2 Ocak 2014 Perşembe

Hipotermi Nedir?


HİPOTERMİ

Hipotermi, vücut sıcaklığının tehlikeli oranda (35° C ya da 95.0 °F altına) düşmesidir. Vücut ısısı, metabolizmanın ve diğer fonksiyonların doğru çalışabilmesi için biyolojik olarak sabit değerde tutulur. Genellikle 36,5-37,5 °C'ler arasında ve bu değere yakın sabit bir düzeyde tutulur. Vücut ısısı düştükçe, titreme ve zihinsel bulanıklık gibi karakteristik semptomlar ortaya çıkar. Vücut ısısı normalin altına düştüğünde; kalp, sinir sistemi ve diğer organlar düzgün çalışamaz hale gelir. Bu durum tedavi edilmezse, hipotermi sonunda kalp ve solunum sistemi düzgün çalışamaz ya da durabilir. Bu da yüksek oranda ölümle sonuçlanabilecek ciddi bir durumdur.

Hipoterminin tersi olan durum, yani vücut sıcaklığının normalden fazla olması olan hipertemi'dir.

İlgili aramalar: hipotermi nedir? hipotermi ne demek? hipotermi tedavi edilmezse ne olur?

1 Ocak 2014 Çarşamba

Hematüri Nedir?


HEMATÜRİ

Hematüri, idrarda kan bulunmasıdır. İdrarda kan görmek her zaman endişelenmeyi gerektiren bir durum olmayabilir. Bazen yorucu bir egzersiz sonrasında da idrardan kan gelebilir. Yine bazı ilaçların kullanımı da idrarda kan görülmesine neden olabilir. Bunun dışında idrar yolundaki bir taşın yerinden oynaması da hematüri sebebi olabilir. Hematüriyi ortaya çıkaran basit bir neden olsa da mutlaka nedeninin araştırılması gereklidir. Enfeksiyon, böbrek hastalıkları, kan hastalıkları ya da kanser gibi ciddi nedenleri de olabilmektedir.

İki tür hematüri vardır. Birinde idrarda gözle görülebilecek derecede kan görülürken diğeri sadece mikroskobik inceleme ile idrarda saptanabilecek kan hücrelerinden meydana gelir.

Hematürinin tedavisi için ilk olarak altta yatan nedenin tespit edilmesi gerekir. Sportif faaliyetlerden dolayı meydana gelen hematüri bir kaç gün içerisinde kendiliğinden geçerken diğer sorunlar için tıbbi inceleme ve tedavi şarttır.

İlgili aramalar: hematüri nedir? hematüri neden olur? idrardan neden kan gelir? idrardan kan gelmesinin nedenleri nelerdir?

Hamilelikte Çay ve Kahve Tüketimi


Hamilelikte Çay ve Kahve Tüketimi

Kahvenin içerisinde bulunan kafein ve çayın içerisinde bulunan tein maddeleri, uyarıcı ve bağımlılık yapıcı maddelerdir. Kahve tiryakisi ve çay tiryakisi olunmasına içerisindeki bağımlılık yapıcı bu maddeler neden olmaktadır. Özellikle hamilelik sürecinde uyarıcı maddelerin kullanılması bebekler açısından olumsuz etkiler oluşturmaktadır. Bunun yanında hamileliğin ilk üç aylık döneminde yararı bilinen bitki çaylarının bile tüketilmemesi uzmanlar tarafından önerilmektedir.

Bitki çaylarının metabolik etkilerinin olması, özellikle gebeliğin ilk üç aylık döneminde düşük riskinin artması gibi bir sonucu da vardır. Hamilelik döneminde anne adaylarının özellikle su kaybı, mineral kaybı, bulantı gibi durumlar varsa maden suyu ve taze sıkılmış meyve sularının içilmesi anne adayları için en doğru olan içecek türleridir. Meyvelerin posasıyla birlikte yenerek tüketilmesinin, meyve sularının içilmesinden çok daha büyük faydaları bulunmaktadır. Hazır meyve suları yerine mutlaka taze sıkılmış mevye suları tüketmelisiniz.

Hepatitli Hastalarda Hamilelik


Hepatitli Hastalarda Hamilelik

Hepatit B hastalarının da gebe kalması ve çocuk doğurabilmesi mümkündür. Fakat bazı problemler olmaktadır. Hasta gebe kalmadan önce hepatit b hastası ise bu tedavi gebelik durumundan önce uygulanan tedaviden farklı olarak ilerlemek zorundadır. Çünkü gebelik durumunda çocuğu etkileyebilecek ve çocuğa zarar verecek bazı ilaçların kullanılmaması gerekmekte ve hastanın başka ilaçlarla tedaviye devam etmesi sağlanmaktadır.

