Fazla kilolarımdan kalıcı olarak kurtulabilir miyim?
Fazla kilolarımızdan kurtulmak için sağlıklı ve dengeli bir diyet yapmalıyız. Çünkü kısa zamanda verilen kilo hızlı sonuç verebilir, ilk başta yüz güldürücü olabilir ancak aslında giden yağ değil su ve kastır. Bu kayıplarda dirençsiz kalmamızı ve hastalıkların ortaya çıkmasına sebep olur. Çok düşük kalorili diyetlerin; baş ağrısına, konsantrasyon bozukluğuna, sinirliliğe, yorgunluğa, bulantıya, kabızlığa, safra ve böbrek taşına, tansiyon düşüklüğüne, adet düzensizliklerine, cilt kurumasına, saç dökülmesine, metabolizma hızında azalma gibi zararlara neden olduğunu unutmamamız gerekir. Kalıcı olarak kilo vermek tabi ki mümkündür. Dengeli ve sağlıklı bir diyet uygulamanız , düzenli egzersiz ve yaşam tarzı değişiklikleri kalıcı kilo vermenin en önemli püf noktalarıdır. Kilosu çok olan kişiler için diyet yapmak zamanla zor gelebilir. Bu sebeple araştırın diyetinize değişlik katın ve motivasyonunuzu yüksek tutun. Diyet yaparken başarısız olmamak için kolay pes etmemelisiniz. Kilo vermek için ilaç kullanmak çok doğru olmayabilir. İlaç kullanacaksanız doktor kontrolünde yapmalısınız. Tabi ki genel sağlık durumunuzun iyi olması çok önemlidir. Obezite olan kişilerde genelde ilaç ek olarak verilir. Kendi isteğinize bağlı olarak zayıflatıcı ilaçlar kullanmayınız. Bir çok yan etkilere hatta ölüme neden olabilir.
fazla kilolar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
fazla kilolar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
25 Aralık 2015 Cuma
29 Kasım 2014 Cumartesi
Şişmanlık Hastalık Mıdır?
Şişmanlık Hastalık Mıdır?
Bu problemin cevabı basit bir dille evet. Eskiden zengin toplulukların sorunu olan şişmanlık artık gelişen toplumlarında sorun olarak önümüze çıkar. Ülkemizde de gerek çocukluk gerekse yetişkin süreci boyunca şişmanlık artık toplum sağlığını tehdit etmekte olan ve mutlak suretle tedbir alınması lazım olan bir rahatsızlıktır. Kullanılan ilaçlar, işgücü kaybı ve tedavi giderlerini de düşünecek olursanız hem kişisel hem de ülke ekonomisi için büyük bir olumsuz etkendir.
Yalnızca fiziksel değil, psikolojik olarak da bireyleri menfi şekilde etkilediği ve de tür 2 diyabet,kalp rahatsızlıkları,hipertansiyon,kan lipit tablosu bozukluklarına yol açtığı için toplum sağlığını tehdit etmekte olan mühim bir hastalık olarak tanımlayabiliriz.
Şişmanları zayıflatarak hangi sağlık risklerinden uzaklaşılabilir?
Genelde erişkinlerde görülmekte olan fakat son zamanlarda çocuklarda da artış eğilimi gösteren Tip 2 diyabet, hipertansiyon, yüksek kolesterol, kalp rahatsızlıkları ve de bunlardan kaynaklı bir şekilde felç veya böbrek bozukluklarına rastlanılabilir. Obezlik+insülin direnci veya diyabet+yüksek kolesterol+yüksek tansiyona Metabolik sendrom veya sendrom X demekteyiz. Zayıflamak suretiyle bütün bu sağlık risklerinden uzaklaşabilirler.
Bu problemin cevabı basit bir dille evet. Eskiden zengin toplulukların sorunu olan şişmanlık artık gelişen toplumlarında sorun olarak önümüze çıkar. Ülkemizde de gerek çocukluk gerekse yetişkin süreci boyunca şişmanlık artık toplum sağlığını tehdit etmekte olan ve mutlak suretle tedbir alınması lazım olan bir rahatsızlıktır. Kullanılan ilaçlar, işgücü kaybı ve tedavi giderlerini de düşünecek olursanız hem kişisel hem de ülke ekonomisi için büyük bir olumsuz etkendir.
