romatizmal hastalıklar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
romatizmal hastalıklar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Ekim 2012 Pazar

Romatizma


ROMATİZMA
Avrupa ülkelerinde diş çürümesinden sonra, en sık rastlanan rahatsızlık romatizmadır. Almanya'da her üç kişiden ikisinin bir gün romatizma hastası olmasına mutlak bir olasılık gözüyle bakılıyor. Bu ülkede erken emeklilik nedenlerinden yüzde 20'sini romatizma oluşturuyor. Almanya'da halkın yüzde 10'unun ağır şekilde romatizma geçirdiği belirtiliyor. Bu ülkede romatizma için çok önemli harcamalar yapılmaktadır. Hiçbir hastalık için bu kadar para harcanmamaktadır. Ülkemizde de durum çok farklı değil. Hemen hepimizin ailesinde romatizma sorunu yaşamayan yok gibidir.

Tıpta romatizmayla ilişkisi bulunan 100 kadar hastalık tablosu saptanmıştır. Dünya Sağlık Örgütü romatizma hastalıklarını çeşitli gruplara ayırıyor. Örneğin, iltihaplı romatizmalar grubuna eklem romatizmaları, akut romatizmalar, kas romatizmalarına mukoza ve veter romatizmaları gibi türler girmektedir. Romatizmanın en çok eller ve ayaklarda ortaya çıkmasını, uzmanlar bu organların kalbe en uzak yerde olmasına bağlıyorlar. Dolayısıyla özümsenme açısından da besin iletişimi, diğer organlara oranla daha zayıf kalmaktadır. Romatizmanın nedenleri arasında kalıtım, enfeksiyon ön plandadır. Hastalık organlarda, aşınma, yıpranma ve deformasyonlara yol açar. Romatizmanın ilk belirtileri, organlarda kızarma, eklemlerde şişme, kaslarda sertleşme gibi habercilerdir. Tedavisi olağanüstü zor ve sıkıcıdır. Ender olarak tam başarı sağlar. Masaj, yakı, sargı, şifalı çamur banyoları, hastalık jimnastiği, salisilik ilaçlar ve genellikle sıcak tutma, bazen de soğuk ya da ovuşturma yararlıdır. Romatizmada en yararlı yöntem ise, yatak istirahati ve antibiyotik uygulamasıdır. Romatizmanın belirli bir perhizi yoktur. Ancak hastalara kilo almamaları tavsiye edilir. Avrupa'da çeşitli hastalıklar gibi romatizmalılar arasında yardımlaşma dernekleri kurulmuştur.

19 Nisan 2012 Perşembe

Romatizmal Ateş (Asıl Romatizma)


Romatizmal Ateş (Asıl Romatizma)

Romatizmal Ateşin Nedenleri

Romatizmal ateş, çocuklarda ve erişkinlerde görülen genellikle, eklemlere, kalbe ve sinir sistemlerini etkileyen bir hastalıktır. Romatizmal ateş, boğazın streptokok enfeksiyonuna vücudun verdiği cevaptır. Bu hastalık antikor üretimi nedeniyle vücudun duyarlığına neden olur. Bunun sonunda da, yenileyen bir streptokok hastalığı, bağdokusunun iltihaplı bir tepkisinin nedeni olur. İltihaplı romatizmal reaksiyon, bağ dokusunda, hem eklemlerde hem de kalp ve beyinde ortaya çıkabilir. Romatizmal ateş, çoğunlukla bir çocuk hastalığıdır. En sık okul döneminde görülür. Ama okul öncesi ve erken çocukluk döneminde de görülebilir.

romatizmal ateş nedir akut romatizmal ateş asıl romatizma

Romatizmal Ateşin Belirtileri Ateş, terleme eğilimi, renk solukluğu, eklemlerde ağrı, halsizlik ve hastalık duygusu gibi genel sağlık bozuklukları görülür. Özel hastalık belirtileri, romatizmal iltihabın türüne ve yerine göre değişiktir.

1. En sık, kalbin kalp kapakları bölgesindeki iç zarında (endokardit) görülür. Kalp sesleri dinlenip teşhis edilebilir. Kalp kaslarında (miyokardit) ya da kalbin zar kılıfında (perikardit), normal olarak sadece doktor tarafından teşhis edilebilen hastalık belirtileri gösteren romatizmal iltihaplar daha azdır.

