26 Mayıs 2011 Perşembe

Gebelikte Saç Bakımı


GEBELİKTE SAÇ BAKIMI

Gebe bir kadındaki en  belirgin değişikliğin karnı­nın büyüyor olması, başka farklılık olmadığı demek değildir­. El ayası­nın geçici olarak parlak bir kırmızılığa dönüşmesi, dişetleri­nin şişme­si ve kanama­sı gibi vücudun pek çok yerinde değişiklikler olur. Saçlar­da gebelikten  etkilenir­. Gebelikte birlikte, donuk olan saçlar birden  parlaklaşa­bilir veya canlı saçlar cılızlaşa­bilir­.

Normal­de saçlara perma yaptırılınca kıvırcık ve dalgalı olma­sı beklenirken, birincisi, gebelikteki hormonal değişikliklere saçların nasıl yanıt vereceği önceden  kestirilemez; tüm saçlar permayı tutmaya­bilir­. İkincisi, perma için kullanılan kimyasal maddeler saçlı deriden  emilip, kan dolaşımına karışır ve gebelikte güvenle kullanımı açısın­dan pek çok soru işareti ardır­. Şimdiye kadar yapılan çalışmalarda, kullanılan kimyasal maddelerin bebek açısın­dan risk taşımadığı , perma yaptırılma­sı işle bebekte doğumsal sakatlık gelişme­si arasın­da bir bağlantı olmadığı saptanmıştır­. Fakat permanın tamamıyla güvenilir olduğunu söyleyebilmek için, daha fazla araştırmaya gereksinim vardır­. Bu yüzden, tedbiri elden  bırakma­mak için doğum sonrasına kadar saçlarınız düz kala­bilir­. Önceden  perma yaptırmışsanız kaygılanmayın, risk yalnızca kuramsal düzeydedir ve kalfa takmaya değmez.

İyi bir beslenme de saçların ı­zın parlak görünmesine yardım edebilir­. Bazı şampuanlarla ya da saç masajıyla da saçınıza canlı bir şekil verebilirsiniz. Gebeliğiniz ilerledikçe saçların ı­zın kırılganlığı arta­bilir­. Saçlarınızı kısa kestirerek dolgunluğunu koruya­bilirsiniz.

Permada olduğu gibi, saç boyaları­nın doğumsal sakatlık yaptığına dair de somut bir delil yok. Risk yalnızca kuramsal düzeyde ve daha önceden  yaptırdığınız boya ile ilgili olarak üzülecek bir şey yok. Fakat tedbirli davranmak için, en  azın­dan doğum sonrasına kadar saçlarınızı boyatmaya­bilirsiniz.

Beyaz saçlarınızı gizlemek veya kökleri­ni boyatmak ve tedbiri de elden  bırakma­mak istiyorsanız, kuaförünüze saf bitkisel boyaların kullanımını sorunuz.

Konuyla ilgili aramalar: hamilelikte saç bakımı , gebelikte saçlar

Hamilelikte Beslenme


HAMİLELİKTE SAĞLIKLI BESLENME , GEBELİKTE BESLENME

gebelikte beslenme

Her lokmanın sayılması:

Yediklerinize özen  göstererek,bebeğinize yaşama en  iyi şekil­de başlama fırsatı vermek için önünüzde dokuz ay vardır­. yediğiniz her lokmaya dikkat edin,çatalınızı ağzınıza götürmeden  önce ‘Bu yediğim bebeğim için iyi mi’ diye düşünün,eğer yanıt ‘evet’ se çiğneyin. Düşkün olduğunuz tatlılar­dan ya da atıştırmak için yediğiniz şeylerden  uzak durun.

Tüm kaloriler birbirine eşit değildir:

150 kalorilik bir tatlı kurabiyedeki kalori,kepekli un­dan yapılmış,meyve suyuyla tatlandırılmış diyet kurabiyedeki 150 kaloriye eşit değildir­. Yine 10 adet patates cipsindeki 100 kalori ,kabuğuyla fırın­da pişirilmiş patatesteki 100 kaloriye eşit değildir­. Bu nedenle aldığınız kalori­nin miktarı­nın yanı sıra,niteliğine de özen  gösterin. Bebeğiniz alacağınız 4000 boş kaloriden  çok,besleyici madde açısın­dan zengin 2000 kaloriden  yararlanacaktır­.

Kendinizi aç bırakırsanız bebeğinizi de aç bırakırsınız:

Nasıl bebeğinizi doğduktan sonra aç bırakmayı düşünemiyorsanız,anne karnındayken  de bunu yapmamalısınız. Bebeğin i­zin düzenli aralarla düzenli beslenmeye gereksinimi vardır­. Hiçbir zaman öğün atlamayın. Siz aç olmazsanız da bebeğiniz açtır­. Eğer mide ekşime­si ve şişkinlik gibi yakınmalar iştahınızı kaçırıyorsa, günlük gereksinmenizi 3 normal öğün yerine altı küçük öğünle karşılayın.

Önemli Olan Etkidir :

Günlük besin gereksiniminizi olabileceğince verimli kalorilerle karşılayın. 6 yemek kaşığı fıstık ezme­si yiyerek aldığınız eğer yiyebilirseniz (600 kalori vardır, günlük gereksinimin i­zin % 25’i) 25 gr. Protein , 160 gr’lık diyet ton balığı konservesinden  alacağınızdan (170 kalori ) daha az yararlıdır­. 300 mg. Kalsiyumu 1.5 porsiyon dondurma (450 kalori) yerine 1 bardak kaymaksız süt (90 kalori ) ya da 1 kase yağsız yoğurttan (100 kalori) almak daha iyidir­. 1 gr. Protein ya da karbonhidrattan 2 kat fazla kalorisi olan yağlar, boş kalori kaynağıdır­. Bunun için eti yağsız alın, süt ürünleri­ni yağsız olanlar­dan seçin, kızartma yerine ızgarayı tercih edin, ekmeğin i­zin üzerine tereyağını incecik sürün.

Verimli beslenme , yeterince kilo alama­mak gibi sorununuz varsa da önemlidir­. Sağlıklı kilo almak için besin ve kalori değeri çok olan avokado, kabuklu gıdalar seçin. Patlamış mısır ya da benzeri yiyeceklerden  uzak durun.

İster daha fazla, ister daha az kilo almaya çalışın, iki ya da daha fazla gereksiniminizi bir porsiyonla etkili olarak karşılayan besinleri örneğin brokoli (vitamin C, yeşil yapraklı sebze ve kalsiyum ), yoğurt ya da somon balığı konservesi (protein ve kalsiyum), kuru kayısı (demir ve meyve ) seçin.

