Kulak Burun Boğaz (KBB) etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kulak Burun Boğaz (KBB) etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Eylül 2011 Pazar

Kulak Çınlamasının Nedeni Nedir?


Tinnitus yani kulak çınlaması araştırıldığında nedeni bulunabilen ve tedavi edilebilen rahatsızlıklardandır. Bunlarla tedavide sıkıntı çekilmez fakat projektif tinnitus denilen kişinin sadece kendisinin hissettiği çınlamalar daha karmaşık ve tedavisi zordur. Kulak çınlamalarının nedeninden bahsederken tüm dahili nedenlerden bahsedilebilir. Kan hastalıkları, tiroid fonksiyon bozuklukları, demir eksikliği, folik asit eksikliği, böbrek yetmezliği gibi nedenler kişide kulak çınlaması olarak bir belirti verebilir. Gürültüye, ani işitme kayıpları, iki kulak arasında %20 lik ses şiddeti farkı olduğunda kulak çınlaması olabilir. Bazı doğumsal işitme sorunları kulak çınlamasına neden olabilir. Stres, kişide hem denge kaybına hem de çınlamaya neden olabilir. Boynumuzla ilgili bazı servikal sorunlar çınlamaya sebep olabilir. Alkol, sigara ve fazla kafein tüketimi de kulak çınlamasına neden olabilir. Kulak çınlaması şikayeti ile bir hasta doktora başvurduğunda öncelikle kulağın yapısıyla ilgili bir sorun olup olmadığı kontrol edilir. Daha sonra geniş çaplı arama ve tarama tetkikleri yapılır. Bu tetkiklerde kolesterolün, trigliseridin, kandaki ürenin veya kreatininin yüksek olması görülmesi bile kulak çınlamasına neden olabilir. Tetkik sonuçlarında yüksek çıkan parametreleri düzeltmeye yönelik tedaviye geçilir. Bu düzeyler düşürülmesine rağmen sorun devam ederse doktor tarafından tedavide strateji değiştirilir.

Aramalar: kulak çınlaması neden olur, kulak çınlamasına ne sebep olur, kulak çınlamasının nedenleri nelerdir

13 Eylül 2011 Salı

Neden Horlarız? İnsanlar Neden Horlar?


Horlama, uykuda solunum esnasında ortaya çıkan bizi rahatsız eden gürültülü sestir. Horlamaya birçok şey neden olur. Temel anlamda solunum esnasında ağızdan başlayıp akciğere kadar olan bütün yol boyunca olabilecek darlıklar, şişlikler veya yapısal bozukluklar horlamaya neden olurlar. Horlama toplumda çok yaygın olarak görülen hastalıklardan biridir. İnsanların yaklaşık olarak %45'i arasıra, %25'i ise sık şekilde horlar. Horlama erkeklerde, bayanlara nazaran daha sık görülmektedir. Bunun sebebi de hormonal kaynaklı etkilerdir. Kadınlarda menopoz döneminden sonra horlama da artış görülmektedir.

horlamanın nedenleri hormaya ne neden olur neden horlarız

Burnumuzda kemik eğriliği, kronik sinüzit, burun eti şişliği, burun polipleri veya nefes almamızı engelleyen tümörler horlamayı arttıran faktörlerdir. Yine aynı şekilde ağızda dilin büyüklüğü, dil kökünün büyüklüğü, küçük dilin sarkık veya uzun olması, yumuşak damağın sarkması, geniz eti ve genizde bulunan tümörler, diğer bir taraftan gırtlak üzerinde bulunan ve yediğimiz gıdaların soluk borusuna kaçmasını engelleyen epiglod dediğimiz gırtlak kapağının yanlış eğimli olması ya da bulunduğu bölgeyi daraltması horlamaya neden olur.

