Et benlerinin nasıl oluştuğu bugün hala bilinmemektedir ama pek çok hasta dikkatle incelendiğinde bazı ortak yönler dikkat çekmektedir. Genelde şişmanlığa yatkın obez hastalarda daha fazla görülmektedir. Bunun dışında gebelik sürecinde et benlerinin sayısında artış görüyoruz. Yine de et benine neden olan tüm sebepleri açık olarak bilemiyoruz. Et benlerinin oluşum yerlerine bakacak olursak boyun, koltuk altı, kasık gibi terlemenin arttığı bölgelerde olduğu için terlemenin de et benlerini arttırdığı düşünülebilir. Doktorlar dışında her zaman ayırt etmek güç olabilir ama et benleri genellikle kahverengi ya da et renginde olurlar. Saplı ve oldukça yumuşak oluşumlardır. Normal ben ve et beni olup olmadığı hakkında şüphemiz varsa mutlaka bir doktora gitmeliyiz. Normal benlerden ayırmak bazı açılardan hayati önem teşkil edebilir.
Aramalar: et beni neden oluşur, vücudumuzda et beni neden çıkar, et beni kimlerde daha çok çıkar, et beninin nedenleri
Sağlık Bilgileri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sağlık Bilgileri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
30 Ekim 2011 Pazar
14 Ekim 2011 Cuma
Mide Yanması İçin Ne Yapılabilir?
Mide yanmasının anlık ve uzun süreli tedavisi için pek çok ilaç bulunmaktadır. Bunlardan klasik olarak bilinenler mide asidini nötralize edebilecek evde bulanabilen süt veya sıvı tarzda asit içermeyen içecekler mide yanmasını geçirmek için geçici olarak yardımcı olabilirler. Yine anında etki eden anti-asit özellikli emme pastilleri etkisini hemen göstererek yardımcı olabilir.
Mide yanması için bazı öneriler:
1. Yiyecekleri küçük lokmalar halinde çiğneyin, iyice çiğneyin.
2. Sofradan karnınızı tıkabasa doyurarak kalkmayın.
3. Akşam yemeğini yedikten sonra uyku saatine yakın bir şey yiyip içmeyin. Yemek yedikten en az 3 saat sonra uyuyun.
4. Sağ tarafınıza yatarak uyumayın. Yediğimiz besinler midenin sağından mideye geçiş yaptığı için yeterince hazmedilmeyebilir. Bu da midede yanma hissi oluşturabilir.
5. Alkolden ve sigaradan uzak durun.
6. Çok sıcak ve çok soğuk yiyecek ve içeceklerden uzak durun.
7. Yemeği yiyip üzerine uzanmayın.
8. Yağlı ve baharatlı yiyeceklerden, kafeinli ve asitli içeçeklerden, çikolatadan uzak durun.
9. Çiğ soğan, sarımsak, domates ve meyveler mide asitlerini arttırır.
Mide yanmasına iyi gelen bitkiler:
Muz: Muz mide yanmasına iyi gelen meyvelerin başında gelir. Yemek aralarında yenmesi halinde yanma hissini ortadan kaldırabilir.
Meyankökü: Mideyi koruyucu etkisi vardır.
Kızarmış ekmek: Mide asidini kurutur ve yanmayı önler.
Patates suyu: Patates suyu mide ekşimesi için doğal bir ilaçtır. Bir katı meyve presi kullanarak suyunu sıkın ve havuç suyuyla karıştırıp için.
Ispanak: Haşlanmış ıspanak ya da taze şekilde salataya koyarak yiyin.
Bunların dışında; Baklagiller, Zeytinyağı, Maden Suyu Sodası mide asitlerini azaltarak yanması önler.
Aramalar: mide yanmasına iyi gelen sebzeler, mide yanmasını geçiren meyveler
Mide yanması için bazı öneriler:
1. Yiyecekleri küçük lokmalar halinde çiğneyin, iyice çiğneyin.
2. Sofradan karnınızı tıkabasa doyurarak kalkmayın.
3. Akşam yemeğini yedikten sonra uyku saatine yakın bir şey yiyip içmeyin. Yemek yedikten en az 3 saat sonra uyuyun.
4. Sağ tarafınıza yatarak uyumayın. Yediğimiz besinler midenin sağından mideye geçiş yaptığı için yeterince hazmedilmeyebilir. Bu da midede yanma hissi oluşturabilir.
5. Alkolden ve sigaradan uzak durun.
6. Çok sıcak ve çok soğuk yiyecek ve içeceklerden uzak durun.
7. Yemeği yiyip üzerine uzanmayın.
8. Yağlı ve baharatlı yiyeceklerden, kafeinli ve asitli içeçeklerden, çikolatadan uzak durun.
9. Çiğ soğan, sarımsak, domates ve meyveler mide asitlerini arttırır.
Mide yanmasına iyi gelen bitkiler:
Muz: Muz mide yanmasına iyi gelen meyvelerin başında gelir. Yemek aralarında yenmesi halinde yanma hissini ortadan kaldırabilir.
Meyankökü: Mideyi koruyucu etkisi vardır.
Kızarmış ekmek: Mide asidini kurutur ve yanmayı önler.
