HAMİLELİKTE AKUT SİSTİT VE AKUT PYELONEFRİT
Gebelerde herhangi bir belirti vermeyen fakat idrar tahlilinde meydana gelen iltihap oranı %4* 7 dir. Erken süreçte tedavi görmemiş bu çeşit gebelerde, son trimesterde akut pyelonefrit (böbrek iltihabı) ve akut sistit (idrar torbası iltihabı) gelişim ihtimali daha fazladır. Akut pyelonefrit; renal abse, prematüre doğum, prenatal ölüm ve akut böbrek yetmezliğine yol açar. Akut sistit ve pyelonefritin tedavisi bu riskli durumları önler. Asemptomatik bakteriürili hastaların %60 ila 80' inde etken E.Coli'dir. E Coli, dışkıyla yakın ilişkisi olan bir mikroptur. Bilhassa dışkılama sonrası yapılmakta olan taharetlenmenin mutlaka ön taraftan arka tarafa doğru yapılması, dışkıdan idrar yollarına bu mikrobun bulaşmasını engeller.
Akut pyelonefritli hastalar mutlak suretle hastaneye yatırılıp sıvı tedavisi uygulanması gerekir. Antibakteriyel tedavi antibiyograma göre düzenlenir.
8 Haziran 2015 Pazartesi
6 Haziran 2015 Cumartesi
Servisit (Rahim Boynu İltihabı) Nedir?
Servisit (Rahim Boynu İltihabı) Nedir?
Servisit rahim boynundaki iltihaplanmadır. Lokal bir enfeksiyon nedeniyle, bilhassa doğum esnasında rahim boynunda bir berelenme olmuşsa, ortaya çıkmaktadır. Lakin rahim boynu iltihabı aynı anda vajina enfeksiyonlarının, cinsel ilişkiyle bulaşan pek çok hastalığın ve alt karın iltihabı hastalığının da belirtisidir.
Servisitin Belirtileri
Şeffaf grimsi ya da sarı vajina akıntısı;
Cinsel ilişki esnasında acı;
Sık ve acil olarak idrar yapma ihtiyacı; sancılı idrar yapma;
Cinsel organlarda yanma ya da kaşıntı;
Cinsel ilişkiden sonra kanama.
Servisitin Teşhisi
Alt karın muayenesi esnasında doktor rahim boynunu hafif olarak kazıyarak doku örneği alır; bu doku laboratuvarda incelenerek olayın sorumlusu olan organizmalar tanımlanır. Doktorunuz rahim boynu kanseri olasılığını elemek amacı ile PAP (Smear) Testi yaptırabilir. Gerekirse kolposkopi de yapılabilir.
Servisitin Tedavisi
Doktorunuz bu çeşit organizmalara karşı en tesirli ilaçlar olan antibiyotikleri vermektedir. Çok şiddetli vakalarda bazı zamanlar rahim boynu kriocerrahi yöntemiyle (çok düşük derecede soğuk uygulama) ya da elektrikle ısıtılan bir aletle koterize edilir (dağlanır).
İlgili aramalar: servisit nedir, servisitin belirtileri nelerdir, servisitin tedavisi nedir, rahim boynu iltihabı nedir
Servisit rahim boynundaki iltihaplanmadır. Lokal bir enfeksiyon nedeniyle, bilhassa doğum esnasında rahim boynunda bir berelenme olmuşsa, ortaya çıkmaktadır. Lakin rahim boynu iltihabı aynı anda vajina enfeksiyonlarının, cinsel ilişkiyle bulaşan pek çok hastalığın ve alt karın iltihabı hastalığının da belirtisidir.
Servisitin Belirtileri
Şeffaf grimsi ya da sarı vajina akıntısı;
Cinsel ilişki esnasında acı;
Sık ve acil olarak idrar yapma ihtiyacı; sancılı idrar yapma;
Cinsel organlarda yanma ya da kaşıntı;
Cinsel ilişkiden sonra kanama.
Servisitin Teşhisi
Alt karın muayenesi esnasında doktor rahim boynunu hafif olarak kazıyarak doku örneği alır; bu doku laboratuvarda incelenerek olayın sorumlusu olan organizmalar tanımlanır. Doktorunuz rahim boynu kanseri olasılığını elemek amacı ile PAP (Smear) Testi yaptırabilir. Gerekirse kolposkopi de yapılabilir.
