Böbrek Nakli Kimlere Yapılır?
Böbrek nakli ihtiyacı olan herkese imkan oldukça yapılmaya çalışılır. Fakat yeterli bağışçı olmadığından böbrek nakli belirli kriterlerin olduğu bir sıra dahilinde yapılır. Örnek verecek olursak sırası geldi diye 65 yaşındaki bir insanın böbreğini 16 yaşında olan bir çocuğa takmak istemeyiz, genelde. Çünkü organın yaşı ömrünü tayin eder. İnsanın nasıl bir ömrü varsa organlarında ömrü vardır. Böbrekte yaşlandığında onun ömrü kısalır. Bu sebeple genç birine genç bir organ takmak daha yerinde bir uygulama olur. Ama bütün tıbbi değerler eşit çıkarsa o zaman hastanın üretime katkısına bakarız. Bu subjektif bir kriterdir Aslında, ama topluma katkısını da dikkate almamız gerekir. Ekip olarak bu analizi de bir konseyle yapar ve en doğru hastayı tayin ederiz. Bugüne kadar 450 kadavradan organ nakli yaptık ve hiç bir nakilden sonra niye ona taktın da bana takmadın diyen bir kişi bile olmamıştır.
Böbrek Nakli İçin Uygun Hasta Nasıl Belirlenir?
Son muayene de çok önemli. Misal; en iyi verilere sahip olabilirsiniz ama o sırada gripsinizdir ya da dişinizde iltihap vardır. O zaman sizi seçemeyiz. O yüzden uygun adayın belirlenmesinde herkes eşittir. Bu sistemde kimin kaç puan aldığına ilişkin de bir tutanak tutarız ve altına imzamızı atarız. Bundan sonra gönül rahatlığı ile o organı o kişiye naklederiz. Başarılı oluruz ya da olmayız. O ayrı mesele ama uygun olan yapılmıştır. Bunun esasında de başta demiş olduğum felsefe vardır; O böbrek ya da karaciğer topluma verilmiş en kıymetli hediyedir.
böbrek nakli etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
böbrek nakli etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
30 Eylül 2014 Salı
Böbrek Naklinde Doku Uyumu
Böbrek Naklinde Doku Uyumu
Organ nakli ameliyatlarında doku uyumuna sadece böbrek naklinde bakılır. Yani ne karaciğer, ne pankreas, ne ince bağırsak ne de kalp naklinde doku uyumuna bakılmıyor. Böbrekte de doku uyumu birazdan ayrıntılı anlatacağım. Peki nedir bu doku uyumu?
Doku uyumu benzetmek gerekirse kan grubu gibidir. Dokuların üçünü anneden, üçünüde babadan almaktayız. Yani genel olarak doku uyumumuz annemizle %50, babamızla %50'dir. Kardeşlere baktığımızda bu oran daha yüksek olabilir ha tta bazı zamanlarda iki kardeş arasında bulunan doku uyumu %100 yani altıda altı olabilir.
Böbrek nakli için gerekli olan doku uyumu oranı nedir?
Ülkemizde biz bu işe başlayana dek söylenen altıda üçün altında nakil yapılamayacağıydı.
Evet, diyalize girerken hep bunu konuşurduk arkadaşlarla. doktorlarla sorduğumuzda ise çok tavsiye etmediklerini ama denenebileceğini söylerlerdi. Biz de acaba mı diye kara kara düşünür dururdul. Doku uyumsuz böbrek naklinde neden böyle bir tedirginlik vardı?
Bu konuda bir çalışma var, Alman Heiderberg Üniversitesinin yaptığı geniş bir çalışma bu. Buna göre doku uyumu böbrek naklinde çok ama çok önemlidir ve uyum azaldıkça yani altıdan beşe, altıda beşten dörde, dörtten üçe, indikçe beş sene sonunda böbreğin çalışmasında yüzde 40'lık bir fark olur.
