Doğum Sonrası Rahim Ağrısı
Bilhassa bebeği emzirirken meydana gelen kramp benzeri ağrılar büyük olasılıkla doğum sonrası rahmin, leğen kemiği bölgesindeki yerine inmesine imkan veren kasılmalardan kaynaklanır. Daha evvelki doğumlara ya da karın duvarının aşırı esnemesine (ikiz bebelerde olduğu şekilde ) bağlı bir şekilde rahim kasları gevşemiş olan kadınlarda bu kasılmalar daha yoğun olarak hissi duyulur. Doğum sonrası yaşanmakta olan bu ağrılar emzirme esnasında oksitosin hormonu salgılanmasına bağlı bir şekilde daha da bariz hale gelmektedir. Hafif ağrıkesiciler kullanılabilir, fakat bu ağrı doğal yoldan 4* 7 gün arasında geçecektir. Eğer ağrıkesici ilaç ağrıyı hafifletmiyorsa veya ağrı bir haftadan uzun sürüyorsa başka bir loğusalık sorunu ihtimaline karşı doktorunuza danışın.
doğum sonrası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
doğum sonrası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
11 Haziran 2015 Perşembe
31 Mayıs 2015 Pazar
Doğumdan Sonra Kanama
Doğumdan Sonra Kanama
Doğumdan sonra rahminizden gelen kandan, mukustan ve dokudan oluşan akıntıya loşi denir ve loğusalığın ilk 3 günü adet kanaması kadar ya da daha fazla bir miktarda kanama olmaktadır. Loşianın miktarı genel olarak fazladır; azalmaya başlayana dek miktarı toplam olarak yaklaşık iki bardaktır. İlk günler yataktan ani kalkmaktan ötürü birdenbire yoğun bir şekilde akar. Lakin bu kaygılanacak bir durum olmaz. Loğusalığın ilk günlerinde loşianın muhteviyatı kan ve kan pıhtılarından olur bundan ötürü renginin ilk iki* üç gün kırmızı olması doğaldır. Sonrasında yoğunluğu azalmaktadır, rengi pembeye, kahverengiye ve daha sonrasındaki haftalarda sarıya çalan beyaza döner. Bu süreçte tampon kullanılmaması gerekir. Bu altı haftaya kadar boylanabilen akıntı süreci boyunca hijyenik bağların kullanımı sağlıklıdır.
Bazı hekimlerin düzenli şekilde verdikleri oksitosin hormonunun ve emzirmenin rahim kasılmalarını kolaylaştırması hem rahmin eski boyutuna dönmesine yardımcı olmakta, hem de loşianın miktarını azaltmaktadır. Rahmin kasılışı plasentanın rahimden ayrılan yerindeki kan damarlarının daralmasını sağlayarak kanamayı önlemektedir. Rahim çok gevşekse ve kasılmıyorsa çok miktarda kanama olmaktadır. Hastanedeyken loğusalık kanamasının belirtileri olursa hemen hemşireye haber verin. Bu belirtiler evde olursa dokturunuzu arayın; eğer doktorunuza ulaşamadıysanız doğum yaptığınız hastane ile irtibata geçin.
İlgili aramalar: doğumdan sonra kanama olması, doğum sonrası kanama oluşu, doğum sonrası vajinadan kanlı sümüksü sıvı gelmesi
Doğumdan sonra rahminizden gelen kandan, mukustan ve dokudan oluşan akıntıya loşi denir ve loğusalığın ilk 3 günü adet kanaması kadar ya da daha fazla bir miktarda kanama olmaktadır. Loşianın miktarı genel olarak fazladır; azalmaya başlayana dek miktarı toplam olarak yaklaşık iki bardaktır. İlk günler yataktan ani kalkmaktan ötürü birdenbire yoğun bir şekilde akar. Lakin bu kaygılanacak bir durum olmaz. Loğusalığın ilk günlerinde loşianın muhteviyatı kan ve kan pıhtılarından olur bundan ötürü renginin ilk iki* üç gün kırmızı olması doğaldır. Sonrasında yoğunluğu azalmaktadır, rengi pembeye, kahverengiye ve daha sonrasındaki haftalarda sarıya çalan beyaza döner. Bu süreçte tampon kullanılmaması gerekir. Bu altı haftaya kadar boylanabilen akıntı süreci boyunca hijyenik bağların kullanımı sağlıklıdır.
Bazı hekimlerin düzenli şekilde verdikleri oksitosin hormonunun ve emzirmenin rahim kasılmalarını kolaylaştırması hem rahmin eski boyutuna dönmesine yardımcı olmakta, hem de loşianın miktarını azaltmaktadır. Rahmin kasılışı plasentanın rahimden ayrılan yerindeki kan damarlarının daralmasını sağlayarak kanamayı önlemektedir. Rahim çok gevşekse ve kasılmıyorsa çok miktarda kanama olmaktadır. Hastanedeyken loğusalık kanamasının belirtileri olursa hemen hemşireye haber verin. Bu belirtiler evde olursa dokturunuzu arayın; eğer doktorunuza ulaşamadıysanız doğum yaptığınız hastane ile irtibata geçin.
İlgili aramalar: doğumdan sonra kanama olması, doğum sonrası kanama oluşu, doğum sonrası vajinadan kanlı sümüksü sıvı gelmesi
27 Mayıs 2015 Çarşamba
Doğumdan Sonra Eski Haline Dönme
Doğumdan Sonra Eski Haline Dönme
Çocuğa bakmanın, her türlü diyet metodlarından daha çabuk kilo vermeye sebep olduğu (ortalama 5.5 kilogram) fakat birçok kadının bunu yeteri kadar hızlı bulmadığı bilinir. Bilhassa aynadaki görüntülerine bir göz attıklarında, kadınlar kendilerini hala gebe gibi görebilirler. Lakin neyse ki yalnızca 1 ila 2 ay gebelik pantolonlarıyla idare edebilirler.
Elbette gebelik öncesi görüntüye ve kiloya dönüşü hamilelik süreci boyunca alınmış olan kilolarla yakınen ilgilidir. 11.5 kilogram ya da daha az kilo alanlar diyet uygulamaksızın eski kilolarına ikinci ayın nihayetinde ulaşırlar. Öbürlerinin hamilelikte almış olduğu aşırı kilolar sihirli bir biçimde ortadan kalkmaz. Lakin emzirenlerde (veya ekstra olarak en az 500 kalorilik ve kalsiyum destekli beslenenlerde) uygun seçilen bir diyet yavaş ve tesirli ağırlık kaybı sağlar. İlk 6 hafta sonunda, emzirmeyen anneler iyi dengelenmiş zayıflamayı sağlayan diyet uygulayabilirler. Emziren anneler de "eğer aşırı yağlanma var ise" sütlerini kesmeyecek şekilde kalori alımını kesebilirler ve böylelikle kilo kaybedebilirler. Genelde bebek sütten kesildiğinde fazla kilolar da verilmiş olmaktadır.