Servisitin Tedavisi
Doktorunuz bu çeşit organizmalara karşı en tesirli ilaçlar olan antibiyotikleri vermektedir. Çok şiddetli vakalarda bazı zamanlar rahim boynu kriocerrahi yöntemiyle (çok düşük derecede soğuk uygulama) ya da elektrikle ısıtılan bir aletle koterize edilir (dağlanır).
İlgili aramalar: servisit nedir, servisitin belirtileri nelerdir, servisitin tedavisi nedir, rahim boynu iltihabı nedir
5 Haziran 2015 Cuma
Kordosentez Nedir?
KORDOSENTEZ NEDİR?
Kordosentez, ultrason denetimi altında özel bir iğne ile karın duvarından girilip göbek kordonundan bebeğe ait kanın alınmasıdır. Alınan 1 ila 4 ml. kandan bebeğin karyotiplemesinin yanında tam kan tahlili ve kan gazlarının ölçümü de yapılmaktadır.
KORDOSENTEZ NİÇİN UYGULANIR?
Kordosentez genel olarak gebeliğin 18. haftasından sonra uygulanmakta olan bir tanı metodudur. Daha çok olarak, ailenin geç başvurması, daha önce uygulanmakta olan prenatal tanı yöntemlerinin başarısız olması ya da şüphe duyulan sonuç elde edilmesi, ultrason muayenesinde anomali tespit edilmesi gibi bebeğin kromozom yapısının hızla belirlenmesi lazım olan hallerde ve genetik kan ve metabolizma hastalıklarının tanısında uygulanmaktadır. Gelişme geriliği olan bebeklerde kan gazlarının değerlendirilmesi, enfeksiyon hastalıklarının tanısı ve Rh uygunsuzluğu olan gebelikler başka uygulama sebepleridir.
KORDOSENTEZİN RİSKLERİ NELERDİR? Başka prenatal tanı yöntemlerine göre kordosentez daha ciddi komplikasyonlara yol açar. Anne yönünden en mühim problem kanama ve enfeksiyondur. Uygulamadan sonra bebekte ise kalp atımlarında yavaşlama, erken doğum,göbek kordonunda zedelenme gibi problemler görülebilmektedir. Alt yapı ve tecrübe komplikasyonların ortaya çıkma ihtimalini etkiler fakat genel olarak komplikasyonlardan kaynaklı bebeğin kaybı çok azdır.
İşlemden sonra 1 ila 2 gün aktivite kısıtlaması yeter. Rh uyuşmazlığı var ise işlemdan sonra anti* D uygulanması gerekir. Sonuçların alınması kalıtsal inceleme için ise 7* 10 gün içinde, eğer başka bir nedenden dolayı ise nedenine göre süre değişir.
İlgili aramalar: kordosentez nedir, kordosentez nasıl yapılır, kordosentez neden yapılır
Kordosentez, ultrason denetimi altında özel bir iğne ile karın duvarından girilip göbek kordonundan bebeğe ait kanın alınmasıdır. Alınan 1 ila 4 ml. kandan bebeğin karyotiplemesinin yanında tam kan tahlili ve kan gazlarının ölçümü de yapılmaktadır.
KORDOSENTEZ NİÇİN UYGULANIR?
Kordosentez genel olarak gebeliğin 18. haftasından sonra uygulanmakta olan bir tanı metodudur. Daha çok olarak, ailenin geç başvurması, daha önce uygulanmakta olan prenatal tanı yöntemlerinin başarısız olması ya da şüphe duyulan sonuç elde edilmesi, ultrason muayenesinde anomali tespit edilmesi gibi bebeğin kromozom yapısının hızla belirlenmesi lazım olan hallerde ve genetik kan ve metabolizma hastalıklarının tanısında uygulanmaktadır. Gelişme geriliği olan bebeklerde kan gazlarının değerlendirilmesi, enfeksiyon hastalıklarının tanısı ve Rh uygunsuzluğu olan gebelikler başka uygulama sebepleridir.