Organ nakli ameliyatlarında doku uyumuna sadece böbrek naklinde bakılır. Yani ne karaciğer, ne pankreas, ne ince bağırsak ne de kalp naklinde doku uyumuna bakılmıyor. Böbrekte de doku uyumu birazdan ayrıntılı anlatacağım. Peki nedir bu doku uyumu?
Doku uyumu benzetmek gerekirse kan grubu gibidir. Dokuların üçünü anneden, üçünüde babadan almaktayız. Yani genel olarak doku uyumumuz annemizle %50, babamızla %50'dir. Kardeşlere baktığımızda bu oran daha yüksek olabilir ha tta bazı zamanlarda iki kardeş arasında bulunan doku uyumu %100 yani altıda altı olabilir.
Böbrek nakli için gerekli olan doku uyumu oranı nedir?
Ülkemizde biz bu işe başlayana dek söylenen altıda üçün altında nakil yapılamayacağıydı.
Evet, diyalize girerken hep bunu konuşurduk arkadaşlarla. doktorlarla sorduğumuzda ise çok tavsiye etmediklerini ama denenebileceğini söylerlerdi. Biz de acaba mı diye kara kara düşünür dururdul. Doku uyumsuz böbrek naklinde neden böyle bir tedirginlik vardı?
Bu konuda bir çalışma var, Alman Heiderberg Üniversitesinin yaptığı geniş bir çalışma bu. Buna göre doku uyumu böbrek naklinde çok ama çok önemlidir ve uyum azaldıkça yani altıdan beşe, altıda beşten dörde, dörtten üçe, indikçe beş sene sonunda böbreğin çalışmasında yüzde 40'lık bir fark olur.
Böbrek Nakli Ne Kadar Sürer?
Böbrek Nakli Ameliyatı Ne kadar Sürer?
Hastanın ve takılacak olan böbreğin damar yapısında daha önce geçirmiş olduğu cerrahi operasyonlarda bir sorun yok ise ya da hasta çok tombul değilse biz bugün bir böbrek nakledilmesi ameliyatını yaklaşık 1,5 saatte bitirmekteyiz.
Böbrek nakli operasyonları ilk yapılmaya başlandığında ortalama 6-8 saat sürmekteydi. Tabiki bunları derslerde okuduk. Örnek verecek olursam ben hiç 6-8 saatlik bir ameliyata girmedim. ABD'de organ nakledilmesi uzmanlığı yaparken ise bu ameliyatlar ortalama 3,5 saat sürmekteydi. Tabi ki bu da hastanın durumuna bağlıdır. Yani hastada ek bir patoloji yok ise genelde süre bu kadar olurdu.
Böbrek Nakli Ameliyatı Zor Mu?
Bu soruyu bu şekilde değil de, böbrek nakli ameliyatı cerrah için zor bir ameliyat mıdır? diye soracak olursanız, cerraha göre değişir derdim. Bu ameliyatı 10 kere yapmışsan zor gelebilir, 50 kere yapmışsan da zor gelebilir ama bin beşyüz kere yapmışsan zor bir ameliyat olmaktan çıkacaktır.
Bir cerrahın böbrek nakli ameliyatında uzmanlaşması için 50 az bir sayı mıdır?
Az bir sayıdır tabiki. Şöyle söyleyeyim, 50 Amerika'da transplant cerrahisi diploması alınması için yapılması lazım olan nakil sayısıdır. Onun üzerine birde deneyim koymak gerekir ki bu konu hakkında uzman cerrah için deneyim çok ama çok önemlidir. O yüzden cerrah için ne kadar deneyimli olursanız olun, çok zor böbrek nakilleriyle de karşılaşabilirsiniz.
Böbrek Nakli Ameliyatı Neden Zordur?