Eski vücut şekline dönmek aşırı kilo almamış bulunanlarda bile sorun olur. Hiç kimse doğum odasından görünmek arzu ettiği kadar ince olarak ayrılmaz. Doğumdan sonranda karında meydana gelen çıkıntının sebeplerinden biri rahmin hala geniş oluşudur, rahim eski boyutuna fakat altı hafta nihayetinde ulaşacaktır ye böylelikle karın da buna uygun olarak küçülecektir (rahimdeki gelişmeyi hemşire ya da hekiminizin size gösterdiği şekilde elinizle yoklayarak takip edebilirsiniz. Artık elinize gelmediğini hissediyorsanız, leğen içinde aşağı inmiş demektir). Rahminizin şişkin durmasının başka bir sebebi de vücut sıvılarıdır. Doğum sonrasıki ilk bir iki gün içerisinde 2.5 kilogram ya da daha fazlası yok olacaktır. Lakin sorun geri kalan karın kasları ve derinin sıkılaşmasıdır. Eğer bir çaba harcamazsanız yaşam boyu sarkık kalabilirler.
İlgili aramalar: hamilelikte önceki hale nasıl dönülür, gebelik öncesi kiloya tekrar nasıl ulaşılır, doğumdan sonra eski haline dönme
Çocuğa bakmanın, her türlü diyet metodlarından daha çabuk kilo vermeye sebep olduğu (ortalama 5.5 kilogram) fakat birçok kadının bunu yeteri kadar hızlı bulmadığı bilinir. Bilhassa aynadaki görüntülerine bir göz attıklarında, kadınlar kendilerini hala gebe gibi görebilirler. Lakin neyse ki yalnızca 1 ila 2 ay gebelik pantolonlarıyla idare edebilirler.
Elbette gebelik öncesi görüntüye ve kiloya dönüşü hamilelik süreci boyunca alınmış olan kilolarla yakınen ilgilidir. 11.5 kilogram ya da daha az kilo alanlar diyet uygulamaksızın eski kilolarına ikinci ayın nihayetinde ulaşırlar. Öbürlerinin hamilelikte almış olduğu aşırı kilolar sihirli bir biçimde ortadan kalkmaz. Lakin emzirenlerde (veya ekstra olarak en az 500 kalorilik ve kalsiyum destekli beslenenlerde) uygun seçilen bir diyet yavaş ve tesirli ağırlık kaybı sağlar. İlk 6 hafta sonunda, emzirmeyen anneler iyi dengelenmiş zayıflamayı sağlayan diyet uygulayabilirler. Emziren anneler de "eğer aşırı yağlanma var ise" sütlerini kesmeyecek şekilde kalori alımını kesebilirler ve böylelikle kilo kaybedebilirler. Genelde bebek sütten kesildiğinde fazla kilolar da verilmiş olmaktadır.
Eski vücut şekline dönmek aşırı kilo almamış bulunanlarda bile sorun olur. Hiç kimse doğum odasından görünmek arzu ettiği kadar ince olarak ayrılmaz. Doğumdan sonranda karında meydana gelen çıkıntının sebeplerinden biri rahmin hala geniş oluşudur, rahim eski boyutuna fakat altı hafta nihayetinde ulaşacaktır ye böylelikle karın da buna uygun olarak küçülecektir (rahimdeki gelişmeyi hemşire ya da hekiminizin size gösterdiği şekilde elinizle yoklayarak takip edebilirsiniz. Artık elinize gelmediğini hissediyorsanız, leğen içinde aşağı inmiş demektir). Rahminizin şişkin durmasının başka bir sebebi de vücut sıvılarıdır. Doğum sonrasıki ilk bir iki gün içerisinde 2.5 kilogram ya da daha fazlası yok olacaktır. Lakin sorun geri kalan karın kasları ve derinin sıkılaşmasıdır. Eğer bir çaba harcamazsanız yaşam boyu sarkık kalabilirler.
İlgili aramalar: hamilelikte önceki hale nasıl dönülür, gebelik öncesi kiloya tekrar nasıl ulaşılır, doğumdan sonra eski haline dönme
25 Mayıs 2015 Pazartesi
Doğum Sonrası Vajinada Gevşeklik
Doğum Sonrası Vajinada Gevşeklik
Vajina, akordeona benzeyen kıvrımları olan, doğumda açılan, epey esnek bir organdır. Normalde öyle dardır ki bir tampon koymak bile güç olabilir, fakat doğum sırasonda 3 ila 4 kiloluk bir bebeğin geçişine izin verecek kadar genişleyebilir. Doğum sonrası birkaç haftalık bir zamanda hemen hemen doğumdan önceki boyutlarına döner. Çoğu kadın, hafif bir gevşemeyi fark bile etmez ve bu gevşeme cinsel doyumu etkilemez. Doğum önceleri vajinası fazla dar olan kadınlar için bu gevşeme olumlu bile olabilir, çükü ilişki artık daha fazla haz verebilir.
Vajinayla makat arasında bulunan yer olan perine de esnektir fakat vajina kadar esnek değildir. Bazı kadınlarda perine yırtılmadan, bebeğin doğmasına izin verecek kadar esner. Lakin bazı kadınlarda doğumu yaptıran kişinin epizyotomi yapmaması halinde yırtılacaktır. Esneme, dikkatle zamanlanmış, kesi önceleri perinenin aşırı gerilmesine izin verilmemiş bir epziyotomiye kıyasla kaslarda hafif bir gevşeklik bırakabilir.
Doğumhaneye girmeden çok önce doğum kaslarını kullanarak alıştırma yapmak elastikiyeti arttırabilir ve kasların normale dönmelerini çabuklaştırır. Perine bölgesindeki kasları güçlendiren Kegel alıştırmaları gebelik boyunca ve doğum sonrası en az altı ay düzenli şekilde yapılışı gerekir.
Birçok çift, doğum sonrası cinsel ilişkinin öncekinden daha tatmin eden olduğunu söyler. Bunun nedeni, kadının kasları üstünde doğum eğitimi esnasında geliştirmiş olduğu kontrol ve farkındalıktır. Başka bir deyişle, doğum sonrası eskisi gibi değil, daha da iyi olabilirsiniz!