Aramalar: İnsanlar neden horlar , neden horluyoruz , horlamanın nedeni nedir

30 Ağustos 2011 Salı

Kulak Temizliği Nasıl Yapılır? Kulak Bakımı


Kulak Temizliği ve Bakımı: Kulak ağrısından kaçınmak için kulağın kendi halinde bırakılması gerekir. Çünkü kulak kendi bakımını kendi yapabilen bir organdır. Halk arasında kulak kiri dediğimiz ve temizlemeye çalıştığımız madde aslında kulağı koruyan bir çeşit kulağın antibiyotiği de diyebileceğimiz bir maddedir. Bu yüzden pamuklu çubuklar veya başka aletler vasıtasıyla kulak içi kesinlikle kurcalanmaması gereken bir yapıdır. Kulak içerisindeki bu salgıya karışmamalıyız. Kulağın kendine ait florası vardır. Yani kulağın içerisinde kendisini koruyan mikroorganizmalar vardır. Bunların kurcalanarak veya ıslatılarak çoğaltılması dış kulak yolu iltihabına neden olabileceği için temizliğinden emin olunmayan havuzlara ve denizlere girildiğinde kurulanması gereklidir. Kurulamayı temiz ve yumuşak bir havlu kenarı ile havluyu kulağımızın içine çok sokmadan yüzeysel bir şekilde yapmak gerekir. Kulağın kendi koruyucu salgısı yeterli değilse bu salgı asidik bir salgı olduğu için yine asidik bir salgı damlatılmalıdır. Bu da doğal ve kulak zarına zarar vermeyecek olan eşit oranda sulandırılmış, kaynatılmış soğutulmuş su ile sulandırılmış elma sirkesi veya limon olabilir. 2-3 damla elma sirkesini veya limonu yine 2-3 damla kaynatılmış ve soğutulmuş su ile sulandırarak karıştıralım. Bu karışımı bir parça pamuğa emdirelim ve pamuğu sıkarak kulağımıza damlatalım. Kulağı oldukça iyi bir şekilde koruyan bir karışımdır.

kulak temizliği

Konuyla ilgili aramalar: kulağımızı nasıl temizleriz , kulağımızın bakımını nasıl yaparız

Kulak Ağrısı Nasıl Geçer?


Kulak Ağrısını Nedenleri ve Kulak Ağrısını Geçirme Yöntemleri: Kulak ağrısının nedeni kulak kaynaklı ise yani dış kulak yolu ve orta kulak iltihabı ise kendi yapabileceğimiz ilk şey basit ağrı kesicilerle ağrıyı yatıştırmaktır. Mide sorunlarımız var ise midemize dokunmayan bir ağrı kesici seçmeliyiz. Kulak yolunun girişinin üzerine tenimizi yakmayacak sıcaklıkta hafif ılıtılmış havlu konabilir. Yine halk arasında da bilinen kulağa zeytinyağı damlatmak da iyi gelebilir. Tabi bunu uygulayacak kişinin kulak zarında kesinlikle delik olmaması gerekir. Eğer bundan eminsek bu yöntemi uygulayabiliriz. Hafif ılıtılmış 2-3 damla zeytin yağını kulağa damlatarak ve damlattıktan sonra bu kulağımız üste gelecek şekilde 2-3 dakika bekleterek bu uygulamayı gerçekleştiririz. Kulak ağrımıza zeytinyağı iyi gelir. Kulağa kendi kafamıza göre antibiyotikli damla damlatmaktan veya antibiyotik başlamaktan kaçınmalıyız. Çünkü kulak ağrısının tek nedeni dış kulak yolu ve orta kulak iltihabı değildir. Kulağa yansıyan ağrılar öncelikle tedavi edilmelidir. Yani dişteki bir iltihaplanma, apse, çene eklemindeki bir problem, farenjit, grip, kızamık, kızamıkçık, bademcik iltihabı, boyun, yutak, yemek borusu veya kulağa yakın diğer bölgedeki organlardaki problemlerde kulak ağrısına sebep olabilir. Kulakta yansıyan bir ağrı neticesinde oluşan ağrı içinde antibiyotik kullanmak son derece anlamsız olacaktır. Çene kaynaklı ağrıda da kişinin yapabileceği çene ve kulak hizasındaki bölgeye ılık havlu koymaktır. Daha sonra ise uzman doktorumuza giderek kalıcı tedaviye başlamalıyız.

Kulak sağlığımız için girdiğimiz havuz, kaplıca ve deniz gibi yerlerin temiz, hijyenik olmasına özen göstermeliyiz. Ayrıca kulağımızı dışarıdan sert cisimlerle veya pamuklu çubuklar ile temizlemeye çalışmamalıyız.

