vitaminler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
vitaminler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Ocak 2013 Cumartesi

Uzun Bir Ömür İçin Vitaminlerin, Minerallerin ve Proteinlerin Önemi


Vitaminler ve Mineraller

Proteinler vücudun en fazla ihtiyaç duyduğu maddelerdir. Vücudun sağlıklı bir şekilde ayakta durmasına yardım ederler. Karbonhidratlar ve yağlar ise birer enerji kaynağıdırlar. Vitaminler de bunların en iyi dostlarıdır. Sayısız fonksiyonları vardır. Vücudumuz için en önemli olan bazı vitaminlere bakalım.

A vitamini: Güzellik vitaminidir de diyebiliriz. Deriye canlılık, tazelik verir, yumuşatır. Gözlerin ışıltılı bakmasını sağlar. Enfeksiyonlu hastalıklara karşı vücudun direncini arttırır.

B grubu vitaminleri: Sürekli olarak gelişmektedirler. Sinirleri ve kalbi kuvvetlendirir, normal bir sekresyon (salgılama) için çok mühimdir.

C vitamini: Hücreleri gençleştirir, vücut direncini arttırır ve vücuda yumuşaklık verir.

D vitamini: Diş ve kemikleri kuvvetlendirir. Aynı zamanda gerginliğe karşı da iyi gelir. Vücutta kalsiyumun tutulmasına ve böylece kullanılmasına yardım eder.

E vitamini: Yaşlılık hastalıklarına karşı korur.

Vücudumuzun, hayat ve gençliğe bağlılığımızı uzatabilmek için bir de maden tuzlarına ihtiyacı vardır. Maden tuzları vücutta suyu tutar. Salgı bezlerinin fonksiyonlarına etki eder. Ve kan ile doku suyunda asit ve alkali içeriğini düzenler. Kalsiyum ve fosfor, kemik ve dişlere gereken sertliği verir. Kalsiyum + D vitamini sinirleri kuvvetlendirir ve yatıştırır, gerginliği alır ve uykuyu getirir. Yaşlıların kalsiyuma oldukça ihtiyaçları vardır. Demir, kandaki oksijen ve karbondioksit alış verişini düzenler.

İyot, enerjiyi arttıran ve vücutta yağ birikmesini önleyen tiroksinin elde edilmesinde tiroidleri korur.

Uzun bir ömür için en ideal beslenme tarzını en başta albüminli maddeler (süt, bilhassa yoğurt, yumurta, yağsız et, yağsız balıklar, taze peynirler) ile yeşil ve sarı sebzeler, sebze ve meyve suları, rafine edilmemiş un ve diğer hububat unları (*) teşkil eder. Belli bir yaş üzerindeki insanların beslenmelerini vitamin ve minareller ile tamamlamasında fayda vardır.

Vitaminleri ve mineralleri doğal yollardan almak gerekir. Vücudun vitamin ve mineral ihtiyacı için vitamin hapları kullanmamak gerekir. Çünkü sağlıklı bir beslenme esası olmadıkça haplardan fayda gelmez. Yemeklerinize bol miktarda kalsiyum ve A vitamini ihtiva eden besin maddeleri ilave ederseniz, uzun bir hayat sürmek için ilk adımı atmış olursunuz.

Diğer taraftan yapılan tetkiklerden anlaşılmıştır ki, gıdamızda önemli besin maddelerinden, albüminli maddelerde bulunan aminoasitlerin eksikliği insan ömrünü kısaltmaktadır. Klinik olarak bu maddelerin ömrü uzattığı kanıtlanmıştır.

Albüminli maddeler, B grubu vitaminleri... Uzun bir ömür için, birinci sınıf proteinli maddelere B vitamini grubunun ilavesi gerekir.

18 Aralık 2012 Salı

Şifalı Bitkilerdeki Etken Maddeler


ŞİFALI BİTKİLERDE BULUNAN ETKEN MADDELER
Şifalı bitkilerin içerdikleri aktif maddeler toprağın durumuna, iklime ve mevsime göre değişiklik gösterir. Kurutma ve muhafaza da bu bakımdan önemli rol oynar. Kurutma ve saklanma doğru yapılmaz ise etken maddeler yok olabilir, dolayısıyla bitkiden alınabilecek fayda azalır ya da hiç alınamaz.