Hem vericinin yani taktığınız böbreğin, hem de alıcının damar yolundaki anomaliler, atardamarlarındaki yoğun kireçlenmeler ameliyatı zorlaştırabilir. Ha tta çok zorlaştırabilir. Mesela, 50 yaşındaki bir hastanın atardamarı bütünüyle kireçlenmişti bundan ötürü bunu önce suni damarla değiştirmek ve böbreği bu suni damara bağlamak zorunda kaldığım bir vaka vardı. Bir diğerinde ise ana atardamarın içi kireçlenme nedeniyle ikiye bölünmüştü, bizde sağlam olan damarın, bulmuş olduğumuz duvarına böbreğin atardamarını bağlamıştık. Aynı şekilde bir başka hastamıza takacağımız böbreğin tam dört ayrı damarı bulunmaktaydı, bunun üzerine her birini tek tek damara dikmek zorunda kalmıştık. Yani kolay gibi görünen böbrek nakledilmesi ameliyatı kimi zaman çok zor da olabilir ama bu gerçekleştirilemeyeceği manasına gelmez. Sınırları her zaman zorlamakta hasta adına fayda vardır, bunu hiç bir zaman unutmamamız gerekir.
Hastanın ve takılacak olan böbreğin damar yapısında daha önce geçirmiş olduğu cerrahi operasyonlarda bir sorun yok ise ya da hasta çok tombul değilse biz bugün bir böbrek nakledilmesi ameliyatını yaklaşık 1,5 saatte bitirmekteyiz.
Böbrek nakli operasyonları ilk yapılmaya başlandığında ortalama 6-8 saat sürmekteydi. Tabiki bunları derslerde okuduk. Örnek verecek olursam ben hiç 6-8 saatlik bir ameliyata girmedim. ABD'de organ nakledilmesi uzmanlığı yaparken ise bu ameliyatlar ortalama 3,5 saat sürmekteydi. Tabi ki bu da hastanın durumuna bağlıdır. Yani hastada ek bir patoloji yok ise genelde süre bu kadar olurdu.
Böbrek Nakli Ameliyatı Zor Mu?
Bu soruyu bu şekilde değil de, böbrek nakli ameliyatı cerrah için zor bir ameliyat mıdır? diye soracak olursanız, cerraha göre değişir derdim. Bu ameliyatı 10 kere yapmışsan zor gelebilir, 50 kere yapmışsan da zor gelebilir ama bin beşyüz kere yapmışsan zor bir ameliyat olmaktan çıkacaktır.
Bir cerrahın böbrek nakli ameliyatında uzmanlaşması için 50 az bir sayı mıdır?
Az bir sayıdır tabiki. Şöyle söyleyeyim, 50 Amerika'da transplant cerrahisi diploması alınması için yapılması lazım olan nakil sayısıdır. Onun üzerine birde deneyim koymak gerekir ki bu konu hakkında uzman cerrah için deneyim çok ama çok önemlidir. O yüzden cerrah için ne kadar deneyimli olursanız olun, çok zor böbrek nakilleriyle de karşılaşabilirsiniz.
Böbrek Nakli Ameliyatı Neden Zordur?
Hem vericinin yani taktığınız böbreğin, hem de alıcının damar yolundaki anomaliler, atardamarlarındaki yoğun kireçlenmeler ameliyatı zorlaştırabilir. Ha tta çok zorlaştırabilir. Mesela, 50 yaşındaki bir hastanın atardamarı bütünüyle kireçlenmişti bundan ötürü bunu önce suni damarla değiştirmek ve böbreği bu suni damara bağlamak zorunda kaldığım bir vaka vardı. Bir diğerinde ise ana atardamarın içi kireçlenme nedeniyle ikiye bölünmüştü, bizde sağlam olan damarın, bulmuş olduğumuz duvarına böbreğin atardamarını bağlamıştık. Aynı şekilde bir başka hastamıza takacağımız böbreğin tam dört ayrı damarı bulunmaktaydı, bunun üzerine her birini tek tek damara dikmek zorunda kalmıştık. Yani kolay gibi görünen böbrek nakledilmesi ameliyatı kimi zaman çok zor da olabilir ama bu gerçekleştirilemeyeceği manasına gelmez. Sınırları her zaman zorlamakta hasta adına fayda vardır, bunu hiç bir zaman unutmamamız gerekir.