Yalnızca fiziksel değil, psikolojik olarak da bireyleri menfi şekilde etkilediği ve de tür 2 diyabet,kalp rahatsızlıkları,hipertansiyon,kan lipit tablosu bozukluklarına yol açtığı için toplum sağlığını tehdit etmekte olan mühim bir hastalık olarak tanımlayabiliriz.
Şişmanları zayıflatarak hangi sağlık risklerinden uzaklaşılabilir?
Genelde erişkinlerde görülmekte olan fakat son zamanlarda çocuklarda da artış eğilimi gösteren Tip 2 diyabet, hipertansiyon, yüksek kolesterol, kalp rahatsızlıkları ve de bunlardan kaynaklı bir şekilde felç veya böbrek bozukluklarına rastlanılabilir. Obezlik+insülin direnci veya diyabet+yüksek kolesterol+yüksek tansiyona Metabolik sendrom veya sendrom X demekteyiz. Zayıflamak suretiyle bütün bu sağlık risklerinden uzaklaşabilirler.
25 Ocak 2013 Cuma
Erkeklerde Obezite (Aşırı Kilo Problemi)
ERKEKLERDE OBEZİTE
Obezite her ne kadar kadınlarda daha fazla görülsede aşırı kilo nedeniyle ölüm oranları erkeklerde daha fazla görülmektedir. Obezite ve kilo fazlalığı giderek artmakta ve toplum sağlığını olumsuz etkilemektedir. Obezite, tansiyon, şeker hastalığı, yüksek kolesterol ve bunlarla beraber kalp damar hastalıkları, kalp krizi gibi hastalıklara sebep oluyor.OBEZLİK NASIL BELİRLENİR?
Kişinin obez olup olmaması karın bölgesinde, iç organları saran yağlanmanın en kolay şekilde belirlenmesi bel çevresinin ölçülmesi ile mümkündür. Bu oran erkeklerde 102 cm. üzeri, kadınlarda ise 88 cm üzeri yüksek risk grubu oluşturmaktadır. Diğer bir ölçüm yolu ise bel – kalça çevresi oranının alınması ile bulunur. Bu oran 0,85 üzerine çıktıkça riskin arttığı gözlemlenmektedir. YAZININ DEVAMINA GİT
Sponsorlu Bağlantılar:
OBEZİTEDE KADIN İLE ERKEK ARASINDAKİ FARKLAR?
Genel olarak bakıldığında toplumda kilo fazlalığı ve obezite kadınlarda daha çok görülmektedir. Fakat obezitenin doğurduğu kronik hastalıklar ve bunun sonucu gelişen kalp-damar hastalıkları ve bunlara bağlı ölümlere bakıldığında erkeklerde risk oluşturmaktadır. Yağ dokusunun dağılımına baktığımızda; Erkekler kilo aldıklarında yağlanma göbek kısmında olmakta iken, kadınlarda bu oran daha çok kalça, kol ve bacaklarda olmaktadır. Bu farka neden olan şey ise Östrojen (kadınlık hormonu)’dur.
Östrojen eksikliği olarak da tanımlanabilen menopoz dönemiyle beraber, yağ dağılımındaki fark da ortadan kalkmaktadır. Bazı kadınlarda da göbek etrafında yağlanmanın olduğu gözlemlenmekle beraber kol ve bacakların da nispeten inceldiği görülmektedir. Aynı şekilde menopoz dönemindeki kadınlar ile aynı yaş grubuna dâhil erkekler arasında kalp-damar hastalıkları görülme sıklığı ve bunlara bağlı ölümlerin de eşitlendiği görülmektedir.
OBEZİTEYE KARŞI YAPILMASI GEREKENLER?
