Epilepsi Nasıl Bir Hastalıktır?
Epilepsi, tekrar edici nedensiz nöbetlerle tanımlanan kronik nörolojik bir bozukluktur. Eğer kafa travması, alkol alımı, yüksek ateş, yasadışı uyuşturucu kullanılışı ve benzeri gibi teşhis edilmiş uyaran bir faktör olmadan birden fazla nöbet geçirdiyseniz, epilepsiniz olabilir. Pek çok epilepsi hastası nöbet geçirmedikleri nöbet aralarında bütünüyle normal bireylerdir.
Epilepsi genetik olabilir. Belli genlerin genetik epilepsiye neden olduğu tespit edilmiştir. Fakat yine de epilepsinin kalıtsal yönü ile ilgili ortaya çıkarılışı lazım olan pek çok şey bulunur. Bazı epilepsi vakaları daha sonra edinilmiştir yani genetik olmaz. Doğumsal kusur ve yaralanmalar, kafa travması, beyin enfeksiyonları ve beyin tümörleri gibi belli şartlar epilepsiyle sonuçlanabilir. Vakaların üçte ikisinden fazlasında epilepsinin altında yatan bariz bir neden yoktur.
Nöbet geçirmiş olan herkes epilepsi hastası olmaz. İnsanların yaklaşık %10’u hayatları boyunca bir nöbet geçirmektedirler, bunların birçoğu da "nedene bağlı olarak ortaya çıkan" nöbetlerdir. Bu insanlar bir nöbet daha geçirmeyebilirler ve bu sebepten ötürü epilepsi hastası değillerdir.
İlgili aramalar: epilepsi nedir, epilepsi nasıl bir hastalıktır, epilepsi kötü bir hastalık mıdır
sara etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sara etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
5 Nisan 2015 Pazar
4 Şubat 2015 Çarşamba
Hamilelikte Epilepsi (Sara Hastalığı)
Hamilelikte Epilepsi
Bazı hastalıklar vardır, bu hastalıkları çeken insanların bütün hayatını kabusa çevirmektedir. Yalnızca kendisini değil eşi ve eşini de menfi etkileyebilmektedir.
Cinsel ilişkiye girmek, bu tür hastaların aklında her zaman bir soru işareti olarak kalır. Acaba ilişki esnasında ter giden bir şey olur mu gibi düşünceler hiç çıkmaz akıllarından.
Eğer bu kişi bir kadın ise başka sorular da aklını kurcalar durur. Hamile kalsam doğru olur mu, hamile olunca bebek bundan zarar görür mü gibi bir çok düşünceler çıkmaz akıllardan.
Şeker hastalığı (diyabet), epilepsi (sara hastalığı) gibi bir çok hastalık kontrol altına alınmadığı zaman cinsel yaşama birtakım olumsuzluklar getirebilir.
Epilepsi
Epilepsi hastalığı genel olarak çocukluk dönemi hastalığıdır. Epilepsi hastalığının tedavisi genel olarak buluğ çağından sonra bütünüyle şifayla neticelenir.
Dirençli epilepsiler de beyindeki hasara bağlı bir şekilde kaynaklı olan epilepsiler de bilhassa genç kızlarda uzunca bir müddet ilaç kullanmak gerekebilir ve nöbet görülebilmektedir.
Epilepsi ve Hamilelik
Epilepsi hastası bayanların hamile kalmasında bir sakınca var mı?
Gebelikte epilepsi hastalığı nasıl etkilenir?
Doğumda çocukta bir hasar kalır mı kalmaz mı?
Bu üç soru, doktorlara en çok sorulan sorulardır.
Bu sorunlar genç kızları, ebeveynleri ve eşlerini alakadar edici bir sorudur.
Epilepsi hastası olan genç kızlar gebe kalabilirler.
Epileptik hastalar hamilelik boyunca mutlak suretle doktorlarının önerdiği ilaçları kullanmaları gerekir.
Bu ilaçları kullandıkları takdirde ve kontrollerini sağladıkları müddetçe herhangi bir sorun olmadan rahatça gebe kalınabilir ve doğrum yapılabilir.
Fakat ülkemizde epileptik genç kızlar hastalığını karşı taraftan saklarlar. Bundan dolayı bu süre içinde ilaç kullanmayı da bırakırlar bu katiyyen yanlış bir davranıştır.
