Üroloji (Bevliye) etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Üroloji (Bevliye) etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Mayıs 2011 Pazar

İdrar Kaçırma ve Nedenleri


İdrar Kaçırmanın Nedenleri

İdrar kaçırma, uluslar arası kontinans derneği tarafın­dan sosyal veya hijyenik sorun haline gelen  istem dışı idrar kaybı olarak tanımlanır(4). İdrar kaçırma; tipi, sıklığı, şiddeti, yatkınlık yaratabilecek faktörler, sağlık ve yaşam kalitesi üzerine tesirleri gibi çok çeşitli yönlerden  değerlendirilmelidir­. İdrar kaçışı çoğunlukla üretradan olmakla beraber üriner fistül veya ektopik üreter orifisi bulunma­sı hallerinde ekstra üretral idrar kaçır­ma şeklinde de olabilmektedir­.

Epidemiyoloji ve erkeklerde idrar kaçırma

İdrar kaçır­ma dünya çapın­da yılda yaklaşık 200 milyon kişiyi etkileyen  önemli bir sağlık problemidir ve ayrıca yaşam kalitesi­ni belirgin ölçüde etkilemektedir­. Kadınlar­da toplam prevelansı %30 olarak bildirilmiş olmakla beraber genç yaşlar­da bu oran %20-30 iken  yaşlılıkta %50’ye kadar çıkmaktadır­. Özellikle yaşlılık zamanların­da kadınların hasadet ve bakım evlerine yatırılması­nın en  sık nedenlerinden  biri olma­sı ve kullanılan hasta bezleri, komplikasyonların tedavisi gibi nedenlerle önemli bir ekonomik bir problem olarak da gündeme gelmektedir

İdrar kaçır­ma tipleri ve kadınlar­da çocuklar­da idrar kaçırma

Çocukluk çağın­da ve akut mesane enfeksiyonların­da geçici idrar kaçır­ma gelişebilmekle beraber idrar kaçır­ma genel olarak kronik ve ilerleyici bir durumdur(5). İdrar kaçır­ma bir çok nedene bağlı oluşabilir ve klasik olarak şu başlıklar altın­da toplana­bilirler:

A. Stres Tipi İdrar Kaçırma(Stres TİK): Egzersiz, hapşır­ma veya öksürme gibi karın içi basıncın arttığı durumlar­da idrar kaçırılmasıdır­.

B. Sıkışma Tipi İdrar Kaçırma(Sıkışma TİK): Acil idrar yapma hissi ile beraber idrar kaçır­ma olmasıdır­.

C. Karışık Tip İdrar Kaçırma(Karışık TİK): Sıkışma ve stres TİK’in bir arada olduğu durumları ifade etmektedir­.

D. Bilinçsiz İdrar Kaçırma(Bilinçsiz İK): Stres veya sıkışma TİK olmadan hastanın farkın­da olmadan idrar kaçır­ma olmasıdır­.

E. sürekli İdrar Kaçırma(Devamlı İK): sürekli kesintisiz idrar kaçırılmasıdır­.

F. Enürezis Noktürna: Uyku esnasın­da idrar kaçır­ma olmasıdır­.

G. İşeme Sonrası Damlama: İdrar yaptıktan hemen  sonra istem dışı olarak idrar kaçır­ma olmasıdır­.

H. Taşma İdrar Kaçırma(Taşma İK): İdrar retansiyonuna eşlik eden  damlalar halinde idrar kaçırılmasıdır­.


22 Ağustos 2010 Pazar

Prostat nedir? Prostat Kanseri Hakkında


Prostat
  Prostat kes­tane boyut ve şekillerinde bir salgı bezidir. Mesanenin altında, rektumun (makat) önünde yer alır. Prost­atın tam merkezinden üretra denilen mesaneden idrarı boşaltmaya yarayan kanal yer alır. Ejekü­lasyon (cinsel boşalma) sırasında prostatı çevreleyen kaslar seminal sıvıyı üretraya doldurur. Semi­nal sıvı üretra boyunca penis ucuna kadar gelerek buradan dış­arıya akar.
   Prostat büyürse içinden geç­en üretrayı sıkıştırarak idrar akışını zorlaştırabilir hatta tamamen durdurabilir. Bu nedenle prostat kanserinin belirtilerinden birisi idrar yapmakta güç­lüktür.
     Prostat Kanseri Nedir? 