Çok ender olarak, doğum önceleri "tam kıvamında" olan bir kadın, vajinanın doğumla gerilmesinden sonra cinsel ilişkiden daha az haz, almaya başlayabilir. Genelde zaman içerisinde vajinal kaslar yeniden sıkılaşır. Gün boyunca, duş alırken, tuvaletteyken, bulaşık yıkarken, bebeği dolaştırırken, araba kullanırken, masanızda otururken Kegel alıştırmalarını yaparak bu süreci hızlandırabilirsiniz. Eğer altı ay sonra vajina hala çok gevşek duruyor ise doktora başvurmanız gerekir.
Vajina, akordeona benzeyen kıvrımları olan, doğumda açılan, epey esnek bir organdır. Normalde öyle dardır ki bir tampon koymak bile güç olabilir, fakat doğum sırasonda 3 ila 4 kiloluk bir bebeğin geçişine izin verecek kadar genişleyebilir. Doğum sonrası birkaç haftalık bir zamanda hemen hemen doğumdan önceki boyutlarına döner. Çoğu kadın, hafif bir gevşemeyi fark bile etmez ve bu gevşeme cinsel doyumu etkilemez. Doğum önceleri vajinası fazla dar olan kadınlar için bu gevşeme olumlu bile olabilir, çükü ilişki artık daha fazla haz verebilir.
Vajinayla makat arasında bulunan yer olan perine de esnektir fakat vajina kadar esnek değildir. Bazı kadınlarda perine yırtılmadan, bebeğin doğmasına izin verecek kadar esner. Lakin bazı kadınlarda doğumu yaptıran kişinin epizyotomi yapmaması halinde yırtılacaktır. Esneme, dikkatle zamanlanmış, kesi önceleri perinenin aşırı gerilmesine izin verilmemiş bir epziyotomiye kıyasla kaslarda hafif bir gevşeklik bırakabilir.
Doğumhaneye girmeden çok önce doğum kaslarını kullanarak alıştırma yapmak elastikiyeti arttırabilir ve kasların normale dönmelerini çabuklaştırır. Perine bölgesindeki kasları güçlendiren Kegel alıştırmaları gebelik boyunca ve doğum sonrası en az altı ay düzenli şekilde yapılışı gerekir.
Birçok çift, doğum sonrası cinsel ilişkinin öncekinden daha tatmin eden olduğunu söyler. Bunun nedeni, kadının kasları üstünde doğum eğitimi esnasında geliştirmiş olduğu kontrol ve farkındalıktır. Başka bir deyişle, doğum sonrası eskisi gibi değil, daha da iyi olabilirsiniz!
Çok ender olarak, doğum önceleri "tam kıvamında" olan bir kadın, vajinanın doğumla gerilmesinden sonra cinsel ilişkiden daha az haz, almaya başlayabilir. Genelde zaman içerisinde vajinal kaslar yeniden sıkılaşır. Gün boyunca, duş alırken, tuvaletteyken, bulaşık yıkarken, bebeği dolaştırırken, araba kullanırken, masanızda otururken Kegel alıştırmalarını yaparak bu süreci hızlandırabilirsiniz. Eğer altı ay sonra vajina hala çok gevşek duruyor ise doktora başvurmanız gerekir.
17 Nisan 2015 Cuma
Doğumdan Sonra Tekrar Eski Haline Nasıl Dönülür?
Doğumdan Sonra Tekrar Eski Haline Nasıl Dönülür?
Kadınlar anne olmalarının hemen ardından, hamilelik öncesi görünümlerine dönmek ve çekiciliklerini muhafaza etmek istiyorlar. Fakat doğumdan sonra vücutta meydana gelen değişiklikler, fazlalıklar ya da sarkmalar buna izin vermeyebiliyor.
Bunu şöyle anlatmak mümkün; Karnın iki yanında yer alan ve arada 1.cm.’lik bağ doku bulunmakta olan iki tane kas bulunur. Doğum sırasında içerde yer oluşması için iki kas arasında ki bağ doku bazı zamanlar 10* 15 cm.’e kadar esner ve yırtılır. Lakin doğumdan sonranda bağ dokusu tekrar lastiksi bir yapı gibi kasları bir araya getirmez. Superplast Estetik Cerrahi Merkezi’nden Op.Dr. Coşkun L.Taşçı, bu durumun zayıflamakla veya egzersiz ile düzelemeyeceğini , birçoğu hanımda bu duruma eşlik edici deri fazlalığı ve yağlanmada kötü bir görünüm oluşturduğunu belirterek, klasik ve modern lazer destekli teknikle karın germe işlemlerini anlattı.
Klasik Yöntem İle Karın Germe
Klasik yöntemde ameliyata kesi ile başlanır. Bu kesi kasların yırtık olduğu yere kadar açılarak elle dikilir. Bel ve karın bölgesindeki yağlar cerrahi teknikle ya da klasik olarak liposuction ile alınmaktadır. Bu yöntemde hasta 7* 10 gün sonra banyosunu yapabilir ve 2* ila 3 ay sonra sosyal hayatlarına devam edebilmektedir.
Lazer Destekli Endoskopik Karın Germe
Modern metod ise bütün karın ve bel bölgesindeki yağların lazer lipoliz ile alınmasını, sonrdan endoskopi yardımıyla kasların onarılışı ve yalnızca fazla derinin alınmasını kapsıyor. Bu metod klasik metoddan çok daha kısa, ağrısız ve konforlu bir işlemdir. Hastalar hiç bir zaman V biçiminde yatmak zorunda değillerdir. Operasyonun sonrasındaki gün yürüyerek evlerine gidebilirler. 3 gün sonra bandajları açılır ve banyo yapabilirler.
Modern yöntemde göbek deliğinin yeri değişir mi?
Değişmez, göbek deliğinin göbek derisinin bir parçası değil kendi kablosuyla kasların arasında çıkan bağımsız bir yapı olarak değerlendiriyoruz. Eski göbek deliği orjinal yerinde olduğu şekilde kalıyor yalnızca karın derisi ile temas ettiği nokta değişiyor.
Yeniden hamile kalınabilir mi?
Bu operasyon yeniden hamile kalınmasına engel bir durum yaratmaz. Gebelikdan sonra onarılan kaslar arası yapı tekrar esner fakat istendiği takdirde işlem tekrarlanabilir ve düz bir karın sağlanabilir.