Karbonhidratlar Karışık Bir Konudur :

Gebelik sırasın­da çok fazla kilo almaktan korkan bazı kadınlar, hata ederek diyetlerinden  karbonhidratları çıkarırlar. Saf ve/veya basit karbonhidratların (beyaz ekmek, pirinç, kek, kurabiye, şeker, şurup) besin değeri az, kalori çoktur. Saf olmayan ve/veya karbonhidrat kompleksleri (kepekli ekmekler, kahverengi pirinç, kuru fasulye, bezelye ve elbette özellikle kabuğuyla pişirilen  patates) ve taze meyveler, gerekli B vitamini, mineraller, protein ve lifleri almamızı sağlar. Bu yalnız s i­zin için değil, bebeğiniz için de iyidir­. Bulantı ve kabızlığın kontrol altına alınmasına yardımcı olur, doyurucu ve liften  zengin (yağlı ve mayonez gibi soslarla hazırlamadığınız sürece) ama şişmanlatıcı olmadığı için kilonuzun da kontrol altın­da olmasına yardımcı olacaktır­. Son araştırmalar karbonhidrat kompleksleriyle beslenenler için bir iyi haber daha vermiştir­. Fazla lifli besin tüketenlerde gebeliğe bağlı şeker hastalığı­nın gelişme rizikosu azalmaktadır­. (Az lifli besinlerden  yüksek lifli besinlere birden  geçmeyin)

Tatlılar Sorun­dan Başka Bir Şey Değildir :

Hiç bir kalori şekerin verdiği kalori kadar boş değildir­. Ayrıca araştırmacılar şekerin yalnız yararsız değil ayrıca zararlı olduğunu da göstermişlerdir­. Şekerin diş çürümelerine yol açması­nın yanı sıra, şeker ve kalp hastalığı, depresyon ve bazı vakalar­da hiperaktiviteyle ilişkisi olduğu düşünülmektedir­. Şekerle ilgili belki de en  kötü şey, genelde hiç besin değeri olmayan gıdalar içinde bulunmasıdır : Beyaz unla ve sağlıksız yağlarla yapılmış tatlılar gibi. Genellikle çok besleyici olmayan besinlerin içinde bulunmasın­dan dolayı, gebelerin almaya alıştıkları şekerin yerine koymak için şeker yerine kullanılan tatlandırıcılar (ha t­ta gebelikte kullanımı­nın güvenli olduğuna inanılan aspartam bile) iyi bir seçenek değildir­.

Lezzetli ve besleyici tatlılar için, şeker yerine meyve suyu konsantresi kullanın. Bunlar da şeker kadar tatlıdırlar, ama vitamin ve mineral içerirler. Böyle hazırlanmış ürünler çoğu kez kepekli un­dan ve kimyasal katkı maddeleri kullanılmadan, sağlıklı yağlar kullanılarak yapılmıştır­. Bu bölümün sonundaki tarifleri kullanarak kendi tatlınızı evde hazırlayın.

Size sunduğumuz Dengeli Beslenme Diyeti, rafine şekerleri (kahverengi, beyaz şeker, bal, vb.) gebelik sırasın­da kısıtlamayı önerir­. Şekerden  alacağınız kaloriyi daha yüksek besin değeri olan gıdalar­dan almasınız siz ve bebeğiniz için daha da iyi olacaktır­.

İyi Besinlerin Nereden  Geldiği Bellidir :

Pişirdiğiniz bezelye tarladan toplanalı çok uzun zaman olmuşsa (konserve, haşlanıp dondurulmuş) size ve bebeğine sağlayacağı besleyiciliğin çoğunu yitirmiş demektir­. Mevsiminde taze sebze ve meyveler bulunmuyorsa ya da hazırlayacak zamanınız yoksa taze sebze ve meyveler bulunmuyorsa ya da dondurulmuş olanları (tazeleri kadar besleyicidir, çünkü toplandıktan hemen  sonra dondurulur) tercih edin. Her gün çiğ sebze ve/veya meyve yemeğe çalışın. Sebzeleri ya buhar­da ya da az pişmiş hazırlayarak vitamin ve mineralleri­nin korunmasını sağlayın. Hazır yiyeceklerden  kaçının, içlerinde birçok kimyasal madde, tuz ile şeker vardır, besin değerleri de düşüktür.

Sağlıklı Beslenme Ailenin Seçimi Olmalıdır :

Eğer evde sizi çikolatalı bisküvi yapmaya ya da alışveriş listesine patates cipsi­ni de eklemenize zorlayan biri varsa Dengeli Beslenme Diyet’nin pek şansı olmadığı ortadadır­. Bu nedenle ailenin diğer üyeleri­ni de sizinle beraber bu diyete uymak için ikna etmelisiniz. Çikolata parçalı yerine doğal olarak tatlandırılmış, meyveli, yulaf unun­dan yapılmış kurabiye pişirin. Eve patates cipsi yerine ay çekirdeği alın. Sağlıklı bir bebek ve görece incecik bir vücudun yanı sıra doğum sonrası bir ikramiye de olumlu bir koca ve eğer varsa daha iyi beslenme alışkanlığı olan çocuklar olacaktır­. Dengeli Beslenme Diyeti’ne bütün aile doğumdan sonra da devam edin, özellikle ailenin en  yeni üyesine olmak üzere hepsinize daha uzun ve sağlıklı bir yaşam olanağı sunacaktır­.

Kötü Alışkanlıklar İyi Bir Diyeti Sabote Edile­bilir :

Yeryüzündeki en  iyi doğumdan ön­ce diyet bile anne adayı alkol, tütün ve benzeri maddelerden  uzak durma önerisine uymuyorsa, işe yaramaz 3. Bölümü okuyun ve henüz yapmadıysanız, alışkanlıklarınızı buna göre değiştirin.

HER GÜN ALINMASI GEREKENLER

Kalori :

Gebelerin iki kişilik yemek yediği doğrudur. Ama akılda tutulma­sı gereken  şey bu iki kişiden  biri­nin günlük gereksinimi ortalama olarak 300 kalori olan, gelişmesi­ni sürdüren  küçücük bir bebek olduğudur. Bu nedenle ortalama olarak bir kilonuz varsa gebelik önceki kilonuzu korumak için ekstra olarak 300 kaloriye gereksiniminiz vardır­. İlk üç ayda, zayıf olup bunu telafi etmeye çalışmıyorsanız günde ekstra olarak 300 kaloriden  daha azına gereksiniminiz vardır­. Daha sonra metabolizmanız hazırlanacağın­dan günde 300 kaloriden  fazlasına gereksiniminiz olacaktır­. Pek çok gebelik diyetinde önerildiği gibi 4 kişilik bir aileyi besleyecek kadar çok yemek, bebeğin gelişimi ve ikin i­zin gereksinimizden  fazla kalori almak yalnız gereksiz değil akılsızcadır da . Öte yan­dan gereğinden  az kalori almak hem yanlış hem tehlikelidir özellikle 2. ve 3. üç ayda olmak üzere gebelik sırasın­da gerektiği kadar kalori almayan kadınlar bebeğin gelişimine ciddi zarar verirler.

Bu basit formülün 4 istisnası vardır, bunların her birinde anne adayı kalori gereksinimi­ni hekimiyle konuşmamalıdır­. Fazla kilolular, doğru bir beslenmeyle daha az kalori ala­bilirler. Ciddi olarak düşük kilolu kadınların, daha fazla kaloriye gereksinimleri vardır­. Ergenin, kendisi­nin de gelişimi sürmektedir ve belenme gereksinimi özeldir, karnın­da birden  fazla bebek taşıyan kadınların öğününe her biri için 300 kalori eklenme­si gerekir­.