Aktif maddeleri; uçucu yağlar, glikozidler, alkaloidler, acı maddeler, tanenler, saponinler, köpüklü maddeler, madeni tuzlar, vitaminler ve flavonoidler olarak çeşitli şekillerde isimlendirebiliriz.
şifalı bitkilerde bulunana aktif maddeler

Uçucu Yağlar: Bu yağlar keskin kokuludur. Suda erimeyen maddeler ihtiva ederler. Organik çözücülerle izole edilebilirler. Açıkta bırakılınca kaybolurlar.

Bu yağlar antibakteriyeldir. Mide bozulması ve kokuşmayı önler. Kokusu kamçılar ve rahatlık verir. Birçoğu iltihaplanmayı da önler. Bir kısmı deriyi tahriş eder. Bu yağlardan bazıları ile içeriden ve dışarıdan tedavi gören hastalarda akciğer iltihabı önlenebilir. Balgam söktürür ve akciğerlerdeki mikropları öldürürler. Bu yağlarla solunum yolu hastalıkları tedavisinde çok iyi sonuçlar alınabilir.

Uçucu yağ ihtiva eden şifalı bitkiler çok düşük ısıda kurutulmalıdır. Ayrıca bu bitkileri kapalı kavanozlarda muhafaza etmek şarttır.

Glikozidler: Bu aktif maddeler çeşitli şeker moleküllerinin birleşerek (genin) veya (aglykon) halini alarak diğer moleküllerle birleşmesi sonucu meydana gelirler. Birçok glikozid, örneğin; yüksükotu, adasoğanı ve avcıotu gibi bitkilerden elde edilen glikozidler ki bunlar kalp sağlığı açısından oldukça faydalıdır, çeşitli şeker moleküllerinden ibarettirler ve doğada bunları başka bir şekilde elde etmek mümkün değildir. Şayet glikozid (aglykon) ve (genin) ayrıştırılırsa tedavi gücü azalır hatta yok olur.

Alkaloidler: Bu aktif maddelerde azot vardır. Çeşitli alanlarla aktif rol oynarlar. Birçoğu merkezi sinir sistemi üzerinde etkili olur.

Acı Maddeler: Bunların tatları acıdır. Fakat glikozid ve alkaloid değillerdir. Bu maddeler hazmı kolaylaştırıcı etki gösterirler.

Tanenler: Bu maddeler zor çözülebilir protein içerirler. Diş eti hastalıkları, boğaz, yumuşak deri iltihapları, bağırsak rahatsızlıkları ve deri hastalıklarında kullanılırlar.

Tanenler yalnız proteini değil, alkaloid ve glikozidleri de suda çözülemez hale getirebilirler. Bu bakımdan şifalı çay yaparken reçetelere çok dikkat etmek gerekir. Eğer içilen çay hastalığa etki etmiyorsa çayın içeriği yanlış hazırlanmış olabilir.

Saponinler: Çok karışık bir yapıları vardır. Çok önemli bir yere sahiptirler. Suda köpürürler. Sapon adı da buradan gelmektedir. Zira Sapon Latince sabun demektir. Öksürük ve balgama karşı kullanılırlar. YAZININ DEVAMINA GİT

Sponsorlu Bağlantılar:


Sümüksü Maddeler: Karbonhidratın çeşitli kimyevi ve moleküler kombinezonları sayesinde meydana gelirler. Yarı katı ve yapışkandırlar. İltihaplı organların üzerine yakı gibi kullanılabilirler.

Madeni Tuzlar: Şifalı bitkiler çok az miktarda madeni tuz ihtiva ederler. Buna karşılık sebzelerde bol miktarda madeni tuz bulunur.

