üşütme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
üşütme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Aralık 2015 Pazartesi

Gripin Nezleden Farkı Nedir?


GRİP HASTALIĞI İLE NEZLE ARASINDAKİ FARKI NEDİR? Grip, influenza adı verilen virüsün, solunum yoluyla insan vücuduna girmesiyle başlar. Özellikle de sonbaharın sonunda , kış ve ilkbahar başında salgınlara sebep olan viral yani virüslerin neden olduğu bir hastalıktır. Nezle, diğer ismiyle soğuk algınlığı hastalığı sürekli burun akıntısı, hapşırma, öksürme, gözlerde, boğazda yanma yapar. Bununla birlikte seyreden, genellikle ateşsiz bir üst solunum yolu enfeksiyonudur. Nezle hastalığı kendinize iyi bakarsanız 3 - 7 günde kendiliğinden geçer ve genellikle hastalık ayakta geçirilmektedir. Grip ise hastayı yatağa düşürecek şiddette şikayetlerle kendini gösterir. Bu şikayetler; 40 dereceye varan yüksek ateş, genel vücut kırgınlığı, şiddetli bel, eklem ve kas ağrıları, baş ağrısı ve aşırı halsizliktir. Hastalığın bu özellikleri sebebiyle halk arasında grip, paçavra hastalığı olarak da bilinir. Grip olan hasta mutlaka iyi beslenmeli ve istirahat etmelidir.

İlgili aramalar: nezle gripten nasıl ayırt edilir, nezle ile grip arasındaki fark ne, grip ve nezlenin birbirinden farkı nedir

15 Şubat 2015 Pazar

Çocuklar Enfeksiyondan Nasıl Korunur?


Çocuklar Enfeksiyondan Nasıl Korunur?

Kış mevsimi geldiğinde soğuktan herkes etkilenir. Soğuk algınlığına yakalananlar iyileşmeye çalışır. Bilhassa kış mevsiminde daha çok ortaya çıkan üst solunum yolu enfeksiyonlarından çocuklar daha fazla etkilenmektedir.

Ebeveynler, çocuklarını üst solunum yolu enfeksiyonlarından koruma amacıyla neler yapmalı, çocuklar nasıl beslenmeli? Liv Hospital Çocuk Hastalıkları Bölüm Başkanı olan Prof. Dr. İpek Akman değerli görüşlerini paylaştı..

Solunum yolu enfeksiyonları enfeksiyonun yerleştiği bölgeye göre üst ve alt solunum yolları enfeksiyonları olarak ikiye ayrılır. Üst solunum yolu enfeksiyonu dediğimizde, kulak, burun, boğaz bölgesi enfeksiyonlarını, alt solunum yolu enfeksiyonları dediğimizde ise bronşitler ve zatürre dediğimiz enfeksiyonlar kastedilir. Üst solunum yolları enfeksiyonlarının nezle, boğaz ağrısı, kulak ağrısı ve ateş gibi bulguları olabilir. Çoğunlukla viral hastalıklardır ve antibiyotik tedavisine gerek duyulmaz. Bu gibi durumlarda hasta dinlenmeli ve beslenmesine dikkat etmelidir.

Vücudun direnci yüksek tutulmalıdır
Tüm solunum yolu enfeksiyonları için önemli olan başlangıçta kişinin vücut direncini yüksek tutmasıdır. Vücut direnci düştüğü zaman enfeksiyon ilerleyebilir, olaya eklenen bakteriler enfeksiyonu ağırlaştırabilir. Alt solunum yolları enfeksiyonlarında öksürük ve göğüste yanma hissi, balgam çıkarma, nefes darlığı gibi şikayetler görülebilir. Genel durum bozukluğu, aşırı halsizlik ve ateş önemli bulgulardır. Örneğin zatürrede genellikle üşüme ve titreme ile birlikte yükselen ateş olabilir. Enfeksiyonu olan çocuğun uzman bir doktor tarafından değerlendirilmesi ve tedavisinin planlanması gereklidir.Kış mevsimi, soğuklar herkesi etkiliyor, soğuk algınlıklarına yakalananlar iyileşmeye çalışıyor­. Bilhassa kış mevsiminde daha çok meydana gelen  üst solunum yolları enfeksiyonların­dan çocuklar daha çok etkileniyor­.

