aşırı kilo etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
aşırı kilo etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Ocak 2015 Perşembe

Neden Şişmanlarız?


Neden  Şişmanlarız?

Şişmanlama hususun­da çevresel faktörlerin rolü oldukça büyüktür­. Bun­dan dolayı kilo alımı­nın artışı­na ve kalori harcanması­nın azalışı­na neden  olan faktörleri tanımak, düzgün beslenme alışkanlıkları kazanmamıza destek olmakta­dır­­.

Normal kilomuzda kalmak amacıyla yakabildiğimiz kadar yememiz gerekiyor­­. Eğer yakabileceğimizden  daha fazlasını alırsak, aldığımız bu fazla kaloriler bedenimizde yağ olarak birikir ve aşırı kilo sorunu ortaya çıkmakta­dır­­.  Alınan karbonhidratlar vücut­ta yalnız­ca glikojen  olarak depolanır ki bunun miktarı 300* 500 gram kadar olur­. Vücudumuza sürekli ihtiyacımızdan fazla karbonhidrat alırsak bunlar yağa dönüşerek depolanır ve kilo almakta­yız­. Obezitenin giderek salgın hali­ni almasında, ba­sit yaşam biçimi sebebiy­le hareketliliğin azalması, fazla kalori alımı ve fast* food türü yemek alışkanlıkları­nın artma­sı mü­him rolü bulunur­.

Neler Kilo Almamıza Neden  Olmaktadır?

Yetişkin yaşlar­da kilo almaya ya da obeziteye neden  olan öncelikli etkenler durağanlık ve aşırı beslenmedir­­. Bun­dan başka yaşın ilerleyişiyle de kilo almaya başlarız­. Tiroid bezi yetmezliği (hipotiroid), insülin direnci, reaktif hipoglisemi denilen  kan şekeri düşüklüğü, böbreküstü bezi­nin aşırı kortizol üretmesi, yumurtalıklardaki kistler ve hormon deformiteleri (bozuklukları) da kilo almanın mü­him sebep­leridir­­. Evlenip daha son­ra düzenli yemek çağı­nın başlama­sı ya da sigarayı bırakınca iştahın artma­sı da kiloyu artıran olaylardır­­.  Az su içmek, aşırı alkol tüketimi, depresyon, bir­takım psikolojik sorunlar, emeklilik ve gece vardiyasın­da çalışmak gibi bir­takım sosyal ve psikolojik sebep­ler kilo alımın­da mü­him etkenlerdir­­.

Obeziteyi Tetikleyen  Çevresel Etkenler
* Büyük porsiyonlar­.
* Yağlı, kalorisi ­ yüksek gıdalar­.
* Glisemik indeksi yani kan şekeri­ni artırıcı etki­yi yüksek besin­lerin fazlalığı­.
* Kalsiyum düşüklüğü­.
* Gıdalara daha ba­sit ulaşabilme­.
* Ucuz ve kalitesiz besinler­.
* Kola, gazoz gibi asitli içecekler­.
* Şeker­.
* Fast-food türü dediğimiz, hamburger, tost, sosisli sandviç, döner, kebap gibi gıdalar­.
* Cips, bisküvi gibi gıdalar­.
* Seçenek çeşitliliği­.
* Stres, üzüntü, sıkıntı­.
* Ofis ortamın­da akşama kadar sandalyede koltukta oturmak­.
* Televizyon başın­da geçen  saatlerin artması­.
* Bilgisayar bağımlılığı­.
* Asansörler, yürüyen  merdivenler­, kısa mesafelere arabayla gitmek.
* Az uyuma­.

Yapılan incelemeler son 15 senedir yenen  yemekler­de porsiyonların çoğaldığını gösterdi­. Tabakta fazla gıda olunca fazla yenmektedir­­. Yıllar içinde alınan bu fazla kaloriler obeziteyi harekete geçirir­­. Glisemik indeksi yüksek besin­lerin yenmesinde son yıllar­da büyük art­ma bulunur­. Yurdumuz­da beyaz ekmek tüketimi, reçel, börek, çörek, pide yemek alışkanlığı fazladır­­.  Bilhassa beyaz ekmek kan şekeri­ni çabuk bozmakta ve insülin direnci­ni artırmaktadır­­. 

