Sağlıklı Bilgiler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sağlıklı Bilgiler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Ekim 2011 Cuma

Kireçlenme Nedir?


Kireçlenme toplumda en sık görülen romatizmal hastalıklardan biridir. Kireçlenmenin nedenlerine gelince; eklemlerin iç yüzeyini kaplayan kıkırdak yapının hasar görmesi, kıkırdağın kaybolması sonucu kemikler birbiri üzerine basar. Normalde eklemlerin arasında bir yastık görevi gören kıkırdağın kaybolması sonucu kemikler birbiri üzerine biner. Kemikler üst üste binince aşınırlar ve ağrı oluşur. Kireçlenmenin vücudumuzda en sık olduğu yerler; baş parmağın kökü, kalçalarımız, dizlerimiz ve ayak eklemlerimizdir. Kireçlenme vücutta birçok eklemde görülebilir fakat en fazla görülen yerler elde baş parmağın kökü, kalça ve dizdir. Kireçlenme yaşlılık hastalıklarındandır. 60 yaş üzeri erkekler ve kadınlar da çok sık rastlanılır. 70 yaşın ve üzerinde ki nüfus toplamının %30'larına varan bir oranda kireçlenme görülür. Az da olsa genetik nedenlerle de ortaya çıkabilir fakat genellikle ağırlıkla ve mekanik nedenlerle görülür. Yani fazla kilolar kemikler üzerinde daha çok basınca yol açtığı için kireçlenme şişmanlarda daha fazla görülür. Genetik bir risk taşıyorsanız ve ailenizde yoğun kireçlenme varsa birden fazla eklemde kireçlenme ile karşı karşıya kalabiliriz. El, diz ve kalça eklemleri dışında biraz daha fazla görülen diğer bölge ise vertebra dediğimiz omurilik üzerindeki eklemlerde olur.

Aramalar: kireçlenme nedir, kireçlenmenin nedenleri nelerdir, kireçlenmenin belirtileri nelerdir, hangi organlarda kireçlenme olur, kireçlenme nerelerde görülür

27 Eylül 2011 Salı

Peynirin Faydaları Nelerdir?


Süt ile peynir mayasının karıştırılmasıyla elde edilen peynir, yine sütte bulunan kalsiyum, protein ve sütte bulunana diğer vitamin ve minerallere aynı oranda sahiptir. Fakat ek olarak içermiş olduğu karbonat genelde peynir alt suyuna geçtiği için daha çok proteinden ve yağdan zengindir. Bu açıdan günlük peynir tüketimimizde mümkün olduğunca sarı renkli olan peynirlerden kaçınmak yağ tüketimini azaltmak amacıyla doğru bir hareket olacaktır. Beyaz peynirde bile yarım yağlı veya yağsız peynir tüketilmesi yağ alımını azaltmak için faydalı olur. Sütün sahip olduğu besin değeri aynı değerde peynir de vardır. Yaklaşık olarak iki kibrit kutusu büyüklüğündeki peyniri bir bardak süte veya bir kase yoğurda denk gelir. Günlük süt ihtiyacımızın da 2-3 bardak olduğunu göz önünde bulundurursak kahvaltı da 1-2 kibrit kutusu büyüklüğünde peynir tüketmek günlük ihtiyacımız olan kalsiyumu karşılayacaktır. Bir diğer önemli nokta peynirin içermiş olduğu kolesterol miktarıdır. Peynir hayvansal kaynaklı bir besin olduğu için eğer kolesterol problemimiz varsa mümkün olduğunca kaşar peyniri, tulum peyniri gibi yağlı peynir türlerinden kaçınmalıyız. Bunun yerine yağsız beyaz peynir veya yağ oranı az olan light labne peynirlerden kullanabiliriz. Lor peyniri de besleyici ve ucuzdur. Bizde ihtiyacımız doğrultusunda kendi bünyemize uygun peynirlerden tüketmeliyiz.

