soğuk algınlığı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
soğuk algınlığı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Ocak 2016 Salı

C Vitamini Soğuk Algınlığına İyi Gelir Mi?


Dengeli beslenmeyen  ve kafi miktarda Vitamin C almayan insanların soğuk algınlığı geçirme riski ve grip gibi hastalıklara yakalanma riski daha fazla olur.

Diyetisyen  Yaşam Koçu Gizem Şeber­; vitaminlerin ve minerallerin, bağışıklık sistemimiz üstündeki tesirleri yadsınamaz diyor. Neredeyse her biri­nin ayrı bir görevi bulunmakta­. Vitamin ve mineral yetersizliği durumunda vücut direnci­nin azaldığı, hastalıklara daha ba­sit yakalanıldığı ve hastalık süresi­nin daha uzun olabileceği uzun zamandır bilinen  gerçekler­. C vitamini­nin bağışıklık sistemi hari­cinde da bedenimizde mü­him görevleri bulunmakta­. Fakat bağışıklık sistemi için önemi ayrı­.

Doku tamamiyeti­ni sağlayan kollajenlerin sentezinde görev alma­sı ve vücut­ta demir minerali­nin daha iyi kullanı­mı görevleri bile bağışıklık sistemi­ni destekleyen  olgular­. Bun­dan başka antioksidan olma­sı ve vücut­ta meydana gelen  zararlı maddelerin atılmasına yardımcı olma­sı sebebiy­le hem bağışıklık sistemi­nin güçlenmesi­ni sağlıyor hem de kansere karşı koruma sağladığı düşünülüyor­. Vitamin C yetersizliğinde; vücut direnci azalıyor, diş etlerinde kanama oluşabiliyor, damarlar­da kanama kolaylaşabiliyor ve bir­takım vitamin ve minerallerin vücut­ta bulunan yararlı tesirleri azalıyor­.

Bilenin tam tersi portakal, mandalina, limon gibi turunçgiller Vitamin C içerseler de, C vitamini­nin en  zengin kaynağı değiller­. Maydanoz ve asma yaprağı C vitamini­nin en  zengin kaynakları­. Fakat günlük tüketim miktarları genel­de sınırlı olduğu için ötürü günlük ihtiya­cı karşılamakta yetersiz kalabiliyorlar­. Çilek ve kuşburnu da Vitamin C muhteviyatı fazla olan meyvelerden­. Yeşil biber ve kivi başka en  iyi Vitamin C kaynakları­. Aynı oran­da olmasa bile bütün meyve ve seb­zeler­de Vitamin C bulunduğunu da hatırlatmak gerek­. 1 adet kivi, günlük Vitamin C gereksinimi­nin yaklaşık %80’ini, bir tane portakal ise yaklaşık %49’unu karşılar­.

C VİTAMİNİ DESTEĞİNİ KİMLER ALMALI?

Yapılan birçok bilimsel araştırmaya göre, uzun sü­ren  ve yüksek tempolu egzersiz yapanların Vitamin C desteği kullanma­sı gerekebilmekte­dir­­. Zira spor­dan hemen  sonra vücut­ta serbest radikal –zararlı madde miktarın­da art­ma gözleniyor­. Sigara içenlerin Vitamin C ihtiyacı, sigara kullanmayanlara göre daha fazla­. Zira sigara da vücut­ta zararlı maddelerin artışı­na neden  olmakta­dır­­.  Fakat bilinçsiz Vitamin C desteği uzun süreçte böbrek taşı rizikosu yaratabileceğin­den  ötürü, kişiler Vitamin C desteği başlama dan evvel mutlak suretle doktorlarına danışmalılar­.

SOĞUK ALGINLIĞINA C VİTAMİNİ İYİ GELİR Mİ?

Bu konudaki tartışmalar ve bilimsel çalışmalar günümüzde hala devam etmektedir­­. Finlandiya’da yapılmakta olan bir çalışmada, ek Vitamin C almanın soğuk algınlığına yakalanma oranını %80’e kadar azaltabileceği belirlenmiş olsa bile, bu çalışma yoğun egzersiz yapanlar­da gerçekleştiği için, hareketsiz kişiler­de sonuç net olmaz­. Başka çalışmalar da ise, soğuk algınlığı süresi­ni kısaltmaya yardımcı olduğunu fakat hastalığın gidişatını değiştirmediği ortaya çıkmış durumda­. Günde 1 gram Vitamin C alımı­nın olumlu yönde tesirleri ola­bilir­­. Erkeklerin günlük Vitamin C ihtiya­cı 90 mg, kadınların 75 mg’dır­­. 