Elbette ki ilaç tedavisinden önce doğru beslenme sağlıklı bir yaşam tarzını erken yaş döneminde benimsemek gerekmektedir. Böylelikle erken yaşta hareket etmek, egzersiz yapmak önemsenmeli, televizyon başında, bilgisayar başında uzun zaman harcanmasından kaçınılmalıdır. Televizyon seyrederken yemek yemekten uzak durmalı. Beslenme konusunda temel prensipler arasında öğün atlanmaması ve yiyecek gruplarının bilinçli olarak her grupta sağlıklı olanlarının tercih edilmesi obezite riskini azaltıyor.
Kilo kontrolü için kişi kendini düzenli olarak tartması ve kendini kontrol etmesi önerilir ve çabuk zayıflama diyetlerinden uzak durulmalıdır.
30 Mayıs 2012 Çarşamba
Şeker Hastalığı ve Şişmanlık
Şeker hastalığı şişmanlarda neden daha fazla görülmektedir?
Aşırı kilolu insanlarda "diyabetes mellitus" adını verdiğimiz yetişkin tipi şeker hastalığı görülme riski, kilosu normal olan kişilere göre yaklaşık 4 kat daha çoktur. Tip 2 diyabet hastalarının %60-90'ı şişman olurlar. Normal şişmanlıkta olan kişilerde, kilosu normal olan kişilere göre şeker hastalığının görülme sıklığı 30-40 kat artmaktadır.
Şeker hastalığının şişmanlarda gelişimine sebep olan üç ana neden bulunur. Bunlar; kandaki insülin hormonunu düzeyinin yüksekliği ve etki gösterememesi, kandaki yağ oranının fazla oluşu ve yağ hücrelerinden şeker hastalığına neden olan bazı hormonların aşırı derecede salgılanmasıdır.
Bunın dışında şişmanlığın şiddeti arttıkça, şişmanlık kalış süresi uzadıkça ve hızlı bir şekilde kilo artışı durumunda şeker hastalığına yakalanma riski artmaktadır. Vücutta bulunan yağların midenin ve iç organların etrafında toplandığı erkek türü şişmanlı, şeker hastalığına yakalanma açısından daha büyük risk taşımaktadır. Bu tip şişmanlaığı olanlar şeker hastalığına diğer kişilere göre daha kolay yakalanmaktadırlar.
Şişmanlar şeker hastalığı gelişimininin önüne geçmek için ideal kilolarına ulaşıncaya dek zayıflamalı, sağlıklı ve düzenli beslenmeli, yani lif oranı bakımından zengin olan sebze ve meyveleri fazla yemeli, unlu ve şekerli besinleri az miktarlarda tüketmeli, sıvı yağ kullanmalı ve ayriyetten günde en az 30 dakika yürüyüş yaparak fazla kalorini atmalı ve vücut direncini artırmalıdır.
Aşırı kilolu insanlarda "diyabetes mellitus" adını verdiğimiz yetişkin tipi şeker hastalığı görülme riski, kilosu normal olan kişilere göre yaklaşık 4 kat daha çoktur. Tip 2 diyabet hastalarının %60-90'ı şişman olurlar. Normal şişmanlıkta olan kişilerde, kilosu normal olan kişilere göre şeker hastalığının görülme sıklığı 30-40 kat artmaktadır.
Şeker hastalığının şişmanlarda gelişimine sebep olan üç ana neden bulunur. Bunlar; kandaki insülin hormonunu düzeyinin yüksekliği ve etki gösterememesi, kandaki yağ oranının fazla oluşu ve yağ hücrelerinden şeker hastalığına neden olan bazı hormonların aşırı derecede salgılanmasıdır.
Bunın dışında şişmanlığın şiddeti arttıkça, şişmanlık kalış süresi uzadıkça ve hızlı bir şekilde kilo artışı durumunda şeker hastalığına yakalanma riski artmaktadır. Vücutta bulunan yağların midenin ve iç organların etrafında toplandığı erkek türü şişmanlı, şeker hastalığına yakalanma açısından daha büyük risk taşımaktadır. Bu tip şişmanlaığı olanlar şeker hastalığına diğer kişilere göre daha kolay yakalanmaktadırlar.