Konuyla ilgili aramalar: kulak ağrısı nasıl geçer , kulak ağrısına ne iyi gelir , zeytinyağı kulağa nasıl damlatılır

1 Haziran 2011 Çarşamba

Burun Estetiği (Rinoplasti), Estetik Burun Ameliyatı


BURUN ESTETİĞİ (RİNOPLASTİ)
burun estetiği

Rinoplasti olarak isimlendirilen  bu cerrahi işlemde amaç burun şekil bozukluğunu düzeltmektir­. Burun içinde nefes almaya engel oluşturan kemik eğrilikleri (deviasyon) ameliyatı ile beraber yapılma­sı olanaklıdır. Çoğunlukla burun küçültmek olarak bilinen  rinoplasti de bazen  burunu büyültmekte amaçlanır­.

burun-estetigi-2

AMELİYATIMI KİME YAPTIRMALIYIM?
Bu ameliyatı kulak, burun, boğaz uzmanı mı yoksa plastik cerrah mı yapmalı? Burun estetik ameliyatı yüz estetiği (Fasial Plastik) branşı­nın bir ameliyatıdır­. Amerikan Yüz Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Cemiyeti üyeleri­nin (American Academy of Facial Plastic and Reconstructive Surgery) %60’ını Kulak Burun Boğaz uzmanları oluşturmaktadır­. Kulak burun boğaz uzmanı bir baş boyun cerrahıdır­. Temel eğitiminde burun cerrahisi olan tek branş KBB uzmanlığıdır­. Fasial plastik cerrahi KBB uzmanlığı­nın bir yan dalı olarak bütün dünyada hızla yaygınlaşmaktadır­. Fasial plastik cerrahi ile ilgilenen  bir KBB uzmanı bu sorunuzu en  ideal biçimde çözümleyecektir­. Ancak dokturunuzu seçme konusun­da en  doğru kararı yine siz vereceksiniz.

AMELİYAT ÖNCESİ GÖRÜŞME
Doktorunuzla görüşmeden  önce burnunuzla ilgili tüm sorunlarinizi belirlemeniz faydalı olacaktır­. Nefes almanız, burun akıntısı olup olmadığı, geniz ardına akıntı ve baş ağrısı olup olmadığını belirlemeniz bu ameliyat ile beraber bu sorunlarin çözümünü mümkün hale getirecektir­. Burun şekil sorunlarınızı ve nelerin düzeltilip nelerin düzeltilemeyeceği­ni doktorunuzla mutlaka tartışın.
Ameliyat sonrası beklentilerin i­zin ola­bilirliği doktorunuz tarafın­dan ifade edilecektir­. Ameliyat sonrası hayal kırıklığın­dan kurtulmanın yolu bu süreci iyi değerlendirmek ile olanaklıdır. Bu ameliya t­ta doktorunuzla beraber davranmanız hem sizi hem doktorunuzu rahatlatacaktır­. Yardımlaşma tüm ameliyat sürecinizi zevkli bir uğraşı haline dönüştürecektir Farklı beklentiler daha yolun başın­da doktorunuzla sizi karşı karşıya getirecektir­. S i­zin için çok büyük kusurlar cerrahi olarak basit bir işlemle düzeltile­bilirken  çok küçük bir ayrıntı bazen  zor bir cerrahi ile fakat düzeltilebilmektedir­. En iyi, iyi­nin düşmanı olarak hatırlanmalıdır­.

BU AMELİYATIN AMACI NEDİR?
Burun estetiğinde amaç yüzünüze en  uygun burunu yapmaktır­. Bu cerrahi işlem şüphesiz mevcut kumaşla yapılacaktır Yani s i­zin cildin i­zin kalınlığı, mevcut kıkırdakların inceliği ve formu yara iyileşmeniz ve daha önce geçirdiğiniz burun ameliyatları başarı oranını belirler. Amaç yüzünüze ilgisiz bir burun yapmak değildir­. Bu nedenle tek başına en  güzel burunu yapmak sorunları çözmeyecektir­. Yüzünüze en  uygun burunu yapmak en  başarılı netice itibari ile kabul edilir­. Burunun bazı yerleri küçültülürken  bazı yerleri­nin büyültülme­si ile yüzde iyi görünen  burun sağlanmaya çalışılır­. Burun delikleri­nin aşırı görünmediği, diri, kemik çatı­nın kaybedilmediği ve ameliyatlı olduğu izlenimi­nin saklanma­sı önemlidir­.