Aramalar: peynirin yararları nelerdir, peynirin faydası nedir, peynirde hangi vitaminler bulunur, peynirin vücuda faydaları nelerdir

26 Eylül 2011 Pazartesi

Parmak Çıtlatmanın Zararı Varmıdır? Parmak Kütletmek


Birçok kişinin sandığının aksine parmak çıtlatmanın zararı yoktur. Uzun süren araştırmalar sonucunda, parmak çıtlatmanın erken artroza ya da eklem kireçlenmesine sebep olduğuna dair bir kanıt görülememiştir. Yalnız şu gerçeğe dikkat etmek gerekir ki parmak çıtlatan insanların kavrama gücü çıtlatmayan insanlardan %25 gibi bir oranda daha azdır. Fakat parmak çıtlatan insanların gücünün az olması konusu tartışılan bir konudur. Parmak çıtlatmak uzun dönemde eklem gevşekliğine neden olur diye bir görüş daha vardır ama bu da doğru değildir. Parmak çıtlatmanın düşünüldüğü gibi çok ciddi bir zararı yoktur. Kişiler bunu parmaklarındaki ağrıyı ya da uzun süre yazı yazan insanların yazıcı krampı dediği ağrılarını geçirmek için yaparlar. Bu kütletme (çıtlatma) kişinin parmaklarında kireçlenmeye ya da form bozukluğuna neden olmaz.

Aramalar: parmak çıklatmak zararlımıdır , parmak çıtlatma faydalımıdır , parmak çıtlatmanın zararı var mıdır , parmak kütletmenin sakıncası varmı

Boyun Kütletmek Zararlımıdır?


Boyun kütlemesi boyunda ki kireçlenmeye bağlı seslerden kaynaklanır. Boyun kütlemesi muhtemelen atraftaki artroz denilen boyun kireçlenmesinin bir nedenidir. Ancak bu yapılan boyun kütletme hareketi kasları gevşeteceği, spazmı çözeceği ve rahatlık hissi vereceği için yapılmasında sakınca görülmemektedir. Eğer kişide boyun fıtığı yoksa boynun hareketsiz kalmasından ziyade boynu hareket ettirerek, hareket sağlanması daha akıllıcadır. Bu sebeple boyun kütletmenin ya da boyundan ses çıkartmanın hiçbir zararı olmamaktadır. Zaten boynunda problem olan insanların belirli zamanlarda boyunlarını hareket ettirmesi, boyun kaslarının güçlenmesine ve boyun çevresindeki dokuların sağlamlaşmasına yardım eder. Bu yönlerden bakıldığında boyun kütletmenin olumlu bir katkısı vardır. Boyun kütletmek veya boyun hareketleri yapmak yalnızca kişinin kendisi tarafından yapılması gerekir. Başkasının boynumuzda yapacağı hareketler ve kütletmeler ciddi sakatlıklara meydan verebileceği gibi dokulara herhangi bir fayda da sağlamayacaktır. Boyun üzerindeki kas desteği çok da sağlam değildir ve unutulmamalıdır ki boyun üzerinden 7-8 kg ağırlığında bir kafayı taşır. 7-8 kg lık kafanın başkasın tarafından bilinçsizce hareket etmesi ciddi sorunlar doğurabilir. Bu tür hareketleri kişi kendi yapmalı ya da bir fizyoterapist veya doktor yardımıyla yapmalıdır. Bu hareketleri yaparken kesinlikle ani hereketler yapılmamalıdır. Kuvveti yavaş yavaş arttırmak suretiyle harekette yavaşça yapılmalıdır.

25 Eylül 2011 Pazar

Kulak Çınlamasının Nedeni Nedir?


