üreme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
üreme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Kasım 2012 Çarşamba

Üretkenlik


ÜRETKENLİK (ÜREME)
İnsanların soy üretebilme veya doğum yapmasına üreme ya da üretkenlik diyoruz.

Günümüzde kadınların doğurma süreci eski kadınlara oranla daha uzun sürüyor. Bu durum çoğu doktorlar açısından başka bir sorun nedeni olabilmektedir. Çünkü uzmanlar 30 yaşında doğuran kadınları geç doğum yapmış olarak niteliyorlar. Aynı zamanda da 40 yaşında kadının çocuk yapma isteğini normal buluyorlar.

Kızlar ilk aylık rahatsızlıklarına (adet görmeye) 11 ile 12 yaşlarında başlıyorlar. Erkek çocuklarda ise sperm üretimi bundan yaklaşık iki yıl sona başlamaktadır. Kadınların en üretken yaşı 25 ile 30 arasıdır. Üretkenlik, menopoz dönemi olan 50 yaşlarında sonra erer. Birçok kadın için bu dönem cinsel arzuların artışı anlamı taşımaktadır. Erkek, kuramsal olarak yaşamı boyunca çocuk yapabilir.

İlgili aramalar: üreme nedir? üretkenlik nedir?

14 Ekim 2012 Pazar

Sperma


SPERMA
Yunanca "sperma" tohum kelimesinden kaynaklanır. Erkek tohum sıvısına bu isim verilmiştir.

Normal bir erkeğin sperması 250 milyon tohum içerir. Bunlar büyüteç altında birer minik kurbağa yavrusunu anımsatır ve yaklaşık olarak 7 dakikada 1 santimetre mesafe kate-der. Çeşitli salgılardan oluşan süte benzer bir sıvı içerisinde hareket ederler. Bu sıvının içinde enerji sağlayan şekersi bir madde vardır. Kuruduğu zaman kristal şeklindedir. Fırçayla temizlenebilir.

Bilim adamlarının şimdiye dek bu konuda edinebildikleri bilgi sadece teselli düzeyinde kalmıştır. Çünkü insan denen varlığı ortaya çıkaran maddenin esası hakkında henüz gereken şey öğrenilememiştir. Viyana Üniversitesi doktorlarının yaptığı bir araştırma ise, 1951 yılından bu yana insanlarda spermanın kalitesinin giderek düşmekte olduğunu ve çocuk yapma olanağına sahip erkeklerin sayısının da azalmakta olduğunu göstermiştir. Bunun nedenleri tam olarak bilinememektedir. Kendine güvenen bilinçli erkeklerin sperma kalitesinin, bilinçsiz erkeklerinkinden daha iyi olduğu saptanmıştır. Bilinen bir başka gerçek ise, stres ve hemen tüm hastalıkların anormal şekilli sperma üretimini artırdığıdır.

Sperma, günümüz hukukçularını da uğraştıran bir sorun olmuştur. Amerika'da bir davada boşanmış bir çiftin sperma bankasında korunan ve eski kocaya ait olan spermalarla dünyaya getirilmiş olan çocuğun anneye mi, yoksa babaya mı ait olacağı tartışılmaktadır. Bir diğer davada ise, kocasının ölümünden sonra yine sperma bankasında korunan sperma ile hamile kalan kadının durumu incelenmekte, böylece doğan bebeğin doğumdan önce ölen babanın mirasçısı olup olamayacağı tartışılmaktadır. Bazı akrabalar, çocuğun babanın ölümünden sonra doğduğunu babasının mirasçısı olamayacağını öne sürmektedirler. Fransa'da 1984 yılında böyle bir dava annenin lehine sonuçlanmıştır. O zamandan beri annenin bu yöntemle döllendirilmesi halinde uzmanların olay yerinde hazır bulunup durumu resmi belgeleriyle onaylamaları talep edilmiştir.

2 Mayıs 2012 Çarşamba

Bebeklerde Üreme Organlarının Gelişimi


Üreme (Üretim) Organları:

Yeni doğmuş erkek çocuklarında husyeler (testisler) torbalarına inmiştir. Çocukların yaklaşık olarak %90'ı bu durumdadır. Ancak bazı bebeklerde husyelerin torbaya inmesi gecikir ve bebeğin birinci yaşında tamamlanır. Eğer bir yaşının sonunda husyeler torbaya inmemişse (bu duruma çocukların %l'in de rastlanır) ortada tedavisi gereken bir durum var demektir. Bebeklerde penis ucu ile sünnet derisinin yapışması normaldir. Bu yapışma, fimosis adı verilen sünnet derisinin dar olması ve penis ucundan geriye doğru çekilememesi olayı ile karıştırılmaktadır. Herhangi bir enfeksiyon hali görülmedikçe erken bir sünnet gereksizdir. Ancak, sağlık yönünden tehlikeli olabilecekse erken sünnet öngörülür. Alelade yapışmalar genellikle kendiliğinden çözülmektedir.

