Şifalı Bitkiler Hangi Aylarda Toplanır?
İlkbahar : Elma çiçeği, öküzgözü, kadıntuzluğu, huşağacı, böğürtlen, çakaleriği, kuşburnu, kayışkıranotu, devetabanı, eğirotu, izlanda yosunu (liken), kızılyaprak, kavak, hercaimenekşe, ceviz, karakafes ve karabaşak otu adlı şifalı bitkiler ilkbaharda toplanır.
Yaz ayları : Çançiçeği, keçikotu, ördekayağı, fesleğen, miskotu, haşişe-i mübarek, abdestbozanotu, ısırganotu, dereotu, kestere, yersakızı, yavşanotu, mineçiçeği, farekulağı, erkeçsakalı, katırtırnağı, yabani sarmaşık, ahududu, çobançantası, piçkenevir, mürver, kanaryaotu, frenk maydanozu, karabaşak, maydanoz, üzerlikotu, solucanotu, ölüçiçeği, ballıbaba, arakkuddem ve acımarul adlı şifalı bitkiler yaz aylarında toplanır.
Sonbahar : Çançiçeği, mineçiçeği kökü, rezene, çam, mürver, dulavratotu, karaçam, ökseotu, turp, ravent, ardıç, ceviz adlı şifalı bitkiler sonbaharda toplanır.
Nisan : Devedikeni, devekulağı, kuzukulağı adlı şifalı bitkilerin toplanma zamanı Nisan ayıdır.
Mayıs : Kediotu, çilek, barut ağacı, sütotu, kaşıkotu, ciğerotu, biberiye, adaçayı, çuhaçiçeği ve sinirotu Mayıs ayında toplanır.
Haziran : Yabani ömerotu, öküzgözü, devetabanı, papatya, ıhlamur, nane, civanperçemi, kekik ve atkuyruğu adlı şifalı bitkiler de Haziran ayında toplanır.
Temmuz : Andızotu, gözotu, üvez meyvesi, yaban mersini, frenk üzümü, koyunkıran otu, kantaron gibi şifalı bitkiler Temmuz ayı içinde toplanır.
Ağustos : Karaboynuzotu, keten tohumu, kimyon, noktalı yaban mersini ve pelinotu. Bu şifalı otların toplanma ayı ise Ağustos'dur.
Eylül : Bu ayda anason, kediotu, akdiken, lavanta çiçeği, ebegümeci, oğulotu ve eğreltiotu gibi şifalı bitkiler toplanır.
Ekim : Yaban mürveri ve aşkotu adlı bitkiler ise Ekim ayında toplanır.
şifalı nebatlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
şifalı nebatlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
20 Aralık 2012 Perşembe
18 Aralık 2012 Salı
Şifalı Bitkilerin Toplanması ve Saklanması
Şifalı Bitkilerin Toplanması ve Saklanması
Şifalı bitkilerin toplanması: Yağışsız günlerde yapılır. Bitkinin yaprak ve çiçeklerinin yağmurla veya çiyle ıslanmış olmaması şarttır.
Topladıktan sonra: Kurutulmak üzere hiç beklemeden birbirlerine dokundurulmadan güneşe serilir.
Kökler: Daima yağmurdan sonra topraktan çıkarılır. Bu sırada toprağın çok yumuşak olması gereklidir.
Dağlarda yetişen yabani bitkiler: Bu bitkilerin şifa değeri bahçemizde yetiştirdiğimiz bitkilerle kıyaslanamaz. Yabani bitkiler çok daha fazla miktarda etken madde ihtiva ederler. Zehirli gazlar, kimyevi gübre ve diğer çevre kirlenmeleri de şifalı bitkilerin ilaç olma değerini ortadan kaldırabilir. Ayrıca şifalı bitkilerden bir kısmının zehirli olduğunu da unutmayalım. Topraktan çıkaracağımız bitkinin zehirli olup olmadığı hakkında kesin bir bilgimiz yoksa en iyisi onu yerinde bırakmaktır.