Şişmanlar şeker hastalığı gelişimininin önüne geçmek için ideal kilolarına ulaşıncaya dek zayıflamalı, sağlıklı ve düzenli beslenmeli, yani lif oranı bakımından zengin olan sebze ve meyveleri fazla yemeli, unlu ve şekerli besinleri az miktarlarda tüketmeli, sıvı yağ kullanmalı ve ayriyetten günde en az 30 dakika yürüyüş yaparak fazla kalorini atmalı ve vücut direncini artırmalıdır.
Sponsorlu Bağlantılar:
28 Mayıs 2012 Pazartesi
Hormon Bozukluğu Şişmanliğa Neden Olur Mu?
Hormonsal Bozukluklar Şişmanliğa Neden Mi?
Hormon bozukluklarının bazı durumlarda şişmanlama üzerinde büyük bir etkisi olur. Şişmanlık sorunu yaşayan bir kişide hormonsal yönden bir problem olup olmadığını mutlaka araştırmalıdır.
Şişmanlarda görülen vücuttaki önemli hormon değişiklikleri hangileridir?
Fazla kilo alımına neden olan hormonsal hastalıklara bakacak olursak en sık görülenler şunlardır; İnsülin hormonunun sık sık yüksek olması, kan şekerinde düşüklük, tiroid bezi yetmezliği ya da böbreküstü bezinin aşırı şekilde çalışması olarak sıralanabilir. Şişmanların vücutlarında bazı hormonların salınımı artmakta, bazılarıysa azalmaktadır. Şişman kişilerde büyüme hormonu düşük salgılanmaktadır ve bunun nedeni henüz bilinmiyor.
Şişman kişilerin vücudunda oluşan önemli hormon değişikliklerine bakacak olursak:
Yemek yedikten sonra pankreas bezi tarafından aşırı derecede insülin salgılanır, yemek yenmediği zamanlarda ise kanda bulunan insülin hormonu yüksektir ve etkisi azdır. Fazla kiloları atamamanın diğer bir nedeni yine kandaki insülin hormonunun yüksek düzeyde olması ve düzgün çalışmamasıdır. Buna "insülin direnci" adı verilmektedir. Kanda insülin hormonunun yüksek miktarda bulunması ve hücrelere kan şekerini sokamaması sebebiyle meydana gelen bu duruma "insülin direnci" denir. İnsülin direncinin yüksek olduğu kişilerde hipoglisemi (kan şekeri düşüklüğü) atakları görülür. Böyle bir durum kişiyi şekerli yiyecekler tüketmeye yönelttiğinden zayıflamak pek mümkün olmamaktadır. Bu konuda insülin direncini azaltan bazı ilaçların faydası olabilir. Fakat bu tür ilaçlar doktor reçetesi edilerek kullanılmalı, doktor bilgisi dışında bu tür ilaçların kesinlikle kullanılmaması gereklidir.
Kanda bulunan leptin hormonu seviyesi yüksek olmasına rağmen beyine geçip iştahı azaltamaz ve kilo artışına neden olur. Bu da şişmanlarda leptin hormonunun iyi çalışmağı anlamına gelir.
Erkeklik hormonu olarak bilinen ve erkeklerde bulunan testosteron hormonu azalmakta, kadınlarda ise tersi olarak testosteron düzeyi artmakta ve tüylenmeye neden olmaktadır.
Şişmanlarda böbreküstü bezi aşırı kortizol hormonu üretir fakat idrarla atıldığı için kandaki seviyesi yükselmemektedir.
Hormon bozukluklarının bazı durumlarda şişmanlama üzerinde büyük bir etkisi olur. Şişmanlık sorunu yaşayan bir kişide hormonsal yönden bir problem olup olmadığını mutlaka araştırmalıdır.
Şişmanlarda görülen vücuttaki önemli hormon değişiklikleri hangileridir?
Fazla kilo alımına neden olan hormonsal hastalıklara bakacak olursak en sık görülenler şunlardır; İnsülin hormonunun sık sık yüksek olması, kan şekerinde düşüklük, tiroid bezi yetmezliği ya da böbreküstü bezinin aşırı şekilde çalışması olarak sıralanabilir. Şişmanların vücutlarında bazı hormonların salınımı artmakta, bazılarıysa azalmaktadır. Şişman kişilerde büyüme hormonu düşük salgılanmaktadır ve bunun nedeni henüz bilinmiyor.
