Eczaneden aldığınız idrar testi (Hamilelik testi)için gerekli olan aleti paketinden çıkarın temiz ve ya kuru bir kaba idrarınızı yapın gebelik testini düz bir yere koyun ve iki damla damlatın yaklaşık 2 ve ya 5 dakika sonra sonuç karşınıza çıkacaktır
gebelik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gebelik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
13 Ekim 2015 Salı
24 Mart 2015 Salı
Hamileliğin Kesin Belirtileri
HAMİLELİĞİN KESİN BELİRTİLERİ
Hamileliği kesin olarak teşhis ettiren 4 bulgu bulunur. Bunlar:
1) Çocuk kalp seslerinin (ÇKS) duyulması
2) Sonografik yöntemle çocuğun saptanması
3) Çocuğun aktif hareketlerinin doktor tarafından tespit edilmesi
4) Röntgen incelemesiyle çocuğun görülüşü "Doppler aygıtı" adı verilen bir aygıtın yardımı ile çocuk kalp sesleri hamileliğin 12 ila 14. haftalarından başlayıp işitilir. Çocuğun kalbi dakikada ortalama olarak 140 (120 ila 160) kez atar. Yeni geliştirilen bir aygıtla çocuk kalp sesleri hamileliğin henüz 48. gününde bile saptanabilmektedir. Fetoskop denilen bir başka aygıtla hamileliğin beşinci ayından başlayıp çocuk kalp sesleri işitilebilmektedir. Ultrasonografik incelemelerle hamilelik daha 5. haftasında anlaşılabilir. Karın bölgesine gönderilen özel ses dalgalarının yansımaları, özel bir aygıt vasıtasıyla algılanıp resimlere dönüştürülmektedir. Bu resimlerde cenini (emriyon) veya dölütü (fetus), plasentayı ve hamilelikle ilgili başka yapıları görmek muhtemeldir. "Ekosonograf", "ultrason" denilen bu aygıtlarla yapılmakta olan araştırmalar çocuğa hiç bir zarar vermez. Sonografik teknikle çocuktaki birtakım anormallikler bile saptanabilmektedir.
Gebeliğin 20. haftasından sonra dölüt aktif olarak hareket etmeye başlamaktadır. Bu hareketleri, muayeneyi yapan doktor algılayabilir. Röntgen incelemeleriyle de rahim içerisindeki çocuk görülebilmektedir. Çocuk, hamileliğin fakat 16. haftasından sonra röntgen ile görülebilmektedir. Lakin bu incelemelerin 12. hafta dan evvel katiyyen uygulanmaması gerekir. Daha sonrasındaki dönemlerde ise röntgen incelemeleri, en son başvurulacak metod olmalıdır. Zira röntgen ışınları çocuğa zarar verir, anormalliklere sebep olabilir.
İlgili aramalar: hamileliğin kesin belirtileri, gebeliğin kesin işaretleri, kesin hamilelik bulguları
Hamileliği kesin olarak teşhis ettiren 4 bulgu bulunur. Bunlar:
1) Çocuk kalp seslerinin (ÇKS) duyulması
2) Sonografik yöntemle çocuğun saptanması
3) Çocuğun aktif hareketlerinin doktor tarafından tespit edilmesi
4) Röntgen incelemesiyle çocuğun görülüşü "Doppler aygıtı" adı verilen bir aygıtın yardımı ile çocuk kalp sesleri hamileliğin 12 ila 14. haftalarından başlayıp işitilir. Çocuğun kalbi dakikada ortalama olarak 140 (120 ila 160) kez atar. Yeni geliştirilen bir aygıtla çocuk kalp sesleri hamileliğin henüz 48. gününde bile saptanabilmektedir. Fetoskop denilen bir başka aygıtla hamileliğin beşinci ayından başlayıp çocuk kalp sesleri işitilebilmektedir. Ultrasonografik incelemelerle hamilelik daha 5. haftasında anlaşılabilir. Karın bölgesine gönderilen özel ses dalgalarının yansımaları, özel bir aygıt vasıtasıyla algılanıp resimlere dönüştürülmektedir. Bu resimlerde cenini (emriyon) veya dölütü (fetus), plasentayı ve hamilelikle ilgili başka yapıları görmek muhtemeldir. "Ekosonograf", "ultrason" denilen bu aygıtlarla yapılmakta olan araştırmalar çocuğa hiç bir zarar vermez. Sonografik teknikle çocuktaki birtakım anormallikler bile saptanabilmektedir.
Gebeliğin 20. haftasından sonra dölüt aktif olarak hareket etmeye başlamaktadır. Bu hareketleri, muayeneyi yapan doktor algılayabilir. Röntgen incelemeleriyle de rahim içerisindeki çocuk görülebilmektedir. Çocuk, hamileliğin fakat 16. haftasından sonra röntgen ile görülebilmektedir. Lakin bu incelemelerin 12. hafta dan evvel katiyyen uygulanmaması gerekir. Daha sonrasındaki dönemlerde ise röntgen incelemeleri, en son başvurulacak metod olmalıdır. Zira röntgen ışınları çocuğa zarar verir, anormalliklere sebep olabilir.
İlgili aramalar: hamileliğin kesin belirtileri, gebeliğin kesin işaretleri, kesin hamilelik bulguları
Etiketler:
gebelik,
gebelik bulguları,
hamilelik,
hamilelik belirtileri
11 Haziran 2014 Çarşamba
Gebelikte Annenin Yaşadıkları Bebeği Etkiler Mi?
Gebelikte Annenin Yaşadıkları Bebeği Etkiler Mi?
Bir anne adayının hamilelik sürecini rahat geçirmesi, bebeğin doğumundan sonraki ilk aylarda bebeğin sakin bir büyüme safhası geçirmesine sebep olmaktadır. Uzun yıllardır yapılmakta olan araştırmaların ilk verileri henüz yeni yeni ortaya çıkmakla birlikte, elde edilen ilk bulgularda anne adaylarının hamilelik sürecini nasıl geçirdiklerinin, bebeklerin doğumdan sonraki gelişim sürecini etkiledikleri ortaya çıkmıştır.
Hamilelik sürecinin stresli veya hareketli geçirilmiş olması ise, doğumdan sonraki ilk aylarda bebeğin çok hareketli olmasına sebep olmaktadır. Anne adayının sinirlilik ve stres halinde olduğu durumda, anne adayı kortizon ve adrenalin gibi iki hormonu anne karnına da salgılamaktadır. Bu iki madde anne adayının kanında dolaşmaya başladığı zaman, plasenta aracılığıyla bebeğe de ulaşmaktadır. Bu aşamadan sonra annede oluşan duygu durumuna benzer bir duygu durumu bebekte de oluşmaktadır.
Dolayısıyla anne stres ve sinirlilik haline bağlı hormonlar yerine, mutluluk hormonu salgılıyorsa, bebekte bu mutluluk hormonundan etkileniyor ve aynı duygu durumuna sahip oluyor. Dolayısıyla anne adayının duygu durumuyla, karnındaki bebeğin duygu durumu genel olarak aynı şekilde olmaktadır.
Bu durumun birbirine bu denli bağlı olması, anne adaylarının hamilelik sürecini sakin ve mutlu geçirmesi, bu duruma bağlı olan hormonları yoğun şekilde salgılaması ve bebeğe de ulaşan bu hormonlar sebebiyle mutlu bir bebek olmasını sağlayacaktır. Aksi yönde yani stresli ve sıkıntılı geçirilen bir hamilelik dönemi, bebeklerinde stresli ve sıkıntılı bir bebeklik dönemi geçirmelerine sebep olmaktadır.