Epileptik hastaların mutlak suretle hastalığını eşine ve partnerine söylemesi gerekiyor. Ve gebe kalındığı süre içinde doktor kontrolünde, doktorun seçeceği hastanın kendisine ve bebeğine zarar vermeyecek ya da en az zarar verecek olasılığı olan ilaçlarla gebeliğin sürdürülüşü gerekiyor.
Aksi takdirde meydana gelebilecek sorunlar ve çocukta meydana gelebilecek hasarlar yaşam boyu hastanın kendisini, eşini ve çocuğunu etkilemektedir.
Epilepsi ve Gebelik genel olarak bu şekilde özetlenebilir.
Bazı hastalıklar vardır, bu hastalıkları çeken insanların bütün hayatını kabusa çevirmektedir. Yalnızca kendisini değil eşi ve eşini de menfi etkileyebilmektedir.
Cinsel ilişkiye girmek, bu tür hastaların aklında her zaman bir soru işareti olarak kalır. Acaba ilişki esnasında ter giden bir şey olur mu gibi düşünceler hiç çıkmaz akıllarından.
Eğer bu kişi bir kadın ise başka sorular da aklını kurcalar durur. Hamile kalsam doğru olur mu, hamile olunca bebek bundan zarar görür mü gibi bir çok düşünceler çıkmaz akıllardan.
Şeker hastalığı (diyabet), epilepsi (sara hastalığı) gibi bir çok hastalık kontrol altına alınmadığı zaman cinsel yaşama birtakım olumsuzluklar getirebilir.
Epilepsi
Epilepsi hastalığı genel olarak çocukluk dönemi hastalığıdır. Epilepsi hastalığının tedavisi genel olarak buluğ çağından sonra bütünüyle şifayla neticelenir.
Dirençli epilepsiler de beyindeki hasara bağlı bir şekilde kaynaklı olan epilepsiler de bilhassa genç kızlarda uzunca bir müddet ilaç kullanmak gerekebilir ve nöbet görülebilmektedir.
Epilepsi ve Hamilelik
Epilepsi hastası bayanların hamile kalmasında bir sakınca var mı?
Gebelikte epilepsi hastalığı nasıl etkilenir?
Doğumda çocukta bir hasar kalır mı kalmaz mı?
Bu üç soru, doktorlara en çok sorulan sorulardır.
Bu sorunlar genç kızları, ebeveynleri ve eşlerini alakadar edici bir sorudur.
Epilepsi hastası olan genç kızlar gebe kalabilirler.
Epileptik hastalar hamilelik boyunca mutlak suretle doktorlarının önerdiği ilaçları kullanmaları gerekir.
Bu ilaçları kullandıkları takdirde ve kontrollerini sağladıkları müddetçe herhangi bir sorun olmadan rahatça gebe kalınabilir ve doğrum yapılabilir.
Fakat ülkemizde epileptik genç kızlar hastalığını karşı taraftan saklarlar. Bundan dolayı bu süre içinde ilaç kullanmayı da bırakırlar bu katiyyen yanlış bir davranıştır.
Epileptik hastaların mutlak suretle hastalığını eşine ve partnerine söylemesi gerekiyor. Ve gebe kalındığı süre içinde doktor kontrolünde, doktorun seçeceği hastanın kendisine ve bebeğine zarar vermeyecek ya da en az zarar verecek olasılığı olan ilaçlarla gebeliğin sürdürülüşü gerekiyor.
Aksi takdirde meydana gelebilecek sorunlar ve çocukta meydana gelebilecek hasarlar yaşam boyu hastanın kendisini, eşini ve çocuğunu etkilemektedir.
Epilepsi ve Gebelik genel olarak bu şekilde özetlenebilir.
Etiketler:
epilepsi,
gebelikte epilepsi,
hamilelikte epilepsi,
hamilelikte sara,
sara,
sara hastalığı
8 Kasım 2014 Cumartesi
Sara Hastalığı
Sara (Epilepsi) Nedir?
