rahim kanseri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
rahim kanseri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Ocak 2016 Çarşamba

Rahim Kanseri Ölümcül Müdür?


Kanserlerin belirtileri tutulan organa göre değişir. Rahim ağzı kanserinin belirtileri cinsel birleşme sonrasında lekelenme, vajinal kanama, adet miktarınızın artması veya uzun süreli adet görmelerdir. Rahim kanseri ilerlemişse bel ve kasık ağrısı, idrar yapmada güçlük ya da bacak ödemi gibi belirtileri de ortaya çıkar. Rahim kanseri erken belirti veren bir kanserdir, menopoz öncesi ya da menopoz döneminde ortaya çıkabilir. Yumurtalık kanseri ise maalesef ki geç belirti verir ve semptomları spesifik değildir. Karın şişliği, ağrı, hazımsızlık, karın çevresinde artış, anormal vajinal kanama en çok belli eden bulgularıdır. Geç belirti vermesi sebebiyle yumurtalık kanseri sonuçlarının yüzde 70’i evre 3 ve 4’de öğrenilir. Vulva kanserinin en sık bulguları ise kronik kaşıntı, vulvada ele gelen kitle, ağrı, kanama ve ülserlerdir. Rahim kanserlerinin ölüme yol açma riski de bulunmaktadır. Rahim kanserleri ölüme yol açma oranları hastalığın evresine, histolojik tipi ve derecesine, hastanın genel durumuna yaşına ve yapılan cerrahiye bağlı olarak değişiklik gösterir.

İlgili aramalar: rahim kanseri ölümcül mü, rahim kanseri öldürür mü, rahim kanserinde ölüm riski var mı

7 Mayıs 2015 Perşembe

Rahim Kanserinin Belirtileri ve Tedavisi


RAHİM KANSERİ

Rahim kanserine rahmin iç yüzeyinde, yani endometriumda başladığı için endometriyal kanser de denilir­­. Bilhassa Amerikalı kadınlara musallat olmuş en  yaygın kanser türüdür ve erken  yakalandığı zaman hemen  her zaman tedavi edilebilmektedir­­. Genel­de menopoza girip daha son­ra 50 ila 70 yaşları aralığın­da ortaya çıkmakta­dır­­.  Araştırmacılar kesin sebebi­ni bilmiyorlarsa da menopoza girip daha son­ra alınan östrojen  takviyesi­nin katkısı varmış gibi görünür­.

Rahim Kanserinin Belirtileri

Menopoz sonrası vajinada kanama;
Menopozdan evvel aşırı kanamalı adet görmeler ya da iki adet arasın­da kanama;
Vajinadan pembe renkte ve sulu bir akıntı­ gelmesi.

Fazla kilolar endometriyal kansere zemin hazırlar­. Hat­ta tedaviyi de (ameliyat ve ışın tedavisi) zorlaştırır­­.

Günümüzde, östrojen  desteği metodu çok daha düşük dozda östrojeni, ayın belirli bir bölümünde progesteronla beraber kullanarak uygulanmakta­dır­­.Bu nedenle, uygun bir östrojen  tedavisi görüyorsanız, bu si­zin nüfusun geri kalan çoğunluğun­dan daha fazla kanser riskine sokmaz­. Lakin menopoz belirtilerine karşı östrojen  yalnız başına alınırsa kanamaya neden  ola­bilir­­.

Rahim kanserine yakalanma olasılı­ğı yüksek olan kadınlar; hiç doğum yapmamış bulunanlar, 52 yaşın­da hala adet görenler, kısırlık ya da düzensiz adet sorun­ları bulunanlardır­­.  Doğum kontrol hapı kullanan kadınların endometriyal kanser olma ihtimalleri azalmakta­dır­­.

Rahim Kanserinin Teşhisi

Rahim kanseri erken  evreler­de belirti göstermemektedir­­. PAP Smear testi, hadi­seyi vakaların yarısın­dan daha azın­da yakalaya­bilir ve muayene esnasın­da da farkedilmez­. İlk işaret vajinada kanamadır­­.

Belirtiler varsa, doktor endometriyal biyopsi yapmakta­dır­­.  Doktor muayenehanesinde genel olarak anesteziye gerek olmaksızın, rahimin iç yüzeyinden, analiz edilmek üzere küçük bir parça alır­­. Rahim kanseri varsa, biyopsi birçoğu kez bunu tespit eder­.

Daha kesin bir teşhis için kürtaj gereklidir­­. Doktor rahimin iç yüzeyi­ni hafif olarak kazıyarak analiz etmek üzere doku örnekleri alır­­. Bu işlem için herhangi bir şekil­de anestezi gerekir ve bu genel olarak hastanede, gece yatmadan, yapılmakta­dır­­.  Eğer kanser olduğu tayin edilirse ve rahimden  öteye yayıldığını düşündürecek bir neden  yoksa, doktor bazı testler yaparak başka tümörler olup olmadığını araştırır­­.

