GEBELİKTE SAÇ BAKIMI
Gebe bir kadındaki en belirgin değişikliğin karnının büyüyor olması, başka farklılık olmadığı demek değildir. El ayasının geçici olarak parlak bir kırmızılığa dönüşmesi, dişetlerinin şişmesi ve kanaması gibi vücudun pek çok yerinde değişiklikler olur. Saçlarda gebelikten etkilenir. Gebelikte birlikte, donuk olan saçlar birden parlaklaşabilir veya canlı saçlar cılızlaşabilir.
Normalde saçlara perma yaptırılınca kıvırcık ve dalgalı olması beklenirken, birincisi, gebelikteki hormonal değişikliklere saçların nasıl yanıt vereceği önceden kestirilemez; tüm saçlar permayı tutmayabilir. İkincisi, perma için kullanılan kimyasal maddeler saçlı deriden emilip, kan dolaşımına karışır ve gebelikte güvenle kullanımı açısından pek çok soru işareti ardır. Şimdiye kadar yapılan çalışmalarda, kullanılan kimyasal maddelerin bebek açısından risk taşımadığı , perma yaptırılması işle bebekte doğumsal sakatlık gelişmesi arasında bir bağlantı olmadığı saptanmıştır. Fakat permanın tamamıyla güvenilir olduğunu söyleyebilmek için, daha fazla araştırmaya gereksinim vardır. Bu yüzden, tedbiri elden bırakmamak için doğum sonrasına kadar saçlarınız düz kalabilir. Önceden perma yaptırmışsanız kaygılanmayın, risk yalnızca kuramsal düzeydedir ve kalfa takmaya değmez.
İyi bir beslenme de saçların ızın parlak görünmesine yardım edebilir. Bazı şampuanlarla ya da saç masajıyla da saçınıza canlı bir şekil verebilirsiniz. Gebeliğiniz ilerledikçe saçların ızın kırılganlığı artabilir. Saçlarınızı kısa kestirerek dolgunluğunu koruyabilirsiniz.
Permada olduğu gibi, saç boyalarının doğumsal sakatlık yaptığına dair de somut bir delil yok. Risk yalnızca kuramsal düzeyde ve daha önceden yaptırdığınız boya ile ilgili olarak üzülecek bir şey yok. Fakat tedbirli davranmak için, en azından doğum sonrasına kadar saçlarınızı boyatmayabilirsiniz.
Beyaz saçlarınızı gizlemek veya köklerini boyatmak ve tedbiri de elden bırakmamak istiyorsanız, kuaförünüze saf bitkisel boyaların kullanımını sorunuz.
Konuyla ilgili aramalar: hamilelikte saç bakımı , gebelikte saçlar
26 Mayıs 2011 Perşembe
Hamilelikte Beslenme
HAMİLELİKTE SAĞLIKLI BESLENME , GEBELİKTE BESLENME

Her lokmanın sayılması:
Yediklerinize özen göstererek,bebeğinize yaşama en iyi şekilde başlama fırsatı vermek için önünüzde dokuz ay vardır. yediğiniz her lokmaya dikkat edin,çatalınızı ağzınıza götürmeden önce ‘Bu yediğim bebeğim için iyi mi’ diye düşünün,eğer yanıt ‘evet’ se çiğneyin. Düşkün olduğunuz tatlılardan ya da atıştırmak için yediğiniz şeylerden uzak durun.
Tüm kaloriler birbirine eşit değildir:
150 kalorilik bir tatlı kurabiyedeki kalori,kepekli undan yapılmış,meyve suyuyla tatlandırılmış diyet kurabiyedeki 150 kaloriye eşit değildir. Yine 10 adet patates cipsindeki 100 kalori ,kabuğuyla fırında pişirilmiş patatesteki 100 kaloriye eşit değildir. Bu nedenle aldığınız kalorinin miktarının yanı sıra,niteliğine de özen gösterin. Bebeğiniz alacağınız 4000 boş kaloriden çok,besleyici madde açısından zengin 2000 kaloriden yararlanacaktır.
Kendinizi aç bırakırsanız bebeğinizi de aç bırakırsınız:
Nasıl bebeğinizi doğduktan sonra aç bırakmayı düşünemiyorsanız,anne karnındayken de bunu yapmamalısınız. Bebeğin izin düzenli aralarla düzenli beslenmeye gereksinimi vardır. Hiçbir zaman öğün atlamayın. Siz aç olmazsanız da bebeğiniz açtır. Eğer mide ekşimesi ve şişkinlik gibi yakınmalar iştahınızı kaçırıyorsa, günlük gereksinmenizi 3 normal öğün yerine altı küçük öğünle karşılayın.
Önemli Olan Etkidir :
Günlük besin gereksiniminizi olabileceğince verimli kalorilerle karşılayın. 6 yemek kaşığı fıstık ezmesi yiyerek aldığınız eğer yiyebilirseniz (600 kalori vardır, günlük gereksinimin izin % 25’i) 25 gr. Protein , 160 gr’lık diyet ton balığı konservesinden alacağınızdan (170 kalori ) daha az yararlıdır. 300 mg. Kalsiyumu 1.5 porsiyon dondurma (450 kalori) yerine 1 bardak kaymaksız süt (90 kalori ) ya da 1 kase yağsız yoğurttan (100 kalori) almak daha iyidir. 1 gr. Protein ya da karbonhidrattan 2 kat fazla kalorisi olan yağlar, boş kalori kaynağıdır. Bunun için eti yağsız alın, süt ürünlerini yağsız olanlardan seçin, kızartma yerine ızgarayı tercih edin, ekmeğin izin üzerine tereyağını incecik sürün.
Verimli beslenme , yeterince kilo alamamak gibi sorununuz varsa da önemlidir. Sağlıklı kilo almak için besin ve kalori değeri çok olan avokado, kabuklu gıdalar seçin. Patlamış mısır ya da benzeri yiyeceklerden uzak durun.
İster daha fazla, ister daha az kilo almaya çalışın, iki ya da daha fazla gereksiniminizi bir porsiyonla etkili olarak karşılayan besinleri örneğin brokoli (vitamin C, yeşil yapraklı sebze ve kalsiyum ), yoğurt ya da somon balığı konservesi (protein ve kalsiyum), kuru kayısı (demir ve meyve ) seçin.
Karbonhidratlar Karışık Bir Konudur :
Gebelik sırasında çok fazla kilo almaktan korkan bazı kadınlar, hata ederek diyetlerinden karbonhidratları çıkarırlar. Saf ve/veya basit karbonhidratların (beyaz ekmek, pirinç, kek, kurabiye, şeker, şurup) besin değeri az, kalori çoktur. Saf olmayan ve/veya karbonhidrat kompleksleri (kepekli ekmekler, kahverengi pirinç, kuru fasulye, bezelye ve elbette özellikle kabuğuyla pişirilen patates) ve taze meyveler, gerekli B vitamini, mineraller, protein ve lifleri almamızı sağlar. Bu yalnız s izin için değil, bebeğiniz için de iyidir. Bulantı ve kabızlığın kontrol altına alınmasına yardımcı olur, doyurucu ve liften zengin (yağlı ve mayonez gibi soslarla hazırlamadığınız sürece) ama şişmanlatıcı olmadığı için kilonuzun da kontrol altında olmasına yardımcı olacaktır. Son araştırmalar karbonhidrat kompleksleriyle beslenenler için bir iyi haber daha vermiştir. Fazla lifli besin tüketenlerde gebeliğe bağlı şeker hastalığının gelişme rizikosu azalmaktadır. (Az lifli besinlerden yüksek lifli besinlere birden geçmeyin)
Tatlılar Sorundan Başka Bir Şey Değildir :
Hiç bir kalori şekerin verdiği kalori kadar boş değildir. Ayrıca araştırmacılar şekerin yalnız yararsız değil ayrıca zararlı olduğunu da göstermişlerdir. Şekerin diş çürümelerine yol açmasının yanı sıra, şeker ve kalp hastalığı, depresyon ve bazı vakalarda hiperaktiviteyle ilişkisi olduğu düşünülmektedir. Şekerle ilgili belki de en kötü şey, genelde hiç besin değeri olmayan gıdalar içinde bulunmasıdır : Beyaz unla ve sağlıksız yağlarla yapılmış tatlılar gibi. Genellikle çok besleyici olmayan besinlerin içinde bulunmasından dolayı, gebelerin almaya alıştıkları şekerin yerine koymak için şeker yerine kullanılan tatlandırıcılar (ha tta gebelikte kullanımının güvenli olduğuna inanılan aspartam bile) iyi bir seçenek değildir.
Lezzetli ve besleyici tatlılar için, şeker yerine meyve suyu konsantresi kullanın. Bunlar da şeker kadar tatlıdırlar, ama vitamin ve mineral içerirler. Böyle hazırlanmış ürünler çoğu kez kepekli undan ve kimyasal katkı maddeleri kullanılmadan, sağlıklı yağlar kullanılarak yapılmıştır. Bu bölümün sonundaki tarifleri kullanarak kendi tatlınızı evde hazırlayın.
Size sunduğumuz Dengeli Beslenme Diyeti, rafine şekerleri (kahverengi, beyaz şeker, bal, vb.) gebelik sırasında kısıtlamayı önerir. Şekerden alacağınız kaloriyi daha yüksek besin değeri olan gıdalardan almasınız siz ve bebeğiniz için daha da iyi olacaktır.
İyi Besinlerin Nereden Geldiği Bellidir :
Pişirdiğiniz bezelye tarladan toplanalı çok uzun zaman olmuşsa (konserve, haşlanıp dondurulmuş) size ve bebeğine sağlayacağı besleyiciliğin çoğunu yitirmiş demektir. Mevsiminde taze sebze ve meyveler bulunmuyorsa ya da hazırlayacak zamanınız yoksa taze sebze ve meyveler bulunmuyorsa ya da dondurulmuş olanları (tazeleri kadar besleyicidir, çünkü toplandıktan hemen sonra dondurulur) tercih edin. Her gün çiğ sebze ve/veya meyve yemeğe çalışın. Sebzeleri ya buharda ya da az pişmiş hazırlayarak vitamin ve minerallerinin korunmasını sağlayın. Hazır yiyeceklerden kaçının, içlerinde birçok kimyasal madde, tuz ile şeker vardır, besin değerleri de düşüktür.
Sağlıklı Beslenme Ailenin Seçimi Olmalıdır :
Eğer evde sizi çikolatalı bisküvi yapmaya ya da alışveriş listesine patates cipsini de eklemenize zorlayan biri varsa Dengeli Beslenme Diyet’nin pek şansı olmadığı ortadadır. Bu nedenle ailenin diğer üyelerini de sizinle beraber bu diyete uymak için ikna etmelisiniz. Çikolata parçalı yerine doğal olarak tatlandırılmış, meyveli, yulaf unundan yapılmış kurabiye pişirin. Eve patates cipsi yerine ay çekirdeği alın. Sağlıklı bir bebek ve görece incecik bir vücudun yanı sıra doğum sonrası bir ikramiye de olumlu bir koca ve eğer varsa daha iyi beslenme alışkanlığı olan çocuklar olacaktır. Dengeli Beslenme Diyeti’ne bütün aile doğumdan sonra da devam edin, özellikle ailenin en yeni üyesine olmak üzere hepsinize daha uzun ve sağlıklı bir yaşam olanağı sunacaktır.
Kötü Alışkanlıklar İyi Bir Diyeti Sabote Edilebilir :
Yeryüzündeki en iyi doğumdan önce diyet bile anne adayı alkol, tütün ve benzeri maddelerden uzak durma önerisine uymuyorsa, işe yaramaz 3. Bölümü okuyun ve henüz yapmadıysanız, alışkanlıklarınızı buna göre değiştirin.
HER GÜN ALINMASI GEREKENLER
Kalori :
Gebelerin iki kişilik yemek yediği doğrudur. Ama akılda tutulması gereken şey bu iki kişiden birinin günlük gereksinimi ortalama olarak 300 kalori olan, gelişmesini sürdüren küçücük bir bebek olduğudur. Bu nedenle ortalama olarak bir kilonuz varsa gebelik önceki kilonuzu korumak için ekstra olarak 300 kaloriye gereksiniminiz vardır. İlk üç ayda, zayıf olup bunu telafi etmeye çalışmıyorsanız günde ekstra olarak 300 kaloriden daha azına gereksiniminiz vardır. Daha sonra metabolizmanız hazırlanacağından günde 300 kaloriden fazlasına gereksiniminiz olacaktır. Pek çok gebelik diyetinde önerildiği gibi 4 kişilik bir aileyi besleyecek kadar çok yemek, bebeğin gelişimi ve ikin izin gereksinimizden fazla kalori almak yalnız gereksiz değil akılsızcadır da . Öte yandan gereğinden az kalori almak hem yanlış hem tehlikelidir özellikle 2. ve 3. üç ayda olmak üzere gebelik sırasında gerektiği kadar kalori almayan kadınlar bebeğin gelişimine ciddi zarar verirler.
