kısırlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kısırlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Ocak 2016 Çarşamba

Kısırlık Niçin Olur?


Kısırlık Niçin Olur?

Kısırlık doğum kontrol ilaçları kullanmadan ve önlem alınmadığı halde 1 sene geçmesine rağmen hamile kalamamaktır. Kısırlık sorunu yaşayan ailelerin yaklaşık %30’unda erkekte, %30’unda kadında ve %30’unda ise hem erkekte hem de kadında problem olabiliyor. Ailelerin %10’unda ise yapılan birinci basamak testler ile gebeliğe engel olan herhangi bir sorun bulunamamaktadır. Bu probleme “açıklanamayan kısırlık” adı verilmektedir. Erkeklerde kısırlık bir çok değişik sebepten olabilir. Geçirilmiş enfeksiyonlar, genetik sebepler, hormonal bozukluklar, diyabet, böbrek yetmezliği gibi metabolik hastalıklar, inmemiş testis gibi hallerde erkek kısırlığının en başta gelen sebepleridir. Aynı zamanda çevre kirliliğinin çoğalması radyasyon, kimyasal maddelerden etkilenme, sigara tüketiminin artması, alkol ve bağımlılık veren maddelerin kullanımı gibi çevresel sebepler de son dönemde erkek infertilitesinin görülme sıklığını artıran diğer nedenlerdendir. Artık son yıllarda sperm olmayan hastaların çeşitli tedavilerle sperm alması sağlanıyor. Kadınlarda ise cinsel ilişkinin hamile kalma zamanına uygun yapılmaması, fallop borularının tıkalı olması, döl yatağında görülen hastalıklar, hormon salgılarının yetersiz olması, rahim veya dış üretim organlarından doğabilen şekil bozuklukları, şeker hastalığı veya tiroid bozuklukları, vücut yorgunluğu, sinir ve stres kısırlığın sebepleridir.

19 Ekim 2014 Pazar

İnfertilitenin (Kısırlığın) Nedenleri


İNFERTİLİTENİN NEDENLERİ

Doğal yollar denenerek gebeliğin oluşma­sı için eşlerin de fiziksel işlevleri­nin normal oluşu gereklidir­­. Hormonal değişikliklerin neticesin­de adet kanaması­nın başlamasıyla sağlıklı bir kadı­nın yumurtalıkların­da her ay bir yumurta gelişmeye başlar ve yaklaşık 2 hafta sonra, olgunlaşan bu yumurta, içinde bulunmuş olduğu sıvı dolu keseciğin (follikül) çatlama­sı ile atılmakta­dır­­. Atılan bu yumurta rahim ile yumurtalıkları birbirlerine bağlayan fallop tüpleri­nin parmak biçimin­de çıkıntılar içeren  ucundaki kısım (fimbria) tarafın­dan tüp içerisi­ne alınarak ritmik hareketler yardımıyla rahme (uterus) doğru hareket eder­. Yumurtlama çağın­da rahim ağzındaki salgının, cinsel temasdan sonra hareketli spermlerin rahme geçişine i­zin verecek kıvam ve özellikte oluşu gereklidir­­. Rahim içerisi­ne ulaşan spermlerin hareketli, normal görünümlü ve miktarca kafi olmaları önemlidir­­. Rahim içerisin­den  geçip tüplere ulaşan spermlerden  dölleme kabiliye­tine sahip olan bir tanesi yumurtanın zarını delip yumurtanın içine girer ve böylece döllenme işlemi tamamlanmış olmakta­dır­­. Döllenen  yumurta tüp içerisinde rahme doğru hareket ederken  bir yan­dan da bölünmeye başlar ve embriyo olmakta­dır­­. Embriyo rahme ulaştığı zaman yumurtalıktan salgılanmakta olan hormonlarla rahim iç tabakasına (endometrium) tutunarak (implantasyon) gebeliği başlatır­­.