Kadınlar anne olmalarının hemen ardından, hamilelik öncesi görünümlerine dönmek ve çekiciliklerini muhafaza etmek istiyorlar. Fakat doğumdan sonra vücutta meydana gelen değişiklikler, fazlalıklar ya da sarkmalar buna izin vermeyebiliyor.
Bunu şöyle anlatmak mümkün; Karnın iki yanında yer alan ve arada 1.cm.’lik bağ doku bulunmakta olan iki tane kas bulunur. Doğum sırasında içerde yer oluşması için iki kas arasında ki bağ doku bazı zamanlar 10* 15 cm.’e kadar esner ve yırtılır. Lakin doğumdan sonranda bağ dokusu tekrar lastiksi bir yapı gibi kasları bir araya getirmez. Superplast Estetik Cerrahi Merkezi’nden Op.Dr. Coşkun L.Taşçı, bu durumun zayıflamakla veya egzersiz ile düzelemeyeceğini , birçoğu hanımda bu duruma eşlik edici deri fazlalığı ve yağlanmada kötü bir görünüm oluşturduğunu belirterek, klasik ve modern lazer destekli teknikle karın germe işlemlerini anlattı.
Klasik Yöntem İle Karın Germe
Klasik yöntemde ameliyata kesi ile başlanır. Bu kesi kasların yırtık olduğu yere kadar açılarak elle dikilir. Bel ve karın bölgesindeki yağlar cerrahi teknikle ya da klasik olarak liposuction ile alınmaktadır. Bu yöntemde hasta 7* 10 gün sonra banyosunu yapabilir ve 2* ila 3 ay sonra sosyal hayatlarına devam edebilmektedir.
Lazer Destekli Endoskopik Karın Germe
Modern metod ise bütün karın ve bel bölgesindeki yağların lazer lipoliz ile alınmasını, sonrdan endoskopi yardımıyla kasların onarılışı ve yalnızca fazla derinin alınmasını kapsıyor. Bu metod klasik metoddan çok daha kısa, ağrısız ve konforlu bir işlemdir. Hastalar hiç bir zaman V biçiminde yatmak zorunda değillerdir. Operasyonun sonrasındaki gün yürüyerek evlerine gidebilirler. 3 gün sonra bandajları açılır ve banyo yapabilirler.
Modern yöntemde göbek deliğinin yeri değişir mi?
Değişmez, göbek deliğinin göbek derisinin bir parçası değil kendi kablosuyla kasların arasında çıkan bağımsız bir yapı olarak değerlendiriyoruz. Eski göbek deliği orjinal yerinde olduğu şekilde kalıyor yalnızca karın derisi ile temas ettiği nokta değişiyor.
Yeniden hamile kalınabilir mi?
Bu operasyon yeniden hamile kalınmasına engel bir durum yaratmaz. Gebelikdan sonra onarılan kaslar arası yapı tekrar esner fakat istendiği takdirde işlem tekrarlanabilir ve düz bir karın sağlanabilir.
Etiketler:
doğum sonrası,
gebelik sonrası,
hamilelik sonrası,
hamilelikte güzellik
23 Mayıs 2014 Cuma
Sezaryen Sonrası Ağrı
Sezaryen Sonrası Ağrı
Sezaryen bir ameliyattır ve sezaryen sırasında da karın kısmından kesi yapılır. Ameliyat olduğu için de her ameliyatta olduğu gibi sezaryen sonrasında da ağrı görülür. Kimi hasta çok az ağrı hissederken kimisi yerinden bile kıpırdayamaz. Ağrı eşiği kişiden kişiye değişiklik gösterdiği için her kadın sezaryenden aynı şekilde etkilenmez. Her ne kadar ağrı duyacak olsak da bu ağrının şiddeti hızla azalmaktadır. Ağrının zirve yaptığı zamanlar sezaryen sonrası ilk 2 saat ile 4 saaat arasıdır. Ameliyattan sonra genelde ağrı kesici ilaçlar hastaya damar yolu ile verilir. Ameliyatın üstünden 6 saatlik bir süre geçtiğinde ise hastanın ağrıları zaten önemli derecede azalır ve hasta rahatlama hisseder. Öyle ki kalkıp kendi başına yürüyebilir. Tabi yürüme sırasında kasık ve karın bölgesi bir miktar daha ağrıyabilir. Hastalara hastanede yattıkları süre içerisinde ihtiyaç duyulursa ağrı kesici ilaç verilir. Hasta taburcu olurken de evde kullanması için gerek görülen ilaçları ve ağrı kesici ilacı reçete edilir. Anne adayları sezaryenden birkaç gün ya da bir hafta sonra rutin olarak kontrole çağrılırlar. Kontrole gitmeden önce evde geçirdikleri süre içerisinde eğilip kalkarken, yatarken, esnerken, uzanırken, yürürken ağrıları artabilir. Bu sebeple, sezaryen sonrası ağrıçekmemek için doktorumuzun tavsiyelerine harfiyen uymalı, ilaçlarımızı saatinde, doğru dozlarda kullanmalı ve en önemlisi hareketlerimize dikkat etmemiz gerekiyor.
Sezaryen bir ameliyattır ve sezaryen sırasında da karın kısmından kesi yapılır. Ameliyat olduğu için de her ameliyatta olduğu gibi sezaryen sonrasında da ağrı görülür. Kimi hasta çok az ağrı hissederken kimisi yerinden bile kıpırdayamaz. Ağrı eşiği kişiden kişiye değişiklik gösterdiği için her kadın sezaryenden aynı şekilde etkilenmez. Her ne kadar ağrı duyacak olsak da bu ağrının şiddeti hızla azalmaktadır. Ağrının zirve yaptığı zamanlar sezaryen sonrası ilk 2 saat ile 4 saaat arasıdır. Ameliyattan sonra genelde ağrı kesici ilaçlar hastaya damar yolu ile verilir. Ameliyatın üstünden 6 saatlik bir süre geçtiğinde ise hastanın ağrıları zaten önemli derecede azalır ve hasta rahatlama hisseder. Öyle ki kalkıp kendi başına yürüyebilir. Tabi yürüme sırasında kasık ve karın bölgesi bir miktar daha ağrıyabilir. Hastalara hastanede yattıkları süre içerisinde ihtiyaç duyulursa ağrı kesici ilaç verilir. Hasta taburcu olurken de evde kullanması için gerek görülen ilaçları ve ağrı kesici ilacı reçete edilir. Anne adayları sezaryenden birkaç gün ya da bir hafta sonra rutin olarak kontrole çağrılırlar. Kontrole gitmeden önce evde geçirdikleri süre içerisinde eğilip kalkarken, yatarken, esnerken, uzanırken, yürürken ağrıları artabilir. Bu sebeple, sezaryen sonrası ağrıçekmemek için doktorumuzun tavsiyelerine harfiyen uymalı, ilaçlarımızı saatinde, doğru dozlarda kullanmalı ve en önemlisi hareketlerimize dikkat etmemiz gerekiyor.