Patates suyu: Patates suyu mide ekşimesi için doğal bir ilaçtır. Bir katı meyve presi kullanarak suyunu sıkın ve havuç suyuyla karıştırıp için.
Ispanak: Haşlanmış ıspanak ya da taze şekilde salataya koyarak yiyin.
Bunların dışında; Baklagiller, Zeytinyağı, Maden Suyu Sodası mide asitlerini azaltarak yanması önler.
Aramalar: mide yanmasına iyi gelen sebzeler, mide yanmasını geçiren meyveler
Mide Ülserinin Nedenleri Nelerdir?
Ülser latincede "yara" demektir. İster ciltte ister mukoza dediğimiz iç yüzeyleri örten örtüde olsun bir ayrılma, yırtık ve yara olduğunda buna ülser diyoruz. Mide ülserinin ya da onikiparmak bağırsağındaki ülserin en önemli nedeni bu bölgelerde çok yoğun oranlarda asit oluşudur. Bunlar asit üreten organlardır ve ayrıca kendi ürettikleri asitten kendilerini koruyan savunma mekanizmaları vardır. Midenin korunma mekanizmalarıyla ürettiği asit arasında bir dengesizlik olursa ve bu asidin üstünlüğüne doğru giderse veya diğer bir deyişle asit göreceli olarak çok fazla olursa ve midenin savunması bu aside karşı yenik düşerse mide önce kendi oluşturduğu asit tarafından önce tahrip olur sonra gastrit oluşur. Ondan sonra daha derin bir yara durumunda ülser oluşur. Ülser oluşumu riskini arttıran bazı faktörler vardır. Aynı gastrit oluşumundaki risk faktörleri gibi sigara, alkol, yoğun stres, aspirin türevi ilaçlar ve helikobakter pilori denilen özel bir bakteri bulunduğu kişide ülser riskini arttıran faktörlerdir. Mide ülseri ya da onikiparmak bağırsağı ülseri oluşmasına göre çok tipik farklı bir ağrıyla seyreder. Midenin ortasına çok yakın bir bölgede, başka bir organa çıkışı olan derin bir ülser varlığında ağrı sırtta bile algılanabilir. Bu ağrı geceleri uykularımızı kaçırabilir. Genellikle onikiparmak bağırsağı ülserinde kişi yemek yediğinde ağrısı geçer. Mide ülserinde ise bazı yiyecekler mide ülserini uyarır. Mide ülserinin tanısı en iyi endoskopiyle anlaşılır. Endoskopi de bir hortum mikro kamerayla direkt mideye ve onikiparmak bağırsağına indirilip yol boyunca organlar doktor tarafından gözlenir.
mide ülserinin belirtileri, ülsere ne sebep olur, ülserin nedenleri nelerdir
mide ülserinin belirtileri, ülsere ne sebep olur, ülserin nedenleri nelerdir
11 Ekim 2011 Salı
Bel Ağrısına Karşı Ağır Kaldırırken Nelere Dikkat Etmek Gerekir?
Bel ağrısının en büyük sebebi öndeki ağırlıktır. Öndeki ağırlıktan kasıt göbek, hamilelik, çocuk kucaklamak, halı çırpmak, ağır bir şey taşımak, koltuk kaldırmak, ağır eşyaları bir yerden bir yere eğilerek çekmek gibi durumlardır. Eşyaları taşırken ve kaldırırken mutlaka yükün vücut üzerindeki dengesini sağlamalıyız. Market alışverişinde poşetlerin hepsini tek elde tutmak yerine iki kola eşit ağırlıklara bölmek bile bel sağlığı açısından son derece faydalı bir davranış olacaktır. İki tane karpuzu koltuğumuz altına alıp rahatlıkla taşıyabiliriz fakat tek karpuzu taşırken vücut dengesi bozulacaktır. Bu tür durumlara karşı dikkatli olmamız gerekir. Tek bir yük taşıyacaksak bunu sırtımıza da alabiliriz ya da vücudumuza yakın tutup bağrımıza basacak şekilde taşımalıyız. Yükü büyük tepsileri taşırken olduğu gibi vücuttan uzak tutarak taşımak bel sağlığı açısından son derece yanlıştır. Çocuklarımızı yatırır ve kaldırırken ellerimiz üstünde yatırır ve kaldırırız. Bu da bel için sorun anlamına gelir. Genç anne adaylarının gebelikle birlikte önce karınları büyür. Bebek doğduktan sonra ise kucakta bir ağırlık başlar. Ve bebek büyüdükçe önümüzdeki yükümüz giderek artar ve bu hanımların belinde sorunlara sebep olur. En çok yapılan yanlış, yerdeki bir eşyayı alırken dizlerimizi kırmadan onu iki elimizde tutup kaldırmaktır. Bunu yaptığımızda tüm ağırlığa belimiz tarafından mukavemet gösterilir, tüm yük bele biner. 70 kilogramlık bir kişi ayakta dik durduğunda beline binen ağırlık 150 kilogramdır. Bu yük, doksan derece yere eğilip bir şey almaya kalkıştığımızda 450 kilograma kadar çıkar. Bir de aldığımız yükü bu sayıya eklersek belimize yarım tona yakın yük bindirmiş oluruz. Bunu önlemenin yolu yerden bir şey alırken dizlerimiz üzerine çömelerek onu kaldırmalıyız ya da bir dizimizle yere çökerek ağırlığı diz, kalça, bel doğrultusunda aktararak kaldırmaktır. Yani ağırlığı bir kereden belimize bindirme meliyiz. Bu anlattığımız ağırlığın önde iken dikkat edilmesi gereken noktalardır. Çekme, uzanma, itme gibi durumlarda da dikkat edilmesi gereken hususlar vardır. Bir şeyi iterken karnımıza dayayıp itmemeliyiz. Karnımıza basınçla beraber ittirmek yanlış bir harekettir. Örneğin bir arabayı iterken öne doğru eğiliriz. Bir dizimizi öne doğru kırarak diğer ayağımız arkaya doğru açık ve yerden de kuvvet alarak itmeliyiz. Belimize fazla yükün geldiğini zaten yaptığımız işlerde anlarız. Bu durumlarda ağırlığın tamamını belimize yüklemekten kaçınmalıyız.