Genel­de yavaş ilerleyen  ve teşhis edildiğinde hala yayılmamış olma olasılı­ğı yüksek olan bir türdür­. Bu da, yakalanan kadınların birçoğu kez tedavi edilebildiği manasına gelmektedir­­. Erken  teşhis edildiğinde, en  az 5 sene kurtulma olasılı­ğı % 88dir­­. Çevredeki dokulara yayıldığın­da bile bu oran % 75'dir­­. Nadir olarak tümörün hızla büyümekte olan öldürücü bir cins olma­sı halinde, sonuç bu kadar iyi olmaya­bilir­­.

Rahim Kanserinin Tedavisi

Ameliyat :
Doktorların birçoğu histerektomi (rahmin alınması), tavsiye ederler­. Fallop tüpleri­nin ve yumurtalıkların da alınma­sı gerekir, çünkü kanserin bu organlara da yayılma eğilimi bulunur­.

Radyasyon ;
Kanser rahmin ötesine de yayılmışsa, ameliyat sonra­sı radyasyon tedavisi yapılışı gerekir­­. Bazı zamanlar ameliyat yerine radyasyon kullanıldığı da olmakta­dır­­.  Bu, genel anestezi altındayken  vajina ya da rahime bir alet ya da radyum yerleştirilip yapılmakta olan derin bir radyoterapidir­­. Radyum vücudun içinde birkaç gün kalır ve bu süre içinde hastanede yatılması gerekir­­. Bazı durumlar­da da birkaç metod bir arada kullanılır­­.

İlaç Tedavisi;
Eğer kanser bedenini­zin başka yerlerine metastaz yapmışsa (yayılmışsa), projesteron büyümeyi genel olarak durdurur­. Bu 2 ila 3 sene içindir, hat­ta bazı zamanlar daha bile uzun ola­bilir­­. Başka antikanser ilaçlar da kullanıla­bilir­­.

Sağkalım
Evre 1 endometrium kanserinde beş senelik sağkalım oranları % 90 dolayındadır­­.  Bu oran Evre 2 vakalar­da bir miktar düşüşle %69 ila 83 arasın­da keşfedilmiştir­­. Evre ilerlediği müddetçe sağkalım %40'lar dolayına iner­. Nüks ederse bu ilk iki sene içinde en  fazla oran­da görülmekte­dir­­. 5 yıldan sonra nüks etmesi epey nadir görülen bir durumdur­­.

İlgili aramalar: rahim kanseri, endometriyal kanser, rahim kanserinin belirtileri, rahim kanserinin tedavisi, rahim kanseri öldürür mü

18 Ağustos 2012 Cumartesi

Rahim Kanserinden Nasıl Korunuruz?


Rahim kanserine karşı nasıl önlemler almalıyız?
En sık görülen kanser çeşitlerinden olan rahim kanserinden korunmak mümkün olabilmektedir. Her kadının ilk korunma çaresi olarak senede bir defa doktora başvurarak kanserden korunma muayenesi yaptırması gerekir. Burada yapılacak testle kanser tehlikesi kontrol altına alınabilecek ve jinekolog kadını yüzde yüz bir garantiyle iyileştirebilecektir. Çünkü bu hastalığın kendini esas olarak göstermesi, vücutta ilk belirtilerinin görünmesinden epey bir zaman sonra başlar. Diğer kanser çeşitlerinden korunmak için de ön muayenelerden geçmek mutlaka gerekir. Ne kadar erken teşhis yapılırsa, o kadar çok kurtulma şansı doğar.

26 Mart 2012 Pazartesi

Rahim Kanseri


RAHİM KANSERİ

Bu kanser türü rahim boynu kanserinden daha nadir görülür ve genellikle yaşlı kadınlarda olur. Aslında, en fazla 50-60 yaşları arasında meydana gelmektedir. Ne yazık ki, Pap-testi rahim kanserini hemen saptayamaz ve doktor belirtilere dayanarak saptamayı yapmalıdır. 35 yaşından sonra görülen düzensiz bir kanama karşısında kadın hemen doktoruna gitmelidir. Kanama genellikle hormon değişimlerine bağlıdır, fakat rahim kanserinin ilk belirtisi de olabilir.

rahim kanseri nedir rahim kanseri nasıl teşhis edilir nasıl anlaşılır

Çok daha belirgin bir işaret adet kesilmesinden sonra meydana gelen kanamadır. Kanama ne kadar az olursa olsun, kadın, doktoruna gitmelidir, böylece doktor saptama için küçük bir ameliyat ayarlayabilir. Fakat rahim kanseri çok ağır ilerler ve kadın doktor öğütleri dinlerse iyileştirilebilir. Teşhis için rahim içi biyopsi en uygun yöntemdir. Buna ilave olarak yardımcı teşhis yöntemlerinden de yararlanılabilir. Jinekolojik muayenenin yanısıra; bilgisayarlı tomografi, mr, ultrason gibi radyoloji tetkiklerinden de yararlanılır.