Şişman kişilerin vücudunda oluşan önemli hormon değişikliklerine bakacak olursak:
Yemek yedikten sonra pankreas bezi tarafından aşırı derecede insülin salgılanır, yemek yenmediği zamanlarda ise kanda bulunan insülin hormonu yüksektir ve etkisi azdır. Fazla kiloları atamamanın diğer bir nedeni yine kandaki insülin hormonunun yüksek düzeyde olması ve düzgün çalışmamasıdır. Buna "insülin direnci" adı verilmektedir. Kanda insülin hormonunun yüksek miktarda bulunması ve hücrelere kan şekerini sokamaması sebebiyle meydana gelen bu duruma "insülin direnci" denir. İnsülin direncinin yüksek olduğu kişilerde hipoglisemi (kan şekeri düşüklüğü) atakları görülür. Böyle bir durum kişiyi şekerli yiyecekler tüketmeye yönelttiğinden zayıflamak pek mümkün olmamaktadır. Bu konuda insülin direncini azaltan bazı ilaçların faydası olabilir. Fakat bu tür ilaçlar doktor reçetesi edilerek kullanılmalı, doktor bilgisi dışında bu tür ilaçların kesinlikle kullanılmaması gereklidir.
Kanda bulunan leptin hormonu seviyesi yüksek olmasına rağmen beyine geçip iştahı azaltamaz ve kilo artışına neden olur. Bu da şişmanlarda leptin hormonunun iyi çalışmağı anlamına gelir.
Erkeklik hormonu olarak bilinen ve erkeklerde bulunan testosteron hormonu azalmakta, kadınlarda ise tersi olarak testosteron düzeyi artmakta ve tüylenmeye neden olmaktadır.
Şişmanlarda böbreküstü bezi aşırı kortizol hormonu üretir fakat idrarla atıldığı için kandaki seviyesi yükselmemektedir.
Sponsorlu Bağlantılar:
Şişmanlığın Sağlığa Olumsuz Etkileri
Şişmanlığın Sağlığa Olumsuz Etkileri Nelerdir?
Şişmanlıktan kaynaklanan çok sayıda hastalık vardır. Şişmanlığın sağlığımız açısından olumsuz etkilerini sıralayacak olursak; Şeker hastalığı (diyabet), hipertansiyon (büyük tansiyonun 13, küçük tansiyonun ise 8,5'ten fazla oluşu), kalpte bulunan koroner damarlarda problemler, kanda bulunan trigliserit adı verilen yağın 150 mg/dl'den daha fazla olması, safrakesesi sorunları, meme, rahim ve kalınbağırsak kanserlerine yakalanma riskinde artış, diz ve kalça eklemlerinde kireçlenmeler, uykuda soluk alamama ve horlama, karaciğerde yağlanma, astım, felç, varis, solunum zorluğu, fazla kilolu kadınlarda gebelik boyunca bazı hastalıkların daha çok görülmesi, düzensiz adet görme, tüylenme, yapılacak ameliyatların daha riskli olması, psikolojik stres ve bunalım, idrar kaçırma ve idrarda protein atılımının fazla olmasıdır.
Aramalar: şişmanlığın zararları, şişmanlığın sağlık açısından olumsuzlukları, fazla kilonun zararları
Şişmanlıktan kaynaklanan çok sayıda hastalık vardır. Şişmanlığın sağlığımız açısından olumsuz etkilerini sıralayacak olursak; Şeker hastalığı (diyabet), hipertansiyon (büyük tansiyonun 13, küçük tansiyonun ise 8,5'ten fazla oluşu), kalpte bulunan koroner damarlarda problemler, kanda bulunan trigliserit adı verilen yağın 150 mg/dl'den daha fazla olması, safrakesesi sorunları, meme, rahim ve kalınbağırsak kanserlerine yakalanma riskinde artış, diz ve kalça eklemlerinde kireçlenmeler, uykuda soluk alamama ve horlama, karaciğerde yağlanma, astım, felç, varis, solunum zorluğu, fazla kilolu kadınlarda gebelik boyunca bazı hastalıkların daha çok görülmesi, düzensiz adet görme, tüylenme, yapılacak ameliyatların daha riskli olması, psikolojik stres ve bunalım, idrar kaçırma ve idrarda protein atılımının fazla olmasıdır.
