Tinnitus yani kulak çınlaması araştırıldığında nedeni bulunabilen ve tedavi edilebilen rahatsızlıklardandır. Bunlarla tedavide sıkıntı çekilmez fakat projektif tinnitus denilen kişinin sadece kendisinin hissettiği çınlamalar daha karmaşık ve tedavisi zordur. Kulak çınlamalarının nedeninden bahsederken tüm dahili nedenlerden bahsedilebilir. Kan hastalıkları, tiroid fonksiyon bozuklukları, demir eksikliği, folik asit eksikliği, böbrek yetmezliği gibi nedenler kişide kulak çınlaması olarak bir belirti verebilir. Gürültüye, ani işitme kayıpları, iki kulak arasında %20 lik ses şiddeti farkı olduğunda kulak çınlaması olabilir. Bazı doğumsal işitme sorunları kulak çınlamasına neden olabilir. Stres, kişide hem denge kaybına hem de çınlamaya neden olabilir. Boynumuzla ilgili bazı servikal sorunlar çınlamaya sebep olabilir. Alkol, sigara ve fazla kafein tüketimi de kulak çınlamasına neden olabilir. Kulak çınlaması şikayeti ile bir hasta doktora başvurduğunda öncelikle kulağın yapısıyla ilgili bir sorun olup olmadığı kontrol edilir. Daha sonra geniş çaplı arama ve tarama tetkikleri yapılır. Bu tetkiklerde kolesterolün, trigliseridin, kandaki ürenin veya kreatininin yüksek olması görülmesi bile kulak çınlamasına neden olabilir. Tetkik sonuçlarında yüksek çıkan parametreleri düzeltmeye yönelik tedaviye geçilir. Bu düzeyler düşürülmesine rağmen sorun devam ederse doktor tarafından tedavide strateji değiştirilir.
Aramalar: kulak çınlaması neden olur, kulak çınlamasına ne sebep olur, kulak çınlamasının nedenleri nelerdir
Kulak Burun Boğaz (KBB) etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kulak Burun Boğaz (KBB) etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
25 Eylül 2011 Pazar
13 Eylül 2011 Salı
Neden Horlarız? İnsanlar Neden Horlar?
Horlama, uykuda solunum esnasında ortaya çıkan bizi rahatsız eden gürültülü sestir. Horlamaya birçok şey neden olur. Temel anlamda solunum esnasında ağızdan başlayıp akciğere kadar olan bütün yol boyunca olabilecek darlıklar, şişlikler veya yapısal bozukluklar horlamaya neden olurlar. Horlama toplumda çok yaygın olarak görülen hastalıklardan biridir. İnsanların yaklaşık olarak %45'i arasıra, %25'i ise sık şekilde horlar. Horlama erkeklerde, bayanlara nazaran daha sık görülmektedir. Bunun sebebi de hormonal kaynaklı etkilerdir. Kadınlarda menopoz döneminden sonra horlama da artış görülmektedir.
Burnumuzda kemik eğriliği, kronik sinüzit, burun eti şişliği, burun polipleri veya nefes almamızı engelleyen tümörler horlamayı arttıran faktörlerdir. Yine aynı şekilde ağızda dilin büyüklüğü, dil kökünün büyüklüğü, küçük dilin sarkık veya uzun olması, yumuşak damağın sarkması, geniz eti ve genizde bulunan tümörler, diğer bir taraftan gırtlak üzerinde bulunan ve yediğimiz gıdaların soluk borusuna kaçmasını engelleyen epiglod dediğimiz gırtlak kapağının yanlış eğimli olması ya da bulunduğu bölgeyi daraltması horlamaya neden olur.
Aramalar: İnsanlar neden horlar , neden horluyoruz , horlamanın nedeni nedir
Burnumuzda kemik eğriliği, kronik sinüzit, burun eti şişliği, burun polipleri veya nefes almamızı engelleyen tümörler horlamayı arttıran faktörlerdir. Yine aynı şekilde ağızda dilin büyüklüğü, dil kökünün büyüklüğü, küçük dilin sarkık veya uzun olması, yumuşak damağın sarkması, geniz eti ve genizde bulunan tümörler, diğer bir taraftan gırtlak üzerinde bulunan ve yediğimiz gıdaların soluk borusuna kaçmasını engelleyen epiglod dediğimiz gırtlak kapağının yanlış eğimli olması ya da bulunduğu bölgeyi daraltması horlamaya neden olur.
Aramalar: İnsanlar neden horlar , neden horluyoruz , horlamanın nedeni nedir
30 Ağustos 2011 Salı
Kulak Temizliği Nasıl Yapılır? Kulak Bakımı
Kulak Temizliği ve Bakımı:
Kulak ağrısından kaçınmak için kulağın kendi halinde bırakılması gerekir. Çünkü kulak kendi bakımını kendi yapabilen bir organdır. Halk arasında kulak kiri dediğimiz ve temizlemeye çalıştığımız madde aslında kulağı koruyan bir çeşit kulağın antibiyotiği de diyebileceğimiz bir maddedir. Bu yüzden pamuklu çubuklar veya başka aletler vasıtasıyla kulak içi kesinlikle kurcalanmaması gereken bir yapıdır. Kulak içerisindeki bu salgıya karışmamalıyız. Kulağın kendine ait florası vardır. Yani kulağın içerisinde kendisini koruyan mikroorganizmalar vardır. Bunların kurcalanarak veya ıslatılarak çoğaltılması dış kulak yolu iltihabına neden olabileceği için temizliğinden emin olunmayan havuzlara ve denizlere girildiğinde kurulanması gereklidir. Kurulamayı temiz ve yumuşak bir havlu kenarı ile havluyu kulağımızın içine çok sokmadan yüzeysel bir şekilde yapmak gerekir. Kulağın kendi koruyucu salgısı yeterli değilse bu salgı asidik bir salgı olduğu için yine asidik bir salgı damlatılmalıdır. Bu da doğal ve kulak zarına zarar vermeyecek olan eşit oranda sulandırılmış, kaynatılmış soğutulmuş su ile sulandırılmış elma sirkesi veya limon olabilir. 2-3 damla elma sirkesini veya limonu yine 2-3 damla kaynatılmış ve soğutulmuş su ile sulandırarak karıştıralım. Bu karışımı bir parça pamuğa emdirelim ve pamuğu sıkarak kulağımıza damlatalım. Kulağı oldukça iyi bir şekilde koruyan bir karışımdır.
