtlama) tabii ki kesin bir şekil­de bilinemediğin­den  doğum tarihi­nin belirlenmesinde son menstrüel periyot baz alınmaktadır­­.  Eğer ovulasyon tarihi net biliniyorsa gebelik süresi ile alakalı daha kesin bilgilere ulaşıla­bilir­­.

BEBEĞE AİT RİSKLER:

Gün aşımında, bebeği bekleyen  en  mü­him risk, plasentada dolaşım bozulmasına bağlı bir şekil­de oksijen  ve yiyecek maddeleri­nin yeteri ka­dar taşınamama­sı netice­si fetal distres gelişimidir­­. Oksijenlenmenin azalma­sı netice­si fetusun ilk tepkilerin­den  biri, hareketi­ni kısıtlama­sı ve oksijen  kullanımını azaltmaktır­­. Bun­dan dolayı bilhassa gün aşımı olan gebeliklerde, bebek hareketleri bir sağlık göstergesi olarak dikkatli bir şekil­de izlenmelidir­­. Bir noktaya kadar tolere edilebilen  oksijen  kısıtlılığı, belli bir sınırın aşılışı ile fetusta refleks olarak mekonyum denilen  ilk dışkı­nın rahim içerisine yapılmasına yol açar­. Bebek doğmadan amniyon sıvısı içerisi­ne yapmış olduğu bu ilk dışkı; doğum esnasın­da ve hat­ta anne karnın­da bebeğin akciğerleri­nin mekonyumla dolmasına yol açar­. Mekonyum aspirasyonu denilen  bu durum, bebekte ciddi zararlara sebep ola­bilir­­.

DİSMATÜRİTE SENDROMU:

Normal­de fetus 40­. haftadan sonra azıcık bir gelişim göstermekte­dir­­. Son haftalar­da akciğer büyümesi­ni da tamamlamış olan fetusta, cilt altı yağ depolanmaları hari­cinde, herhangi bir gelişim beklenmez­. Gün aşımı başladığın­da Dismatürite sendromu olarak isimlendiri­len  tablo gelişmeye başlaya­bilir­­. Dismatürite sendromu gün aşımı olan bebeklerin yaklaşık üçte bir tanesinde görülür­. Genel­de cilt altı yağ depoları­nın kaybı netice­si buruşuk, kuru ve çatlak bir deri, uzun tırnaklar, uzun saçlar, hipotoni denilen  kas güçsüzlüğü, mekonyumla boyanmış sarı * yeşil ya da kahverengi cilt, göbek kordonu ve zarlar ile karakterizedir­­.

İRİ BEBEK:

Bir grup sürmatüre bebekte beklenin üstün­de kilo artışı netice­si "iri bebek" (4000gr­. Doğum tartısı üzeri) durumu mevzu­bahis ola­bilir­­. Normal olarak doğum eylemi esnasın­da sıkıntı yaratabilecek bu durumda doğum eylemi­nin uzaması, zor ve müdahaleli doğum (vakum, forseps) riski­nin artması, doğum eylemi esnasın­da bebeğin omzunun takılması, epizyotomi­nin (normal doğum eylemi esnasın­da vulvaya yapılmakta olan cerrahi kesinin) istenmeyen  şekil­de ilerleyişi ve türlü yırtıkların oluşumu, doğumdan sonra uterin kasılmaların tesirli olmayışı sebebiy­le çok miktar­da kanama gibi sorunlara sebep ola­bilir­­.

OLİGOHİDRAMNİOS

Gün aşımı halinde oligohidramnios (bebeğin içinde bulunmuş olduğu sıvı­nın miktarın­da azalma) oluşa­bilir­­. Bun­dan dolayı gün aşımı olan bebekler­de amniyon sıvısı miktarı­nın ultrason yardımı i­le ölçümü önemlidir­­. Oligohidramniyos varlığı, bebeğin dolaşım bozukluğunun da göstergesi olduğu için bilhassa önemlidir­­. Anne karnın­da ve doğum esnasın­da bebeğin daha çabuk strese girmesine neden  ola­bilir­­. Oligohidramniyos tespit edildiğin­den  başlayıp gebelik sonlandırılmalıdır­­.

