Anne Sütü Alan Bebekler Daha Zeki Mi Olur?
Bebekler için en uygun besin olan anne sütü, yalnızca enfeksiyonlardan korumuyor bunun dışında şişmanlık, kalp ve şeker hastalığı gibi mühim sağlık problemlerinden da koruyor. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Seçil Sözen: "ABD'de yapılmakta olan bir çalışma. 2. yaştan sonra çocukların zekaları değerlendirildiği zaman, anne sütüyle beslenen çocukların zeka yaşının, biberonla beslenenlerden daha yüksek olduğunu gösterir. Dünya Sağlık Örgütü ve UNICEF'de, bebeğin doğum sonrası ilk yarım saat ile 1 saat içinde emzirmeye başlanmasını. 4 ila 6 aya kadar yalnız anne sütü ile beslenmesini ve ek besinlerle beraber 2 yaşına kadar anne sütüyle beslenmesini öneriyor." diyor.
anne sütünün önemi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
anne sütünün önemi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
29 Ekim 2014 Çarşamba
2 Eylül 2013 Pazartesi
Anne Sütü Bebeği Hangi Hastalıklardan Korur?
Anne Sütü Bebeği Hangi Hastalıklardan Korur?
Yapılan araştırmaların neticesinde bebeğe anne sütünün verdiği katkı diğer hiçbir besin türlerinde mevcut olamamakta, bebeğin sağlıklı gelişiminde anne sütü en önemli faktör olmaktadır. Anne sütü, bebeğin alerjik rahatsızlıkları, enfeksiyon hastalıkları, diyabet ve obezite gibi daha bir çok hastalıktan korumaktadır. Yapılan araştırmalarda anne sütü ile kız beklerin meme kanserine yakalanma riskinde önemli bir katkı ile önleyicilik sağladığı da görülmektedir.
Besin kaynağı olarak bir bebek için anne sütü vazgeçilmezdir. Sağladığı sayısız faydası ile bebeğin sağlıklı gelişimine olumlu etkisi olan anne sütü, her geçen gün araştırmalarda yeni faydaları ile gündem oluşturmaktadır. Bugün anne sütü ile bebekler, lösemiden meme kanserine kadar pek çok hastalığın önüne geçtiği araştırmalar neticesinde ortaya çıkmaktadır.
Anne sütü alan bebeklerde alerjik hastalıklar başta olmak üzere şeker hastalığı, ishal, enfeksiyon hastalıkları ve benzeri hastalıklardan korunma gerçekleşmektedir. Bağışıklık sistemine olan faydası ile bilinen anne sütü sayesinde lösemi yüzde dokuz, lenfoma yüzde yirmi dört oranında daha az görülmektedir. Anne sütü ayrıca ilk aylar ile son aylar arasında farklılık göstermektedir. Son aylarda yağ oranı daha yüksek olan anne sütü ile bebeklerde obezitenin önüne geçilebilmektedir. Anne doğum sonrasında bebeğe verdiği süt ile kolostrum yani yaşamsal önem taşıyan sütü de vermiş bulunmaktadır. Enfeksiyonlara karşı direnci çok düşük olan bebek için oldukça önemli bir anlam taşıyan bu uygulama yerine bebeklere şekerli su benzeri başka maddeler verilmesi aynı katkıyı sağlamamaktadır.
Anne sütü bebeğe ilk altı ay süresince tek başına verilmeli, geriye kalan iki yıl içinde de yardımcı gıdalarla beraber verilmelidir. Burada gözlerden kaçmamsı gereken bir husus, bebeğin iki yıl boyunca kilosunun takibe alınmasıdır. Kilo bebeğin yeterli anne sütü alıp almadığının bir işareti olmaktadır. Anne sütünün bol olması için öncelikle sık aralıklarla emzirmenin gerçekleşmesi gerekmekte, akabinde memeye masaj uygulaması yapılması uygun bir yöntem olmaktadır. Ayrıca dereotu, nane ve maydanozdan yapılan çaylar anne sütünün artmasına olanak sağlamaktadır. Anne sütü, buzdolabında yirmi dört saat derin dondurucuda ise altı ay kadar rahatlıkla saklanabilmektedir.