Sık enfeksiyon geçiren  bir çocuğun bağışıklık sistemi zayıf mıdır?
Vücudumuzun hastalıklara karşı bir defans mekanizma­sı bulunur­. Beş yaşın­dan küçük çocukların bağışıklık sistemi henüz gelişimi­ni tamamlamamıştır­­. Enfeksiyonlar erişkine göre daha sık ve daha ağırdır­­.  Bazı çocuklar­da kalıt­sal bir sorun netice­si çocuğun bağışıklık sisteminde kalıcı bir noksanlık buluna­bilir­­. Bu çocuklar çok sık hastalanırlar, hastaneye yatmaları gerekebilmekte­dir­­. Bu durumun bir uzman tarafı ile değerlendirilişi gerekiyor­.

Enfeksiyonlar­dan korunma amacıyla nasıl beslenmek gerekir?
Beslenme deformiteleri (bozuklukları) bağışıklık sistemi zayıflatarak sık enfeksiyonlara sebep ola­bilir­­. Bilhassa 1 yaşına kadar anne sütü ile beslenmiş bebekler sütteki koruyucu hücreler ve antikorlar yardımıy­la daha az enfeksiyon geçirirler­. Daha ileride ki yaşların­da bütün yiyecek gruplarını dengeli oranlar­da içeren, yaşa uygun beslenme programı bünyeyi güçlü tutmaktadır­­.  Sağlıklı beslenen  kişi­nin devamlı vitamin alma­sı gerekli olmaz­. Bilimsel açıdan vitaminlerin solunum yolları enfeksiyonlarına karşı koruyucu bir özelliği olduğu gösterilmemiştir fakat vücut­ta bazı vitaminlerin eksik olduğu tespit edilir ise vitamin kullanıla­bilir­­. Vitaminleri doğal besinlerden  almak daha yararlıdır­­.  Örnek verecek olursak turunçgillerin bol tüketilme­si önerilmektedir­­. Zayıflık gibi aşırı kilo da pek çok soruna neden  o­lur­. Obez çocuklar­da da enfeksiyonlara yatkınlık art­ma göstermiştir­­. Bu çocuklar­da üst solunum yolların­da yağ birikimi netice­si daralma ola­bilir, sık enfeksiyon görüle­bilmektedir­­.

Enfeksiyon riski­ni arttıran sebep­ler
* Çocuğun bulunmuş olduğu ortamın kalabalık olma­sı çocukların birbirlerine enfeksiyon bulaştır­ma olasılığı­nı arttırmaktadır­­. 
* Kreşe yeni başlayan çocuk o sene farklı mikroplarla tanışarak sık enfeksiyon geçirebilir­­.
* Solunum yolu enfeksiyonuna neden  olan mikroplar hasta insanların bulunmuş olduğu ortamda solunan havadan nefes yolu i­le ya da öpüşürken, el sıkışırken  meydana gelen  damlacık enfeksiyonu yolu i­le alınmaktadır­­.  Bun­dan dolayı el yıkamasına dikkat etmenin solunum yolu enfeksiyonların­dan korunmada birincil koruma metodu olarak da kabul edi­lir­­.
* Kış ayarın­da kapalı mekanlar­da bulunuluşu enfeksiyonu olan bir kişi­nin diğerlerine de enfeksiyonu bulaştırmasına neden  ola­bilir­­.
* Havalandırmasız ya da sigara içilmiş kapalı ortamlar­da bulunma, toplu taşıma araçları­nın daha sık kullanı­mı enfeksiyonların yayılmasını kolay hale getirir­­.
* Alerjisi olan çocuklar­da burun tıkanık olma­sı sıktır, sinüzite yatkınlık bulunur­.
* Sigara dumanına maruz kalan çocuklar­da hem alt hem üst solunum yolu enfeksiyonları daha fazladır­­.