Günde ekstra olarak 300 kalori almak, yemek yemeği senlerin bir fantezisi gibi dursa da, öyle değildir­. Bazen  günde 4 bardak süt içmekten  (toplam 380 kalori) ya da eşdeğer kalsiyum açısın­dan zengin besinlerle ve ekstra protein porsiyonunuzla kendinizi tıka basa doymuş hissedeceksiniz. Yani çekici besinler eklemek yerine belki alıştıklarınızı da bırakmak zorun­da kalacaksınız. Aldığınız kalorilerin yüksek besin değerinden  emin olmak için başarılı bir etkili diyet uzmanı olacaksınız.

Gebelik sırasın­da alınan kalorilerin hesaplanmasına karşın bunu yapmak zorun­da değilsiniz. Her yemekte karışık hesaplamalarla uğraşacağınıza haftada bir gün güvenilir bir tartıda tartılarak ilerlemenizi kontrol edebilirsiniz. Günün aynı saatinde çıplak ya da aynı giysiyle (yada ağırlığı yaklaşık aynı olan giysilerle) tartılın. Kilo alışınız şemaya uyuyorsa (2. ve 3. üç aylar­da haftada yaklaşık yarım kg), doğru miktar­da kalori alıyorsunuz demektir­. Aldığınız kilo azsa az kalori, çoksa çok kalori alıyorsunuz demektir­. Enerji alımınızı gerektiği şekil­de besinleri kesmeyin ve her gün tartılmaya devam edin.

Protein :

Günde 4 porsiyon : Proteinler insan hücreleri­nin yapıtaşı olan aminoasit dene maddelerden  oluşur. Araştırmalar anne adayı­nın gerekenden  az protein almasının, tıpkı az kalori alma­sı gibi düşük doğum ağırlıklı bebek doğumuna neden  olduğunu göstermiştir­. Bu nedenle gebeler günde en  az 60-75 gr. Protein almalıdır­. Yüksek riskli gebeliklerde önerilen  miktar, günde 100 gr’dır ve gebeliğin yüksek riskli olmasını önlemeye yardımcı olabileceği için baştan amaçlanan miktar ola­bilir­. 100 gr.’lık protein alma hedefi çok gibi görüle­bilir ama Amerikalıların çoğu günde bu kadar ya da fazla protein tüketir­. Günde 100 gr. Protein almak için yapacağınız, Dengeli Beslenme Diyeti’nin besin seçme gruplarındaki proteinli besinlerden  4 porsiyon yemektir­. Protein porsiyonlarınızı sayarken, yüksek kalsiyumlu gıdalar­da bulunan protei­ni hesaba katmayı unutmayın : 1 bardak süt veya 30 gr. Peynirin, her biri 1 protein porsiyonudur. Bir kâse yoğurt yarım porsiyon, 125 gr. Somon balığı tam bir porsiyondur.

Günün sonun­da yarım ya da bir porsiyon eksik kaldıysa yatma dan evvel yüksek proteinli bir ara öğün yiyerek kotayı tamamlaya­bilirsiniz. Örneğin, yumurta salatası (1 yumurta ve 2 yumurta beyazıyla yapıldığın­da yarım porsiyon protein eder.)ve kepekli kraker, milk shake (1 porsiyonnun 3/2’si eder) ya da ¾ kâse az yağlı peynir (1 porsiyon protein) yanın­da domates ve fesleğenle yiyebilirsiniz.

C Vitaminli Besinler :

Günde 2 porsiyon : S i­zin ve bebeğin i­zin doku tamiri, yara iyileşme­si ve çeşitli metabolik işlemler için C vitaminine gereksinimi vardır­. Bebeğin ayrıca güçlü kemik ve diş gelişimi ve düzgün gelişme­si için C vitaminine gereksinimi­ni vardır­. C vitami­ni beden  de depolanamaz, bu sebepten  dolayı her gün alınma­sı gerekir­. C vitamininden  zengin besinler en  iyisi taze ve pişirilmemiş hal­de yenir, ışık , ısı ve havaya maruz kılmakla vitamini­ni kaybeder. Taze sıkılmış portakal suyu bu vitami­nin en  iyi kaynağıdır­.

Kalsiyumlu Besinler :

Günde 4 Porsiyon : Belki de ilkokuldayken, büyüyen  çocukların diş ve kemik sağlığı için bol kalsiyuma gereksinimi olduğunu öğrenmişsinizdir­. Kalsiyum, kasların, kalp ve sinir sistemi­nin gelişimi, kan pıhtılaşma­sı ve enzim etkinliği için gereklidir­. Yeterince kalsiyum almazsanız kaybedecek olan yalnız bebeğiniz değildir; bedene kalsiyum girişi yetersize bebeğin i­zin kafa kemiği s i­zin ileride osteoporoza aday kılar. Sütünüzü içmeniz (ya da kalsiyumu diğer yollar­dan almanız) için bir diğer neden  de şudur : son araştırmalar yüksek miktar­da kalsiyum alımı­nın gebeliğe bağlı yüksek miktar­da tansiyonun önlenmesinde yardımcı olduğunu ortaya koymuştur­.

Bu nedenle kalsiyum bakımın­dan zengin besinlerden  günde dört porsiyon almaya özen  gösterin. Eğer günde 4 bardak süt içmek size çekici gelmiyorsa, bir kase yoğurt ya da bir parça peynir şeklinde de kalsiyum ala­bilirsiniz. Süt ve süt ürünlerine dayanıksız olanlar kalsiyumu başka besinlerden  ala­bilirler.

Diyetle yeterince kalsiyum alamayanlara, vejetaryenlere ya da laktoza dayanıksız olanlara kalsiyum tabletleri önerilir­.

Yeşil ve Sarı Sebzeler, Sarı Meyveler :

Günde üç ya da daha fazla porsiyon. Bu besinler beta karoten  formun­da A vitami­ni içerir­. A vitamini­ni hücre büyüme­si (bebeğin hücreleri inanılmaz bir hızla çoğalır) sağlıklı cilt, kemikler ve gözler için gereklidir, ha t­ta bazı kanser türleri riski­ni de azaltır­. Yeşil yapraklı sebzeler, vitaminler (E vitamini, riboflavin, folik asit, B6), mineraller (yeşil yapraklı sebzelerin çoğu mineraller kadar kalsiyum da içerir) ve kabızlığı önleyen  lif içerir­. A vitami­nin doğada en  verimli kaynakları yeşil ve sarı sebzeler ile meyveleridir­. Havuç ve ıspanağın ve şeftalide bulunur. Bir bardak havuç suyu içenler bunu bir porsiyon sayıla­bilirler.

Diğer meyve ve Sebzeler :

Günde iki porsiyon ya da fazlası. Betakaroten, A vitami­ni ve C vitami­nin bakımın­dan zengin olanlar­dan başka günde en  az iki farklı tür lif, vitamin ve mineral için sebze ve meyve yemelisiniz. Bunların çoğu potasyum ve/veya magnezyum bakımın­dan zengindir, her ikisi de gebe sağlığı için önemlidir­.