Böbrek Nakli Nedir?
Böbrek Nakli Nedir?
Böbrek naklini canlı ya da ölmüş birisinden alınmış organın böbrek yetmezliği olan bir hastaya nakledilmesi olarak tanımlayabiliriz.
Bu ameliyat sonrasında hasta birtakım ilaçlar kullanır ve bunun dışında bütünüyle olağan hayatına geri döner. Yani eskisi gibi çalışabilir. Kadınlar isterse çocuk sahibi olabilir, onlar artık normal sağlıklı bir insandırlar. Ama az önce vurguladığım ve her seferinde de vurgulayacağım üzere en önemlisi hastaların yaşam süresi uzar.
Böbrek Naklini Diyalize göre daha iyi kılan bir başka neden ekonomik boyuttur.
Özelde böbrek genelde organ nakledilmesi bireysel bir hastalıkla sınırlı kalmıyor. Bunun devlete de bir maliyeti var. bir diyaliz hastasının devlete maliyeti yıllık 50 bin TLdir.
Bu böbrek nakledilmesi gibi bir durum söz konusu olunca ilk sene için 30 bin TL, Ama ondan sonraki yıllarda da bu rakam 12 bin TL'ye düşüyor. Bakanlığın yaptığı çalışmalara göre aradaki fark nedeniyle yıllık kayıp bir milyar doları aşıyor. Buna hastaların çalışmaması ve üretememesinden kaynaklanan iş gücü kaybı dahil değildir. Tabii bu aynı zamanda sorunun ne kadar büyük bir ekonomik pasta yarattığının göstergesidir. Mesela birtakım diyaliz merkezlerinin, hastaları böbrek nakline ikna etmediği, ha tta nakil olup ne yapacaksın, ailenden birini yarım mı bırakacaksın, böbrek atıp gidecek, yazık değil mi gibi sözler söylediği iddia edilir.
Bu tür şikayetler basına yansıdığı gibi bizlere de hastalar vasıtasıyla geliyor. Nitekim geçenlerde bir çocuk geldi, tam on bir yıldır diyalize giriyormuş. Neden nakil olmadın, ailenden verici mi yoktu diye sorduğumuzda, Hayır yanıtını aldık. Bunun üzerine Acaba kan grubu uymuyordu ve kan grubu uyumsuz nakillerden haberdar mı değildi diye düşündük ama biraz daha konuşunca anladık ki sorun bu değilmiş. Çocuğa ve ailesine periton diyalizle böbrek naklinin aynı şey olduğu, aynı kaliteyi sunduğu söylenmiş. Ne yazık ki böyle bir tabloyla karşı karşıyayız Bu tür olayları öyle tek tük falan yaşamıyoruz. Bundan ötürü bu tür sözleri yalnızca bilgisizlik ile değerlendirmek de bu kadar büyük bir ekonomik pastadan pay alanların sistemin bozulmasını istemediklerini görmemek saflık olur. Oysa nakil olan bir hasta hayata katılır. Bakın siz çalışan, üreten bir bireysiniz, artık hasta değilsiniz.
Böbrek naklini canlı ya da ölmüş birisinden alınmış organın böbrek yetmezliği olan bir hastaya nakledilmesi olarak tanımlayabiliriz.
Bu ameliyat sonrasında hasta birtakım ilaçlar kullanır ve bunun dışında bütünüyle olağan hayatına geri döner. Yani eskisi gibi çalışabilir. Kadınlar isterse çocuk sahibi olabilir, onlar artık normal sağlıklı bir insandırlar. Ama az önce vurguladığım ve her seferinde de vurgulayacağım üzere en önemlisi hastaların yaşam süresi uzar.
Böbrek Naklini Diyalize göre daha iyi kılan bir başka neden ekonomik boyuttur.