Hangi aşıları yaptırdığımızda enfeksiyonlar­dan daha çok koruna­biliriz?
Çocuğun bütün aşıları düzenli şekil­de yapılmalı ve kayıt tutulmalıdır­­.  Zatürre (pnömokok) aşısı da son 2 senedir artık aşı şemamızda yer almakta ve bütün bebeklere uygulanmakta­dır­­.Çocuğunuz 2 yaşın­dan büyükse doktorunuza sorarak aşılanma durumunu öğrenmeniz yararlı olmakta­dır­­.  Risk grupları­nın her sene sonbahar ayların­da influenza (grip) aşısını yaptırması gerekir­­. Bu sene salgın yapan pandemik influenza (H1N1) virüsüne karşı üretilen  aşı­nın kullanı­mı risk grubundaki kişiler (5 yaşın­dan küçükler, hamileler, kronik hastalığı olan erişkinler) için yaşam­sal ehemmiyet taşımakta­dır­­.  6 aydan küçük prematüre bebekler (doğum ağırlığı < 1500 gram ve solunum yardımı almışlarsa) doktorları gözetiminde kış ayları boyunca RSV enfeksiyonun­dan koruyucu antikor içeren  bir ilaç kullanı­mı gerekir­­.

Grip hastalığının soğuk algınlığından farkı nedir?
Grip virüsünün A, B, C gibi türleri bulunur­. A tipi hem hayvanlar­da hem de insanlar­da enfeksiyona yola aça­bilir­­. Bu virüs her sene antijenleri yeniler­. Örnek verecek olursak kuş gribi (H5N1) enfekte kümes hayvanlarını tüketen  insanlara bulaşan ve ağır hastalığa ve ölüme yol açabilen  bir A tipi virüsüdür­. H5N1 insan­dan insana temas ile bulaşmaz­. Domuz gribi (H1N1) ise insan­dan insana bulaşıcılığı yüksek bir grip virüsüdür­. Hastalığın seyri sağlıklı erişkinler için hafiftir­­. Ateş, halsizlik, iştahsızlık, kas ağrıları, boğaz ağrısı, öksürük ve ishale sebep ola­bilir­­. Ateş genel olarak 3 gün­den  kısa sürmektedir­­. Olguların bir bölümünde orta kulak iltihabı ve zatürre gelişebilir­­. Vücut direnci düştüğün­den  hadi­seye bakteriler eklenip enfeksiyon ağırlaşa­bilir­­. Soğuk algınlığı ise genel olarak rinoviruslar­dan kaynaklı gelişmektedir­­. Nezle, boğaz ağrısı, ses kısıklığına sebep ola­bilir­­. Ateş yoktur ya da hafiftir­­. Bulgular ortalama olarak 1 haftada düzelir, fakat 1 yaşın­dan küçük çocuklar bronşiyolit yönün­den  riskli oldukları için bir doktor tarafı ile değerlendirilmelidir­­. Genel hijyen  kurallarına uyma (el temizliği, aşırı kalabalıktan kaçınma, kafi havalandırma­sı olan ortamlar­da bulunma), sigara dumanına maruz kalmama, iyi beslenme ve en  önemlisi de aşı olma, enfeksiyonlar­dan korunmada en etkin yöntemlerdir­­.

İlgili aramalar: çocuklar enfeksiyondan nasıl korunur, ebfeksiyondan nasıl korunuruz, kış mevsimi hastalıklarından nasıl korunabiliriz, kış hastalıklarına nasıl yakalanmayız

9 Kasım 2014 Pazar

Gripten Koruyan Bitki Çayları


Gripten Koruyan Bitki Çayları

Aslanpençesi, civanperçemi, hindiba kökü sizi aktar aktar dolaştıracak zor bulunan bitkiler yerine, evinizde her gün tüketmiş olduğunuz, bütçenizi sarsmayacak ve kolayca bulunabilecek bitkiler içeren  çayları sizlerle paylaşıyoruz.

1) 1 tatlı kaşığı dolusu kekik, 1 bardak kaynamış suya eklenmektedir­­. 1 ila 2 dakika beklenip süzüldükten  sonra içilir­­. Günlük en  fazla 2 bardak tüketile­bilirsiniz­­. Bağışıklığı güçlendirir ve vücut­ta bulunan ödemi de atmaya destektir­­.

2) Kuşburnu çayı­nı da kolayca bulabilir ve rahatlıkla tüketebilirsiniz­. İçerdiği antioksidan maddeler ve Vitamin C ile bağışıklığınızı güçlendirmekle kalmaz. Bunun yanında hemoroid ve osteoartrit(kireçlenme) tedavisine de destek olmakta­dır­­.  İltihap giderici etki­si de bulunur­.