Beynin çalışmasındaki bir anormallik neticesi, bazı zamanlar gelen krizler, ya çok kısa süren dikkat veya bilinç kaybı ya da uzun süreli bilinç kaybı ile beraber çırpınmalar halinde görülmekte olan bir rahatsızlıktır. idyopatik epilepsinin sebebi bilinmiyor. Semptomatik epilepside ise, beyinde, bir tümör veya zedelenme söz konusudur.
Sara Hastalığının Belirtileri
Sara (epilepsi) başlangıcı, karakteristik bir krizden evvel hastada, vücudun belirli bir yerinde ağrı, garip kulak çınlaması, titreme, garip bir korku, hayal görmek veya paniklemek gibi bir duygu belirir. Bundan sonra hasta, bilinçsiz olarak yere düşer, bütün vücut kasları kasılır, solunum durur ve bundan ötürü de hastanın yüzü önce soluklaşır, sonra da morarır. Epilepsinin bu devresi "tonik devre" olarak tanımlanır. Tonik devreden sonra, kollar ve bacaklar düzenli bir şekilde kasılıp gevşer, bu esnada mesane ve bağırsaklar boşalabilir, dil ısırılabilir. Epilepsinin bu devresine de "klonik devre" denilir. Kasılmalar gittikçe azalır ve hasta, derin derin soluyarak sakinleşir ve bilinçsizlik süresi değişik uzunlukta olabilir. Bazı zamanlarda hasta ansızın kendine gelip, sanki hiç bir şey olmamış gibi krizin gelmesin den evvel yapmakta olduğu işe devam eder. Fakat genel olarak, saatlerce süren bir şaşkınlık hali görülmektedir. Bu krizlerde tehlike, hastanın düşerken başını yere vurmasıdır. Epilepsi krizleri günün herhangi bir saatinde, belirli olmayan sıklıklarla görülebilir, fakat krizin şekli kişiye özgüdür.
Epilepsi Hastalığının Tedavisi
Kriz esnasında hasta, çırpındığı zaman yaralanmaması amacıyla, açık ve rahat bir yere taşınır. Çevresinde bulunan eşyaları kaldırmak olanaklı değilse, hastanın bunlara çarpması engellenmelidir. Bu arada, dilin ısırılmaması için, çenesinin açık tutulmasına çalışılmalıdır. Bundan dolayı de hastanın dişleri arasına bir mendil sıkıştırılabilir. Hastanın yakası ve göğsü açılır. Kriz esnasında hastanın etrafında toplanan seyircileri engellemelidir. Erişkin bir bireyin hastaneye kaldırılışı gerekmez, ama kriz geçiren bir çocuksa mutlak suretle bir hastaneye kaldırılmalıdır. Semptomatik epilepside asıl tedavi, nedenin ortadan kaldırılışı amaçlıdır. Epilepsinin genel tedavisi ilaçlarla yapıldır. Beyinde belirli bir normaldışı alan var ise ve bunun yeri bilhassa şakak lobundaysa, ameliyata başvurulabilir. Epilepsi genetik bir hastalık olduğundan, eşlerin ikisinde de epilepsi olması çocuk için tehlikelidir, ama yalnız bir tanesinde var ise, önemsizdir. Semptomatik epilepsi hiç bir zaman genetik olmaz.
Beynin çalışmasındaki bir anormallik neticesi, bazı zamanlar gelen krizler, ya çok kısa süren dikkat veya bilinç kaybı ya da uzun süreli bilinç kaybı ile beraber çırpınmalar halinde görülmekte olan bir rahatsızlıktır. idyopatik epilepsinin sebebi bilinmiyor. Semptomatik epilepside ise, beyinde, bir tümör veya zedelenme söz konusudur.