Aramalar: ağır kaldırırken nelere dikkat etmeliyiz, ağırlık nasıl kaldırılır, belimizin ağrımaması için ağırlıkları nasıl kaldırmalıyız
Aramalar: ağır kaldırırken nelere dikkat etmeliyiz, ağırlık nasıl kaldırılır, belimizin ağrımaması için ağırlıkları nasıl kaldırmalıyız
10 Ekim 2011 Pazartesi
Tansiyon Yükseldiğinde Ne Yapılır?
Yüksek tansiyon hastaları özellikle tansiyonları yükselirse çok ciddi bir baş ağrısı geçirebilirler, ense kökünden başlayarak başa doğru uzanan ve giderek yayılan bir ağrıya maruz kalabilirler. Bu esnada tansiyon hastasının yanında bulunan kişiler hastaya baktıklarında cildinin kızardığını net bir şekilde görürler. Tansiyonunu ölçülerinde normal tansiyon değerlerinin üzerinde olduğunu saptayabilirler. Bu tür durumlarda hastaya hızlı bir şekilde öncelikle yarı oturur pozisyonu vermeliyiz. Akabinde acil sağlık ekiplerine 112'yi arayarak haber vermeliyiz. Tansiyon için kullandığı ilaçlar varsa doktoruyla irtibata geçerek ya da acil doktoruyla konuşarak ilaçlarını vermeliyiz. Ayrıca pozisyon bozulmamalı, hasta ıslatılmamalı, keskin kokulu maddeler koklatılmamalı, soğuk suya sokulmamalı ya da hastaya bazı içecekler veya gıdalar verilmeden ambulans ekibi beklenmelidir. Eğer hasta şuurunu yitirirse mutlaka hava alması sağlanmalı ve en yakındaki acil servise başvurulmalıdır.
Aramalar: tansiyon yükseldiğinde ne yapılır, tansiyon yüksekliğinde ne yapılabilir, yüksek tansiyon nasıl tedavi edilir, yüksek tansiyona ne iyi gelir
Aramalar: tansiyon yükseldiğinde ne yapılır, tansiyon yüksekliğinde ne yapılabilir, yüksek tansiyon nasıl tedavi edilir, yüksek tansiyona ne iyi gelir
Sütün Çocuklara Faydaları Nelerdir?
Sağlıklı büyüme ve gelişme için süt çocuklar için büyük bir önem taşır. 1-10 yaş arası çocuklar için günlük 800 miligram 11-24 yaş arasında bulunan gençlerin ise günlük yaklaşık 1200 mg kalsiyum almalarında yarar vardır. Bir su bardağı süttü yaklaşık olarak 240 mg kalsiyum olduğunu düşünürsek bu günlük olarak 2-3 su bardağı süt içmelerinde fayda olacağını gösterir. Çok hareketli çocuklar daha fazla kalsiyum tükettikleri için bu çocuklarda alınması gereken kalsiyum miktarı daha fazladır. Yaşamımız boyunca büyüme ve gelişmenin hızlı olduğu iki farklı dönem vardır. Bunlardan birincisi 0-1 yaş arası bebekler, ikincisi ise 10'lu yaşlardaki çocuklardır. Dolayısıyla bu büyüme sürecinin çok hızlı geliştiği dönemde yeterli kalsiyum alımı onların kemik ve diş sağlığı açısından büyük önem taşır. Eğer yeterince kalsiyum alıyorsak, güneş ışınlarından yeterince faydalanıp B vitamini alıyorsak ve hareketli bir yaşam sürüyorsak kemiklerimizde depolayacağımız kalsiyum miktarı da fazla olacaktır. İyi bir kemik kitlesine sahip olmak için 30 yaşına kadar kemiklerimize ne kalsiyum depolarsak o kadar iyidir. 30 yaşından sonra kemiklerden bir miktar kalsiyum kaybı olacaktır. Bu sebeple günlük kalsiyum ihtiyacı açısından süt tüketiminin önemi büyüktür. Sütün içeriği sadece kalsiyumdan ibaret olmayıp içerisinde büyük oranda protein, A vitamini, D Vitamini ve bazı B vitamini türlerinden ve fosfor gibi minerallerden süt içtiğimizde faydalanırız.