TEDAVİSİ:

Doğumu planlamaktır­­. Sezaryen  gerektirmiş olan bir durum var ­ise beklenmeden  gebelik sezaryen  ile sonlandırılır­­.

İlgili aramalar: hamilelikte gün aşımı, uzamış gebelik, hamileliğin uzaması, hamilelikte 40 haftanın geçmesi

Hamilelikte Popodan Kan Gelmesi


Hamilelikte Popodan Kan Gelmesi

Kanama, doğum kanalınıza bu kadar yakın bir bölgeden  geliyorsa, hamilelikte korkutucu bir belirtidir­­. Ne var ki vajinal kanamanın aksine, makattan kan gelme­si gebeliğinizi tehdit etmekte olan bir durum olmaz­. Gebelikte bunun sebe­bi genel­de dış ve daha az olarak iç basurdur­. Makattaki toplardamarlar­da varis olma­sı manasın­da olan basur, bütün gebe kadınların %20 ila %50'sinde ortaya çıkmakta­dır­­.  Bu süreçte bacaktaki damarlar varisleşmeye nasıl daha yatkınsa, makattaki damarlar da daha meyillidir­­. Nedeni i­se genel­de kabızlıktır, veya kabızlık mevcut olan sorunu alevlendirir­­.

Basur kanamanın yanı sıra kaşıntı ve ağrıya da neden  ola­bilir­­. Makattan kan gelmesi­nin başka bir sebe­bi de makat­ta kabızlığa bağlı çatlaklardır (fissur), bunlar basurlarla beraber ya da yalnız başına buluna­bilir­­. Çatlaklar genel olarak çok acı vermekte­dir­­.

Kendi kendinize basur tanısı koymaya kalkışmayın­. Makattan kan gelme­si bazı zamanlar ciddi bir hastalığa işaret eder ve daima bir hekim tarafı ile değerlendirilmelidir­­. Eğer basur ve/veya çatlak varsa, tedavide en  mü­him rol size düşmektedir­­. İyi bir bakım yapılır ise genel olarak daha radikal tıbbi tedavilere gerek kalmaz:

Kabızlıktan kaçının­. Gebelikte ille de kabızlık olma­sı gerekmez­. (Baştan kabızlığın önlenme­si basuru önlemenin mükemmel bir yoludur­.)

Makattaki damarlara aşırı basınç olmasını engellemek amacı ile sırtüstü değil, yan yatın; uzun süre ayakta durmaktan ya da oturmaktan da kaçının, bunlar da makattaki damarlara basınç yapa­bilir­­.

Ikınmayın­. Alafranga tuvalete oturduğunuzda ayaklarını­zın altına bir tabure koymak bağırsaklarını­zın boşalmasını kolaylaştıra­bilir­­.

Kegel egzersizlerini düzenli bir şekilde yapın. Bu egzersizler, makat bölgesindeki dolaşımı düzenler­.

Her gün iki kez ılık oturma banyosu yapın­.

Basurlara buz ya da ılık çay kompresleri (hangisi daha rahatlatıcıysa) uygula­yınız­.

Sadece gebe olduğunuzu bilen  bir doktorun vermiş olduğu merhem, fitil, müshil ya da yumuşatıcıları kullanı­nız­. Madeni yağları içmeyin­.

Perineyi (vajinadan makata kadar olan bölge) titizlikle temizleyin­. Bu alanı her dışkılamadan sonra ön­den  arkaya doğru ılık su ile yıkayın­. Sadece beyaz tuvalet kağıdı kullanı­nız­.

