1 Nisan 2012 Pazar

Çocuklarda Beslenme Bozukluğu


Besin Alma Bozuklukları

Çocukluk döneminde en sık rastlanan psikolojik bozukluk, iştahsızlık ve besin almayı reddetmektir. Örneğin, annenin iç güvensizliği, çocuğun memeden biberona ya da biberondan mamaya geçişini güçleştirirse, çocuğun daha sonra da beslenmeyi reddettiği görülebilir. Anne-baba, yemeğe büyük önem verirlerse, ihtar, ceza ve dayakla çocuğu yemeğe zorlarlarsa, küçük çocukta yemek yemek bozuklukları görülür. Zorla yedirilen yemeğin sonucunda, çocuk çoğunlukla kusar. Besinden tiksinme, ceza tehdidinin verdiği korku, annenin çocuğa kötü davranması, çoğu kez kusmanın temel nedenleridir. br />
çocuğumun iştahı yok çocuğum yemek yemiyor çocuklarda beslenme sorunları bebeğim mama yemiyor

Böyle bozuklukların, tehlikeli şekli mide kapağının açılma refleksinin bozulmasıdır. Sindirilememiş ekşi kokmayan besin, yemek arasında ya da hemen yemekten sonra kusulur. Kusma sırasında çocuklar, öksürük duygusundan, göğüs kemiği arkasındaki ağrıdan, soluk alma güçlüğünden ve korku duygusundan şikayet ederler.

Sevilmeyen çocuklar, ağır psikolojik bunalımlı çocuklar, örneğin, anne ya da babası ölen çocuklar, ya da anneye fazla düşkün çocuklar, ender olmakla birlikte bu belirtileri gösterirler.

Psikolojik bozukluklar grubuna bu tür kusma da girer.

Tedavi: Tedavide psikolojik güçlükler ön planda gelir, sonra ana-babanın iyice aydınlatılması önem taşır. "Bir çocuk, size göre normal ölçüde yemeye zorunlu değildir" sözünün hiç unutulmaması gerekir. Az yediği halde sağlıklı olan, zamanla size de normal gelebilecek bir ölçüde yemeğe alışabilen çocuklar pek çoktur.

Çocuklarda Tik Neden Olur?


Tik Nedir?

Spazmodik bir harekettir. Belirli bazı hareketlerin tekrarlanmasına da tik adı verilir. Çok ender olarak öksürük, burun çekme gibi tiklere rastlanır. Ama bunlar çoğunlukla kötü alışkanlıklardır.

çocuğumun tiki var çocuğum sürekli gözlerini kırpıyor istenmeyen hareket

Heyecan halinde tik daha da artar. Uykuda ise varlığı çoğunlukla bilinemez. Tik, organik bir hastalık sonucu da olabilir. Çok sert anne-baba, okulda çok aşırı zorlanması, hareket serbestliğinin azalması gibi şeyler psikolojik nedenler olabilir.

Anlayışlı ve cezaya fazla önem vermeyen anne-baba, aile içi disiplinin aşırıya kaçılmaması, hareket serbestliği, iç gerilimi çözücü ilaçlar tedavide çoğunlukla etkilidir.

Çocuğun Kendi Kendine Sallanması


Sallanma

Sallanma, başın ve vücudun üst kısmını ritmik bir şekilde ileri geri hareket ettirilmesidir. Bazı çocuklar başlarını ritmik bir şekilde yatağa ya da yastığa vururlar ve vücutlarını ileri geri sallarlar. Zaman zaman da monoton şekilde mırıldanırlar. Bu hareket, çocuğu tatmin etmiş ve ona rahatlamış görünümü verir. Bu sırada rahatsız edilirse direnirler. Korkak çocuklar, bu hareketlerle kendilerini avuturmuş görünürler (süt çocuğunun sallandığı zaman sakinleştiği gibi). Bunun nedenleri, çocuğun hareketsizliği, çok erken yatırılması ve yalnız bırakılmış olduğu duygusudur. Bu nedenle sallanmaya daha çok yuvada büyüyen çocuklarda rastlanır. br />
çocuğum kendi kendi sallanıyor çocuğum sürekli başını salllıyor

Tedavi: Her şeyden önce, psikolojik neden bulunmalı ve ortadan kaldırılmalıdır. Çocuk doktoru, şiddetli vakalarda çocuğa birkaç gün yatıştırıcı ilâç verebilir ve akşamları ılık banyo tavsiye edebilir. Fakat daha önce organik bir neden varsa, ortadan kaldırılmalıdır.

Çocuklarda Uykusuzluğun Nedenleri


Uyku Yetişkinlerde psikolojik baskılar, olağanüstü heyecanlar, gerçek üzüntüler dışında, bir tatil yolculuğuna hazırlık bile uykuyu kaçırabilir.