Aramalar: sütün çocuklara faydaları nelerdir, sütün bebekler için faydaları nelerdir, sütün çocukların beslenmesindeki önemi nedir
Aramalar: sütün çocuklara faydaları nelerdir, sütün bebekler için faydaları nelerdir, sütün çocukların beslenmesindeki önemi nedir
Boyun Tutulmasında Ne Yapılır?
Boyun tutulması genellikle bir sabah uyandığımızda, bir kanepede uyuya kaldığımızda veya rüzgara, ceryana kaldığımızda oluşur. Genelde ani gelişir. Boyun tutulmasında doktora hemen gidemeyebiliriz. Bunun için kendi yapacağımız o an en uygun hareket tutulmanın olduğu bölgeyi sıcak tutmaktır. Çünkü biliriz ki sıcaklık kasları gevşetir. Tutulma da bir kas spazmı sonucudur. Bunun en basit örneği insanlar yazın sıcaklarda gevşerken kışın soğukta kaskatı kesilirler. Sıcak uygulamayla rahatlama sağlayabiliriz fakat aşırı derecede bir tutulma, spazm söz konusu ise sadece sıcak tutmak işe yaramayacaktır. Lokal kas gevşeticilerle, masajla tutulma geçirilmeye çalışılabilir. Fakat ciddi bir spazm söz konusu ise masaj ağrı yapabilir. Bunlar evde kendi başımıza yapabileceğimiz yöntemlerdir. Boyun tutulmasının yanında başka bir bulgu varsa örneğin; kolda uyuşma, kolda ağrı, baş ağrısı, boyuna yakın bir bölgede karıncalanma gibi bulgularda mutlaka doktora hızlı bir şekilde başvurmamız gerekir. Çünkü bu ciddi bir boyun fıtığı belirtisi olabilir. O bölgede başka bir problem var mı, boyun tutulmasının altında ne yatıyor bunlara bakmak gerekir. Bunun dışında sadece kas spazmı ise yukarıdaki yöntemleri uygulayıp, uygun zamanda bir hekim kontrolüne gitmekte fayda vardır.
Aramalar: boynum tutuldu ne yapmalıyım, boyun tutulmasında ne yapılabilir, boyun tutulması için öneriler, boyun tutukluğu nasıl geçer
Aramalar: boynum tutuldu ne yapmalıyım, boyun tutulmasında ne yapılabilir, boyun tutulması için öneriler, boyun tutukluğu nasıl geçer
Etiketler:
Boyun Ağrısı,
Boyun Fıtığı,
boyun tutulması,
Sağlık Bilgileri
9 Ekim 2011 Pazar
Bel Ağrısı Varsa Nasıl Yatılmalı?
Bel ağrısı olanlar omurganın tüm biçimini alan yataklara yatarlar. Asıl ağrıyı dindirecek pozisyonları ya sırtüstü yatarak ayakları dizden hafifçe kırarak yukarı doğru çekmeli ya da cenin pozisyonu dediğimiz yana doğru yatıp ayaklarımızı hafif karnımıza çekerek yatmalıyız. Bu şekillerde yatıldığı zaman omurlar arası biraz daha açılır ve onların açılması ile ordaki dokuların dinlenmesi sağlanmış olur. Diğer dikkat edilecek husus ise mutlaka yatarken üstümüze aldığımız örtünün sağa sola dönerken bile açılmaması gerektiğidir. Çünkü odanın sıcaklığı ile yatağın içindeki ısı farkı sabah kalktığımızda belimizin tutulmuş olmasına sebep olabilir. Yatak istirahatlerinde bu pozisyonlarda yatılmalı ancak ne kadar yatılmalı konusunda halk arasında kimi 45 gün, kimi 21 gün kimisi ise 15 gün gibi ifadeler kullanır. Aslında bu böyle değildir. Yapılan bilimsel araştırmalar gösteriyor ki eğer hastanın bel ağrısı varsa en fazla 2 gün, kalçadan topuğa inen siyatik diye bilinen bacak ağrısı varsa en fazla 5 gün yatak istirahati yeterlidir. Bu konunun başında dediğimiz pozisyonlarda yatılacak şekilde olmalıdır. Bütün bu yöntemleri doğru uyguladıysak ve hala ağrılarımızdan kurtulamıyorsak mutlaka bir nöroşirurji uzmanına(beyin ve sinir cerrahisi uzmanı) başvurup ağrımızın altında yatan nedeni bulmamız gerekir.
Aramalar: bel ağrısı için yatma tekniği, bel ağrısı olanlar nasıl uyumalı, belimiz ağrıyorsa nasıl yatmalıyız
Aramalar: bel ağrısı için yatma tekniği, bel ağrısı olanlar nasıl uyumalı, belimiz ağrıyorsa nasıl yatmalıyız
Şeker Koması Nedir?