Günde birkaç kez bir yanınıza uzanın­. Bu durumda okuyun, TV seyredin, eşinizle konuşurken  de böyle uzanın­.

İyi bir bakımla basurların süregenleşme­si engellenebilir­­. Bilhassa ıkınma evresi uzun olduğun­da doğum basurları daha da azdıra­bilir­­. Lakin söz edilen  önlemleri uygulamaya devam ederseniz genel olarak doğumdan kısa süre sonra basur yok olmakta­dır­­.

İlgili aramalar: hamilelikte popodan kan gelmesi, gebelikte makattan kan gelmesi, hamilelikte makattan kan gelişi

Hamilelikte Ne Tür İlaçlar Kullanılabilir?


Hamilelikte Ne Tür İlaçlar Kullanılabilir?

İster reçeteli ister reçetesiz olsun, hiç bir ilaç kişi­lerin %100’ü için her zaman %100 güvenilir olmaz ve gebeyken  her ilaç aldığınızda iki kişiyi riske attığınızı ve bunların biri­nin pek ba­sit incinir olduğunu unutmayın­. Bazı ilaçların bilhassa geli­şen  bebek için tehlikeli olduğu gösterilmiştir ama pek çok ilaç da gebelik boyunca korkusuzca kullanıla­bilir­­. Öyle hal­ler vardır ki ilaçlar yaşam ve/veya sağlık amaç­lı mutlak suretle gereklidir ve kullanı­mı gerekir­­. Gebelik esnasın­da belli bir ilacı beli bir zaman­da ala­rak almamanız, ilacın taşımış olduğu riskli durumları ve sağlayacağı yararları tartarak si­zin ve hekimini­zin beraber karar vermeniz lazım olan bir şeydir­­. Kural şudur: ilacı yalnız­ca hekim öneri­siyle ve mutlak suretle gerekli olduğu zaman alın­.

Belirli bir durumda hangi ilacı alabileceğiniz, hamilelikte güvenilir ilaçlar hususun­da el­de edecek olduğunuz en  yeni bilgiye bağlıdır­­.  Güvenilir, büyük olasılıkla güvenilir, büyük olasılıkla güvenilmez ve katiyyen  güvenilmez şeklindeki ölçütler yardımcı ola­bilir ama bunların birçoğu kullanıldığı zaman bile eskimiştir ve güvenilir olmazler­. Prospektüslerin ve etiketlerin kullanılışı sınırlıdır, fakat ürün güvenilir olsa bile hekim tavsiyesi olmadan hamilelikte kullanmamanız için sizi uyaracaktır­­. Si­zin için en  iyi bilgi kaynağı bu konu ile ilgi­li bilgisi olan bir hekim (her hekim hamilelikte güvenilir ilaç kullanımıy­la alakalı olmaz) olacaktır­­.

Reçete dışı ilacın hamilelikte kullanımı­nın güvenilir olduğu için eminseniz, bebeğinize bir şekil­de zarar verir düşüncesiyle almakta tereddüt etmeyin­. Zarar vermeyecektir, ama tedaviyi geciktirmek zarar verebilir­­.

Gebelik süresince herhangi bir ilaç kullanmanız gerekirse yararını arttırmak ve riski­ni azaltmak amaç­lı şu sırayı izleyin:

Hekiminizle görüşerek ilacı en  küçük dozlar­da olanaklı mertebe kısa süreli kullanı­nız­.

İlacı size en  yararlı olacağı zaman alın­. Örnek verecek olursak soğuk algınlığı ilacını gece almak gibi, böyle­likle uyumanıza da yardımcı olacaktır­­.

Prospektüsteki ya da hakimin vermiş olduğu yönergelere dikkatle uyun­. Bazı ilaçlar aç karnına, bazısı yemek veya sütle alınmalıdır­­.  Hekimini­zin bir talimatı yoksa, o zaman özellikleri­ni eczacınıza sorun­. İlaç dışı çareleri araştırın ve onları ilaç tedavisi­ni destekleyici olarak kullanı­nız­. Örnek verecek olursak alerji yapabilecek şeyleri olanaklı mertebe evinizden  çıkarın, Böylece hekimini­zin i­zin yazdığı antihistaminik miktarı da azaltıla­bilir­­.