17 Aralık 2013 Salı
Doğumdan Sonra Diyet Yapılır mı?
Doğumdan Sonra Diyet Yapılır Mı?
Her türlü diyet anne sütünün kalitesini bozabilir. Bu nedenle doğum sonrası dönemde annenin vücudunu forma sokmak istemesi amacıyla diyet yapması uzmanlar tarafından önerilmemektedir. Halk arasında kırkı çıkmak olarak tabir edilen altı haftalık lohusalık döneminin ardından yapılacak olan egzersizler uzmanlar tarafından önerilmektedir. Emzirmek ile bir anne günde fazladan 200 kalori harcamaktadır bu durum ise yaklaşık olarak üç haftada bir kilo vermek anlamına gelebilmektedir. Kilo vermek amaçlı olarak uygulanan diyetler anne sütünün kalitesinin bozulmasına sebep olarak, bebeğin anne sütünden uzaklaşmasına ve gelişiminde buna bağlı olarak olumsuz etkilenmesine sebep olabilmektedir. Doğum sonrasında ki ilk bir yıl içerisinde herhangi bir diyet uygulanması uzmanlar tarafından tavsiye edilmemektedir.İlgili aramalar: doğumdan hemen sonra zayıflama diyeti yapılır mı?
15 Mayıs 2013 Çarşamba
Doğum Sonrası Kanama Ne Kadar Sürer?
Doğum Sonrası Kanama Ne Kadar Sürer?
Lohusanın(yeni doğum yapmış annenin) doğumdan sonraki 6-8 hafta içerisinde jinekolojik bir muayeneden geçmesi gerekir. Bu muayene cinsel organlar, karın ve göğüsleri içine alır. Özellikle gebelik sırasında büyük değişim gösteren rahmin, normal haline dönüp dönmediği araştırılır. Doğum kesileri de muayene edilerek yaranın ve yara izinin hakkında fikir edinilir.
Loşi adı verilen lohusalık akıntısı doğumun ilk saatlerinde başlar ve miktarı giderek azalır. İlk zamanlar kırmızı kan görüntüsü olarak görülen loşi giderek rengi açılır ve sonrasında tamamen kaybolur. Lohusalık akıntısının doğumdan sonraki 5. haftaya girildiğinde, özellikle kanla karışık olarak devam etmesi normal sayılmaz. Bu gibi durumlarda çoğu kez rahimde parça kalışı, iltihaplanma gibi patolojik bir olay akıntı ya da kanamaya neden olur. Anormal devam eden doğum sonrası kanamalarda kanamayla birlikte ağrı, kasılma gibi durumların yanı sıra kanamanın miktarında artış gibi durumlar görülür. Böyle bir durumda anne zaten bunun normal bir kanama olmadığını fark edecektir. Bu tür bir kanamada derhal doktora gidilmelidir.
Doğum sonu muayene esnasında da hekim emzirme, gebelikten korunma ve diğer konularda lohusanın merak ve endişelerini giderici bilgiler vermeli, ona yardımcı olmalıdır.
İlgili aramalar: lohusalık akıntısı ne zaman kesilir? lohusalık kanı ne zaman durur? doğum sonrası kanama en fazla ne kadar sürer
Lohusanın(yeni doğum yapmış annenin) doğumdan sonraki 6-8 hafta içerisinde jinekolojik bir muayeneden geçmesi gerekir. Bu muayene cinsel organlar, karın ve göğüsleri içine alır. Özellikle gebelik sırasında büyük değişim gösteren rahmin, normal haline dönüp dönmediği araştırılır. Doğum kesileri de muayene edilerek yaranın ve yara izinin hakkında fikir edinilir.
Loşi adı verilen lohusalık akıntısı doğumun ilk saatlerinde başlar ve miktarı giderek azalır. İlk zamanlar kırmızı kan görüntüsü olarak görülen loşi giderek rengi açılır ve sonrasında tamamen kaybolur. Lohusalık akıntısının doğumdan sonraki 5. haftaya girildiğinde, özellikle kanla karışık olarak devam etmesi normal sayılmaz. Bu gibi durumlarda çoğu kez rahimde parça kalışı, iltihaplanma gibi patolojik bir olay akıntı ya da kanamaya neden olur. Anormal devam eden doğum sonrası kanamalarda kanamayla birlikte ağrı, kasılma gibi durumların yanı sıra kanamanın miktarında artış gibi durumlar görülür. Böyle bir durumda anne zaten bunun normal bir kanama olmadığını fark edecektir. Bu tür bir kanamada derhal doktora gidilmelidir.
Doğum sonu muayene esnasında da hekim emzirme, gebelikten korunma ve diğer konularda lohusanın merak ve endişelerini giderici bilgiler vermeli, ona yardımcı olmalıdır.
İlgili aramalar: lohusalık akıntısı ne zaman kesilir? lohusalık kanı ne zaman durur? doğum sonrası kanama en fazla ne kadar sürer
Etiketler:
doğum sonrası,
doğum sonu kanaması,
lohusalık,
lohusalık akıntısı
14 Mayıs 2013 Salı
Doğumdan Sonra Adet Ne Zaman Başlar?
DOĞUM SONRASI ADET NE ZAMAN GÖRÜLÜR?
Doğum yapan her kadın doğumdan sonra adet ne zaman başlar sorusunun cevabını merak eder. Doğumun hemen sonrasında kanama görülür fakat bu görülen kanama adet kanı değildir. Görülen bu kanama, doğumdan sonra rahimin eski haline dönmesi sırasında meydana gelen kanamadır. Bu kanama giderek şiddetini azaltarak devam eder ve yaklaşık 2-3 hafta sonra da durur. Adet kanamasının başlamasını etkileyen önemli bir unsur annenin bebeğini emzirip emzirmediğidir. Çok emziren anneler ile az emziren anneler arasında da doğumdan sonra adet kanamasının başlangıç süresinde fark görülmektedir. Eğer anne bebeğini hiç emziremediyse, doğumdan sonra ilk adet görmeye doğumun yaklaşık 2,5 ay sonrasında başlayacaktır.Prolaktin adı verilen hormon, hem anne için süt salgısını hazırlar hem de annenin yumurtlamasını engeller. Bu hormonun böyle davranmasının nedeni annenin bakıma ihtiyaç duyan bebeğiyle ilgilenmesini sağlamak ve bu süreçte yeni bir doğumun başlangıcını engellemektir. Yani prolaktin annenin hamile kalmasını engeller. Bebeğine dışarıdan su da dahil olmak üzere hiçbir ek besin vermeyen, bebeğini sadece emzirerek besleyen kadınlarda doğumdan sonra ilk adet başlangıcı 4 ila 12 ay gibi bir süreç aralığında başlar. Emzirme azaltıldığı zaman adet kanamasının başlangıcı giderek daha geriye çekilir. Emzirme devam ettiği sürece annenin 12 aya kadar adet görmemesi normal kabul edilmektedir.