Sara Hastalığının Belirtileri
Sara (epilepsi) başlangıcı, karakteristik bir krizden evvel hastada, vücudun belirli bir yerinde ağrı, garip kulak çınlaması, titreme, garip bir korku, hayal görmek veya paniklemek gibi bir duygu belirir. Bundan sonra hasta, bilinçsiz olarak yere düşer, bütün vücut kasları kasılır, solunum durur ve bundan ötürü de hastanın yüzü önce soluklaşır, sonra da morarır. Epilepsinin bu devresi "tonik devre" olarak tanımlanır. Tonik devreden sonra, kollar ve bacaklar düzenli bir şekilde kasılıp gevşer, bu esnada mesane ve bağırsaklar boşalabilir, dil ısırılabilir. Epilepsinin bu devresine de "klonik devre" denilir. Kasılmalar gittikçe azalır ve hasta, derin derin soluyarak sakinleşir ve bilinçsizlik süresi değişik uzunlukta olabilir. Bazı zamanlarda hasta ansızın kendine gelip, sanki hiç bir şey olmamış gibi krizin gelmesin den evvel yapmakta olduğu işe devam eder. Fakat genel olarak, saatlerce süren bir şaşkınlık hali görülmektedir. Bu krizlerde tehlike, hastanın düşerken başını yere vurmasıdır. Epilepsi krizleri günün herhangi bir saatinde, belirli olmayan sıklıklarla görülebilir, fakat krizin şekli kişiye özgüdür.
Epilepsi Hastalığının Tedavisi
Kriz esnasında hasta, çırpındığı zaman yaralanmaması amacıyla, açık ve rahat bir yere taşınır. Çevresinde bulunan eşyaları kaldırmak olanaklı değilse, hastanın bunlara çarpması engellenmelidir. Bu arada, dilin ısırılmaması için, çenesinin açık tutulmasına çalışılmalıdır. Bundan dolayı de hastanın dişleri arasına bir mendil sıkıştırılabilir. Hastanın yakası ve göğsü açılır. Kriz esnasında hastanın etrafında toplanan seyircileri engellemelidir. Erişkin bir bireyin hastaneye kaldırılışı gerekmez, ama kriz geçiren bir çocuksa mutlak suretle bir hastaneye kaldırılmalıdır. Semptomatik epilepside asıl tedavi, nedenin ortadan kaldırılışı amaçlıdır. Epilepsinin genel tedavisi ilaçlarla yapıldır. Beyinde belirli bir normaldışı alan var ise ve bunun yeri bilhassa şakak lobundaysa, ameliyata başvurulabilir. Epilepsi genetik bir hastalık olduğundan, eşlerin ikisinde de epilepsi olması çocuk için tehlikelidir, ama yalnız bir tanesinde var ise, önemsizdir. Semptomatik epilepsi hiç bir zaman genetik olmaz.
7 Temmuz 2013 Pazar
Sara Nasıl Bir Hastalıktır?
SARA NASIL BİR HASTALIKTIR?
Beyindeki elektrik faaliyetlerinin akışındaki düzensizliğe bağlı olarak ortaya çıkan bir hastalıktır. Hastada kol ve bacakların açılıp kapanması şeklinde kasılmalar olur. Hasta dilini ısırabilir. Vücut kasları 5-10 saniye kasılıp gevşer. Ağzından salya ve kan gelebilir. Hastanın bilinci kaybolduğundan olduğu yere düşer. Sara hastalarının sara hastası olduklarını belirten bir kartı yanında taşımaları ve yakın çevresini haberdar etmeleri iyi olur. Sara nöbeti geçiren hastada kart olması, ona doğru müdahale edilmesini sağlar ve bunun yanısıra yanlış müdahalelerden onu korumaya yardımcı olur.
Sara nöbeti geçiren birine yapılacak ilk yardım şu şekilde olmalıdır;
- Hastaya nöbet geldiği sırada hastanın yanında olanlar onun sert zemine düşmesini engellemeli, panik yaratmamalı ve etrafındaki kalabalığı dağıtmalıdır.
- Hasta yan yatırılmalı ve bir eli başının altına konup başı yan çevrilmelidir.
- Kramp ve kasılmaları birkaç dakikadan fazla sürerse acilen hastaneye kaldırılmalıdır.
- Şuuru gelinceye kadar hasta ile birlikte kalınmalıdır.
- Nöbet sonrasında hasta dinlendirilmelidir.
- Nöbet geçtikten sonra olanlar hastaya ve doktora anlatılmalıdır.