Tahıl ve Baklagiller Günde 6-11 porsiyon.

Tahıllar (buğday, arpa , çavdar, yulaf, mısır, pirinç, darı, soya ) ve baklagiller (bakla, kuru fasulye ve bezelye) bebeğin gelişen  bedeni­nin her bölgesi için gereken B vitami­ni ve başka besinleri içerir­. Bu yoğunlaştırılmış karışık karbonhidratlar, gebelikte çok önemli olduğu gösterilen  çinko, selenyum ve magnezyum gibi minarellerden  zengindir­. Nişastalı besinler sabah bulantılarını geçirmeye yardım eder.

En yüksek faydası meydana getirmek için diyetinize çeşitli karışık karbonhidrat katın, ortak besleyici özellikleri­nin yanı sıra her biri­nin ayrı gücü vardır­. Denemeci olun : Balığınızı yulaf kepeği, mevsimlik otlar ve peynirla pişirin. Pilava şehriye katın. Çorbanıza deniz ürünleri ekleyin.

Saf unlarını hesaba katmayın (beyaz un­dan yapılan ekmek gibi ) . “Zenginleştirilmiş” bile olsalar bunlar lifte ve orijinallerde vitamin ve minerallerin çoğun­dan yoksundur.

Demir Yönünden  Zengin Besinler :

S i­zin ve gelişen  bebeğin i­zin artan hacmi için büyük miktar­da demir gerekli hacmi için büyük miktar­da demir gerekli olduğundan, bu 9 ayda hayatın ı­zın herhangi bir dönemecinde olmadığı kadar çok demire gereksiniminiz olacaktır­. Demiri mümkün olduğunca diyetinizden  sağlayın. Demir bakımın­dan zengin besinler yemek de demirin bağırsaklar­da emilimi­ni artıracaktır­.

Gebelikte demir gereksinimi­ni tek başına diyetle karşıla­mak genel olarak güç olduğun­dan 12. haftadan itibaren  gebeler günde 30 mg. Demir hapı almalıdır­. Demir emilimi­ni artırmak için, hapı yemek arasın­da , C vitami­ni bakımın­dan zengin meyve suyuyla veya suyla (ama süt, çay ve kahveyle değil) alın. Eğer gebenin demir depoları düşükse doktoru günde 60 –120 mg. Demir hapı önerebilir­.

Yağ Bakımın­dan Zengin Besinler:

Günde 4 Tam ya da 8 Yarım Porsiyon Yada Eşdeğer Karışım. Genel olarak kabul edilen  beslenme rehberlerine göre bir yetişkin aldığı kalori­nin % 30’unu yağlar­dan sağlanmalıdır­. (Ortalama bir Amerikalı’nın beslenmesinde kalori­nin % 40’ı yağlar­dan sağlanır­.) Aynı oran gebelere de uygulanır­. Eğer 57 kiloysanız ve günde 2100 kaloriye gereksiniminiz varsa, yağlar­dan alacağınız kalori 630’dan fazla olmamalıdır­. 70 gr. Yağ 630 kaloriye ulaşmak için yeterlidir­. Bu gereksinimi hem karşıla­mak hem de aşmak çok kolaydır­. Fazladan yeşil yapraklı sebze, C vitami­ni açısın­dan zengin besinler, ha t­ta tahıl veya kalsiyumlu besinler almanızda bir sakınca yoksa da ekstra olarak yağlı porsiyonlar ekstra olarak kilo demektir­. Yağ alınımını ılımlı tutmak iyi olsa da, tümüyle kesmek tehlikelidir­. Yağ ve içerdiği temel yağ asitleri­nin gelişen  bebeğiniz için yaşamsal önemi vardır­.

Her gün yediğiniz, yağ bakımın­dan zengin besinlerin hesabını tutun; kotanızı doldurun, ama aşmayın. Yemek hazırlanırken  ve pişirirken  kullanılan yağların­da sayıldığını unutmayın. Eğer 1 yumurtayı ½ kaşık margarinle (1/2 porsiyon) kızartıyorsanız ya da ton balığı­nın yanına 1 kaşık mayonez (1 porsiyon) koyuyorsanız bunları da günlük kotanızdan sayın.

Eğer yeterince kilo alamıyorsanız ve başka besleyici besinleri arttırmanız etkili olmuyorsa, her gün bir porsiyon fazla (ama daha çok değil) yağlı besin alın, bu konsantre kaloriler kilo almanızı sağlayacaktır­.

Tuzlu Besinler :

Aşırıya kaçmadan. Bir zamanlar hekimler, gebelik sırasın­da bedende su tutulma­sı ve şişkinliğe katkıda bulunduğu düşünüldüğü için tuz kısıtlamasını önerirlerdi. Şimdi gebelik sırasın­da beden  sıvıların­da artışın gerekli ve normal olduğuna ve makul miktar­da tuzun yeterli sıvı düzeyi için gerektiğine inanılmaktadır­. Ama gebe olsun olmasın, aşırı miktar­da tuz ve tuzlu besinler (soya sosu ve patates cipsi gibi) kimse için iyi değildir­. Fazla tuz alımı yüksek tansiyonla yakın­dan ilişkilidir ve bu da gebelikte potansiyel neden  ola­bilir­. İyot eksikliği her bölgede sorun oluşturmamasına karşın gebelikte artan iyot gereksinimi­ni karşıla­mak için iyotlu tuz kullana­bilirsiniz. Genel bir kural olarak yemekleri pişirirken  değil, masada tuz atın.

Sıvılar :

Günde en  az 8 bardak. Nasıl ki yalnız iki kişi için yiyorsanız, içmenizde iki kişi olacaktır­. Günü neredeyse bir yudum bir şey içmeden  geçiren  insandansanız, şimdi değişme zamanıdır­. Beden  sıvıları gebelikte arttığı için, sıvı gereksiniminiz de artar.

Bebeğin i­zin de sıvıya gereksimi vardır; bedeni­nin büyük kısmı, sizinki gibi sıvıdan oluşmuştur. Fazladan sıvı cildinizi yumuşatır, kabızlığı azaltır­. Bedeninizde fazla su toplanma­sı varsa (düşünüldüğünün tersine az sıvı alınması, sıvı toplanmasına neden  olur) ya da hava sıcaksa (susuz kalma, zamanın­ dan evvel doğum riski­ni artırır) günde en  az 8 bardak sıvı aldığınızdan emin olun. Elbette aldığınız tüm sıvıyı yalnız içtiğiniz sudan almıyorsunuz, süt , (üçte ikisi sudur) sebze ve meyve suları, çorbalar, kafeinsiz ve şekersiz içecekler ve maden  suyu da sıvı kaynağıdır­. Kolalı içecekler az için, günün sonun­da çok fazla kalori almış ola­bilirsiniz.

Bira bardağı gibi büyük bardakla içtiğinizde 1,5 ölçü almış olursunuz. Sıvı alınımınızı gün içerisine yayın bir kerede 2 bardaktan fazla kanı aşırı sulandırır içmeye çalışmayın.