Kola, gazoz ve patates cipsi tüketilme­si de son yıllar­da art­ma göstermiştir­­. Bu gıdalar­da mevcut olan şeker, fruktoz gibi tatlandırıcılar kilo alınmasına büyük katkısı bulunur­. Aşırı kilolu insanların çoğun­da kolalı içeceklerin tüketimi­ni fazladır­­.  Az uyuyan ya da iyi uyumayan kişiler­de obezite sık görülmekte­dir­­.

Psikolojik Yeme Durumun­da Ne Yapmak Gerek?
* Yemek yedikten  hemen  sonra acıkma oluyor ise tatlı yemeyin, birazcık bekleyin­. Su için, müzik dinleyin, bir şeyler okuyun­.
* Etrafınızda kilo aldırıcı tatlı besinler tutmayın­.
* Her gün neyi, hangi ruh halinde yediğinizi not edin­. Yemeye yönlendiren  hadise­leri saptayın­.
* Eğer mutlak suretle yemek yemeniz gerekiyorsa meyve, tam buğday ekmeğiyle yapılmış tost, birkaç çiğ (kavrulmamış) badem ya da ceviz, kuru erik, salatalık, yoğurt, müsli yiyin­.
* Az ve sık yiyin­. Karbonhidratlar­dan uzak duru­nuz­. Üç ana öğün ve üç ara öğünde beslenin­.
* Dışarı çıkın, yürüyüş yapın­.

Stres ve Şişmanlık Arasındaki Sıkı İlişki
Stres, kilo almanın en  mü­him sebep­lerindendir­­. Hormonlar­da bozukluk yaparak kilo alınmasına sebep olmakta­dır­­.  Strese bağlı fazla atıştırmalar var ­ise şunları deneyebilirsiniz:
* Yürüyüş yapın, merdiven  inin ve çıkın­. Spor stresi azaltmaktadır­­.
* İyi uyuyun­. Uykusuzluk stresi ve atıştırmaları fazlalaştırır­­.
* Çay, kahve ve alkolden  uzak duru­nuz­. Dengeli beslenin­.
* Derin soluk alma egzersizleri deneyin­. Müzik dinleyin­.
* Evde ya da işyerinde sürekli kapalı yer­de kalmayın­. Dışarı çıkmaya çabalayın­. Bahçe var ­ise bahçe işleriyle uğraşın­.

Şişmanlığa Neden  Olan Yanlış Yeme Davranışları Nelerdir?

Kilo almada yanlış yemek alışkanlıkları­nın mü­him yeri bulunmakta­. Bunları şöyle sıralaya­biliriz: * Hızlı yemek yemek, büyük lokmalar halinde yemek, az çiğnemek ve sofrada çatalı* kaşığı elin­den  hiç bırakmamak­.
* Düzensiz ve fazla beslenmek­.
* Ziyafet ve davetlere sık katılmak, tatlı ve şeker ikramlarını reddetmemek­.
* Akşam yemeğin­den  sonra, yatıncaya dek bir şeyler yemeyi sürdürmek­.
* Öğün atlamak, öğün araların­da sürekli atıştırmak­.
* Televizyon seyrederken, kitap ya da gazete okurken  yemek­.
* Kederli ve sıkıntılı durumda teselliyi mutfakta aramak.
* Az su içmek­.
* Dışarı sürekli abur-cubur atıştırmak­.

25 Ocak 2013 Cuma

Erkeklerde Obezite (Aşırı Kilo Problemi)


ERKEKLERDE OBEZİTE

Obezite her ne kadar kadınlarda daha fazla görülsede aşırı kilo nedeniyle ölüm oranları erkeklerde daha fazla görülmektedir. Obezite ve kilo fazlalığı giderek artmakta ve toplum sağlığını olumsuz etkilemektedir. Obezite, tansiyon, şeker hastalığı, yüksek kolesterol ve bunlarla beraber kalp damar hastalıkları, kalp krizi gibi hastalıklara sebep oluyor.
erkekte obezite, aşırı şişmanlık