GÜNLÜK C VİTAMİNİ İHTİYACINIZI KARŞILAYIN

C VİTAMİNİ KÜRÜ
1 porsiyonu günlük Vitamin C gereksinmesi­nin tamamın­dan fazlasını karşılar­.
Karışık Meyve suyu (1 kişilik)
2 adet kivi
2 adet portakal
2 dilim ananas

Hazırlanışı: Bütün meyveleri yıkayın, soyun­. Tüm malzemeleri blender­dan geçirin­. Her seferinde taze hazırlayın, bekleme Vitamin C kaybına neden  o­lur­.

İlgili aramalar: soğuk algınlığına mandalina iyi gelir mi, portakal soğuk algınlığına iyi geliyor mu, c vitamini soluk algınlığına iyi gelir mi

28 Aralık 2015 Pazartesi

Gripin Nezleden Farkı Nedir?


GRİP HASTALIĞI İLE NEZLE ARASINDAKİ FARKI NEDİR? Grip, influenza adı verilen virüsün, solunum yoluyla insan vücuduna girmesiyle başlar. Özellikle de sonbaharın sonunda , kış ve ilkbahar başında salgınlara sebep olan viral yani virüslerin neden olduğu bir hastalıktır. Nezle, diğer ismiyle soğuk algınlığı hastalığı sürekli burun akıntısı, hapşırma, öksürme, gözlerde, boğazda yanma yapar. Bununla birlikte seyreden, genellikle ateşsiz bir üst solunum yolu enfeksiyonudur. Nezle hastalığı kendinize iyi bakarsanız 3 - 7 günde kendiliğinden geçer ve genellikle hastalık ayakta geçirilmektedir. Grip ise hastayı yatağa düşürecek şiddette şikayetlerle kendini gösterir. Bu şikayetler; 40 dereceye varan yüksek ateş, genel vücut kırgınlığı, şiddetli bel, eklem ve kas ağrıları, baş ağrısı ve aşırı halsizliktir. Hastalığın bu özellikleri sebebiyle halk arasında grip, paçavra hastalığı olarak da bilinir. Grip olan hasta mutlaka iyi beslenmeli ve istirahat etmelidir.

İlgili aramalar: nezle gripten nasıl ayırt edilir, nezle ile grip arasındaki fark ne, grip ve nezlenin birbirinden farkı nedir

22 Kasım 2015 Pazar

Soğuk Algınlığına Karşı Neler Yapmalıyız?


Soğuk algınlığı kış mevsimde en  çok görülmekte olan hastalıklar­dan bir tanesidir­­. Soğuk algınlığından korunmak için öncelikle adı üzerine olduğu gibi öncelikle soğuktan uzak durmak gerekir. Mevsime uygun kıyafetler giyerek soğuktan korunmalıyız. Bunun dışında bu mevsimde Vitamin C tüketimine ehemmiyet vermemiz gerekir­­. Portakal, mandaline gibi mevsim meyvelerinde Vitamin C çok fazlaca miktardadır­­.  Bu meyvelerin suyunu sıkmadan, posası ile beraber tüketmek C vitami kaybını engelleyecektir­­. Aynı şekil­de soğuk algınlığın­da bağışıklık sistemi­ni güçlendire­bilmek amacı ile E vitaminine ihtiyacımız bulunur­. Bunu da en  iyi kabuklu kuru yemişlerden  sağlaya­bilirsiniz­. Bol bol balık tüketimi yine ümmin sistemin güçlenmesi­ni sağlayacaktır­­. Soğuk algınlığına yakalanma­mak amacıyla bu tüketimlerin yanında, sağlıklı ve dengeli olarak beslenmek, beş gurup gıda­yı kontrollü bir şekil­de alabilmek epey önemlidir­­. Ve yine ümmin sistemi­nin güçlenme­si için sabah sağlam bir kahvaltı yapmak gerekir.

21 Şubat 2015 Cumartesi

C Vitamini Soğuk Algınlığına İyi Gelir Mi?


C Vitamini Soğuk Algınlığına İyi Gelir Mi?

Dengeli beslenmeyen  ve kafi Vitamin C almayan insanların soğuk algınlığı geçirme riski ve grip gibi kış hastalıklarına yakalanma riski daha yüksek­.