Vitamin Hapları :

Her gün alınan gebelik formülleri. Vitamin hapları, bilim dünyasın­da her zaman tartışma konusu olmuştur. Doğum öncesi vitamin hapları kullanma üzerine olan tartışma Ulusal Bilimler Akademisi’nin tüm gebelere (30 mg. Demir dışında) rutin vitamin hapı kullanımını destekleyen  yeterince kanıt olmadığına ilişkin açıklamasıyla yoğunlaşmıştır­. Akademi, belirli vitamin ve minerallerin hapla verilmesi­nin herkes için yararlı olduğuna ilişkin daha fazla araştırmaya gerek olduğu düşüncesindedir; ama günümüz için hekimin, her hastanın diyeti­ni dikkatle değerlendirme­si ve fakat diyette eksikte vitamin eklenmesi, vejetaryenler de dahil olmak üzere beslenme­si riskli olanlara, karnın­da birden  fazla bebek taşıyanlara, sigara içenlere , alkol ya da madde kullananlara yapılmaktadır­.

Sağlıklı gebelerin gereksinimleri olan tüm besinleri yemek sofrasın­dan karşılayabilecekleri düşüncesi yaygındır­. Ama gerçekte, gebe bir kadın yemeklerin vitamin ve minerallerin korunarak hazırlandığı bir labaratuvar­da yaşasa, aldığı günlük miktar kesin olarak ölçülse, hiç bir zaman telaş içinde yemek yemese ya da yiyemeyecek kadar bulantısı olmasa ve gebeliği­nin yüksek riskli gruba hiç bir zaman giremeyeceğinden  emin olsa bu doğrudur. Gerçek yaşamda vitamin hapları ekstra olarak bir garantiyi değerlendirerek kendileri­ni daha iyi hissede­bilirler.

Hiçbir hap ne kadar tam olursa olsun, iyi bir diyetin yeri­ni alamaz. Vitaminler ve minerallerin çoğu besinlerle alınır­. Çünkü bu beden  için en  etkili kullanım yoludur. Taze besinler yalnız bizim bildiğimiz ve hap için sentez yapılabilenler dışında, henüz keşfedilmemiş olanları da içeriyor ola­bilir­. 30 sene önce doğumdan ön­ce verilen  haplar, bugün sağlık için çok önemli olduğunu bildiğimiz çinko ve öbür mineralleri içermiyordu. Ama kepekli ekmekte bunlar her zaman vardır­. Ayrıca doğal besinler lif, su (meyve ve sebzelerde her ikisinden  de bolca bulunur) kalori ve protein içerirler ki bunların hiçbiri bir hapa sığdırılamaz. (Günlük sebze gereksinimine eş değer olduğu öne sürülen  haplara dikkat edin, bu iddialar tümüyle sahtedir­.)

Az iyi, çok daha iyidir diye düşünmeyin. Vitamin ve mineraller yüksek dozda alındıkların­da bedende ilaç etkisi yaparlar ve onlara ilaç gibi yaklaşmak gerekir­. A ve D vitaminleri günlük önerilen  dozun hemen  üstünde bir dozda zehir etkisi yapar. Günlük önerilen  dozun ötesinde her vitamin ve mineral kompleksi faydası risklerinden  ağır bastığın­da hekim gözetiminde alınmalıdır­. Bu vitaminleri günlük diyetle önerilen  dozdan fazla almak tehlikeli sayılmaktadır­.

Konuyla ilgili aramalar: hamileyken ne tür gıdalar alınmalı , gebelikte nasıl beslenilir , hamilelikte dengeli beslenme , gebeyken neler yemeliyiz

Hamilelikte Cilt Bakımı


Bazı kadınlar gebelik sırasın­da ciltleri parladığı için kendileri­ni şanslı sayarlar. Bu annelik duygusunun basit bir sonucu değildir hormonal değişiklikler sonrasın­da yağ salgısı­nın artmasına bağlıdır­. Bazı kadınlar (özellikle âdetlerinden  önce ciltlerinde farklılık olmayanlar) o kadar şanslı olmaya­bilir­. Bu yağlılığın tamamen  ortadan kaldırılma­sı olanaksız olsa da azaltılma­sı için yine de aşağıdaki tavsiyelere uyulma­sı gerekmektedir;

Dengeli Beslenme Diyeti'ne mümkün mertebe uymaya çalışın. Bu bebeğiniz için olduğu kadar cildiniz içinde en  iyisidir­.

Musluğun önünden  her geçişinizde bir bardak su için. Su en  etkili gözenek açıcılar­dan biridir­.

Uygun bir temizleyici ile günde 2-3 kez yüzünüzü temizleyin. Cildinizi tıkayacak krem ve makyajdan uzak durun.

Eğer hekiminiz önerirse B6 vitami­ni desteği alın (günde 25-50 mg'ı aşmasın). Bu vitamin hormonlara bağlı bir şekilde meydana gelen cilt sorunların­da kullanılmaktadır, fakat etki mekanizma­sı henüz bilinmiyor.

Eğer cilt sorunlarınız iç hastalıkları uzmanınız ya da onun önereceği bir deri hastalıkları uzmanıyla görüşmeyi gerektirecek kadar şiddetliyse, hekimin gebe olduğunuzu bildiğinden  emin olun. Özellikle 'Accutane 've 'Retin-A' gibi sivilce için kullanılan ilaçlar gebelikte bebeğe zarar vere­bilme olasılığı nedeniyle kullanılmaz.

Bazı gebe kadınların kuru, kaşıntılı cilt sorunları vardır­. Bu durumda nemlendiriciler yardımcı ola­bilir ( en  iyi emilimin sağlanma­sı için banyo ya da duş sonrası uygulanmalıdır). Odayı nemli tutmak ve çok sıvı almak da yararlı ola­bilir­. Sabun kullanılarak yapılan sık banyo cildi kurutur. Banyo sayısını azaltın ve sabunsuz bir temizleyici kullanın.

Konuyla ilgili aramalar: gebelikte cilt bakımı , hamilelikte cilt sorunları , hamilelikte ciltte kaşıntı

Gebelikte Cinsel Yaşam


GEBELİKTE CİNSEL YAŞAM

Maalesef bazı hekimler hepimi­zin rahat etme­si için cinsellik konusuna pek değinmezler. Sıklıkla çiftleri neyin beklediği­ni söylemezler ve pek çok çifti ne yapacakları bilemez hal­de bırakırlar.

Başka zamanlara göre gebelik sırasında, cinsel ilişki­nin niçin zorlaştığı­nın anlaşılması, korku ve üzüntülerin azalmasına yardımcı olur ve ilişki­nin olması­nın (ya da olmamasının) daha kolay kabul edile­bilir ve daha hoşlanıla­bilir hale gelmesi­ni sağlar.

Her şeyden  önce, pek çok bedensel farklılık istek ve cinsel zevklerinizi olumsuz veya olumlu şekil­de etkiler. Bazı olumsuz etmenleri, cinsel yaşantınıza karışmalarını en  aza indirerek çözebilirsiniz. Olumsuz etmenlerle beraber yaşamayı öğrenmeniz gerekir­.