Bu basit formülün 4 istisnası vardır, bunların her birinde anne adayı kalori gereksinimini hekimiyle konuşmamalıdır. Fazla kilolular, doğru bir beslenmeyle daha az kalori alabilirler. Ciddi olarak düşük kilolu kadınların, daha fazla kaloriye gereksinimleri vardır. Ergenin, kendisinin de gelişimi sürmektedir ve belenme gereksinimi özeldir, karnında birden fazla bebek taşıyan kadınların öğününe her biri için 300 kalori eklenmesi gerekir.
Günde ekstra olarak 300 kalori almak, yemek yemeği senlerin bir fantezisi gibi dursa da, öyle değildir. Bazen günde 4 bardak süt içmekten (toplam 380 kalori) ya da eşdeğer kalsiyum açısından zengin besinlerle ve ekstra protein porsiyonunuzla kendinizi tıka basa doymuş hissedeceksiniz. Yani çekici besinler eklemek yerine belki alıştıklarınızı da bırakmak zorunda kalacaksınız. Aldığınız kalorilerin yüksek besin değerinden emin olmak için başarılı bir etkili diyet uzmanı olacaksınız.
Gebelik sırasında alınan kalorilerin hesaplanmasına karşın bunu yapmak zorunda değilsiniz. Her yemekte karışık hesaplamalarla uğraşacağınıza haftada bir gün güvenilir bir tartıda tartılarak ilerlemenizi kontrol edebilirsiniz. Günün aynı saatinde çıplak ya da aynı giysiyle (yada ağırlığı yaklaşık aynı olan giysilerle) tartılın. Kilo alışınız şemaya uyuyorsa (2. ve 3. üç aylarda haftada yaklaşık yarım kg), doğru miktarda kalori alıyorsunuz demektir. Aldığınız kilo azsa az kalori, çoksa çok kalori alıyorsunuz demektir. Enerji alımınızı gerektiği şekilde besinleri kesmeyin ve her gün tartılmaya devam edin.
Protein :
Günde 4 porsiyon : Proteinler insan hücrelerinin yapıtaşı olan aminoasit dene maddelerden oluşur. Araştırmalar anne adayının gerekenden az protein almasının, tıpkı az kalori alması gibi düşük doğum ağırlıklı bebek doğumuna neden olduğunu göstermiştir. Bu nedenle gebeler günde en az 60-75 gr. Protein almalıdır. Yüksek riskli gebeliklerde önerilen miktar, günde 100 gr’dır ve gebeliğin yüksek riskli olmasını önlemeye yardımcı olabileceği için baştan amaçlanan miktar olabilir. 100 gr.’lık protein alma hedefi çok gibi görülebilir ama Amerikalıların çoğu günde bu kadar ya da fazla protein tüketir. Günde 100 gr. Protein almak için yapacağınız, Dengeli Beslenme Diyeti’nin besin seçme gruplarındaki proteinli besinlerden 4 porsiyon yemektir. Protein porsiyonlarınızı sayarken, yüksek kalsiyumlu gıdalarda bulunan proteini hesaba katmayı unutmayın : 1 bardak süt veya 30 gr. Peynirin, her biri 1 protein porsiyonudur. Bir kâse yoğurt yarım porsiyon, 125 gr. Somon balığı tam bir porsiyondur.
Günün sonunda yarım ya da bir porsiyon eksik kaldıysa yatma dan evvel yüksek proteinli bir ara öğün yiyerek kotayı tamamlayabilirsiniz. Örneğin, yumurta salatası (1 yumurta ve 2 yumurta beyazıyla yapıldığında yarım porsiyon protein eder.)ve kepekli kraker, milk shake (1 porsiyonnun 3/2’si eder) ya da ¾ kâse az yağlı peynir (1 porsiyon protein) yanında domates ve fesleğenle yiyebilirsiniz.
C Vitaminli Besinler :
Günde 2 porsiyon : S izin ve bebeğin izin doku tamiri, yara iyileşmesi ve çeşitli metabolik işlemler için C vitaminine gereksinimi vardır. Bebeğin ayrıca güçlü kemik ve diş gelişimi ve düzgün gelişmesi için C vitaminine gereksinimini vardır. C vitamini beden de depolanamaz, bu sebepten dolayı her gün alınması gerekir. C vitamininden zengin besinler en iyisi taze ve pişirilmemiş halde yenir, ışık , ısı ve havaya maruz kılmakla vitaminini kaybeder. Taze sıkılmış portakal suyu bu vitaminin en iyi kaynağıdır.
Kalsiyumlu Besinler :
Günde 4 Porsiyon : Belki de ilkokuldayken, büyüyen çocukların diş ve kemik sağlığı için bol kalsiyuma gereksinimi olduğunu öğrenmişsinizdir. Kalsiyum, kasların, kalp ve sinir sisteminin gelişimi, kan pıhtılaşması ve enzim etkinliği için gereklidir. Yeterince kalsiyum almazsanız kaybedecek olan yalnız bebeğiniz değildir; bedene kalsiyum girişi yetersize bebeğin izin kafa kemiği s izin ileride osteoporoza aday kılar. Sütünüzü içmeniz (ya da kalsiyumu diğer yollardan almanız) için bir diğer neden de şudur : son araştırmalar yüksek miktarda kalsiyum alımının gebeliğe bağlı yüksek miktarda tansiyonun önlenmesinde yardımcı olduğunu ortaya koymuştur.
Bu nedenle kalsiyum bakımından zengin besinlerden günde dört porsiyon almaya özen gösterin. Eğer günde 4 bardak süt içmek size çekici gelmiyorsa, bir kase yoğurt ya da bir parça peynir şeklinde de kalsiyum alabilirsiniz. Süt ve süt ürünlerine dayanıksız olanlar kalsiyumu başka besinlerden alabilirler.
Diyetle yeterince kalsiyum alamayanlara, vejetaryenlere ya da laktoza dayanıksız olanlara kalsiyum tabletleri önerilir.
Yeşil ve Sarı Sebzeler, Sarı Meyveler :
Günde üç ya da daha fazla porsiyon. Bu besinler beta karoten formunda A vitamini içerir. A vitaminini hücre büyümesi (bebeğin hücreleri inanılmaz bir hızla çoğalır) sağlıklı cilt, kemikler ve gözler için gereklidir, ha tta bazı kanser türleri riskini de azaltır. Yeşil yapraklı sebzeler, vitaminler (E vitamini, riboflavin, folik asit, B6), mineraller (yeşil yapraklı sebzelerin çoğu mineraller kadar kalsiyum da içerir) ve kabızlığı önleyen lif içerir. A vitaminin doğada en verimli kaynakları yeşil ve sarı sebzeler ile meyveleridir. Havuç ve ıspanağın ve şeftalide bulunur. Bir bardak havuç suyu içenler bunu bir porsiyon sayılabilirler.
Diğer meyve ve Sebzeler :
Günde iki porsiyon ya da fazlası. Betakaroten, A vitamini ve C vitaminin bakımından zengin olanlardan başka günde en az iki farklı tür lif, vitamin ve mineral için sebze ve meyve yemelisiniz. Bunların çoğu potasyum ve/veya magnezyum bakımından zengindir, her ikisi de gebe sağlığı için önemlidir.
Tahıl ve Baklagiller Günde 6-11 porsiyon.
Tahıllar (buğday, arpa , çavdar, yulaf, mısır, pirinç, darı, soya ) ve baklagiller (bakla, kuru fasulye ve bezelye) bebeğin gelişen bedeninin her bölgesi için gereken B vitamini ve başka besinleri içerir. Bu yoğunlaştırılmış karışık karbonhidratlar, gebelikte çok önemli olduğu gösterilen çinko, selenyum ve magnezyum gibi minarellerden zengindir. Nişastalı besinler sabah bulantılarını geçirmeye yardım eder.
En yüksek faydası meydana getirmek için diyetinize çeşitli karışık karbonhidrat katın, ortak besleyici özelliklerinin yanı sıra her birinin ayrı gücü vardır. Denemeci olun : Balığınızı yulaf kepeği, mevsimlik otlar ve peynirla pişirin. Pilava şehriye katın. Çorbanıza deniz ürünleri ekleyin.
Saf unlarını hesaba katmayın (beyaz undan yapılan ekmek gibi ) . “Zenginleştirilmiş” bile olsalar bunlar lifte ve orijinallerde vitamin ve minerallerin çoğundan yoksundur.
Demir Yönünden Zengin Besinler :
S izin ve gelişen bebeğin izin artan hacmi için büyük miktarda demir gerekli hacmi için büyük miktarda demir gerekli olduğundan, bu 9 ayda hayatın ızın herhangi bir dönemecinde olmadığı kadar çok demire gereksiniminiz olacaktır. Demiri mümkün olduğunca diyetinizden sağlayın. Demir bakımından zengin besinler yemek de demirin bağırsaklarda emilimini artıracaktır.
Gebelikte demir gereksinimini tek başına diyetle karşılamak genel olarak güç olduğundan 12. haftadan itibaren gebeler günde 30 mg. Demir hapı almalıdır. Demir emilimini artırmak için, hapı yemek arasında , C vitamini bakımından zengin meyve suyuyla veya suyla (ama süt, çay ve kahveyle değil) alın. Eğer gebenin demir depoları düşükse doktoru günde 60 –120 mg. Demir hapı önerebilir.
Yağ Bakımından Zengin Besinler:
Günde 4 Tam ya da 8 Yarım Porsiyon Yada Eşdeğer Karışım. Genel olarak kabul edilen beslenme rehberlerine göre bir yetişkin aldığı kalorinin % 30’unu yağlardan sağlanmalıdır. (Ortalama bir Amerikalı’nın beslenmesinde kalorinin % 40’ı yağlardan sağlanır.) Aynı oran gebelere de uygulanır. Eğer 57 kiloysanız ve günde 2100 kaloriye gereksiniminiz varsa, yağlardan alacağınız kalori 630’dan fazla olmamalıdır. 70 gr. Yağ 630 kaloriye ulaşmak için yeterlidir. Bu gereksinimi hem karşılamak hem de aşmak çok kolaydır. Fazladan yeşil yapraklı sebze, C vitamini açısından zengin besinler, ha tta tahıl veya kalsiyumlu besinler almanızda bir sakınca yoksa da ekstra olarak yağlı porsiyonlar ekstra olarak kilo demektir. Yağ alınımını ılımlı tutmak iyi olsa da, tümüyle kesmek tehlikelidir. Yağ ve içerdiği temel yağ asitlerinin gelişen bebeğiniz için yaşamsal önemi vardır.
Her gün yediğiniz, yağ bakımından zengin besinlerin hesabını tutun; kotanızı doldurun, ama aşmayın. Yemek hazırlanırken ve pişirirken kullanılan yağlarında sayıldığını unutmayın. Eğer 1 yumurtayı ½ kaşık margarinle (1/2 porsiyon) kızartıyorsanız ya da ton balığının yanına 1 kaşık mayonez (1 porsiyon) koyuyorsanız bunları da günlük kotanızdan sayın.
Eğer yeterince kilo alamıyorsanız ve başka besleyici besinleri arttırmanız etkili olmuyorsa, her gün bir porsiyon fazla (ama daha çok değil) yağlı besin alın, bu konsantre kaloriler kilo almanızı sağlayacaktır.
Tuzlu Besinler :
Aşırıya kaçmadan. Bir zamanlar hekimler, gebelik sırasında bedende su tutulması ve şişkinliğe katkıda bulunduğu düşünüldüğü için tuz kısıtlamasını önerirlerdi. Şimdi gebelik sırasında beden sıvılarında artışın gerekli ve normal olduğuna ve makul miktarda tuzun yeterli sıvı düzeyi için gerektiğine inanılmaktadır. Ama gebe olsun olmasın, aşırı miktarda tuz ve tuzlu besinler (soya sosu ve patates cipsi gibi) kimse için iyi değildir. Fazla tuz alımı yüksek tansiyonla yakından ilişkilidir ve bu da gebelikte potansiyel neden olabilir. İyot eksikliği her bölgede sorun oluşturmamasına karşın gebelikte artan iyot gereksinimini karşılamak için iyotlu tuz kullanabilirsiniz. Genel bir kural olarak yemekleri pişirirken değil, masada tuz atın.
Sıvılar :
Günde en az 8 bardak. Nasıl ki yalnız iki kişi için yiyorsanız, içmenizde iki kişi olacaktır. Günü neredeyse bir yudum bir şey içmeden geçiren insandansanız, şimdi değişme zamanıdır. Beden sıvıları gebelikte arttığı için, sıvı gereksiniminiz de artar.