Vitaminler ve minerallerin, bağışıklık sistemimiz üstündeki tesirleri gözardı edilemez diyor, Diyetisyen  ve Yaşam Koçu Gizem Şeber­. Neredeyse her biri­nin ayrı bir görevi bulunmakta­. Vitamin ve mineral yetersizliklerinde vücut direnci­nin azaldığı, hastalıklara daha ba­sit yakalanıldığı ve hastalık süresi­nin daha uzun olabileceği uzun zamandır bilinen  gerçekler­. C vitamini­nin bağışıklık sistemi hari­cinde da bedenimizde mü­him görevleri bulunmakta­. Fakat bağışıklık sistemi için önemi ayrı­.

Doku tamamiyeti­ni sağlayan kollejenlerin sentezinde görev alma­sı ve vücut­ta demir minerali­nin daha iyi kullanı­mı görevleri bile bağışıklık sistemi­ni destekleyen  olgular­. Bun­dan başka antioksidan olma­sı ve vücut­ta meydana gelen  zararlı maddelerin atılmasına yardımcı olma­sı sebebiy­le hem bağışıklık sistemi­nin güçlenmesi­ni sağlıyor hem de kansere karşı koruma sağladığı düşünülüyor­. Vitamin C yetersizliğinde; vücut direnci azalıyor, diş etlerinde kanama oluşabiliyor, damarlar­da kanama kolaylaşabiliyor ve bir­takım vitamin ve minerallerin vücut­ta bulunan yararlı tesirleri azalıyor­.

Bilenin tam tersi portakal, mandalina, limon gibi turunçgiller Vitamin C içerseler de, C vitamini­nin en  zengin kaynağı değiller­. Maydanoz ve asma yaprağı C vitamini­nin en  zengin kaynakları­. Fakat günlük tüketim miktarları genel­de sınırlı olduğu için ötürü günlük ihtiya­cı karşılamakta yetersiz kalabiliyorlar­. Çilek ve kuşburnu da Vitamin C muhteviyatı fazla olan meyvelerden­. Yeşil biber ve kivi başka en  iyi Vitamin C kaynakları­. Aynı oran­da olmasa bile bütün meyve ve seb­zeler­de Vitamin C bulunduğunu da hatırlatmak gerek­. 1 adet kivi, günlük Vitamin C gereksinimi­nin yaklaşık %80’ini, bir tane portakal ise yaklaşık %49’unu karşılar­.

C VİTAMİNİ DESTEĞİNİ KİMLER ALMALI?

Yapılan birçok bilimsel araştırmaya göre, uzun sü­ren  ve yüksek tempolu egzersiz yapanların Vitamin C desteği kullanma­sı gerekebilmekte­dir­­. Zira spor­dan hemen  sonra vücut­ta serbest radikal –zararlı madde miktarın­da art­ma gözleniyor­. Sigara içenlerin Vitamin C ihtiyacı, sigara kullanmayanlara göre daha fazla­. Zira sigara da vücut­ta zararlı maddelerin artışı­na neden  olmakta­dır­­.  Fakat bilinçsiz Vitamin C desteği uzun süreçte böbrek taşı rizikosu yaratabileceğin­den  ötürü, kişiler Vitamin C desteği başlama dan evvel mutlak suretle doktorlarına danışmalılar­.

SOĞUK ALGINLIĞI İÇİN C VİTAMİNİ ALMALI MI?

Bu konudaki tartışmalar ve bilimsel çalışmalar hala devam etmektedir­­. Finlandiya’da yapılmakta olan bir çalışmada, ek Vitamin C almanın soğuk algınlığına yakalanma oranını %80’e kadar azaltabileceği belirlenmiş olsa bile, bu çalışma yoğun egzersiz yapanlar­da gerçekleştiği için, hareketsiz kişiler­de sonuç net olmaz­. Başka çalışmalar da ise, soğuk algınlığı süresi­ni kısaltmaya yardımcı olduğunu fakat hastalığın gidişatını değiştirmediği ortaya çıkmış durumda­. Günde 1 gram Vitamin C alımı­nın olumlu yönde tesirleri ola­bilir­­. Erkeklerin günlük Vitamin C ihtiya­cı 90 mg, kadınların 75 mg’dır­­. 

GÜNLÜK C VİTAMİNİ İHTİYACINIZI KARŞILIYOR MUSUNUZ!

C VİTAMİNİ KÜRÜ
1 porsiyonu günlük Vitamin C gereksinme si­nin tamamın­dan fazlasını karşılar­.
Karışık Meyve suyu (1 kişilik)
2 adet portakal
2 adet kivi
2 dilim ananas
Hazırlanması: Bütün meyveleri yıkayarak soyun­. Tüm malzemeleri blender­dan geçirin­. Her seferinde taze hazırlayın ve bekletmeden için. Beklediğinde meyve suyunda Vitamin C kaybına neden  o­lur­.