Beyindeki elektrik faaliyetlerinin akışındaki düzensizliğe bağlı olarak ortaya çıkan bir hastalıktır. Hastada kol ve bacakların açılıp kapanması şeklinde kasılmalar olur. Hasta dilini ısırabilir. Vücut kasları 5-10 saniye kasılıp gevşer. Ağzından salya ve kan gelebilir. Hastanın bilinci kaybolduğundan olduğu yere düşer. Sara hastalarının sara hastası olduklarını belirten bir kartı yanında taşımaları ve yakın çevresini haberdar etmeleri iyi olur. Sara nöbeti geçiren hastada kart olması, ona doğru müdahale edilmesini sağlar ve bunun yanısıra yanlış müdahalelerden onu korumaya yardımcı olur.
Sara nöbeti geçiren birine yapılacak ilk yardım şu şekilde olmalıdır;
- Hastaya nöbet geldiği sırada hastanın yanında olanlar onun sert zemine düşmesini engellemeli, panik yaratmamalı ve etrafındaki kalabalığı dağıtmalıdır.
- Hasta yan yatırılmalı ve bir eli başının altına konup başı yan çevrilmelidir.
- Kramp ve kasılmaları birkaç dakikadan fazla sürerse acilen hastaneye kaldırılmalıdır.
- Şuuru gelinceye kadar hasta ile birlikte kalınmalıdır.
- Nöbet sonrasında hasta dinlendirilmelidir.
- Nöbet geçtikten sonra olanlar hastaya ve doktora anlatılmalıdır.
31 Ekim 2012 Çarşamba
Epilepsi (Sara)
EPİLEPSİ - SARA
Genellikle bilincin de bozulması şeklinde nöbetler halinde patlak veren hastalıktır. Eski zamanlarda saralı insanlara kutsal kişi gözüyle bakılırdı. Saralı insanın vücuduna Tanrı'nın bazen ise, şeytanın sahip olduğuna inanılırdı.
Saranın iki türlü belirtisi vardır. Kramplar ile birlikte, bilinç kaybı şeklinde ortaya çıkan ağır nöbet (grand mal) ve sadece bilinç kaybı şeklinde beliren küçük nöbetlerdir. Bunları birbirinden ayırmak gerekir. Sara tedavisinde ekseri sadece krizleri böylece bilinç kaybını önlemek hedeflenmektedir.
Bu tür krizleri uzun süre ya da tamamen önleyebilecek ilaçlar mevcuttur. Saralıların alkolden şiddetle kaçınması gerekir. Uykusuzluk da aynı şekilde zararlıdır. Araba kullanmak ve umursamaz şekilde yapılacak sporlar da tehlikelidir.
Genellikle bilincin de bozulması şeklinde nöbetler halinde patlak veren hastalıktır. Eski zamanlarda saralı insanlara kutsal kişi gözüyle bakılırdı. Saralı insanın vücuduna Tanrı'nın bazen ise, şeytanın sahip olduğuna inanılırdı.
Saranın iki türlü belirtisi vardır. Kramplar ile birlikte, bilinç kaybı şeklinde ortaya çıkan ağır nöbet (grand mal) ve sadece bilinç kaybı şeklinde beliren küçük nöbetlerdir. Bunları birbirinden ayırmak gerekir. Sara tedavisinde ekseri sadece krizleri böylece bilinç kaybını önlemek hedeflenmektedir.
Bu tür krizleri uzun süre ya da tamamen önleyebilecek ilaçlar mevcuttur. Saralıların alkolden şiddetle kaçınması gerekir. Uykusuzluk da aynı şekilde zararlıdır. Araba kullanmak ve umursamaz şekilde yapılacak sporlar da tehlikelidir.
Sponsorlu Bağlantılar:
27 Temmuz 2012 Cuma
Çocuklarda Selim Epilepsi (Sara)
Çocukluk çağının selim epilepsisi (sara)
Halk arasında yaygın olarak çocuklarda görülen epilepsinin buluğ çağında geçeceğine inanılır. Oysa bu kanı sadece bu gruba giren saralı çocuklar için geçerlidir. Diğer epilepsiler buluğ çağında geçmez. Böyle bir kural yoktur. Çocukluk çağının selim epilepsisi bu ismi buluğ çağında kaybolma eğilimi göstermesi ile tedaviye iyi cevap vermesi nedeniyle almıştır. Nöbet daha çok uykuda gelir. Nöbet esnasında uykudan uyanan çocuğun konuşmak ister gibi ağzını oynattığı ama anlamsız sesler çıkardığı görülür. Bu arada yüzde de kasılmalar olabilir.