KORDOSENTEZİN RİSKLERİ NELERDİR? Başka prenatal tanı yöntemlerine göre kordosentez daha ciddi komplikasyonlara yol açar. Anne yönünden en mühim problem kanama ve enfeksiyondur. Uygulamadan sonra bebekte ise kalp atımlarında yavaşlama, erken doğum,göbek kordonunda zedelenme gibi problemler görülebilmektedir. Alt yapı ve tecrübe komplikasyonların ortaya çıkma ihtimalini etkiler fakat genel olarak komplikasyonlardan kaynaklı bebeğin kaybı çok azdır.
İşlemden sonra 1 ila 2 gün aktivite kısıtlaması yeter. Rh uyuşmazlığı var ise işlemdan sonra anti* D uygulanması gerekir. Sonuçların alınması kalıtsal inceleme için ise 7* 10 gün içinde, eğer başka bir nedenden dolayı ise nedenine göre süre değişir.
İlgili aramalar: kordosentez nedir, kordosentez nasıl yapılır, kordosentez neden yapılır
Lenfogranuloma Venereum (LGV) Nedir?
LENFOGRANULOMA VENEREUM (LGV)
C.trachomatis yapmaktadır. Erkeklerde kadınlara göre daha fazladır. Cinsel temas yoluyla alındıktan sonra 1 ila 4 haftalık kuluçka süresinden sonra iki farklı sendrom halinde ortaya çıkar;
İnguinal Sendrom
Hastalığın başlangıç sürecidir. Bu tabloya, erkeklerde baskın klinik form olmakla beraber, kadınların pek azında tanı koyulur. Ateş, baş ve adale ağrıları eşliğinde cinsel alanda ilk lezyon genelde vajinada ağrısız ülsere bir şişkinliktir ve tablo siliktir. Lakin burada sınırlanamayan etken, ilk lezyondan 1 ila 4 hafta sonra kasık lenf bezelerine yerleşerek genelde tek taraflı şişkinliğe yol açar. Lenf bezeleri ağrılıdır. Tedavi edilmezse spontan olarak geriler veya cilde açılırlar.
Genito-Anorektal Sendrom
Genelde ilk sürecin oldukça silik geçtiği kadınlarda ve eşcinsellerde sık görülmekte olan tablodur. Etken lenf kanallarıyla rektuma (kalın bağırsağın son kısmı) ulaşır ve anal kanama, iltihaplı akıntı görülmeye başlanır.
Her iki tabloda da hadiseler lenf kanallarında gelişmekte olduğu için lenfatik akış bozulur ve bacakta şişme ortaya çıkmaktadır.
Tedavi
Üç hafta süre ile uygun bir antibiyotik kullanılır.
C.trachomatis yapmaktadır. Erkeklerde kadınlara göre daha fazladır. Cinsel temas yoluyla alındıktan sonra 1 ila 4 haftalık kuluçka süresinden sonra iki farklı sendrom halinde ortaya çıkar;
İnguinal Sendrom
Hastalığın başlangıç sürecidir. Bu tabloya, erkeklerde baskın klinik form olmakla beraber, kadınların pek azında tanı koyulur. Ateş, baş ve adale ağrıları eşliğinde cinsel alanda ilk lezyon genelde vajinada ağrısız ülsere bir şişkinliktir ve tablo siliktir. Lakin burada sınırlanamayan etken, ilk lezyondan 1 ila 4 hafta sonra kasık lenf bezelerine yerleşerek genelde tek taraflı şişkinliğe yol açar. Lenf bezeleri ağrılıdır. Tedavi edilmezse spontan olarak geriler veya cilde açılırlar.
Genito-Anorektal Sendrom
Genelde ilk sürecin oldukça silik geçtiği kadınlarda ve eşcinsellerde sık görülmekte olan tablodur. Etken lenf kanallarıyla rektuma (kalın bağırsağın son kısmı) ulaşır ve anal kanama, iltihaplı akıntı görülmeye başlanır.
Her iki tabloda da hadiseler lenf kanallarında gelişmekte olduğu için lenfatik akış bozulur ve bacakta şişme ortaya çıkmaktadır.
Tedavi
Üç hafta süre ile uygun bir antibiyotik kullanılır.
