ŞİZOFRENİ NASIL BİR HASTALIK?
Şizofreni toplumda çok sık rastlanılan psikolojik bir rahatsızlıktır. Toplumun %1'i ni doğrudan ve %5'ini dolaylı olarak etkileyen bu hastalık ciddi bir sorundur. Doğrudan etkilenen hastanın kendisi ve dolaylı olarak etkilenen ise hastanın ailesi ve diğer yakınlarıdır. Şizofreni hastalığına yakalanan bir kişi gerçekte olmayan sesler duyar, gerçek olmayan görüntüler, kişiler görür. İşitsel ve görsel bu halusinasyonlarla hastalık kendisini belli eder. Bunların yanısıra hezeyan dediğimiz kişi de anormal düşüncelerin ortaya çıkmasıdır. Bu hastalığın ileri safhalarında hastalar kendi düşsel alemlerinde yaşamaya başlar, hayaller görüp sesler duyarlar. İçine kapanmaya başlayan, sosyal çevresinden ve arkadaşlarından kopan, kimseyle konuşmayan kişilerde şizofreni belirtileri görülüyor olabilir. Bu tür davranışları olmaya başlayan ve olan kişilerin mutlaka doktora götürülmesi gerekmektedir. İçine kapanıklığın zamanla geçeceğini düşünerek bir çok kişi yakınlarını doktora götürmezler fakat bu çok büyük ve geri dönülemez sonuçları olabilecek bir ihmaldir. Şizofreni hastaları gerçeği ve hayali ayırt etmekte zorlanır, olmayan şeyleri görürler.
Şizofreni, her yaş grubunda görülmekle birlikte daha çok ergenlik dönemindeki gençlerde görülen bir hastalıktır. Şizofreniye genetik açıdan yatkın insanlarda görülme sıklığı daha fazladır. Annede, baba da ya da akrabalarda bu hastalığa ait bir genin bulunması hastalığa yakalanma riskini arttırır.
Şizofreni hastaları geçmişte bazı toplumlarda çok büyük işkencelere maruz kalmış, içlerine şeytan girildiği ve benzeri düşüncelerle yakılarak, asılarak ve daha vahşi şekillerde öldürülmüşlerdir. Oysa şizofreni beyin hastalığıdır ve şizofreni hastalarına diğer hastalıklarda olduğu gibi ve hatta daha fazla şefkatle, ilgiyle yaklaşılmalıdır.
şizofreni etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
şizofreni etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
31 Mayıs 2013 Cuma
15 Mart 2012 Perşembe
Şizofreni Nedir?
ŞİZOFRENİ
Genellikle gençlerde görülen bir hastalıktır. 13-14 yaşından önce başladığı nadiren görülür. Erken bunamada kalıtımın, psikolojik sebeplerin ve beyinin belirli dokusunda değişiklikler yapan çeşitli sebeplerin etkileri vardır.

Hastalar etrafları ile ilgilerini keserler. Hayal alemlerinde kendilerine göre bir dünya kurarlar. Çalışma ve topluma uyma kabiliyetleri azalır. Bazen yersiz şüphelere kapılır ve hayal görürler.
Şuurları (bilinç) bulanıktır, idrakleri kusurludur. Keder duyguları ve yakınları ile ilgileri azalmıştır. Bazen sevinilmesi gereken olaylar karşısında üzüntüye kapılırlar, üzücü olaylar karşısında ise sevinirler. Fikirleri arasında bağlantı kalmamıştır, birbiri ile ilgisi olmayan konuları sıralar dururlar. Konuşmaları ve yazdıkları yazılar bir anlam taşımazlar. Arasıra kelime bile icadederler. Kendilerine karşı da ilgileri azalmıştır. Pis ve perişan hale gelirler. Bir sürü korkulu hezeyan (sayıklama) içindedirler. Olmayan şeyleri gördüklerini zanneder ve ağızlarına gelen kötü tat hissinden yakınırlar. Düşündüklerini duyar ve görür hale gelmişlerdir. Her duydukları ses ve her gördükleri şey onlara korku verir.
Onlara göre; kötülük yapmak için herkes onun aleyhine birleşmiştir. Fırsat beklemektedirler. Bu his ve duydukları seslerin etkisi altında etraflarına zarar veren hareketlere girişebilirler. Bu esnada çok tehlikelidirler.
Bazen yemek içmek istemezler ve bu durumda saatlerce hareketsiz kalabilirler (katatoni). Bazen iki duvar arasında devamlı olarak gider gelirler. Böyle zamanlarda yakınlarından geçenlere yumruk atmayı ihmal etmezler.
Hastaların anılarında pek bozukluk olmaz. Uzun süre her şeyi hatırlayabilirler. Durgunluk halleri bazen ani ataklara döner. Fakat bu anlamı olmayan bir kırıcılıktır. Bir süre sonra vazgeçerler. Bu hastalarda yüzde yüz iyileşme nadirdir.
Genellikle gençlerde görülen bir hastalıktır. 13-14 yaşından önce başladığı nadiren görülür. Erken bunamada kalıtımın, psikolojik sebeplerin ve beyinin belirli dokusunda değişiklikler yapan çeşitli sebeplerin etkileri vardır.

Hastalar etrafları ile ilgilerini keserler. Hayal alemlerinde kendilerine göre bir dünya kurarlar. Çalışma ve topluma uyma kabiliyetleri azalır. Bazen yersiz şüphelere kapılır ve hayal görürler.
Şuurları (bilinç) bulanıktır, idrakleri kusurludur. Keder duyguları ve yakınları ile ilgileri azalmıştır. Bazen sevinilmesi gereken olaylar karşısında üzüntüye kapılırlar, üzücü olaylar karşısında ise sevinirler. Fikirleri arasında bağlantı kalmamıştır, birbiri ile ilgisi olmayan konuları sıralar dururlar. Konuşmaları ve yazdıkları yazılar bir anlam taşımazlar. Arasıra kelime bile icadederler. Kendilerine karşı da ilgileri azalmıştır. Pis ve perişan hale gelirler. Bir sürü korkulu hezeyan (sayıklama) içindedirler. Olmayan şeyleri gördüklerini zanneder ve ağızlarına gelen kötü tat hissinden yakınırlar. Düşündüklerini duyar ve görür hale gelmişlerdir. Her duydukları ses ve her gördükleri şey onlara korku verir.
Onlara göre; kötülük yapmak için herkes onun aleyhine birleşmiştir. Fırsat beklemektedirler. Bu his ve duydukları seslerin etkisi altında etraflarına zarar veren hareketlere girişebilirler. Bu esnada çok tehlikelidirler.
Bazen yemek içmek istemezler ve bu durumda saatlerce hareketsiz kalabilirler (katatoni). Bazen iki duvar arasında devamlı olarak gider gelirler. Böyle zamanlarda yakınlarından geçenlere yumruk atmayı ihmal etmezler.
Hastaların anılarında pek bozukluk olmaz. Uzun süre her şeyi hatırlayabilirler. Durgunluk halleri bazen ani ataklara döner. Fakat bu anlamı olmayan bir kırıcılıktır. Bir süre sonra vazgeçerler. Bu hastalarda yüzde yüz iyileşme nadirdir.
Sponsorlu Bağlantılar:
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)