İlgili aramalar: c vitamini soğuk algınlığına iyi gelir mi, soğuk algınlığına ne iyi gelir, c vitamini gribe karşı korur mu

15 Şubat 2015 Pazar

Çocuklar Enfeksiyondan Nasıl Korunur?


Çocuklar Enfeksiyondan Nasıl Korunur?

Kış mevsimi geldiğinde soğuktan herkes etkilenir. Soğuk algınlığına yakalananlar iyileşmeye çalışır. Bilhassa kış mevsiminde daha çok ortaya çıkan üst solunum yolu enfeksiyonlarından çocuklar daha fazla etkilenmektedir.

Ebeveynler, çocuklarını üst solunum yolu enfeksiyonlarından koruma amacıyla neler yapmalı, çocuklar nasıl beslenmeli? Liv Hospital Çocuk Hastalıkları Bölüm Başkanı olan Prof. Dr. İpek Akman değerli görüşlerini paylaştı..

Solunum yolu enfeksiyonları enfeksiyonun yerleştiği bölgeye göre üst ve alt solunum yolları enfeksiyonları olarak ikiye ayrılır. Üst solunum yolu enfeksiyonu dediğimizde, kulak, burun, boğaz bölgesi enfeksiyonlarını, alt solunum yolu enfeksiyonları dediğimizde ise bronşitler ve zatürre dediğimiz enfeksiyonlar kastedilir. Üst solunum yolları enfeksiyonlarının nezle, boğaz ağrısı, kulak ağrısı ve ateş gibi bulguları olabilir. Çoğunlukla viral hastalıklardır ve antibiyotik tedavisine gerek duyulmaz. Bu gibi durumlarda hasta dinlenmeli ve beslenmesine dikkat etmelidir.

Vücudun direnci yüksek tutulmalıdır
Tüm solunum yolu enfeksiyonları için önemli olan başlangıçta kişinin vücut direncini yüksek tutmasıdır. Vücut direnci düştüğü zaman enfeksiyon ilerleyebilir, olaya eklenen bakteriler enfeksiyonu ağırlaştırabilir. Alt solunum yolları enfeksiyonlarında öksürük ve göğüste yanma hissi, balgam çıkarma, nefes darlığı gibi şikayetler görülebilir. Genel durum bozukluğu, aşırı halsizlik ve ateş önemli bulgulardır. Örneğin zatürrede genellikle üşüme ve titreme ile birlikte yükselen ateş olabilir. Enfeksiyonu olan çocuğun uzman bir doktor tarafından değerlendirilmesi ve tedavisinin planlanması gereklidir.Kış mevsimi, soğuklar herkesi etkiliyor, soğuk algınlıklarına yakalananlar iyileşmeye çalışıyor­. Bilhassa kış mevsiminde daha çok meydana gelen  üst solunum yolları enfeksiyonların­dan çocuklar daha çok etkileniyor­.

Sık enfeksiyon geçiren  bir çocuğun bağışıklık sistemi zayıf mıdır?
Vücudumuzun hastalıklara karşı bir defans mekanizma­sı bulunur­. Beş yaşın­dan küçük çocukların bağışıklık sistemi henüz gelişimi­ni tamamlamamıştır­­. Enfeksiyonlar erişkine göre daha sık ve daha ağırdır­­.  Bazı çocuklar­da kalıt­sal bir sorun netice­si çocuğun bağışıklık sisteminde kalıcı bir noksanlık buluna­bilir­­. Bu çocuklar çok sık hastalanırlar, hastaneye yatmaları gerekebilmekte­dir­­. Bu durumun bir uzman tarafı ile değerlendirilişi gerekiyor­.