İlgili aramalar: anne sütü bebeği hangi hastalıklardan korur? anne sütü bebeği hastalıklara karşı korur mu? anne sütünün faydaları nelerdir? anne sütünün önemi nedir?
Yapılan araştırmaların neticesinde bebeğe anne sütünün verdiği katkı diğer hiçbir besin türlerinde mevcut olamamakta, bebeğin sağlıklı gelişiminde anne sütü en önemli faktör olmaktadır. Anne sütü, bebeğin alerjik rahatsızlıkları, enfeksiyon hastalıkları, diyabet ve obezite gibi daha bir çok hastalıktan korumaktadır. Yapılan araştırmalarda anne sütü ile kız beklerin meme kanserine yakalanma riskinde önemli bir katkı ile önleyicilik sağladığı da görülmektedir.
Besin kaynağı olarak bir bebek için anne sütü vazgeçilmezdir. Sağladığı sayısız faydası ile bebeğin sağlıklı gelişimine olumlu etkisi olan anne sütü, her geçen gün araştırmalarda yeni faydaları ile gündem oluşturmaktadır. Bugün anne sütü ile bebekler, lösemiden meme kanserine kadar pek çok hastalığın önüne geçtiği araştırmalar neticesinde ortaya çıkmaktadır.
Anne sütü alan bebeklerde alerjik hastalıklar başta olmak üzere şeker hastalığı, ishal, enfeksiyon hastalıkları ve benzeri hastalıklardan korunma gerçekleşmektedir. Bağışıklık sistemine olan faydası ile bilinen anne sütü sayesinde lösemi yüzde dokuz, lenfoma yüzde yirmi dört oranında daha az görülmektedir. Anne sütü ayrıca ilk aylar ile son aylar arasında farklılık göstermektedir. Son aylarda yağ oranı daha yüksek olan anne sütü ile bebeklerde obezitenin önüne geçilebilmektedir. Anne doğum sonrasında bebeğe verdiği süt ile kolostrum yani yaşamsal önem taşıyan sütü de vermiş bulunmaktadır. Enfeksiyonlara karşı direnci çok düşük olan bebek için oldukça önemli bir anlam taşıyan bu uygulama yerine bebeklere şekerli su benzeri başka maddeler verilmesi aynı katkıyı sağlamamaktadır.
Anne sütü bebeğe ilk altı ay süresince tek başına verilmeli, geriye kalan iki yıl içinde de yardımcı gıdalarla beraber verilmelidir. Burada gözlerden kaçmamsı gereken bir husus, bebeğin iki yıl boyunca kilosunun takibe alınmasıdır. Kilo bebeğin yeterli anne sütü alıp almadığının bir işareti olmaktadır. Anne sütünün bol olması için öncelikle sık aralıklarla emzirmenin gerçekleşmesi gerekmekte, akabinde memeye masaj uygulaması yapılması uygun bir yöntem olmaktadır. Ayrıca dereotu, nane ve maydanozdan yapılan çaylar anne sütünün artmasına olanak sağlamaktadır. Anne sütü, buzdolabında yirmi dört saat derin dondurucuda ise altı ay kadar rahatlıkla saklanabilmektedir.
İlgili aramalar: anne sütü bebeği hangi hastalıklardan korur? anne sütü bebeği hastalıklara karşı korur mu? anne sütünün faydaları nelerdir? anne sütünün önemi nedir?