Doğumdan sonra adet görülmesi, artık yeni bir gebeliğin başlayabileceğinin bir işaretidir. İlk adet kanamasından sonra yumurtlama artık mümkündür. Korunulmayan cinsel ilişkide hamile kalınabilir. Buradan adet kanaması görüldükten sonra hamile kalınabilir gibi bir sonuç çıkarılmamalıdır. Çünkü bebek ek gıdalara başladıktan sonra adet kanaması görülmeden de annenin yeni bir gebelikle karşı karşıya kalması mümkündür. Bu tür bir durumla karşılaşmak istemeyenler mutlaka bu süreçteki ilişkilerde korunmalıdırlar.
Doğumdan Sonra Kabızlık
DOĞUMDAN SONRA KABIZLIK
Doğumu takiben lohusaların büyük kısmında ilk birkaç gün, barsak hareketlerinin ağırlaştığı görülür. Barsak hareketlerindeki bu yavaşlama çoğu kez kabızlıkla beraberdir. Barsak hareketlerinin yavaşlamasında doğum sonu ilk günlerin yatakta geçirilmesi önemli rol oynar. Ayrıca doğum kesisinin yarattığı acı ve hemoroid ağrısı da kabızlığın gelişmesinde ilave etkenlerdir.
DOĞUMDAN SONRA ORTAYA ÇIKAN KABIZLIK NASIL GİDERİLİR?
Bağırsak hareketlerini uyarma amacıyla doğumdan sonraki 3. gün bir kez lavman uygulanabilir. Aynı amaçla doktor tavsiyesi ile kabızlık giderici bir takım ilaç ya da şuruplar kullanılabilir. Anne bu dönemde emzirdiği için bilinçsiz bir şekilde ilaç kullanmamalıdır. Kabızlığa karşı bol sıvı tüketilmeli, taze sebze, meyve tüketilmeli ve lif yönünden zengin yiyeceklerle beslenilmelidir.
Doğumu takiben lohusaların büyük kısmında ilk birkaç gün, barsak hareketlerinin ağırlaştığı görülür. Barsak hareketlerindeki bu yavaşlama çoğu kez kabızlıkla beraberdir. Barsak hareketlerinin yavaşlamasında doğum sonu ilk günlerin yatakta geçirilmesi önemli rol oynar. Ayrıca doğum kesisinin yarattığı acı ve hemoroid ağrısı da kabızlığın gelişmesinde ilave etkenlerdir.
DOĞUMDAN SONRA ORTAYA ÇIKAN KABIZLIK NASIL GİDERİLİR?
Bağırsak hareketlerini uyarma amacıyla doğumdan sonraki 3. gün bir kez lavman uygulanabilir. Aynı amaçla doktor tavsiyesi ile kabızlık giderici bir takım ilaç ya da şuruplar kullanılabilir. Anne bu dönemde emzirdiği için bilinçsiz bir şekilde ilaç kullanmamalıdır. Kabızlığa karşı bol sıvı tüketilmeli, taze sebze, meyve tüketilmeli ve lif yönünden zengin yiyeceklerle beslenilmelidir.
Etiketler:
doğum sonrası,
doğumdan sonra kabızlık,
lohusalık,
lohusalıkta peklik
13 Mayıs 2013 Pazartesi
Doğumdan Ne Kadar Süre Sonra Banyo Yapılabilir?
Doğumdan Ne Kadar Süre Sonra Banyo Yapılabilir?
Doğumdan sonra 2. günden itibaren lohusa kadın kendisinde banyo yapacak gücü hissettiği takdirde banyo yapabilir. Banyonun, duş şeklinde yapılması önerilmekle birlikte küvet içinde oturarak da banyo yapılabilir. Bu suretle vücut temizliği ile beraber dış cinsiyet organları ve perine bölgesi de temiz tutulmuş, lohusa ruhsal bakımdan da rahatlamış olur. Perinede veya doğum yarasında ağrı duyulan zamanlarda, küvet içinde sıcak su banyoları ağrının hafifletilmesinde faydalı olabilir. Yalnız, bu tarz banyoda enfeksiyon tehlikesi bakımından suyun temiz olmasına son derece dikkat edilmelidir.
Lohusada duş veya küvet içinde hafif banyo ihtiyacının gece yatmadan evvel yapılması rahat bir uyku çekmeye de yardımcı olur. Sezaryenle yapılan doğumlardan sonra kesi üzerine su geçirmez bant yapıştırılmak suretiyle hastanın taburcu olduktan hemen sonra banyo yapması mümkün olmaktadır. Aşırı sıcak ve soğuk su ile banyo yapmamaya dikkat edilmelidir.
Doğumdan sonra 2. günden itibaren lohusa kadın kendisinde banyo yapacak gücü hissettiği takdirde banyo yapabilir. Banyonun, duş şeklinde yapılması önerilmekle birlikte küvet içinde oturarak da banyo yapılabilir. Bu suretle vücut temizliği ile beraber dış cinsiyet organları ve perine bölgesi de temiz tutulmuş, lohusa ruhsal bakımdan da rahatlamış olur. Perinede veya doğum yarasında ağrı duyulan zamanlarda, küvet içinde sıcak su banyoları ağrının hafifletilmesinde faydalı olabilir. Yalnız, bu tarz banyoda enfeksiyon tehlikesi bakımından suyun temiz olmasına son derece dikkat edilmelidir.
Lohusada duş veya küvet içinde hafif banyo ihtiyacının gece yatmadan evvel yapılması rahat bir uyku çekmeye de yardımcı olur. Sezaryenle yapılan doğumlardan sonra kesi üzerine su geçirmez bant yapıştırılmak suretiyle hastanın taburcu olduktan hemen sonra banyo yapması mümkün olmaktadır. Aşırı sıcak ve soğuk su ile banyo yapmamaya dikkat edilmelidir.