OBEZLİK NASIL BELİRLENİR?
Kişinin obez olup olmaması karın bölgesinde, iç organları saran yağlanmanın en kolay şekilde belirlenmesi bel çevresinin ölçülmesi ile mümkündür. Bu oran erkeklerde 102 cm. üzeri, kadınlarda ise 88 cm üzeri yüksek risk grubu oluşturmaktadır. Diğer bir ölçüm yolu ise bel – kalça çevresi oranının alınması ile bulunur. Bu oran 0,85 üzerine çıktıkça riskin arttığı gözlemlenmektedir. YAZININ DEVAMINA GİT

Sponsorlu Bağlantılar:


OBEZİTEDE KADIN İLE ERKEK ARASINDAKİ FARKLAR?
Genel olarak bakıldığında toplumda kilo fazlalığı ve obezite kadınlarda daha çok görülmektedir. Fakat obezitenin doğurduğu kronik hastalıklar ve bunun sonucu gelişen kalp-damar hastalıkları ve bunlara bağlı ölümlere bakıldığında erkeklerde risk oluşturmaktadır. Yağ dokusunun dağılımına baktığımızda; Erkekler kilo aldıklarında yağlanma göbek kısmında olmakta iken, kadınlarda bu oran daha çok kalça, kol ve bacaklarda olmaktadır. Bu farka neden olan şey ise Östrojen (kadınlık hormonu)’dur.


Östrojen eksikliği olarak da tanımlanabilen menopoz dönemiyle beraber, yağ dağılımındaki fark da ortadan kalkmaktadır. Bazı kadınlarda da göbek etrafında yağlanmanın olduğu gözlemlenmekle beraber kol ve bacakların da nispeten inceldiği görülmektedir. Aynı şekilde menopoz dönemindeki kadınlar ile aynı yaş grubuna dâhil erkekler arasında kalp-damar hastalıkları görülme sıklığı ve bunlara bağlı ölümlerin de eşitlendiği görülmektedir.

OBEZİTEYE KARŞI YAPILMASI GEREKENLER?
Elbette ki ilaç tedavisinden önce doğru beslenme sağlıklı bir yaşam tarzını erken yaş döneminde benimsemek gerekmektedir. Böylelikle erken yaşta hareket etmek, egzersiz yapmak önemsenmeli, televizyon başında, bilgisayar başında uzun zaman harcanmasından kaçınılmalıdır. Televizyon seyrederken yemek yemekten uzak durmalı. Beslenme konusunda temel prensipler arasında öğün atlanmaması ve yiyecek gruplarının bilinçli olarak her grupta sağlıklı olanlarının tercih edilmesi obezite riskini azaltıyor.

Kilo kontrolü için kişi kendini düzenli olarak tartması ve kendini kontrol etmesi önerilir ve çabuk zayıflama diyetlerinden uzak durulmalıdır.

30 Mayıs 2012 Çarşamba

Şeker Hastalığı ve Şişmanlık


Şeker hastalığı şişmanlarda neden daha fazla görülmektedir?

Aşırı kilolu insanlarda "diyabetes mellitus" adını verdiğimiz yetişkin tipi şeker hastalığı görülme riski, kilosu normal olan kişilere göre yaklaşık 4 kat daha çoktur. Tip 2 diyabet hastalarının %60-90'ı şişman olurlar. Normal şişmanlıkta olan kişilerde, kilosu normal olan kişilere göre şeker hastalığının görülme sıklığı 30-40 kat artmaktadır.

Şeker hastalığının şişmanlarda gelişimine sebep olan üç ana neden bulunur. Bunlar; kandaki insülin hormonunu düzeyinin yüksekliği ve etki gösterememesi, kandaki yağ oranının fazla oluşu ve yağ hücrelerinden şeker hastalığına neden olan bazı hormonların aşırı derecede salgılanmasıdır.

Bunın dışında şişmanlığın şiddeti arttıkça, şişmanlık kalış süresi uzadıkça ve hızlı bir şekilde kilo artışı durumunda şeker hastalığına yakalanma riski artmaktadır. Vücutta bulunan yağların midenin ve iç organların etrafında toplandığı erkek türü şişmanlı, şeker hastalığına yakalanma açısından daha büyük risk taşımaktadır. Bu tip şişmanlaığı olanlar şeker hastalığına diğer kişilere göre daha kolay yakalanmaktadırlar.