Aramalar: şişmanlığın zararları, şişmanlığın sağlık açısından olumsuzlukları, fazla kilonun zararları
Sponsorlu Bağlantılar:
Kilo Almanın Nedenleri Nelerdir?
Kilo Alma Nedenleri, Neden Kilo Alınır?
Şişmanlığın gittikçe salgın halini almasının nedeni; eskiye oranla daha az beden gücü tüketmemiz ve fast-food tarzı yanlış beslenme alışkanlıklarıdır. Teknoloji çağında olduğumuz için artık işlerin çoğunu bizim yerimize makineler yapmaktadır. Bu durumda aldığımız kaloriyi yakılamıyor ve vücudumuzda yağ olarak depolanıyor.
Yetişkinlerde kilo almaya veya şişmanlamaya sebep olan başlıca etkenler hareketsizlik ve aşırı beslenmedir. Kadınlar; gebelikte, emzirme ve menopoz dönemlerinde daha fazla kilo almaktadır. Tiroid bezi yetmezliği (hipotiroidi), böbreküstü bezinin aşırı miktarda "kortizol" üretmesi ve yumurtalıklarda görülen kistlerle karakterize olan "polikistik over hastalığı" gibi hormonsal bozukluklarda fazla kilo alımına neden olan önemli durumlardır. Evlilikten sonra kurulan yeni düzenli hayatla birlikte düzenli yemek yemeye başlanılması veya sigarayı bıraktıktan sonra yemeklerden alınan hazzın (iştahın) artması fazla kilo alımına neden olan durumlardandır. Alkolü fazla tüketmek, stres ve depresyon gibi bazı psikolojik ve sosyolojik sorunlar; emeklilik hayatı, uzun yol şoförlüğü gibi bazı meslekler ve gece vardiyası işlerinde çalışmak kilo almaya yatkınlaştırır.
Şişmanlığın Nedenleri
Şişmanlığın ortaya çıkışında genetik nedenler var mı?
Şişmanlığın aileden de kaynaklı olabileceği senelerdir bilinen bir gerçektir. Annesi ve babası şişman olan çocukların da şişman olma ihtimali daha fazladır. Şişmanlık için kalıtımın %35-60 düzeylerinde etkiliği olduğu günümüzde bilinmekte ve kabul edilmektedir. Babamızdan ve annemizden aldığımız genetik kodlarımızın yapısı kilo alımının önemli bir nedeni olur. Anne-babanın fazla kilolu olması ya da şeker hastası bir annenin çocuğu olarak doğmak da şişmanlık açısından risk teşkil eder. Anne ve babası aşırı kilolu olan çocukların %80'ında, anne ve babasından sadece biri aşırı kilolu ise bu çocukların %40'ında, anne-babası normal kiloda olanlarınsa %10'unda yetişkinlikte şişmanlama riski bulunur.
Bilim dünyasın yaptığı genetik çalışmalar, anne-babamızdan gelen bazı genetik bozuklukların, kilo almada önemli rol oynadığunı tespit etmiştir.
Vücudumuzun kilo alma gibi bir duruma geldiğinde kendini yeterince korumadığı, kilo vermeye karşı şiddetli direnç gösterdiği ve buna karşı mekanizmalar geliştirdiği görülmüştür. Vücudumuz kilo almaya karşı son derece cömert davranmaktadır diyebiliriz. Bu sebeple de kilo vermek kilo almaktan her zaman zor olmaktadır.
Aramalar: şişmanlamanın nedenleri nelerdir, insanlar neden kilo alırlar, fazla kilolar neden olur, şişmanlığa neden olan şeyler
Şişmanlığın gittikçe salgın halini almasının nedeni; eskiye oranla daha az beden gücü tüketmemiz ve fast-food tarzı yanlış beslenme alışkanlıklarıdır. Teknoloji çağında olduğumuz için artık işlerin çoğunu bizim yerimize makineler yapmaktadır. Bu durumda aldığımız kaloriyi yakılamıyor ve vücudumuzda yağ olarak depolanıyor.