Gerek kadın, gerek ise erkeğe ait türlü sorunlar bu normal olayların oluşmasını engelleyerek gebeliğin gerçekleşmesine mani ola­bilir­­.

1­. Kadınlarla ilgili sorunlar

Gebeliğin oluşmasını engelleyen  kadına ait etkenler infertilite nedenleri­nin yaklaşık yüzde 40-45'inde sorumludur­. Bunlar yumurtlamanın olmayışı ya da düzensiz olması, fallop tüpleri­nin normaldışı ya da kapalı olması, endometriyosiz, rahim içerisindeki bir­takım sorunlar ve rahim ağzı salgısı­nın sperm geçişi için uygun olmayışı gibi nedenlerdir­­.

Yumurtlama problemi

Genel olarak bakıldığında, yumurtlamaya ait problemler infertiliteye en  fazla neden  olan problemlerdir ve genel­de hormonal bir dengesizliğin sonucu olarak ortaya çıkarlar­. Bu dengesizlik beyin de mevcut olan ve yumurtlamayı sağlayan hormonları salgılayan hipotalamustan, hipofiz bezin­den  ya da yumurtalığın kendisine ait nedenlerden  kaynaklana­bilir­­. Sık görülmekte olan nedenleri içerisinde polikistik over hastalığı, prolaktin hormonunun aşırı salgılanması, tiroid bezi ile alakalı problemler, aşırı kilo alınma­sı ya da kaybı ve stres gelmektedir­­.

Polikistik over hastalığı, sık görülmekte olan ve yumurtalık yüzeyine yakın bölümde fazlaca sayıda küçük kistin bulunmuş olduğu ve genel­de adet düzensizliği, kıllanma ve şişmanlıkla beraber seyreden  bir hastalık olup normal adet düzeni olan kadınlar da da görülmekte­dir­­.

Prolaktin hormonu beyindeki hipofiz bezin­den  salgılanır­­. Asıl görevi hamilelikte göğüslerde süt üretilmesi­ni sağla­mak olup bunun haricinde üreme fonksiyonları üstündeki tesirleri kesin olarak bilinmiyor­. Prolakti­nin aşırı salgılanma­sı (hiperprolaktinemi) yumurtlamayı ve adet görmeyi engelleyebilmekte ve göğüslerden  süt salgılanmasına (galaktore) neden  olabilmektedir­­. Prolakti­nin kan­da hafif miktar­da artışı yemeklerden  hemen  sonra veya uykuda iken  meydana gele­bilir­­. Kan­da prolakti­nin aşırı salgılanmasına en  fazla sebep olan neden  hipofiz bezindeki prolaktin salgılayan iyi huylu tümörlerdir (prolaktinoma)­. Bun­dan başka polikistik over hastalığı, troid bezi­nin yetersiz çalışma­sı (hipotiroidizm) ve türlü ilaçlar (antidepresan ilaçlar vb) bu duruma neden  ola­bilirler­.

Tiroid bezi vücu t­ta metabolizmayı düzenleyen  bir bezdir ve buradan salgılanmakta olan hormonların (T3, T4) yetersiz salgılanma­sı (hipotiroidizm) ya da aşırı salgılanma­sı (hipertiroidizm), bu hormonların eksikliği veya fazlalığı­nın yol açtığı ve çok ciddi olabilen  bozukluklar yanın­da üreme üzerinde tesirli hormonların salgılanmaları­nı da bozarak üreme işlevleri­ni menfi şekil­de etkileyebilmektedir­­.

Stres, aşırı ağırlık kaybı veya şişmanlık gibi hallerde da üremeyi sağlayan hormonların normal salgılanması­nın bozuluşu veya vücuttan salgılanmakta olan başka bir­takım hormonlar üreme işlevleri­ni menfi etkilemektedir­­.