Şeker koması şekerin düşmesi ya da yükselmesi ile ortaya çıkan bir şuur yitimi, baygınlık halidir. Bu hastalar şuurları kaybolduğu için çevrelerinde olup biteni farketmezler, şiddetli karın ağrıları olabilir. Bu hastalar komaya girmeden önce ilk olarak şiddetli karın ağrısı sebebiyle doktora başvurabilirler. Eğer karın ağrısı için doktora gitmeyip karın ağrısı atlatılmışsa hasta komaya girebilir. Komanın adı şuur kaybıdır. Bu şuur kaybı şekere bağlı ise buna şeker koması denir. Hasta şeker komasına girdiğini kendisi farkedemez. Ancak bunu yakınları farkedebilir. Bu sebeple hastanın ailesini eğitimi bu konuda çok önemlidir. Şeker koması nedir, şeker koması nasıl oluşur, şeker komasında neler yapmak gerekir hastanın ailesinin bilmesi gerekir. Hastanın şeker hastalığı karnesini yanında taşıması gerekir. Şeker hastası olduğunu, adresini, telefonunu, adresini, kullandığı ilaçlarını bu küçük kart şeklindeki karnede yazması gerekir. Bu kart sayesinde hastanın hayatı kurtulabilir.
Aramalar: şeker koması nedir, şeker komasında neler olur
Aramalar: şeker koması nedir, şeker komasında neler olur
Şekerin Düştüğü Nasıl Anlaşılır?
Kişide şeker düşüklüğü varsa eğer bir çarpıntı, terleme olur ve huzursuzluk hisseder. Karın ağrısı, bulantı ve kusma olabilmektedir. Şekere ihtiyacı hisseder ve fenalık duygusu başlar. Yine şeker düşüklüğünde tıpkı şeker yükselmesinde olduğu gibi konsantrasyon eksikliği görülür. Şeker düşüklüğü belirtileri şeker alınca geçiyorsa şekerin düştüğü anlaşılır. Şeker düşüklüğü devamında terleme ve bir şeyler yeme içme ihtiyacı gittikçe artar. En önemli belirtileri kişide gerginlik başlar, halsiz olur ve elleri titrer.
Aramalar: şekerim düştü mü nasıl anlarım, şekerin düştüğü nasıl anlaşılır, şeker düşüklüğü nasıl belli olur, şekerin düşüşünün belirtileri nelerdir
Aramalar: şekerim düştü mü nasıl anlarım, şekerin düştüğü nasıl anlaşılır, şeker düşüklüğü nasıl belli olur, şekerin düşüşünün belirtileri nelerdir
Şekerin Yükseldiği Nasıl Anlaşılır?
Kişinin şekerinin yükseldiği belli eden bazı semptomlar vardır. Şekerimiz yükselirse çok fazla susarız, çarpıntımız olabilir, hafif karın ağrımız olabilir. Bunların dışında sık idrara çıkma, baş ağrısı gibi semptomlarla şekerinin arttığını hissedebilir. Hastada halsizlik olur. Kendini kötü hisseder, başı ağrır ve görüntü bulanıklığı olur. Ayrıca yine şekerin arttığını gösteren birçok semptomun içinde konsantrasyon bozukluğu, huzursuzluk ve sinirlilik gibi hallerde görülür. Tüm bunlar şeker yükselmesini gösteren belirtiler olabilir. Tüm bu semptomlardan biri ya da bir kaçı birlikte görülebilir. Gece uyurken sık idrara kalkma da şeker yükselmesi belirtilerindendir.
Aramalar: şeker yükselmesinin belirtileri nelerdir, şekerin yükseldiği nasıl anlaşılır, şekerim yükselmiş mi nasıl anlarım
Aramalar: şeker yükselmesinin belirtileri nelerdir, şekerin yükseldiği nasıl anlaşılır, şekerim yükselmiş mi nasıl anlarım
Kabızlığa Hangi Bitkiler İyi Gelir?
Kabızlığın ilk ilacı besindir. Ondan sonra bitki tedavileri ve son olarak ilaç gelir. Besin dediğimizde hangi besinlere öncelik vereceğimize değinelim. Tabi ki bitkisel çözülebilir lif oranı bakımından yüksek besinlerdir. Bunlar arasında meyvelerde vardır sebzelerde. Kabızlığa iyi gelen tüm bitkisel besinlerin en önemlileri incir ve armuttur. Bunlar kabızlık için bitki ilaç diyebileceğimiz özellikte iki meyvedir. Kuru veya yaş tüketimi farketmez fakat kullanırken bazı püf noktalara dikkat etmek gerekiyor. Birinci püf noktamız bu meyveleri sabah uyandığımızda aç karnına yemektir. Bir şeyler yedikten sonra bunları yemek verecekleri faydayı en düşük düzeye indirmek demektir. Aç karnına bir armut bir incir yemek yeterli olacaktır. İkinci püf noktamız bunları yedikten sonra hemen büyük bir bardak dolusu su içmektir. İlaç bitki dediğimiz diğer bir madde de keten tohumudur. Keten tohumunu da tüketirken bir kaç noktaya dikkat etmemiz gerekir. Keten tohumunu ezdikten sonra tüketmek ve yine üzerine büyük bir bardak su içmek gerekir. Keten tohumunun içerisinde müsilaj dediğimiz tıp dilinde sümüksü denilen bazı maddeler vardır. Bunlar suyu üzerine çekerek dışkıda içerden yumuşama yaparlar. Ezilmiş bir kaşık dolusu keten tohumunu bir su bardağına karıştırıp uzun süre beklettiğinizde jel kıvamına geldiğini görürsünüz. İşte bu durum keten tohumunun ezilerek yenilip arkasından su içilmesiyle bağırsaklarda da olacağı için kabızlıktan korumaktadır.