Vitaminler: Hayati önem taşırlar. İnsanlar vitamini gıdalarla birlikte almalıdır. Sentetik vitamin diye bir şey yoktur. Vitamin hapları da kimyasal yöntemlerle vitaminlerin doğadaki kaynaklarından ayrıştırılması ile elde edilir. Vücudumuzun hayati ehemmiyet taşıyan fermentleri üretebilmesi için vitamine ihtiyacı vardır. Vitamin ihtiyacımızı şifalı bitkilerle karşılamamız da mümkün değildir. Kuşburnunda yüksek miktarda C vitamini bulunur. Havuç bol miktarda A vitamini ve C vitamini, buğday yağı ise yine çok miktarda E vitamini ihtiva eder. Vitaminler çok hassastır. Çok çabuk bozulurlar. Bu bakımdan vitamin ihtiyacımızı taze sebze, meyve, meyve suyu veya salata olarak karşılayalım. Pişirilen yiyeceklerdeki vitamin miktarı azalır.

Flavonoidler: Bu maddeler sarı renkli glikozid bileşimlerdir. Çiçeklere renk veren maddeler de bu flavonlardır. Kesin olarak bildiğimiz; flavonoidler kılcal damarları kuvvetlendirerek, kılcal damarların kırılmalarını ve kan sızdırmalarını önler.

İlgili aramalar: Şifalı bitkilerdeki aktif maddeler nelerdir? şifalı bitkilerin içinde neler bulunur? şifalı bitkiler ne içerir?

16 Haziran 2012 Cumartesi

Vitaminlerin Vücuttaki Görevleri Nelerdir?


Vitaminlerin Görevleri:

İnsan vücudu devamlı bir değişim halindedir. Birçok doku zamanla eskimekte, aşınmakta fakat devamlı olarak bu eskiyen parçalar yenilenmektedir. Bu tamir esnasında kısmen daha önce yıkılan malzeme kullanılmakta ise de, en büyük kısmı yeni aldığımız gıdalar teşkil etmektedir. Gıdalarımız arasında yağ nişastalı maddeler, tuzlar ve vitaminlerin eksik olmamasının nedeni budur.

Vitaminler vücudumuzda üretilmeyen olan maddelerdir. Bunları mutlaka "dışardan ithal etmek" zorundayız. Çok küçük miktarlarda ihtiyaç duymamıza rağmen bu mutlak bir ihtiyaçtır.

Vitaminlerin bir kısmı hayvani yağlarda bol miktarda bulunur. Bu yağda eriyen vitaminler ( A, D, E, F, K ) vitaminleridir. Diğer bir gurup vitamin, suda eriyen vitaminler taze meyve ve bitki ürünlerinde bulunur, (B, C, P, I, ) vitaminleri.

A vitamini eksikliği insan vücudunu iltihabi hastalıklara karşı zayıf bırakır. D vitamini eksikliği kemiklerin gelişmesini durdurur. C vitamini eksikliği kanamalı bir hastalık olan skorbüt hastalığını meydana getirir. B. grubu vitaminlerinden B 12 vitamini kemik iliği içerisinde kanın kırmızı küreciklerinin yapımını durdurur, ve kansızlık meydana gelir. Bazı mide hastalıklarında B 12 vitaminini etkili hale getiren bir maddenin eksikliği yüzünden bu anemi meydana gelir. Hayvan karaciğerlerinde B 12 vitamini depo edildiğinden ya bu organın özü ilaç olarak veya kendisi gıda arasında verilir.

17 Şubat 2012 Cuma

Bebeklerde ve Çocuklarda K Vitamini


K vitamini

Yeni doğan her bebeğe, doğumdan hemen sonra verilmesi gerekmektedir. Enjeksiyon yolu ile kullanım yaygındır. Bebeği anî kanamalardan korur.

Yeterli ve dengeli beslenen çocuklara 1 yaşından sonra vitamin vermeye gerek yoktur.

Yeterli beslendiğinden emin değilsek veya hastalıklar sırasında iştahının azaldığı dönemlerde multi-vitamin kullanılabilir.

Kalsiyum vermeli miyim?

Yeterli beslenen bir bebeğe fazladan verilmesine gerek yoktur. Doktor kemiklerle ilgili bir hastalık düşünüyorsa verebilir.