Tüplerin tıkalı olması

Fallop tüpleri­nin çok duyarlı ve ayrıntı­lı bir iç yapısı vardır­­. Bu yapıdaki bir bozulma yumurtanın taşınmasını ve dolayısıyla döllenme olayını engelleyebilir­­. Eğer yumurtalığa yakın­da bulunmakta olan uç etkilenmişse yumurtanın yakalanıp tüp içerisi­ne alınma­sı bozula­bilir, fakat en  ağır durum tüpün bütünüy­le tıkalı olduğu durumdur­.

Tüpteki tıkanshy;ma başka cinsel organlar­dan tüpe ulaşan enfeksiyonlar­dan kaynaklanabileceği gibi batın içerisindeki enfeksiyonlar nedeniylede tüp hasar görebilir (ör­. appendisit)­. Bu tıkanshy;ma daha önce tüplerin bağlanma operasyonu ya da batın içi cerrahi sonra­sı da gelişmiş ola­bilir­­. Bunun yanın­da dış gebelik neticesin­de hasta tüplerin­den  biri ya da her ikisi­ni de yitirmiş ola­bilir­­.

Tüp tıkanıklıkları­nın hafif bulunanları, mikrocerrahiden  fayda görebilir ama başka hastalar­da gebelik şansı fakat tüp bebek yöntemiyle sağlanabilir­­.

Rahim ağzı salgısı­nın sperm geçişine uygun olmayışı

Rahim ağzı salgısı yalnızca yumurtlama çağın­da spermlerin serbestçe geçişine i­zin vermekte­dir­­. Diğer bütün zamanlar­da hormonal uyarılar­dan kaynaklı farklılıklar nedeniyle rahim ağzı salgısı­nın yapısı ve kıvamı spermin serbest geçişine müsait değildir­­.Bazı kadınlar­da bu salgı içinde sperme karşı antikorlar bulunur ve bu hanımlar­da sperm yumurtlama zamanın­da bile rahim ağzı kanalın­dan geçerek rahime ulaşamaya­bilir­­. Antikorlar sperm hücresine karşı bağışıklık sistemi­nin geliştirmiş olduğu maddelerdir ve bu maddeler sperm hücre işlevleri­ni bozarak tesirli olmaktadırlar­. Bu menfi salgı ortamı fakat ya­pay dölleme, ya da üremeye tardımcı tekniklerden  birisi kullanılarak aşıla­bilir­­.

Endometriyozis

Endometriyozis rahim içi­ni kaplayan dokunun (endometriyum) başka bir alan­da (ör­. yumurtalıklar, karın içi vb­.) olma­sı halidir­­. Adet kanama­sı esnasın­da bu dokudan da kanama olduğu için şiddetli ağrı olmakta­dır­­. Ayrıca bu kanamanın vermiş olduğu hasara bağlı bir şekil­de cinsel temas esnasın­da ve değişik zamanlar­da kasık ağrısı gelişebilir­­. Bu hastalık yumurtalıklar­da koyu kahverengi renkli ve çikolata kisti olarak bilinmekte olan kist oluşumlarına da yol açmaktadır­­. Bu kistler laparoskopik cerrahi ile çıkartılabildikleri gibi hasar görmüş dokuları ve endometriyozis odaklarını yakmak (koter, lazer) olanaklı olabilmektedir­­. Daha hafif hallerde ilaç tedavisiyle de sonuç alınabilmektedir­­. Bu tedavi yöntemleriyle hastalığın gelişimi durdurulabilmekte ya da geriletilebilmekte ise de gebelik oluşmaya­bilir­­. Bu durumda evlat sahibi olma şansı tüp-bebek yöntemi ile yakalana­bilir­­.

2­. Erkekle İlgili Problemler

Erkek partnerdeki problemler meni­nin (meni) kendisindeki anormalliklerden  ya da meni­nin oluşturuluşu ve taşınmasındaki sorunlar­dan kaynaklanabileceği gibi cinsel temasla ilgili problemlerde benzeri bir durum yarata­bilir­­. Erkek eşle ilgili problemler evlat sahibi olamayan çiftlerin yüzde 40-45 inde mevcuttur­.