Aramalar: kabızlığa iyi gelen bitkiler hangileridir, kabızlık için hangi bitkiler iyi gelir, kabızlığı önleyen meyveler, armut kabızlığa iyi gelir mi, incirin kabızlığa etkisi
Aramalar: kabızlığa iyi gelen bitkiler hangileridir, kabızlık için hangi bitkiler iyi gelir, kabızlığı önleyen meyveler, armut kabızlığa iyi gelir mi, incirin kabızlığa etkisi
Etiketler:
İç Hastalıkları (Dahiliye),
Kabızlık,
Müsilajlı Bitkiler,
Sağlık Bilgileri
Öksürük Bulaşır mı? Öksürük Bulaşıcı Mıdır?
Öksürük eğer bir sekresyon(öksürürken sıvı atımı) içeriyorsa bulaşıcıdır. Bakteriyel ve viral(virüs kaynaklı) enfeksiyonlar bulaşıcı özellik taşırlar. Fakat öksürük alerjik nedenli ise, infantil gazlardan gelişen bir öksürükse veya mide asidinin yukarı kaçması nedenli reflü öksürüğüyse bulaşıcı değildir. Viral ve bakteriyel öksürükler özellikle kuluçka döneminde daha da bulaşıcıdır. Bu tip öksürükler genellikle damlacık enfeksiyonuyla bulaşırlar. Damlacık enfeksiyonu dediğimiz öksürüldüğü zaman havaya karışan ince sıvı damlacıklarının havada asılı kalmasıyla bulaşmasıdır.Enfeksiyondan korunma yöntemi hasta kişilerden uzak durarak mümkündür. Hasta olan bizsek başkalarına bulaştırmamak için bazı önlemler alabiliriz. Bu önlemler; öksürürken ağzımızı kapatmak, öksürürken veya hapşırırken ağzımızı elimize kapattığımızda elimize virüs ve bakteriler bulaşacağı için elimizi iyi bir şekilde yıkamak, enfekte olan ellerle başkasıyla tokalaşmamak veya başkalarına dokunmamak ve hasta olduğumuzu bildiğimiz halde başkalarını öpmemek gibi önlemlerdir. Bu basit kurallara uyarak bulaşmanın önüne büyük olasılıkla geçmiş oluruz.
Aramalar: öksürük bulaşıcımıdır, öksürük bulaşır mı
Aramalar: öksürük bulaşıcımıdır, öksürük bulaşır mı
Sponsorlu Bağlantılar:
6 Ekim 2011 Perşembe
Kamburluk Nasıl Önlenir?
Duruş bozukluğuna bağlı olan kamburluklarda ailelerin çok önemli rolü vardır ve bunlar büyük oranlarda önlenebilir. Bu tarz kamburluklar 10-15 yaş arasında çocuklarda görülür. Bu yaşlarda bir takım köklü duruş alışkanlıkları edinilirse bunlar ileri yaşlarda kalıcı hale gelebilir. Bu sebepten ötürü bu yaştaki çocuklarımızı bu tarz durumlara karşı uyarmalı ve bilinçli olmalarını sağlamalıyız. Ailelerin çocuklarının duruşlarını düzeltmeleri konusunda uyarmalıdır. Eğer ailenin uyarısına rağmen çocuk duruşunu düzeltmiyorsa mutlaka bu konunun uzmanı bir doktora götürmek gereklidir. Doktor tarafında çocuğa duruş egzersizleri öğretilir ve doğru duruş şekilleri öğretilir. Yüzüstü ve sırtüstü denilen bir takım egzersizler vardır. Özellikle yüzüstü pozisyonda ters mekik adı verilen vücudu arkaya doğru kaldırma hareketi, kol ve bacaklarla ters yöne hareket ettirerek yapılan bazı çok basit ama çok önemli egzersizler vardır. Bu tarzlar sırtı kuvvetlendirmek için çok faydalıdır. Ayrıca yüzmek yine vücutta omurga çevresindeki bir çok kası hareket ettirip kuvvetlendirdiği için oldukça faydalıdır.
Aramalar: kambur olmamak için nelere dikkat etmeliyiz, kamburluğun önüne nasıl geçilir, kamburluğu önlemek için neler yapılabilir
Aramalar: kambur olmamak için nelere dikkat etmeliyiz, kamburluğun önüne nasıl geçilir, kamburluğu önlemek için neler yapılabilir
Boyun Fıtığı Tedavi Edilmezse Ne Olur?