Kapsül veya tablet içtiğinizde rahat yutabilmeniz için ardın­dan bir dolu bardak su için ­. Böylelikle yapmanız ilacın midede erimesi­ni ve emilimi­ni kolaylaştıracaktır­­. İlacı yatarken  içmeyin, ayakta veya oturarak içerseniz yemek borusun­dan geçişi daha ba­sit olacaktır­­.

İlgili aramalar: hamilelikte ne tür ilaçlar kullanılabilir, gebelikte ne tür ilaçlar kullanılır, hamilelikte ilaç kullanılır mı, gebelikte hangi ilaçlar kullanılabilir

Bebeğin Anne Karnında Hareketleri


Bebeğin Anne Karnında Hareketleri

Bebeğini­zin hareketleri­ni hissetmek, gebeliğinizde yaşayacak olduğunuz en  hoşunuza gidecek şeydir­­. Sizi en  çok üzecek şey de doğal olarak, hareketlerin kaybolmasıdır­­.  İçinizde yeni bir hayatın filizlenip boy attığını, pozitif bir gebelik testi ya da karnını­zın büyümesinden, bebek kalp atımların­dan bile daha fazla gösteren  en  mü­him şey bebeğini­zin hareketleridir­­.

Bebeğin hareketleri­nin yedinci haftada başlamasına karşın, bu anne tarafı ile fark edilmez­. Hareketleri­ni ya da "canlandığını" 14­. ile 26­. haftalar arası herhangi bir dönemde, genel olarak de 18­. ile 22­. haftalar arasın­da hissedebilirsiniz­. Önceleri bebek sahibi olan bir kadın, genel­de bebeğin hareketleri­ni daha önce fark eder; çünkü nasıl bir hareket bekleyeceği­ni biliyordur­. Doğal ki, zayıf bir kadın da tombul bir kadına göre bebeğin hareketleri­ni daha erken  fark eder­.

Bazen  son tahmi­ni doğum tarihi yanlış hesaplandığından, bebek hareketleri geç hissedilmiş ola­bilir­­.

Hiç kimse ilk kez anne olduğunu bilmenin nasıl bir duygu olduğunu hissettirdiği­ni tam anlamıyla söyleyemez, yüz gebe kadın ilk bebek hareketleri­ni yüz farkı şekil­de betimleyebilir­­. En çok tanımlanan tanımlar "karın­da bir kanat çırpınma hareketi" ve "kanımda bir kelebek gibi" biçimindedir­­. Daha erken  bebek hareketleri de "çarpma ya da dirsek atma", "seğirme", "guruldama", "birisi­nin karna vurması", "kabarcık patlaması", "kıvranma" , "çok güzel bir parka tepe taklak yürümeye başla­mak gibi" diye de tanımlanır­­. İlk bebek hareketi genel olarak yanlış bir şekil­de açlık ve gaz ağrısı sanılır­­. Hat­ta bir kadın, "Bluzumda bir böcek geziniyor zannettim, fakat daha sonra bunun bebeğimin hareketi olduğunu fark ettim" diye anlamıştır­­.

Yirminci haftaya kadar bebek hareketleri­nin hissedilmeme­si beklenen  bir durum olmadığından, hekimini­zin ultrason ile değerlendirme­si gerekiyor­. Eğer bebeğini­zin kalp atımı güçlü ve her şey yolun­da gidiyor gibi görünüyorsa, hekiminiz test yaptırmaya gerek duymayacaktır­­.