Bulantı ve Kusma : Eğer sabah bulantı kusmalarınız gece gündüz devam ediyorsa, yalnızca bunların geçmesi­ni beklemelisiniz. (Mide bulantısı genelde ilk üç ayın sonun­da kaybolur). Eğer sizi yalnızca belli saatlerde rahatsız ediyorsa gevşemeye çalışın ve yemek saatlerinizi ona göre ayarlayın. Kendinizi berbat hissettiğiniz zaman çekici görünmeye çalışmayın; çünkü sabah rahatsızlığınız duygusal gerginliğinizle arta­bilir­. (Sabah rahatsızlığı­nın azalmasıyla ilgili sayfaya bakınız ).

Yorgunluk : Bu da dördüncü ayda mutlaka geçecektir­. Geçinceye kadar kendinizi gece geç vakitlere kadar romantik olmaya zorla­mak yerine, eğer uygunsanız gündüz sevişin. Hafta sonları öğleden  sonralarınız boşsa, seviştiğinizi düşünerek şekerleme yapın.

Görüntünün Değişme­si : Şişmiş karnınız kocaman ve Himalaya dağı aşılmaz görünürken  sevişmek hem sizi beceriksizleştirir hem de rahatsızdır­. Gebelik ilerledikçe, bazı çiftler için büyüyen  karnın ölçülme­si jimnastik gerekir­. (Bu dağın çevresi­ni dolaşmanın da yolları vardır) Ayrıca kadı­nın tam görüntüsü çiftlerden  biri­nin ya da ikisi­nin de iştahını keser. Bu toplumsal koşullu refleksi düşünmeyle boza­bilirsiniz: büyük (gebelikte) güzeldir­.

Üreme Organların Büyüme­si : Gebelikteki hormonal değişikliklere bağlı olarak, kasık bölgesine doğru artmış kan akımı, bazı kadınlar­da cinsel beklentiyi arttıra­bilir­. Fakat aynı zamanda, özellikle gebeliğin son dönemlerinde, cinsel doyum sonrası dolgunluğun devam etmesine bağlı bir şekilde , kadı­nın bu işi tam olarak yapamadığını düşüncesine ve cinsellikten  daha az zevk alınmasına neden  ola­bilir­. Erkekler içinde aynı şekilde, (eğer hoş ve sıcak bir şekil­de okşandığını düşünüyorsa) bu değişiklikler hızı­nın artmasına veya (eğer bu dolgunluk organını çok sıkıyorsa, sertleşmenin kaybolmasına bağlı bir şekilde ) azalmasına sebep ola­bilir­.

Ağız (Kolostrum) Sızıntısı : Gebeliğin geç zamanların­da bazı kadınla, ağız (kolostrum) ası verilen  bir çeşit süt üretmeye başlarlar. Bu, cinsel uyarım sırasın­da göğüsten  sızıntı şeklinde aka­bilir ve cinsel birleşmenin tam ortasın­da rahatsız edici ola­bilir­. Elbette üzülecek bir şey yoktur, fakat s i­zin veya eşin i­zin canını sıkıyorsa, eşin i­zin göğüslerinizle oynamasını engelleyerek bu durumu kolayca bertaraf edebilirsiniz.

Memelerde Gerginlik : Bazı şanslı çiftler gebelik boyunca dolu ve gergin memelerden  hoşlanarak neşe ile oynaşırlar. Fakat bir kısmı da, gebeliğin erken  dönemlerinde, memelerin ağırlığı gerginliğinde bağlı bir şekilde sevişmek yarıda kala­bilir­. (Acı çekmek veya içerlemek yerine, kesinlikle eşinizle bu rahatsızlığınızı konuşun ve size hafifçe dokunmasını isteyin) İlk üç ayın sonuna doğru bu gerginlik kaybolmasına karşın, bazı çiftler için memelerin aşırı duyarlılığı uyarılmalarını arttırır­.

Vajina Salgılarındaki Değişiklikler : Bu salgıların miktarı artar ve kıvamı, kokusu, tadı değişir­. Eğer kadı­nın vajinası önceden  hep kuru ve/veya rahatsız edecek şekil­de darsa, bu artmış yalanma birleşmeyi daha hoş hale gele­bilir­. Veya kadı­nın vajinası­nın çok ıslak ve kaygan hale gelmesine bağlı olarak, erkeğin sertleşmesi­nin sürekli olmasını zorlaştıra­bilir­. Artmış koku ve tat bazı erkekler için oral seksi istenmeyen  bir hale dönüştürebilir­. Hoş kokulu sıvıların kasık ve uyluk iç kısımlarına sürülmesiyle bu sorunu halledebilirsiniz.

Rahim Ağzındaki Duyarlılığın Yol Açtığı Kanama : Rahim ağzı da gebelik sırasın­da şişer. Bu durum ek kan damarlarıyla rahme gelen  kanama kan akımı­nın artışına bağlıdır ve rahim ağzı böylece gebelik öncesine göre daha yumuşak hale gelir­. Bu, özellikle rahim ağzı­nın doğma hazırlanmayla başladığı gebeliğin son dönemlerinde, deri cinsel birleşmelerin ara sıra kanamaya neden  olabileceği anlamına gelir­.

Bebeğinize Zarar Verebileceğinizde Ya da Düşük Yapmaktan Korkmak : Normal bir gebelikte, cinsel birleşme bu tesirlerin hiçbirine yol açmayacaktır­. Bebek rahim ve amnion sıvısı içerisinde yumuşak ve korunaklı bir ortamdadır ve rahmin ağız kısmın­da oluşan sıvımsı bir tıkaçla dış ortamdan güvenle korunur.

Orgazmın Düşük Yada Erken  Doğuma Yol Açacağın­dan Korkmak : Orgazmdan sonra rahimde kasılmalar olması­na rağmen  (ve bu kasılmalar bazı kadınlar tarafın­dan birleşmen  sonraki yarım saat boyunca hissedile­bilir), tüm kasılmalar doğum başlıyor demek değildir ve normal gebelikte tehlikesi yoktur. Bununla birlikte, düşük ve erken  doğum rizikosu varsa, orgazm, öncelikle de yoğun bir mastürbasyonla sağlanıyorsa yasaklana­bilir­.

Bebeğin i­zin "İzliyor" veya "Farkında" Olmasın­dan Korkmak : Orgazm sonrasın­da rahimdeki kısılmaların sebep olduğu hafif sallanmadan bebeğin i­zin hoşlandığını düşünün. O, yaptığınızı ne görebilir ne birleşme sırasın­da ne olduğuna dair bir fikri vardır­. Bebeğiniz gerçekten  bu olayı hafızasına alamaz. Bebeğin i­zin hareketleri (birleşme sırasın­da yavaşlama ve sonrasın­da tekmeleme, kıvranma ve orgazm sonrası da tekmeleme, kıvranma ve orgazm sonrası kalp atım hızın­da artma) yalnızca hormonlara ve rahim hareketlerine bağlı tepkilerdir­.