Rahim Boynu Kanseri


RAHİM BOYNU KANSERİ

Ne yazık ki, rahim boynu kanseri çıplak gözle görülür hale geldiği zaman öylesine ilerlemiş olur ki hangi tedavi yöntemi denenirse denensin kadın beş yıl içinde ölecektir. Fakat gözle görülür hale gelmeden saptanırsa, hastalık %100 iyileştirilebilir.

rahim boynu kanseri nedir pap testi pap smear testi

Saptama yöntemi rahim boynunu kaplayan hücrelerden bir örnek almaktır. Bu örnek alkol içine koyulur ve Papanikolau'nın boyasıyla boyandığı özel laboratuvara gönderilir ve orada olağandışı hücreler olup olmadığını saptamak için incelenir. Örneğe Pap yağlı maddesi adı verilir. New York'da çalışmış olan Dr. Papanikolau ilk defa olarak rahim boynundaki kanserli hücrelerin ilk devrelerde olağan hücrelerden daha az yapışkan ve vajinanın içine daha kolaylıkla dökülebilir olduklarını belirtmiştir. Örneği almak için doktor vajinaya spekulum adı verilen bir alet sokarak rahim boynunu inceler. Sonra, boğazı incelemek için dile bastırılan aletin aynı tahta bir spatulayla rahim boynunu kazıyarak bir örnek alır. Üst vajina ve rahim boynu kanalından da örnekler alır. Tüm işlem acısızdır, doktor aynı zamanda rahimde ve yumurtalıklarda da bir bozukluk olmadığından emin olmak için bir leğen kuşağı incelemesi de yapar.

Leğen kuşağı incelemesi ve Pap-testi ilk ziyaretten sonra yılda iki kere tekrarlanmalı ve kadın 65 yaşına gelene kadar bir ila üç yılda bir olmalıdır. İlk test genellikle ilk hamilelikte yapılır. Cinsel birleşimi olan ve 25 yaşına erişen her kadında inceleme tekrarlanmalıdır.

Rahim boynu kanserinin cinsel birleşmeyle ilişkili olduğuna dair belirtiler vardır. Çünkü bu hastalığa rahibelerde rastlanmamaktadır. Genellikle genç yaşta değişik insanlarla çiftleşmiş ve ilk bebeğini yirmi yaşından önce doğurmuş kadınlarda görülür. Fakat bu da böyle bir geçmişe sahip her kadında kanser oluşacağı anlamına gelmez. Ne yazık ki, hastalık aşağı sosyo-ekonomik sınıflarda ya da daha doğrusu zayıf, eğitilmemiş kadınlar arasında görülür. Bu kadınlar ilaç yardımını aramazlar, düzenli testler yaptırmazlar.

Pap testinde kullanılan örnek yağlı madde uzmanlanmış bir teknisyen tarafından mikroskop altında incelenerek olağandışı hücreler aranır. İncelenen 1,000 yağlı madde örneğinden aşağı yukarı 20'sinde olağandışı hücreler bulunacak ve bunların üçü gerçekten önemli ve sakıncalı olacaktır. Olağandışı hücreler bulunacak olursa bir test daha yapılır. Örnek rahim boynundan alınır. Bu örnek, rahim boynuna büyütücü bir aletle, bir kolposkopla bakıldıktan sonra minik bir zımba ile alınır. Bu alet kullanılacaksa hastaya aneztesi yapılmasına gerek yoktur ve hastane dışında bile yapılabilir. Diğer vakalarda hastanın hastaneye yatması gerekir ve rahim boynunun büyük bir kısmı kesilir. Bu elmanın çekirdeğini oymaya benzer ve konizasyon adı verilir. Rahim boynu dikilir ve kolaylıkla iyileşir.

Bir dokunun parçaları veya koni kanserin çok erken devresindeyse tedavi uygulanır. Genellikle, hasta çocuk sahibi olmak istiyorsa konik tedavi yeterlidir, fakat ailesini tamamlamışsa bir histerektomi yapılarak rahim alınır. Her iki durumda da ameliyattan sonra Pap-testi için kadın düzenli aralıklarla doktoruna gitmek zorundadır. Dokular daha ilerlemiş kanser gösterirse (bu yalnız birkaç kişide olur) kadın aşırı rejime sahip bir radyasyon tedavisine veya ameliyatına girmek zorunda kalacaktır.