Konuyla ilgili aramalar: kulağımızı nasıl temizleriz , kulağımızın bakımını nasıl yaparız
Konuyla ilgili aramalar: kulağımızı nasıl temizleriz , kulağımızın bakımını nasıl yaparız
Kulak Ağrısı Nasıl Geçer?
Kulak Ağrısını Nedenleri ve Kulak Ağrısını Geçirme Yöntemleri:
Kulak ağrısının nedeni kulak kaynaklı ise yani dış kulak yolu ve orta kulak iltihabı ise kendi yapabileceğimiz ilk şey basit ağrı kesicilerle ağrıyı yatıştırmaktır. Mide sorunlarımız var ise midemize dokunmayan bir ağrı kesici seçmeliyiz. Kulak yolunun girişinin üzerine tenimizi yakmayacak sıcaklıkta hafif ılıtılmış havlu konabilir. Yine halk arasında da bilinen kulağa zeytinyağı damlatmak da iyi gelebilir. Tabi bunu uygulayacak kişinin kulak zarında kesinlikle delik olmaması gerekir. Eğer bundan eminsek bu yöntemi uygulayabiliriz. Hafif ılıtılmış 2-3 damla zeytin yağını kulağa damlatarak ve damlattıktan sonra bu kulağımız üste gelecek şekilde 2-3 dakika bekleterek bu uygulamayı gerçekleştiririz. Kulak ağrımıza zeytinyağı iyi gelir. Kulağa kendi kafamıza göre antibiyotikli damla damlatmaktan veya antibiyotik başlamaktan kaçınmalıyız. Çünkü kulak ağrısının tek nedeni dış kulak yolu ve orta kulak iltihabı değildir. Kulağa yansıyan ağrılar öncelikle tedavi edilmelidir. Yani dişteki bir iltihaplanma, apse, çene eklemindeki bir problem, farenjit, grip, kızamık, kızamıkçık, bademcik iltihabı, boyun, yutak, yemek borusu veya kulağa yakın diğer bölgedeki organlardaki problemlerde kulak ağrısına sebep olabilir. Kulakta yansıyan bir ağrı neticesinde oluşan ağrı içinde antibiyotik kullanmak son derece anlamsız olacaktır. Çene kaynaklı ağrıda da kişinin yapabileceği çene ve kulak hizasındaki bölgeye ılık havlu koymaktır. Daha sonra ise uzman doktorumuza giderek kalıcı tedaviye başlamalıyız.
Kulak sağlığımız için girdiğimiz havuz, kaplıca ve deniz gibi yerlerin temiz, hijyenik olmasına özen göstermeliyiz. Ayrıca kulağımızı dışarıdan sert cisimlerle veya pamuklu çubuklar ile temizlemeye çalışmamalıyız.
Konuyla ilgili aramalar: kulak ağrısı nasıl geçer , kulak ağrısına ne iyi gelir , zeytinyağı kulağa nasıl damlatılır
Kulak sağlığımız için girdiğimiz havuz, kaplıca ve deniz gibi yerlerin temiz, hijyenik olmasına özen göstermeliyiz. Ayrıca kulağımızı dışarıdan sert cisimlerle veya pamuklu çubuklar ile temizlemeye çalışmamalıyız.
Konuyla ilgili aramalar: kulak ağrısı nasıl geçer , kulak ağrısına ne iyi gelir , zeytinyağı kulağa nasıl damlatılır
1 Haziran 2011 Çarşamba
Burun Estetiği (Rinoplasti), Estetik Burun Ameliyatı
BURUN ESTETİĞİ (RİNOPLASTİ)

Rinoplasti olarak isimlendirilen bu cerrahi işlemde amaç burun şekil bozukluğunu düzeltmektir. Burun içinde nefes almaya engel oluşturan kemik eğrilikleri (deviasyon) ameliyatı ile beraber yapılması olanaklıdır. Çoğunlukla burun küçültmek olarak bilinen rinoplasti de bazen burunu büyültmekte amaçlanır.

AMELİYATIMI KİME YAPTIRMALIYIM?
Bu ameliyatı kulak, burun, boğaz uzmanı mı yoksa plastik cerrah mı yapmalı? Burun estetik ameliyatı yüz estetiği (Fasial Plastik) branşının bir ameliyatıdır. Amerikan Yüz Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Cemiyeti üyelerinin (American Academy of Facial Plastic and Reconstructive Surgery) %60’ını Kulak Burun Boğaz uzmanları oluşturmaktadır. Kulak burun boğaz uzmanı bir baş boyun cerrahıdır. Temel eğitiminde burun cerrahisi olan tek branş KBB uzmanlığıdır. Fasial plastik cerrahi KBB uzmanlığının bir yan dalı olarak bütün dünyada hızla yaygınlaşmaktadır. Fasial plastik cerrahi ile ilgilenen bir KBB uzmanı bu sorunuzu en ideal biçimde çözümleyecektir. Ancak dokturunuzu seçme konusunda en doğru kararı yine siz vereceksiniz.
AMELİYAT ÖNCESİ GÖRÜŞME
Doktorunuzla görüşmeden önce burnunuzla ilgili tüm sorunlarinizi belirlemeniz faydalı olacaktır. Nefes almanız, burun akıntısı olup olmadığı, geniz ardına akıntı ve baş ağrısı olup olmadığını belirlemeniz bu ameliyat ile beraber bu sorunlarin çözümünü mümkün hale getirecektir. Burun şekil sorunlarınızı ve nelerin düzeltilip nelerin düzeltilemeyeceğini doktorunuzla mutlaka tartışın.