Anne-baba; çocuklarının düş görmesi, bir gürültü ya da karanlıktan korkması nedeniyle uyandığını Çabuk öğrenirler. Çocuklar, korkularından söz ederler ve kolayca yatıştırılabilirler. Karanlıktan korkmada gerçek bir psikojen etken vardır. Çocuk, geceleri bağırır, acıyla ağlar ve sık sık irileşmiş gözlerle yatağında oturur, bazen de kalkıp dolaşmak ihtiyacını duyar. br />
çocuğum uyumuyor çocuğum yatmıyor uyku sorunu

Ana-baba, çocukla konuşmak istediklerinde, sanki onları hiç duymamış gibi davranır. Çoğunlukla, korktuğunu belli eden tek heceli sözcükler söyler. Çocuk birden uyandığı zaman nerede olduğunu bir an kavrayamaz. Uyurgezer bir çocuk uykuda dolaştığını bilmez. Gece kalkar, etrafta dolaşır, ağlar ya da konuşur, kapıları açar ve normal davranır, ama sonradan bu yaptıklarını hatırlayamaz.

Her iki rahatsızlık da çocuğun yenemediği bir iç korkunun sonucudur. Örneğin, ana-babanın tartışması ve anne ya da babanın evi terk edeceği korkusu, ertesi günkü okul ödevinden duyulan korku, iç korkunun nedenleri arasında sayılabilir.

Onanizm


Onanizm

Bebeklik ve erken çocukluk döneminde, zaman zaman cinsel organlarıyla oynamak, çocuğun gelişmesi sırasında görülen normal bir yan belirtidir. Bu hareketin sık sık tekrarlanması ruhsal gelişmedeki bir bozukluğu gösterir. Erken çocukluk döneminde onanizme seyrek rastlanır ve çoğu kez yanlış bir tutumla cinsel eğitime karşı ters bir tepki olarak kabul edilir. br />
onanizm nedir çocuğun cinsel organlarına dokunması çocuğum pipisini elliyor

Cinsel organlar bölgesindeki cilt tahrişleri, çok dar elbise giydirilmesi, penis ucundaki deri sıkışması ya da bağırsak kurtları da onanizmin nedenleri olabilir. Psikolojik nedenler, oyun güçlüklerinde ve ilişki bozukluklarında aranmalıdır (isteksizlik, can sıkıntısı, endişeli bir gerginlik, yalnızlık, oyun olanaklarının olmaması, çok ender rastlanır. Buna karşılık, gelişim ya da çevrenin etkisiyle ortaya çıkan nörotik reaksiyonlar vardır ki, biz bunları bilimsel ayrıma uyarak, çocuktaki davranış bozuklukları olarak adlandırıyoruz.

Ruh ile vücut arasında çok sıkı bir bağlantı vardır. Örneğin, ruhsal sıkıntılar, belirli bir organın fonksiyon bozuklukları şeklinde ortaya çıkabilir. Bunun anlamı, organın sağlıklı, ama normal çalışmadığıdır. Özellikle, erken çocukluk döneminde, organ fonksiyonlarının olgunlaşarak düzgün bir uyuma kavuşmaları zorunluyken, böyle bir bozukluk tehlikesi daha da büyüktür.

Bazı çocukların davranış bozukluklarını, örneğin, altını ıslatmak gibi, daha önce incelemiştik. Diğer ruhsal bozukluklar üzerinde de bloğumuzda sıkça duracağız.

Çocuklarda Dilsizlik (Konuşmama)


Dilsizlik (İsterik ve Sinir Hastalarının Konuşmak İstemeyişi)

İnatçılık döneminde, anne-baba zaman zaman çocuklarının dillerine hakim oldukları halde, bir yabancıyla konuşmak zorunda kalınca, ya da beklenmedik bir olayla karşılaşınca, sustuklarına dikkat ederler. Bu durum karşısında çocuklarının bir daha konuşamayacağını düşünürler. Aynı tepkiyi daha şiddetli olarak sözcük körlüğünde görürüz. Çocuklar, psikolojik nedenlerden ötürü, çevresiyle konuşma bağıntısı kuramaz. Çoğu kez sınırlı olan konuşma bağıntısı, aile çevresi içinde kalır. Bu çocuklar çoğunlukla çok duygulu, yumuşak ve çekingendir.

çocuğum kimseyle konuşmuyor çocukların sessiz kalması

Çok ender olarak inatçı, hırçın hareketlere sahip olanlar da vardır. Bu çocukların anne-babaları da çoğu kez konuşmayı sevmeyen kimselerdir ya da aile, dış dünyayla çok az bağlantılıdır. Bu tür dilsiz çocuklar belirli ağırlıkları ya da evdeki gerginliğe dayanamadıkları halde yüksek sesle itiraz etmez ve sessizce baş eğerler. Bunun tedavisi çok güçtür, çünkü çocuk, tedaviyi uygulayan kişiyle kendi arasında güvenilir bir ortam kuramaz.

Aramalar: çocuğum hiç konuşmuyor , çocuğum sürekli susuyor