Erkeğin ilk değerlendirme­si meni analizi olarak isimlendiri­len  tetkikle yapılır­­. Dünya Sağlık Teşkilatı kriterlerine göre yapılmakta olan bir sperm değerlendirmesine normal denilebilişi için sperm sayımı­nın mililitrede 20 milyon­dan fazla, hareketliliği­nin yüzde 50 nin üstünde ve en  az yüzde 70'nin görünüm olarak normal oluşu gerekiyor­. Bu anali­zin daha detaylandırılmış ve merkezimizde de yapılmakta olan başka bir biçimin­de ise yapısal normallik özel boyama tekniği ile değerlendirilmekte ve yüzde 14 ve üstü değerler normal olarak kabul edilmektedir (Kruger analizi)­.

Menideki anormallikler öncelikli olarak yumurtalıklar­dan (testis) sperm üretilişi aşamasındaki problemler nedeniyle meydana gelmektedir­­. Bu üretim sorununa neden  olan etken  genel olarak bilinememektedir­­. Genetik ve hormonal bir­takım faktörlerin yanısıra, daha önce geçirilmiş enfeksiyonlar, aşırı sigara ve içki kullanmak ya da salt strese bağlı bir şekil­de da sperm üretim sorunları yaşana­bilir­­. Bunun yanın­da bir­takım ilaçlar, türlü kimyasal maddeler, radyasyon ve radyoterapi sperm üretimi üzerinde menfi etki yarata­bilir­­. Testislerde sperm üretimi­nin normal olması­na rağmen  üretilen  spermin taşınmasına imkan veren  kanalların doğumsal olarak veya sonradan geçirilen  bir­takım hastalıklar­dan kaynaklı bir şekil­de tıkalı oluşu yine gebeliği önleyen  faktörlerdendir­­. Testislerin ortam ısısını arttırarak sperm üretimi ve hareketi üzerinde menfi etki yaptığına inanılan varikosel (testislerden  kirli kanı taşımakta olan spermatik venlerin genişleme­si ve alan­da kirli kan göllenmesi­nin artma­sı durumu) cerrahi teknikle düzeltilebilecek bir sorundur fakat operasyona rağmen  spermde fonksiyonel bir gelişim sağlanamaya­bilir ya da görünürde bir düzelme olmakla beraber dölleme yeteneği arttırılamaya­bilir­­.

Ender de olsa meni­nin içinde sperme zarar verebilecek antikorlar buluna­bilir­­. Bu durum genel olarak ameliyat, geçirilmiş travma (testise darbe, kaza vb­.) ya da enfeksiyonlar­dan kaynaklı bir şekil­de gelişebilir­­.

Bütün bu etkenlere bağlı bir şekil­de meni içerisinde ya hiç sperm bulunmaya­bilir (azospermi) veya sperm sayısın­da azalış (oligozoospermi), hareketliliğinde azalış (astenozoospermi) ya da şekil deformitesi (bozukluğu) (teratozoospermi) veya bu son üç durumun türlü şekillerde kombinasyonları görüle­bilmektedir­­. Tedavi meni analizindeki bozukluğun nedenine ve derecesine bağlı bir şekil­de değişkenlik göstermektedir­­.

İlaç tedavisi erkeğe bağlı problemlerde ender olarak başarılı olur­. Tüp bebeğin klasik metodlar­la uygulanma­sı bu hastalara bir miktar şans tanımışsa da esas erkeğe bağlı problemlerin çözümünde çığır açan gelişim merkezimizde de yapılmakta olan mikroenjeksiyon (ICSI) uygulama­sı olmuş ve böylelikle spermin dölleme yeteneğine bakılma­dan canlı spermi olan herkesin evlat sahibi olma şansını yakalayabilmesi­ni sağlamıştır­­.