Erkeklik Organı­nın Rahme Girmesiyle İltihap Oluşacağın­dan Korkma : Eşiniz cinsel yolla bulaşan bir hastalığı taşımadığı sürece ilk 7 veya 8 ay boyunca size ve bebeğinize birleşmeyle iltihap bulaşma­sı rizikosu yoktur. Amnion kesesi bebeği meni ve haba yol açıcı mikroplar­dan korur. Pek çok hekim döl kesesi yırtılmadığı sürece, dokuzuncu ayda bile bu durumun geçerli olduğuna inanır­. Fakat herhangi bir an­da yırtılabileceğinden, iltihaplanmaya karşı önlemi elden  bırakma­mak için, gebeliği son 4 ile 8 haftasın­da kondom (prezervatif) önerilir­.

Hem anne hem de baba, mutlu son olan bebeğin doğumu yaklaştıkça karışık duygular yaşarlar; sorumlulukların ve yaşam biçimleri­nin değişmeyeceği­ni düşünmeye başlarlar. Bebeğin doğmasıyla maddi ve duygusal yükleri­nin artışı, eskisi kadar rahat sevişmeleri­ni engelleyebilir­. Tüm bunlar yatak odasına taşınmamalı, açık bir şekil­de konuşulmalı ve yüzleşilmelidir­.

Karı Koca Arasındaki İlişki­nin Değişme­si : Çiftler artık yalnızca sevgili veya birbirine âşık karıkoca değil, aynı zaman­da anne ve baba oldukları düşüncesine alışmakta zorluk çekerler. Ha t­ta hâlâ pek çoğumuz böyle bir ilişki­nin neticesinde yaşıyor olmamıza karşın kendi anababam ı­zın da seviştiği­ni bilmekten  kaçınırız. Öte yandan, bazı çiftler ilişkilerindeki bu yeni boyutu (anababa olma boyutu) da keşfedip, bunu da yeni bir heyecan olarak yatak odalarına taşırlar.

Bilinçaltı Düşmanlık : Baba adayları, ilgi odağı haline geldikleri için anne adaylarını kıskanırlar . Ya da anne adayı aynı şeyi bebe adayına hisseder; gebeliği beraber planladıklarını ve hoşlanacaklarını düşündüklerini, ama tüm külfeti­ni kendisi­nin çektiği­ni düşünür. Bu duyguların konuşulma­sı gerekir, ama elbette yatak odasın­da değil.

Gebeliğin Son Altı Haftasındaki Cinsel Birleşmelerin Erken  Doğuma Yol Açacağına İnanmak : Orgazmın rahimde kasılmalara yol açtığı doğrudur, ama rahmin ağız kısmı doğum için tam olgunlaşmadığından, kasılmalar doğumu başlatmaz ve ha t­ta bu durum günü geçmiş, doğumu istekle bekleyen  çiftler tarafın­dan da doğrulanır­. Buna karşın, hiç kimse doğumu tam olarak neyin başlattığını bilmiyor. Çalışmalar erken  doğumun, gebelikleri­nin son bir haftası içinde ilişkide bulunan çiftlerde arttığını ve zamanın­da doğumlar­da genelde böyle bir şeyin olmadığını göstermiştir­.

Başı Kasık Bölgesine Yerleştikten  Sonra Bebeğe Vurmaktan Korkmak : Daha önceden  rahatça ilişkide bulunan pek çok çift bile, bebek kasık bölgesine doğru indikçe, ilişkiden  korkarlar. Pek çok hekim, bebeğe zarar vermemesine karşın, bu dönemde erkeklik organı­nın derine ilerleme­si çok rahat olmadığı için ilişkiden  kaçınılmasını önerir­.

Birtakım psikolojik etkenler de cinsel ilişki­nin daha iyi olmasını etkiler:

GEBE KALMAK İÇİN DEĞİL ZEVK İÇİN CİNSELLİK :

Daha önce gebe kalınabilme­si için uğraş veren  bazı çiftler, cinselliği takvim, çizelge yöntemlerinden  kurtularak yalnızca çok hoşlana­bilirler. Cinsellik özellikle ilk birkaç ayda, daha önce olmadığı kadar hoş ola­bilir­.

Daha önce yaşadıklarınıza göre, gebelik sırasındaki ilişkinizde zorlana­bilirsiniz, fakat pek çok durumda kesinlikle zorlana­bilirsiniz, fakat pek çok durumda kesinlikle güvenlidir­. Gerçekten  de s i­zin için hem bedensel hem de duygusal açıdan iyi yönleri vardır : sizi ve eşinizi birbirinize yakınlaştırır, kasık bölgenizdeki kasların doğum için hazırlanmasına yardımcı olur ve rahatlatır­.

ORAL SEKS

Eşin i­zin sizinle oral seks yapması, vajinaya hava kaçırmadığı sürece güvenlidir­. Vajinadan giren  hava kabarcığı kan damarlarını tıkayarak emboliye yol aça­bilir, bu da anne ve çocuk için ölümcül ola­bilir­.

"Fellatio" (kadı­nın dudaklarını ve dili­ni kullanarak karşı cinsin genital organlarını uyarması), cinsel birleşmeye i­zin verilmediği dönemlerde en  güvenilir olanıdır­.

ORGAZM SONRASI KRAMP

İlişki sırasın­da ve sonrasın­da kramp bazen  ağrıyla beraber ola­bilir çok sıktır ve normal, düşük riskli gebeliklerde zararsızdır­. Bedensel nedeni; gebelik nedeniyle leğen  bölgesine kan dolma­sı ve cinsel organlardaki şişme ola­bilir­. Psikolojik nedeni ise; ilişki sırasın­da annenin bebeğe zarar verme endişesi ola­bilir­.

Kramplar bebeğe zarar vermenin bir belirtisi değildir­. Birçok hekim, normal ve düşük riskli gebeliklerde cinsel ilişki ve orgazmın tamamen  güvenli olduğu ve düşük nedeni olmadığı konusun­da aynı düşüncededirler. Kramplar canınızı yakarsa eşinizden  belinizi yavaşça ovmasını isteyin. Bu yalnızca krampı değil aynı zaman­da tetiklediği gerginliği de düzeltir­.

CİNSEL İLİŞKİNİN SINIRLANDIRILMASI GEREKEN ZAMAN

Sevişmek, bebek bekleyen  çiftlere çok şey kazandırdığın­dan keşke bütün çiftler bu avantajdan yararlanabilselerdi! Ne yazık ki yüksek riskli gebeliklerde, bazı dönemler için veya bazen  tüm dokuz ay boyunca bile sınırlandır­ma ola­bilir­. Zaman zaman kadı­nın orgazm olma­mak koşuluyla ilişkiye girmesine, bazen  de birleşme olmadan sürtünmeye i­zin verilir­. Ne, nasıl güvenlidir ve ne zaman uygun olur, bunu kesinlikle bilin. Eğer hekiminiz sınırlamalar getiriyorsa nedeni­ni sorun, birleşmeyi mi, orgazm mı yoksa her ikisi­ni birden  mi yasakladığını bunun geçici mi yoksa doğuma kadar sürekli mi olduğunu sorun.