Etiketler:
doğum sonrası,
doğumdan sonra banyo,
lohusalık,
lohusalıkta banyo
Doğumdan Sonra (Lohusalıkta) Egzersiz Hareketleri
DOĞUMDAN SONRA (LOHUSALIKTA) EGZERSİZ HAREKETLERİ
1. Dizler hafif bükük vaziyette sırtüstü yatılır ve kalça kasları kasılmak suretiyle bel öne doğru kavis çizecek şekilde karın yukarı kaldırılır.
2. Sonra kalça kasları gevşetilmek suretiyle bel düzeltilir ve karın aşağı indirilir.
3. Eller kalçalar yanında olmak üzere sırtüstü yatılır.
4. Bir bacak kalça ve dizden bükülmek suretiyle karına doğru çekilir; bilahare düz vaziyete getirilerek aynı hareket diğer bacakta yapılır.
5. Dizler bükük vaziyete sırtüstü yatılır.
6. Sonra eller dizlere yaklaştırılmak üzere baş ve omuzlar yukarı kaldırılır.
7. Eller yanlarda olmak üzere sırtüstü yatılır.
8. Sonra el ayaları ve ayak tabanlarına dayanmak üzere göğüs ve karın yukarı kaldırılır; bilahare eski vaziyete geçilir.

9. Yüzükoyun yatılarak bacak ve kollar gerilir.
10. Sonra gevşetilir.
11. Bacaklar bitişik olmak üzere sırtüstü yatılır.
12. Sonra eller aynı tarafa gelmek üzere dönüş yapılır. Bu hareket bir sağa bir sola olmak üzere tekrarlanır.
1. Dizler hafif bükük vaziyette sırtüstü yatılır ve kalça kasları kasılmak suretiyle bel öne doğru kavis çizecek şekilde karın yukarı kaldırılır.
2. Sonra kalça kasları gevşetilmek suretiyle bel düzeltilir ve karın aşağı indirilir.
3. Eller kalçalar yanında olmak üzere sırtüstü yatılır.
4. Bir bacak kalça ve dizden bükülmek suretiyle karına doğru çekilir; bilahare düz vaziyete getirilerek aynı hareket diğer bacakta yapılır.
5. Dizler bükük vaziyete sırtüstü yatılır.
6. Sonra eller dizlere yaklaştırılmak üzere baş ve omuzlar yukarı kaldırılır.
7. Eller yanlarda olmak üzere sırtüstü yatılır.
8. Sonra el ayaları ve ayak tabanlarına dayanmak üzere göğüs ve karın yukarı kaldırılır; bilahare eski vaziyete geçilir.

9. Yüzükoyun yatılarak bacak ve kollar gerilir.
10. Sonra gevşetilir.
11. Bacaklar bitişik olmak üzere sırtüstü yatılır.
12. Sonra eller aynı tarafa gelmek üzere dönüş yapılır. Bu hareket bir sağa bir sola olmak üzere tekrarlanır.
Etiketler:
doğum sonrası,
lohusalık,
lohusalık egzersizi,
lohusalık jimnastiği
12 Mayıs 2013 Pazar
Doğumdan Sonra (Lohusalıkta) Spor Yapmak
DOĞUMDAN SONRA (LOHUSALIKTA) SPOR YAPMAK
Doğum sonu devrede gözönüne alınması gereken bir husus da bazı sporlar yapmak suretiyle vücudun eski faal durumuna getirilmesidir. Bilindiği gibi gebelik esnasında ve bilhassa son aylarda kadının fiziksel aktivitesi büyük ölçüde sınırlanmıştır. Bu faaliyetlerin doğum sonu devrede yeniden düzenlenmesi ve normale döndürülmesi gerekir. Bu bakımdan hafif spor faaliyetleriyle, doğum esnasında gevşemiş ve zayıflamış karın ve perine kaslarının kuvvetlenmesi de temin edilir. Açık havada yürüme, denize girme, yüzme ve diğer mutedil sporlar, kan dolaşımını düzenlemeleri yanında bol oksijen temini sebebiyle dokuları da canlandırırlar. Kadın spor yaptığı zaman çok geçmeden bunların büyük faydasını kendisi de hisseder.
Doğum sonu devrede gözönüne alınması gereken bir husus da bazı sporlar yapmak suretiyle vücudun eski faal durumuna getirilmesidir. Bilindiği gibi gebelik esnasında ve bilhassa son aylarda kadının fiziksel aktivitesi büyük ölçüde sınırlanmıştır. Bu faaliyetlerin doğum sonu devrede yeniden düzenlenmesi ve normale döndürülmesi gerekir. Bu bakımdan hafif spor faaliyetleriyle, doğum esnasında gevşemiş ve zayıflamış karın ve perine kaslarının kuvvetlenmesi de temin edilir. Açık havada yürüme, denize girme, yüzme ve diğer mutedil sporlar, kan dolaşımını düzenlemeleri yanında bol oksijen temini sebebiyle dokuları da canlandırırlar. Kadın spor yaptığı zaman çok geçmeden bunların büyük faydasını kendisi de hisseder.
Etiketler:
doğum sonrası,
lohusalık,
lohusalık dönemi,
lohusalıkta spor
11 Mayıs 2013 Cumartesi
Doğumdan Sonra (Lohusalıkta) Egzersizler
LOHUSALIK EGZERSİZLERİ (LOHUSALIK JİMNASTİĞİ)
Lohusalık döneminde iskelet ve karın kaslarına eski tonusunu kazandırmak amacıyla bazı egzersizler tavsiye edilebilir. Çünkü gebelik ve doğumu takiben çeşitli kas gruplarında tonus azalmış, eklemler arası bağlar gevşemiştir. Fıtık veya rahim sarkmasını önleme, vücuda eski duruş şeklini kazandırma amacıyla doğum sonu egzersizlere önem verilmelidir. Bu egzersizlerin, fiziksel gücü artırmada önemli rolü vardır. Bu hareketler ayrıca, vücutta toplanmış aşırı yağların erimesine de yardımcıdır.
Karın, perine, sırt, kol ve bacak kaslarını çalıştırma amacıyla yapılan bu egzersizlere, doğumu takiben 1. gün başlanır; 10. güne kadar değişik hareket motifleri öğrenilir. Bu egzersizler, lohusayı yormayacak şekilde düzenlenmiş vücut hareketlerini kapsar. Öğrenilen her hareket, sabah ve öğleden sonra olmak üzere dörder defa tekrarlanır ve hergün, bir evvelki harekete yeni bir hareket ilâve edilir. 10 gün içinde tamamlanan bu hareketler zincirine lohusa kadın kendini yormaksızın bir ay kadar devam etmelidir.