Bir anne adayının hamilelik sürecini rahat geçirmesi, bebeğin doğumundan sonraki ilk aylarda bebeğin sakin bir büyüme safhası geçirmesine sebep olmaktadır. Uzun yıllardır yapılmakta olan araştırmaların ilk verileri henüz yeni yeni ortaya çıkmakla birlikte, elde edilen ilk bulgularda anne adaylarının hamilelik sürecini nasıl geçirdiklerinin, bebeklerin doğumdan sonraki gelişim sürecini etkiledikleri ortaya çıkmıştır.
Hamilelik sürecinin stresli veya hareketli geçirilmiş olması ise, doğumdan sonraki ilk aylarda bebeğin çok hareketli olmasına sebep olmaktadır. Anne adayının sinirlilik ve stres halinde olduğu durumda, anne adayı kortizon ve adrenalin gibi iki hormonu anne karnına da salgılamaktadır. Bu iki madde anne adayının kanında dolaşmaya başladığı zaman, plasenta aracılığıyla bebeğe de ulaşmaktadır. Bu aşamadan sonra annede oluşan duygu durumuna benzer bir duygu durumu bebekte de oluşmaktadır.
Dolayısıyla anne stres ve sinirlilik haline bağlı hormonlar yerine, mutluluk hormonu salgılıyorsa, bebekte bu mutluluk hormonundan etkileniyor ve aynı duygu durumuna sahip oluyor. Dolayısıyla anne adayının duygu durumuyla, karnındaki bebeğin duygu durumu genel olarak aynı şekilde olmaktadır.
Bu durumun birbirine bu denli bağlı olması, anne adaylarının hamilelik sürecini sakin ve mutlu geçirmesi, bu duruma bağlı olan hormonları yoğun şekilde salgılaması ve bebeğe de ulaşan bu hormonlar sebebiyle mutlu bir bebek olmasını sağlayacaktır. Aksi yönde yani stresli ve sıkıntılı geçirilen bir hamilelik dönemi, bebeklerinde stresli ve sıkıntılı bir bebeklik dönemi geçirmelerine sebep olmaktadır.
26 Mart 2014 Çarşamba
Hamileliğin 37. Haftası
Hamileliğin 37. Haftası
Bebek tamamen gelişimini tamamladığı için her an doğumun gerçekleşmesi mümkündür. Bu haftalarda doğum yapma sıklığı oldukça fazla görülen bir durumdur. Anne adayları her an doğuma hazırlıklı olmalıdır. Yalancı doğum sancıları, gerçek doğum sancıları ile karışmaktadır. Bunu ayırt etmeniz gerekmektedir. Gerçek doğum sancıları sık ve düzenli aralıklarla gelir ve şiddeti gittikçe artar. Gerçek doğum sancısı 10 dakika içinde 3 kez sancı gelir ve her kasılma 50 saniye kadar sürmektedir. Yalancı doğum sancıları uzun aralıklarla ve düzensiz gelen sancılardır. İstirahat ettiğiniz zaman bu sancılar geçer. Ancak gerçek doğum sancıları istirahatla geçmez. Gerçek doğum sancıları yaşıyorsanız hastaneye gitme zamanı gelmiş demektir. Doğum belirtisi olarak rahimdeki kasılmalar sonucu bebeği dış ortamdan ayıran rahim içi boşluğu arasındaki kanalı kaplayan nişan gelmesi akıntı şeklinde görülmektedir. Hamileliğin 37. haftasında gece uykularız zorlaşacaktır, gün içinde uyumalı ve mümkün olduğu kadar dinlenmelisiniz. Doğumun yaklaşması ile artan endişeleriniz yakınlarınızla paylaşarak onlardan manevi destek almalısınız. Bebeğiniz bu hafta da 47 ila 50 cm uzunluğunda olup, 2900-3000 gr ağırlığına ulaşmaktadır. Güçlü hareketleri ile kendini daha fazla hissettirmeye başlar. Doğum kanalına yerleşerek doğum pozisyonunu almıştır. Vücudu gelişimini tamamlamış el ve ayak tırnakları uzamış, beyin gelişimi devam eder, ışıklara tepki verir, akciğerleri gelişimini tamamladığı için sağlıklı olarak solunum yapabilmektedir. Hamilelik süresince saç boyamanın bebeğe zarar vereceği konusunda anne adayları endişe taşımaktadır. Sonuç olarak içinde kimyasal madde bulunması sakıncalı olabilir, özellikle hamileliğin ilk 3 ayı kesinlikle boya yaptırmamalısınız. 3 aydan sonra bitkisel boyası kullanabilirsiniz. Bunun yanı sıra tüy dökücü kremler ve selüloit kremleri hamilelik süresince kullanılmaması gerekmektedir. Kullandığınız ürünler bitkisel ürünler olmalıdır.
Bebek tamamen gelişimini tamamladığı için her an doğumun gerçekleşmesi mümkündür. Bu haftalarda doğum yapma sıklığı oldukça fazla görülen bir durumdur. Anne adayları her an doğuma hazırlıklı olmalıdır. Yalancı doğum sancıları, gerçek doğum sancıları ile karışmaktadır. Bunu ayırt etmeniz gerekmektedir. Gerçek doğum sancıları sık ve düzenli aralıklarla gelir ve şiddeti gittikçe artar. Gerçek doğum sancısı 10 dakika içinde 3 kez sancı gelir ve her kasılma 50 saniye kadar sürmektedir. Yalancı doğum sancıları uzun aralıklarla ve düzensiz gelen sancılardır. İstirahat ettiğiniz zaman bu sancılar geçer. Ancak gerçek doğum sancıları istirahatla geçmez. Gerçek doğum sancıları yaşıyorsanız hastaneye gitme zamanı gelmiş demektir. Doğum belirtisi olarak rahimdeki kasılmalar sonucu bebeği dış ortamdan ayıran rahim içi boşluğu arasındaki kanalı kaplayan nişan gelmesi akıntı şeklinde görülmektedir. Hamileliğin 37. haftasında gece uykularız zorlaşacaktır, gün içinde uyumalı ve mümkün olduğu kadar dinlenmelisiniz. Doğumun yaklaşması ile artan endişeleriniz yakınlarınızla paylaşarak onlardan manevi destek almalısınız. Bebeğiniz bu hafta da 47 ila 50 cm uzunluğunda olup, 2900-3000 gr ağırlığına ulaşmaktadır. Güçlü hareketleri ile kendini daha fazla hissettirmeye başlar. Doğum kanalına yerleşerek doğum pozisyonunu almıştır. Vücudu gelişimini tamamlamış el ve ayak tırnakları uzamış, beyin gelişimi devam eder, ışıklara tepki verir, akciğerleri gelişimini tamamladığı için sağlıklı olarak solunum yapabilmektedir. Hamilelik süresince saç boyamanın bebeğe zarar vereceği konusunda anne adayları endişe taşımaktadır. Sonuç olarak içinde kimyasal madde bulunması sakıncalı olabilir, özellikle hamileliğin ilk 3 ayı kesinlikle boya yaptırmamalısınız. 3 aydan sonra bitkisel boyası kullanabilirsiniz. Bunun yanı sıra tüy dökücü kremler ve selüloit kremleri hamilelik süresince kullanılmaması gerekmektedir. Kullandığınız ürünler bitkisel ürünler olmalıdır.