Şişmanlar şeker hastalığı gelişimininin önüne geçmek için ideal kilolarına ulaşıncaya dek zayıflamalı, sağlıklı ve düzenli beslenmeli, yani lif oranı bakımından zengin olan sebze ve meyveleri fazla yemeli, unlu ve şekerli besinleri az miktarlarda tüketmeli, sıvı yağ kullanmalı ve ayriyetten günde en az 30 dakika yürüyüş yaparak fazla kalorini atmalı ve vücut direncini artırmalıdır.

28 Mayıs 2012 Pazartesi

Hormon Bozukluğu Şişmanliğa Neden Olur Mu?


Hormonsal Bozukluklar Şişmanliğa Neden Mi?

Hormon bozukluklarının bazı durumlarda şişmanlama üzerinde büyük bir etkisi olur. Şişmanlık sorunu yaşayan bir kişide hormonsal yönden bir problem olup olmadığını mutlaka araştırmalıdır.

Şişmanlarda görülen vücuttaki önemli hormon değişiklikleri hangileridir?

Fazla kilo alımına neden olan hormonsal hastalıklara bakacak olursak en sık görülenler şunlardır; İnsülin hormonunun sık sık yüksek olması, kan şekerinde düşüklük, tiroid bezi yetmezliği ya da böbreküstü bezinin aşırı şekilde çalışması olarak sıralanabilir. Şişmanların vücutlarında bazı hormonların salınımı artmakta, bazılarıysa azalmaktadır. Şişman kişilerde büyüme hormonu düşük salgılanmaktadır ve bunun nedeni henüz bilinmiyor.

Şişman kişilerin vücudunda oluşan önemli hormon değişikliklerine bakacak olursak:

Yemek yedikten sonra pankreas bezi tarafından aşırı derecede insülin salgılanır, yemek yenmediği zamanlarda ise kanda bulunan insülin hormonu yüksektir ve etkisi azdır. Fazla kiloları atamamanın diğer bir nedeni yine kandaki insülin hormonunun yüksek düzeyde olması ve düzgün çalışmamasıdır. Buna "insülin direnci" adı verilmektedir. Kanda insülin hormonunun yüksek miktarda bulunması ve hücrelere kan şekerini sokamaması sebebiyle meydana gelen bu duruma "insülin direnci" denir. İnsülin direncinin yüksek olduğu kişilerde hipoglisemi (kan şekeri düşüklüğü) atakları görülür. Böyle bir durum kişiyi şekerli yiyecekler tüketmeye yönelttiğinden zayıflamak pek mümkün olmamaktadır. Bu konuda insülin direncini azaltan bazı ilaçların faydası olabilir. Fakat bu tür ilaçlar doktor reçetesi edilerek kullanılmalı, doktor bilgisi dışında bu tür ilaçların kesinlikle kullanılmaması gereklidir.

Kanda bulunan leptin hormonu seviyesi yüksek olmasına rağmen beyine geçip iştahı azaltamaz ve kilo artışına neden olur. Bu da şişmanlarda leptin hormonunun iyi çalışmağı anlamına gelir.

Erkeklik hormonu olarak bilinen ve erkeklerde bulunan testosteron hormonu azalmakta, kadınlarda ise tersi olarak testosteron düzeyi artmakta ve tüylenmeye neden olmaktadır.

Şişmanlarda böbreküstü bezi aşırı kortizol hormonu üretir fakat idrarla atıldığı için kandaki seviyesi yükselmemektedir.

Şişmanlığın Sağlığa Olumsuz Etkileri


Şişmanlığın Sağlığa Olumsuz Etkileri Nelerdir?