Ameliyat sonrası beklentilerin izin olabilirliği doktorunuz tarafından ifade edilecektir. Ameliyat sonrası hayal kırıklığından kurtulmanın yolu bu süreci iyi değerlendirmek ile olanaklıdır. Bu ameliya tta doktorunuzla beraber davranmanız hem sizi hem doktorunuzu rahatlatacaktır. Yardımlaşma tüm ameliyat sürecinizi zevkli bir uğraşı haline dönüştürecektir Farklı beklentiler daha yolun başında doktorunuzla sizi karşı karşıya getirecektir. S izin için çok büyük kusurlar cerrahi olarak basit bir işlemle düzeltilebilirken çok küçük bir ayrıntı bazen zor bir cerrahi ile fakat düzeltilebilmektedir. En iyi, iyinin düşmanı olarak hatırlanmalıdır.
BU AMELİYATIN AMACI NEDİR?
Burun estetiğinde amaç yüzünüze en uygun burunu yapmaktır. Bu cerrahi işlem şüphesiz mevcut kumaşla yapılacaktır Yani s izin cildin izin kalınlığı, mevcut kıkırdakların inceliği ve formu yara iyileşmeniz ve daha önce geçirdiğiniz burun ameliyatları başarı oranını belirler. Amaç yüzünüze ilgisiz bir burun yapmak değildir. Bu nedenle tek başına en güzel burunu yapmak sorunları çözmeyecektir. Yüzünüze en uygun burunu yapmak en başarılı netice itibari ile kabul edilir. Burunun bazı yerleri küçültülürken bazı yerlerinin büyültülmesi ile yüzde iyi görünen burun sağlanmaya çalışılır. Burun deliklerinin aşırı görünmediği, diri, kemik çatının kaybedilmediği ve ameliyatlı olduğu izleniminin saklanması önemlidir.
BURUN AMELİYATI ÖNCESİ VE SONRASI
Burun estetik ameliyatları dünyada en çok yapılan estetik amaçlı ameliyatlardır. Ameliyat süresi 1-1.5 saati aşmamaktadır. Ancak özel durumlarda bu süre daha uzun olabilmektedir. Ameliyat sonrası morluk ve şişlik eskiden uygulanan cerrahi tekniklere göre çok daha az oranda görülmektedir. Burun içinde bir gün kalacak tampon ya da nefes almanıza engel olmayacak özel bir sünger ve burun dışını saran minik bir alçı ile uyanacaksınız. Ameliyat sonrası genel olarak korkulduğu gibi ağrılı geçmemektedir. Basit ağrı kesicilerle bu dönem oldukça rahat geçecektir. Bir gün sonra burun içi boşaltılacak, nefes almanız normale dönecektir. Aşırı sıcak olmayan bir mekanda başınız hafif yukarda ya da oturur durumda dinlenme etmeniz önerilir. Bu ameliyat sonrasında her rastladığınız insan size farklı yorumlar yapacaktır. Bu zevklerin değişik olması yanı sıra eski burnunuzun iyi bilinmemesi ile ilgilidir. Burununuz ile ilgili yorumu bu konunun uzmanları bile fakat eski burunu göz önüne alarak yapabilmektedir. Zaman içinde burnunuzla ilgili değişiklikleri doktorunuzla beraber takip etmeniz en uygun yol olacaktır.

BURUN ESTETİĞİ SONRASI DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR
Burun üstündeki alçı 7-10 gün arasında kalacaktır. Islanmaması gerekmektedir. Terleme ile bu alçının gevşeyeceğini düşünerek aşırı sıcak yerlerde bulunmamanız gerekmektedir.
Dişlerinizi ilk 10 gün çok dikkatli fırçalamanız gerekmektedir. Özellikle ön dişlerinizi fırçalarken dikkat etmeniz gerekecektir. Fırçan ızın yumuşak olması önemlidir.
Ameliyat sonrası aşırı fiziksel aktiviteden uzak durunuz,
Burnunuzdaki sargılar kalkıncaya kadar banyo yapılmaması ve buharlı ortamda bulunulmaması.
Bir hafta boyunca aşırı yüz hareketleri ve gülmekten kaçınınız.
Ameliyatı takip eden 20 gün boyunca boğazlı kazak veya dar boyunlu giysiler giymeyiniz.
* Yüzünüze ve burnunuza 3 hafta süreyle sert bir şekilde dokunmayınız.
* Operasyonu takip eden 6 hafta boyunca aşırı güneş ışığından uzak durunuz. Aşırı sıcak burnunuzda şişmeye neden olacaktır.
* Burun ameliyatlarından sonra göz altlarında ve yüzde şişme olabilmektedir. Eski ameliyat tekniklerine göre bu duruma çok daha az oranda rastlanmaktadır. Bu şişlikler 1-2 hafta içinde geçecektir.
* Doktorunuzun verdiği ilaçlar dışında ilaç almayın.
* Ameliyat sonrası 5 gün kontak lens takılmaması.
* 16 hafta boyunca her türlü gözlük kullanılmaması daha sonraki dönemde hafif bir çerçeve kullanılması.
* Burnunuz açıldıktan sonra burun cildini sıvı sabun veya özel losyonlarla temizleyiniz. Bantlarınız alındıktan sonra makyaj yapabilirsiniz.
Daha fazla bilgi için KBB uzmanınıza başvurunuz.

Konuyla ilgili aramalar: Burun estetiği öncesi sonrası resimleri , estetik burun ameliyatı , rynoplasty nedir? rinoplasti nedir , rinoplasti ameliyatı hakkında bilgiler , burun estetıgı

Rinoplasti olarak isimlendirilen bu cerrahi işlemde amaç burun şekil bozukluğunu düzeltmektir. Burun içinde nefes almaya engel oluşturan kemik eğrilikleri (deviasyon) ameliyatı ile beraber yapılması olanaklıdır. Çoğunlukla burun küçültmek olarak bilinen rinoplasti de bazen burunu büyültmekte amaçlanır.

AMELİYATIMI KİME YAPTIRMALIYIM?