Yapraklar, çiçekler ve gövde: Kurutulurken mutlaka kağıt üzerine ve yere serilmelidir. Bu yer rüzgar alabilmeli ve gölge olmalıdır. Güneş ışınları bitkinin üzerine gelir bitkiyi bozar ve şifahi özelliklerini kaybetmesine sebep olur.
Yağışlı mevsimlerde bitkiler kuru ve iyi ısıtılmış, iyi havalandırılmış odalarda kurutulabilir. Böyle durumlarda bitkileri sık sık alt üst etmek (ters çevirmek) gerekir. Ayrıca iyi havalandırılan depolarda bir ip üzerine demet halinde asılarak da bitki kurutmak mümkündür.
Bitkiler tam anlamıyla kurumadan, yani henüz rutubetli iken kavanozlara doldurularak muhafazaya alınır.
Yemişler: Taze iken pişirilerek saklanabildiği gibi, tahta tablalar üzerinde kurutulabilir. Bu şekilde de muhafaza etmek gerekir. YAZININ DEVAMINA GİT
Kökler: Kurutmadan önce çok iyi bir şekilde yıkanıp, temizlenir. Doğranır. İpe tutturularak rüzgarlı havada kurumaya bırakılır.
Bitkiler kurutulduktan sonra bir defa daha kontrol edilir. Ayıklanır.
Köklere çok dikkat etmek gerekir. Çünkü köklerin tamamen kurumuş olması şarttır. Aksi takdirde çürüme tehlikesiyle karşı karşıya kalınabilir. Şifa değeri de kalmaz. Son olarak şunu da belirtelim: Kurutulmuş şifalı bitkiler cam ya da toprak kavanozlarda muhafaza edilebileceği gibi kese kağıdı içerisinde de saklanabilir.
Şifalı bitkilerin toplanması: Yağışsız günlerde yapılır. Bitkinin yaprak ve çiçeklerinin yağmurla veya çiyle ıslanmış olmaması şarttır.
Topladıktan sonra: Kurutulmak üzere hiç beklemeden birbirlerine dokundurulmadan güneşe serilir.
Kökler: Daima yağmurdan sonra topraktan çıkarılır. Bu sırada toprağın çok yumuşak olması gereklidir.
Dağlarda yetişen yabani bitkiler: Bu bitkilerin şifa değeri bahçemizde yetiştirdiğimiz bitkilerle kıyaslanamaz. Yabani bitkiler çok daha fazla miktarda etken madde ihtiva ederler. Zehirli gazlar, kimyevi gübre ve diğer çevre kirlenmeleri de şifalı bitkilerin ilaç olma değerini ortadan kaldırabilir. Ayrıca şifalı bitkilerden bir kısmının zehirli olduğunu da unutmayalım. Topraktan çıkaracağımız bitkinin zehirli olup olmadığı hakkında kesin bir bilgimiz yoksa en iyisi onu yerinde bırakmaktır.
Yapraklar, çiçekler ve gövde: Kurutulurken mutlaka kağıt üzerine ve yere serilmelidir. Bu yer rüzgar alabilmeli ve gölge olmalıdır. Güneş ışınları bitkinin üzerine gelir bitkiyi bozar ve şifahi özelliklerini kaybetmesine sebep olur.
Yağışlı mevsimlerde bitkiler kuru ve iyi ısıtılmış, iyi havalandırılmış odalarda kurutulabilir. Böyle durumlarda bitkileri sık sık alt üst etmek (ters çevirmek) gerekir. Ayrıca iyi havalandırılan depolarda bir ip üzerine demet halinde asılarak da bitki kurutmak mümkündür.
Bitkiler tam anlamıyla kurumadan, yani henüz rutubetli iken kavanozlara doldurularak muhafazaya alınır.