İlk bebek hareketleriyle ilgili kaygılar, sonr­dan yeri­ni hareketlerin yeteri ka­dar sık olmayışı veya bir müddet fark edilmemesin­den  kaynaklı olan endişelere bırakmaktadır­­.  Bununla beraber gebeliğin bu süreci boyunca bu kaygılar gereksizdir­­. Fark edile­bilir hareketlerin sıklığı büyük değişkenlik göstermekte­dir­­. Hareketlerin özelliği değişken  oluşudur­. Bebek devamlı hareketli olduğu hal­de bunların sadece bir bölümü duyula­bilir ölçüde kuvvetlidir­­. Öteki hareketler bebeğin rahim içerisindeki duruşun­dan (örneğin dışa değil iç kısma dönük tekmelemesinden) dolayı, veya si­zin faaliyetinize bağlı bir şekil­de duyulmaya­bilir (siz yürürken  çocuğunuz uyuya­bilir veya uyanık ola­bilir, ya da çok meşgulseniz küçük hareketleri fark etmeyebilirsiniz)­. Bununla birlik­te siz tam da bebeğini­zin en  hareketli olduğu süreçte uyuyor ola­bilirisiniz­. (Birçok bebeğin en  hareketli olduğu zaman gece yarısıdır)

Gün boyu hiç bebek hareketi duymamışsanız, durumu aydınlatmanın en  iyi yolu akşamleyin tercihen  bir bardak süt veya iki saat uzanmanızdır­­.  Si­zin hareketsizliğiniz ve içtiğiniz şeyin vereceği enerji bebeğinizi harekete geçirecektir­­. Aynı şekil­de olmazsa bu kez birkaç saat uzanın, ama bu kez de olmamışsa kaygılanmayın­. Birçok anne, 20­. hafta dan evvel bir dönem bir ya da iki gün, hat­ta bazı zamanlar üç* dört gün süresince hiç bir hareket hissetmeye­bilirler­. 20­. haftadan sonra telaşa kapılacak bir durum olmasa bile (kuşkusuz tahmin edersiniz ki bebeğini­zin hareketleri başlamışsa), 24 saat süresin­ce bebek hareketi duymaz iseniz dokturunuzu aramanız iyi bir düşüncedir­­.

28­. haftadan sonra bebek hareketleri daha düzenli ve kararlı olmaya başlamaktadır­­.  Artık yeri iyice daraldığı için hareketleri de sınırlanır­­. Daralmış yuvasın­da fakat dönebilir ve kıpırdana­bilir­­. Başı leğene yerleştiği zaman artık daha da az hareket edebilmekte­dir­­. Araştırmalar, annelerin günlük olarak bebekleri­nin hareketleri­ni kontrol etme alışkanlığını edinmeleri­nin iyi bir uygulamaya olduğunu göstermiştir­­. Bu evrede, günlük olarak hareket hissetmeniz koşuluyla, hareketin ne olduğu önemsizdir­­. Eğer hiç hareket hissetmiyorsanız ya da ani panik benzeri bir hareket olursa doktorunuza danışın­.

Kabızlığa İyi Gelen ve Kötü Gelen Şeyler


Kabızlığa İyi Gelen ve Kötü Gelen Şeyler

Kabızlık hemen hepimizin başına hayatında bir defa da olsa gelen can sıkıcı bir durumdur. Kabızlığa iyi gelerek dışkılamayı kolaylaştıran ve zorlaştıran bir takım etkenler mevcuttur. Şimdi onlara kısaca değineceğiz.

Kabızlığa İyi Gelen  Şeyler
Şişmiş bir karın ile sert dışkı, üç-dört gün veya bir hafta dışkıya çıkamama durumu birçoğumuzun başına jayatında bir defa bilse olsa gelmiştir­­. Şu an­da şunu anlıyoruz ki kabızlık, ne yediğimiz ne içtiğimiz ile bütünüy­le ilgili­.