Enfeksiyonlar­dan korunma amacıyla nasıl beslenmek gerekir?
Beslenme deformiteleri (bozuklukları) bağışıklık sistemi zayıflatarak sık enfeksiyonlara sebep ola­bilir­­. Bilhassa 1 yaşına kadar anne sütü ile beslenmiş bebekler sütteki koruyucu hücreler ve antikorlar yardımıy­la daha az enfeksiyon geçirirler­. Daha ileride ki yaşların­da bütün yiyecek gruplarını dengeli oranlar­da içeren, yaşa uygun beslenme programı bünyeyi güçlü tutmaktadır­­.  Sağlıklı beslenen  kişi­nin devamlı vitamin alma­sı gerekli olmaz­. Bilimsel açıdan vitaminlerin solunum yolları enfeksiyonlarına karşı koruyucu bir özelliği olduğu gösterilmemiştir fakat vücut­ta bazı vitaminlerin eksik olduğu tespit edilir ise vitamin kullanıla­bilir­­. Vitaminleri doğal besinlerden  almak daha yararlıdır­­.  Örnek verecek olursak turunçgillerin bol tüketilme­si önerilmektedir­­. Zayıflık gibi aşırı kilo da pek çok soruna neden  o­lur­. Obez çocuklar­da da enfeksiyonlara yatkınlık art­ma göstermiştir­­. Bu çocuklar­da üst solunum yolların­da yağ birikimi netice­si daralma ola­bilir, sık enfeksiyon görüle­bilmektedir­­.

Enfeksiyon riski­ni arttıran sebep­ler
* Çocuğun bulunmuş olduğu ortamın kalabalık olma­sı çocukların birbirlerine enfeksiyon bulaştır­ma olasılığı­nı arttırmaktadır­­. 
* Kreşe yeni başlayan çocuk o sene farklı mikroplarla tanışarak sık enfeksiyon geçirebilir­­.
* Solunum yolu enfeksiyonuna neden  olan mikroplar hasta insanların bulunmuş olduğu ortamda solunan havadan nefes yolu i­le ya da öpüşürken, el sıkışırken  meydana gelen  damlacık enfeksiyonu yolu i­le alınmaktadır­­.  Bun­dan dolayı el yıkamasına dikkat etmenin solunum yolu enfeksiyonların­dan korunmada birincil koruma metodu olarak da kabul edi­lir­­.
* Kış ayarın­da kapalı mekanlar­da bulunuluşu enfeksiyonu olan bir kişi­nin diğerlerine de enfeksiyonu bulaştırmasına neden  ola­bilir­­.
* Havalandırmasız ya da sigara içilmiş kapalı ortamlar­da bulunma, toplu taşıma araçları­nın daha sık kullanı­mı enfeksiyonların yayılmasını kolay hale getirir­­.
* Alerjisi olan çocuklar­da burun tıkanık olma­sı sıktır, sinüzite yatkınlık bulunur­.
* Sigara dumanına maruz kalan çocuklar­da hem alt hem üst solunum yolu enfeksiyonları daha fazladır­­.

Hangi aşıları yaptırdığımızda enfeksiyonlar­dan daha çok koruna­biliriz?
Çocuğun bütün aşıları düzenli şekil­de yapılmalı ve kayıt tutulmalıdır­­.  Zatürre (pnömokok) aşısı da son 2 senedir artık aşı şemamızda yer almakta ve bütün bebeklere uygulanmakta­dır­­.Çocuğunuz 2 yaşın­dan büyükse doktorunuza sorarak aşılanma durumunu öğrenmeniz yararlı olmakta­dır­­.  Risk grupları­nın her sene sonbahar ayların­da influenza (grip) aşısını yaptırması gerekir­­. Bu sene salgın yapan pandemik influenza (H1N1) virüsüne karşı üretilen  aşı­nın kullanı­mı risk grubundaki kişiler (5 yaşın­dan küçükler, hamileler, kronik hastalığı olan erişkinler) için yaşam­sal ehemmiyet taşımakta­dır­­.  6 aydan küçük prematüre bebekler (doğum ağırlığı < 1500 gram ve solunum yardımı almışlarsa) doktorları gözetiminde kış ayları boyunca RSV enfeksiyonun­dan koruyucu antikor içeren  bir ilaç kullanı­mı gerekir­­.