Bebeğin izin de sıvıya gereksimi vardır; bedeninin büyük kısmı, sizinki gibi sıvıdan oluşmuştur. Fazladan sıvı cildinizi yumuşatır, kabızlığı azaltır. Bedeninizde fazla su toplanması varsa (düşünüldüğünün tersine az sıvı alınması, sıvı toplanmasına neden olur) ya da hava sıcaksa (susuz kalma, zamanın dan evvel doğum riskini artırır) günde en az 8 bardak sıvı aldığınızdan emin olun. Elbette aldığınız tüm sıvıyı yalnız içtiğiniz sudan almıyorsunuz, süt , (üçte ikisi sudur) sebze ve meyve suları, çorbalar, kafeinsiz ve şekersiz içecekler ve maden suyu da sıvı kaynağıdır. Kolalı içecekler az için, günün sonunda çok fazla kalori almış olabilirsiniz.
Bira bardağı gibi büyük bardakla içtiğinizde 1,5 ölçü almış olursunuz. Sıvı alınımınızı gün içerisine yayın bir kerede 2 bardaktan fazla kanı aşırı sulandırır içmeye çalışmayın.
Vitamin Hapları :
Her gün alınan gebelik formülleri. Vitamin hapları, bilim dünyasında her zaman tartışma konusu olmuştur. Doğum öncesi vitamin hapları kullanma üzerine olan tartışma Ulusal Bilimler Akademisi’nin tüm gebelere (30 mg. Demir dışında) rutin vitamin hapı kullanımını destekleyen yeterince kanıt olmadığına ilişkin açıklamasıyla yoğunlaşmıştır. Akademi, belirli vitamin ve minerallerin hapla verilmesinin herkes için yararlı olduğuna ilişkin daha fazla araştırmaya gerek olduğu düşüncesindedir; ama günümüz için hekimin, her hastanın diyetini dikkatle değerlendirmesi ve fakat diyette eksikte vitamin eklenmesi, vejetaryenler de dahil olmak üzere beslenmesi riskli olanlara, karnında birden fazla bebek taşıyanlara, sigara içenlere , alkol ya da madde kullananlara yapılmaktadır.
Sağlıklı gebelerin gereksinimleri olan tüm besinleri yemek sofrasından karşılayabilecekleri düşüncesi yaygındır. Ama gerçekte, gebe bir kadın yemeklerin vitamin ve minerallerin korunarak hazırlandığı bir labaratuvarda yaşasa, aldığı günlük miktar kesin olarak ölçülse, hiç bir zaman telaş içinde yemek yemese ya da yiyemeyecek kadar bulantısı olmasa ve gebeliğinin yüksek riskli gruba hiç bir zaman giremeyeceğinden emin olsa bu doğrudur. Gerçek yaşamda vitamin hapları ekstra olarak bir garantiyi değerlendirerek kendilerini daha iyi hissedebilirler.
Hiçbir hap ne kadar tam olursa olsun, iyi bir diyetin yerini alamaz. Vitaminler ve minerallerin çoğu besinlerle alınır. Çünkü bu beden için en etkili kullanım yoludur. Taze besinler yalnız bizim bildiğimiz ve hap için sentez yapılabilenler dışında, henüz keşfedilmemiş olanları da içeriyor olabilir. 30 sene önce doğumdan önce verilen haplar, bugün sağlık için çok önemli olduğunu bildiğimiz çinko ve öbür mineralleri içermiyordu. Ama kepekli ekmekte bunlar her zaman vardır. Ayrıca doğal besinler lif, su (meyve ve sebzelerde her ikisinden de bolca bulunur) kalori ve protein içerirler ki bunların hiçbiri bir hapa sığdırılamaz. (Günlük sebze gereksinimine eş değer olduğu öne sürülen haplara dikkat edin, bu iddialar tümüyle sahtedir.)
Az iyi, çok daha iyidir diye düşünmeyin. Vitamin ve mineraller yüksek dozda alındıklarında bedende ilaç etkisi yaparlar ve onlara ilaç gibi yaklaşmak gerekir. A ve D vitaminleri günlük önerilen dozun hemen üstünde bir dozda zehir etkisi yapar. Günlük önerilen dozun ötesinde her vitamin ve mineral kompleksi faydası risklerinden ağır bastığında hekim gözetiminde alınmalıdır. Bu vitaminleri günlük diyetle önerilen dozdan fazla almak tehlikeli sayılmaktadır.
Konuyla ilgili aramalar: hamileyken ne tür gıdalar alınmalı , gebelikte nasıl beslenilir , hamilelikte dengeli beslenme , gebeyken neler yemeliyiz

Her lokmanın sayılması:
Yediklerinize özen göstererek,bebeğinize yaşama en iyi şekilde başlama fırsatı vermek için önünüzde dokuz ay vardır. yediğiniz her lokmaya dikkat edin,çatalınızı ağzınıza götürmeden önce ‘Bu yediğim bebeğim için iyi mi’ diye düşünün,eğer yanıt ‘evet’ se çiğneyin. Düşkün olduğunuz tatlılardan ya da atıştırmak için yediğiniz şeylerden uzak durun.
Tüm kaloriler birbirine eşit değildir:
150 kalorilik bir tatlı kurabiyedeki kalori,kepekli undan yapılmış,meyve suyuyla tatlandırılmış diyet kurabiyedeki 150 kaloriye eşit değildir. Yine 10 adet patates cipsindeki 100 kalori ,kabuğuyla fırında pişirilmiş patatesteki 100 kaloriye eşit değildir. Bu nedenle aldığınız kalorinin miktarının yanı sıra,niteliğine de özen gösterin. Bebeğiniz alacağınız 4000 boş kaloriden çok,besleyici madde açısından zengin 2000 kaloriden yararlanacaktır.
Kendinizi aç bırakırsanız bebeğinizi de aç bırakırsınız:
Nasıl bebeğinizi doğduktan sonra aç bırakmayı düşünemiyorsanız,anne karnındayken de bunu yapmamalısınız. Bebeğin izin düzenli aralarla düzenli beslenmeye gereksinimi vardır. Hiçbir zaman öğün atlamayın. Siz aç olmazsanız da bebeğiniz açtır. Eğer mide ekşimesi ve şişkinlik gibi yakınmalar iştahınızı kaçırıyorsa, günlük gereksinmenizi 3 normal öğün yerine altı küçük öğünle karşılayın.
Önemli Olan Etkidir :
Günlük besin gereksiniminizi olabileceğince verimli kalorilerle karşılayın. 6 yemek kaşığı fıstık ezmesi yiyerek aldığınız eğer yiyebilirseniz (600 kalori vardır, günlük gereksinimin izin % 25’i) 25 gr. Protein , 160 gr’lık diyet ton balığı konservesinden alacağınızdan (170 kalori ) daha az yararlıdır. 300 mg. Kalsiyumu 1.5 porsiyon dondurma (450 kalori) yerine 1 bardak kaymaksız süt (90 kalori ) ya da 1 kase yağsız yoğurttan (100 kalori) almak daha iyidir. 1 gr. Protein ya da karbonhidrattan 2 kat fazla kalorisi olan yağlar, boş kalori kaynağıdır. Bunun için eti yağsız alın, süt ürünlerini yağsız olanlardan seçin, kızartma yerine ızgarayı tercih edin, ekmeğin izin üzerine tereyağını incecik sürün.
Verimli beslenme , yeterince kilo alamamak gibi sorununuz varsa da önemlidir. Sağlıklı kilo almak için besin ve kalori değeri çok olan avokado, kabuklu gıdalar seçin. Patlamış mısır ya da benzeri yiyeceklerden uzak durun.
İster daha fazla, ister daha az kilo almaya çalışın, iki ya da daha fazla gereksiniminizi bir porsiyonla etkili olarak karşılayan besinleri örneğin brokoli (vitamin C, yeşil yapraklı sebze ve kalsiyum ), yoğurt ya da somon balığı konservesi (protein ve kalsiyum), kuru kayısı (demir ve meyve ) seçin.
Karbonhidratlar Karışık Bir Konudur :
Gebelik sırasında çok fazla kilo almaktan korkan bazı kadınlar, hata ederek diyetlerinden karbonhidratları çıkarırlar. Saf ve/veya basit karbonhidratların (beyaz ekmek, pirinç, kek, kurabiye, şeker, şurup) besin değeri az, kalori çoktur. Saf olmayan ve/veya karbonhidrat kompleksleri (kepekli ekmekler, kahverengi pirinç, kuru fasulye, bezelye ve elbette özellikle kabuğuyla pişirilen patates) ve taze meyveler, gerekli B vitamini, mineraller, protein ve lifleri almamızı sağlar. Bu yalnız s izin için değil, bebeğiniz için de iyidir. Bulantı ve kabızlığın kontrol altına alınmasına yardımcı olur, doyurucu ve liften zengin (yağlı ve mayonez gibi soslarla hazırlamadığınız sürece) ama şişmanlatıcı olmadığı için kilonuzun da kontrol altında olmasına yardımcı olacaktır. Son araştırmalar karbonhidrat kompleksleriyle beslenenler için bir iyi haber daha vermiştir. Fazla lifli besin tüketenlerde gebeliğe bağlı şeker hastalığının gelişme rizikosu azalmaktadır. (Az lifli besinlerden yüksek lifli besinlere birden geçmeyin)
Tatlılar Sorundan Başka Bir Şey Değildir :
Hiç bir kalori şekerin verdiği kalori kadar boş değildir. Ayrıca araştırmacılar şekerin yalnız yararsız değil ayrıca zararlı olduğunu da göstermişlerdir. Şekerin diş çürümelerine yol açmasının yanı sıra, şeker ve kalp hastalığı, depresyon ve bazı vakalarda hiperaktiviteyle ilişkisi olduğu düşünülmektedir. Şekerle ilgili belki de en kötü şey, genelde hiç besin değeri olmayan gıdalar içinde bulunmasıdır : Beyaz unla ve sağlıksız yağlarla yapılmış tatlılar gibi. Genellikle çok besleyici olmayan besinlerin içinde bulunmasından dolayı, gebelerin almaya alıştıkları şekerin yerine koymak için şeker yerine kullanılan tatlandırıcılar (ha tta gebelikte kullanımının güvenli olduğuna inanılan aspartam bile) iyi bir seçenek değildir.
Lezzetli ve besleyici tatlılar için, şeker yerine meyve suyu konsantresi kullanın. Bunlar da şeker kadar tatlıdırlar, ama vitamin ve mineral içerirler. Böyle hazırlanmış ürünler çoğu kez kepekli undan ve kimyasal katkı maddeleri kullanılmadan, sağlıklı yağlar kullanılarak yapılmıştır. Bu bölümün sonundaki tarifleri kullanarak kendi tatlınızı evde hazırlayın.
Size sunduğumuz Dengeli Beslenme Diyeti, rafine şekerleri (kahverengi, beyaz şeker, bal, vb.) gebelik sırasında kısıtlamayı önerir. Şekerden alacağınız kaloriyi daha yüksek besin değeri olan gıdalardan almasınız siz ve bebeğiniz için daha da iyi olacaktır.
İyi Besinlerin Nereden Geldiği Bellidir :
Pişirdiğiniz bezelye tarladan toplanalı çok uzun zaman olmuşsa (konserve, haşlanıp dondurulmuş) size ve bebeğine sağlayacağı besleyiciliğin çoğunu yitirmiş demektir. Mevsiminde taze sebze ve meyveler bulunmuyorsa ya da hazırlayacak zamanınız yoksa taze sebze ve meyveler bulunmuyorsa ya da dondurulmuş olanları (tazeleri kadar besleyicidir, çünkü toplandıktan hemen sonra dondurulur) tercih edin. Her gün çiğ sebze ve/veya meyve yemeğe çalışın. Sebzeleri ya buharda ya da az pişmiş hazırlayarak vitamin ve minerallerinin korunmasını sağlayın. Hazır yiyeceklerden kaçının, içlerinde birçok kimyasal madde, tuz ile şeker vardır, besin değerleri de düşüktür.
Sağlıklı Beslenme Ailenin Seçimi Olmalıdır :
Eğer evde sizi çikolatalı bisküvi yapmaya ya da alışveriş listesine patates cipsini de eklemenize zorlayan biri varsa Dengeli Beslenme Diyet’nin pek şansı olmadığı ortadadır. Bu nedenle ailenin diğer üyelerini de sizinle beraber bu diyete uymak için ikna etmelisiniz. Çikolata parçalı yerine doğal olarak tatlandırılmış, meyveli, yulaf unundan yapılmış kurabiye pişirin. Eve patates cipsi yerine ay çekirdeği alın. Sağlıklı bir bebek ve görece incecik bir vücudun yanı sıra doğum sonrası bir ikramiye de olumlu bir koca ve eğer varsa daha iyi beslenme alışkanlığı olan çocuklar olacaktır. Dengeli Beslenme Diyeti’ne bütün aile doğumdan sonra da devam edin, özellikle ailenin en yeni üyesine olmak üzere hepsinize daha uzun ve sağlıklı bir yaşam olanağı sunacaktır.