5 Mayıs 2013 Pazar
Anne Sütünün Önemi
ANNE SÜTÜNÜN ÖNEMİ
Anne bebeğinize ilk 6 ay başlı başına yetebilecek, ondan sonra ise bebeğiniz ihtiyaç duyduğu süre kadar verebileceğiniz (bu sürenin ek gıdalarla birlikte 3 yıla kadar uzayabildiği görülmektedir), bebeğinizin beden ve zihin gelişimi için ihtiyaç duyduğu tüm besin öğelerini içerisinde barındıran tek ve en kıymetli besindir. Anne sütü doğumdan sonraki saatler içerisinde, kolostrum ya da ağız sütü dediğimiz sarımsı rengi olan maddeyi de salgılar. Ağız sütü dediğimiz bu sarımtırak renkli anne sütü çocuk için oldukça kıymetlidir çünkü. Çocuğun bağışıklık sistemini güçlendirir, bağırsak fonksiyonlarını düzenler, ishale yakalanmasını engeller ve bebeğinizin mikroplara karşı dirençli olmasını sağlar. Anne sütü alan çocukların beyin gelişimi de sağlıklı bir şekilde devam eder ve bu sebepledir ki anne sütü ile beslenen çocukların zihinsel kavrama yetenekleri daha iyi olmaktadır.Anne sütünün anne içinde bir çok avantajı vardır. Herhangi bir hazırlık gerektirmez. Anneden direkt olarak çocuğa verildiği içinde enfeksiyona yakalanma riski içermez. Annenin psikolojik olarak rahatlamasını, bebeği ile arasındaki manevi bağın kuvvetlenmesini sağlar. Lohusalık depresyonu dediğimiz emzirme dönemi psikolojisini atlatmasını sağlar. Anormal seyredebilecek rahim kanamalarını engeller. Annenin ileri dönemde yakalanabileceği meme kanseri ve rahim kanseri gibi ciddi hastalıkları büyük oranda engellediği, klinik olarak da kanıtlanmıştır. Buradan da anladığımız üzere, anne sütünün önemi sadece bebek için değil anne için de oldukça fazladır.
Anne sütü alan bir bebek ile almayan bir bebeği kıyaslayacak olursak;
Anne sütü alan bebeklerin astım, bronşiolit, bronkopnömoni gibi solunum hastalıklarına, alerjik hastalıklara yakalanma oranı anne sütü almayan bebeklere göre çok daha düşüktür. Otizm gibi zihinsel rahatsızlıklara, bebeğinizin ileri dönemlerde karşılaşacağı ishal ve gastroenterit gibi mide ve bağırsak hastalıklarına ve enfeksiyon hastalıklarına yakalanma riski azalır.
İlgili aramalar: anne sütünün önemi nedir? anne sütünün faydaları nelerdir? ağız sütü nedir?
23 Eylül 2012 Pazar
Anne Sütü
Anne Sütü
Doğumdan sonra annenin memelerinde bebekler için besleyici bir sıvı oluşur. Böcek öldürücü ilaçlar, giderek artan çevre kirliliği konusundaki tüm uyarılara karşın, yeni doğmuş bir bebek için en iyi besin yine de anne sütüdür.
Doğumdan sonra annede süt bezlerinin oluşmasıyla emzirme olayı da başlar. Anne sütü bebeği ishal, grip, bulaşıcı hastalıklara karşı koruyan çeşitli antikorlar içerir. Bu süt 8 gün kadar bebeği besler, bu nedenle ana sütü diye anılır. Bu sürecin sonunda anne süt bezleri olgun anne sütü üretmeye başlar. Miktarı günde yarım litre kadardır. Anne sütüyle beslenen bebeklerde, ishal ve alerji olayları, inek sütüyle beslenenlere oranla çok daha az ortaya çıkmaktadır.
Bebek emziren annelerde de biberonla bebek besleyen annelere oranla göğüs kanseri • olayı oranı daha azdır. Anne sütünün tüm zamanlarda değerli ve şifalı etkisine inanılması boşuna değildir. Orta Çağda yaşayan Alba Dükü ihtiyarlık yıllarında ömrünü uzatmak için kendine iki tane süt nine kiralamıştı. Bunların sütleriyle beslenen akıllı dük gerçekten de amacına ulaşmış, sağlıklı ve uzun bir yaşam sürdürmüştü. 1507-1582 yılları arasında yaşayan Alba Dükü'nün 75 yıl yaşaması zamanın ömür ortalamasının iki kat aşan bir olaydı.