Grip hastalığının soğuk algınlığından farkı nedir?
Grip virüsünün A, B, C gibi türleri bulunur­. A tipi hem hayvanlar­da hem de insanlar­da enfeksiyona yola aça­bilir­­. Bu virüs her sene antijenleri yeniler­. Örnek verecek olursak kuş gribi (H5N1) enfekte kümes hayvanlarını tüketen  insanlara bulaşan ve ağır hastalığa ve ölüme yol açabilen  bir A tipi virüsüdür­. H5N1 insan­dan insana temas ile bulaşmaz­. Domuz gribi (H1N1) ise insan­dan insana bulaşıcılığı yüksek bir grip virüsüdür­. Hastalığın seyri sağlıklı erişkinler için hafiftir­­. Ateş, halsizlik, iştahsızlık, kas ağrıları, boğaz ağrısı, öksürük ve ishale sebep ola­bilir­­. Ateş genel olarak 3 gün­den  kısa sürmektedir­­. Olguların bir bölümünde orta kulak iltihabı ve zatürre gelişebilir­­. Vücut direnci düştüğün­den  hadi­seye bakteriler eklenip enfeksiyon ağırlaşa­bilir­­. Soğuk algınlığı ise genel olarak rinoviruslar­dan kaynaklı gelişmektedir­­. Nezle, boğaz ağrısı, ses kısıklığına sebep ola­bilir­­. Ateş yoktur ya da hafiftir­­. Bulgular ortalama olarak 1 haftada düzelir, fakat 1 yaşın­dan küçük çocuklar bronşiyolit yönün­den  riskli oldukları için bir doktor tarafı ile değerlendirilmelidir­­. Genel hijyen  kurallarına uyma (el temizliği, aşırı kalabalıktan kaçınma, kafi havalandırma­sı olan ortamlar­da bulunma), sigara dumanına maruz kalmama, iyi beslenme ve en  önemlisi de aşı olma, enfeksiyonlar­dan korunmada en etkin yöntemlerdir­­.

İlgili aramalar: çocuklar enfeksiyondan nasıl korunur, ebfeksiyondan nasıl korunuruz, kış mevsimi hastalıklarından nasıl korunabiliriz, kış hastalıklarına nasıl yakalanmayız

22 Ocak 2015 Perşembe

Gribe Karşı Koruyan Besinler


Gribe Karşı Koruyan Besinler

Kış mevsiminin gelişiy­le artan grip salgınlarına karşı bağışıklık sisteminizi güçlendirmek oldukça önem vermemiz gereken bir durum.

Havaların soğumasıyla bir­likte grip, soğuk algınlığı gibi hastalıklara yakalanma riskimizde arttı­. Tavsiyemiz; sizi hastalıklar­dan koruyacak bu gıdalar­dan bol bol tüketmenizdir­.

Gribe karşı koruyan gıdalar
Ani ısı değişimleri; baş ağrısı, halsizlik ve yorgunluğa neden  olmakta­dır­­.  Bağışıklık sistemi­nin zayıflamasına sebep olan bu sorunlar; grip, nezle, soğuk algınlığı, bronşit gibi pek çok hastalığı da beraberinde getirmekte­dir­­.

Ünlü diyetisyen  Şefika Aydın Selçuk, hastalıklara karşı bazı tavsiyeler­de bulunuyor:

- Şifa kaynağımız kefir. Yoğurt prebiyotik, kefir ise probiyotik olarak tanımlanmaktadır­­. Bunlar vitaminlerin emilmesi­ni fazlalaştırır hastalıklara karşı vücudumuzu korur­.

– Yumurta, balık, süt, ıspanak, havuç, yeşil biber enfeksiyonlara karşı mükemmel koruma sağlar­.

– E vitami­nin en  mü­him görevi antioksidan özelliğidir­­. E vitamini bakımından zengin besinler; ceviz, fındık, badem, yeşil sebzeler, kuru baklagiller gibi besinlerdir­­.

– Sarımsak bağışıklık sistemi­nin baskılanmasını önler­. Aynı zaman­da kansere karşı tesirli bir silahtır­­. Kokusu bile faydalıdır.

– Maydanoz, bir provitamin A yani beta karoten kaynağıdır­­.  Bu özelliği ile görme gücü, kılcal damar sistemi ve tiroid bezi­nin fonksiyonları üstün­de tesirlidir­­.

– Kayısı da enfeksiyonlara karşı vücut direnci­nin artmasın­da mü­him rolü bulunur­.

İlgili aramalar: gribe karşı ne iyi gelir, gribe yakalanmamak için, gribe yakalanmamak için neler yemeliyiz, grip olmamak için ne yemeliyiz

9 Kasım 2014 Pazar

Gripten Koruyan Bitki Çayları


Gripten Koruyan Bitki Çayları

Aslanpençesi, civanperçemi, hindiba kökü sizi aktar aktar dolaştıracak zor bulunan bitkiler yerine, evinizde her gün tüketmiş olduğunuz, bütçenizi sarsmayacak ve kolayca bulunabilecek bitkiler içeren  çayları sizlerle paylaşıyoruz.

1) 1 tatlı kaşığı dolusu kekik, 1 bardak kaynamış suya eklenmektedir­­. 1 ila 2 dakika beklenip süzüldükten  sonra içilir­­. Günlük en  fazla 2 bardak tüketile­bilirsiniz­­. Bağışıklığı güçlendirir ve vücut­ta bulunan ödemi de atmaya destektir­­.