Nedeni Açıklanamayan infertilite

Bu çiftlerde sorunu ortaya koymaya yönelik incelemeler konvansiyonel düzeyde sorunu aydınlatamamış ve hat­ta sebe­bi atlamış ola­bilir, dolayısıyla bu tanımlama yapılmakta olan tetkiklere göre göreceli bir terim olmakla beraber pratikte, kullanılan testlerin bütünüy­le normal olduğu çiftler için kullanılıyor­. Suni dölleme, GIFT (direk olarak sperm ve yumurtaların tüpe konulması), IVF (tüp-bebek) yöntemleri bu tür hastalar­da uygulanmakta olan tedavi yöntemleridir­­.

İlgili aramalar: infertilitenin nedenleri nelerdir, kısırlığın nedenleri, çocuk sahibi olamamanın nedenleri neler

İnfertilite


İNFERTİLİTE

Çiftlerin evlat sahibi olma arzularına ve düzenli cinsel münasebetleri olmalarına rağmen , bir sene içerisinde gebelik el­de edilememesine infertilite ya da bilinene adıyla kısırlık adı verilir­­. Korunma olmadan ilişki de mevcut olan çiftlerin yüzde 80'inde bir sene içerisinde gebelik meydana gelmektedir­­. Diğer bir yüzde 10 da iki sene içinde gebelik olmakta­dır­­.

İnfertilite yüzde 30 ila 40 oranın­da erkek, yüzde 40 ila 50 oranın­da kadına ait nedenlerle ortaya çıkar­. Yine çiftlerin yüzde 25'inde erkek ve kadın faktörü beraber bulu­nur­. Yüzde 10 ila 15'inde ise bütün araştırmalara karşılık infertiliteyi açıklayabilecek bir neden  bulunmamaktadır­­.

İnfertil çiftlerin yüzde 50 ila 60'ı IVF gibi ileri yardımcı üreme teknikleri dışındaki metod­lar ile gebe kalabilmektedir­­. İnfertil tanısı alan çiftlerin yüzde 15-20'si de hiç bir tedavi yapılmaksı­zın kendi kendi­ne gebelik olur­.

İlgili aramalar: infertilite, infertilite nedir, infertilite ne demek, infertilitenin anlamı nedir

23 Şubat 2013 Cumartesi

Modern Yaşam ve Teknoloji Kısırlaştırıyor


Modern Yaşam ve Teknoloji Erkekleri Olumsuz Etkiliyor

Dünya sağlık örgütünün tüp bebek merkezlerinde yaptığı araştırmalar sonucunda, gelen çiftler değerlendirildiğinde erkek problemlerinin belirgin olarak arttığı gözlenmiştir.

Genel olarak bakıldığında kısırlık problemlerinin yarısı erkek kaynaklı gözükse de günümüzde erkeğin problemleri pek çok açıdan artmıştır. Yine Dünya sağlık örgütüne göre son elli yılda erkek sperm sayısı ve hareketliliği azalmıştır.

Peki, bu sorunun sebepleri nelerdir?

Asıl suçlu yaşantımızda kullandığımız, gün ve gün bizi hastalandıran kimyasallar ve toksik maddelerdir. Bunların başında çokça kullandığımız plastikler ve bunlardan vücudumuza giren fitalatlardır(kimyasal maddeler). Günümüzde neredeyse yediğimiz her yiyeceğe konulan kimyasal katkı maddeleri, hızlıca tüketilen doğal çevre ve kaynaklar, cep telefonları ve diğer elektromanyetik sinyal yayan cihazlar erkek sağlığını önemli oranda tehdit etmektedir.

Üreme sağlığında önde gelen dergilerden biri olan ‘Fertility and Sterility’ yaptığı araştırmasında, cep telefonları ve dizüstü bilgisayarlardan yayılan elektromanyetik dalgaların sperm üretiminde bozulmaya yol açtığı bildirildi. Bu konuda yapılan en çarpıcı açıklamaysa Dünya sağlık örgütünün sunduğu, üreme azalmasıyla sınırlı kalmayan bu sorunun potansiyel kanser sebebi olarak bildirilmesi ve yaklaşık 2030 tarihinde birincil ölüm sebebi olacak olmasıdır.