12 Ekim 2012 Cuma
Hamilelik
HAMİLELİK
Hamilelik, yumurtanın döllendirilmesinden doğuma kadar süren döneme denir. Kadın hamile kaldığı zaman döllendirilen yumurta, yumurta kanalını aşana dek ve rahime yerleşene kadar beş gün geçer. Tıp dilinde Progestation dönemi denen bu aşama, kadın tarafından fark edilmez. Ayrıca döllendirilmiş olan her iki yumurtadan birisi, bundan sonraki aylık rahatsızlık sırasında bünyeden atılabilmektedir. Döllendirilen yumurta bir kez rahime tam olarak yerleşirse, doğuma kadar aradan 260 gün geçmesi gerekir.
Bu süreç içinde anne adayının vücudunda ve ruhsal durumunda önemli değişiklikler olur. Günümüz tıp biliminde doktorlar doğumla ilgili riskleri gerek anne, gerekse bebek için en alt düzeye indirme olanağına sahiptirler. Tıbbın hiçbir dalında, belki de doğum öncesi teşhis alanında olduğu kadar önemli ilerlemeler sağlanamamıştır. Ultrosonik muayene çocuğun büyüyüp büyümediğinden, parmağını ağzına koyup koymadığına, kız mı erkek mi olacağına kadar her şeyi belirlemektedir. Rahim sıvısından ceninin vücut yapısının normal olup olmadığı hatta zekaca özürlü olup olmadığı anlaşılmaktadır.
Özellikle ileriki yaşlarda hamile kalan kadınlarda bu muayene önem taşımaktadır. Riskli hamilelikler giderek mükemmelleşen yöntemler yardımıyla kontrol altında tutulmaktadır. Olanak o kadar ilerlemiştir ki, bazı ülkelerde gözetim altındaki anne kendi evinde normal yaşamını sürdürürken, bebeğin kalp atışlarını hastanedeki doktora telefonla dinletme olanağına sahiptir. Bu atışlar hastanede bulanan özel doğum aygıtının yazma sistemine kaydedilmektedir. Eğer anormal bir durum olursa, anne hemen kliniğe nakledilir. Bundan başka doğmamış bebeğin kanda biriken oksijen miktarına göre, sağlık durumunu saptamak mümkündür. Eskiden bunu anlayabilmek için, ana karnındaki bebeğin bir damla kanı gerekirdi. Şimdi bu teşhis, kansız olarak gerçekleştirilmektedir. Hamile kadının karnı üzerine yerleştirilen iki algılayıcı aygıt, ana rahmindeki çocuğa bir lazer ışını göndermekte ve böylece kanındaki oksijen miktarının ölçülebilmesini sağlamaktadır.
İngiliz doktorlar bu alanda en büyük başarıyı özel bir sonda sayesinde ana rahmindeki bebeğe açık kalp ameliyatı yaparak gerçekleştirmiş bulunmaktadırlar.
Hamilelik, yumurtanın döllendirilmesinden doğuma kadar süren döneme denir. Kadın hamile kaldığı zaman döllendirilen yumurta, yumurta kanalını aşana dek ve rahime yerleşene kadar beş gün geçer. Tıp dilinde Progestation dönemi denen bu aşama, kadın tarafından fark edilmez. Ayrıca döllendirilmiş olan her iki yumurtadan birisi, bundan sonraki aylık rahatsızlık sırasında bünyeden atılabilmektedir. Döllendirilen yumurta bir kez rahime tam olarak yerleşirse, doğuma kadar aradan 260 gün geçmesi gerekir.
Bu süreç içinde anne adayının vücudunda ve ruhsal durumunda önemli değişiklikler olur. Günümüz tıp biliminde doktorlar doğumla ilgili riskleri gerek anne, gerekse bebek için en alt düzeye indirme olanağına sahiptirler. Tıbbın hiçbir dalında, belki de doğum öncesi teşhis alanında olduğu kadar önemli ilerlemeler sağlanamamıştır. Ultrosonik muayene çocuğun büyüyüp büyümediğinden, parmağını ağzına koyup koymadığına, kız mı erkek mi olacağına kadar her şeyi belirlemektedir. Rahim sıvısından ceninin vücut yapısının normal olup olmadığı hatta zekaca özürlü olup olmadığı anlaşılmaktadır.
Özellikle ileriki yaşlarda hamile kalan kadınlarda bu muayene önem taşımaktadır. Riskli hamilelikler giderek mükemmelleşen yöntemler yardımıyla kontrol altında tutulmaktadır. Olanak o kadar ilerlemiştir ki, bazı ülkelerde gözetim altındaki anne kendi evinde normal yaşamını sürdürürken, bebeğin kalp atışlarını hastanedeki doktora telefonla dinletme olanağına sahiptir. Bu atışlar hastanede bulanan özel doğum aygıtının yazma sistemine kaydedilmektedir. Eğer anormal bir durum olursa, anne hemen kliniğe nakledilir. Bundan başka doğmamış bebeğin kanda biriken oksijen miktarına göre, sağlık durumunu saptamak mümkündür. Eskiden bunu anlayabilmek için, ana karnındaki bebeğin bir damla kanı gerekirdi. Şimdi bu teşhis, kansız olarak gerçekleştirilmektedir. Hamile kadının karnı üzerine yerleştirilen iki algılayıcı aygıt, ana rahmindeki çocuğa bir lazer ışını göndermekte ve böylece kanındaki oksijen miktarının ölçülebilmesini sağlamaktadır.
İngiliz doktorlar bu alanda en büyük başarıyı özel bir sonda sayesinde ana rahmindeki bebeğe açık kalp ameliyatı yaparak gerçekleştirmiş bulunmaktadırlar.
Sponsorlu Bağlantılar:
2 Mart 2012 Cuma
Nasıl Gebe Kalınır?
NASIL GEBE KALINIR?
Aile planlamasının sorunlarını ve gebeliği önleme yöntemlerini incelemeden önce, çiftlere gebeliğin nasıl oluştuğu hakkında bilgi vermek gerekir.

Bu temel bilgiler aynı zamanda gebeliği önleme yöntemlerinin çabuk anlaşılmasını da sağlayacaktır.
Bir kadının gebe kalabilmesi için gerekli şartlar:
1) Yumurtalıkların normal çalışması ve özürsüz yumurta hücresi (ovum) üretmesi.
2) Yumurta kanalının açık olması.
3) Yumurta kanalındaki, yumurta hücresini dölyatağına taşıyan iletken yüzeyin iyi çalışır olması, burada yapışıklıkların, engellerin bulunmaması.
4) Dölyatağı içi yüzeyinin (endometrium) her ay normal bir gelişim göstermesi.
5) Döl yatağı kanalının (cervix) açık olması.
6) Dölyatağı kanalındaki fizyolojik tıkacın her ay yumurtlama zamanında erkek hücrelerine (spermlere) karşı geçirgen duruma gelmesi.
7) Dölyolunda normal bir ortam bulunması, yani herhangi bir iltihap ve parazitlerin bulunmaması.
8) Bu organlarda doğuştan bir anormalik veya sonradan oluşmuş bir engel olmamalı. YAZININ DEVAMINA GİT
Erkekte de eşini gebe bırakabilmesi için bazı şartlar gereklidir:
1) Yumurtalıkların (testis) normal çalışması.
2) Spermler normal özellikte ve sayıda olmalı.
3) Yumurtalıklardan kamışa kadar spermlerin geçtiği yollarda herhangi bir engel olmamalı.