2. Eklemlerde, romatizmal kalp hastalıklarıyle aynı anda, ya da tek olarak romatizmal iltihaplara da çok sık rastlanır. Romatizmal eklem iltihaplarında bir ya da daha fazla eklem birbirini izleyerek şişer ve kızarır. Bu şişlik ve kızarıklıklar ağrı yapar.

3. Serebrum'da bir hedefe yönelik ritmik kas hareketlerinin bozukluğuna, kas zayıflığına ve ruhsal yönden aşırı tahrik edilebilmeye neden olan hastalık da romatizmal ateşe dahildir. Bu hastalık, kol ve bacaklarda, bozuk, düzensiz ve hedefsiz hareketlere, istemsiz yapılan garip davranışlara (surat asmak, yüz buruşturmak, vb. yürüyüş bozuklukları, yazma bozuklukları vb.) neden olur. Böylece sürekli istemsiz sıçrama hareketleri (köre) görülür.

4. Son olarak da çocukta kırmızımtırak deri döküntüleri ya da büyük eklemlerde, kas sinirlerinde düğüm şeklinde sertlikler vardır.

Bu hastalık belirtileri görülürse, doktor, hastalığın teşhis edilebilmesi için gerekli bir seri kan tahlilleri yaptırır.

Komplikasyonlar ve Hastalık Sonrası Kalıntılar:

Romatizmal ateş hastalığındaki başlıca tehlike kalp kapaklarında oluşan değişikliktir (mitral stenoz). Bunun sonucunda, kalp kapakçıkları sürekli olarak hastalanır. Hastalığın sık tekrarı, bu tehlikeyi daha da büyütür. Bu hastalığa bir kez yakalananların tekrar yakalanma olasılığı kuvvetlidir.

Romatizmal Ateşin Tedavisi

Doktorun kontrolü altında ateş düşünceye kadar altı ilâ sekiz hafta süreyle kesin yatak istirahati gereklidir. Streptokok enfeksiyonu için penisilin (antibiyotik) kullanılır. Buna ek olarak, ağrılar için aspirin verilir. Hastalık süresince diyete dikkat etmek gerekir. Kalp çok etkilenmişse, kortikosteroidler yararlı olabilir. Streptokok sonucu bu hastalığa tekrar yakalanmamayı sağlamak için iki ilâ beş yıl süreyle penisilin verilmesi gerektiği iddia edilmektedir. Hastalığa yakalanmış çocukların genel durumu yakından incelenmeli ve kalp hastalığı belirtisinde gereken tedbirler alınmalıdır.

20 Ekim 2011 Perşembe

Romatizma Nedir?


Vücudumuzu taşıyan eklemlerin ve kasların hastalıklarının bütününe romatizma denir. Romatizma tanımının içerisinde 250-300 kadar hastalık türü girmektedir. Eklemlerin ve kasların her türlü hastalığı romatizma sınıfı içerisinde incelenir. İnsanların bilmesi gereken en önemli iki ana tür romatizma türü vardır. Bunlardan biri iltihaplı romatizma dediğimiz hastalıktır. İltihaplı romatizmaların en önemli özelliği sabah uyanıp yataktan kalktığımız zaman ağrı olması ve gün içerisinde hareketle birlikte ağrıların geçmesidir. Diğer bir tür ise mekanik romatizmalar dediğimiz iltihaplı romatizmayla bir alakası olmayan romatizmal hastalıklardır. Bu da tam tersi bir ağrı tepkimesi verir. Sabah kalkıldığında güne iyi ve ağrısız başlanır fakat hareket ve yorgunlukla bir ya da iki eklem üzerinde ağrı artar ve devam eder. Mekanik romatizma dediğimiz tür genellikle fazla kilolarla ve aynı eklemi devamlı kullandığımızda oluşur. Sürekli aynı ekleme zor hareketler yaptırmakla meydana gelir ve aşınmaya sebep olabilir.