Yetişkinlerde kilo almaya veya şişmanlamaya sebep olan başlıca etkenler hareketsizlik ve aşırı beslenmedir. Kadınlar; gebelikte, emzirme ve menopoz dönemlerinde daha fazla kilo almaktadır. Tiroid bezi yetmezliği (hipotiroidi), böbreküstü bezinin aşırı miktarda "kortizol" üretmesi ve yumurtalıklarda görülen kistlerle karakterize olan "polikistik over hastalığı" gibi hormonsal bozukluklarda fazla kilo alımına neden olan önemli durumlardır. Evlilikten sonra kurulan yeni düzenli hayatla birlikte düzenli yemek yemeye başlanılması veya sigarayı bıraktıktan sonra yemeklerden alınan hazzın (iştahın) artması fazla kilo alımına neden olan durumlardandır. Alkolü fazla tüketmek, stres ve depresyon gibi bazı psikolojik ve sosyolojik sorunlar; emeklilik hayatı, uzun yol şoförlüğü gibi bazı meslekler ve gece vardiyası işlerinde çalışmak kilo almaya yatkınlaştırır.
Şişmanlığın Nedenleri
Şişmanlığın ortaya çıkışında genetik nedenler var mı?
Şişmanlığın aileden de kaynaklı olabileceği senelerdir bilinen bir gerçektir. Annesi ve babası şişman olan çocukların da şişman olma ihtimali daha fazladır. Şişmanlık için kalıtımın %35-60 düzeylerinde etkiliği olduğu günümüzde bilinmekte ve kabul edilmektedir. Babamızdan ve annemizden aldığımız genetik kodlarımızın yapısı kilo alımının önemli bir nedeni olur. Anne-babanın fazla kilolu olması ya da şeker hastası bir annenin çocuğu olarak doğmak da şişmanlık açısından risk teşkil eder. Anne ve babası aşırı kilolu olan çocukların %80'ında, anne ve babasından sadece biri aşırı kilolu ise bu çocukların %40'ında, anne-babası normal kiloda olanlarınsa %10'unda yetişkinlikte şişmanlama riski bulunur.
Bilim dünyasın yaptığı genetik çalışmalar, anne-babamızdan gelen bazı genetik bozuklukların, kilo almada önemli rol oynadığunı tespit etmiştir.
Vücudumuzun kilo alma gibi bir duruma geldiğinde kendini yeterince korumadığı, kilo vermeye karşı şiddetli direnç gösterdiği ve buna karşı mekanizmalar geliştirdiği görülmüştür. Vücudumuz kilo almaya karşı son derece cömert davranmaktadır diyebiliriz. Bu sebeple de kilo vermek kilo almaktan her zaman zor olmaktadır.
Aramalar: şişmanlamanın nedenleri nelerdir, insanlar neden kilo alırlar, fazla kilolar neden olur, şişmanlığa neden olan şeyler
Sponsorlu Bağlantılar:
Etiketler:
aşırı kilo,
fazla kilolar,
kilo almak,
neden kilo alırız,
obezite,
şişmanlık
22 Mayıs 2012 Salı
Fazla Kilonun Zararları Nelerdir?
Fazla Kilolar:
Kıştan yaza doğru geçiyoruz ve kışlık giysiler atılıp mayolar, şortlar giyildiğinde ortaya çoğunlukla "fazla kilolar" diye bir sorun gelir. Eğer kış aylarında normal kilonuzun üzerine birkaç kilo eklemişseniz, yaz başında, daha mayonuzu giymeden bu iki-üç kiloyu atmanız pek zor değildir. Bu sorun yaratacak dertli bir şişmanlık değildir çünkü... Fazla kilolardır. Fazlalık iki-üç kiloyu geçmedikçe de bunu atmak oldukça kolaydır. Ama fazla kilolarınız, olması gerekenin çok üstündeyse siz şişmansınız demektir. Şişmanlık ise hiç iyi bir şey değildir. Hem sağlık açısından, hem de görünüş bakımından hiç değil. Günümüz tıbbı şişmanlığı bir hastalık olarak kabul ediyor.