Tinnitus yani kulak çınlaması araştırıldığında nedeni bulunabilen ve tedavi edilebilen rahatsızlıklardandır. Bunlarla tedavide sıkıntı çekilmez fakat projektif tinnitus denilen kişinin sadece kendisinin hissettiği çınlamalar daha karmaşık ve tedavisi zordur. Kulak çınlamalarının nedeninden bahsederken tüm dahili nedenlerden bahsedilebilir. Kan hastalıkları, tiroid fonksiyon bozuklukları, demir eksikliği, folik asit eksikliği, böbrek yetmezliği gibi nedenler kişide kulak çınlaması olarak bir belirti verebilir. Gürültüye, ani işitme kayıpları, iki kulak arasında %20 lik ses şiddeti farkı olduğunda kulak çınlaması olabilir. Bazı doğumsal işitme sorunları kulak çınlamasına neden olabilir. Stres, kişide hem denge kaybına hem de çınlamaya neden olabilir. Boynumuzla ilgili bazı servikal sorunlar çınlamaya sebep olabilir. Alkol, sigara ve fazla kafein tüketimi de kulak çınlamasına neden olabilir. Kulak çınlaması şikayeti ile bir hasta doktora başvurduğunda öncelikle kulağın yapısıyla ilgili bir sorun olup olmadığı kontrol edilir. Daha sonra geniş çaplı arama ve tarama tetkikleri yapılır. Bu tetkiklerde kolesterolün, trigliseridin, kandaki ürenin veya kreatininin yüksek olması görülmesi bile kulak çınlamasına neden olabilir. Tetkik sonuçlarında yüksek çıkan parametreleri düzeltmeye yönelik tedaviye geçilir. Bu düzeyler düşürülmesine rağmen sorun devam ederse doktor tarafından tedavide strateji değiştirilir.

Aramalar: kulak çınlaması neden olur, kulak çınlamasına ne sebep olur, kulak çınlamasının nedenleri nelerdir

24 Eylül 2011 Cumartesi

İdeal Tansiyon Ölçüsü Nedir?


Yapılan araştırmalarda bir kişinin kan basıncı hangi değerlerde olursa, daha uzun ve daha sağlıklı yaşayabileceği belirlenmiştir. Bu tansiyon değeri genelde 12 'ye 8 diye bilinir. Yani 120 mm cıva kalbin kasılma anında 80 mm cıva kalbin genişleme anında ölçülen ideal değerleridir. Dikkat edilmesi gereken bir nokta ise tansiyonun kişiden kişiye değişiklik göstermesidir. Tansiyonu 100 'e 60, 100 'e 50 ye kadar düşen hatta 90'a, 60'a, 50'ye kadar düşen veya 13'e 8'e kadar yükselen tansiyon değerleri de normal kabul edilir. Bilhassa yüksek tansiyonda mutlaka kan basıncını normal değerlere düşürmek gerekir. Bu kan basıncının kalbe ve diğer organlara verdiği zararların ortadan kaldırılabilmesi için gerekir. Düşük tansiyon(hipotansiyon) sınırımız genellikle eğer organ kanlanmasına yetecek düzeyde bir kan basıncı varsa. kişinin hayatını sürdürürken vücut aktivitelerini etkilemiyorsa buna pek müdahale etmek gerek görülmez. fakat kişinin normal hayatını etkiliyorsa, organların kanlanmasını etkileyecek gibi bir düzeye inmişse veya altta yatan başka bir etken var ise bu rahatsızlık tedavi edilir.

Aramalar: tansiyon kaç çıkarsa normaldir, tansiyonumun normal değeri nedir, en uygun tansiyon değeri nedir, kan basıncının normal değeri ne olmalıdır

22 Eylül 2011 Perşembe

Göz Altı Morluklarından Nasıl Kurtulunur?


Göz altı morluklarının oluşmasının nedeni cilt altında, göz cildinin olduğu bölgede damarsal bir göllenme olabilir. Dolaşım bozukluğuna bağlı olan bir ödem sorunu, şişkinlik olabilir. Şişmiş olan derinin ince olmasından ötürü büzülme ve torbalanmış bir görüntü oluşabilir. Bu sorunu daha erken dönemlerde çözmek için vitamin içerikli, özellikle K vitamini içerikli ürünlerden faydalanılır. Tabi göz cildi daha hassas bir cilt olduğundan dolayı vücutta başka herhangi bir bölgeye sürülen her hangi bir marka kremin göz altına sürülmesi uygun değildir. Göz altına sürülmek üzere daha hassas kremler bulunmaktadır. Göz altı morluğunun tedavisinden sadece krem kullanarak şifaya ulaşmak ne yazık ki mümkün değildir. Bu bölgedeki sorunun kaynağı eğer damarın dışına serum sızması, göllenme ise belki lazer tedavisinden ilk olarak faydalanılabilir. Bundan sonra ise beraberinde oluşan cilt altı yağlanma, cilt altı yağ dokusunun birikimi, dolaşım bozukluğu varsa maalesef neştersiz tarafa geçiş olacaktır. Çünkü torbalanma oluştuğu zaman bunu geriye döndürmek çok zordur. Mezoterapi tekniği uygulanabilir. Göz altına masajda yapılabilir.