BURUN AMELİYATI ÖNCESİ VE SONRASI
Burun estetik ameliyatları dünyada en  çok yapılan estetik amaçlı ameliyatlardır­. Ameliyat süresi 1-1.5 saati aşmamaktadır­. Ancak özel durumlar­da bu süre daha uzun olabilmektedir­. Ameliyat sonrası morluk ve şişlik eskiden  uygulanan cerrahi tekniklere göre çok daha az oran­da görülmektedir­. Burun içinde bir gün kalacak tampon ya da nefes almanıza engel olmayacak özel bir sünger ve burun dışını saran minik bir alçı ile uyanacaksınız. Ameliyat sonrası genel olarak korkulduğu gibi ağrılı geçmemektedir­. Basit ağrı kesicilerle bu dönem oldukça rahat geçecektir­. Bir gün sonra burun içi boşaltılacak, nefes almanız normale dönecektir­. Aşırı sıcak olmayan bir mekan­da başınız hafif yukar­da ya da oturur durumda dinlenme etmeniz önerilir­. Bu ameliyat sonrasın­da her rastladığınız insan size farklı yorumlar yapacaktır­. Bu zevklerin değişik olma­sı yanı sıra eski burnunuzun iyi bilinmeme­si ile ilgilidir­. Burununuz ile ilgili yorumu bu konunun uzmanları bile fakat eski burunu göz önüne alarak yapabilmektedir­. Zaman içinde burnunuzla ilgili değişiklikleri doktorunuzla beraber takip etmeniz en  uygun yol olacaktır­.

burun estetiği

BURUN ESTETİĞİ SONRASI DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR
Burun üstündeki alçı 7-10 gün arasın­da kalacaktır­. Islanmama­sı gerekmektedir­. Terleme ile bu alçı­nın gevşeyeceği­ni düşünerek aşırı sıcak yerlerde bulunmamanız gerekmektedir­.
Dişlerinizi ilk 10 gün çok dikkatli fırçalamanız gerekmektedir­. Özellikle ön dişlerinizi fırçalarken  dikkat etmeniz gerekecektir­. Fırçan ı­zın yumuşak olma­sı önemlidir­.
Ameliyat sonrası aşırı fiziksel aktiviteden  uzak durunuz,
Burnunuzdaki sargılar kalkıncaya kadar banyo yapılmama­sı ve buharlı ortamda bulunulmaması.
Bir hafta boyunca aşırı yüz hareketleri ve gülmekten  kaçınınız.
Ameliyatı takip eden  20 gün boyunca boğazlı kazak veya dar boyunlu giysiler giymeyiniz.

* Yüzünüze ve burnunuza 3 hafta süreyle sert bir şekil­de dokunmayınız.
* Operasyonu takip eden  6 hafta boyunca aşırı güneş ışığın­dan uzak durunuz. Aşırı sıcak burnunuzda şişmeye neden  olacaktır­.
* Burun ameliyatların­dan sonra göz altların­da ve yüzde şişme olabilmektedir­. Eski ameliyat tekniklerine göre bu duruma çok daha az oran­da rastlanmaktadır­. Bu şişlikler 1-2 hafta içinde geçecektir­.
* Doktorunuzun verdiği ilaçlar dışın­da ilaç almayın.
* Ameliyat sonrası 5 gün kontak lens takılmaması.
* 16 hafta boyunca her türlü gözlük kullanılmama­sı daha sonraki dönemde hafif bir çerçeve kullanılması.
* Burnunuz açıldıktan sonra burun cildi­ni sıvı sabun veya özel losyonlarla temizleyiniz. Bantlarınız alındıktan sonra makyaj yapa­bilirsiniz.
Daha fazla bilgi için KBB uzmanınıza başvurunuz.

estetik burun ameliyatı

Konuyla ilgili aramalar: Burun estetiği öncesi sonrası resimleri , estetik burun ameliyatı , rynoplasty nedir? rinoplasti nedir , rinoplasti ameliyatı hakkında bilgiler , burun estetıgı

28 Ağustos 2010 Cumartesi

Bronkoskopi Nedir? Bronkoskopi Nasıl Yapılır?