üreme organlarının gelişimi

İç üreme organları (yumurtalık, rahim vb.) ne görülür ne de elle hissedilebilir. Yeni doğmuş kız çocuklarda, küçük dudaklar büyük dudaklarla örtülmüştür. Kız çocuğunun dış üreme organları, çocukluktan cinsel olgunluğun başlangıç dönemine dek herhangi bir fonksiyon göstermez. Büyük dudakların yapışmış olmasına çok seyrek olarak rastlanmaktadır.

17 Mart 2012 Cumartesi

İnsan Nasıl Doğar?


İnsan Hayatı Nasıl Başlar? Nasıl Doğarız?

Davranışlarında öylesine karışık, birbirlerinden öylesine farklı olan insanoğlu, döllenmiş, bir tek hücreden gelişir. Bu hücre (döllenmiş yumurta) birden, birbirine eş iki hücreye bölünür. Bu iki hücre dört eş hücre yapmak üzere ayrılır, onlar da yeniden ayrılır ve bu gelişme böylece devam eder. Yeniden bölündükçe bazı hücre grupları değişik olur veya değişir, belirli dokuları veya organları meydana getirir. Örneğin bazı hücreler kemikli iskeleti meydana getirir, bazısı kasları, diğeri de kalbi ve damarları. Yine diğeri kanın içinde bulunan ve dokulara oksijen taşıyan kırmızı kan hücrelerini oluşturur ve diğerleri bizi mikroplara karşı koruyan beyaz kan hücrelerini oluşturur. Bir başka hücre grubu ise beyindeki ve sinirlerdeki sinir hücrelerini meydana getirmek üzere çoğalır.

Ayrı görevlere sahip bütün bu hücre grupları döllenmiş bir tek yumurta hücresinden meydana gelmiştir. Ve her bir hücrede de diğer her hücrenin görevini yapmaya yetecek kadar bilgi vardır; hücre bir kere bölündükten sonra asla kendi görevinin dışına çıkmaz. Bu bilginin yarısı ailenin baba tarafından gelir ve yumurtayı döllemiş olan sperm ile iletilir; diğer yarısı da anne tarafından gelir ve yumurtanın kendi maddesi içinde bulunur.

Hücrenin belirli görevini yerine getirebilmesi için gerekli bilgi her hücrenin merkezinde (nucleus) bükülü iplikçikler biçiminde bulunan bir maddenin içindedir. Bu ipliklere kromozom adı verilir. Kendileri de milyonlarca değişik taneden meydana gelen bu uzun iplikçiklerin asıl bilimsel adı, genlerdir. Gen, en ufak bilgi ünitesidir ve DNA (deoxyribonucleic asit) adı altında kimyasal bir maddenin bükülü iplikçiklerinden oluşur. İstekleri bilgi vererek cevaplayan çok mükemmel bir kompüter hayalleyebiliyorsanız, hücredeki genlerin nasıl çalıştığını gayet iyi anlayabiliyorsunuz demektir. Her hücrede yalnız birkaç, gen, hücrenin görevini denetlemek amacıyla çalışır, diğerleri ise üstleri kapalı ve hareketsiz durumdadır.

Dişide yumurta hücreleri, erkekte sperm dışında insan vücudunda her hücre 46 kromozom taşır. Bu kromozomların 44'ü tüm fiziksel karakteristiklerimizi ve bedensel hareketimizi denetler. Bunlar otozomlar diye adlandırılır. Diğer ikisi ise cinsiyeti belirler. Çok yakın tarihlerde insan gövdesinin hücrelerindeki kromozomların resmini çekmek mümkün olmuştur. Bu yolla kromozomlar gösterilebilmiş ve ölçülebilmiştir. Cinsiyeti belirleyen iki kromozom kolaylıkla tanınabilir. Küçüğünde bir Y biçimi vardır ve Y cinsellik kromozomu olarak adlandırılır; diğeri ise X cinsellik kromozomu adını alır. Kadın vücudunu meydana getiren milyonlarca hücrenin her birinde 44 adet otozom ve iki X kromozomu bulunur. Erkeğin gövde hücrelerinde 44 otozom, bir X kromozomu, bir de Y kromozomu vardır. En küçük hücrede bir erkeğin bir kadından farklı olduğu görülebilir, çünkü yalnız erkeğin hücrelerinde Y kromozomu vardır.