Bu ameliyatı kulak, burun, boğaz uzmanı mı yoksa plastik cerrah mı yapmalı? Burun estetik ameliyatı yüz estetiği (Fasial Plastik) branşının bir ameliyatıdır. Amerikan Yüz Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Cemiyeti üyelerinin (American Academy of Facial Plastic and Reconstructive Surgery) %60’ını Kulak Burun Boğaz uzmanları oluşturmaktadır. Kulak burun boğaz uzmanı bir baş boyun cerrahıdır. Temel eğitiminde burun cerrahisi olan tek branş KBB uzmanlığıdır. Fasial plastik cerrahi KBB uzmanlığının bir yan dalı olarak bütün dünyada hızla yaygınlaşmaktadır. Fasial plastik cerrahi ile ilgilenen bir KBB uzmanı bu sorunuzu en ideal biçimde çözümleyecektir. Ancak dokturunuzu seçme konusunda en doğru kararı yine siz vereceksiniz.
AMELİYAT ÖNCESİ GÖRÜŞME
Doktorunuzla görüşmeden önce burnunuzla ilgili tüm sorunlarinizi belirlemeniz faydalı olacaktır. Nefes almanız, burun akıntısı olup olmadığı, geniz ardına akıntı ve baş ağrısı olup olmadığını belirlemeniz bu ameliyat ile beraber bu sorunlarin çözümünü mümkün hale getirecektir. Burun şekil sorunlarınızı ve nelerin düzeltilip nelerin düzeltilemeyeceğini doktorunuzla mutlaka tartışın.
Ameliyat sonrası beklentilerin izin olabilirliği doktorunuz tarafından ifade edilecektir. Ameliyat sonrası hayal kırıklığından kurtulmanın yolu bu süreci iyi değerlendirmek ile olanaklıdır. Bu ameliya tta doktorunuzla beraber davranmanız hem sizi hem doktorunuzu rahatlatacaktır. Yardımlaşma tüm ameliyat sürecinizi zevkli bir uğraşı haline dönüştürecektir Farklı beklentiler daha yolun başında doktorunuzla sizi karşı karşıya getirecektir. S izin için çok büyük kusurlar cerrahi olarak basit bir işlemle düzeltilebilirken çok küçük bir ayrıntı bazen zor bir cerrahi ile fakat düzeltilebilmektedir. En iyi, iyinin düşmanı olarak hatırlanmalıdır.
BU AMELİYATIN AMACI NEDİR?
Burun estetiğinde amaç yüzünüze en uygun burunu yapmaktır. Bu cerrahi işlem şüphesiz mevcut kumaşla yapılacaktır Yani s izin cildin izin kalınlığı, mevcut kıkırdakların inceliği ve formu yara iyileşmeniz ve daha önce geçirdiğiniz burun ameliyatları başarı oranını belirler. Amaç yüzünüze ilgisiz bir burun yapmak değildir. Bu nedenle tek başına en güzel burunu yapmak sorunları çözmeyecektir. Yüzünüze en uygun burunu yapmak en başarılı netice itibari ile kabul edilir. Burunun bazı yerleri küçültülürken bazı yerlerinin büyültülmesi ile yüzde iyi görünen burun sağlanmaya çalışılır. Burun deliklerinin aşırı görünmediği, diri, kemik çatının kaybedilmediği ve ameliyatlı olduğu izleniminin saklanması önemlidir.
BURUN AMELİYATI ÖNCESİ VE SONRASI
Burun estetik ameliyatları dünyada en çok yapılan estetik amaçlı ameliyatlardır. Ameliyat süresi 1-1.5 saati aşmamaktadır. Ancak özel durumlarda bu süre daha uzun olabilmektedir. Ameliyat sonrası morluk ve şişlik eskiden uygulanan cerrahi tekniklere göre çok daha az oranda görülmektedir. Burun içinde bir gün kalacak tampon ya da nefes almanıza engel olmayacak özel bir sünger ve burun dışını saran minik bir alçı ile uyanacaksınız. Ameliyat sonrası genel olarak korkulduğu gibi ağrılı geçmemektedir. Basit ağrı kesicilerle bu dönem oldukça rahat geçecektir. Bir gün sonra burun içi boşaltılacak, nefes almanız normale dönecektir. Aşırı sıcak olmayan bir mekanda başınız hafif yukarda ya da oturur durumda dinlenme etmeniz önerilir. Bu ameliyat sonrasında her rastladığınız insan size farklı yorumlar yapacaktır. Bu zevklerin değişik olması yanı sıra eski burnunuzun iyi bilinmemesi ile ilgilidir. Burununuz ile ilgili yorumu bu konunun uzmanları bile fakat eski burunu göz önüne alarak yapabilmektedir. Zaman içinde burnunuzla ilgili değişiklikleri doktorunuzla beraber takip etmeniz en uygun yol olacaktır.

BURUN ESTETİĞİ SONRASI DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR
Burun üstündeki alçı 7-10 gün arasında kalacaktır. Islanmaması gerekmektedir. Terleme ile bu alçının gevşeyeceğini düşünerek aşırı sıcak yerlerde bulunmamanız gerekmektedir.
Dişlerinizi ilk 10 gün çok dikkatli fırçalamanız gerekmektedir. Özellikle ön dişlerinizi fırçalarken dikkat etmeniz gerekecektir. Fırçan ızın yumuşak olması önemlidir.
Ameliyat sonrası aşırı fiziksel aktiviteden uzak durunuz,
Burnunuzdaki sargılar kalkıncaya kadar banyo yapılmaması ve buharlı ortamda bulunulmaması.
Bir hafta boyunca aşırı yüz hareketleri ve gülmekten kaçınınız.
Ameliyatı takip eden 20 gün boyunca boğazlı kazak veya dar boyunlu giysiler giymeyiniz.
* Yüzünüze ve burnunuza 3 hafta süreyle sert bir şekilde dokunmayınız.
* Operasyonu takip eden 6 hafta boyunca aşırı güneş ışığından uzak durunuz. Aşırı sıcak burnunuzda şişmeye neden olacaktır.
* Burun ameliyatlarından sonra göz altlarında ve yüzde şişme olabilmektedir. Eski ameliyat tekniklerine göre bu duruma çok daha az oranda rastlanmaktadır. Bu şişlikler 1-2 hafta içinde geçecektir.
* Doktorunuzun verdiği ilaçlar dışında ilaç almayın.
* Ameliyat sonrası 5 gün kontak lens takılmaması.
* 16 hafta boyunca her türlü gözlük kullanılmaması daha sonraki dönemde hafif bir çerçeve kullanılması.