BRONKOSKOPİ NEDİR ?


Bronkoskopi solunum şikayetlerinizin sebebinin bulunmasında veya hastalık durumu­nuzun gidişini değerlendirmede yardımcı olan ve bazı ö­zel durumlarda tedavi olanağı sağlayan bir muayene yöntemidir.


Bronkoskopi, gırtlağı (larenksi), ana soluk boru­sunu (trakeayı), hava yolllarının dallarını (bronşları) ve akciğerin bazı bölgelerini doktorun doğrudan doğruya görme­sini sağlar.




BRONKOSKOP


Bronkoskopi işlemi Bronkoskop adını verdiğimiz bir aletle yapı­lır. Bronkoskop, uzun, bükülebilir, ince bir kurşun kalem kalınlığında ucunda parlak bir ışık bulu­nan bir tüptür. Bu tüp bükülebilir olmasından dolayı burundan veye ağız­dan kolaylıkla sokulur; ses tellerinin arasında geçerek gırtlağa, buradan traekaya ve sonra da bronşlara iletilir. Tü­pün mercekli kısmından bakınca doktor solunum yollarının çeşitli bölge­lerini gayet açık ve aydınlık bir şekilde görebilir. Böylece solunum yollarında veya ak­ciğerde bir hastalığın bulunup bulunmadığı saptanır.


Görüntü gerektiğinde bir televizyon ekranına yan­sıtılabilir, video kasedine kaydedilebilir veya fotoğrafı alınabilir.


Bronkoskopi sırasında, gözleme ek olarak, aşağı­daki işlemler uygulanabilir:


1) Bronkoskopun içinden geçen bir kanal aracı­lığı ile aspiratör adı verilen emici bir cihazla nefese yollarının içinde­ki balgam, kan ve salgılar emilerek dışarı çekilebilir. Kanala fizyolojik tuzlu su şırınga edilerek yıkantı sıvısı tek­rar aspiratör ile emilir. Bu sıvı laboratuvara gönderilerek sitolik ve bakteriyolojik ince­lenmesi yapılır. Bu incelemeler çok önemli bir teşhis olanağı sağlar.


2) Ucunda ufak bir pens bulunan bükülebilir bir telle bronşun çeperin­den veya görülen hastalıklı bir odaktan ufak bir doku parçası alınır. Bu biyopsi di­yoruz. Bu doku parçası laboratuvara gönderilerek mikroskopla tetkik edi­lir. Biyopsi ile elde edilen patolojik bulgu, hastalıkların, özellikle akciğer kanserinin teşhisin­de çok önem taşır.


3) Bronkoskopla görülemeyen fakat röntgen filminde görü­len bir bölgeden radyoskopi altında bronkoskop kullanılarak akciğer dokusun­dan forsepsle biyopsi elde edilebilir. Buna transbronşik biopsi denilir.


BRONKOSKOPİ ARACILIĞI İLE TEDAVİ YÖNTEMLERİ


Bronşları dolduran ve nefes tıkanıklığına yol açan bal­gam artıkları ve koyulaşmış bronş salgıları bronkoskopun kanalından fizyolojik tuzlu su verildik­ten sonra aspiratörle tekrar emilerek nefes yolları yıkanabilir. Bu işlem bazı durum­larda hayat kurtarıcı olur.


Ana nefes yollarını tıkayan bir kanser varsa kanser ilaçları kanal­dan gönderilen bükülebilir bir iğne ile tümörün içine enjekte edilerek tıkanmayı önleyen bir tedavi uygulanabilir. Bundan sonra forsepsle tümör parçacıkları çıkarılarak hastanın solunu­mu rahatlatılır. Buna intratümoral kemoterapi denilir.


Ana nefes yollarını tıkayan tümörlerde kanal­dan özel bir ışık iletici proptan geçen lazer ışınları sayesinde tümör yakılarak ortadan kaldırılabi­lir. Buna fotorezeksiyon denir.