Özelde böbrek genelde organ nakledilmesi bireysel bir hastalıkla sınırlı kalmıyor. Bunun devlete de bir maliyeti var. bir diyaliz hastasının devlete maliyeti yıllık 50 bin TLdir.
Bu böbrek nakledilmesi gibi bir durum söz konusu olunca ilk sene için 30 bin TL, Ama ondan sonraki yıllarda da bu rakam 12 bin TL'ye düşüyor. Bakanlığın yaptığı çalışmalara göre aradaki fark nedeniyle yıllık kayıp bir milyar doları aşıyor. Buna hastaların çalışmaması ve üretememesinden kaynaklanan iş gücü kaybı dahil değildir. Tabii bu aynı zamanda sorunun ne kadar büyük bir ekonomik pasta yarattığının göstergesidir. Mesela birtakım diyaliz merkezlerinin, hastaları böbrek nakline ikna etmediği, ha tta nakil olup ne yapacaksın, ailenden birini yarım mı bırakacaksın, böbrek atıp gidecek, yazık değil mi gibi sözler söylediği iddia edilir.
Bu tür şikayetler basına yansıdığı gibi bizlere de hastalar vasıtasıyla geliyor. Nitekim geçenlerde bir çocuk geldi, tam on bir yıldır diyalize giriyormuş. Neden nakil olmadın, ailenden verici mi yoktu diye sorduğumuzda, Hayır yanıtını aldık. Bunun üzerine Acaba kan grubu uymuyordu ve kan grubu uyumsuz nakillerden haberdar mı değildi diye düşündük ama biraz daha konuşunca anladık ki sorun bu değilmiş. Çocuğa ve ailesine periton diyalizle böbrek naklinin aynı şey olduğu, aynı kaliteyi sunduğu söylenmiş. Ne yazık ki böyle bir tabloyla karşı karşıyayız Bu tür olayları öyle tek tük falan yaşamıyoruz. Bundan ötürü bu tür sözleri yalnızca bilgisizlik ile değerlendirmek de bu kadar büyük bir ekonomik pastadan pay alanların sistemin bozulmasını istemediklerini görmemek saflık olur. Oysa nakil olan bir hasta hayata katılır. Bakın siz çalışan, üreten bir bireysiniz, artık hasta değilsiniz.
24 Eylül 2012 Pazartesi
Böbrek
BÖBREK
Böbrekler vücudumuzun su miktarını ve idrar üretimini kontrol eder. Günümüzde büyük şehirlerde binlerce insan yaşamını böbrek makinesinin (diyaliz) yardımıyla sürdürebilmektedir. Böbrek nakli ameliyatları da yakın geçmişe göre çok daha önemli bir yere sahiptir. Bundan 35-40 yıl önce bir insandan, diğer bir insana böbrek nakletmek adeta hayal gibi bir olay olarak nitelenirdi. Günümüzde böbrek nakli sıradan bir olay olmuştur. Daha 20-25 yıl önce bile tüm dünyada 7-8 bin böbrek nakli ameliyatı gerçekleşmiş bulunuyordu. 1988 yılında bu tür ameliyatların sayısı 100 bini aşmaktaydı. Sadece Batı Almanya'da 1988 yılında 1978 tane böbrek nakli ameliyatı gerçekleşmiştir.
Ameliyat sayısı giderek artmaktadır. Günümüzde en büyük sorun, verici sıkıntısı çekilmesidir. Böbreğini bağışlamak isteyen çok sayıda insana ihtiyaç duyulmaktadır.
Böbrek ameliyatlarında başarı oranı çok yüksektir. Nakil ameliyatından bir yıl sonra takılan böbreklerin yüzde 85'inin, 5 yıl sonra yüzde 50'sinin işlevini kusursuz sürdürmekte olduğu saptanmıştır. Başarı oranları eskilere göre çok fazladır.