Üreme sorunları ve getirdiği psikolojik savaş, doğal yaşamdan uzak kalan erkeklerin en büyük sorunu olarak bilinmekle birlikte, yapılan araştırmalar ve bir yandan da gelişen teknoloji geleceğimiz konusunda tam bir muamma olarak kalmaktadır.

29 Haziran 2012 Cuma

Kısırlık ve Cinsel Hayat


KISIRLIK VE CİNSELLİK

Evli çiftlerin yaklaşık olarak %15'i kısırlık sorunu ile karşı karşıyadır. Burada öncelikle kısırlığın cinsel bir eksiklik sonucu olmadığını belirtmek gerekir. Yani, kısırlık sebebi ister kadında, ister erkekte olsun, bu, onların cinsel açıdan da eksik olduğunun ifadesi değildir. Ancak bazen nadiren "impotans" (ereksiyon olmayışı) gibi erkekten kaynaklanan veya (cinsel temas sırasında kadının ağrı hissetmesi) "disparoni" gibi kadından kaynaklanan cinsel ilişkiyi engelleyici veya cinsel temas sayısını önemli ölçüde azaltıcı faktörler kısırlığın tek nedeni olabilir.

Kısır çiftlerde bazen kısırlığın yol açtığı ve zamanla gelişen cinsel sorunlar da olabilmektedir. Genellikle kısır bir kadın veya erkek, karşı tarafı hasta, hatalı, eksik, sakat olarak hissedebilir ve kısırlığın da böyle bir etkenden kaynaklandığını düşünür. Bu durum zamanla eşinin gözünde karşı tarafın çekiciliğini yitirmesine yol açar. Doğal olarak böyle gelişen olaylar, zamanla cinsel sorunların ortaya çıkmasına neden olabilir.

500 kısır kadın ve erkekte yapılan bir araştırmada cinsel sorunların nedeni aranmış ve ortaya çıkan başlıca nedenler önem sırasına göre şöyle sıralanmıştır:

1) Disparoni (cinsel ilişkinin ağrılı olması),
2) Progesteron gibi genellikle tedavi amacıyla kullanılan ilaçların cinsel isteği azalttığına inanmak,
3) Erkeklerde varikosel sorunu,
4) Çocuk sahibi olabilmek için doktorun önerisine göre programlı bir cinsel yaşamın olması,
5) Cinsel aktivitenin amacı, çocuk sahibi olabilmeye yönelmiştir.
6) Cinsel isteğin eşler tarafından gerçek cinsellik için değil de çocuk yapmak için oluştuğu kabullenilmektedir,
7) Doktor tarifine göre yapılan cinsel ilişki,
8) Cinsel olarak isteksizlik,
9) Kısırlığın yol açtığı depresyon,
10) Suçluluk duygusu

Ancak bu aynı araştırmanın sonuçlarına göre, cinsel sorunların sıklığı açısından kısır çiftler ve çocuk sahibi olmuş çiftler arasında anlamlı bir farklılık bulunamamıştır. Yani kısır çiftlerde cinsel sorunların daha fazla olmadığı ortaya konulmuştur. Bununla birlikte kısır çiftlerde cinsel sorunların daha sık görüldüğünü vurgulayan araştırmalar çoğunluktadır.

Kadının orgasm olması ile çocuk sahibi olabilmesi arasındaki ilişki de üzerinde durulan önemli konulardan birini oluşturmaktadır. Yapılan araştırmalar, kadının çocuk sahibi olabilmesi için, orgasm olmasının gerekli olmadığını ortaya koymuştur, ancak sadece ihtimali artırabileceği varsayılmaktadır.

17 Ocak 2012 Salı

Yapay (Suni) Döllenme İle Çocuk Sahibi Olmak


Çocuk sahibi olamayan çiftlerde sorun eğer kadından kaynaklı değilse ve kadının gebe kalmasını önleyecek herhangi bir problem yoksa doktor yapay döllenme tavsiye edebilir.