Boyun fıtıkları tedavi edilmediği zaman görülen en büyük risk felç olasılığıdır. Bu sebeple boyun fıtığı tespit edildiğinde çok ilerlemeden gerekli şekilde en uygun tedaviye bir an önce başlanması gerekir. Boyun fıtığında kas atrofisi(kas erimesi), zayıflıklar gelişir. Özellikle bir kol diğerine göre daha güçsüz olur işlevlerini diğer kola göre daha az yerine getirir. Bunun önüne geçilmezse de felce götürür. Yaşam kalitesini azaltan, kişinin hem hareket kabiliyetini kısıtlayan hem de hayata bağlılığını azaltan bir hastalıktır. İleride nörolojik problemlere de yol açabilir. Çok ilerlediği için omurilik hasarından dolayı tüm vücudu etkiler. Kişinin yürümesini, günlük hayatta bir yerden başka bir yere gitmesine bile engel olabilir. Boyun, başımızı bedenimize bağlayan çok önemli bir organdır. Boyun üzerinde 2'si önce 2'si arkada olmak üzere 4 tane çok önemli damar vardır. Bu damarlar ense kökünden beyni besler. Bu damarlar üzerinde bir baskı oluştuğunda baş ağrısı, baş dönmesi, konsantrasyon eksikliği, kulak çınlaması, uykusunu alamama ve yorgunluk gibi rahatsızlıklar olabilir. Bunlar da kişinin gerçekten tüm keyfini kaçırır ve yaşam kalitesini düşürür.
Aramalar: boyun fıtığı ameliyat edilmezse ne olur, boyun fıtığı için ameliyat olmazsam ne olur, boyun fıtığı tedavi edilmediğinde ne olur
Aramalar: boyun fıtığı ameliyat edilmezse ne olur, boyun fıtığı için ameliyat olmazsam ne olur, boyun fıtığı tedavi edilmediğinde ne olur
Etiketler:
Boyun Ağrısı,
Boyun Fıtığı,
Omurilik,
Ortopedi,
Sağlık Bilgileri
Diz Ağrısı Neden Olur?
Diz ağrıları diz eklemini meydana getiren yapılardaki bozukluğa göre değişik sebeplerle meydana gelebilir. Bilindiği üzere dizde üç kemik vardır. Özellikle diz eklemini meydana getiren diz kapağından ayrı olarak femur dediğimiz üst kısımdaki ve özellikle tibia ve fibula dizimizin alt kısmındaki kemiklerde problem varsa diz ağrıları mutlaka olur. Eklemin etrafındaki bağ dokular, kaslar ve özellikle üst ve alt kemiğin arasında bulunan, şoku emen, bacağın rahat hareket etmesini sağlayan menüsküs dediğimiz C harfi şeklindeki yapılardaki bozukluklar diz ağrısının en büyük sebebidir. Dizin hasar görmesini engellemek için görev yapan bursa dediğimiz su kesecikleri vardır. Bunların iltihapları bursit, tendinit gibi isimlendirilen rahatsızlıklarda dizlerde ağrıya sebep olan durumlardır. Ağrılar yanlış hareketlere bağlı olarak veya spor aktiviteleri, ani hareketler sırasında bağların, menisküsün yırtılmasına bağlı olarak oluşabileceği gibi özellikle 55-60'lı yaşlardan sonra kilo problemi olan veya ayakta çok fazla duran kişilerde kireçlenmeye bağlı olarak da görülebilir. İltihaplı romatizmalarda yaş ayrımı olmaksızın o bölgede ağrı, şişlik ve bazen ısı artışıyla kendisini gösteren romatizmalar çok sık diz ağrısına sebep olurlar. Bunların diğer yaralanmalar ve kireçlenmelerden farklı yanı istirahatte bile ağrının devam etmesi, ağrı kesicilere cevap vermemesi ve ağrı ile birlikte şişlik ve yanma olmasıdır.
Aramalar: menisküs nedir, diz ağrısı neden olur, diz ağrısının sebepleri nelerdir, menüsküs ne demektir, menisküs nerededir
Aramalar: menisküs nedir, diz ağrısı neden olur, diz ağrısının sebepleri nelerdir, menüsküs ne demektir, menisküs nerededir
Etiketler:
Fizik Tedavi Rehabilitasyon,
FTR,
Ortopedi,
Sağlık Bilgileri
Boyun Tutulması Neden Olur?