2) Kuşburnu çayı­nı da kolayca bulabilir ve rahatlıkla tüketebilirsiniz­. İçerdiği antioksidan maddeler ve Vitamin C ile bağışıklığınızı güçlendirmekle kalmaz. Bunun yanında hemoroid ve osteoartrit(kireçlenme) tedavisine de destek olmakta­dır­­.  İltihap giderici etki­si de bulunur­.

3) Ihlamur (yaprağı ve tomurcukları ile birlikte), ebegümeci (öksürüğü kesmeye yarar), meyan kökü (mukus söktürücü), zencefil (öksürüğü keser), kuşburnu (kanı temizler) ve kekikten (ödem atar) birer tutam alıp kaynamış suda demleyiniz­. Daha sonra süzüp suyunu için­.

4) 1 tane kırmızı elmanın kabukları, 1 tane dilimlenmiş limon, 2 çubuk tarçını yarım litre su ile kaynatınız­. Soğutmadan tüketin­. Bağışıklık sisteminizi güçlendirmekle kalmaz, içermiş olduğu çubuk tarçın yardımıyla kan şekerinizi de dengelemeye yardım eder­.

5) Papatya çayı, solunum yolları­nın tahriş olmasına engel olur­. Aynı zaman­da iltihap gidericidir­­. Sakinleştirir, bitkinlik gidericidir­­. Aşırı tüketmemek kaydıyla rahatlıkla çayını demleyerek içebilirsiniz­.

6) Adaçayı, rendelenmiş limon kabuğu ve kekiği kaynamış suda demleyin­. Sonrasında süzerek bir tutamda toz tarçınla birlikte bal ekleyip içiniz­.

7) Aktar­dan kolaylıkla bulabilecek olduğunuz ekinezya, vücut­ta bulunan lökositlerin(akyuvarların) sayısını fazlalaştırır, böylece enfeksiyon halinde vücudunuzun defans direnci­ni artırıp mikroorganizmaların öldürülmesi­ni kolay hale getirir­­. Yorgunluğun atılmasına destek olmakta­dır­­.  Çayını demleyerek günlük 2 ila 3 bardak tüketebilirsiniz­.

8) 1 tane soğanın suyunu çıkarın. 1 bardak su ve 1 tatlı kaşığı balla karıştıra­rak içiniz­. Öksürüğünüzü büyük oranda azalttığını görürsünüz­.

Bunca tariften  sonra, halen "benim vaktim kısıtlı, bunlarla uğraşamam, hazırda birşeyler yok mu" diyorsanız; bilhassa Doğadan, Lipton ve Doğuş markalarına ait yeşil çay, naneli ıhlamur, büyülü bohça kuşburnu çayı, ekinezyalı kış çayı, nane limon çayı, beşi bir yer­de gibi bitki çaylarını bilinmeyen satıcılardan almak yerine, tanıdık bildik firmalardan alarak gönül rahatlığıyla tüketebilirsiniz­. Yukarıda saydığımız bitki çayları sadece gribe karşı korunma sağlamaz; soğuk algınlığı, nezle gibi diğer kış hastalıklarına karşı da vücudunuzu korur.

İlgili aramalar: gribe karşı bitki çayı, soğuk algınlığına karşı bitki çayı, öksürüğe karşı bitki çayı, üşütmeye karşı bitki çayı

18 Kasım 2013 Pazartesi

Soğuk algınlığına hangi içecekler iyi gelir?


Soğuk algınlığına hangi içecekler iyi gelir?

Soğuk algınlığı ve üst solunum yolları enfeksiyonlarında bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle A, E ve C vitaminlerinin takviyesi önemli bir faktördür. Bu vitamin türlerinin bulunduğu sebze ve meyvelerin tüketilmesi, çeşitli içeceklerinin yapılarak içilmesi önemli bir destek sağlarlar.

Meyan kökü ve zencefil içecekler yoluyla ve diğer yollardan tüketilerek soğuk algınlığının tedavisinde son derece önemli destek sağlarlar. Zencefil ve meyan kökü içerisinde bulunan antibiyotikler soğuk algınlığına neden olan mikroplara karşıda savaşan bir özellik ortaya çıkarırlar, bunun yanı sıra içlerindeki vitaminlerle bağışıklık sistemini desteklerler. Ancak meyan kökü kullanımına dikkat edilmesi gerekmektedir. Meyan kökü; tansiyon, şeker, kalp ve böbrek rahatsızlıkları olan kişilerde ağır etkiler ortaya çıkarabilirler ve bu sebeple mutlaka uzman görüşüne başvurarak kullanılması gerekmektedir.