İnsan vücudunda 46 kromozomu bulunmayan hücre kadında yumurta hücreleri, erkekte ise spermdir. Bu iki çeşit hücrede yalnız 23 kromozom vardır ve bunlar kendilerine özgü, özel yollarla gelişir.

YUMURTA HÜCRELERİNİN GELİŞİMİ

Yaşamın çok erken devrelerinde (döllenmeden aşağı yukarı 20 gün sonra), bazı hücreler embriyonun barsak boşluğunun duvarında gelişir. Sonra bu hücreler barsak boşluğunun orta çizgisinin iki yanında kalınlaşmış bir kabarıklık halinde uzanan bir alana varmak üzere dokuların içinden sızarak hareket ederler. Bu yumurtayı meydana getirecek olan dokudur. Döllenmeden sonra 30'uncu günde hücreler dokunun içinde yerleşmiş olurlar, (şimdi ona gonad adı verilir) ve çoğalmaya başlarlar. Döllenmeden 140 gün sonra hamileliğin 22. haftası) yumurtada toplam 7 milyon hücre bulunur. Birçoğu hücre kabına ihtiyaç gösterir ve bunu gonad'dan elde ederler. Bu koruyucu kabın içinde gelişir ve hücrelerin çoğunda sıvı belirir. Bunlar yumurta hücreleridir, sıvı taşıyan hücrelere ise folikül denir. Koruyucu kabı olmayan hücreler yok olurlar ve doğumda yalnız 2 milyon folikül kalır. Çocukluk devresinde bu hücrelerden çoğu yıpranır ve ergenlik çağı geldiğinde yalnız 200,000 hücre kalmıştır. Ergenlikten adet kesilmesine kadar her ay 12 ile 30 arasında hücre daha gelişir ve gelişmede diğer hepsinden üstün olan bir teki, yumurtalıktan çıkarılır. Döllenebilecek olan yumurta budur. Bazen yumurtalıktan birden fazla yumurta kaçar. Ek yumurta döllenecek olursa, ikizler, üçüzler veya dördüzler meydana gelir. (îkizler başka bir olguyla da meydana gelir.)

Yumurtalıkta gelişimi sırasında yumurta, iki dişi yumurta hücresine bölünür. Bir büyük hücre ve bir küçük hücre olarak bu bölünüş eşit değildir. Her iki hücrede de 23 kromozom bulunur (22 otozom ve bir de X kromozomu). Döllenme zamanında spermanın başını maddesine kabul edecek ve yeni bir canlı meydana getirecek olan, büyük hücredir. Küçük hücre saydam kuşak'ta kalmak üzere itilir ve artık hiç bir görevi yoktur. Bunlar kutupsal beden diye adlandırılır.

SPERMA'NIN (ATMIK) GELİŞİMİ

Dişinin yumurtalığı içinde bütün hücrelerin doğumdan önce meydana geldiği ve hiç birinin sonradan oluşmadığı görülüyor. Erkek değişiktir, sperma erbezlerinde ergenlikten sonra yaşlılığa kadar devamlı oluşur.

Sperma, erbezlerinde bulunan genlerden, anababa hücrelerinden oluşur. Olgunlaşmadan önce çeşitli değişimler gösterir ve değişim sırasında her spermadaki kromozom ikiye bölünür. Bu nedenle olgun spermanın 23 kromozomu vardır. Bunlardan yirmi ikisi otozom, biri de cinsiyeti belirleyen kromozomdur. Anababa sperma hücresinde 44 otozom, bir X ve bir Y kromozomu olduğu için spermayı meydana getirmek üzere bölündüğü zaman her birinin 22 otozom, bir X veya bir Y kromozomu olacaktır. (Şekil: 5). Bu şekilde iki eşit sperma topluluğu meydana gelir; ve her cinsî boşalımda erkeğin 100 ile 400 milyon arasında sperma attığını düşünürsek bunların epey geniş hücre toplulukları olduklarını anlarız. Bir sperma topluluğunda 22 otozom ve bir X kromozom, diğerinde 22 otozom ve bir Y kromozom bulunur. Y kromozomu taşıyan sperma yumurtayı aşılarsa yeni hücrede 44 otozom, bir X kromozomu, bir de Y kromozomu bulunacaktır. Bu sonuçtan doğacak bebek bir erkek çocuğu olacaktır. Yumurtayı aşılayan sperma 22 otozomlu ve bir X kromozomlu ise doğacak hücrede 44 otozom ile iki de X kromozom bulunacaktır. Bu sonuçtan doğan bebek kız olacaktır. Böylece çocuğun cinsiyetini babanın belirlediği ortaya çıkıyor.