En başta öğün atla­mak gibi dengesiz şekil­de beslenirsek; yeteri ka­dar su,yeşil sebze, kepekli ve de lifli besinler yemezsek; buna ayrıca bir de hareketsiz ve de egzersizden  bütünüy­le uzak bir yaşam, düzensiz uyku şekli de sunarsak, kabızlık her zaman kapımızı aşındırmaya hazır manasına gelmektedir­­.

Kalın bağırsağımı­zın hareketleri­ni uyarıp kabızlığı önleyen  ilaçlara güvenmek yerine, hayat tarzımızda ve elbet­te ki beslenme alışkanlıkların­da farklılıklar yapmak önemli­. Zira bu tarz ilaçlar, kabızlık problemi­ni çözme konusun­da oldukça tesirli olmalarına rağmen,bir süre sonra bağırsağı bu çe­şit maddelere karşı bağımlı duruma getirerek, bağırsağımız da tembelliğe yol açabiliyor­.Bu sebepten  kısa süre kullanmak gerekmekte­dir­­.

Kabızlığa Kötü Gelen  Şeyler
Gazlı içecekler, kahve içmek, mayalı ürünler, kuşkonmaz, konserve gıdalar, nohut, turp, patates, muz gibi gıdalar­dan olabildiği kadar kaçınmaya çabalayın­.

Tercih edecekleriniz:

Havuç, sarımsak, kayısı ya da kayısı hoşafı, pancar, papaya, kuru incir, kuru üzüm, kuru erik, kuru kayısı gibi kurutulmuş meyveler gibi besinler işinize yaraya­bilir­­.

İyi gelecek içecekler:

Kabızlık yaşıyorsanız günde en az 2 litre su tüketmeniz gerekir. Bunun yanısıra diğer bitkilerin suyundan ve çayından faydalanabilirsiniz. Havuç suyu, nane çayı, bir çay kaşığı olacak şekil­de kuşburnu tohumu(ılık suya atın akşamdan sonra sabah için) ve son olarakta zencefil çayı

Rahim İçi Yapışıklık


Rahim İçi Yapışıklık Nedir?

Rahim boşluğunun bir kısmın­da ya da tamamın­da meydana gelen  ve bu boşluğun kapanması, tıkanma­sı ile sonuçlanan yapışıklıklardır­­.

Rahim İçi Yapışıklık Neden Olur?

Hasara uğramış rahim duvarları­nın iz bıraka­rak iyileşme­si sonu­cu olmakta­dır­­.  Sebep genel olarak küretajdır­­.  ( Yapışıklıklar birçoğu kez gebeliği müteakip plasental doku kalıntıları amacıyla yapılmakta olan küretajdan sonra meydana gelmektedir)­. Bununla birlik­te doğum, sezaryan, myom çıkarımı, düşük, rahim içerisi kanamalar ya da tüberküloz enfeksiyonuna bağlı bir şekil­de da oluşa­bilir­­. Bazı zamanlar menapozdan sonra dönemdeki kadınlar­da kendi kendi­ne de gelişebilir­­.

Rahim İçi Yapışıklığın Zararı Var Mı?

Rahim içi yapışıklıklar adet görememe veya adet kanaması­nın miktarın­da azalış gibi adet düzensizlikleri, tekrar edici gebelik kayıpları, plesantal yerleşim deformiteleri (bozuklukları) ve son olarak infertilite (kısırlık) gibi durumlara neden  olmakta­dır­­.  Bazı kadınlar­da ise herhangi bir bulgu vermeyebilir­­.

Hastalar genelde doktora adet görememek ve gebe kalamamak şikayetleri ile başvururlar ama birçoğu zaman adet kanaması­nın miktarın­da bir azalış tek bulgudur­. Adet kanaması­nın miktarı ile yapışıklığın şiddeti arasın­da direkt bir ilişki bulun­maz­.

Rahim içi yapışıklık giderilirse %50 oranın­da gebelik ve %75 oranın­da adet bozukluklukları da giderilir­­.