İlgili aramalar: soğuk algınlığında hangi içecekler içilir? soğuk algınlığına hangi içecekler iyi gelir?

30 Ağustos 2012 Perşembe

Soğuk Algınlığına Karşı C Vitamini


Soğuk algınlığına karşı C vitamini:
Nobel Tıp ödülünü kazanan Amerikalı Doktor Prof. Linus Pauling, bol miktarlarda alınan C vitamininin soğuk algınlığını iyileştirdiğini ve hatta hastalığa yakalanmayı önlediğini ileri sürmektedir.

C vitamini yetersizliğinin soğuk algınlığı ve diğer bazı hastalıklara karşı vücudumuzu koruduğu öteden beri bilinmekteydi ama hastalığa yakalandıktan sonra alınan bol miktarda C vitamininin hastalığı tedavi ettiği henüz kesinlikle ispat edilmiş değildir. Prof. Pauling kışın ve özellikle grip hastalığının salgın haline geldiği zamanlarda günde 2000 -3000 miligram C vitamini alınmasının, hem soğuk algınlığı ve grip, hem de diğer bazı hastalıklara karşı koruyucu bir etkisi olduğunu söylemektedir. Fazla miktardaki bu vitamin C vitamini haplarıyla alınır fakat doktor kontrolünde ihtiyaç kadarı alınması gerekir.

Aramalar: soğuk algınlığı nasıl önlenir? grip olmak nasıl önlenir? soğuk algınlığı için ne yapılabilir? grip için ne yapmalı?

23 Haziran 2012 Cumartesi

Soğuk Algınlığı Nasıl Bir Hastalıktır?


SOĞUK ALGINLIĞI:

Herkesin bildiği bu hastalığın virüsü her zaman solunum havamızda mevcuttur. Eğer soğuk, veya terli iken rüzgarda kalınırsa vücut zayıf düşer ve virüs etkisini göstermeye başlar. Kuluçka devri, yani virüsün girdiği andan hastalık belirtilerinin çıkmasına kadar geçen zaman, bir ila üç gündür. Bağışıklık yoktur.

SOĞUK ALGINLIĞININ BELİRTİLERİ:

Burun ifrazının artması, başağrısı, boğaz ağrısı, trakeit (yani üst solunum yollarının iltihabı), ve bronşit görülebilir.

SOĞUK ALGINLIĞINDA TEDAVİ:

Doktorumuzun reçete edeceği soğuk algınlığı ilaçlarının yanısıra; istirahat, sıcak içecekler ve üşümemeye dikkat ile özetlenebilir.

KORUMA:

Soğuk günlerde C vitamini alarak, sıkı giyinerek ve terlememeye özen göstererek korunabiliriz. Ayrıca sıcak yaz günlerinin serin akşamlarında ceryan yememeli, yazın klimanın derecesini çok düşürmekten ve yine klima ve vantilatör gibi serinletici cihazların çok yakından doğrudan üzerimize gelmesinden kaçınmalıyız.

3 Kasım 2010 Çarşamba

Soğuk Algınlığı


Soğuk Algınlığı: Soğuk algınlığı, "RNA" grubunun "Pikornavirüs" ailesine ait "Rinovirüs" adlı virüslerin etkisiyle solunum yollarında gelişen bir bulaşıcı hastalıktır. Solunum yollarında gelişen hastalıkların yaklaşık olarak % 40'ı rinovirüs infeksiyonlardır. Hastalık özellikle üst solunum yollarını tutar. Paranazal sinüsler ve burun mukozasında iltihabi değişiklikler gelişir. Virüs bulaştıktan l-6gün sonra hastalık belirtileri ortaya çıkmaya başlar. Hasta önce bir boğaz ağrısı çeker. Boğazda kuruluk ve kızarıklık vardır. Hasta hapşırır, burunda nezle gelişir. Bu, kendisini su gibi bir burun akıntısıyla gösterir. Hafif bir öksürük, halsizlik, baş ağrısı, üşüme, titreme, burun tıkanıklığı, tat ve koku alma duyularında azalma ya da geçici kayıp, ses kısıklığı, işitmede azalma, bazen hafif bir ateş yükselmesi gibi belirtiler hastalığa özgü bir tablo ve seyir gösterirler. Hastalar kendilerini halsiz hissetmekle birlikte yatmak istemezler.