Aramalar: romatizma nedir, romatizma türleri, romatizmanın nedenleri, eklem ağrıları, romatizmal hastalıklar

23 Kasım 2010 Salı

Eklem Ağrılarından Kurtulma Yöntemleri


Eklem ağrılarından kurtulma yöntemleri:

Aşırı hareket, çok az kilo ve ağırlı­ğın bir tarafa yüklenmesi gibi nedenlerle ortaya çıkan eklem ağrıları yaşlılar kadar gençle­rde de görülmektedir. Rahatsızlık ilk etapta fark edilirse spor ve egzer­siz yapılarak kolaylıkla kurtulunabilir.

Eklemleri etkileyen rahatsızlık­lar artrit ve artroz olmak üzere iki türde görülür. Artrit, iltihap­lı eklem rahatsızlıkları için kullanılan bir deyimdir. Çeşitli türleri var­dır. En yaygın olan şek­li 'romatoid artrit' dir. Artroz, iltihabi bir hastalık değildir. Kemiklerin aşınıp yıpranması sonucu mey­dana gelir. Bugün, 60 yaşın üzerindekilerde sıklıkla görü­len, 45 yaş altında nadiren görülen artroz hastalığını ele alalım. Ülkemiz­de yaklaşık 5 milyon kişi eklem yıpranmalarına bağlı ağrılardan şikayetçi­dir. Eklem ağrıları insan hayatını çok olumsuz etki­ler. Sportif faaliyetlerinizden sizi alı koyar ba­zen her adımı sıkıntılı yapar. Ancak ağrılardan dolayı hareketleri kısıtlamak, yani eklem ağrı­larına teslim olmak iyi bir fikir değildir. Bunun kişiye yararından çok zara­rı vardır. İltihabi olmayan bu eklem hastalığının çok çeşitli nedenleri vardır. Aşırı kilo, Çok az hare­ket, Ağırlığın bir tarafa yüklenmesi, Doğuştan ya da sonradan olan eklem kusur­ları (örneğin x ya da o bacaklar, kalça eklemi yapısal bozuklukları) en önem­li sebeplerdir. Artroz'da eklemlerdeki kemik uçlarını koruyan kıkırdak yapısı aşın­mıştır. Normalde bu kemik uçların­da yumuşak, elastik bir kıkırdak kılıfı var­dır. Sürekli yük binmesi sonucu kıkırdaklar pürüzlenir, elastikiyeti azalır. Kıkırdaklar giderek ince­lir ve kırılgan bir yapı oluşur. Kıkırdağın tama­mı aşınır, kemikler birbirine sürtünmeye başlar­sa artroz ağırlaşır. Ağrılar başlar ve eklem hareketlerinde azal­ma olur. Bununla da bitmez. Kıkırdakların yıkımı ile iltihap uyarıcı maddeler eklem sıvısına karışarak, eklem kapsülün­de şişme ve ağrılı iltihaba neden olur.

Eklemler için tehlike sürek­li zorlanmadır.
Artroz sıklıkla insanın hayatı boyun­ca vücudun ağırlığını taşıyan bel, diz ve kalça eklemlerinde gö­rülür. Ancak el, ayak, omuz ve dirsek eklemlerinde de oluş­maktadır. Hastalık riski yaşla birlikte artar ama artroz gençler­de de olabilir. Bazı meslek gruplarında aynı eklem­lerde artroz sıkça görülür. Kişi yaptığı mes­lek icabı da eklem yerlerinden artroz görülebilir. Ayrıca sürek­li sağlıksız ayakkabı giyenlerde, örne­ğin çok ince, yüksek ökçe­li ayakkabı ile dolaşanlarda eklemlere olan baskı daha fazladır. Tek taraf­lı, dengesiz ağırlık taşımalardan da kaçınmak gerekir. Kıkırdak bir kere zarar gördü mü bu zararın tamiri mümkün değil­dir. Çünkü kıkırdak yeniden oluşan bir yapıya sahip değildir..

Tanı (teşhis) Klinik bul­gu, uygun kan tetkikleri ve röntgen çoğu kez tanı­ya götürür. Artroskopi ve biyopsi gere­kebilir.