Kötü Alışkanlıklar İyi Bir Diyeti Sabote Edilebilir :
Yeryüzündeki en iyi doğumdan önce diyet bile anne adayı alkol, tütün ve benzeri maddelerden uzak durma önerisine uymuyorsa, işe yaramaz 3. Bölümü okuyun ve henüz yapmadıysanız, alışkanlıklarınızı buna göre değiştirin.
HER GÜN ALINMASI GEREKENLER
Kalori :
Gebelerin iki kişilik yemek yediği doğrudur. Ama akılda tutulması gereken şey bu iki kişiden birinin günlük gereksinimi ortalama olarak 300 kalori olan, gelişmesini sürdüren küçücük bir bebek olduğudur. Bu nedenle ortalama olarak bir kilonuz varsa gebelik önceki kilonuzu korumak için ekstra olarak 300 kaloriye gereksiniminiz vardır. İlk üç ayda, zayıf olup bunu telafi etmeye çalışmıyorsanız günde ekstra olarak 300 kaloriden daha azına gereksiniminiz vardır. Daha sonra metabolizmanız hazırlanacağından günde 300 kaloriden fazlasına gereksiniminiz olacaktır. Pek çok gebelik diyetinde önerildiği gibi 4 kişilik bir aileyi besleyecek kadar çok yemek, bebeğin gelişimi ve ikin izin gereksinimizden fazla kalori almak yalnız gereksiz değil akılsızcadır da . Öte yandan gereğinden az kalori almak hem yanlış hem tehlikelidir özellikle 2. ve 3. üç ayda olmak üzere gebelik sırasında gerektiği kadar kalori almayan kadınlar bebeğin gelişimine ciddi zarar verirler.
Bu basit formülün 4 istisnası vardır, bunların her birinde anne adayı kalori gereksinimini hekimiyle konuşmamalıdır. Fazla kilolular, doğru bir beslenmeyle daha az kalori alabilirler. Ciddi olarak düşük kilolu kadınların, daha fazla kaloriye gereksinimleri vardır. Ergenin, kendisinin de gelişimi sürmektedir ve belenme gereksinimi özeldir, karnında birden fazla bebek taşıyan kadınların öğününe her biri için 300 kalori eklenmesi gerekir.
Günde ekstra olarak 300 kalori almak, yemek yemeği senlerin bir fantezisi gibi dursa da, öyle değildir. Bazen günde 4 bardak süt içmekten (toplam 380 kalori) ya da eşdeğer kalsiyum açısından zengin besinlerle ve ekstra protein porsiyonunuzla kendinizi tıka basa doymuş hissedeceksiniz. Yani çekici besinler eklemek yerine belki alıştıklarınızı da bırakmak zorunda kalacaksınız. Aldığınız kalorilerin yüksek besin değerinden emin olmak için başarılı bir etkili diyet uzmanı olacaksınız.
Gebelik sırasında alınan kalorilerin hesaplanmasına karşın bunu yapmak zorunda değilsiniz. Her yemekte karışık hesaplamalarla uğraşacağınıza haftada bir gün güvenilir bir tartıda tartılarak ilerlemenizi kontrol edebilirsiniz. Günün aynı saatinde çıplak ya da aynı giysiyle (yada ağırlığı yaklaşık aynı olan giysilerle) tartılın. Kilo alışınız şemaya uyuyorsa (2. ve 3. üç aylarda haftada yaklaşık yarım kg), doğru miktarda kalori alıyorsunuz demektir. Aldığınız kilo azsa az kalori, çoksa çok kalori alıyorsunuz demektir. Enerji alımınızı gerektiği şekilde besinleri kesmeyin ve her gün tartılmaya devam edin.
Protein :
Günde 4 porsiyon : Proteinler insan hücrelerinin yapıtaşı olan aminoasit dene maddelerden oluşur. Araştırmalar anne adayının gerekenden az protein almasının, tıpkı az kalori alması gibi düşük doğum ağırlıklı bebek doğumuna neden olduğunu göstermiştir. Bu nedenle gebeler günde en az 60-75 gr. Protein almalıdır. Yüksek riskli gebeliklerde önerilen miktar, günde 100 gr’dır ve gebeliğin yüksek riskli olmasını önlemeye yardımcı olabileceği için baştan amaçlanan miktar olabilir. 100 gr.’lık protein alma hedefi çok gibi görülebilir ama Amerikalıların çoğu günde bu kadar ya da fazla protein tüketir. Günde 100 gr. Protein almak için yapacağınız, Dengeli Beslenme Diyeti’nin besin seçme gruplarındaki proteinli besinlerden 4 porsiyon yemektir. Protein porsiyonlarınızı sayarken, yüksek kalsiyumlu gıdalarda bulunan proteini hesaba katmayı unutmayın : 1 bardak süt veya 30 gr. Peynirin, her biri 1 protein porsiyonudur. Bir kâse yoğurt yarım porsiyon, 125 gr. Somon balığı tam bir porsiyondur.
Günün sonunda yarım ya da bir porsiyon eksik kaldıysa yatma dan evvel yüksek proteinli bir ara öğün yiyerek kotayı tamamlayabilirsiniz. Örneğin, yumurta salatası (1 yumurta ve 2 yumurta beyazıyla yapıldığında yarım porsiyon protein eder.)ve kepekli kraker, milk shake (1 porsiyonnun 3/2’si eder) ya da ¾ kâse az yağlı peynir (1 porsiyon protein) yanında domates ve fesleğenle yiyebilirsiniz.
C Vitaminli Besinler :
Günde 2 porsiyon : S izin ve bebeğin izin doku tamiri, yara iyileşmesi ve çeşitli metabolik işlemler için C vitaminine gereksinimi vardır. Bebeğin ayrıca güçlü kemik ve diş gelişimi ve düzgün gelişmesi için C vitaminine gereksinimini vardır. C vitamini beden de depolanamaz, bu sebepten dolayı her gün alınması gerekir. C vitamininden zengin besinler en iyisi taze ve pişirilmemiş halde yenir, ışık , ısı ve havaya maruz kılmakla vitaminini kaybeder. Taze sıkılmış portakal suyu bu vitaminin en iyi kaynağıdır.
Kalsiyumlu Besinler :
Günde 4 Porsiyon : Belki de ilkokuldayken, büyüyen çocukların diş ve kemik sağlığı için bol kalsiyuma gereksinimi olduğunu öğrenmişsinizdir. Kalsiyum, kasların, kalp ve sinir sisteminin gelişimi, kan pıhtılaşması ve enzim etkinliği için gereklidir. Yeterince kalsiyum almazsanız kaybedecek olan yalnız bebeğiniz değildir; bedene kalsiyum girişi yetersize bebeğin izin kafa kemiği s izin ileride osteoporoza aday kılar. Sütünüzü içmeniz (ya da kalsiyumu diğer yollardan almanız) için bir diğer neden de şudur : son araştırmalar yüksek miktarda kalsiyum alımının gebeliğe bağlı yüksek miktarda tansiyonun önlenmesinde yardımcı olduğunu ortaya koymuştur.
Bu nedenle kalsiyum bakımından zengin besinlerden günde dört porsiyon almaya özen gösterin. Eğer günde 4 bardak süt içmek size çekici gelmiyorsa, bir kase yoğurt ya da bir parça peynir şeklinde de kalsiyum alabilirsiniz. Süt ve süt ürünlerine dayanıksız olanlar kalsiyumu başka besinlerden alabilirler.
Diyetle yeterince kalsiyum alamayanlara, vejetaryenlere ya da laktoza dayanıksız olanlara kalsiyum tabletleri önerilir.
Yeşil ve Sarı Sebzeler, Sarı Meyveler :
Günde üç ya da daha fazla porsiyon. Bu besinler beta karoten formunda A vitamini içerir. A vitaminini hücre büyümesi (bebeğin hücreleri inanılmaz bir hızla çoğalır) sağlıklı cilt, kemikler ve gözler için gereklidir, ha tta bazı kanser türleri riskini de azaltır. Yeşil yapraklı sebzeler, vitaminler (E vitamini, riboflavin, folik asit, B6), mineraller (yeşil yapraklı sebzelerin çoğu mineraller kadar kalsiyum da içerir) ve kabızlığı önleyen lif içerir. A vitaminin doğada en verimli kaynakları yeşil ve sarı sebzeler ile meyveleridir. Havuç ve ıspanağın ve şeftalide bulunur. Bir bardak havuç suyu içenler bunu bir porsiyon sayılabilirler.
Diğer meyve ve Sebzeler :
Günde iki porsiyon ya da fazlası. Betakaroten, A vitamini ve C vitaminin bakımından zengin olanlardan başka günde en az iki farklı tür lif, vitamin ve mineral için sebze ve meyve yemelisiniz. Bunların çoğu potasyum ve/veya magnezyum bakımından zengindir, her ikisi de gebe sağlığı için önemlidir.
Tahıl ve Baklagiller Günde 6-11 porsiyon.
Tahıllar (buğday, arpa , çavdar, yulaf, mısır, pirinç, darı, soya ) ve baklagiller (bakla, kuru fasulye ve bezelye) bebeğin gelişen bedeninin her bölgesi için gereken B vitamini ve başka besinleri içerir. Bu yoğunlaştırılmış karışık karbonhidratlar, gebelikte çok önemli olduğu gösterilen çinko, selenyum ve magnezyum gibi minarellerden zengindir. Nişastalı besinler sabah bulantılarını geçirmeye yardım eder.
En yüksek faydası meydana getirmek için diyetinize çeşitli karışık karbonhidrat katın, ortak besleyici özelliklerinin yanı sıra her birinin ayrı gücü vardır. Denemeci olun : Balığınızı yulaf kepeği, mevsimlik otlar ve peynirla pişirin. Pilava şehriye katın. Çorbanıza deniz ürünleri ekleyin.
Saf unlarını hesaba katmayın (beyaz undan yapılan ekmek gibi ) . “Zenginleştirilmiş” bile olsalar bunlar lifte ve orijinallerde vitamin ve minerallerin çoğundan yoksundur.
Demir Yönünden Zengin Besinler :
S izin ve gelişen bebeğin izin artan hacmi için büyük miktarda demir gerekli hacmi için büyük miktarda demir gerekli olduğundan, bu 9 ayda hayatın ızın herhangi bir dönemecinde olmadığı kadar çok demire gereksiniminiz olacaktır. Demiri mümkün olduğunca diyetinizden sağlayın. Demir bakımından zengin besinler yemek de demirin bağırsaklarda emilimini artıracaktır.
Gebelikte demir gereksinimini tek başına diyetle karşılamak genel olarak güç olduğundan 12. haftadan itibaren gebeler günde 30 mg. Demir hapı almalıdır. Demir emilimini artırmak için, hapı yemek arasında , C vitamini bakımından zengin meyve suyuyla veya suyla (ama süt, çay ve kahveyle değil) alın. Eğer gebenin demir depoları düşükse doktoru günde 60 –120 mg. Demir hapı önerebilir.
Yağ Bakımından Zengin Besinler:
Günde 4 Tam ya da 8 Yarım Porsiyon Yada Eşdeğer Karışım. Genel olarak kabul edilen beslenme rehberlerine göre bir yetişkin aldığı kalorinin % 30’unu yağlardan sağlanmalıdır. (Ortalama bir Amerikalı’nın beslenmesinde kalorinin % 40’ı yağlardan sağlanır.) Aynı oran gebelere de uygulanır. Eğer 57 kiloysanız ve günde 2100 kaloriye gereksiniminiz varsa, yağlardan alacağınız kalori 630’dan fazla olmamalıdır. 70 gr. Yağ 630 kaloriye ulaşmak için yeterlidir. Bu gereksinimi hem karşılamak hem de aşmak çok kolaydır. Fazladan yeşil yapraklı sebze, C vitamini açısından zengin besinler, ha tta tahıl veya kalsiyumlu besinler almanızda bir sakınca yoksa da ekstra olarak yağlı porsiyonlar ekstra olarak kilo demektir. Yağ alınımını ılımlı tutmak iyi olsa da, tümüyle kesmek tehlikelidir. Yağ ve içerdiği temel yağ asitlerinin gelişen bebeğiniz için yaşamsal önemi vardır.
Her gün yediğiniz, yağ bakımından zengin besinlerin hesabını tutun; kotanızı doldurun, ama aşmayın. Yemek hazırlanırken ve pişirirken kullanılan yağlarında sayıldığını unutmayın. Eğer 1 yumurtayı ½ kaşık margarinle (1/2 porsiyon) kızartıyorsanız ya da ton balığının yanına 1 kaşık mayonez (1 porsiyon) koyuyorsanız bunları da günlük kotanızdan sayın.
Eğer yeterince kilo alamıyorsanız ve başka besleyici besinleri arttırmanız etkili olmuyorsa, her gün bir porsiyon fazla (ama daha çok değil) yağlı besin alın, bu konsantre kaloriler kilo almanızı sağlayacaktır.