Bu işe girişmeden önce, yapay döllenmenin ruhsal ve yasal yanlarını soruşturmalı ve okumalısınız. Bu hassas konuda sizi aydınlatabilecek birçok tıbbi, psikolojik ve hukuki kaynak vardır.

Kocanız kısır olduğu için, doktorunuzun size verilecek bir sperm bulması gerekir. Ahlaki ve hukuki sorunların doğabileceği açık olduğundan ortaya çıkabilecek mutsuzluklardan kaçınmak için, bu konuyu eşinizle aranızda ayrıntılı bir biçimde konuşmalısınız. Ayrıca doktorunuzla ve hatta bir psikologla da konuşmanız gerekebilir. Pek çok çiftin başlangıçtaki mutlulukları öngörülemeyen sorunlarla gölgelenmiştir.

Erkeklerde Kısırlığın Önemli Nedenleri Nelerdir?


Erkeklerdeki kısırlığın en önemli nedenleri şunlardır;


Erkekte, sperm yokluğu, spermin azlığı, spermin hareket eksikliği başlıca nedenlerdir.

Bazı gelişme bozuklukları da erkeklerde sperm üretimini engelleyebilir. Testis iltihapları ve varikosel gibi rahatsızlıklar da kısırlık yapabilir.

Genellikle, bilinenin aksine çocuğu olmayan çiftler de erkeğin kusurlu olması daha sık görülen bir olaydır. Erkeğin kısırlıkta ki kusurunun %40 kadar olduğu sanılmaktadır.

Kısırlık nedeninin araştırılmasında, spermin mikroskobik muayenesinin yanı sıra, hormon araştırma testleri de yapılmaktadır. Spermi taşıyan sıvının asit dengesi ve kimyasal analizi de çok önemlidir.

17 Aralık 2011 Cumartesi

Varikosel Cinselliği Etkiler mi?


Varikosel, skrotumda(torba, argo- taşak) bulunan sol yumurtada daha fazla görülmektedir. Damarlar genişlediği için normal olmayan bir görüntü ortaya çıkacaktır. Kişi rahatsızlığını fark ettiğinde zaten psikolojik olarak bu durumdan etkileneceği için bu bile cinselliği etkilemeye yetecektir. Aslında varikosel rahatsızlığının kendisi cinsel performansı etkilemez. Çok ilerlemiş varikosel durumlarında yumurtalarda küçülme, yumuşama yapabilir. Bununla birlikte testisin sperm üretimini etkileyebilir. Gençlerde cinsel hayatta herhangi bir sıkıntı yaratmamaktadır.

16 Aralık 2011 Cuma

Varikosel Nasıl Bir Hastalıktır?


Varikosel erkeklerde görülen, yumurtalığın kirli kanını taşıyan toplardamarların genişleyerek işlevinde azalma görülmesi ya da işlevini kaybetmesidir. Varikoselde damarların boyları uzar ve kıvrımlı bir hal alırlar. Varikosel dediğimiz hastalık daha bilindik hastalıklardan olan varislere ve hemoroide(basur) benzerler. Bu hastalıklarda kirli kanı taşıyan damarların işlevinde oluşan bozukluklarla ortaya çıkarlar fakat verdikleri zarar yönünden farklılık gösterirler. Varikosel yumurtalığın kirli kanını taşıyan damarlarda görüldüğü için yan etkileri cinsel bölgede oluşacak ve cinselliği etkileyecektir. Varikosel rahatsızlığı durumunda üroloji uzmanına başvurabiliriz. Ürolojinin yan dalı olan androloji ve infertilite de varikosel ile doğrudan ilgilenmektedir.

13 Aralık 2011 Salı

Varikosel Nedir?