Bronkoskobun kanalından ucunda radyoaktif bir madde bulu­nan bir tel uzatılarak bronş içindeki tümöre radyoterapi uygulanabilir. Buna brachytheraphy deni­lir.


Nefes yollarına kaçan iğne, diş protezi v.s. gibi yabancı cisim­ler bronkoskopi aracılığı ile özel forsepslerle çıkarılabilir.


DİKKAT!!!


Akciğer radyografisinde şüpheli bir durum saptanan her hastada mut­laka bronkoskopi yapılmalıdır.


Akciğer röntgen filmi normal bile olsa, balgamından kan ge­len her hastada mutlaka bronkoskopi yapılmalıdır.


20 yıl boyunca günde bir paket sigara içmiş ve 40 yaşını geçmiş her has­tada öksürük, nefes darlığı gibi şikayetler başlamışsa veya aniden şiddetlenmişse mutla­ka bronkoskopi yapılmalıdır. Bu esnada alınan biopsi ve bronşları yıkaya­rak elde edilen yıkantının mikroskob analizi, akciğer kanserinin erken teşhisine olanak sağla­yan en kesin yöntemi teşkil eder. Böylece akciğer kanseri çok erken dönemde teş­his edilerek hayat kurtarıcı cerrahi müdahale olanağı sağlanır.


BRONKOSKOPİ NASIL UYGULANIR ?


Hazırlık: Bronkoskopi ya hastaneye gündüz gelinerek yapı­labilir veya hastanede bir gece yattıktan sonraki günün sabahı uygulanır.


Her iki durumda da bronkoskopiden en aşağı 4-6 saat önce­si yemek ve sıvı alınmaması gerekir.


Doktorunuz, bronkoskopi odasına geldinizde işlemin nasıl yapılacağını si­ze ayrıntılarıyla açıklayacaktır. Eğer bir endişeniz varsa sorunu­nuz varsa katiyyen sormaktan çekinmeyin.


Doktor ve hemşirenize ilaçlara karşı alerji veya tepki­lerinizin olup olmadığını lütfen belirtiniz. Daha önce bronkoskopi yapılmışsa doktorunuz bulu­nan sonuçları bilmek isteyecektir.


Bunun yanında bronkoskopinin yapılacağı gün genel durumu­nuzda bir bozulma olup olmadığını (ateş, nefes darlığı gibi) doktorunuza bildirmeniz gereklidir.


BRONKOSKOPİ İŞLEMİ NASIL YAPILIR ?


Bronkoskopinin size hiçbir sıkıntı ve acı vermeyece­ğine emin olabilirsiniz.


Bunu sağlamak için muayeneden önce size "ön tedavi" uygu­lanır.


Bunun için doktorunuz kolunuzdaki veya elinizin üst kısmın­daki bir vene (damara) iğne yaparak rahatlamanızı sağlayacak bir ilaç verir. Bu enjeksi­yon ile verilen ilaç ağzınızı kurutacak ve sizi uykulu bir duruma sokacaktır.


İşlem, en rahat edeceğiniz şekilde, oturur ya da yatar du­rumda uygulanır. Lokal anestezik bir ilaç, burun ve boğazınızı uyuşturmak üzere bu böl­gelere sprey halinde veya ince bir tüp içinde verilir. Böylece ses telleri ve gırtlak bölgesi uyu­şur. Bu işlem sırasında hissettiğiniz rahatsızlık, denizde boğazınıza su kaçtığı an­da hissettiğinizden daha fazla değildir.


Hastaların lokal anesteziden sonra belirttikleri yut­kunma zorluğu ve boğazı tahta gibi hissetme duygusunun hiç bir zararı olmadığını belirt­memiz gerekir. Bu lokal uyuşturma bronkoskopinin rahatlıkla uygulanmasını sağlar ve bu duygu kısa sü­re sonra kaybolur.


Bronkoskopi işlemi sırasında uyuşturucu ilaç aynı zamanda öksürmenizi önler ve böylece rahatsızlığınız en az düzeye indirilir.


Hastaları en çok rahatsız eden düşünce, tüpün nefes yolundan geç­mesi sırasında solunumun kesilebileceği düşüncesidir. Bu düşünce ve korku tamamen yer­sizdir. Çünkü bronkoskobun kalınlığı nefes yolundan çok daha incedir ve bronkoskop geçtikten son­ra gırtlakta solunum için çok geniş bir açıklık kalır. Ayrıca buruna yerleştirilen yumu­şak plastik bu tüpten devamlı oksijen verildiğinden solunum çok rahat olur.