4 Haziran 2015 Perşembe
Emzirme
Emzirme
Bebeklerin açlığı gibi bir durum mevzubahis olduğunda ambalajın hiç önemi bulunmaz. Memelerin yuvarlak olması gerekmez, meme başı da her şekilde olabilir küçük ve yassı, büyük ve sivri, hatta içe dönük. Meme ve meme ucunun her kombinasyonu süt üretme kabiliyetine sahiptir; nitelik ve niceliğin dış görünümle hiç bir ilgisi bulunmaz. Ne yazık ki, ne türden memelerin bebeği daha iyi doyuracağı yolundaki safsatalar sebebiyle fazlaca sayıda kadın gereksiz yere emzirmeye cesaret edemiyor.
Cinsel uyarılmayla dikleşmeyen içe dönük meme uçları için genel olarak doğumdan öce özel hazırlık gerekir. Birçok gebe mağazasında mevcut olan meme kabukları, içe dönük memeleri dışarı çekmek amacı ile yumuşak bir çekim uygular ve en iyi yol budur. Başlangıçta bunlar sabah ve akşam kısa süreler takılmalıdırlar; süre giderek bütün güne uzatılabilir. Günde birkaç kez uygulanmakta olan meme pompası da içedönük meme başlarını düzeltebilir; fakat kasılışları uyarıyorsa, veya erken doğum riskiniz yüksek ise pompa kullanmayınız.
Bazı uzmanlar emzirmeyi isteyen kadınların sekizinci aydan başlayıp günlük olarak meme ucundan azıcık bir miktar ağız (kolostrum) çekmelerini (her kadın bunu yapamaz) ve meme uçlarını sertleştirmek amacı ile işaret parmağıyla başparmak arasında yuvarlamalarını veya çekmelerini öneriyorlar. Bazıları ise emzirmenin meme ucu için çok doğal olduğunu, hazırlık gerektirmediğini söylüyor.
Bebeklerin açlığı gibi bir durum mevzubahis olduğunda ambalajın hiç önemi bulunmaz. Memelerin yuvarlak olması gerekmez, meme başı da her şekilde olabilir küçük ve yassı, büyük ve sivri, hatta içe dönük. Meme ve meme ucunun her kombinasyonu süt üretme kabiliyetine sahiptir; nitelik ve niceliğin dış görünümle hiç bir ilgisi bulunmaz. Ne yazık ki, ne türden memelerin bebeği daha iyi doyuracağı yolundaki safsatalar sebebiyle fazlaca sayıda kadın gereksiz yere emzirmeye cesaret edemiyor.
Cinsel uyarılmayla dikleşmeyen içe dönük meme uçları için genel olarak doğumdan öce özel hazırlık gerekir. Birçok gebe mağazasında mevcut olan meme kabukları, içe dönük memeleri dışarı çekmek amacı ile yumuşak bir çekim uygular ve en iyi yol budur. Başlangıçta bunlar sabah ve akşam kısa süreler takılmalıdırlar; süre giderek bütün güne uzatılabilir. Günde birkaç kez uygulanmakta olan meme pompası da içedönük meme başlarını düzeltebilir; fakat kasılışları uyarıyorsa, veya erken doğum riskiniz yüksek ise pompa kullanmayınız.
Bazı uzmanlar emzirmeyi isteyen kadınların sekizinci aydan başlayıp günlük olarak meme ucundan azıcık bir miktar ağız (kolostrum) çekmelerini (her kadın bunu yapamaz) ve meme uçlarını sertleştirmek amacı ile işaret parmağıyla başparmak arasında yuvarlamalarını veya çekmelerini öneriyorlar. Bazıları ise emzirmenin meme ucu için çok doğal olduğunu, hazırlık gerektirmediğini söylüyor.
Gebelikte Bacak Kırampları
Gebelikte Bacak Kırampları
Devamlı olarak yorduğunuz aklınız ve giderek büyümekte olan karnınız, bacak kıramplarınız hiç olmasa bile zaten uykunuzu bölmeye yetmektedir. Ne yazık ki, genel olarak gece gelen bu ağrılı spazmlar ikinci ve üçüncü üç ayındaki gebe kadınlarda çok sık ortaya çıkmaktadır. Neyse ki bunları önlemenin de hafifletmenin de yolları bulunur.