Yemişler: Taze iken pişirilerek saklanabildiği gibi, tahta tablalar üzerinde kurutulabilir. Bu şekilde de muhafaza etmek gerekir. YAZININ DEVAMINA GİT
Sponsorlu Bağlantılar:
Kökler: Kurutmadan önce çok iyi bir şekilde yıkanıp, temizlenir. Doğranır. İpe tutturularak rüzgarlı havada kurumaya bırakılır.
Bitkiler kurutulduktan sonra bir defa daha kontrol edilir. Ayıklanır.
Köklere çok dikkat etmek gerekir. Çünkü köklerin tamamen kurumuş olması şarttır. Aksi takdirde çürüme tehlikesiyle karşı karşıya kalınabilir. Şifa değeri de kalmaz. Son olarak şunu da belirtelim: Kurutulmuş şifalı bitkiler cam ya da toprak kavanozlarda muhafaza edilebileceği gibi kese kağıdı içerisinde de saklanabilir.
Şifalı Bitkilerin Tarihi
ŞİFALI BİTKİLER
Avrupa'da hristiyanlık öncesi zamanlardan beri şifalı otlar insanlar tarafından tedavi amaçlı kullanılmıştır. Eber Papirüsü'nden Eski Mısır'da 700 den fazla şifalı otun bilindiğini ve kullanıldığını öğreniyoruz. Zira bu Papirüs Milattan önce 3000 sene evvel kaleme alınmıştır. Med'lerde Pers'lerde ve Eski Hint'den kalma şifalı ot kitapları da bugün elimizdedir. Hint kitaplarında 600'den fazla şifalı bitkiden bahsedilmektedir.
Şifalı bitkilerin tarihi konunun devamı...
Eski Yunan'da çok az şifalı bitki kullanılmıştır. Bunlar da yerel bitkilerdir. Şekerpancarı, arpa, haşhaş tohumu, adasoğanı, aksırıkotu, kavak sütleğeni ve bunlara benzer birkaç ot daha vardır. Hipokrat ve öğrencilerinin önemle üzerinde durdukları konu beslenmeydi.
Tarihin kaydettiği meşhur şifalı bitki hekimlerinden biri de Dioskurides'tir. (M.Ö. 77) Kendisi Grek olmasına rağmen Neron ve Vespasian zamanlarında Roma ordusunda askeri doktor olarak çalışmıştır. Bu devirde tıp demek şifalı otlar demekdi. Bütün hastalar şifalı bitkiler ile tedavi edilirdi. Dioskurides'in kaleme aldığı eserler takriben 1000 sene süre geçmesine rağmen değerinden bir şey kaybetmemiştir. Yalnız bitkileri tanıtmakla kalmamış, ilaçların hazırlanışını ve kullanma usullerini de kaydetmiştir.
Galen (M.Ö. 129-201) zamanının bütün tıbbi bilgilerini bir araya getirmiştir. Bitkilerin tarifi ile birlikte tedavi gücünü ve hazırlanış usullerini de eserlerinde dile getirmiştir.
Roma'lılar Orta Avrupa eyaletlerinde oturan vatandaşlarını üzüm ve sebze ziraati yapmaları hususunda teşvik etmişlerdir. Bu bölgede yaşayan Franklar'ı özellikle de bu iş için görevlendirmişlerdir. Roma'lılar sayesinde Avrupa'da şifalı bitkilerin yetiştirilmesi de mümkün olmuştur. Sonraları Avrupa'da şifalı bitki ve baharat ziraatı kanunlarla tanzim edilmiştir. Büyük Şarl ve Kral Ludwig zamanında çıkarılan kanunlar meşhurdur.
Kilise ve Manastırlarda şifalı bitkiler bilinçli bir şekilde yetiştirilmiştir. St-Galler'in (Bahçe Düzenlemesi), Hildegrad von Birgen'in yazıları bize konu ile ilgili geniş bilgi vermektedir. Bu ikinci 1150 senesinde Avrupa'da yetiştirilen şifalı bitkilerin resimlerini de çizmiştir. Matbaanın faaliyete geçmesiyle şifalı bitkilerle ilgili kitaplar hızlı bir şekilde çoğalmaya başlamıştır. Bu kitaplar tahta klişelerle elde edilen resimlerle süslenmiştir. (Şifalı Bitkiler) kitaplarının en meşhurlarını Otto Brunfels (1488-1534), Hieronymus Bock (1498-1554), Leonard Fuchs (1501-1566) ve Conrad Gessner (1516-1565) kaleme almışlardır. Paracelsus (1494-1541) sayesinde ise bitki ile tedavi metodu büyük bir hız kazanmıştır.