Birleşme , aşağıdaki durumlar­da muhtemelen  kısıtlanacaktır :

Herhangi bir anda, beklenmeye bir kanama olması.

Daha önceki gebeliğin ilk üç ayın­da düşük ya da düşük tehlikesi geçirmesi, şu an­da da düşük tehlikesi­nin bulunması.

Daha önceki gebeliğin son 8-12 haftası içerisinde erken  doğum, riskli erken  doğum, riskli erken  doğum deneyimi­nin olma­sı veya şu an­da erken  doğum belirtileri­nin bulunması.

Su kesesi­nin yırtılma­sı

Plesanta prevanın (anne ile bebek arasındaki bağlantıyı sağlayan dokunun normal yerleşimi yerine rahim yan veya üst kısmına yerleşme­si anlamına gelir) olması. Bu durumda birleşme ile plasenta zamanın­ dan evvel yerinden  ayrılıp, kanamaya yol açarak, hem anneyi hem de bebeği tehdit edebilir­.

Birden  fazla bebeğe gebelik durumunda, son üç ay uzak durulmalı

Konuyla ilgili aramalar: gebelikte cinsellik , hamilelikte cinsellik , hamilelik sırasında cinsel hayat , gebe iken cinsel ilişki zararlı mıdır , hamilelikte cinsel ilişkiye girilir mi

Hamilelikte Alkol Almak


Hamilelikte İçki İçmek ( Hamilelikte Alkol Kullanımı )
İkinci aya kadar genel olarak gebe kalındığın­dan habersiz olduğundan, bunu bilmemiz halinde asla yapmayacağımız şeyleri yaparız. Birkaç vesileyle içilen  bir iki duble içki­nin erken  gebelikte gelişmekte olan cenine zarar verdiğine ilişkin hiç bir kanıt yoktur. Gerçekte son çalışmalar­dan birinde, gebeliğin erken  sürecinde, hiç içmeyenlere oranla daha fazla doğumsal sakatlık ya da gelişme geriliği olmadığı gösterilmiştir­.

Gebelik sürecinde fazla içki içmenin ise bebekte bir çok soruna yol açtığı gösterilmiştir­. Bebeğin kan dolaşımına giren  alkol miktarı­nın anne kanındaki kanındaki alkol yoğunluğuna yaklaşık olduğu ve annen  aldığı alkolü bebeğinde paylaştığı göz önüne alınırsa bu pek de şaşırtıcı sayılmaz. Alkolü bedenden  atmak için gereken  süre bebekte annenin iki katı olduğundan, anne hafif çakırkeyifken  bebek sarhoştur.

Gebelik boyunca ağır içicilik (5-6 kadeh şarap, bira ya da rakıyı bir günde tüketmek) ciddi doğum komplikasyonları­nın yanı sıra bebekle ilgili alkol sendromuna da yol açar. Yaşama boyu süren  bir akşamdan kalmalık olarak tanımlanabilecek olan bu durumda bebek normalden  daha küçüktür ve genel olarak zihinsel özürlüdür. Baş, yüz, kollar, bacaklar ve merkezi sinir sisteminde (beyin omurilik) birçok yapı deformitesi (bozukluğu) vardır ve yeni doğan sürecinde ölüm oranı yüksektir­. Bebekte daha sonra da öğrenimsel, davranışsal ve toplumsal uyumla ilgili sorunlar olur.

İçki içmeyi sürdürmenin rizikosu doza bağlıdır ne kadar çok içerseniz, bebeğinize vereceğiniz karar daha çok olur. Ama gebelikte içki tüketimi bile (günde 1-2 kadeh, ara sıra 5-6 kadehin tüketildiği durumlar) düşük riski­nin artması, düşük doğum ağırlığı ve doğum sırasın­da komplikasyonlar(istenmeyen durumlar) gibi çeşitli ciddi sorunlara yol aça­bilir­. Ayrıca bebekte alkol etkisi sendromla, çeşitli gelişimsel ve davranışsal sorunlar ilişkilendirilmiştir­. Günde 1 ya da 2 kadeh düşük, ölü doğum, büyüme deformitesi (bozukluğu) ve baş, yüz, kol, bacak, kalp, merkezi sinir sistemindeki gelişimsel sorunların riski­ni arttırmaktadır­. Çocuklar büyüdüğünde de öğrenme, davranış, toplumsal uyum ve yargılama deformiteleri (bozuklukları) göstermektedir­.

Bazı kadınların gebelikleri süresince hafif, örneğin geceleri bir kadeh içmelerine karşın sağlıklı bebekleri olur. Bunun akıllıca bir davranış olduğunu bir garantisi yoktur. Gebelikte güvenli alkol dozu, eğer varsa bile, bilinmiyor

Alkol ve gebelik hakkın­da bilinenlerin tümü, gebe olduğunuzu fark etmeden  önce içtiğiniz içki için kaygılanmayı bırakıp, gebeliğin geri kalan süresi boyunca içkiyi kesmenin öngörülü bir davranış olduğunu düşünmektedir­. (Doğum günü ya da sene dönümünde yemekle alınan yarım bardak şarap dışında, çünkü besinler alkol emilimi­ni azaltmaktadır).

Bazı kadınlar, özellikle gebeliğin erken  sürecinde içkiye karşı tiksinti duymaya başlayanlar için kokteyl almayı ya da akşam yemeğinde şarap içmeyi âdet haline getirenler için alkolü bırakmak yoğun bir çaba, belki de yaşam biçimi­ni değiştirmeyi gerektirir­. Gevşemek için içki alıyorsanız müzik, alıştırma, ılık banyo, masaj, okuma gibi başka yöntemleri deneyin. Eğer içki, bırakmak istemediğiniz günlük alışkanlıkların ı­zın bir parçasıysa alkolsüz bira, üzüm suyu, köpüklü elma şarabı ala­bilirsiniz.

Ağır içiciler gebeliğin ne kadar erken  sürecinde alkolü bırakılırsa, bebekleri o kadar az risk altın­da kalır­. İçkiyi bırakmayı ya da alkol tedavi programını reddeden  ya da bu konuda uzman hekimden  yardım almayan bir ağır içici gebeliği­ni sonlandırmayı düşünebilir ve hastalığı kontrol altına alınana kadar çocuk edinmeyi erteleyebilir­.

Konuyla ilgili aramalar: gebelik alkol kullanımı , gebelikte içki içmek zararlı mıdır? hamilelikte alkol alınabilir mi?

Çoğul Gebelik ve Tehlikesi


Çoklu Gebelik
İkizler ve üçüz bebeğiniz olmasıyla ilgili teşhis ultrason ile yapıldıktan sonra şüphesiz bu tür anne adayları­nın daha fazla tıbbi tetkikten  geçmeleri gerekmektedir­. Bebeklerin yatış biçimi nasıl doğum yapacağınıza karar verilmesinde etkili olur. Eğer ikizlerden  biri ters durumdaysa sezeryan müdehalesi gerekecektir­. Bununla beraber ikizlerin her ikisi de baş aşağı pozisyonun­da ise normal doğum gerçekleşme­si olanaklıdır.