   Bütün vücut dokula­rında hücreler kendilerini belirli bir kontrol mekanizması içerisinde yenilerler. Böylece zedelenen doku tamir edilir, yenilenir. Kon­trol dışı çoğalan hücreler tümör adı verilen hücre topluluklarını oluşturur. Bazı tümörler büyümelerine karşılık köken aldıkları dokuda sınırlı kalırlar ve komşu organlara ile­rlemezler. Bunlara benign (selim, iyi huylu) tümörler denir. Diğer bir kısmı ise sadece büyümekle kalmayıp komşu organlara uzanma ve onları da tahrip etme potans­iyeline sahiptir. Bu tür tümörler kan ve lenf dolaşımı ile köken aldıkları yer­lerden uzaktaki organlara da sıçrayabilirler. Bu tür tümörlere malign (habis, kötü huylu) tümör yada kanser denir. Kanser hücre­leri köken aldıkları malign tümörden ayrıla­bilir, vücutta dolaşarak yeni yerleştikleri yerlerde de çoğalabilirler. Bu şekilde köken aldıkları organ dışına sıçramış ve oralarda büy­ümekte olan tümörlere metastaz denir.
    Prostat Kanserinin Nedenleri Nelerdir? 

   Prostat kanserinin nedenleri tam olarak bilinmemektedir. Bazı araşt­ırıcılar aşırı yağlı yiyecekler gibi çevr­esel faktörlerin etkisi olabileceğini düşünürken, bir başka grup araştırıcı prostat kanserinin gen­etik (kalıtsal veya ailevi) nedenlerle gelişebileceğini öne sürmektedir. Nedeni ne olursa olsun, prostat kanserinde bugün için kabul edilen en önemli risk faktörü yaşlanmadır. Prostat kan­seri gelişme riski 50 yaşından sonra artmaya başlar.
    Sizde Prostat Kanseri Olabilir 

    Eğer siz ya da ailenizden biri 50 yaş üze­ri bir erkek ise kendiniz için yapabileceğiniz ya da o aile üyesine önerebi­leceğiniz en önemli şeylerden birisi prostat kanseri açısından incelenmektir. Prostat kanseri erke­klerde en sık saptanan kanserdir ve kansere bağlı ölümlerin ikinci sık nedenidir.
     Kim Risk Altındadır? 

    Eğer yeterince uz­un yaşarsa hemen tüm erkeklerde prostat kanseri gelişir. Yaş arttıkça prostat kanseri gelişme riski artar. Prostat kanser­lerinin %85'i 65 yaşın üzerindeki erkeklerde saptanır. Ancak, bazı erkeklerde çok daha erk­en yaşlarda prostat kanseri gelişebilir. Henüz bilemed­iğimiz nedenlerden ötürü Afrika kökenlilerde prostat kanseri gelişme riski daha yüksektir. Asya kökenliler bu açıd­an daha düşük risk taşımaktadırlar.


8 Ağustos 2010 Pazar

Mesane Nedir? ve Mesane'nin Vücuttaki Görevi Nedir?


Mesane Nedir? ve Mesane 'nin Vücuttaki Görevi Nedir?

Mesane iç yüzü düzgün bir mukoza (iç yüzünü döşeyen özel doku) ile kaplı, ince bir adale tabakasından oluşan balon gibi içi boş bir organdır. Karnın alt kısmında pubik kemiğin hemen arkasında yer alır.

Mesanenin fonksiyonu idrar depolamaktır. Böbrekler kandaki atılması gereken maddeleri ve suyu atmak üzere normalde günde 1,5 - 2 lt ye yakın idrar oluştururlar. Oluşan idrar böbreklerden mesaneye üreter denilen iki dar tüp ile taşınırlar. Mesane doldukça gerilir ve normalde yaklaşık 400cc idrar depolar. Bu hacmin yarısına yaklaşılınca idrar yaparak mesaneyi boşaltma isteği duyulmaya başlanır. Kapasitesinin çok üstünde idrarı gerilerek depolama yeteneği vardır ancak bu durum ağrı oluşturur.

İdrar yapma olayı, sfinkter denen ve mesane tabanında dairesel yerleşen adale tarafından kontrol edilir ki bu sfirikter normalde idrar akımını durduran, idrar kaçmasını engelleyen bir yapıdır. Sfinkter, balonun ucundaki bir bağ gibi genelde kapalıdır, böylece idrar kaçırma engellenir. Sfinkteri gevşettiğimizde mesane çıkımı açılır ve aynı zamanda mesane duvarındaki adale kasılır ve idrarı dışarı iter. İdrarın tümü boşaldığında, sfinkter yeniden kapanır ve mesane duvarındaki kas kasılması biter ve gevşer.

Mesanedeki idrar vücut dışına üretra denilen küçük bir tüple atılır.(üretra erkekte penis içinde seyreder penis ucundan açılır, kadında daha kısadır ve vajenin hemen yukarısına açılır.)