Tuzlu Besinler :
Aşırıya kaçmadan. Bir zamanlar hekimler, gebelik sırasında bedende su tutulması ve şişkinliğe katkıda bulunduğu düşünüldüğü için tuz kısıtlamasını önerirlerdi. Şimdi gebelik sırasında beden sıvılarında artışın gerekli ve normal olduğuna ve makul miktarda tuzun yeterli sıvı düzeyi için gerektiğine inanılmaktadır. Ama gebe olsun olmasın, aşırı miktarda tuz ve tuzlu besinler (soya sosu ve patates cipsi gibi) kimse için iyi değildir. Fazla tuz alımı yüksek tansiyonla yakından ilişkilidir ve bu da gebelikte potansiyel neden olabilir. İyot eksikliği her bölgede sorun oluşturmamasına karşın gebelikte artan iyot gereksinimini karşılamak için iyotlu tuz kullanabilirsiniz. Genel bir kural olarak yemekleri pişirirken değil, masada tuz atın.
Sıvılar :
Günde en az 8 bardak. Nasıl ki yalnız iki kişi için yiyorsanız, içmenizde iki kişi olacaktır. Günü neredeyse bir yudum bir şey içmeden geçiren insandansanız, şimdi değişme zamanıdır. Beden sıvıları gebelikte arttığı için, sıvı gereksiniminiz de artar.
Bebeğin izin de sıvıya gereksimi vardır; bedeninin büyük kısmı, sizinki gibi sıvıdan oluşmuştur. Fazladan sıvı cildinizi yumuşatır, kabızlığı azaltır. Bedeninizde fazla su toplanması varsa (düşünüldüğünün tersine az sıvı alınması, sıvı toplanmasına neden olur) ya da hava sıcaksa (susuz kalma, zamanın dan evvel doğum riskini artırır) günde en az 8 bardak sıvı aldığınızdan emin olun. Elbette aldığınız tüm sıvıyı yalnız içtiğiniz sudan almıyorsunuz, süt , (üçte ikisi sudur) sebze ve meyve suları, çorbalar, kafeinsiz ve şekersiz içecekler ve maden suyu da sıvı kaynağıdır. Kolalı içecekler az için, günün sonunda çok fazla kalori almış olabilirsiniz.
Bira bardağı gibi büyük bardakla içtiğinizde 1,5 ölçü almış olursunuz. Sıvı alınımınızı gün içerisine yayın bir kerede 2 bardaktan fazla kanı aşırı sulandırır içmeye çalışmayın.
Vitamin Hapları :
Her gün alınan gebelik formülleri. Vitamin hapları, bilim dünyasında her zaman tartışma konusu olmuştur. Doğum öncesi vitamin hapları kullanma üzerine olan tartışma Ulusal Bilimler Akademisi’nin tüm gebelere (30 mg. Demir dışında) rutin vitamin hapı kullanımını destekleyen yeterince kanıt olmadığına ilişkin açıklamasıyla yoğunlaşmıştır. Akademi, belirli vitamin ve minerallerin hapla verilmesinin herkes için yararlı olduğuna ilişkin daha fazla araştırmaya gerek olduğu düşüncesindedir; ama günümüz için hekimin, her hastanın diyetini dikkatle değerlendirmesi ve fakat diyette eksikte vitamin eklenmesi, vejetaryenler de dahil olmak üzere beslenmesi riskli olanlara, karnında birden fazla bebek taşıyanlara, sigara içenlere , alkol ya da madde kullananlara yapılmaktadır.
Sağlıklı gebelerin gereksinimleri olan tüm besinleri yemek sofrasından karşılayabilecekleri düşüncesi yaygındır. Ama gerçekte, gebe bir kadın yemeklerin vitamin ve minerallerin korunarak hazırlandığı bir labaratuvarda yaşasa, aldığı günlük miktar kesin olarak ölçülse, hiç bir zaman telaş içinde yemek yemese ya da yiyemeyecek kadar bulantısı olmasa ve gebeliğinin yüksek riskli gruba hiç bir zaman giremeyeceğinden emin olsa bu doğrudur. Gerçek yaşamda vitamin hapları ekstra olarak bir garantiyi değerlendirerek kendilerini daha iyi hissedebilirler.
Hiçbir hap ne kadar tam olursa olsun, iyi bir diyetin yerini alamaz. Vitaminler ve minerallerin çoğu besinlerle alınır. Çünkü bu beden için en etkili kullanım yoludur. Taze besinler yalnız bizim bildiğimiz ve hap için sentez yapılabilenler dışında, henüz keşfedilmemiş olanları da içeriyor olabilir. 30 sene önce doğumdan önce verilen haplar, bugün sağlık için çok önemli olduğunu bildiğimiz çinko ve öbür mineralleri içermiyordu. Ama kepekli ekmekte bunlar her zaman vardır. Ayrıca doğal besinler lif, su (meyve ve sebzelerde her ikisinden de bolca bulunur) kalori ve protein içerirler ki bunların hiçbiri bir hapa sığdırılamaz. (Günlük sebze gereksinimine eş değer olduğu öne sürülen haplara dikkat edin, bu iddialar tümüyle sahtedir.)
Az iyi, çok daha iyidir diye düşünmeyin. Vitamin ve mineraller yüksek dozda alındıklarında bedende ilaç etkisi yaparlar ve onlara ilaç gibi yaklaşmak gerekir. A ve D vitaminleri günlük önerilen dozun hemen üstünde bir dozda zehir etkisi yapar. Günlük önerilen dozun ötesinde her vitamin ve mineral kompleksi faydası risklerinden ağır bastığında hekim gözetiminde alınmalıdır. Bu vitaminleri günlük diyetle önerilen dozdan fazla almak tehlikeli sayılmaktadır.
Konuyla ilgili aramalar: hamileyken ne tür gıdalar alınmalı , gebelikte nasıl beslenilir , hamilelikte dengeli beslenme , gebeyken neler yemeliyiz
Hamilelikte Cilt Bakımı
Bazı kadınlar gebelik sırasında ciltleri parladığı için kendilerini şanslı sayarlar. Bu annelik duygusunun basit bir sonucu değildir hormonal değişiklikler sonrasında yağ salgısının artmasına bağlıdır. Bazı kadınlar (özellikle âdetlerinden önce ciltlerinde farklılık olmayanlar) o kadar şanslı olmayabilir. Bu yağlılığın tamamen ortadan kaldırılması olanaksız olsa da azaltılması için yine de aşağıdaki tavsiyelere uyulması gerekmektedir;
Dengeli Beslenme Diyeti'ne mümkün mertebe uymaya çalışın. Bu bebeğiniz için olduğu kadar cildiniz içinde en iyisidir.
Musluğun önünden her geçişinizde bir bardak su için. Su en etkili gözenek açıcılardan biridir.
Uygun bir temizleyici ile günde 2-3 kez yüzünüzü temizleyin. Cildinizi tıkayacak krem ve makyajdan uzak durun.
Eğer hekiminiz önerirse B6 vitamini desteği alın (günde 25-50 mg'ı aşmasın). Bu vitamin hormonlara bağlı bir şekilde meydana gelen cilt sorunlarında kullanılmaktadır, fakat etki mekanizması henüz bilinmiyor.
Eğer cilt sorunlarınız iç hastalıkları uzmanınız ya da onun önereceği bir deri hastalıkları uzmanıyla görüşmeyi gerektirecek kadar şiddetliyse, hekimin gebe olduğunuzu bildiğinden emin olun. Özellikle 'Accutane 've 'Retin-A' gibi sivilce için kullanılan ilaçlar gebelikte bebeğe zarar verebilme olasılığı nedeniyle kullanılmaz.
Bazı gebe kadınların kuru, kaşıntılı cilt sorunları vardır. Bu durumda nemlendiriciler yardımcı olabilir ( en iyi emilimin sağlanması için banyo ya da duş sonrası uygulanmalıdır). Odayı nemli tutmak ve çok sıvı almak da yararlı olabilir. Sabun kullanılarak yapılan sık banyo cildi kurutur. Banyo sayısını azaltın ve sabunsuz bir temizleyici kullanın.
Konuyla ilgili aramalar: gebelikte cilt bakımı , hamilelikte cilt sorunları , hamilelikte ciltte kaşıntı
Dengeli Beslenme Diyeti'ne mümkün mertebe uymaya çalışın. Bu bebeğiniz için olduğu kadar cildiniz içinde en iyisidir.
Musluğun önünden her geçişinizde bir bardak su için. Su en etkili gözenek açıcılardan biridir.
Uygun bir temizleyici ile günde 2-3 kez yüzünüzü temizleyin. Cildinizi tıkayacak krem ve makyajdan uzak durun.
Eğer hekiminiz önerirse B6 vitamini desteği alın (günde 25-50 mg'ı aşmasın). Bu vitamin hormonlara bağlı bir şekilde meydana gelen cilt sorunlarında kullanılmaktadır, fakat etki mekanizması henüz bilinmiyor.
Eğer cilt sorunlarınız iç hastalıkları uzmanınız ya da onun önereceği bir deri hastalıkları uzmanıyla görüşmeyi gerektirecek kadar şiddetliyse, hekimin gebe olduğunuzu bildiğinden emin olun. Özellikle 'Accutane 've 'Retin-A' gibi sivilce için kullanılan ilaçlar gebelikte bebeğe zarar verebilme olasılığı nedeniyle kullanılmaz.
Bazı gebe kadınların kuru, kaşıntılı cilt sorunları vardır. Bu durumda nemlendiriciler yardımcı olabilir ( en iyi emilimin sağlanması için banyo ya da duş sonrası uygulanmalıdır). Odayı nemli tutmak ve çok sıvı almak da yararlı olabilir. Sabun kullanılarak yapılan sık banyo cildi kurutur. Banyo sayısını azaltın ve sabunsuz bir temizleyici kullanın.
Konuyla ilgili aramalar: gebelikte cilt bakımı , hamilelikte cilt sorunları , hamilelikte ciltte kaşıntı
Gebelikte Cinsel Yaşam
GEBELİKTE CİNSEL YAŞAM
Maalesef bazı hekimler hepimizin rahat etmesi için cinsellik konusuna pek değinmezler. Sıklıkla çiftleri neyin beklediğini söylemezler ve pek çok çifti ne yapacakları bilemez halde bırakırlar.
Başka zamanlara göre gebelik sırasında, cinsel ilişkinin niçin zorlaştığının anlaşılması, korku ve üzüntülerin azalmasına yardımcı olur ve ilişkinin olmasının (ya da olmamasının) daha kolay kabul edilebilir ve daha hoşlanılabilir hale gelmesini sağlar.
Her şeyden önce, pek çok bedensel farklılık istek ve cinsel zevklerinizi olumsuz veya olumlu şekilde etkiler. Bazı olumsuz etmenleri, cinsel yaşantınıza karışmalarını en aza indirerek çözebilirsiniz. Olumsuz etmenlerle beraber yaşamayı öğrenmeniz gerekir.
Bulantı ve Kusma : Eğer sabah bulantı kusmalarınız gece gündüz devam ediyorsa, yalnızca bunların geçmesini beklemelisiniz. (Mide bulantısı genelde ilk üç ayın sonunda kaybolur). Eğer sizi yalnızca belli saatlerde rahatsız ediyorsa gevşemeye çalışın ve yemek saatlerinizi ona göre ayarlayın. Kendinizi berbat hissettiğiniz zaman çekici görünmeye çalışmayın; çünkü sabah rahatsızlığınız duygusal gerginliğinizle artabilir. (Sabah rahatsızlığının azalmasıyla ilgili sayfaya bakınız ).
Yorgunluk : Bu da dördüncü ayda mutlaka geçecektir. Geçinceye kadar kendinizi gece geç vakitlere kadar romantik olmaya zorlamak yerine, eğer uygunsanız gündüz sevişin. Hafta sonları öğleden sonralarınız boşsa, seviştiğinizi düşünerek şekerleme yapın.
Görüntünün Değişmesi : Şişmiş karnınız kocaman ve Himalaya dağı aşılmaz görünürken sevişmek hem sizi beceriksizleştirir hem de rahatsızdır. Gebelik ilerledikçe, bazı çiftler için büyüyen karnın ölçülmesi jimnastik gerekir. (Bu dağın çevresini dolaşmanın da yolları vardır) Ayrıca kadının tam görüntüsü çiftlerden birinin ya da ikisinin de iştahını keser. Bu toplumsal koşullu refleksi düşünmeyle bozabilirsiniz: büyük (gebelikte) güzeldir.
Üreme Organların Büyümesi : Gebelikteki hormonal değişikliklere bağlı olarak, kasık bölgesine doğru artmış kan akımı, bazı kadınlarda cinsel beklentiyi arttırabilir. Fakat aynı zamanda, özellikle gebeliğin son dönemlerinde, cinsel doyum sonrası dolgunluğun devam etmesine bağlı bir şekilde , kadının bu işi tam olarak yapamadığını düşüncesine ve cinsellikten daha az zevk alınmasına neden olabilir. Erkekler içinde aynı şekilde, (eğer hoş ve sıcak bir şekilde okşandığını düşünüyorsa) bu değişiklikler hızının artmasına veya (eğer bu dolgunluk organını çok sıkıyorsa, sertleşmenin kaybolmasına bağlı bir şekilde ) azalmasına sebep olabilir.