Olabilecek en büyük sıkıntı bronkoskopi işlemi sırasında has­tanın öksürmesidir. Bunun da hiç bir öneminin olmadığı çok açıktır.


Bronkoskopun gırtlaktan geçirilmesi ile işin en güç kısmı biter. Bronkoskopi yapılır­ken kanaldan verilen lokal anestezi maddesi bir süre sonra öksürük refleksini kaldır­dığından, hastanın öksürmesi çok kısa sürer.


Doktorun nefes yollarınızı incelemesi 15-20 dakika­yı geçmez.


El parmağınıza takılan mandal şeklindeki algılayıcı bir alet ile, na­bız sayısı ve kandaki oksijen miktarı sürekli denetlendiğinden solunum durumu doktorunuzun her an kontro­lü altındadır. Bu nedenle solunum ve kan dolaşımı açısından en­dişe edilecek hiç bir durum sözkonusu olmaz.


Nefes yollarında bir hastalığın görülmediği bazı durum­larda bronkoskopinin radyoskopi altında yapılması gerekebilir. Bu durumda işlem karanlık odada yapı­lır. Böylece nefes yolunun bronkoskoptan geçirilen bir forsepsle bronşların ileri kısımların­dan biyopsi alma olanağı sağlanır.


Bronkoskopi sırasında biyopsi alınırken hiç bir acı duyulmayacağını tekrar vurgulamak isteriz.


Doktorun bronkoskopik gözlemi bittikten sonra hasta­ya hiç bir rahatsızlık vermeden bronkoskop dışarı çekilir. 


BRONKOSKOPİ SONRASI:


Verilen uyuşturucu ilaçlar nedeniyle uyku hali varsa hasta dinlen­me odasında bir süre istirahat eder. Bu sırada hastanın başında dai­ma bir hemşire bulunur. Boğaz ve gırtlak bölgesindeki uyuşmanın geçmesi ve uyutma refleksinin nor­mal haline gelebilmei için yaklaşık 3 saatin geçmeksi gerekmektedir. Bu nedenle bronkoskopi yapıldık­tan sonra 3 saat içinde yemek yenmemeli ve su içilmemelidir.


Bronkoskopi sonrasında burundan hafif bir kanama olabilir. Bun­dan sakın korkmayın !


Bronkoskopi işleminden 24 saat sonra bu belirtiler tamamen kaybo­lur. Boğazdaki hafif ağrı hissi ve sesteki boğukluk bir süre devam edebi­lir. Sonuçta tüm belirtiler 1-2 gün sonra tamamen yok olacaktır.


Bronkoskopiden sonra balgamda kan görülebilir. Bununda hiç­bir tehlikesi yoktur.


EVE DÖNÜŞ:


Hastanın aynı gün içinde eve dönmesi halinde, yanında mutlaka bir refakatçi­nin bulunması gerekmektedir. Eve döndükten sonra günün kalan saatlerini istirahat i­le geçiriniz. Anestezinin etkisi bazen uzun sürer. Bu nedenle aşağıda belirti­len işlemlerin yapılmaması gerekmektedir.


1) Otomo­bil kullanmak
2) Bir iş makinesini işletmek
3) Alkol almak


Anestezinin etkisi ertesi gün geçeceğinden normal faaliyetlerinize devam edebi­lirsiniz.


SONUÇLAR NE ZAMAN ALINIR ?


Doktor, bazı hastalara uyanır uyanmaz sonuç hakkında bilgi vere­bilir. Patolojik muayene için doku alınmış ve bronş lavaj sıvısı bakteriyolojik inceleme­ye gönderilmişse laboratuvardan sonuçların alınması 3-5 gün sürebilir.


Uyuşturucu ilaçlar size söylenenleri unutmanıza neden olabilir. Bu nedenle bir yakı­nınızın size eşlik etmesinde yarar vardır.


Laboratuvar sonuçlarının alınmasından sonra gerekli teda­viyi doktorunuz size tavsiye edecektir..