4) Prostat normal çalışmalı.
Bunlardan başka eşlerin kadının yumurtladığı günlerde cinsel birleşmede bulunması ve spermlerin dölyolunda akıtılmış olması gerekir.
Aile planlamasının sorunlarını ve gebeliği önleme yöntemlerini incelemeden önce, çiftlere gebeliğin nasıl oluştuğu hakkında bilgi vermek gerekir.
Bu temel bilgiler aynı zamanda gebeliği önleme yöntemlerinin çabuk anlaşılmasını da sağlayacaktır.
Bir kadının gebe kalabilmesi için gerekli şartlar:
1) Yumurtalıkların normal çalışması ve özürsüz yumurta hücresi (ovum) üretmesi.
2) Yumurta kanalının açık olması.
3) Yumurta kanalındaki, yumurta hücresini dölyatağına taşıyan iletken yüzeyin iyi çalışır olması, burada yapışıklıkların, engellerin bulunmaması.
4) Dölyatağı içi yüzeyinin (endometrium) her ay normal bir gelişim göstermesi.
5) Döl yatağı kanalının (cervix) açık olması.
6) Dölyatağı kanalındaki fizyolojik tıkacın her ay yumurtlama zamanında erkek hücrelerine (spermlere) karşı geçirgen duruma gelmesi.
7) Dölyolunda normal bir ortam bulunması, yani herhangi bir iltihap ve parazitlerin bulunmaması.
8) Bu organlarda doğuştan bir anormalik veya sonradan oluşmuş bir engel olmamalı. YAZININ DEVAMINA GİT
Sponsorlu Bağlantılar:
Erkekte de eşini gebe bırakabilmesi için bazı şartlar gereklidir:
1) Yumurtalıkların (testis) normal çalışması.
2) Spermler normal özellikte ve sayıda olmalı.
3) Yumurtalıklardan kamışa kadar spermlerin geçtiği yollarda herhangi bir engel olmamalı.
4) Prostat normal çalışmalı.
Bunlardan başka eşlerin kadının yumurtladığı günlerde cinsel birleşmede bulunması ve spermlerin dölyolunda akıtılmış olması gerekir.
Neden Çocuk Yaparız?
Kadınlar Neden Doğurur? Erkekler Neden Çocuk İster?
GEBELİK
Günümüzde doğurganlığı denetlemek olanaklı olduğu için, çocuk sahibi olup olmamak önemli kararlardan biri olmuştur. Çoğu kadın çocuk doğurmanın bir görev olduğunu düşünerek büyümüştür. Erkekler de çocuk sahibi olmanın cinsel güçlerini, erkekliklerini kanıtlayacağını düşünebilir, öteki evli çiftlerle yarışma ve anne/baba rolüne uyma isteği de önemlidir. (Yapılan araştırmalar, hiçbir işlevleri olmayan kadınlarda bu isteğin çok güçlü olduğunu ortaya koymuştur). Kimileri çocukları sağladıkları sevgi ve dostluk ortamı için ister. Birçok tarım toplumunda çocuk tarlada yardımcı ve yaşlılıkta bir güvence olarak görülmektedir.

Din dışı baskılar da çok güçlü olabilir. Ailenin büyükleri çocuk sahibi olmayı özendirebilirler. Batı toplumlarının büyük bir bölümü de çocuklara çok önem verir. Çağdaş toplumlarda üç ya da dört çocuklu mutlu aile kavramı iyice yerleşmiştir. Kimi toplumbilimciler bu toplumlarda "üremeye tapınma" ve "çocuk doğurma manisi" olduğunu savunur.
Çocuk yapmamaya karar vermiş çiftler bu baskıları şiddetle üzerlerinde duyarlar, isteyerek böyle bir karar alanlar bencil, duygusal açıdan olgunlaşmamış, hatta anormal olarak nitelendirilmeye hazır olmalıdır. İstediğiniz halde çocuk sahibi olamıyorsanız aynı tepkilerle karşılaşabilirsiniz; hatta çevrenizdekilerin size acıması yüzünden cinsel açıdan yetersiz, eksik, olgunlaşmamış olduğunuzu düşünebilirsiniz. Doğal olarak böyle bir durum evlilikte baskılara ve çatışmalara yol açar. Kısır bir çiftle ilişkisi olanların bu baskıları anlaması ve ona göre davranması çok önemlidir. YAZININ DEVAMINA GİT
Öte yandan, çocuk sahibi olmamayı haklı kılacak nedenler de vardır. Bunlardan birincisi yiyecek, giyecek ve eğitim masraflarının her gün artması, buna karşın çoğu genç annenin çocuklar okula başlayana kadar çalışamaması yüzünden ortaya çıkan mali sorunlardır. Çocuk, anne baba için, mesleklerinde ilerlemelerinde bir engel olabilir. Tabii bir de her genç ailenin yaşadığı küçük rahatsızlıklar vardır: gürültü, dağınıklık, zaman yitimi, yorgunluk ve gerilim. Bunlara ek olarak çocuk doğurmak annenin sağlığını ve vücudunu bozabilir. Nüfus artışının hızı ve geleceğe güvenle bakamamak yüzünden her geçen gün daha çok kişi çocuk sahibi olmaktan vazgeçmektedir.
GEBELİK
Günümüzde doğurganlığı denetlemek olanaklı olduğu için, çocuk sahibi olup olmamak önemli kararlardan biri olmuştur. Çoğu kadın çocuk doğurmanın bir görev olduğunu düşünerek büyümüştür. Erkekler de çocuk sahibi olmanın cinsel güçlerini, erkekliklerini kanıtlayacağını düşünebilir, öteki evli çiftlerle yarışma ve anne/baba rolüne uyma isteği de önemlidir. (Yapılan araştırmalar, hiçbir işlevleri olmayan kadınlarda bu isteğin çok güçlü olduğunu ortaya koymuştur). Kimileri çocukları sağladıkları sevgi ve dostluk ortamı için ister. Birçok tarım toplumunda çocuk tarlada yardımcı ve yaşlılıkta bir güvence olarak görülmektedir.
Din dışı baskılar da çok güçlü olabilir. Ailenin büyükleri çocuk sahibi olmayı özendirebilirler. Batı toplumlarının büyük bir bölümü de çocuklara çok önem verir. Çağdaş toplumlarda üç ya da dört çocuklu mutlu aile kavramı iyice yerleşmiştir. Kimi toplumbilimciler bu toplumlarda "üremeye tapınma" ve "çocuk doğurma manisi" olduğunu savunur.
Çocuk yapmamaya karar vermiş çiftler bu baskıları şiddetle üzerlerinde duyarlar, isteyerek böyle bir karar alanlar bencil, duygusal açıdan olgunlaşmamış, hatta anormal olarak nitelendirilmeye hazır olmalıdır. İstediğiniz halde çocuk sahibi olamıyorsanız aynı tepkilerle karşılaşabilirsiniz; hatta çevrenizdekilerin size acıması yüzünden cinsel açıdan yetersiz, eksik, olgunlaşmamış olduğunuzu düşünebilirsiniz. Doğal olarak böyle bir durum evlilikte baskılara ve çatışmalara yol açar. Kısır bir çiftle ilişkisi olanların bu baskıları anlaması ve ona göre davranması çok önemlidir. YAZININ DEVAMINA GİT
Sponsorlu Bağlantılar:
Öte yandan, çocuk sahibi olmamayı haklı kılacak nedenler de vardır. Bunlardan birincisi yiyecek, giyecek ve eğitim masraflarının her gün artması, buna karşın çoğu genç annenin çocuklar okula başlayana kadar çalışamaması yüzünden ortaya çıkan mali sorunlardır. Çocuk, anne baba için, mesleklerinde ilerlemelerinde bir engel olabilir. Tabii bir de her genç ailenin yaşadığı küçük rahatsızlıklar vardır: gürültü, dağınıklık, zaman yitimi, yorgunluk ve gerilim. Bunlara ek olarak çocuk doğurmak annenin sağlığını ve vücudunu bozabilir. Nüfus artışının hızı ve geleceğe güvenle bakamamak yüzünden her geçen gün daha çok kişi çocuk sahibi olmaktan vazgeçmektedir.