Ağız (Kolostrum) Sızıntısı : Gebeliğin geç zamanlarında bazı kadınla, ağız (kolostrum) ası verilen bir çeşit süt üretmeye başlarlar. Bu, cinsel uyarım sırasında göğüsten sızıntı şeklinde akabilir ve cinsel birleşmenin tam ortasında rahatsız edici olabilir. Elbette üzülecek bir şey yoktur, fakat s izin veya eşin izin canını sıkıyorsa, eşin izin göğüslerinizle oynamasını engelleyerek bu durumu kolayca bertaraf edebilirsiniz.
Memelerde Gerginlik : Bazı şanslı çiftler gebelik boyunca dolu ve gergin memelerden hoşlanarak neşe ile oynaşırlar. Fakat bir kısmı da, gebeliğin erken dönemlerinde, memelerin ağırlığı gerginliğinde bağlı bir şekilde sevişmek yarıda kalabilir. (Acı çekmek veya içerlemek yerine, kesinlikle eşinizle bu rahatsızlığınızı konuşun ve size hafifçe dokunmasını isteyin) İlk üç ayın sonuna doğru bu gerginlik kaybolmasına karşın, bazı çiftler için memelerin aşırı duyarlılığı uyarılmalarını arttırır.
Vajina Salgılarındaki Değişiklikler : Bu salgıların miktarı artar ve kıvamı, kokusu, tadı değişir. Eğer kadının vajinası önceden hep kuru ve/veya rahatsız edecek şekilde darsa, bu artmış yalanma birleşmeyi daha hoş hale gelebilir. Veya kadının vajinasının çok ıslak ve kaygan hale gelmesine bağlı olarak, erkeğin sertleşmesinin sürekli olmasını zorlaştırabilir. Artmış koku ve tat bazı erkekler için oral seksi istenmeyen bir hale dönüştürebilir. Hoş kokulu sıvıların kasık ve uyluk iç kısımlarına sürülmesiyle bu sorunu halledebilirsiniz.
Rahim Ağzındaki Duyarlılığın Yol Açtığı Kanama : Rahim ağzı da gebelik sırasında şişer. Bu durum ek kan damarlarıyla rahme gelen kanama kan akımının artışına bağlıdır ve rahim ağzı böylece gebelik öncesine göre daha yumuşak hale gelir. Bu, özellikle rahim ağzının doğma hazırlanmayla başladığı gebeliğin son dönemlerinde, deri cinsel birleşmelerin ara sıra kanamaya neden olabileceği anlamına gelir.
Bebeğinize Zarar Verebileceğinizde Ya da Düşük Yapmaktan Korkmak : Normal bir gebelikte, cinsel birleşme bu tesirlerin hiçbirine yol açmayacaktır. Bebek rahim ve amnion sıvısı içerisinde yumuşak ve korunaklı bir ortamdadır ve rahmin ağız kısmında oluşan sıvımsı bir tıkaçla dış ortamdan güvenle korunur.
Orgazmın Düşük Yada Erken Doğuma Yol Açacağından Korkmak : Orgazmdan sonra rahimde kasılmalar olmasına rağmen (ve bu kasılmalar bazı kadınlar tarafından birleşmen sonraki yarım saat boyunca hissedilebilir), tüm kasılmalar doğum başlıyor demek değildir ve normal gebelikte tehlikesi yoktur. Bununla birlikte, düşük ve erken doğum rizikosu varsa, orgazm, öncelikle de yoğun bir mastürbasyonla sağlanıyorsa yasaklanabilir.
Bebeğin izin "İzliyor" veya "Farkında" Olmasından Korkmak : Orgazm sonrasında rahimdeki kısılmaların sebep olduğu hafif sallanmadan bebeğin izin hoşlandığını düşünün. O, yaptığınızı ne görebilir ne birleşme sırasında ne olduğuna dair bir fikri vardır. Bebeğiniz gerçekten bu olayı hafızasına alamaz. Bebeğin izin hareketleri (birleşme sırasında yavaşlama ve sonrasında tekmeleme, kıvranma ve orgazm sonrası da tekmeleme, kıvranma ve orgazm sonrası kalp atım hızında artma) yalnızca hormonlara ve rahim hareketlerine bağlı tepkilerdir.
Erkeklik Organının Rahme Girmesiyle İltihap Oluşacağından Korkma : Eşiniz cinsel yolla bulaşan bir hastalığı taşımadığı sürece ilk 7 veya 8 ay boyunca size ve bebeğinize birleşmeyle iltihap bulaşması rizikosu yoktur. Amnion kesesi bebeği meni ve haba yol açıcı mikroplardan korur. Pek çok hekim döl kesesi yırtılmadığı sürece, dokuzuncu ayda bile bu durumun geçerli olduğuna inanır. Fakat herhangi bir anda yırtılabileceğinden, iltihaplanmaya karşı önlemi elden bırakmamak için, gebeliği son 4 ile 8 haftasında kondom (prezervatif) önerilir.
Hem anne hem de baba, mutlu son olan bebeğin doğumu yaklaştıkça karışık duygular yaşarlar; sorumlulukların ve yaşam biçimlerinin değişmeyeceğini düşünmeye başlarlar. Bebeğin doğmasıyla maddi ve duygusal yüklerinin artışı, eskisi kadar rahat sevişmelerini engelleyebilir. Tüm bunlar yatak odasına taşınmamalı, açık bir şekilde konuşulmalı ve yüzleşilmelidir.
Karı Koca Arasındaki İlişkinin Değişmesi : Çiftler artık yalnızca sevgili veya birbirine âşık karıkoca değil, aynı zamanda anne ve baba oldukları düşüncesine alışmakta zorluk çekerler. Ha tta hâlâ pek çoğumuz böyle bir ilişkinin neticesinde yaşıyor olmamıza karşın kendi anababam ızın da seviştiğini bilmekten kaçınırız. Öte yandan, bazı çiftler ilişkilerindeki bu yeni boyutu (anababa olma boyutu) da keşfedip, bunu da yeni bir heyecan olarak yatak odalarına taşırlar.
Bilinçaltı Düşmanlık : Baba adayları, ilgi odağı haline geldikleri için anne adaylarını kıskanırlar . Ya da anne adayı aynı şeyi bebe adayına hisseder; gebeliği beraber planladıklarını ve hoşlanacaklarını düşündüklerini, ama tüm külfetini kendisinin çektiğini düşünür. Bu duyguların konuşulması gerekir, ama elbette yatak odasında değil.
Gebeliğin Son Altı Haftasındaki Cinsel Birleşmelerin Erken Doğuma Yol Açacağına İnanmak : Orgazmın rahimde kasılmalara yol açtığı doğrudur, ama rahmin ağız kısmı doğum için tam olgunlaşmadığından, kasılmalar doğumu başlatmaz ve ha tta bu durum günü geçmiş, doğumu istekle bekleyen çiftler tarafından da doğrulanır. Buna karşın, hiç kimse doğumu tam olarak neyin başlattığını bilmiyor. Çalışmalar erken doğumun, gebeliklerinin son bir haftası içinde ilişkide bulunan çiftlerde arttığını ve zamanında doğumlarda genelde böyle bir şeyin olmadığını göstermiştir.
Başı Kasık Bölgesine Yerleştikten Sonra Bebeğe Vurmaktan Korkmak : Daha önceden rahatça ilişkide bulunan pek çok çift bile, bebek kasık bölgesine doğru indikçe, ilişkiden korkarlar. Pek çok hekim, bebeğe zarar vermemesine karşın, bu dönemde erkeklik organının derine ilerlemesi çok rahat olmadığı için ilişkiden kaçınılmasını önerir.
Birtakım psikolojik etkenler de cinsel ilişkinin daha iyi olmasını etkiler:
GEBE KALMAK İÇİN DEĞİL ZEVK İÇİN CİNSELLİK :
Daha önce gebe kalınabilmesi için uğraş veren bazı çiftler, cinselliği takvim, çizelge yöntemlerinden kurtularak yalnızca çok hoşlanabilirler. Cinsellik özellikle ilk birkaç ayda, daha önce olmadığı kadar hoş olabilir.
Daha önce yaşadıklarınıza göre, gebelik sırasındaki ilişkinizde zorlanabilirsiniz, fakat pek çok durumda kesinlikle zorlanabilirsiniz, fakat pek çok durumda kesinlikle güvenlidir. Gerçekten de s izin için hem bedensel hem de duygusal açıdan iyi yönleri vardır : sizi ve eşinizi birbirinize yakınlaştırır, kasık bölgenizdeki kasların doğum için hazırlanmasına yardımcı olur ve rahatlatır.
ORAL SEKS
Eşin izin sizinle oral seks yapması, vajinaya hava kaçırmadığı sürece güvenlidir. Vajinadan giren hava kabarcığı kan damarlarını tıkayarak emboliye yol açabilir, bu da anne ve çocuk için ölümcül olabilir.
"Fellatio" (kadının dudaklarını ve dilini kullanarak karşı cinsin genital organlarını uyarması), cinsel birleşmeye izin verilmediği dönemlerde en güvenilir olanıdır.
ORGAZM SONRASI KRAMP
İlişki sırasında ve sonrasında kramp bazen ağrıyla beraber olabilir çok sıktır ve normal, düşük riskli gebeliklerde zararsızdır. Bedensel nedeni; gebelik nedeniyle leğen bölgesine kan dolması ve cinsel organlardaki şişme olabilir. Psikolojik nedeni ise; ilişki sırasında annenin bebeğe zarar verme endişesi olabilir.
Kramplar bebeğe zarar vermenin bir belirtisi değildir. Birçok hekim, normal ve düşük riskli gebeliklerde cinsel ilişki ve orgazmın tamamen güvenli olduğu ve düşük nedeni olmadığı konusunda aynı düşüncededirler. Kramplar canınızı yakarsa eşinizden belinizi yavaşça ovmasını isteyin. Bu yalnızca krampı değil aynı zamanda tetiklediği gerginliği de düzeltir.
CİNSEL İLİŞKİNİN SINIRLANDIRILMASI GEREKEN ZAMAN
Sevişmek, bebek bekleyen çiftlere çok şey kazandırdığından keşke bütün çiftler bu avantajdan yararlanabilselerdi! Ne yazık ki yüksek riskli gebeliklerde, bazı dönemler için veya bazen tüm dokuz ay boyunca bile sınırlandırma olabilir. Zaman zaman kadının orgazm olmamak koşuluyla ilişkiye girmesine, bazen de birleşme olmadan sürtünmeye izin verilir. Ne, nasıl güvenlidir ve ne zaman uygun olur, bunu kesinlikle bilin. Eğer hekiminiz sınırlamalar getiriyorsa nedenini sorun, birleşmeyi mi, orgazm mı yoksa her ikisini birden mi yasakladığını bunun geçici mi yoksa doğuma kadar sürekli mi olduğunu sorun.
Birleşme , aşağıdaki durumlarda muhtemelen kısıtlanacaktır :
Herhangi bir anda, beklenmeye bir kanama olması.
Daha önceki gebeliğin ilk üç ayında düşük ya da düşük tehlikesi geçirmesi, şu anda da düşük tehlikesinin bulunması.
Daha önceki gebeliğin son 8-12 haftası içerisinde erken doğum, riskli erken doğum, riskli erken doğum deneyiminin olması veya şu anda erken doğum belirtilerinin bulunması.
Su kesesinin yırtılması
Plesanta prevanın (anne ile bebek arasındaki bağlantıyı sağlayan dokunun normal yerleşimi yerine rahim yan veya üst kısmına yerleşmesi anlamına gelir) olması. Bu durumda birleşme ile plasenta zamanın dan evvel yerinden ayrılıp, kanamaya yol açarak, hem anneyi hem de bebeği tehdit edebilir.
Birden fazla bebeğe gebelik durumunda, son üç ay uzak durulmalı
Konuyla ilgili aramalar: gebelikte cinsellik , hamilelikte cinsellik , hamilelik sırasında cinsel hayat , gebe iken cinsel ilişki zararlı mıdır , hamilelikte cinsel ilişkiye girilir mi
Maalesef bazı hekimler hepimizin rahat etmesi için cinsellik konusuna pek değinmezler. Sıklıkla çiftleri neyin beklediğini söylemezler ve pek çok çifti ne yapacakları bilemez halde bırakırlar.
Başka zamanlara göre gebelik sırasında, cinsel ilişkinin niçin zorlaştığının anlaşılması, korku ve üzüntülerin azalmasına yardımcı olur ve ilişkinin olmasının (ya da olmamasının) daha kolay kabul edilebilir ve daha hoşlanılabilir hale gelmesini sağlar.