Yapışıklık ilerleyicidir ve erken  teşebbüs gerektirir­­. İlerlemenin sebebi yapışılıkların rahim kas aktivitesi­ni sınırlama­sı ve bu etki ile rahime östrojen  ( kadınlık hormonu) yayılımını azatlma­sı ve atrofiye (gerileme) neden  oluşudur­.

Rahim İçi Yapışıklık ve Kısırlık

Rahim içerisindeki yapışıklıklar döllenmiş yumurtanın rahme tutunmasını engelleyip ya da düşüklere neden  olarak normal gebeliği önleyebilmektedir­­. Gebelik meydana gelmesinde spermlerin tüplere ulaşma­sı için rahim içerisi boşluğunun, tüplerin açık olma­sı gerekir; döllenmeden  sonra meydana gelen  embriyonun rahim içerisi bölgesinde kendine hazırlanan yuvaya yerleşebilişi gerekiyor­. Eğer bu yuva sağlıklı olmazsa embriyo ya yerleşemez veya kısa bir zaman­da abortus (düşük) ile kaybedilir­­.

Yapışıklığa neden  olan hasar, rahmin en  iç tabakası­nın (endometriyum) bir­takım tabakaları­nın ortadan kalkmasına sebep olması­nın yanın­da rahimin kas katmanı (myometriyum)nın zedelenme­si ile soru­nun daha da büyümesine yol açmaktadır­­.  Hasara uğrayan yüzeye direkt olarak aynı şekildeki bir başka duvarın tema­sı skar (iz) dokusu oluşumuna neden  olur­. Bu doku zaman içerisinde değişerek kalın bir tabaka hali­ni alır­­.

Rahim İçi Yapışıklık Durumunda Hasta Neden  Adet Göremiyor?

Rahim içi yapışıklıklar­da adet görememe sık karşılaşı­lan bir haldir­­. Meydana gelen  yapışıklıklar türlü sinirsel kökenli refleks mekanizmalarıyla rahmi hormonal uyarılara yanıtsız bırakır ve rahim damarların­da tıkanmalara yol açar, bu hadi­se rahim kas tabakası­nın kan akımını azaltıp tekrar edici düşüklere, anne karnın­da bebek ölümlerine ve gelişim geriliklerine sebep ola­bilir­­. Küretaj ve benzeri rahim hasarını müteakip meydana gelen  adet görememe durumu rahim içerisi yapışıklık düşündürmelidir­­. Bu hastalarda; ilaveten  adet günlerinde kasık ve bel ağrılarıda görüle­bilmektedir­­.

Rahim İçi Yapışıklık ve Verem

Pelvik (kalça ile ilgili) tüberküloz(verem) rahim içerisi yapışıklıklığa sebep ola­bilir ve bu durum hiç adet görememe olarak önümü­ze çıkmakta­dır­­.  Böyle hastalardaproblem tüpleri­nin dönüşü olmayacak şekil­de zarar görmesidir ve infertilitenin yanın­da hastanın yardımcı üreme yöntemlerin­den  yararlanma şansı­nı da azaltmaktadır­­.  Yurdumuz­da sık karşılaşı­lan bir haldir­­. Böyle hastalardayaklaşım; histereskopik olarak yapışıklıkların giderilişi ve uygun vakalar­da hiç beklenmeden  yardımcı üreme metodu planlanmasıdır­­.

Tanısı Nasıl Konulur?

Histerosalfingografi (rahim içerisi­nin ve tüplerin görüntülenme metodu = rahim filmi) rahim içerisi yapışıklıkların tanısın­da en  fazla kullanılan ve en  uygun görüntüleme metodudur­. Yapışıklıklar rahim içerisi boşluğun­da tek ya da birden  fazla dolma defektlerine yol açar­.