14 Kasım 2011 Pazartesi
Hamilelikte Neden Mide Bulanır?
Gebelikte mide bulantısı daha çok fizyolojik nedenlerden kaynaklanır. Bulantıların hemen hemen %70'i bu tür nedenlere bağlıdır. En önemli nedenlerinden biri gebelik hormonu dediğimiz Beta HCG adlı hormonun vücutta seviyesinin yükselmesidir. Bunun yanısıra östrojen hormonu seviyesinde ki bir yükselme de hamilelikte bulantıya neden olabilir. Beta HCG ve Östrojen hormonlarının birlikte beyinin bulantı merkezini uyardığı ve bu nedenle bulantının olduğu sanılmaktadır.

Gebelikte mide bulantısı özellikle gebeliğin 6. haftasından itibaren başlar. 12. haftaya kadar devam edebilir. Yani ilk trimester dediğimiz ilk üç aya kadar bulantı şiddeti ve zamanı artabilir. Bazen 16. haftaya kadar da devam edebilmektedir. Beta HCG hormonunun yükselmesi nedeniyle gebe kadınlar ilk 3 aya kadar bulantı hissedebilirler. Bu normal bir durumdur.
Aramalar: hamileyim midem bulanıyor , hamilelikte niçin mide bulanır? gebelik döneminde mide bulantısının sebepleri nelerdir?
Gebelikte mide bulantısı özellikle gebeliğin 6. haftasından itibaren başlar. 12. haftaya kadar devam edebilir. Yani ilk trimester dediğimiz ilk üç aya kadar bulantı şiddeti ve zamanı artabilir. Bazen 16. haftaya kadar da devam edebilmektedir. Beta HCG hormonunun yükselmesi nedeniyle gebe kadınlar ilk 3 aya kadar bulantı hissedebilirler. Bu normal bir durumdur.
Aramalar: hamileyim midem bulanıyor , hamilelikte niçin mide bulanır? gebelik döneminde mide bulantısının sebepleri nelerdir?
27 Ekim 2011 Perşembe
Üçlü Test Nedir?
Üçlü test gebeliğin 2. trimester tarama testlerinden biridir. İkili teste göre doğruluk oranı daha az olmakla birlikte, en iyi gebeliğin 16-18. haftaları arasında yapılan bir kan testidir. Yine kanda bakılan bazı değerleri anne yaşı ile birlikte bir bilgisayar programına yüklenmesiyle bize gebelikte oluşabilecek anomalilerin riskini gösterir. Kesinlikle tanı koymayı kesinleştirecek bir test değildir ve doğruluğu ikili teste göre düşüktür.
Aramalar: üçlü test nedir
Aramalar: üçlü test nedir
19 Ekim 2011 Çarşamba
Gebelik Zehirlenmesinin Nedenleri Nelerdir?
Gebelik ortaya çıktıktan sonra vücudun herhangi bir şekilde bir yabancı dokuyla karşılaşması nedeniyle, çünkü sonuçta kromozomlarının ve genlerinin yarısı çocuğa babadan gelir. Vücudun en önemli savunma mekanizmalarından birisi vücuda giren yabancı maddeleri atmaktır. Fakat hamilelikte bu savunma çok farklı davranır. Bunun nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte hamilelikte kendisine yabancı bir doku olmasına rağmen, bebeği 9 ay boyunca annenin vücudu çok iyi şekilde besler. Normalde bu dokuyu reddetmemesi için anne adayının vücudunda bebeğin kanını görmesini engelleyen maddeler oluşur. Yani annenin vücudu bebeğin kanını görmez. Bu da plasenta dediğimiz bebeği besleyen yapı sayesinde oluşur. Bu sistemde bozukluk olduğu zaman öncelikle tansiyon yükselmeye başlar. Tansiyon yükseldikten sonra belli bir süre sonunda anne adayının böbreğinin albümini tutma kabiliyeti de azalır. Yani kan proteini tutma yeteneğini yitirir. Vücudu ödemden koruyan mekanizma devre dışı kalacağı için yüzde ve ellerde şişlikler oluşur. Eğer bu şekilde uzun süre devam ederse ve ağır geçiyorsa tüm organları teker teker etkileyen olaylara neden olabilir. Ya da beyinde ortaya çıkarsa ve çok ciddi bir şekilde ilerlemeye başlarsa annede sara nöbetine benzer kasılmalara neden olur. Plasentada da yetmezlik nedeni olursa bebeğin anne karnında gelişiminin az olmasına hatta ölmesine neden olabilir. En ciddi hasarlardan bir tanesini karaciğere verebilir. Eğer karaciğere hasar verirse bütün organların bundan etkilenmesi söz konusu olabilir. Kadın doğum uzmanlarının en çok korktuğu ama en az karşılaşılaştıkları gebelik zehirlenmesi türü karaciğeri de etkileyen gebelik zehirlenmesi türüdür.
Aramalar: gebelik zehirlenmesi neden olur, gebelik zehirlernmesinin nedenleri, plasenta nedir, preeklampsinin nedenleri, plazenta ne demek
Aramalar: gebelik zehirlenmesi neden olur, gebelik zehirlernmesinin nedenleri, plasenta nedir, preeklampsinin nedenleri, plazenta ne demek
Gebelik Zehirlenmesi (Preeklampsi) Nedir?
Gebelik zehirlenmesi aslına bakacak olursak bir zehirlenme değildir fakat bizim dilimize bu şekilde geçmiştir. Pre-eklampsi derken ilk olarak eklampsi sözcüğünü ele alırsak anlamı "kasılmak" demektir. Bildiğimiz sara nöbeti benzeri bir nöbet geçirmek demektir. Bunun gebelikte geçirilen türüne eklampsi adı verilmektedir. Preaklampsi ise eklampsiden önceki dönem manasına gelir. Yani gebelik zehirlenmesi geçirme tehlikesi yüksek olan anne adayının durumunu tarif etmek amaçlı kullanılan kelime preeklampsi'dir. Aslına bakacak olursak gebelik zehirlenmesi kasılmalar olmadan önceki duruma deniliyor.

Gebelik zehirlenmesi hamilelikte ortaya çıkan ve idrarda protein, albümin kaybıyla, tansiyon yükselmesi ve ödemlerle beraber seyreden bir hastalıktır. Bu anne adayında ve bebekte ciddi rahatsızlıklara neden olabilir. Gebelik zehirlenmesi gebelikle birlikte ortaya çıkar ve bütün anne adaylarının, bazılarının çok daha fazla risk altında olduğu bir hastalık türüdür. Gebeliğe özgüdür ve sadece insanlarda görülür. Diğer canlılarda preeklampsi görülmez. Yani insana özgü bir gebelik hastalığıdır.