Aramalar: çocukta iyi huylu epilepsi, çocukluk çağında selim huylu sara hastalığı
Halk arasında yaygın olarak çocuklarda görülen epilepsinin buluğ çağında geçeceğine inanılır. Oysa bu kanı sadece bu gruba giren saralı çocuklar için geçerlidir. Diğer epilepsiler buluğ çağında geçmez. Böyle bir kural yoktur. Çocukluk çağının selim epilepsisi bu ismi buluğ çağında kaybolma eğilimi göstermesi ile tedaviye iyi cevap vermesi nedeniyle almıştır. Nöbet daha çok uykuda gelir. Nöbet esnasında uykudan uyanan çocuğun konuşmak ister gibi ağzını oynattığı ama anlamsız sesler çıkardığı görülür. Bu arada yüzde de kasılmalar olabilir.
Aramalar: çocukta iyi huylu epilepsi, çocukluk çağında selim huylu sara hastalığı
Sponsorlu Bağlantılar:
9 Şubat 2012 Perşembe
Çocuklarda Havale (Konvülsiyon) ve Sara
Havale (Konvülsion): Anne ve baba için en korkutucu bir şey çocuğun havalesidir. Fakat birçok vakada havale başlı başına tehlikeli değildir.
Havale geçiren çocuk genelde şuurunu kaybeder, gözler yukarı doğru döner, dişler sıkılır, vücudun bazı kısımları veya bütün vücut çekilme hareketleriyle sarsılır. Solunum sıkıntılıdır ve dudaklarda biraz köpük olabilir. Bazan çocuk idrar ve kakasını kaçırır.
Havale, beynin çeşitli sebeplerle tahriş edilmesi neticesi meydana gelir. Sebebi yaşa göre değişiklik gösterir. Yeni doğan bebeklerde genellikle zor doğum sonucunda beynin zedelenmesinden ileri gelir. İlk yaşta, D vitamini eksikliği sonucu meydana gelen tetaninin bir belirtisi olabilir. 1-5 yaşları arasında ki küçük çocuklarda en sık sebep; anjin, grip veya başka bir hastalık başlangıcında ateşin birdenbire yükselmesidir. Böyle çok çabuk yükselen ateşin sinir sisteminin hasasiyetini artırdığı sanılmaktadır. Bu yaştaki çocukların bir çoğunda havale olmamasına rağmen bazılarında ateşle birlikte görülür. Eğer 2-3 yaşları arasında ki çocuğunuzda ateş yükselirken havale olursa, bu mutlaka önemli bir hastalık belirtisi olmayacağı gibi hayatında gelecek yıllarda daha şiddetle tekrarlanacağı anlamına da gelmez.
Sara, ateş veya başka bir hastalık olmadığı halde büyük çocuklarda bir çok defa tekrarlayan havaleye verilen isimdir. Saranın iki ayrı türü vardır. Birincisinde havale vardır ve bilinç tamamiyle kaybolur, ikincisinde ise nöbet o kadar kısadır ki hasta kendinden geçmez ve düşmez, sadece bir an için sabit veya sert bakar ve buna küçük nöbet adı verilir.
Her sara vakası uzman bir doktor tarafından incelenmelidir. Genellikle kronik bir hastalık olmasına rağmen nöbetlerin durdurulmasına ve azaltılmasına yardım eden birçok ilaç bulunur.
Bu saydığımız hastalıklardan başka havale daha nadir olarak başka sebeplerden de olabilir.
Çocuğunuzda havale olursa derhal doktora gitmelisiniz. Fakat doktor bulunmayan bir yerdeyseniz yapmanız gereken bazı ufak müdahaleler vardır. Her şeyden önce çok fazla telâş etmeyiniz. Çünkü en sık rastlanan sebepler, yani küçük çocuklarda ateş, büyük çocuklarda sara herhangi acele bir tedavi yapılmasa da genellikle kendiliğinden geçer. Fakat havalenin çabuk geçmesi için alacağınız tedbirler vardır. Ateşin yükseldiği hallerde alkol ve su ile ovmak ateşi biraz düşürür. Bu fayda etmeyince bir serinletici banyo genelde havalenin geçmesini sağlar. Havale geçmiş ve doktora hala ulaşamadıysanız çocuğu uyandırmak mümkün olduğu takdirde yarım aspirin vermek faydalı olur. Bu ateşi indirir ve ikinci bir havale ihtimalini azaltır. Ateşin ilk gününden sonra havale olması nadiren görülür. Çünkü beyin sıcağa azar azar alışmıştır.