* Burnunuz açıldıktan sonra burun cildini sıvı sabun veya özel losyonlarla temizleyiniz. Bantlarınız alındıktan sonra makyaj yapabilirsiniz.
Daha fazla bilgi için KBB uzmanınıza başvurunuz.

Konuyla ilgili aramalar: Burun estetiği öncesi sonrası resimleri , estetik burun ameliyatı , rynoplasty nedir? rinoplasti nedir , rinoplasti ameliyatı hakkında bilgiler , burun estetıgı
28 Ağustos 2010 Cumartesi
Bronkoskopi Nedir? Bronkoskopi Nasıl Yapılır?
BRONKOSKOPİ NEDİR ?
Bronkoskopi solunum şikayetlerinizin sebebinin bulunmasında veya hastalık durumunuzun gidişini değerlendirmede yardımcı olan ve bazı özel durumlarda tedavi olanağı sağlayan bir muayene yöntemidir.
Bronkoskopi, gırtlağı (larenksi), ana soluk borusunu (trakeayı), hava yolllarının dallarını (bronşları) ve akciğerin bazı bölgelerini doktorun doğrudan doğruya görmesini sağlar.
BRONKOSKOP
Bronkoskopi işlemi Bronkoskop adını verdiğimiz bir aletle yapılır. Bronkoskop, uzun, bükülebilir, ince bir kurşun kalem kalınlığında ucunda parlak bir ışık bulunan bir tüptür. Bu tüp bükülebilir olmasından dolayı burundan veye ağızdan kolaylıkla sokulur; ses tellerinin arasında geçerek gırtlağa, buradan traekaya ve sonra da bronşlara iletilir. Tüpün mercekli kısmından bakınca doktor solunum yollarının çeşitli bölgelerini gayet açık ve aydınlık bir şekilde görebilir. Böylece solunum yollarında veya akciğerde bir hastalığın bulunup bulunmadığı saptanır.
Görüntü gerektiğinde bir televizyon ekranına yansıtılabilir, video kasedine kaydedilebilir veya fotoğrafı alınabilir.
Bronkoskopi sırasında, gözleme ek olarak, aşağıdaki işlemler uygulanabilir:
1) Bronkoskopun içinden geçen bir kanal aracılığı ile aspiratör adı verilen emici bir cihazla nefese yollarının içindeki balgam, kan ve salgılar emilerek dışarı çekilebilir. Kanala fizyolojik tuzlu su şırınga edilerek yıkantı sıvısı tekrar aspiratör ile emilir. Bu sıvı laboratuvara gönderilerek sitolik ve bakteriyolojik incelenmesi yapılır. Bu incelemeler çok önemli bir teşhis olanağı sağlar.
2) Ucunda ufak bir pens bulunan bükülebilir bir telle bronşun çeperinden veya görülen hastalıklı bir odaktan ufak bir doku parçası alınır. Bu biyopsi diyoruz. Bu doku parçası laboratuvara gönderilerek mikroskopla tetkik edilir. Biyopsi ile elde edilen patolojik bulgu, hastalıkların, özellikle akciğer kanserinin teşhisinde çok önem taşır.
3) Bronkoskopla görülemeyen fakat röntgen filminde görülen bir bölgeden radyoskopi altında bronkoskop kullanılarak akciğer dokusundan forsepsle biyopsi elde edilebilir. Buna transbronşik biopsi denilir.
BRONKOSKOPİ ARACILIĞI İLE TEDAVİ YÖNTEMLERİ
Bronşları dolduran ve nefes tıkanıklığına yol açan balgam artıkları ve koyulaşmış bronş salgıları bronkoskopun kanalından fizyolojik tuzlu su verildikten sonra aspiratörle tekrar emilerek nefes yolları yıkanabilir. Bu işlem bazı durumlarda hayat kurtarıcı olur.
Ana nefes yollarını tıkayan bir kanser varsa kanser ilaçları kanaldan gönderilen bükülebilir bir iğne ile tümörün içine enjekte edilerek tıkanmayı önleyen bir tedavi uygulanabilir. Bundan sonra forsepsle tümör parçacıkları çıkarılarak hastanın solunumu rahatlatılır. Buna intratümoral kemoterapi denilir.
Ana nefes yollarını tıkayan tümörlerde kanaldan özel bir ışık iletici proptan geçen lazer ışınları sayesinde tümör yakılarak ortadan kaldırılabilir. Buna fotorezeksiyon denir.
Bronkoskobun kanalından ucunda radyoaktif bir madde bulunan bir tel uzatılarak bronş içindeki tümöre radyoterapi uygulanabilir. Buna brachytheraphy denilir.
Nefes yollarına kaçan iğne, diş protezi v.s. gibi yabancı cisimler bronkoskopi aracılığı ile özel forsepslerle çıkarılabilir.
DİKKAT!!!
Akciğer radyografisinde şüpheli bir durum saptanan her hastada mutlaka bronkoskopi yapılmalıdır.
Akciğer röntgen filmi normal bile olsa, balgamından kan gelen her hastada mutlaka bronkoskopi yapılmalıdır.
20 yıl boyunca günde bir paket sigara içmiş ve 40 yaşını geçmiş her hastada öksürük, nefes darlığı gibi şikayetler başlamışsa veya aniden şiddetlenmişse mutlaka bronkoskopi yapılmalıdır. Bu esnada alınan biopsi ve bronşları yıkayarak elde edilen yıkantının mikroskob analizi, akciğer kanserinin erken teşhisine olanak sağlayan en kesin yöntemi teşkil eder. Böylece akciğer kanseri çok erken dönemde teşhis edilerek hayat kurtarıcı cerrahi müdahale olanağı sağlanır.
BRONKOSKOPİ NASIL UYGULANIR ?
Hazırlık: Bronkoskopi ya hastaneye gündüz gelinerek yapılabilir veya hastanede bir gece yattıktan sonraki günün sabahı uygulanır.
Her iki durumda da bronkoskopiden en aşağı 4-6 saat öncesi yemek ve sıvı alınmaması gerekir.