Tabi ki hasta gebe kalmadan önce hepatit b olmuş ise ve bu durum bilinip ona göre gebe kalacak ise farklı bir tedavi uygulanır ve buna göre önlemler alınır. Ancak bu şekilde teşhis koyulmadan önce hamile kalındı ise bu daha zor bir tedavi uygulaması gerektirmektedir. Bu tedavi uygulaması ilk yapılacak olan uygulamaya göre daha zordur. Fakat artık ilerleyen sağlık hizmetleri bu tedavileri de kapsayabilmekte ve bu konularda bizlere çok büyük ölçüde yardımcı olabilmektedir. Bu yüzden hepatit b hastası bile olsanız bu durum gebelik ve çocuğunuz olması için herhangi bir problem teşkil etmeyecektir. Ama her ne olursa olsun gebe kalamadan önce mutlaka hepatit b olup olmadığınızı kontrol ediniz ve bu durum var ise tedaviye erken başlayarak gebelikten önce bunun önüne geçmeye çalışılmalı ve gebelik hasta iken olacaksa bile buna göre tedavi değiştirilerek devam ettirilmelidir. Kısacası hepatit b hastaları da çocuk sahibi olabilirler ama dikkatli olunması gereklidir.

İlgili aramalar: hepatitlilerde hamilelik nasıl olur? hepatitli hastalarda gebelik, hepatit anneden bebeğine geçer mi?

Kepçe Kulak Ameliyatı Zor Mudur?


Kepçe Kulak Ameliyatı Zor Mudur?

Kepçe kulak estetik olarak görüntü bozukluğu ve psikolojik travmalara sebep olmaktadır. Çocuklar bu durumdan daha çok etkilenmektedir. Özellikle sosyal yaşantılarını ve eğitimlerini etkilemektedir. Kepçe kulak genellikle doğuştan olsa da sonradan da ortaya çıkmaktadır. Kepçe kulak tedavisi için uygulanan tek yöntem ameliyattır. Aslında ameliyat demek yerine estetik bir düzeltme demek daha doğru olacaktır.

Bu operasyon da kulakların arka tarafı uyuşturularak deri altından geçirilen iplerle kulak arkaya doğru çekilmekte ve sabitlenmektedir. Öncelikle doktor muayenesinden geçerek uygun tedavi belirlenmektedir. Hastanın yaşına göre genel anestezi ya da lokal anestezi ile gerçekleştirilmektedir. Yaklaşık olarak 1 ila 1.5 saat süren ameliyat sonrasında kulaklarınıza 3 gün bandaj takılacaktır. Bu süre içinde mutlaka ağrı ve sancılarınız olacaktır, ancak bu ağrılar dayanılmaz boyutta değildir. 3 gün sonra bandajlar açılacak ve 1 hafta içinde morluklar ve şişliklerde kaybolarak normal yaşantınıza devam edebileceksiniz. Estetik olarak yapılan bu operasyonda dikiş aldırma gibi bir olay söz konusu değildir. Ameliyat sonrası ilk 3 ay kulaklarınızı darbelerden ve öne doğru katlamalardan uzak tutmalısınız. Aksi takdirde iç dikişlerin atmasına sebep olabilirsiniz. Bu süreyi atlattıktan sonra hiçbir sorun kalmamaktadır.

İlgili aramalar: kepçe kulak ameliyatı zor mu? kepçe kulak estetiği zor bir ameliyat mıdır?

Estetik Dikiş Nasıl Yapılır?


Estetik Dikiş Nasıl Yapılır?

Yapılan cerrahi işlemlerden sonra dikiş izi kalmaması için estetik dikiş yapılmasını isteriz. Ancak kesi yapılan işlemlerde iz kalmaması mümkün değildir. Estetik dikiş iz bırakmaz kanısı oldukça yanlıştır. Estetik dikiş yapıldığı zaman izlerin fark edilmemesi sağlanmaktadır. Kesi yapılan yere aralıklı olarak atılan 3-4 dikiş yerine daha sık olarak ve ince dikiş ipliği kullanılarak atılan 8-10 tane dikiş izin fark edilmesini önlemektedir. Estetik dikiş yapılması daha ince ipler kullanılarak daha sık dikiş atıldığı takdirde izler belirginliğin kaybederek fark edilmeyecektir. İzlerin yok olması tıbben mümkün değildir. Estetik cerrahlar ve plastik cerrahlar yara izlerini gizleyebilir, belirginliğini en aza indirebilir ancak yok edemezler.

Estetik dikiş konusunda öncelikle bu yanlış düşünceden kurtulmalısınız. Son zamanlarda yapılan tüm ameliyatlarda yapılan dikişler estetik olarak yapılmakta ve çok belirsiz izler kalmaktadır. Geçmişte yapılan dikişlerde çok belirgin izler kalırken günümüzde bu izler tamamen belirsiz şekilde yapılmaktadır.

İlgili aramalar: estetik dikiş nasıl yapılır? estetik dikiş nasıl olur?