Her şeyden önce, pek çok bedensel farklılık istek ve cinsel zevklerinizi olumsuz veya olumlu şekilde etkiler. Bazı olumsuz etmenleri, cinsel yaşantınıza karışmalarını en aza indirerek çözebilirsiniz. Olumsuz etmenlerle beraber yaşamayı öğrenmeniz gerekir.
Bulantı ve Kusma : Eğer sabah bulantı kusmalarınız gece gündüz devam ediyorsa, yalnızca bunların geçmesini beklemelisiniz. (Mide bulantısı genelde ilk üç ayın sonunda kaybolur). Eğer sizi yalnızca belli saatlerde rahatsız ediyorsa gevşemeye çalışın ve yemek saatlerinizi ona göre ayarlayın. Kendinizi berbat hissettiğiniz zaman çekici görünmeye çalışmayın; çünkü sabah rahatsızlığınız duygusal gerginliğinizle artabilir. (Sabah rahatsızlığının azalmasıyla ilgili sayfaya bakınız ).
Yorgunluk : Bu da dördüncü ayda mutlaka geçecektir. Geçinceye kadar kendinizi gece geç vakitlere kadar romantik olmaya zorlamak yerine, eğer uygunsanız gündüz sevişin. Hafta sonları öğleden sonralarınız boşsa, seviştiğinizi düşünerek şekerleme yapın.
Görüntünün Değişmesi : Şişmiş karnınız kocaman ve Himalaya dağı aşılmaz görünürken sevişmek hem sizi beceriksizleştirir hem de rahatsızdır. Gebelik ilerledikçe, bazı çiftler için büyüyen karnın ölçülmesi jimnastik gerekir. (Bu dağın çevresini dolaşmanın da yolları vardır) Ayrıca kadının tam görüntüsü çiftlerden birinin ya da ikisinin de iştahını keser. Bu toplumsal koşullu refleksi düşünmeyle bozabilirsiniz: büyük (gebelikte) güzeldir.
Üreme Organların Büyümesi : Gebelikteki hormonal değişikliklere bağlı olarak, kasık bölgesine doğru artmış kan akımı, bazı kadınlarda cinsel beklentiyi arttırabilir. Fakat aynı zamanda, özellikle gebeliğin son dönemlerinde, cinsel doyum sonrası dolgunluğun devam etmesine bağlı bir şekilde , kadının bu işi tam olarak yapamadığını düşüncesine ve cinsellikten daha az zevk alınmasına neden olabilir. Erkekler içinde aynı şekilde, (eğer hoş ve sıcak bir şekilde okşandığını düşünüyorsa) bu değişiklikler hızının artmasına veya (eğer bu dolgunluk organını çok sıkıyorsa, sertleşmenin kaybolmasına bağlı bir şekilde ) azalmasına sebep olabilir.
Ağız (Kolostrum) Sızıntısı : Gebeliğin geç zamanlarında bazı kadınla, ağız (kolostrum) ası verilen bir çeşit süt üretmeye başlarlar. Bu, cinsel uyarım sırasında göğüsten sızıntı şeklinde akabilir ve cinsel birleşmenin tam ortasında rahatsız edici olabilir. Elbette üzülecek bir şey yoktur, fakat s izin veya eşin izin canını sıkıyorsa, eşin izin göğüslerinizle oynamasını engelleyerek bu durumu kolayca bertaraf edebilirsiniz.
Memelerde Gerginlik : Bazı şanslı çiftler gebelik boyunca dolu ve gergin memelerden hoşlanarak neşe ile oynaşırlar. Fakat bir kısmı da, gebeliğin erken dönemlerinde, memelerin ağırlığı gerginliğinde bağlı bir şekilde sevişmek yarıda kalabilir. (Acı çekmek veya içerlemek yerine, kesinlikle eşinizle bu rahatsızlığınızı konuşun ve size hafifçe dokunmasını isteyin) İlk üç ayın sonuna doğru bu gerginlik kaybolmasına karşın, bazı çiftler için memelerin aşırı duyarlılığı uyarılmalarını arttırır.
Vajina Salgılarındaki Değişiklikler : Bu salgıların miktarı artar ve kıvamı, kokusu, tadı değişir. Eğer kadının vajinası önceden hep kuru ve/veya rahatsız edecek şekilde darsa, bu artmış yalanma birleşmeyi daha hoş hale gelebilir. Veya kadının vajinasının çok ıslak ve kaygan hale gelmesine bağlı olarak, erkeğin sertleşmesinin sürekli olmasını zorlaştırabilir. Artmış koku ve tat bazı erkekler için oral seksi istenmeyen bir hale dönüştürebilir. Hoş kokulu sıvıların kasık ve uyluk iç kısımlarına sürülmesiyle bu sorunu halledebilirsiniz.
Rahim Ağzındaki Duyarlılığın Yol Açtığı Kanama : Rahim ağzı da gebelik sırasında şişer. Bu durum ek kan damarlarıyla rahme gelen kanama kan akımının artışına bağlıdır ve rahim ağzı böylece gebelik öncesine göre daha yumuşak hale gelir. Bu, özellikle rahim ağzının doğma hazırlanmayla başladığı gebeliğin son dönemlerinde, deri cinsel birleşmelerin ara sıra kanamaya neden olabileceği anlamına gelir.
Bebeğinize Zarar Verebileceğinizde Ya da Düşük Yapmaktan Korkmak : Normal bir gebelikte, cinsel birleşme bu tesirlerin hiçbirine yol açmayacaktır. Bebek rahim ve amnion sıvısı içerisinde yumuşak ve korunaklı bir ortamdadır ve rahmin ağız kısmında oluşan sıvımsı bir tıkaçla dış ortamdan güvenle korunur.
Orgazmın Düşük Yada Erken Doğuma Yol Açacağından Korkmak : Orgazmdan sonra rahimde kasılmalar olmasına rağmen (ve bu kasılmalar bazı kadınlar tarafından birleşmen sonraki yarım saat boyunca hissedilebilir), tüm kasılmalar doğum başlıyor demek değildir ve normal gebelikte tehlikesi yoktur. Bununla birlikte, düşük ve erken doğum rizikosu varsa, orgazm, öncelikle de yoğun bir mastürbasyonla sağlanıyorsa yasaklanabilir.
Bebeğin izin "İzliyor" veya "Farkında" Olmasından Korkmak : Orgazm sonrasında rahimdeki kısılmaların sebep olduğu hafif sallanmadan bebeğin izin hoşlandığını düşünün. O, yaptığınızı ne görebilir ne birleşme sırasında ne olduğuna dair bir fikri vardır. Bebeğiniz gerçekten bu olayı hafızasına alamaz. Bebeğin izin hareketleri (birleşme sırasında yavaşlama ve sonrasında tekmeleme, kıvranma ve orgazm sonrası da tekmeleme, kıvranma ve orgazm sonrası kalp atım hızında artma) yalnızca hormonlara ve rahim hareketlerine bağlı tepkilerdir.
Erkeklik Organının Rahme Girmesiyle İltihap Oluşacağından Korkma : Eşiniz cinsel yolla bulaşan bir hastalığı taşımadığı sürece ilk 7 veya 8 ay boyunca size ve bebeğinize birleşmeyle iltihap bulaşması rizikosu yoktur. Amnion kesesi bebeği meni ve haba yol açıcı mikroplardan korur. Pek çok hekim döl kesesi yırtılmadığı sürece, dokuzuncu ayda bile bu durumun geçerli olduğuna inanır. Fakat herhangi bir anda yırtılabileceğinden, iltihaplanmaya karşı önlemi elden bırakmamak için, gebeliği son 4 ile 8 haftasında kondom (prezervatif) önerilir.
Hem anne hem de baba, mutlu son olan bebeğin doğumu yaklaştıkça karışık duygular yaşarlar; sorumlulukların ve yaşam biçimlerinin değişmeyeceğini düşünmeye başlarlar. Bebeğin doğmasıyla maddi ve duygusal yüklerinin artışı, eskisi kadar rahat sevişmelerini engelleyebilir. Tüm bunlar yatak odasına taşınmamalı, açık bir şekilde konuşulmalı ve yüzleşilmelidir.
Karı Koca Arasındaki İlişkinin Değişmesi : Çiftler artık yalnızca sevgili veya birbirine âşık karıkoca değil, aynı zamanda anne ve baba oldukları düşüncesine alışmakta zorluk çekerler. Ha tta hâlâ pek çoğumuz böyle bir ilişkinin neticesinde yaşıyor olmamıza karşın kendi anababam ızın da seviştiğini bilmekten kaçınırız. Öte yandan, bazı çiftler ilişkilerindeki bu yeni boyutu (anababa olma boyutu) da keşfedip, bunu da yeni bir heyecan olarak yatak odalarına taşırlar.
Bilinçaltı Düşmanlık : Baba adayları, ilgi odağı haline geldikleri için anne adaylarını kıskanırlar . Ya da anne adayı aynı şeyi bebe adayına hisseder; gebeliği beraber planladıklarını ve hoşlanacaklarını düşündüklerini, ama tüm külfetini kendisinin çektiğini düşünür. Bu duyguların konuşulması gerekir, ama elbette yatak odasında değil.
Gebeliğin Son Altı Haftasındaki Cinsel Birleşmelerin Erken Doğuma Yol Açacağına İnanmak : Orgazmın rahimde kasılmalara yol açtığı doğrudur, ama rahmin ağız kısmı doğum için tam olgunlaşmadığından, kasılmalar doğumu başlatmaz ve ha tta bu durum günü geçmiş, doğumu istekle bekleyen çiftler tarafından da doğrulanır. Buna karşın, hiç kimse doğumu tam olarak neyin başlattığını bilmiyor. Çalışmalar erken doğumun, gebeliklerinin son bir haftası içinde ilişkide bulunan çiftlerde arttığını ve zamanında doğumlarda genelde böyle bir şeyin olmadığını göstermiştir.
Başı Kasık Bölgesine Yerleştikten Sonra Bebeğe Vurmaktan Korkmak : Daha önceden rahatça ilişkide bulunan pek çok çift bile, bebek kasık bölgesine doğru indikçe, ilişkiden korkarlar. Pek çok hekim, bebeğe zarar vermemesine karşın, bu dönemde erkeklik organının derine ilerlemesi çok rahat olmadığı için ilişkiden kaçınılmasını önerir.
Birtakım psikolojik etkenler de cinsel ilişkinin daha iyi olmasını etkiler:
GEBE KALMAK İÇİN DEĞİL ZEVK İÇİN CİNSELLİK :
Daha önce gebe kalınabilmesi için uğraş veren bazı çiftler, cinselliği takvim, çizelge yöntemlerinden kurtularak yalnızca çok hoşlanabilirler. Cinsellik özellikle ilk birkaç ayda, daha önce olmadığı kadar hoş olabilir.
Daha önce yaşadıklarınıza göre, gebelik sırasındaki ilişkinizde zorlanabilirsiniz, fakat pek çok durumda kesinlikle zorlanabilirsiniz, fakat pek çok durumda kesinlikle güvenlidir. Gerçekten de s izin için hem bedensel hem de duygusal açıdan iyi yönleri vardır : sizi ve eşinizi birbirinize yakınlaştırır, kasık bölgenizdeki kasların doğum için hazırlanmasına yardımcı olur ve rahatlatır.
ORAL SEKS
Eşin izin sizinle oral seks yapması, vajinaya hava kaçırmadığı sürece güvenlidir. Vajinadan giren hava kabarcığı kan damarlarını tıkayarak emboliye yol açabilir, bu da anne ve çocuk için ölümcül olabilir.
"Fellatio" (kadının dudaklarını ve dilini kullanarak karşı cinsin genital organlarını uyarması), cinsel birleşmeye izin verilmediği dönemlerde en güvenilir olanıdır.
ORGAZM SONRASI KRAMP
İlişki sırasında ve sonrasında kramp bazen ağrıyla beraber olabilir çok sıktır ve normal, düşük riskli gebeliklerde zararsızdır. Bedensel nedeni; gebelik nedeniyle leğen bölgesine kan dolması ve cinsel organlardaki şişme olabilir. Psikolojik nedeni ise; ilişki sırasında annenin bebeğe zarar verme endişesi olabilir.
Kramplar bebeğe zarar vermenin bir belirtisi değildir. Birçok hekim, normal ve düşük riskli gebeliklerde cinsel ilişki ve orgazmın tamamen güvenli olduğu ve düşük nedeni olmadığı konusunda aynı düşüncededirler. Kramplar canınızı yakarsa eşinizden belinizi yavaşça ovmasını isteyin. Bu yalnızca krampı değil aynı zamanda tetiklediği gerginliği de düzeltir.