Doktorunuz, bronkoskopi odasına geldinizde işlemin nasıl yapılacağını size ayrıntılarıyla açıklayacaktır. Eğer bir endişeniz varsa sorununuz varsa katiyyen sormaktan çekinmeyin.
Doktor ve hemşirenize ilaçlara karşı alerji veya tepkilerinizin olup olmadığını lütfen belirtiniz. Daha önce bronkoskopi yapılmışsa doktorunuz bulunan sonuçları bilmek isteyecektir.
Bunun yanında bronkoskopinin yapılacağı gün genel durumunuzda bir bozulma olup olmadığını (ateş, nefes darlığı gibi) doktorunuza bildirmeniz gereklidir.
BRONKOSKOPİ İŞLEMİ NASIL YAPILIR ?
Bronkoskopinin size hiçbir sıkıntı ve acı vermeyeceğine emin olabilirsiniz.
Bunu sağlamak için muayeneden önce size "ön tedavi" uygulanır.
Bunun için doktorunuz kolunuzdaki veya elinizin üst kısmındaki bir vene (damara) iğne yaparak rahatlamanızı sağlayacak bir ilaç verir. Bu enjeksiyon ile verilen ilaç ağzınızı kurutacak ve sizi uykulu bir duruma sokacaktır.
İşlem, en rahat edeceğiniz şekilde, oturur ya da yatar durumda uygulanır. Lokal anestezik bir ilaç, burun ve boğazınızı uyuşturmak üzere bu bölgelere sprey halinde veya ince bir tüp içinde verilir. Böylece ses telleri ve gırtlak bölgesi uyuşur. Bu işlem sırasında hissettiğiniz rahatsızlık, denizde boğazınıza su kaçtığı anda hissettiğinizden daha fazla değildir.
Hastaların lokal anesteziden sonra belirttikleri yutkunma zorluğu ve boğazı tahta gibi hissetme duygusunun hiç bir zararı olmadığını belirtmemiz gerekir. Bu lokal uyuşturma bronkoskopinin rahatlıkla uygulanmasını sağlar ve bu duygu kısa süre sonra kaybolur.
Bronkoskopi işlemi sırasında uyuşturucu ilaç aynı zamanda öksürmenizi önler ve böylece rahatsızlığınız en az düzeye indirilir.
Hastaları en çok rahatsız eden düşünce, tüpün nefes yolundan geçmesi sırasında solunumun kesilebileceği düşüncesidir. Bu düşünce ve korku tamamen yersizdir. Çünkü bronkoskobun kalınlığı nefes yolundan çok daha incedir ve bronkoskop geçtikten sonra gırtlakta solunum için çok geniş bir açıklık kalır. Ayrıca buruna yerleştirilen yumuşak plastik bu tüpten devamlı oksijen verildiğinden solunum çok rahat olur.
Olabilecek en büyük sıkıntı bronkoskopi işlemi sırasında hastanın öksürmesidir. Bunun da hiç bir öneminin olmadığı çok açıktır.
Bronkoskopun gırtlaktan geçirilmesi ile işin en güç kısmı biter. Bronkoskopi yapılırken kanaldan verilen lokal anestezi maddesi bir süre sonra öksürük refleksini kaldırdığından, hastanın öksürmesi çok kısa sürer.
Doktorun nefes yollarınızı incelemesi 15-20 dakikayı geçmez.
El parmağınıza takılan mandal şeklindeki algılayıcı bir alet ile, nabız sayısı ve kandaki oksijen miktarı sürekli denetlendiğinden solunum durumu doktorunuzun her an kontrolü altındadır. Bu nedenle solunum ve kan dolaşımı açısından endişe edilecek hiç bir durum sözkonusu olmaz.
Nefes yollarında bir hastalığın görülmediği bazı durumlarda bronkoskopinin radyoskopi altında yapılması gerekebilir. Bu durumda işlem karanlık odada yapılır. Böylece nefes yolunun bronkoskoptan geçirilen bir forsepsle bronşların ileri kısımlarından biyopsi alma olanağı sağlanır.
Bronkoskopi sırasında biyopsi alınırken hiç bir acı duyulmayacağını tekrar vurgulamak isteriz.
Doktorun bronkoskopik gözlemi bittikten sonra hastaya hiç bir rahatsızlık vermeden bronkoskop dışarı çekilir.
BRONKOSKOPİ SONRASI:
Verilen uyuşturucu ilaçlar nedeniyle uyku hali varsa hasta dinlenme odasında bir süre istirahat eder. Bu sırada hastanın başında daima bir hemşire bulunur. Boğaz ve gırtlak bölgesindeki uyuşmanın geçmesi ve uyutma refleksinin normal haline gelebilmei için yaklaşık 3 saatin geçmeksi gerekmektedir. Bu nedenle bronkoskopi yapıldıktan sonra 3 saat içinde yemek yenmemeli ve su içilmemelidir.
Bronkoskopi sonrasında burundan hafif bir kanama olabilir. Bundan sakın korkmayın !
Bronkoskopi işleminden 24 saat sonra bu belirtiler tamamen kaybolur. Boğazdaki hafif ağrı hissi ve sesteki boğukluk bir süre devam edebilir. Sonuçta tüm belirtiler 1-2 gün sonra tamamen yok olacaktır.
Bronkoskopiden sonra balgamda kan görülebilir. Bununda hiçbir tehlikesi yoktur.
EVE DÖNÜŞ:
Hastanın aynı gün içinde eve dönmesi halinde, yanında mutlaka bir refakatçinin bulunması gerekmektedir. Eve döndükten sonra günün kalan saatlerini istirahat ile geçiriniz. Anestezinin etkisi bazen uzun sürer. Bu nedenle aşağıda belirtilen işlemlerin yapılmaması gerekmektedir.
1) Otomobil kullanmak
2) Bir iş makinesini işletmek
3) Alkol almak
Anestezinin etkisi ertesi gün geçeceğinden normal faaliyetlerinize devam edebilirsiniz.
SONUÇLAR NE ZAMAN ALINIR ?
Doktor, bazı hastalara uyanır uyanmaz sonuç hakkında bilgi verebilir. Patolojik muayene için doku alınmış ve bronş lavaj sıvısı bakteriyolojik incelemeye gönderilmişse laboratuvardan sonuçların alınması 3-5 gün sürebilir.