Rahim kanseri ancak düzenli leğen kuşağı muayeneleri ve Pap-testleriyle önlenebilir. Her kadın ilk doğumundan veya 25 yaşından sonra 65 yaşına kadar bu basit testleri düzenli aralarla yaptırmalıdır.

Aramalar: pap testi nedir? rahim boynu kanseri nedir?

18 Mart 2012 Pazar

Adet Düzensizliği


KADINLARDA ADET DÜZENSİZLİKLERİ

Adet düzensizliği denildiğinde; karmaşık denetim ve beyindeki denetim alanı üstünde duyguların etkisinden dolayı zaman zaman bir kadının hayatında adet düzensizlikleri olması anlaşılabilir. Genel olarak üç çeşiti vardır: Adet devreleri azalır veya bütünüyle kesilebilir; veya başlangıçta, aralıklarında veya kaybedilen kan miktarında düzensiz olabilir. Bu düzensizlikler 20 yaştan önce ve 35 yaştan sonra daha olağandır, fakat doğurganlık yıllarında herhangi bir zamanda da görülebilirler.

adet düzensizliği nedenleri belirtileri menstrual irregularity

Bunun dışında, birçok kadın, doğurganlık yıllarındaki adet düzenlerinde bazı değişmeler görürler. Doğumdan sonra adetler genellikle daha ağır olur, aynı şey 40 yaşlarında da görülür.

ADET DÜZENSİZLİĞİNİN NEDENLERİ

Adet sırasında gelen kanın azalması, devreler arasında fazla uzun aralar, veya adetlerin kesilmesi (amenor-hoga) dikkati gerektirir. Neden, hormon salgılamasında bir düzensizlik olabilir veya adetten kesilmiş kadın hamile kalmış olabilir. Fakat en olağan şey olduğu halde hamilelik tek neden değildir. Bir kız evden ayrılır, çevre değiştirir veya duygusal bir bunalım geçirirse adet kesilmesi olabilir. Savaş yıllarında Japonlar tarafından hareketleri kısıtlanan, ilkel, yabancı koşullar altında yaşamaya zorlanan kadınların çoğunda bir süre sonra adet kesilmesi görülmüştür; bugün birçok kadın sevilen birinin ölümüyle duyulan aşırı üzüntüden dolayı aynı durumla karşılaşır. Sorun, bazı testler yapacak doktora danışıldıktan sonra ortadan kalkabilir.

Düzensiz veya çok ağır adet devreleri, ya rahimde ya da yumurtalıkta bir hastalığın varolduğuna yahut da daha sık rastlanan bir neden olarak, adetin hormon denetimini etkileyen duygusal bir bozukluğa işarettir. Asıl neden ancak çok dikkatli bir incelemeden sonra anlaşılabilir, bu inceleme döl yatağı astarını «temizlemekle» yapılabilir. Bu küçük ameliyat anestezi altında yapılır, hastanın hastanede bir gün kalması yeterlidir ve pübik tüylerin kesilmesi bile gerekmez. Rahim astarı «küret» adı verilen bir âletle «temizlenir» veya «kazınır». Alet rahime rahim boynundan sokulur. Rahim astarının parçaları toplanır ve bir laboratuvara gönderilir, böylece kanamanın asıl nedeni saptanır. Her hastaya ameliyat yapılması gerekmez, fakat hasta 35 yaşını aşkmsa genellikle yapılır, çünkü düzensiz kanama rahim kanserinin ilk belirtisi olabilir, fakat bu adet kesilmesinden önceki yıllarda pek görülmeyen bir nedendir. Adet kesilmesinden sonra rahimden gelen herhangi bir kanama genellikle rahim kanserinden dolayıdır ve belirtilen müdahele gereklidir.

Geçmiş yıllarda düzensiz veya fazla kanama, kadın artık doğum yapmak istemiyorsa histerektomiyle tedavi edilirdi. Bugün güçlü cinsel hormonlar, kadınların çoğuna yararlı olmakta ve bir ameliyatın yerini tutmaktadır. Fakat bazı vakalarda histerektomi hâlâ gerekmektedir. Karar hastanın aile doktoruyla bir konsültasyon yapan jinekolog tarafından verilir. Daha önce de belirttiğim gibi, pek gerekli olmadığı halde çok fazla sayıda histerektomi ameliyatı yapılmaktadır.

Aramalar: adet düzensizliği neyin işaretidir , adet düzensizliği neden olur