19. Asırda kimya sanayi gelişti. Eczacı Sertürner 1811'de saf alkaloid morfin elde etmeyi başardı. Birçok ilacın etken maddesi suni olarak imal edilmeye başladı. Bu sentetik ilaç imalinin başlangıcı oldu. Bugün piyasayı dolduran binlerce sentetik ilacın kaynağı şifalı bitkilerdir. Yüksükotu, haşhaş, çavdar mahmuzu vb. gibi bitkiler bunlar arasındadır. Yine bugün çeşitli müshil ilaçları, saponin drajeleri ve hatta penisilin ve strertomisin gibi antibiyotikler, hepsi bitkilerden elde edilmektedir. YAZININ DEVAMINA GİT
Sentetik ilaçlar, bitki kaynaklı olsalar bile yan etkileri vardır. Doktorun tedavi sırasında bu durumu bilinçli bir şekilde göz önüne alması şarttır. Her doktorun bu sentetik ilaçlara başvurmadan önce sadece başka yollarla ve bitkilerle tedavinin mümkün olup olmayacağını en azından düşünmesi ve araştırması görevinin gereğidir. Günümüzde doktorlar ilaçlar dışında başka bir şey pek reçete etmezler. Alternatif tıp ile ilgilenen insanların sayısı günümüzde de oldukça fazladır fakat yine de alternatif tıbbı, kocakarı ilaçları olarak küçümseyen insanlar da oldukça fazladır. Bilinçli bir şekilde kullanıldığında bitkiler birçok hastalığa şifa olmaktadır. Kullandığımız ilaçların da etken maddelerin de doğadan ayrıştırılarak hazırlandığını unutmamak gerekir.
İlgili aramalar: şifalı bitkilerin tarihi nedir? şifalı bitkiler ne zamandan beri kullanılmaktadır? şifalı nebatların geçmişi nedir?
Avrupa'da hristiyanlık öncesi zamanlardan beri şifalı otlar insanlar tarafından tedavi amaçlı kullanılmıştır. Eber Papirüsü'nden Eski Mısır'da 700 den fazla şifalı otun bilindiğini ve kullanıldığını öğreniyoruz. Zira bu Papirüs Milattan önce 3000 sene evvel kaleme alınmıştır. Med'lerde Pers'lerde ve Eski Hint'den kalma şifalı ot kitapları da bugün elimizdedir. Hint kitaplarında 600'den fazla şifalı bitkiden bahsedilmektedir.
Şifalı bitkilerin tarihi konunun devamı...
Eski Yunan'da çok az şifalı bitki kullanılmıştır. Bunlar da yerel bitkilerdir. Şekerpancarı, arpa, haşhaş tohumu, adasoğanı, aksırıkotu, kavak sütleğeni ve bunlara benzer birkaç ot daha vardır. Hipokrat ve öğrencilerinin önemle üzerinde durdukları konu beslenmeydi.
Tarihin kaydettiği meşhur şifalı bitki hekimlerinden biri de Dioskurides'tir. (M.Ö. 77) Kendisi Grek olmasına rağmen Neron ve Vespasian zamanlarında Roma ordusunda askeri doktor olarak çalışmıştır. Bu devirde tıp demek şifalı otlar demekdi. Bütün hastalar şifalı bitkiler ile tedavi edilirdi. Dioskurides'in kaleme aldığı eserler takriben 1000 sene süre geçmesine rağmen değerinden bir şey kaybetmemiştir. Yalnız bitkileri tanıtmakla kalmamış, ilaçların hazırlanışını ve kullanma usullerini de kaydetmiştir.