Varikosel erkeklerde görülen ve nedeni tam olarak bilinmeyen bir rahatsızlıktır. Testis içerisinde yer alan yumurtaların (özellikle sol yumurtanın) damarlarında görülen bir genişleme problemidir. Bir tür varistir ve erkeklerin %20'ye yakınında görülür. Varikoselin başlayışı genelde ergenlik dönemine rastlar ve ilerleyen zamanla birlikte belirginleşir. Erken dönemde başlayan varikosel yumurtanın gelişimine engel teşkil eder. İleri yaş dönemlerinde varikosel oluşumunda yumurta küçülebilir,yumuşayabilir ve sarkabilir. Burada ki damarlar süngerimsi bir dokuda damar yumağı oluşturmaktadır.

varikosel nedir varıkosel ne demektir varikoselin anlamı nedir

Varikosel esasında bir sağlık problemi değildir ve nadiren ağrı yapar. Kısırlığa neden olup olmayacağına bazı testler ile bakılır. Varikoseli ilerlemiş kişiler bunu gördüğünde genelde önce aileleriyle bu rahatsızlıklarını paylaşırlar ve daha sonra doktorun kapısını çalarlar. İleri yaşlarda ki varikosel vakalarının bir kısmı da ağrı duyarak doktora başvururlar. Varikosel genelde çocuk sahibi olamama şikayetiyle doktora başvuran kişilerde görülür. Sperm sayılarında ki düşüklüğün nedenidir. Sperm üretimini %50'lere kadar düşürebilir. Orta yaşlarda evlenen kişilerde bu problem, ilk çocuğun olmayışıyla birlikte doktor kontrolünde ortaya çıkmaktadır. Bunun dışında 2. çocuğuna veya daha fazla çocuk sayısına ulaşamayan çiftlerin doktora başvurması sonucunda da varikosel vakalarına rastlanmaktadır. Kısırlık tedavisi için başvuran kişilerde kısırlık sorunu varikoselden kaynaklı ise varikosel ameliyatı yapılarak kısırlık için başarılı sonuçlar elde edilmektedir.

16 Mayıs 2011 Pazartesi

İnfertilite Nedir? İnfertilitenin Nedenleri Nelerdir?


İnfertilite Nedir? İnfertilite Nedenleri Nelerdir?

Yapılan araştırmalar evli çiftlerin yaklaşık %10'unun infertil olduğunu ortaya koymuştur­. Bu çiftlerin ortalama olarak %40 'ında infertilite sebebi erkeğe aittir
Erkek infertilite sebebleri söyle sınıflanmaktadır:

PRE TESTİKÜLER İNFERTİLİTE SEBEPLERİ


a-Hipogonadotropizim:Prepubertal ve postpupertal olarak iki bölümde incelenir­.Her ikisinde de testiküler ye­tersizlik söz konusudur.

b-Aşırı östrojen  c-Aşırı androjen  d-Prolaktin e-Aşırı glikokortikoit f-Hipotroidi g-Diabetesmellitus 2-

Testiküler İnfertilite Nedenleri

a-Maturation arresti

Hipospermatogenezis-Germinal hipopasia ' c-Peritubuler fibrozis d-Germ hücreleri­nin yokluğu-Sertoli Celi only
sendromu e-Kline-Felter sendromu f-Kriptorşidi

açıklanamayan infertilite

POST TESTİKÜLER İNFERTİLİTE SEBEPLERİ: a-Testisden  çıkan kanalların tıkanık olması b-Sperm motilitesi­nin yetersizliği

DİĞER tSEBEPLER:
a-Varikosel
b-Yükseklik ve iklim
c-Isı ve ateşli hastalıklar
d-Empotans, stres ve emosyonel faktörler
e-Yaş
f-Genital ve urethral anomaliler
g-Kabakulak orşidi
h-Irradyasyon zararları
j-Bazı ilaçlar
1-Kronik böbrek yetersizliği
m-Hemodializ ve renal transplantasyon
n-Allerjik reaksiyonlar
o-İmmünolojik etkenler