Uyuşturucu ilaçlar size söylenenleri unutmanıza neden olabilir. Bu nedenle bir yakınınızın size eşlik etmesinde yarar vardır.
Laboratuvar sonuçlarının alınmasından sonra gerekli tedaviyi doktorunuz size tavsiye edecektir..
Bronkoskopi solunum şikayetlerinizin sebebinin bulunmasında veya hastalık durumunuzun gidişini değerlendirmede yardımcı olan ve bazı özel durumlarda tedavi olanağı sağlayan bir muayene yöntemidir.
Bronkoskopi, gırtlağı (larenksi), ana soluk borusunu (trakeayı), hava yolllarının dallarını (bronşları) ve akciğerin bazı bölgelerini doktorun doğrudan doğruya görmesini sağlar.
BRONKOSKOP
Bronkoskopi işlemi Bronkoskop adını verdiğimiz bir aletle yapılır. Bronkoskop, uzun, bükülebilir, ince bir kurşun kalem kalınlığında ucunda parlak bir ışık bulunan bir tüptür. Bu tüp bükülebilir olmasından dolayı burundan veye ağızdan kolaylıkla sokulur; ses tellerinin arasında geçerek gırtlağa, buradan traekaya ve sonra da bronşlara iletilir. Tüpün mercekli kısmından bakınca doktor solunum yollarının çeşitli bölgelerini gayet açık ve aydınlık bir şekilde görebilir. Böylece solunum yollarında veya akciğerde bir hastalığın bulunup bulunmadığı saptanır.
Görüntü gerektiğinde bir televizyon ekranına yansıtılabilir, video kasedine kaydedilebilir veya fotoğrafı alınabilir.
Bronkoskopi sırasında, gözleme ek olarak, aşağıdaki işlemler uygulanabilir:
1) Bronkoskopun içinden geçen bir kanal aracılığı ile aspiratör adı verilen emici bir cihazla nefese yollarının içindeki balgam, kan ve salgılar emilerek dışarı çekilebilir. Kanala fizyolojik tuzlu su şırınga edilerek yıkantı sıvısı tekrar aspiratör ile emilir. Bu sıvı laboratuvara gönderilerek sitolik ve bakteriyolojik incelenmesi yapılır. Bu incelemeler çok önemli bir teşhis olanağı sağlar.
2) Ucunda ufak bir pens bulunan bükülebilir bir telle bronşun çeperinden veya görülen hastalıklı bir odaktan ufak bir doku parçası alınır. Bu biyopsi diyoruz. Bu doku parçası laboratuvara gönderilerek mikroskopla tetkik edilir. Biyopsi ile elde edilen patolojik bulgu, hastalıkların, özellikle akciğer kanserinin teşhisinde çok önem taşır.
3) Bronkoskopla görülemeyen fakat röntgen filminde görülen bir bölgeden radyoskopi altında bronkoskop kullanılarak akciğer dokusundan forsepsle biyopsi elde edilebilir. Buna transbronşik biopsi denilir.
BRONKOSKOPİ ARACILIĞI İLE TEDAVİ YÖNTEMLERİ
Bronşları dolduran ve nefes tıkanıklığına yol açan balgam artıkları ve koyulaşmış bronş salgıları bronkoskopun kanalından fizyolojik tuzlu su verildikten sonra aspiratörle tekrar emilerek nefes yolları yıkanabilir. Bu işlem bazı durumlarda hayat kurtarıcı olur.
Ana nefes yollarını tıkayan bir kanser varsa kanser ilaçları kanaldan gönderilen bükülebilir bir iğne ile tümörün içine enjekte edilerek tıkanmayı önleyen bir tedavi uygulanabilir. Bundan sonra forsepsle tümör parçacıkları çıkarılarak hastanın solunumu rahatlatılır. Buna intratümoral kemoterapi denilir.
Ana nefes yollarını tıkayan tümörlerde kanaldan özel bir ışık iletici proptan geçen lazer ışınları sayesinde tümör yakılarak ortadan kaldırılabilir. Buna fotorezeksiyon denir.
Bronkoskobun kanalından ucunda radyoaktif bir madde bulunan bir tel uzatılarak bronş içindeki tümöre radyoterapi uygulanabilir. Buna brachytheraphy denilir.
Nefes yollarına kaçan iğne, diş protezi v.s. gibi yabancı cisimler bronkoskopi aracılığı ile özel forsepslerle çıkarılabilir.
DİKKAT!!!
Akciğer radyografisinde şüpheli bir durum saptanan her hastada mutlaka bronkoskopi yapılmalıdır.
Akciğer röntgen filmi normal bile olsa, balgamından kan gelen her hastada mutlaka bronkoskopi yapılmalıdır.
20 yıl boyunca günde bir paket sigara içmiş ve 40 yaşını geçmiş her hastada öksürük, nefes darlığı gibi şikayetler başlamışsa veya aniden şiddetlenmişse mutlaka bronkoskopi yapılmalıdır. Bu esnada alınan biopsi ve bronşları yıkayarak elde edilen yıkantının mikroskob analizi, akciğer kanserinin erken teşhisine olanak sağlayan en kesin yöntemi teşkil eder. Böylece akciğer kanseri çok erken dönemde teşhis edilerek hayat kurtarıcı cerrahi müdahale olanağı sağlanır.
BRONKOSKOPİ NASIL UYGULANIR ?
Hazırlık: Bronkoskopi ya hastaneye gündüz gelinerek yapılabilir veya hastanede bir gece yattıktan sonraki günün sabahı uygulanır.
Her iki durumda da bronkoskopiden en aşağı 4-6 saat öncesi yemek ve sıvı alınmaması gerekir.
Doktorunuz, bronkoskopi odasına geldinizde işlemin nasıl yapılacağını size ayrıntılarıyla açıklayacaktır. Eğer bir endişeniz varsa sorununuz varsa katiyyen sormaktan çekinmeyin.
Doktor ve hemşirenize ilaçlara karşı alerji veya tepkilerinizin olup olmadığını lütfen belirtiniz. Daha önce bronkoskopi yapılmışsa doktorunuz bulunan sonuçları bilmek isteyecektir.