3) Ihlamur (yaprağı ve tomurcukları ile birlikte), ebegümeci (öksürüğü kesmeye yarar), meyan kökü (mukus söktürücü), zencefil (öksürüğü keser), kuşburnu (kanı temizler) ve kekikten (ödem atar) birer tutam alıp kaynamış suda demleyiniz­. Daha sonra süzüp suyunu için­.

4) 1 tane kırmızı elmanın kabukları, 1 tane dilimlenmiş limon, 2 çubuk tarçını yarım litre su ile kaynatınız­. Soğutmadan tüketin­. Bağışıklık sisteminizi güçlendirmekle kalmaz, içermiş olduğu çubuk tarçın yardımıyla kan şekerinizi de dengelemeye yardım eder­.

5) Papatya çayı, solunum yolları­nın tahriş olmasına engel olur­. Aynı zaman­da iltihap gidericidir­­. Sakinleştirir, bitkinlik gidericidir­­. Aşırı tüketmemek kaydıyla rahatlıkla çayını demleyerek içebilirsiniz­.

6) Adaçayı, rendelenmiş limon kabuğu ve kekiği kaynamış suda demleyin­. Sonrasında süzerek bir tutamda toz tarçınla birlikte bal ekleyip içiniz­.

7) Aktar­dan kolaylıkla bulabilecek olduğunuz ekinezya, vücut­ta bulunan lökositlerin(akyuvarların) sayısını fazlalaştırır, böylece enfeksiyon halinde vücudunuzun defans direnci­ni artırıp mikroorganizmaların öldürülmesi­ni kolay hale getirir­­. Yorgunluğun atılmasına destek olmakta­dır­­.  Çayını demleyerek günlük 2 ila 3 bardak tüketebilirsiniz­.

8) 1 tane soğanın suyunu çıkarın. 1 bardak su ve 1 tatlı kaşığı balla karıştıra­rak içiniz­. Öksürüğünüzü büyük oranda azalttığını görürsünüz­.

Bunca tariften  sonra, halen "benim vaktim kısıtlı, bunlarla uğraşamam, hazırda birşeyler yok mu" diyorsanız; bilhassa Doğadan, Lipton ve Doğuş markalarına ait yeşil çay, naneli ıhlamur, büyülü bohça kuşburnu çayı, ekinezyalı kış çayı, nane limon çayı, beşi bir yer­de gibi bitki çaylarını bilinmeyen satıcılardan almak yerine, tanıdık bildik firmalardan alarak gönül rahatlığıyla tüketebilirsiniz­. Yukarıda saydığımız bitki çayları sadece gribe karşı korunma sağlamaz; soğuk algınlığı, nezle gibi diğer kış hastalıklarına karşı da vücudunuzu korur.

İlgili aramalar: gribe karşı bitki çayı, soğuk algınlığına karşı bitki çayı, öksürüğe karşı bitki çayı, üşütmeye karşı bitki çayı

18 Kasım 2013 Pazartesi

Soğuk algınlığına hangi içecekler iyi gelir?


Soğuk algınlığına hangi içecekler iyi gelir?

Soğuk algınlığı ve üst solunum yolları enfeksiyonlarında bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle A, E ve C vitaminlerinin takviyesi önemli bir faktördür. Bu vitamin türlerinin bulunduğu sebze ve meyvelerin tüketilmesi, çeşitli içeceklerinin yapılarak içilmesi önemli bir destek sağlarlar.

Meyan kökü ve zencefil içecekler yoluyla ve diğer yollardan tüketilerek soğuk algınlığının tedavisinde son derece önemli destek sağlarlar. Zencefil ve meyan kökü içerisinde bulunan antibiyotikler soğuk algınlığına neden olan mikroplara karşıda savaşan bir özellik ortaya çıkarırlar, bunun yanı sıra içlerindeki vitaminlerle bağışıklık sistemini desteklerler. Ancak meyan kökü kullanımına dikkat edilmesi gerekmektedir. Meyan kökü; tansiyon, şeker, kalp ve böbrek rahatsızlıkları olan kişilerde ağır etkiler ortaya çıkarabilirler ve bu sebeple mutlaka uzman görüşüne başvurarak kullanılması gerekmektedir.

İlgili aramalar: soğuk algınlığında hangi içecekler içilir? soğuk algınlığına hangi içecekler iyi gelir?