CİNSEL İLİŞKİNİN SINIRLANDIRILMASI GEREKEN ZAMAN
Sevişmek, bebek bekleyen çiftlere çok şey kazandırdığından keşke bütün çiftler bu avantajdan yararlanabilselerdi! Ne yazık ki yüksek riskli gebeliklerde, bazı dönemler için veya bazen tüm dokuz ay boyunca bile sınırlandırma olabilir. Zaman zaman kadının orgazm olmamak koşuluyla ilişkiye girmesine, bazen de birleşme olmadan sürtünmeye izin verilir. Ne, nasıl güvenlidir ve ne zaman uygun olur, bunu kesinlikle bilin. Eğer hekiminiz sınırlamalar getiriyorsa nedenini sorun, birleşmeyi mi, orgazm mı yoksa her ikisini birden mi yasakladığını bunun geçici mi yoksa doğuma kadar sürekli mi olduğunu sorun.
Birleşme , aşağıdaki durumlarda muhtemelen kısıtlanacaktır :
Herhangi bir anda, beklenmeye bir kanama olması.
Daha önceki gebeliğin ilk üç ayında düşük ya da düşük tehlikesi geçirmesi, şu anda da düşük tehlikesinin bulunması.
Daha önceki gebeliğin son 8-12 haftası içerisinde erken doğum, riskli erken doğum, riskli erken doğum deneyiminin olması veya şu anda erken doğum belirtilerinin bulunması.
Su kesesinin yırtılması
Plesanta prevanın (anne ile bebek arasındaki bağlantıyı sağlayan dokunun normal yerleşimi yerine rahim yan veya üst kısmına yerleşmesi anlamına gelir) olması. Bu durumda birleşme ile plasenta zamanın dan evvel yerinden ayrılıp, kanamaya yol açarak, hem anneyi hem de bebeği tehdit edebilir.
Birden fazla bebeğe gebelik durumunda, son üç ay uzak durulmalı
Konuyla ilgili aramalar: gebelikte cinsellik , hamilelikte cinsellik , hamilelik sırasında cinsel hayat , gebe iken cinsel ilişki zararlı mıdır , hamilelikte cinsel ilişkiye girilir mi
Hamilelikte Alkol Almak
Hamilelikte İçki İçmek ( Hamilelikte Alkol Kullanımı )
İkinci aya kadar genel olarak gebe kalındığından habersiz olduğundan, bunu bilmemiz halinde asla yapmayacağımız şeyleri yaparız. Birkaç vesileyle içilen bir iki duble içkinin erken gebelikte gelişmekte olan cenine zarar verdiğine ilişkin hiç bir kanıt yoktur. Gerçekte son çalışmalardan birinde, gebeliğin erken sürecinde, hiç içmeyenlere oranla daha fazla doğumsal sakatlık ya da gelişme geriliği olmadığı gösterilmiştir.
Gebelik sürecinde fazla içki içmenin ise bebekte bir çok soruna yol açtığı gösterilmiştir. Bebeğin kan dolaşımına giren alkol miktarının anne kanındaki kanındaki alkol yoğunluğuna yaklaşık olduğu ve annen aldığı alkolü bebeğinde paylaştığı göz önüne alınırsa bu pek de şaşırtıcı sayılmaz. Alkolü bedenden atmak için gereken süre bebekte annenin iki katı olduğundan, anne hafif çakırkeyifken bebek sarhoştur.
Gebelik boyunca ağır içicilik (5-6 kadeh şarap, bira ya da rakıyı bir günde tüketmek) ciddi doğum komplikasyonlarının yanı sıra bebekle ilgili alkol sendromuna da yol açar. Yaşama boyu süren bir akşamdan kalmalık olarak tanımlanabilecek olan bu durumda bebek normalden daha küçüktür ve genel olarak zihinsel özürlüdür. Baş, yüz, kollar, bacaklar ve merkezi sinir sisteminde (beyin omurilik) birçok yapı deformitesi (bozukluğu) vardır ve yeni doğan sürecinde ölüm oranı yüksektir. Bebekte daha sonra da öğrenimsel, davranışsal ve toplumsal uyumla ilgili sorunlar olur.
İçki içmeyi sürdürmenin rizikosu doza bağlıdır ne kadar çok içerseniz, bebeğinize vereceğiniz karar daha çok olur. Ama gebelikte içki tüketimi bile (günde 1-2 kadeh, ara sıra 5-6 kadehin tüketildiği durumlar) düşük riskinin artması, düşük doğum ağırlığı ve doğum sırasında komplikasyonlar(istenmeyen durumlar) gibi çeşitli ciddi sorunlara yol açabilir. Ayrıca bebekte alkol etkisi sendromla, çeşitli gelişimsel ve davranışsal sorunlar ilişkilendirilmiştir. Günde 1 ya da 2 kadeh düşük, ölü doğum, büyüme deformitesi (bozukluğu) ve baş, yüz, kol, bacak, kalp, merkezi sinir sistemindeki gelişimsel sorunların riskini arttırmaktadır. Çocuklar büyüdüğünde de öğrenme, davranış, toplumsal uyum ve yargılama deformiteleri (bozuklukları) göstermektedir.
Bazı kadınların gebelikleri süresince hafif, örneğin geceleri bir kadeh içmelerine karşın sağlıklı bebekleri olur. Bunun akıllıca bir davranış olduğunu bir garantisi yoktur. Gebelikte güvenli alkol dozu, eğer varsa bile, bilinmiyor
Alkol ve gebelik hakkında bilinenlerin tümü, gebe olduğunuzu fark etmeden önce içtiğiniz içki için kaygılanmayı bırakıp, gebeliğin geri kalan süresi boyunca içkiyi kesmenin öngörülü bir davranış olduğunu düşünmektedir. (Doğum günü ya da sene dönümünde yemekle alınan yarım bardak şarap dışında, çünkü besinler alkol emilimini azaltmaktadır).
Bazı kadınlar, özellikle gebeliğin erken sürecinde içkiye karşı tiksinti duymaya başlayanlar için kokteyl almayı ya da akşam yemeğinde şarap içmeyi âdet haline getirenler için alkolü bırakmak yoğun bir çaba, belki de yaşam biçimini değiştirmeyi gerektirir. Gevşemek için içki alıyorsanız müzik, alıştırma, ılık banyo, masaj, okuma gibi başka yöntemleri deneyin. Eğer içki, bırakmak istemediğiniz günlük alışkanlıkların ızın bir parçasıysa alkolsüz bira, üzüm suyu, köpüklü elma şarabı alabilirsiniz.
Ağır içiciler gebeliğin ne kadar erken sürecinde alkolü bırakılırsa, bebekleri o kadar az risk altında kalır. İçkiyi bırakmayı ya da alkol tedavi programını reddeden ya da bu konuda uzman hekimden yardım almayan bir ağır içici gebeliğini sonlandırmayı düşünebilir ve hastalığı kontrol altına alınana kadar çocuk edinmeyi erteleyebilir.
Konuyla ilgili aramalar: gebelik alkol kullanımı , gebelikte içki içmek zararlı mıdır? hamilelikte alkol alınabilir mi?
İkinci aya kadar genel olarak gebe kalındığından habersiz olduğundan, bunu bilmemiz halinde asla yapmayacağımız şeyleri yaparız. Birkaç vesileyle içilen bir iki duble içkinin erken gebelikte gelişmekte olan cenine zarar verdiğine ilişkin hiç bir kanıt yoktur. Gerçekte son çalışmalardan birinde, gebeliğin erken sürecinde, hiç içmeyenlere oranla daha fazla doğumsal sakatlık ya da gelişme geriliği olmadığı gösterilmiştir.
Gebelik sürecinde fazla içki içmenin ise bebekte bir çok soruna yol açtığı gösterilmiştir. Bebeğin kan dolaşımına giren alkol miktarının anne kanındaki kanındaki alkol yoğunluğuna yaklaşık olduğu ve annen aldığı alkolü bebeğinde paylaştığı göz önüne alınırsa bu pek de şaşırtıcı sayılmaz. Alkolü bedenden atmak için gereken süre bebekte annenin iki katı olduğundan, anne hafif çakırkeyifken bebek sarhoştur.
Gebelik boyunca ağır içicilik (5-6 kadeh şarap, bira ya da rakıyı bir günde tüketmek) ciddi doğum komplikasyonlarının yanı sıra bebekle ilgili alkol sendromuna da yol açar. Yaşama boyu süren bir akşamdan kalmalık olarak tanımlanabilecek olan bu durumda bebek normalden daha küçüktür ve genel olarak zihinsel özürlüdür. Baş, yüz, kollar, bacaklar ve merkezi sinir sisteminde (beyin omurilik) birçok yapı deformitesi (bozukluğu) vardır ve yeni doğan sürecinde ölüm oranı yüksektir. Bebekte daha sonra da öğrenimsel, davranışsal ve toplumsal uyumla ilgili sorunlar olur.
İçki içmeyi sürdürmenin rizikosu doza bağlıdır ne kadar çok içerseniz, bebeğinize vereceğiniz karar daha çok olur. Ama gebelikte içki tüketimi bile (günde 1-2 kadeh, ara sıra 5-6 kadehin tüketildiği durumlar) düşük riskinin artması, düşük doğum ağırlığı ve doğum sırasında komplikasyonlar(istenmeyen durumlar) gibi çeşitli ciddi sorunlara yol açabilir. Ayrıca bebekte alkol etkisi sendromla, çeşitli gelişimsel ve davranışsal sorunlar ilişkilendirilmiştir. Günde 1 ya da 2 kadeh düşük, ölü doğum, büyüme deformitesi (bozukluğu) ve baş, yüz, kol, bacak, kalp, merkezi sinir sistemindeki gelişimsel sorunların riskini arttırmaktadır. Çocuklar büyüdüğünde de öğrenme, davranış, toplumsal uyum ve yargılama deformiteleri (bozuklukları) göstermektedir.
Bazı kadınların gebelikleri süresince hafif, örneğin geceleri bir kadeh içmelerine karşın sağlıklı bebekleri olur. Bunun akıllıca bir davranış olduğunu bir garantisi yoktur. Gebelikte güvenli alkol dozu, eğer varsa bile, bilinmiyor
Alkol ve gebelik hakkında bilinenlerin tümü, gebe olduğunuzu fark etmeden önce içtiğiniz içki için kaygılanmayı bırakıp, gebeliğin geri kalan süresi boyunca içkiyi kesmenin öngörülü bir davranış olduğunu düşünmektedir. (Doğum günü ya da sene dönümünde yemekle alınan yarım bardak şarap dışında, çünkü besinler alkol emilimini azaltmaktadır).
Bazı kadınlar, özellikle gebeliğin erken sürecinde içkiye karşı tiksinti duymaya başlayanlar için kokteyl almayı ya da akşam yemeğinde şarap içmeyi âdet haline getirenler için alkolü bırakmak yoğun bir çaba, belki de yaşam biçimini değiştirmeyi gerektirir. Gevşemek için içki alıyorsanız müzik, alıştırma, ılık banyo, masaj, okuma gibi başka yöntemleri deneyin. Eğer içki, bırakmak istemediğiniz günlük alışkanlıkların ızın bir parçasıysa alkolsüz bira, üzüm suyu, köpüklü elma şarabı alabilirsiniz.
Ağır içiciler gebeliğin ne kadar erken sürecinde alkolü bırakılırsa, bebekleri o kadar az risk altında kalır. İçkiyi bırakmayı ya da alkol tedavi programını reddeden ya da bu konuda uzman hekimden yardım almayan bir ağır içici gebeliğini sonlandırmayı düşünebilir ve hastalığı kontrol altına alınana kadar çocuk edinmeyi erteleyebilir.
Konuyla ilgili aramalar: gebelik alkol kullanımı , gebelikte içki içmek zararlı mıdır? hamilelikte alkol alınabilir mi?
Çoğul Gebelik ve Tehlikesi
Çoklu Gebelik
İkizler ve üçüz bebeğiniz olmasıyla ilgili teşhis ultrason ile yapıldıktan sonra şüphesiz bu tür anne adaylarının daha fazla tıbbi tetkikten geçmeleri gerekmektedir. Bebeklerin yatış biçimi nasıl doğum yapacağınıza karar verilmesinde etkili olur. Eğer ikizlerden biri ters durumdaysa sezeryan müdehalesi gerekecektir. Bununla beraber ikizlerin her ikisi de baş aşağı pozisyonunda ise normal doğum gerçekleşmesi olanaklıdır.
İkizler ve üçüz bebeğiniz olmasıyla ilgili teşhis ultrason ile yapıldıktan sonra şüphesiz bu tür anne adaylarının daha fazla tıbbi tetkikten geçmeleri gerekmektedir. Bebeklerin yatış biçimi nasıl doğum yapacağınıza karar verilmesinde etkili olur. Eğer ikizlerden biri ters durumdaysa sezeryan müdehalesi gerekecektir. Bununla beraber ikizlerin her ikisi de baş aşağı pozisyonunda ise normal doğum gerçekleşmesi olanaklıdır.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)