İran'da da göçerlerin kadınları, göğüslerindeki sütün fazlasını pazarda pahalı fiyatlarla satarlardı. Çinli kadınlar da lokantalarda anne sütü satarlardı. Avrupa'da da ikinci Dünya savaşına kadar Avrupa'da iyi çevrelerin çocuklarına süt veren parayla tutulmuş süt nineleri vardı. Bundan sonra bebekleri mümkün olduğunca erken şekilde şişe sütüne alıştırma şekli benimsendi. Olay, bebek emzirmenin annenin göğsünün güzelliğini bozduğu gibi yersiz ve boş bir iddiadan kaynaklanmaktaydı.
Günümüzde ise, bebeğini emziren annelerin sayısı yeniden artış göstermektedir. Şimdi ise, giderek daha çok Avrupalı kadının bebeğini emzirmeye yöneldikleri izlenmektedir. Bazen de anne süt vermeyi istediği halde, sütü kesilir. Bunun genellikle ruhsal nedenleri vardır. Psikolog Helena Deutsch, çoğu annelerin emzirirken bazen bir takım şehvet duygulan hissettiklerini, bundan utanç duyduklarını saptadığını söylüyor. Bu olay bebeğin sütten kesilmesiyle sonuçlanır. Böylece süt de kesilir.
Doğumdan sonra annenin memelerinde bebekler için besleyici bir sıvı oluşur. Böcek öldürücü ilaçlar, giderek artan çevre kirliliği konusundaki tüm uyarılara karşın, yeni doğmuş bir bebek için en iyi besin yine de anne sütüdür.
Doğumdan sonra annede süt bezlerinin oluşmasıyla emzirme olayı da başlar. Anne sütü bebeği ishal, grip, bulaşıcı hastalıklara karşı koruyan çeşitli antikorlar içerir. Bu süt 8 gün kadar bebeği besler, bu nedenle ana sütü diye anılır. Bu sürecin sonunda anne süt bezleri olgun anne sütü üretmeye başlar. Miktarı günde yarım litre kadardır. Anne sütüyle beslenen bebeklerde, ishal ve alerji olayları, inek sütüyle beslenenlere oranla çok daha az ortaya çıkmaktadır.
Bebek emziren annelerde de biberonla bebek besleyen annelere oranla göğüs kanseri • olayı oranı daha azdır. Anne sütünün tüm zamanlarda değerli ve şifalı etkisine inanılması boşuna değildir. Orta Çağda yaşayan Alba Dükü ihtiyarlık yıllarında ömrünü uzatmak için kendine iki tane süt nine kiralamıştı. Bunların sütleriyle beslenen akıllı dük gerçekten de amacına ulaşmış, sağlıklı ve uzun bir yaşam sürdürmüştü. 1507-1582 yılları arasında yaşayan Alba Dükü'nün 75 yıl yaşaması zamanın ömür ortalamasının iki kat aşan bir olaydı.
İran'da da göçerlerin kadınları, göğüslerindeki sütün fazlasını pazarda pahalı fiyatlarla satarlardı. Çinli kadınlar da lokantalarda anne sütü satarlardı. Avrupa'da da ikinci Dünya savaşına kadar Avrupa'da iyi çevrelerin çocuklarına süt veren parayla tutulmuş süt nineleri vardı. Bundan sonra bebekleri mümkün olduğunca erken şekilde şişe sütüne alıştırma şekli benimsendi. Olay, bebek emzirmenin annenin göğsünün güzelliğini bozduğu gibi yersiz ve boş bir iddiadan kaynaklanmaktaydı.
Günümüzde ise, bebeğini emziren annelerin sayısı yeniden artış göstermektedir. Şimdi ise, giderek daha çok Avrupalı kadının bebeğini emzirmeye yöneldikleri izlenmektedir. Bazen de anne süt vermeyi istediği halde, sütü kesilir. Bunun genellikle ruhsal nedenleri vardır. Psikolog Helena Deutsch, çoğu annelerin emzirirken bazen bir takım şehvet duygulan hissettiklerini, bundan utanç duyduklarını saptadığını söylüyor. Bu olay bebeğin sütten kesilmesiyle sonuçlanır. Böylece süt de kesilir.
Sponsorlu Bağlantılar:
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)