Artroz tedavisinde ana prensip­ler:
1. Egzersiz: Bilinçli egzersiz hastalığın seyrini yavaşlata­bilir. "Fazla hareket fakat zorlama yok". Çünkü hare­ket eklemin beslenmesini ve metabolizmasını destekleyen biyolojik uyarı­dır. Eklem kıkırdağına olan hafif baskı damarları olma­yan kıkırdak dokusunun besin almasını sağlayabi­lir. Temposu, basıncı aynı kalan hareketler eklemlere ve eklem metabolizmasına yarar­lıdır. Tüm sıçrama ve mücadele biçiminde­ki sporlar eklemlere zarar verir. Eklem ağrı­ları olan kişi­ler için fazla güç gerektirmeyen, ritmik, akıcı ve yumu­şak hareketler -örneğin yokuş olmayan yolda bisiklet kullanma, yüzme, yürüme, dans etme- yararlıdır. Su, vücut ağırlığ­ını taşıdığı için ve eklemlerin hareketini kolaylaştırdığı için, yüz­me egzersizi özellikle idealdir. Tenis, basketbol, voleybol, futbol gibi ani ve yön değiş­tirici hareketlerle birlikte olan spor türleri eklem kıkırdağı­nın aşınmasına yol açar. Hedefli güçlendir­me ve germe egzersizleri eklemleri koruyan kasların etkin­liğini artırarak eklemleri güçlendirir.
2. Fizik tedavi: Hasta eklemle­re yük bindirmeksizin yaptırılan özel hareketlerle eklem çevresindeki kaslar güçlen­dirilerek bunların destek fonksiyonları geliştirilir. Masaj, yerel kan dolaşı­mını iyileştirir. Eklemlerin hareket yeteneğini azaltan kısılmaları giderir, gevşeme sağ­lar. Sıcak uygulamaları ya da aktif artrozda soğuk uygu­lamaları ağrıyı yatış­tırır. Elektrik ve ultrasonik teda­vileri, dolaşımı ve metabolizmayı iyileştirir.
3. Doğru beslenme: Fazla kilolar kıkırdak katilidir. Verilen her kilo eklem­lerin yükünü azaltır. Bol sebze, meyve, kuru baklagil­ler, haftada 2 kez balık, ölçülü miktarda kabuklu kuru­yemiş (ceviz, fındık, badem, fıstık) ve yağsız süt ürün­lerini içeren sağlıklı beslen­me kalp-damar sağlığı için olduğu gibi, eklem sağlığı için de önem­lidir. Artroz'la birlikte ek­lemlerde iltihabi olay varsa, vitamin E, Omega 3 yağ asitleri, enzim ve midye ekstreleri alınması yarar­lı olur. Alkol, nikotin ve kafein gibi keyif maddeleri kemik metabolizmasını kötü­leştirir.
4. İlaçla tedavi: Hafif şikayetlerde ısırgan otu hap­ları, aspirin, parasetamol, naproksen, ibuprofen, düşük doz­larda rahatlama sağlar. Yerel uygulanan pomat­lar kanlanmayı iyileştirir ve iltihabi iler­lemeye karşı koyar. Glukosamin ve kondroitin sülfat tablet­leri kıkırdak hücrelerinde kolajen oluşumunu destek­leyerek artroz vakalarında yararlı olabilmek­tedir. Ağrıların fazla olduğu vakalarda steroidsiz antiromatizmal ilaç­lar (örneğin bitlosenak, indometacın) hem ağrı­yı keser, hem de iltihabı azaltır. Bunlar sürekli kullanılıyor­sa Rabitap ya da Nezoprostol adlı ilaçlar­la birlikte alınmaları mide ülseri riskini azal­tır. Özel durumlarda (enfeksiyon tehlikesi) iltihap önleyici maddeler (kortizon) doğru­dan hasta ekleme şırınga edi­lir.
5. Ameliyat: Artroskopi; ucu dürbünlü bir in­ce boru ile hasta eklemin incelenmesidir. Artroskopi sırasın­da kıkırdak hasarı giderilebilir ve rahatsız­lık veren kıkırdak dokusu alına­bilir ya da eklem boşluğuna iltihap önleyi­ci madde (kortizon) verilebilir.

Sabah