Asabi belirtilerle kendini gösteren ve kore adı verilen bir hastalık vardır. Bu hastalık romatizmanın bir belirtisi olduğundan romatizmayla ilgili bilgiler de bu hastalıktan bahsedeceğiz.
Havale geçiren çocuk genelde şuurunu kaybeder, gözler yukarı doğru döner, dişler sıkılır, vücudun bazı kısımları veya bütün vücut çekilme hareketleriyle sarsılır. Solunum sıkıntılıdır ve dudaklarda biraz köpük olabilir. Bazan çocuk idrar ve kakasını kaçırır.
Havale, beynin çeşitli sebeplerle tahriş edilmesi neticesi meydana gelir. Sebebi yaşa göre değişiklik gösterir. Yeni doğan bebeklerde genellikle zor doğum sonucunda beynin zedelenmesinden ileri gelir. İlk yaşta, D vitamini eksikliği sonucu meydana gelen tetaninin bir belirtisi olabilir. 1-5 yaşları arasında ki küçük çocuklarda en sık sebep; anjin, grip veya başka bir hastalık başlangıcında ateşin birdenbire yükselmesidir. Böyle çok çabuk yükselen ateşin sinir sisteminin hasasiyetini artırdığı sanılmaktadır. Bu yaştaki çocukların bir çoğunda havale olmamasına rağmen bazılarında ateşle birlikte görülür. Eğer 2-3 yaşları arasında ki çocuğunuzda ateş yükselirken havale olursa, bu mutlaka önemli bir hastalık belirtisi olmayacağı gibi hayatında gelecek yıllarda daha şiddetle tekrarlanacağı anlamına da gelmez.
Sara, ateş veya başka bir hastalık olmadığı halde büyük çocuklarda bir çok defa tekrarlayan havaleye verilen isimdir. Saranın iki ayrı türü vardır. Birincisinde havale vardır ve bilinç tamamiyle kaybolur, ikincisinde ise nöbet o kadar kısadır ki hasta kendinden geçmez ve düşmez, sadece bir an için sabit veya sert bakar ve buna küçük nöbet adı verilir.
Her sara vakası uzman bir doktor tarafından incelenmelidir. Genellikle kronik bir hastalık olmasına rağmen nöbetlerin durdurulmasına ve azaltılmasına yardım eden birçok ilaç bulunur.
Bu saydığımız hastalıklardan başka havale daha nadir olarak başka sebeplerden de olabilir.
Çocuğunuzda havale olursa derhal doktora gitmelisiniz. Fakat doktor bulunmayan bir yerdeyseniz yapmanız gereken bazı ufak müdahaleler vardır. Her şeyden önce çok fazla telâş etmeyiniz. Çünkü en sık rastlanan sebepler, yani küçük çocuklarda ateş, büyük çocuklarda sara herhangi acele bir tedavi yapılmasa da genellikle kendiliğinden geçer. Fakat havalenin çabuk geçmesi için alacağınız tedbirler vardır. Ateşin yükseldiği hallerde alkol ve su ile ovmak ateşi biraz düşürür. Bu fayda etmeyince bir serinletici banyo genelde havalenin geçmesini sağlar. Havale geçmiş ve doktora hala ulaşamadıysanız çocuğu uyandırmak mümkün olduğu takdirde yarım aspirin vermek faydalı olur. Bu ateşi indirir ve ikinci bir havale ihtimalini azaltır. Ateşin ilk gününden sonra havale olması nadiren görülür. Çünkü beyin sıcağa azar azar alışmıştır.
Asabi belirtilerle kendini gösteren ve kore adı verilen bir hastalık vardır. Bu hastalık romatizmanın bir belirtisi olduğundan romatizmayla ilgili bilgiler de bu hastalıktan bahsedeceğiz.
Etiketler:
havale,
konvülsiyon,
konvülziyon,
kore,
küçük nöbet,
nöbet geçirmek,
sara
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)