Bacak kıramplarının kanda fosfor fazlalığı ve kalsiyum noksanlığı neticesinde ortaya çıktığı düşünüldüğü için fosfor bulundurmayan bir kalsiyum desteği almak krampları hafifletebilir. Bu işe yaramıyorsa, sadece hekiminizin tavsiyesi ile süt ve eti azaltarak fosfor alımınızı azaltmak gerekebilmektedir. (Bu arada başka yerlerden gerekli kalsiyum ve proteini aldığınızdan emin olun.) Öbür sebepler arasında bitkinlik ve büyümekte olan rahmin belli sinirler üzerine baskı yapması da sayıldığı için, gün boyu destekli çorap giyinmek ve ayaklarınızı yukarı kaldırarak dinlenme ve çalışma saatlerinizi dönüşümlü olarak ayarlamak da bacak kramplarınızı ortadan kaldırabilir.
Baldırınıza kıramp girerse, bacağınızı gerin ve ayak bileği ve ayak parmaklarınızı yavaşça yukarıya doğru kaldırın. Bu kısa bir zamanda ağrıyı azaltacaktır. (Her gece yatma dan evvel bunu birkaç kez tekrarlamak krampları önleyebilmektedir.) Bazen soğuk bir yüzeye basmak da işe yarar. Bu teknikler den herhangi biriyle ağrı azalıyorsa, daha fazla rahatlamak amacıyla masaj ve lokal olarak sıcak uygulaması denenebilir. Lakin hiç bir teknik işe yaramıyorsa, baldırınıza masaj yapmak ya da ısı uygulamaktan kaçının. Ağrı devam ediyor ise hekiminizle temas kurun, çünkü küçük bir ihtimal olsa bile bir toplardamarda kan pıhtısı oluşmuş olabilir, bu da tıbbi teşebbüs gerektirir.
Devamlı olarak yorduğunuz aklınız ve giderek büyümekte olan karnınız, bacak kıramplarınız hiç olmasa bile zaten uykunuzu bölmeye yetmektedir. Ne yazık ki, genel olarak gece gelen bu ağrılı spazmlar ikinci ve üçüncü üç ayındaki gebe kadınlarda çok sık ortaya çıkmaktadır. Neyse ki bunları önlemenin de hafifletmenin de yolları bulunur.
Bacak kıramplarının kanda fosfor fazlalığı ve kalsiyum noksanlığı neticesinde ortaya çıktığı düşünüldüğü için fosfor bulundurmayan bir kalsiyum desteği almak krampları hafifletebilir. Bu işe yaramıyorsa, sadece hekiminizin tavsiyesi ile süt ve eti azaltarak fosfor alımınızı azaltmak gerekebilmektedir. (Bu arada başka yerlerden gerekli kalsiyum ve proteini aldığınızdan emin olun.) Öbür sebepler arasında bitkinlik ve büyümekte olan rahmin belli sinirler üzerine baskı yapması da sayıldığı için, gün boyu destekli çorap giyinmek ve ayaklarınızı yukarı kaldırarak dinlenme ve çalışma saatlerinizi dönüşümlü olarak ayarlamak da bacak kramplarınızı ortadan kaldırabilir.
Baldırınıza kıramp girerse, bacağınızı gerin ve ayak bileği ve ayak parmaklarınızı yavaşça yukarıya doğru kaldırın. Bu kısa bir zamanda ağrıyı azaltacaktır. (Her gece yatma dan evvel bunu birkaç kez tekrarlamak krampları önleyebilmektedir.) Bazen soğuk bir yüzeye basmak da işe yarar. Bu teknikler den herhangi biriyle ağrı azalıyorsa, daha fazla rahatlamak amacıyla masaj ve lokal olarak sıcak uygulaması denenebilir. Lakin hiç bir teknik işe yaramıyorsa, baldırınıza masaj yapmak ya da ısı uygulamaktan kaçının. Ağrı devam ediyor ise hekiminizle temas kurun, çünkü küçük bir ihtimal olsa bile bir toplardamarda kan pıhtısı oluşmuş olabilir, bu da tıbbi teşebbüs gerektirir.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)