Şişmanlıktan kaynaklanan çok sayıda hastalık vardır. Şişmanlığın sağlığımız açısından olumsuz etkilerini sıralayacak olursak; Şeker hastalığı (diyabet), hipertansiyon (büyük tansiyonun 13, küçük tansiyonun ise 8,5'ten fazla oluşu), kalpte bulunan koroner damarlarda problemler, kanda bulunan trigliserit adı verilen yağın 150 mg/dl'den daha fazla olması, safrakesesi sorunları, meme, rahim ve kalınbağırsak kanserlerine yakalanma riskinde artış, diz ve kalça eklemlerinde kireçlenmeler, uykuda soluk alamama ve horlama, karaciğerde yağlanma, astım, felç, varis, solunum zorluğu, fazla kilolu kadınlarda gebelik boyunca bazı hastalıkların daha çok görülmesi, düzensiz adet görme, tüylenme, yapılacak ameliyatların daha riskli olması, psikolojik stres ve bunalım, idrar kaçırma ve idrarda protein atılımının fazla olmasıdır.

Aramalar: şişmanlığın zararları, şişmanlığın sağlık açısından olumsuzlukları, fazla kilonun zararları

Kilo Almanın Nedenleri Nelerdir?


Kilo Alma Nedenleri, Neden Kilo Alınır?

Şişmanlığın gittikçe salgın halini almasının nedeni; eskiye oranla daha az beden gücü tüketmemiz ve fast-food tarzı yanlış beslenme alışkanlıklarıdır. Teknoloji çağında olduğumuz için artık işlerin çoğunu bizim yerimize makineler yapmaktadır. Bu durumda aldığımız kaloriyi yakılamıyor ve vücudumuzda yağ olarak depolanıyor.

Yetişkinlerde kilo almaya veya şişmanlamaya sebep olan başlıca etkenler hareketsizlik ve aşırı beslenmedir. Kadınlar; gebelikte, emzirme ve menopoz dönemlerinde daha fazla kilo almaktadır. Tiroid bezi yetmezliği (hipotiroidi), böbreküstü bezinin aşırı miktarda "kortizol" üretmesi ve yumurtalıklarda görülen kistlerle karakterize olan "polikistik over hastalığı" gibi hormonsal bozukluklarda fazla kilo alımına neden olan önemli durumlardır. Evlilikten sonra kurulan yeni düzenli hayatla birlikte düzenli yemek yemeye başlanılması veya sigarayı bıraktıktan sonra yemeklerden alınan hazzın (iştahın) artması fazla kilo alımına neden olan durumlardandır. Alkolü fazla tüketmek, stres ve depresyon gibi bazı psikolojik ve sosyolojik sorunlar; emeklilik hayatı, uzun yol şoförlüğü gibi bazı meslekler ve gece vardiyası işlerinde çalışmak kilo almaya yatkınlaştırır.

Şişmanlığın Nedenleri

Şişmanlığın ortaya çıkışında genetik nedenler var mı?

Şişmanlığın aileden de kaynaklı olabileceği senelerdir bilinen bir gerçektir. Annesi ve babası şişman olan çocukların da şişman olma ihtimali daha fazladır. Şişmanlık için kalıtımın %35-60 düzeylerinde etkiliği olduğu günümüzde bilinmekte ve kabul edilmektedir. Babamızdan ve annemizden aldığımız genetik kodlarımızın yapısı kilo alımının önemli bir nedeni olur. Anne-babanın fazla kilolu olması ya da şeker hastası bir annenin çocuğu olarak doğmak da şişmanlık açısından risk teşkil eder. Anne ve babası aşırı kilolu olan çocukların %80'ında, anne ve babasından sadece biri aşırı kilolu ise bu çocukların %40'ında, anne-babası normal kiloda olanlarınsa %10'unda yetişkinlikte şişmanlama riski bulunur.

Bilim dünyasın yaptığı genetik çalışmalar, anne-babamızdan gelen bazı genetik bozuklukların, kilo almada önemli rol oynadığunı tespit etmiştir.

Vücudumuzun kilo alma gibi bir duruma geldiğinde kendini yeterince korumadığı, kilo vermeye karşı şiddetli direnç gösterdiği ve buna karşı mekanizmalar geliştirdiği görülmüştür. Vücudumuz kilo almaya karşı son derece cömert davranmaktadır diyebiliriz. Bu sebeple de kilo vermek kilo almaktan her zaman zor olmaktadır.

Aramalar: şişmanlamanın nedenleri nelerdir, insanlar neden kilo alırlar, fazla kilolar neden olur, şişmanlığa neden olan şeyler