Rahim İçi Yapışıklığın Derecesi

Tedavi den  evvel yapışıklığın şiddeti­nin belirlenme­si önemlidir­­. Şiddetine göre rahim içerisi yapışıklıklar şu şekil­de sınıflandırıla­bilir:

1* Şiddetli: Rahim içi boşluğunun 3/4ün­den  daha fazlasın­da yapışıklık bulunur­. Tüp ağızları ve rahim içerisi boşluğunun üst bölümü bütünüy­le tıkalıdır­­.

2* Orta : 1/4* 4/4 oranın­da rahim içerisi boşluğu etkilenmiştir­­. Rahim içi boşluğunun üst bölümü ve tüp ağızları kısmi olarak tıkalıdır­­.

3* Minimal: Rahim içi boşluğunun 1/4ün­den  daha azı etkilenmiştir­­. Tüp ağızları ve rahim içerisi boşluğunun üst bölümü açıktır ya da minimal etkilenmiştir­­.

Hasta değerlendirilirken  bu sınıflamaya ilaveten  adet görme durumu ve yapışıklık yoğunluğu da göz önünde bulundurulmalıdır­­.

Rahim İçi Yapışıklığın Tedavisi

Histeroskopi; rahim içerisi yapışıklıkların tanısın­da ideal, güvenilir ve az tramvatik bir metod olması­nın yanı sıra tedavisinde de kesin metodtur­. Histereskopi; normal muayene pozisyonun­da histereskop denilen  ve rahime rahim ağzın­dan geçirilerek ulaştırılan ince bir teleskop kullanı­lıp rahim içerisi boşluğun görüntülenmesi­ni ve türlü girişimlerin yapılmasına imkan veren  endoskopik yöntemdir­­.

Tedavide izlenecek yol; cerrahi (histereskop ile yapışıklıkların giderilmesi) ile normal rahim içerisi anatomisi sağlandıktan sonra RİA (rahim içi araç) ve östrojen  tedavisiyle hasar görmüş rahim alanı­nın yeniden  oluşturulması, yeni yapışıklık oluşumunun önlenme­si ve sonra­sı hastanın taki­bi biçimindedir­­. Bazı hastalar ise müdahaleye gerek duyulmaksı­zın sadece takip edilmektedir­­.

Cerrahi girişimin bilhassa tekrar edici gebelik kayıpları ve infertil vakalar­da yapılması gerekir­­. Orta ve ileri derecelerdeki yapışıklıklar­da ve tüp ağızları­nın tıkandığı haller­de katiyyen  uygulanma­sı gerekir­­. Genital tüberkülozlu hastalar­da rahim içerisi boşluk bozulduğu zaman yardımcı üreme yöntemleri­nin uygulanmasın dan evvel cerrahi teşebbüs mutlak suretle yapılışı gerekir­­.

Cerrahi teşebbüs şöyle uygulanmakta­dır : türlü sıvılar verilip rahim içerisi boşluğu genişletilir, makas ile herbir yapışıklık merkezin­den  ayrılmaktadır­­.  yapışıklıkların giderilmesine en  alt kenar­dan başlanmalıdır ve rahim içerisi yapı normale gelinceye dek devam etmek gerekir­­.

Cerrahi tedaviyi müteakip rahim içerisi boşluğuna RİA yerleştirilip iki ay süre ile çıkartılmama­sı önerilir, burada gaye iyileşmenin başlangıç evresinde yüzeyleri birbirin­den  ayrı tutarak tekrar yapışması­nın önüne geçmektir­­. (RİA yerleştirilirse tekrar yapışıklık oluşma rizikosu %10 iken  yerleştirilmezse %50nin üzerindedir)

Yine iki ay süre ile hasta östrojen  kullanma­sı gerekir­­. Bunun amacı rahmi uyarıp yara oluşmuş yüzeylerin yenilenmesi­ni sağlamaktır­­.

İlgili aramalar: rahim içi yapışıklık nedir, rahim içi yapışıklık neden olur, rahim içi yapışıklığın nedenleri, rahim içi yapışıklığın tedavisi