Hastanın bünyesi takılan böbreği reddederse, hasta yeniden böbrek makinesine bağlanır. Yaşamını sürdürürken yeni bir verici bulma şansına sahiptir. 2 ve daha fazla sayıda böbrek nakli, tek böbrek nakline oranla daha yüksek başarı şansına sahiptir. Kendisi de bir böbrek hastası olan 66 yaşındaki Dr. Wolfgang Rothenburg şunları söylüyor:
"30 Nisan 1984 gecesi arabamla Stuttgart'dan Münih'e gitmekteydim. Radyoda Augsburg'da büyük bir trafik kazası olduğunu öğrendim. 4 kişinin kazada öldüğü bildiriliyordu. Kendi kendime: Belki de bu kazada sana uyan bir böbrek bulunur.' diye düşündüm. Münih'e uğradım. Arkadaşlarımla kısa bir süre görüştükten sonra Berlin'e uçtum. Orada gecenin ortasında telefon çaldı. Beni Münih'in Grosshadern kliniğinden çağırıyorlardı. Çabuk olun böbrek bulundu' diyorlardı.
Gerçekten Augsburg'daki trafik kazasında ölenlerden birisinin böbreği alınmıştı. Bir mayıs günü ilk uçakla Münih'e uçtum. Her iki böbreğimde de hastalık vardı. 1983 Kasım ayından bu yana böbrek makinesi ile yaşıyor, önce haftada 2, sonra 3 kez, dörder saat süreyle makineye bağlanmak zorunda kalıyordum. Haftada 3 günüm böylece mahvoluyordu.
En kötüsü ise, makineye bağımlı olmaktı.
İşimin gereği, günlerim yollarda geçerdi. Ancak bütün seyahatlerimi böbrek makinelerinin yerine ve zamanına göre ayarlamak zorunda kalıyordum. Her zaman nerede bulunduğumu Böbrek Nakil Merkezi'ne de bildirmem gerekiyordu. Bir de telsiz telefon edindim. Böylece uygun böbrek bulunursa, nerede olursam olayım hemen haber verilecekti. Büyük bir şans eseri olarak nakil için sadece 6 ay beklemek zorunda kaldım. Ameliyat olduktan bu yana altı yıl geçti. Şimdi yepyeni bir hayata kavuştum.
İstediğim yere gidebiliyor, istediğimi yeyip, istediğimi içebiliyordum. Belleğim ve düşünce yeteneğim de çok daha iyi durumu girdi. Vücudumun yeni böbreği reddetmesinden duyduğum korku da giderek azalıyor. Bugün çok düşük dozajlı bir ilaç kullanıyorum. Vücudumda güçlü bir kıllanma olayı dışında hiçbir yan tesir bulunmuyor. Muntazam olarak kontrola gidiyorum. Ve büyük bir ruhsal huzur hissediyorum. Bu da çok önemli. Kanser hastalarında olduğu gibi böbrek nakli olayında da kişinin ruhsal dengesini koruması büyük önem taşır."
Bu gerçek hikaye, sağlığımızın ve organlarımızın ne kadar değerli olduğunu bir kez daha bizlere hatırlatıyor. Sağlıklı bir insan üzerinde servet taşıdığını unutmamalıdır. Tüm vücudumuza hakettiği değeri verelim.
Böbrekler vücudumuzun su miktarını ve idrar üretimini kontrol eder. Günümüzde büyük şehirlerde binlerce insan yaşamını böbrek makinesinin (diyaliz) yardımıyla sürdürebilmektedir. Böbrek nakli ameliyatları da yakın geçmişe göre çok daha önemli bir yere sahiptir. Bundan 35-40 yıl önce bir insandan, diğer bir insana böbrek nakletmek adeta hayal gibi bir olay olarak nitelenirdi. Günümüzde böbrek nakli sıradan bir olay olmuştur. Daha 20-25 yıl önce bile tüm dünyada 7-8 bin böbrek nakli ameliyatı gerçekleşmiş bulunuyordu. 1988 yılında bu tür ameliyatların sayısı 100 bini aşmaktaydı. Sadece Batı Almanya'da 1988 yılında 1978 tane böbrek nakli ameliyatı gerçekleşmiştir.