Bunun yanında bronkoskopinin yapılacağı gün genel durumunuzda bir bozulma olup olmadığını (ateş, nefes darlığı gibi) doktorunuza bildirmeniz gereklidir.
BRONKOSKOPİ İŞLEMİ NASIL YAPILIR ?
Bronkoskopinin size hiçbir sıkıntı ve acı vermeyeceğine emin olabilirsiniz.
Bunu sağlamak için muayeneden önce size "ön tedavi" uygulanır.
Bunun için doktorunuz kolunuzdaki veya elinizin üst kısmındaki bir vene (damara) iğne yaparak rahatlamanızı sağlayacak bir ilaç verir. Bu enjeksiyon ile verilen ilaç ağzınızı kurutacak ve sizi uykulu bir duruma sokacaktır.
İşlem, en rahat edeceğiniz şekilde, oturur ya da yatar durumda uygulanır. Lokal anestezik bir ilaç, burun ve boğazınızı uyuşturmak üzere bu bölgelere sprey halinde veya ince bir tüp içinde verilir. Böylece ses telleri ve gırtlak bölgesi uyuşur. Bu işlem sırasında hissettiğiniz rahatsızlık, denizde boğazınıza su kaçtığı anda hissettiğinizden daha fazla değildir.
Hastaların lokal anesteziden sonra belirttikleri yutkunma zorluğu ve boğazı tahta gibi hissetme duygusunun hiç bir zararı olmadığını belirtmemiz gerekir. Bu lokal uyuşturma bronkoskopinin rahatlıkla uygulanmasını sağlar ve bu duygu kısa süre sonra kaybolur.
Bronkoskopi işlemi sırasında uyuşturucu ilaç aynı zamanda öksürmenizi önler ve böylece rahatsızlığınız en az düzeye indirilir.
Hastaları en çok rahatsız eden düşünce, tüpün nefes yolundan geçmesi sırasında solunumun kesilebileceği düşüncesidir. Bu düşünce ve korku tamamen yersizdir. Çünkü bronkoskobun kalınlığı nefes yolundan çok daha incedir ve bronkoskop geçtikten sonra gırtlakta solunum için çok geniş bir açıklık kalır. Ayrıca buruna yerleştirilen yumuşak plastik bu tüpten devamlı oksijen verildiğinden solunum çok rahat olur.
Olabilecek en büyük sıkıntı bronkoskopi işlemi sırasında hastanın öksürmesidir. Bunun da hiç bir öneminin olmadığı çok açıktır.
Bronkoskopun gırtlaktan geçirilmesi ile işin en güç kısmı biter. Bronkoskopi yapılırken kanaldan verilen lokal anestezi maddesi bir süre sonra öksürük refleksini kaldırdığından, hastanın öksürmesi çok kısa sürer.
Doktorun nefes yollarınızı incelemesi 15-20 dakikayı geçmez.
El parmağınıza takılan mandal şeklindeki algılayıcı bir alet ile, nabız sayısı ve kandaki oksijen miktarı sürekli denetlendiğinden solunum durumu doktorunuzun her an kontrolü altındadır. Bu nedenle solunum ve kan dolaşımı açısından endişe edilecek hiç bir durum sözkonusu olmaz.
Nefes yollarında bir hastalığın görülmediği bazı durumlarda bronkoskopinin radyoskopi altında yapılması gerekebilir. Bu durumda işlem karanlık odada yapılır. Böylece nefes yolunun bronkoskoptan geçirilen bir forsepsle bronşların ileri kısımlarından biyopsi alma olanağı sağlanır.
Bronkoskopi sırasında biyopsi alınırken hiç bir acı duyulmayacağını tekrar vurgulamak isteriz.
Doktorun bronkoskopik gözlemi bittikten sonra hastaya hiç bir rahatsızlık vermeden bronkoskop dışarı çekilir.
BRONKOSKOPİ SONRASI:
Verilen uyuşturucu ilaçlar nedeniyle uyku hali varsa hasta dinlenme odasında bir süre istirahat eder. Bu sırada hastanın başında daima bir hemşire bulunur. Boğaz ve gırtlak bölgesindeki uyuşmanın geçmesi ve uyutma refleksinin normal haline gelebilmei için yaklaşık 3 saatin geçmeksi gerekmektedir. Bu nedenle bronkoskopi yapıldıktan sonra 3 saat içinde yemek yenmemeli ve su içilmemelidir.
Bronkoskopi sonrasında burundan hafif bir kanama olabilir. Bundan sakın korkmayın !
Bronkoskopi işleminden 24 saat sonra bu belirtiler tamamen kaybolur. Boğazdaki hafif ağrı hissi ve sesteki boğukluk bir süre devam edebilir. Sonuçta tüm belirtiler 1-2 gün sonra tamamen yok olacaktır.
Bronkoskopiden sonra balgamda kan görülebilir. Bununda hiçbir tehlikesi yoktur.
EVE DÖNÜŞ:
Hastanın aynı gün içinde eve dönmesi halinde, yanında mutlaka bir refakatçinin bulunması gerekmektedir. Eve döndükten sonra günün kalan saatlerini istirahat ile geçiriniz. Anestezinin etkisi bazen uzun sürer. Bu nedenle aşağıda belirtilen işlemlerin yapılmaması gerekmektedir.
1) Otomobil kullanmak
2) Bir iş makinesini işletmek
3) Alkol almak
Anestezinin etkisi ertesi gün geçeceğinden normal faaliyetlerinize devam edebilirsiniz.
SONUÇLAR NE ZAMAN ALINIR ?
Doktor, bazı hastalara uyanır uyanmaz sonuç hakkında bilgi verebilir. Patolojik muayene için doku alınmış ve bronş lavaj sıvısı bakteriyolojik incelemeye gönderilmişse laboratuvardan sonuçların alınması 3-5 gün sürebilir.
Uyuşturucu ilaçlar size söylenenleri unutmanıza neden olabilir. Bu nedenle bir yakınınızın size eşlik etmesinde yarar vardır.
Laboratuvar sonuçlarının alınmasından sonra gerekli tedaviyi doktorunuz size tavsiye edecektir..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)