YUMURTANIN DÖLLENMESİ

döllenme nedir yumurtanın döllenmesi spermin yumurtaya girişi

Cinsel birleşme sırasında vajinanın üst kısmına bırakılan milyonlarca spermadan bir teki yumurtayı döllediği zaman yeni bir hayat başlar. Rahim boynu cidarına bırakılan milyonlarca spermadan yalnız birkaç bini rahim boynunun kıvrımlı, mukoz tünellerinden geçip rahim boşluğuna varmayı başarır. Bunlardan ancak birkaç yüzü rahmin dar kısmını geçerek yumurta kanalına varabilir ve yalnız birkaç düzinesi dış hücre uçlarının meydana getirdiği akıntıya karşı yüzerek yumurtaya erişebilir. Bunlardan da sadece bir tanesi hücrelerden, yumurtayı çevreleyen katı, parıltılı, saydam kabuktan öteye geçebilir. Bir kere sperm yumurtanın 'kabuğunu' delip geçtikten sonra onu değiştirir ve böylece başka hiç bir sperm kabuğu delip geçemez. Bu şekilde yumurta yalnız bir tek sperm tarafından döllenir. Yumurtanın ve spermanın kromozomları bir araya geldikleri an yeni hayat başlar. Bu bölümün başında anlatıldığı gibi genlerin denetimi altında bir insan meydana gelene kadar yumurta yeniden bölünür.

Spermanın bir başı, bir orta kısmı ve bir kuyruğu (kamçı) vardır.

sperm nedir sperm hücresi sperma

Baş krozomları taşır, orta kısım gereken enerjiyi sağlar, kuyrukta kadının cinsel organlarındaki yolculuğu yapmasına yardım eder. Sperm yumurtaya eriştiği zaman başı yumurtanın dış kabuğunu delip geçer ve yumurtanın maddesine girer. Sonra baş kabukta takılıp kalır, orta kısım ile kuyruğu da yok olmaya bırakarak onlardan ayrılır.

spermin yumurtaya girişi spermin yumurtayı döllemesi

Spermin başı yumurtaya girdiği zaman çekirdeği (kromozomları taşıyan kısmı) duvarını kaybeder ve kromozomlar ortaya çıkar. Aynı anda yumurtanın çekirdeğini çevreleyen duvar da dökülür. 23 kromozomluk iki takım harekete geçer ve yeniden birleşir, böylece hücrelerdeki kromozom sayısı bir kere daha 46 olur. Bu şekilde insan vücudundaki kromozom sayısı hep aynı kalır.

yumurtanın döllenmesi spermin yumurtayı döllemesi

Kadın, kadın ise neden şudur: Kadının bedeninde her hücre (yumurta hücreleri dışında) 44 tane cinsiyetle ilgisi olmayan kromozom ile iki de X cinsellik kromozomu vardır Üstelik kadınlığı, bedeninde hiç bir hücrede Y kromozomu taşımamasıyla onaylanır.

Y kromozomun yokluğu dış ve iç cinsel organların, kadınca gelişmesiyle sonuçlanacaktır. Ayrıca Y kromozomunun olmayışının duygusal yönden de kadınlaşmaya doğru götürdüğü söylenebilir. Fakat çocukluk devresinde kadın rolünü almaya zorlayan belirgin baskılarla karşılaştırılınca söylenilen kromozomun etkisi çok basit kalır. Kız çocuğa, bilinç kazandığı andan başlayarak bir kıza davranılması gerektiği gibi davranılmıştır; erkek çocuklarından farklı olduğu gösterilmiştir; değişik işler yapar; değişik davranması beklenir ve böylece dişi olduğunu hızla fark eder.

Aramalar: insanlar nasıl ürer , üreme nasıl gerçekleşir , nasıl üreriz , insanlar nasıl doğar , bebek nasıl kız olur , bebeğin cinsiyetini ne tayin eder , cinsiyeti ne belirler , sperm nedir , yumurta nedir , ikiz bebek nasıl olur , üçüz nasıl olur