Ameliyat sayısı giderek artmaktadır. Günümüzde en büyük sorun, verici sıkıntısı çekilmesidir. Böbreğini bağışlamak isteyen çok sayıda insana ihtiyaç duyulmaktadır.
Böbrek ameliyatlarında başarı oranı çok yüksektir. Nakil ameliyatından bir yıl sonra takılan böbreklerin yüzde 85'inin, 5 yıl sonra yüzde 50'sinin işlevini kusursuz sürdürmekte olduğu saptanmıştır. Başarı oranları eskilere göre çok fazladır.
Hastanın bünyesi takılan böbreği reddederse, hasta yeniden böbrek makinesine bağlanır. Yaşamını sürdürürken yeni bir verici bulma şansına sahiptir. 2 ve daha fazla sayıda böbrek nakli, tek böbrek nakline oranla daha yüksek başarı şansına sahiptir. Kendisi de bir böbrek hastası olan 66 yaşındaki Dr. Wolfgang Rothenburg şunları söylüyor:
"30 Nisan 1984 gecesi arabamla Stuttgart'dan Münih'e gitmekteydim. Radyoda Augsburg'da büyük bir trafik kazası olduğunu öğrendim. 4 kişinin kazada öldüğü bildiriliyordu. Kendi kendime: Belki de bu kazada sana uyan bir böbrek bulunur.' diye düşündüm. Münih'e uğradım. Arkadaşlarımla kısa bir süre görüştükten sonra Berlin'e uçtum. Orada gecenin ortasında telefon çaldı. Beni Münih'in Grosshadern kliniğinden çağırıyorlardı. Çabuk olun böbrek bulundu' diyorlardı.
Gerçekten Augsburg'daki trafik kazasında ölenlerden birisinin böbreği alınmıştı. Bir mayıs günü ilk uçakla Münih'e uçtum. Her iki böbreğimde de hastalık vardı. 1983 Kasım ayından bu yana böbrek makinesi ile yaşıyor, önce haftada 2, sonra 3 kez, dörder saat süreyle makineye bağlanmak zorunda kalıyordum. Haftada 3 günüm böylece mahvoluyordu.
En kötüsü ise, makineye bağımlı olmaktı.
İşimin gereği, günlerim yollarda geçerdi. Ancak bütün seyahatlerimi böbrek makinelerinin yerine ve zamanına göre ayarlamak zorunda kalıyordum. Her zaman nerede bulunduğumu Böbrek Nakil Merkezi'ne de bildirmem gerekiyordu. Bir de telsiz telefon edindim. Böylece uygun böbrek bulunursa, nerede olursam olayım hemen haber verilecekti. Büyük bir şans eseri olarak nakil için sadece 6 ay beklemek zorunda kaldım. Ameliyat olduktan bu yana altı yıl geçti. Şimdi yepyeni bir hayata kavuştum.
İstediğim yere gidebiliyor, istediğimi yeyip, istediğimi içebiliyordum. Belleğim ve düşünce yeteneğim de çok daha iyi durumu girdi. Vücudumun yeni böbreği reddetmesinden duyduğum korku da giderek azalıyor. Bugün çok düşük dozajlı bir ilaç kullanıyorum. Vücudumda güçlü bir kıllanma olayı dışında hiçbir yan tesir bulunmuyor. Muntazam olarak kontrola gidiyorum. Ve büyük bir ruhsal huzur hissediyorum. Bu da çok önemli. Kanser hastalarında olduğu gibi böbrek nakli olayında da kişinin ruhsal dengesini koruması büyük önem taşır."
Bu gerçek hikaye, sağlığımızın ve organlarımızın ne kadar değerli olduğunu bir kez daha bizlere hatırlatıyor. Sağlıklı bir insan üzerinde servet taşıdığını unutmamalıdır. Tüm vücudumuza hakettiği değeri verelim.
Sponsorlu Bağlantılar:
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)