Aramalar: göz altı morlukları nasıl geçer , göz altındaki morluklardan kurtulma yöntemleri, göz altı morluklarının tedavisi

Erkeklerde Kısırlığın Nedenleri Nelerdir?


Erkeklerde kısırlığın bilinen büyük bir nedeni yoktur. Genelde bilinmeyen sebepler başı çeker. Bunun dışında varikosel bir sebep olabilir. Enfeksiyon, geçirilmiş ameliyatlar, erkeğin kullandığı ilaçlarda kısırlığa yol açabilecek etkenlerdendir. Sigara içmek, alkol tüketimi, çocukluk çağında geçirilmiş bazı hastalıklar, erkeğin mesleği ve yaşam tarzı da kısırlık için sayılabilecek risk faktörleri arasındadır.

Aramalar: kısırlık neden olur, erkekte neden kısırlık olur, erkeklerde kısırlığın sebepleri nelerdir

Kızlık Zarı Vajinada Nerededir?


Kızlık zarı yani latince ismiyle "hymen" dış genital bölgeden yaklaşık 1-1,5 cm içeride bulunan zar şeklinde bir yapıdır. Cildin hemen altındaki genital bölgenin hemen altında vajina vardır. Vajinanın diğer kısmını da rahim ağzı ve rahim oluşturur. Vajinanın dış dudakları yanlara doğru aralandığı zaman kızlık zarı kolaylıkla görülebilir. Çoğu kadın kızlık zarını derinlerde zanneder fakat bu böyle değildir. Kızlık zarı vulvenin(dış genital bölge) hemen girişinde bir kaç santim içeride yer almaktadır.

Aramalar: kızlık zarı ne kadar derindedir, kızlık zarı vajinanın neresindedir

Kızlık Zarı Dikiminde Dikkat Edilmesi Gerekenler


Kızlık zarı dikiminde doktorlar dikeceğini iddia edip dikemeyebilir. Tecrübesiz bir doktorsa kötü de dikebilir. Kızlık zarını diktirecek olanlar bunu gerdek gecesinden bir iki gün öncesinde yaptırmalıdır. Bir hafta veya bir yıl önce dikmenin faydası olmayacaktır. Kızlık zarı yapısı gereği kaynamaz. İki zar birleştirilip dikilir ve erkeğin cinsel organı bu birleştirilen yeri zorladığında bu yapılan dikişler patlar. Bu dikişlerin patlaması esnasında az bir miktar dikiş yerinin kanı gelir. Uzun süre önce yapılmış bir kızlık zarı ameliyatında dikiş zaman içerisinde atar. Zarın parçalanmış olan kısımlarını uzun süre bir arada tutmaz. Yani dikim boş yere yaptırılmış olur. Bu da hem zaman, hem para kaybı, hem de bizi üzecek bir durumdur. Bu ameliyatı yaptıracaksak doktorumuzu iyi seçmeliyiz. Her meslekte olduğu gibi doktorların da kötüsü vardır. Sırf para kazanmak için yapamayacağı işler için vaatlerde bulunan, hastasının sağlığını hiçe sayan doktorların sayısı az değildir. Kızlık zarı diktirmenin bir de manevi tarafı vardır. Kızlık zarımızı diktirerek eşimizi aldatmış hissine kapılabiliriz. Fakat kadın kendini iyi hissedecekse bunu yaptırmasında sakınca yoktur. Sonuçta kadın başka bir erkekle ilişkiye girerek buna sebep olmuştur. İlişki bir erkek için nasıl bir durumsa kadın içinde aynıdır. Kadın, kendisini sevdiğini düşündüğü erkek tarafından ilişkiden sonra kızlık zarını kaybedebilir. Bu durum da kandırılmış olan kadının suçu değildir.

Aramalar: kızlık zarımı diktirmelimiyim , kızlık zarını diktirirken nelere dikkat etmek gerekir , kızlık zarımı diktireceğim ne yapmalıyım