Aramalar: gebelik zehirlenmesi nedir, preeklampsi nedir, preeklempsi, preklemsi
Gebelik zehirlenmesi hamilelikte ortaya çıkan ve idrarda protein, albümin kaybıyla, tansiyon yükselmesi ve ödemlerle beraber seyreden bir hastalıktır. Bu anne adayında ve bebekte ciddi rahatsızlıklara neden olabilir. Gebelik zehirlenmesi gebelikle birlikte ortaya çıkar ve bütün anne adaylarının, bazılarının çok daha fazla risk altında olduğu bir hastalık türüdür. Gebeliğe özgüdür ve sadece insanlarda görülür. Diğer canlılarda preeklampsi görülmez. Yani insana özgü bir gebelik hastalığıdır.
Aramalar: gebelik zehirlenmesi nedir, preeklampsi nedir, preeklempsi, preklemsi
16 Ekim 2011 Pazar
Hamilelikte Yapılmaması Gerekenler Nelerdir?
Genelde kadın hastalıkları ve doğum uzmanları tarafından gebe hastalarına bilimsel dayanağı olmayan kısıtlamalar getirmektedirler. Aslında kadınların normal bir yaşama devam etmesi önerilir. Cinsel hayatından bir kısıtlama yapmasına gerek yoktur. Çok ağır olmamak koşuluyla spor yapılabilir ve fizik aktivitelerine devam edebilir. Kadın aktif yaşantısına, çalışıyorsa işine devam edebilir. Gebelikle ilgili bilinen bazı yanlış gerçekler vardır. Gebe kadının güvenlik kapısından geçemez, saç boyatamaz, makyaj yapmamalı, bilgisayar ve cep telefonu kullanamaz gibi yanlış söylemler vardır. Bunların hepsi gereksiz kısıtlamacı yanlışlardır ve hepsi hamilelikte yapılabilir. Gebelikte uzmanların üzerinde en çok durduğu gerçekten yapılmaması gereken hareketler; sigara içilmemesi ve alkol alınmamasıdır. Alkolün de arada bir ve az miktarda alınması koşuluyla onun da sakıncası görülmemektedir.
Aramalar: hamilelikte yapmamamız gereken şeyler, hamilelikte sakıncası olan şeyler, hamilelikte nelerden uzak durmamız gerekir, gebelikte dikkat edilecek hususlar
Aramalar: hamilelikte yapmamamız gereken şeyler, hamilelikte sakıncası olan şeyler, hamilelikte nelerden uzak durmamız gerekir, gebelikte dikkat edilecek hususlar
12 Ekim 2011 Çarşamba
Çocuk Sahibi Olmak İsteyenler Ne Kadar Sık İlişkiye Girmelidir?
Ortalama haftada 2 defa cinsel ilişki önerilmektedir. Üç ve üçten daha fazla sayıda cinsel ilişkide bulunan çiftlerde elbette ki gebelik elde edilme şansı daha da artacaktır. Çünkü kadının en verimli olduğu süreçten daha fazla yararlanmaları söz konusu olur.
Bununla birlikte haftada bir ya da daha az sayıda cinsel ilişkide bulunan çiftlerde de gebe kalma süresi paralel olarak uzamaktadır. Dolayısıyla düzenli bir cinsel yaşamı ve haftada iki kez çiftlerin cinsel ilişkiye girmelerini öneriyoruz.
Aramalar: bebek sahibi olmak için haftada kaç defa ilişkiye girmeli, çocuk sahibi olmak için ne kadar cinsel ilişkide bulunulmalıdır
Bununla birlikte haftada bir ya da daha az sayıda cinsel ilişkide bulunan çiftlerde de gebe kalma süresi paralel olarak uzamaktadır. Dolayısıyla düzenli bir cinsel yaşamı ve haftada iki kez çiftlerin cinsel ilişkiye girmelerini öneriyoruz.
Aramalar: bebek sahibi olmak için haftada kaç defa ilişkiye girmeli, çocuk sahibi olmak için ne kadar cinsel ilişkide bulunulmalıdır
10 Ekim 2011 Pazartesi
Kolayca Hamile Kalmak İçin Ne Yapılmalıdır?
Annenin veya anne adayının düzenli bir hayatının olması, beslenmesini düzenli ve dengeli yapması, uyku düzenini sağlaması ve kullanıyorsa sigara ve alkol gibi kötü alışkanlıklarından uzak durması gerekmektedir. Bunların dışında geçmişten süregelen bir rahatsızlığı varsa bunun için doktora gidip gerekli tedavileri tamamlaması gerekir. Ayrıca kullandığı ilaçlar varsa bunlarında gebelik öncesi doktor yardımıyla gözden geçirilmesinde fayda vardır.
hamileliği kolaylaştıran yöntemler, kolay hamilelik için ne yapılabilir, hamile kalmayı nasıl kolay hale getirebiliriz
hamileliği kolaylaştıran yöntemler, kolay hamilelik için ne yapılabilir, hamile kalmayı nasıl kolay hale getirebiliriz
Gebelik İçin En Uygun İlişki Zamanı Nedir?
Hamilelik açısından verimliliğin en yüksek olduğu dönem kadının yumurtlama gününe en yakın olan 3-4 günlük dönemdir. 28 günde bir adet gören kadında yani adetin ilk gününden ilk gününe 28 günlük ara süreç olan bir kadında yumurtlama günü adetin 14. günüdür. 10 ve 14. günler arasında gebelik şansının en yüksek olduğu, yumurtlamanın olacağı süreçtir. Fakat siklusun(adet döngüsünün) uzunluğuna göre bu kadından kadına değişiklik gösterebilmektedir. Şu şekilde bir örnekle açıklayabiliriz; 30 günde bir adet gören bir kadında yumurtlama zamanı 16. güne kayma gösterir. Ya da 26 günde bir adet gören kadında yumurtlama 12. güne kayar. Bunu hesaplamanın çok basit bir metodu vardır. Öncelikle adetin ilk gününden sonraki adetin ilk gününe aradaki gün sayısını bulmak gerekir. Bu buluna gün sayısından 14 çıkartırsak yumurtlamanın hangi gün olacağını bulabiliriz. Yukarıdaki 30 ve 26 örneklerinde ki gibi. 30-14= 16.gün ve 26-14=12. gün gibi. Tabi bu hesaplamanın kesinlik belirtmesi söz konusu değildir ve garantisi yoktur. Yumurtlama gününe yakın olan son 4 günlük aşamada yani 10 ve 14. gün arasında gebeliği yakalayabilmek açısından en sık cinsel ilişkinin olması gereken dönemdir. Yani tekrar basitçe açıklamak gerekirse önce adet döngüleri arasındaki gün sayısını bulup bundan 14 çıkaracağız. Diyelim 16 çıktı. Adetin başladığı birinci günden sayarak 12-16 gün sonra ilişkiye girersek hamile kalma olasılığı fazlalaşır.
Aramalar: adetten sonra hangi gün hamilelik şansı artar, ayın hangi döneminde hamile kalma şansı yüksektir, hamile kalmak için en uygun zaman ne zamandır, gebelik için en uygun cinsel ilişki zamanı nedir
Aramalar: adetten sonra hangi gün hamilelik şansı artar, ayın hangi döneminde hamile kalma şansı yüksektir, hamile kalmak için en uygun zaman ne zamandır, gebelik için en uygun cinsel ilişki zamanı nedir
5 Ekim 2011 Çarşamba
Hamileliğin 8. Ayında Anne Karnındaki Bebeğin Durumu Nedir?