Hiç gerekli olmayan fazla kilolar vücut için taşınması külfetli bir yükten başka bir şey değildir. Fazla kiloları taşıma külfeti, vücudun birçok sistemini yorar, birtakım hastalıklara davetiye çıkarır. Bu hastalıkların başında da şeker hastalığı gelmektedir. Hepinizin bildiği gibi şeker, genellikle şişmanlarda görülen bir hastalıktır. Şişmanlıktan kaynaklanan öteki hastalıklar arasında kalp hastalıklarını, damar sertliğini, karaciğer ve safra kesesi bozukluklarını, tansiyon yüksekliğini, ayaklarda varisi öncelikle sayabiliriz.
Kıştan yaza doğru geçiyoruz ve kışlık giysiler atılıp mayolar, şortlar giyildiğinde ortaya çoğunlukla "fazla kilolar" diye bir sorun gelir. Eğer kış aylarında normal kilonuzun üzerine birkaç kilo eklemişseniz, yaz başında, daha mayonuzu giymeden bu iki-üç kiloyu atmanız pek zor değildir. Bu sorun yaratacak dertli bir şişmanlık değildir çünkü... Fazla kilolardır. Fazlalık iki-üç kiloyu geçmedikçe de bunu atmak oldukça kolaydır. Ama fazla kilolarınız, olması gerekenin çok üstündeyse siz şişmansınız demektir. Şişmanlık ise hiç iyi bir şey değildir. Hem sağlık açısından, hem de görünüş bakımından hiç değil. Günümüz tıbbı şişmanlığı bir hastalık olarak kabul ediyor.
Hiç gerekli olmayan fazla kilolar vücut için taşınması külfetli bir yükten başka bir şey değildir. Fazla kiloları taşıma külfeti, vücudun birçok sistemini yorar, birtakım hastalıklara davetiye çıkarır. Bu hastalıkların başında da şeker hastalığı gelmektedir. Hepinizin bildiği gibi şeker, genellikle şişmanlarda görülen bir hastalıktır. Şişmanlıktan kaynaklanan öteki hastalıklar arasında kalp hastalıklarını, damar sertliğini, karaciğer ve safra kesesi bozukluklarını, tansiyon yüksekliğini, ayaklarda varisi öncelikle sayabiliriz.
Sponsorlu Bağlantılar:
Etiketler:
fazla kilolar,
göbekli olmak,
şişman olmak,
şişmanlık,
tombul olmak,
zayıflama
11 Kasım 2011 Cuma
Hamilelikte Fazla Kilolar Sorun Olur mu?
Hamilelikte 18 kilonun üzerinde kilo alınıyorsa bu 9 aylık süreçte son derece zararlıdır. Çünkü hamileliğin başlangıcında olmasa da ortalarında ve ileri dönemlerinde diyabet, hipertansiyon ve preeklampsi riski ve vücutta çok ödem olması gibi sorunlar ortaya çıkar. Bu da bebeğin doğumdan sonra ileri yaşlarında diyabet olma riskini arttırır. Gebelikte hipertansiyon erken doğuma, ani bebek ölümüne neden olabilir. Çok ödem oluşması da annenin gebeliği rahat geçirmesini engeller. Eğer hamilelikte ani bir kilo artışı varsa hemen beslenme programımızı gözden geçirip tekrar bir beslenme planı yapmamız gerekir. Hamileliğin her ay olan rutin kontrollerinde doktorlar yeme içmenin programlı olup olmadığına bakarlar ve buna göre de bir beslenme uzmanına sizi yönlendirirler. Eğer düşük riski yoksa hamilelikte egzersize de önem vermeli ve hareketli, dinamik bir hamilelik geçirmeliyiz.
Aramalar: hamilelikte aşırı kilonun zararı var mı? hamilelikte fazla kilolar ne tür sorunlara yol açar? gebelikte fazla kiloların sakıncaları nelerdir?
Aramalar: hamilelikte aşırı kilonun zararı var mı? hamilelikte fazla kilolar ne tür sorunlara yol açar? gebelikte fazla kiloların sakıncaları nelerdir?
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