Boyun tutulmasının nedenleri bakılacağında öncelikle boyun tutulmasında ne olduğuna bakılmalıdır. Boyun tutulmasında başımızı taşıyan boyun kaslarında bir kasılma söz konusudur. Kaslar sürekli kasılıp gevşeyen bir yapıdadır. Fakat boyun bölgesindeki kaslar kasılı olarak kalır ve gevşeyemezse boynumuz tutulur. Boyun tutulmasına nedenlerinden sürekli aynı pozisyonda başı tutmak, kendimize uygun yastık kullanmamak, koltukta veya başka bir yerde boyun kaslarımızı zorlayacak şekilde uyuyakalmak veya uzun süre bu şekilde uzanmak, rüzgara ve ceryana maruz kalmak gibi nedenlerden kaynaklı olduğu düşünülse de aslında altta yatan başka nedenleri vardır. Bu saydığımız sebepler sadece tutulmanın o gün ortaya çıkmasının nedenidir. Boyun tutulmasının altta yatan nedenlerine bakıldığında; geçirdiğimiz hastalıklar ve ameliyatlar, vücudumuzda olabilecek bir çok rahatsızlıktan boyun kaslarımıza gelen olumsuz sinyallerdir. Rahatsızlığımız da vücutta tüm sinir sisteminde olumsuz uyaranlar vardır. Bunlar omuriliğe bilgi gönderirler. Boyun tutulmasına özellikle başımızda, boynumuzda veya dişimiz de ki rahatsızlıktan kaynaklanan olumsuz uyaranlar neden olur. Boyun bölgesindeki bu olumsuz sinyaller bu kasların çalışma şeklini bozarak tutulmaya neden olurlar. Kasların çalışma altyapısı bozulduğu için ters bir şekilde yatarsak boynumuz tutulur.
Aramalar: boyun tutulmasının sebepleri, boyun tutulması neden olur, boynum neden tutulmuş olabilir
Aramalar: boyun tutulmasının sebepleri, boyun tutulması neden olur, boynum neden tutulmuş olabilir
5 Ekim 2011 Çarşamba
Boyun Fıtığının Nedenleri Nelerdir?
Boyunda 7 tane omur kemiği vardır. Bunların ilk ikisi arasında disk yoktur, diğerleri arasında disk vardır. Diskin içinde nukleus pulpozus dışında da daha sertçe annulus fibrozus dediğimiz kısım bulunur. Diskin içindeki kısım dışarı çıkınca arka tarafında kanalın içerisinden geçmekte olan omuriliğe ve yanlara ayrılan sinirlere baskı yaparlar. bu sebeple burada hem boyun ağrısı ortaya çıkabilir hem de kol ağrısı oluşabilir. Omuzlara, sırtta kürek arasına da vurabilir. Bu yönüyle bel fıtığından farklıdır. Bir farkı da bel fıtığında belden geçen sinirler bacağa gittiği için şikayetler bel ve bacaklarda olur. Burada ise hem belde hem kolda hem de bacaklara giden sinirler vasıtasıyla bacaklarda görülebilir. Yürüme bozukluğu, alt ekstremitelerde ve bacaklarda kuvvet kaybı bile olabilir. Bu sebeple çok dikkat edilmesi gereken bir hastalıktır.
Aramalar: boyun fıtığı neden olur, boyun fıtığına neler sebep olur, boyun fıtığı sebepleri
Aramalar: boyun fıtığı neden olur, boyun fıtığına neler sebep olur, boyun fıtığı sebepleri
Boyun Fıtığının Belirtileri Nelerdir?
Boyun fıtığının verdiği ağrı boyunda, kollarda, omuzlarda ve sırtta olabilir. Çünkü sinirler ulaştığı noktaya kadar ağrıyı götürebilir. Çok şiddetli kol ağrılarına sebep olabilmektedir. Kolda uyuşma ve güç kaybı ya da daha kötüsü felce dönüşebilir. Bunlara karşı dikkatli olmak gerekir. Adelelerde erimeye (atrofi) sebep olabilir. Fıtığın ilerlemesi mutlaka engellenmelidir. Uygun ve yeterli bir müdahale ile fıtık ortadan kaldırılmalıdır. Fıtık ilerlerse bacakları da etkileyebilir. Çünkü bacaklara giden sinirler boyundan geçerler.
Aramalar: boyun fıtığının belirtileri nelerdir, boyun fıtığının göstergeleri
Aramalar: boyun fıtığının belirtileri nelerdir, boyun fıtığının göstergeleri
30 Eylül 2011 Cuma
Menopozda Kadında Nasıl Değişiklikler Olur?
Menopoz döneminde yumurtalıklarda yumurta kalmadığı için ve vücutta kadınlık hormonu östrojeni üreten organ da yumurtalık olduğu için menopozdan sonra vücutta östojen (kadınlık hormonu) kalmaz. Östrojen diğer bir hormon olan progesteronu da üretir. İki hormonunda vücutta eksiklikleri bir çok problemlere yol açabilmektedir. Bunlardan ilki kemiklerde erimedir. Yine kalp hastalıklarında artış, ateş basması, sıkıntılar, sinirlilik ve yorgunluk hali, depresyona eğilim gibi bir takın sıkıntılar ortaya çıkabilir. Menopozda rahim içi dokusunda incelmeler, cinsel ilişki sorunları ortaya çıkabilmektedir. Tüm bu saydığımız sıkıntılar menopoz döneminde ortaya çıkabilen semptomlardır.
Aramalar: menopoz döneminde kadında ne tür değişimler olur, menopozda kadınlarda nasıl değişiklikler başlar, menopoz kadınları nasıl etkiler, menopozdaki bir kadının durumu nedir, menopozda vücutta değişiklikler
Aramalar: menopoz döneminde kadında ne tür değişimler olur, menopozda kadınlarda nasıl değişiklikler başlar, menopoz kadınları nasıl etkiler, menopozdaki bir kadının durumu nedir, menopozda vücutta değişiklikler
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)