Hamileliğin 8. ayı gebeliğin 28 ile 32. haftaları arasına denk gelen zamandır. Bu haftalarda anne adayı için en önemli gelişmeler doğum yaklaştığı için nasıl yani hangi teknikle doğum yapılacağı belirginleşir ve yine bu dönemde erken doğum olup olmayacağı kaygıları yaşanır. Çalışanlar için verilen doğum öncesi izni de yine bu dönemde başlar. Tam olarak 32. haftada başlar. İkiz gebelik durumunda ise 2 hafta önce başlamaktadır. Bazı kişilerde acaba doğum iznimi kullansam mı yoksa çalışmaya devam etsem mi gibi bir düşünce oluşabilir. Bu konuda uzmanların önerisi bu iznin kullanılması gerektiği yönündedir. Çünkü bebek anne karnında iken de bakıma muhtaçtır. Bu dönemi çalışıp yorularak geçirmek yerine istirahat edip dinlenmek daha mantıklıdır. Tabi buna her anne adayının kendisi karar verebilir.
Bu dönemde bebeğin hareketlerinin dikkatle takip edilmesi gerekir. Bebeğin hareketleri bazen çok sık olurken bazen yavaşlayabilir. Bu yavaşlamadan sonra bebek hareketleri yeniden düzene girerse endişelenecek bir durum yoktur. Solunum organlarımız akciğerler yavaş yavaş olgunlaşmaya başlar. Çünkü doğum yaklaşmaktadır ve bebeğin doğuma hazır olması gerekir. Gözler bu dönemde görmeye başlar. Dışarıdan gelen ve rahim içine ulaşan az miktarda ışığı seçebilmektedirler. Beş duyu organının gelişimi 32 haftada tamamlanmış oluyor. Miadında(zamanında, 40 haftalık) doğmuş bir bebeğin duyu organlarından farksızdır. 32. haftada doğum bir bebek ile miadında doğmuş bir bebek arasındaki fark 40 haftalık bebeğin akciğer ve beyin oluşumu tamamlanmıştır fakat 32 haftalık bir bebekte akciğer ve beyin tam olgunlaşmamıştır. Bu dönemde tüm organlar çalışır bir vaziyettedir ve doğum için yeterince hazır olmayı beklemektedirler.
Aramalar: hamileliğin 8. ayında anne karnında bebeğin durumu nedir, hamileliğin 8. ayında anne karnındaki bebek ne durumdadır, gebeliğin 8. ayı, hamileliğin 32. haftası
Bu dönemde bebeğin hareketlerinin dikkatle takip edilmesi gerekir. Bebeğin hareketleri bazen çok sık olurken bazen yavaşlayabilir. Bu yavaşlamadan sonra bebek hareketleri yeniden düzene girerse endişelenecek bir durum yoktur. Solunum organlarımız akciğerler yavaş yavaş olgunlaşmaya başlar. Çünkü doğum yaklaşmaktadır ve bebeğin doğuma hazır olması gerekir. Gözler bu dönemde görmeye başlar. Dışarıdan gelen ve rahim içine ulaşan az miktarda ışığı seçebilmektedirler. Beş duyu organının gelişimi 32 haftada tamamlanmış oluyor. Miadında(zamanında, 40 haftalık) doğmuş bir bebeğin duyu organlarından farksızdır. 32. haftada doğum bir bebek ile miadında doğmuş bir bebek arasındaki fark 40 haftalık bebeğin akciğer ve beyin oluşumu tamamlanmıştır fakat 32 haftalık bir bebekte akciğer ve beyin tam olgunlaşmamıştır. Bu dönemde tüm organlar çalışır bir vaziyettedir ve doğum için yeterince hazır olmayı beklemektedirler.
Aramalar: hamileliğin 8. ayında anne karnında bebeğin durumu nedir, hamileliğin 8. ayında anne karnındaki bebek ne durumdadır, gebeliğin 8. ayı, hamileliğin 32. haftası
28 Temmuz 2010 Çarşamba
Gebelikte Bakım Kılavuzu
Gebelikte Bakım Rehberi
KADIN ÜREME ORGANLARI
Kadın üreme organlarının büyük kısmı vücut içinde yer alır. Organların dışarıdan görülebilen bölümleri büyük dudaklar, küçük dudaklar, bızır (klitoris) ve hazne açıklığıdır.
Hazne (vajina-döl yolu): İç üreme organlarını dışarıya bağlar.Cinsel ilişki burada gerçekleşir, adet kanı buradan akar, normal doğumda bebek buradan geçerek doğar.
Rahim: Bu organ her ay gebelik için hazırlanır, gebelik oluşmadığında iç yüzeyi soyularak adet kanaması olarak dışarı atılır. Gebelik oluştuğunda bebek burada gelişir.
Tüpler: Bu organ yumurtalıklardan atılan yumurtayı içine alır. Döllenme burada olur ve döllenmiş yumurta tüpler sayesinde rahime taşınır.
Yumurtalıklar: Kadının yumurta hücreleri burada bulunur. Bu hücrelerden her ay biri olgunlaşıp tüplere gönderilir. Ayrıca kadınlık hormonları burada üretilir.
ADET GÖRME VE GEBELİĞİN OLUŞMASI
Her kadın ergenlik döneminden itibaren her ay düzenli olarak yumurtlar. Her ay kadınlık hormonlarının etkisiyle rahim iç yüzeyi kalınlaşarak gebelik için hazırlanır.
Atılan yumurta sperm tarafından döllenmemiş ise rahimde hazırlanan bu kalın tabaka hormonların da etkisi ile soyulur ve adet kanı biçiminde hazneden dışarı atılır. Bu döngü kadın menopoza (adetten kesilme) girene kadar devam eder.
Cinsel ilişki kadının yumurtlama döneminde gerçekleşmiş ise; tüplerde bulunan yumurtayı hazneye dökülen spermlerden sadece bir tanesi döller.
Döllenmiş yumurta, tüplerde ilerleyerek rahim içindeki kalınlaşmış tabakaya yerleşir ve gelişmeye başlar. Artık gebelik oluşmuştur.
Bebek ile birlikte, su kesesi ve eş gelişmeye başlar. Normal bir gebelik, kadının son adet
tarihinin ilk gününden itibaren 40 hafta sürer. GEBELİKTE BAKIM
Gebelikte Beslenme
-
Öğün atlamadan her besinden yenmelidir.
Alınması gerekli besinler; -.
Et ve et ürünleri, kuru baklagiller; Protein, demir, B vitamini ve çinkodan zengindir. Her gün 2 porsiyon yenmelidir.
Süt ve süt ürünleri;Kemik ve dişlerin yapısını oluşturan kalsiyumun en iyi kaynağıdır.
Her gün 2 porsiyon yenmelidir.
Ekmek ve tahıllar;Temel enerji kaynağıdır. Her öğünde, az miktarda tüketilmelidir.
Sebze ve meyveler; A ve Cvitamini gereksinimi bu gruptan karşılanır. 3-4 porsiyon yenmesi günlük gereksinimi karşılar.
Kuru meyveler ve kuru yemişler;Enerji kaynağıdır. Demir ve kalsiyum açısından da çok zengindir.
Su;Günde 2,5-3 litre içilmelidir. Su kısıtlaması yapılmamalıdır.
Sık banyo yapılmalıdır.
Cilt kuruluğu, kaşıntı ve çatlaklara karşı banyodan sonra yağlı bir krem (badem yağı gibi) kullanılmalıdır.