Galen (M.Ö. 129-201) zamanının bütün tıbbi bilgilerini bir araya getirmiştir. Bitkilerin tarifi ile birlikte tedavi gücünü ve hazırlanış usullerini de eserlerinde dile getirmiştir.
Roma'lılar Orta Avrupa eyaletlerinde oturan vatandaşlarını üzüm ve sebze ziraati yapmaları hususunda teşvik etmişlerdir. Bu bölgede yaşayan Franklar'ı özellikle de bu iş için görevlendirmişlerdir. Roma'lılar sayesinde Avrupa'da şifalı bitkilerin yetiştirilmesi de mümkün olmuştur. Sonraları Avrupa'da şifalı bitki ve baharat ziraatı kanunlarla tanzim edilmiştir. Büyük Şarl ve Kral Ludwig zamanında çıkarılan kanunlar meşhurdur.
Kilise ve Manastırlarda şifalı bitkiler bilinçli bir şekilde yetiştirilmiştir. St-Galler'in (Bahçe Düzenlemesi), Hildegrad von Birgen'in yazıları bize konu ile ilgili geniş bilgi vermektedir. Bu ikinci 1150 senesinde Avrupa'da yetiştirilen şifalı bitkilerin resimlerini de çizmiştir. Matbaanın faaliyete geçmesiyle şifalı bitkilerle ilgili kitaplar hızlı bir şekilde çoğalmaya başlamıştır. Bu kitaplar tahta klişelerle elde edilen resimlerle süslenmiştir. (Şifalı Bitkiler) kitaplarının en meşhurlarını Otto Brunfels (1488-1534), Hieronymus Bock (1498-1554), Leonard Fuchs (1501-1566) ve Conrad Gessner (1516-1565) kaleme almışlardır. Paracelsus (1494-1541) sayesinde ise bitki ile tedavi metodu büyük bir hız kazanmıştır.
19. Asırda kimya sanayi gelişti. Eczacı Sertürner 1811'de saf alkaloid morfin elde etmeyi başardı. Birçok ilacın etken maddesi suni olarak imal edilmeye başladı. Bu sentetik ilaç imalinin başlangıcı oldu. Bugün piyasayı dolduran binlerce sentetik ilacın kaynağı şifalı bitkilerdir. Yüksükotu, haşhaş, çavdar mahmuzu vb. gibi bitkiler bunlar arasındadır. Yine bugün çeşitli müshil ilaçları, saponin drajeleri ve hatta penisilin ve strertomisin gibi antibiyotikler, hepsi bitkilerden elde edilmektedir. YAZININ DEVAMINA GİT
Sponsorlu Bağlantılar:
Sentetik ilaçlar, bitki kaynaklı olsalar bile yan etkileri vardır. Doktorun tedavi sırasında bu durumu bilinçli bir şekilde göz önüne alması şarttır. Her doktorun bu sentetik ilaçlara başvurmadan önce sadece başka yollarla ve bitkilerle tedavinin mümkün olup olmayacağını en azından düşünmesi ve araştırması görevinin gereğidir. Günümüzde doktorlar ilaçlar dışında başka bir şey pek reçete etmezler. Alternatif tıp ile ilgilenen insanların sayısı günümüzde de oldukça fazladır fakat yine de alternatif tıbbı, kocakarı ilaçları olarak küçümseyen insanlar da oldukça fazladır. Bilinçli bir şekilde kullanıldığında bitkiler birçok hastalığa şifa olmaktadır. Kullandığımız ilaçların da etken maddelerin de doğadan ayrıştırılarak hazırlandığını unutmamak gerekir.
İlgili aramalar: şifalı bitkilerin tarihi nedir? şifalı bitkiler ne zamandan beri kullanılmaktadır? şifalı nebatların geçmişi nedir?
Etiketler:
şifalı bitkiler,
şifalı bitkilerin tarihi,
şifalı nebatlar,
şifalı otlar
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