Gebelikte artmış olan hazne akıntısının olumsuz etkilerini gidermek için beyaz pamuklu iç çamaşırı giyilmeli ve sık sık değiştirilmelidir.
Dişler her öğünden sonra ve yatmadan önce yumuşak bir diş fırçası ile fırçalanmalıdır.
Giysiler, büyüyen beden ölçülerine uygun olarak seçilmelidir. Kan dolaşımını bozacak kemer,dar pantolon ve diz altı çoraplardan kaçınılmalıdır. Destekleyici sutyen kullanılmalıdır, Ayakkabılar geniş ve alçak topuklu olmalıdır.
GEBELİKTE GÖRÜLEN KÜÇÜK ŞİKAYETLER VE ÖNERİLER
Bulantı;
Bulantıya neden olan yiyeceklerden kaçınılmalı
Bulantıyı bastırmak için tuzlu bir şeyler yenmeli
Sık sık, az miktarlarda yenmeli
Ilık yiyeceklerden kaçınılmalı
Katı ve sulu gıdalar aynı zamanda alınmamalıdır,
Mide Yanması;
Ø Sık sık, az miktarda yenmeliØ Yağlı ve gaz yapıcı yiyeceklerden kaçınılmalıØ Yemeklerden hemen sonra yatılmamalı ve eğilerek iş yapılmamalıØ Bol su içmeliØ Yiyecekler yavaş ve iyi çiğnenmeliØ Yüksek yastıkla yatılmalıØ Yatmadan önce ılık süt içilmeliØ Sorun geçmiyor ise sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır
Hemoroitler (Basur);* Kabızlık önlenmelidir.Bunun için bol su içmek su içmek, sebze meyve yemek ve yürüyüş yapmak yararlı olur.* Sorun geçmiyor ise sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.Varisler;* Bacakları sıkan çorap giymemeli* Uzun süre ayakta durulmamalı* Kısa topuklu ayakkabı giyilmeli* Dinlenirken ayaklar yükseltilmeli* Gerektiğinde varis çorabı kullanılmalıdır.
UYKU VE DİNLEMEØ Gece uykusu dışında gündüzleri de yarım saat dinlenilmelidirØ En uygun uyku pozisyonu, sol yana yatarak ve hafif bükülmüş sağ bacağın altına bir yastık desteği ile sağlanır.Ø Bel ve sırt ağrıları için sert yatak tercih edilmelidir.Ø Oturarak çalışan gebeler, ayaklarını bir tabureye yükselterek oturmalı ve belirli aralıklarla ayağa kalkıp dolaşmalıdır.Ø Ayakta çalışanlar da sabit kalmamalı ve bacaklarını hareket ettirmelidir.
Ø Bacak krampları için yapılacaklarØ Her gün yeterli kalsiyum alınmalı (süt, yeşil sebzeler)Ø Bacaklar sıcak tutulmalıØ Yatmadan önce sıcak duş alınmalıØ Sık sık pozisyon değiştirilmeliØ Bacağa masaj yapılmalı (bir el dize bastırılır, diğer el ile ayakparmakları bacağa doğru çekilir)Ø Kısa, geniş topuklu ayakkabı giyilmelidir.
CİNSELLİKØ Gebelikte özel bir sorun yoksa cinsel ilişki kısıtlanmaz, Her çift, cinsel ilişkide rahat edebileceği yandaki pozisyonlardan kendisi için uygun olanı seçebilir.
GEBELİKTE KİLO ALIMIØ Bebeğin büyümesi ile birlikte gebede kilo artışı olur (9-12kilo) En fazla kilo son 3 ayda alınır. Fazla kilo alımı, anne ve bebek sağlığı açısından tehlikelidir.İLAÇ KULLANIMIØ Gebeliğin 4. ayından sonra ve lohusalık boyunca kan yapıcı demir hapı kullanılır.Ø Gebeliğin 4. ayından itibaren tetanos aşısı yapılır.Ø Gebelikte hekimin önerisi dışında hiçbir ilaç kullanılmamalıdır.
BEBEK HAREKETLERİNİ İZLEMEØ Bebek hareketleri, gebeliğin 20. haftasından itibaren (4,5-5.ay)hissedilir,Ø Bebeğin rahim içinde uyku ve uyanıklık dönemleri vardır.Ø Uykuda iken az oynar ya da hiç oynamaz.Ø Bu nedenle bazen bebeğin hareketsiz olması normaldir.Ø Bebek hareketleri, gebe tarafından her akşam (veya 2 günde bir) yemek sonrası, istirahat halindeyken izlenmelidir.Ø Hareketlerde her hangi bir farklılık (artma veya azalma) gözlenmişse sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.
GEBELİKTE YAPILAN EGZERSİZLER
GEBELİKTE KAÇINILMASI GEREKEN DAVRANIŞLARØ Gebelikte ve emzirme sırasında sigara kullanılmamalıdırØ Tuzlu yiyeceklerden kaçınılmalıØ Yemeğe başlamadan önce mutlaka eller yıkanmalıØ Bulaşıcı hastalık geçiren insanlardan uzak durulmalıØ Et ve dondurulmuş gıdalar, tam olarak pişirilmeliØ Çiğ et (çiğ köfte vb), çiğ yumurta yenmemeliØ Bahçe ve toprak ile uğraşırken eldiven giyilmeli
Ø Bu belirtilerden herhangi biri görüldüğünde, anne ve bebeğin sağlığı için acilen hastaneye başvurulmalıdır.
GEBELİK KONTROLLERİØ Kontrollere gebeliğin ilk üç ayı içinde mutlaka başlanmalıdır.Hiçbir şikayet olmasa bile gebelik süresince düzenli olarak (en az 7-10 kez) sağlık kontrolünden geçilmelidir.Ø Olası tehlikeleri önlemek için doğum, mutlaka bir sağlık kuruluşunda yapılmalıdır.
DOĞUM İÇİN HAZIRLIKKendiniz için;Gecelik ya da pijama, pamuklu çorap, yedek iç çamaşırı, sutyen, sabahlık, havlu, sabun ve sabun bezi, diş fırçası, deodorant, kağıt peçete, hijyenik ped, bardak, kaşık, çatal, meyve suyu, süt, terlik.Bebek için;Zıbın, fanila, patiksiz pijama ya da tulum, çorap, başlık, eldiven,pamuklu örtü, hafif battaniye, hazır çocuk bezi.NORMAL DOĞUMØ Doğum ağrısı ile baş edebilirsiniz• Ağrı odasında, hekim izin veriyorsa ayağa kalkıp dolaşabilirsin• Elini ve yüzünü yıkayabilirsin• Ağrılar geldiğinde, karın ve beline masaj yapılabilir• Ağrı anında, burundan nefes alınıp, sıcak yemeği üfler gibi dudaklarını büzerek nefes verebilirsinØ Ağrılar geçtiğinde, derin derin soluk alıp verebilirsinØ Ağrı odasında bebeğini ve onu emzirdiğini hayal et• Ağrılar ve kasılmalar sıklaştığında, nefesini ağızdan alınıp ağızdan üfle• Ağrı anında, güç almak için,elinle yatak kenarlıklarını sıkØ Hekimin veya eben sana söylediği zaman ıkınmaya başla. Yanlış zamanda ıkınmak bebeğe zarar verebilir
Etiketler:
gebelik,
gebelikte bakım,
hamilelik,
Kadın Hastalıklar ve Doğum
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)