Lohusalık döneminde iskelet ve karın kaslarına eski tonusunu kazandırmak amacıyla bazı egzersizler tavsiye edilebilir. Çünkü gebelik ve doğumu takiben çeşitli kas gruplarında tonus azalmış, eklemler arası bağlar gevşemiştir. Fıtık veya rahim sarkmasını önleme, vücuda eski duruş şeklini kazandırma amacıyla doğum sonu egzersizlere önem verilmelidir. Bu egzersizlerin, fiziksel gücü artırmada önemli rolü vardır. Bu hareketler ayrıca, vücutta toplanmış aşırı yağların erimesine de yardımcıdır.
Karın, perine, sırt, kol ve bacak kaslarını çalıştırma amacıyla yapılan bu egzersizlere, doğumu takiben 1. gün başlanır; 10. güne kadar değişik hareket motifleri öğrenilir. Bu egzersizler, lohusayı yormayacak şekilde düzenlenmiş vücut hareketlerini kapsar. Öğrenilen her hareket, sabah ve öğleden sonra olmak üzere dörder defa tekrarlanır ve hergün, bir evvelki harekete yeni bir hareket ilâve edilir. 10 gün içinde tamamlanan bu hareketler zincirine lohusa kadın kendini yormaksızın bir ay kadar devam etmelidir.
10 Mayıs 2013 Cuma
Doğumdan Sonra (Lohusalıkta) Beslenme
LOHUSALIKTA BESLENME
Lohusallk devresinde dikkat edilmesi gereken en önemli hususlardan biri gıda düzeni konusudur. Bilindiği gibi gebeliğin son aylarında ve doğumdan sonra kilo almaya eğilim mevcuttur. İştah artımı kontrol altına alınamadığı takdirde doğumdan sonra şişmanlık ortaya çıkar. Bu bakımdan fazla yemekten daima sakınılmalıdır. Lohusalık döneminde uygulanacak düzenli bir diyet, anneyi gebelikten önceki kilosuna kavuşturur.
Emziren kadının genellikle 2.600-3.000 kaloriye ihtiyacı vardır. Bunu temin için annenin lohusalık devresinde de protein, karbonhidrat, yağ gibi temel maddeleri yeterli miktarda alması gerekir. Bu devre esnasında vücuda yeterli sıvı girişine de süt salgılanmasını belli seviyede tutma bakımından dikkat edilmelidir.
Lohusallk devresinde gıda ile ilgili kurallar uygulanırken, annenin sütünü kuvvetlendirecek bazı maddelerin de vücuda girmesi gerekir; çünkü bebek ilk hayat enerjisini bu dönem içinde kazanmaktadır. Bebek, emzirme devresinde ne kadar kuvvetli bir enerji alırsa ilerde de o kadar normal ve sağlıklı bir çocuk olarak gelişecektir. Bu bakımdan yeterli süt oluşması için gerekli maddeler, anne diyetinde bulunmalıdır. Bunların başında D vitamini gelir. Bu vitamini yeterince temin için emziren annenin günde en az 1 litre süte ihtiyacı vardır. Bu suretle bebek için, ilk aylarda büyük tehlike olan raşitizm önlenmiş olur. D vitamini içeren damlalar kullanılarak da bu eksiklik giderilebilir. Lohusa diyetinin gebelikte olduğu gibi diğer vitamin ve minerallerle de takviyesi gerekir. Bu amaçla emziren kadına vitamin-mineral karışımından oluşmuş bir ilacın uygun dozlarda verilmesi faydalı olabilir.
Lohusallk devresinde dikkat edilmesi gereken en önemli hususlardan biri gıda düzeni konusudur. Bilindiği gibi gebeliğin son aylarında ve doğumdan sonra kilo almaya eğilim mevcuttur. İştah artımı kontrol altına alınamadığı takdirde doğumdan sonra şişmanlık ortaya çıkar. Bu bakımdan fazla yemekten daima sakınılmalıdır. Lohusalık döneminde uygulanacak düzenli bir diyet, anneyi gebelikten önceki kilosuna kavuşturur.
Emziren kadının genellikle 2.600-3.000 kaloriye ihtiyacı vardır. Bunu temin için annenin lohusalık devresinde de protein, karbonhidrat, yağ gibi temel maddeleri yeterli miktarda alması gerekir. Bu devre esnasında vücuda yeterli sıvı girişine de süt salgılanmasını belli seviyede tutma bakımından dikkat edilmelidir.
Lohusallk devresinde gıda ile ilgili kurallar uygulanırken, annenin sütünü kuvvetlendirecek bazı maddelerin de vücuda girmesi gerekir; çünkü bebek ilk hayat enerjisini bu dönem içinde kazanmaktadır. Bebek, emzirme devresinde ne kadar kuvvetli bir enerji alırsa ilerde de o kadar normal ve sağlıklı bir çocuk olarak gelişecektir. Bu bakımdan yeterli süt oluşması için gerekli maddeler, anne diyetinde bulunmalıdır. Bunların başında D vitamini gelir. Bu vitamini yeterince temin için emziren annenin günde en az 1 litre süte ihtiyacı vardır. Bu suretle bebek için, ilk aylarda büyük tehlike olan raşitizm önlenmiş olur. D vitamini içeren damlalar kullanılarak da bu eksiklik giderilebilir. Lohusa diyetinin gebelikte olduğu gibi diğer vitamin ve minerallerle de takviyesi gerekir. Bu amaçla emziren kadına vitamin-mineral karışımından oluşmuş bir ilacın uygun dozlarda verilmesi faydalı olabilir.
Etiketler:
doğum sonrası,
lohusalık,
lohusalık dönemi,
lohusalıkta beslenme
Doğumdan Sonra (Lohusalıkta) Meme Bakımı
DOĞUMDAN SONRA (LOHUSALIKTA) MEMELERİN BAKIMI
Emziren lohusalarda memelerin ve meme uçlarının bakımı son derece önemlidir. Doğumu takiben 2-3 gün içinde salgılanmaya başlayan sütün yaptığı tazyik sebebiyle göğüslerde kısa zamanda dolgunluk görülür. Süt birikimimin sebep olduğu bu ilk dolgunluk bazı lohusalarda "süt ateşi" adı verilen ve 12-24 saat devam eden hafif bir ateş yükselmesine sebep olabilir.
Dolgunluk, memelerde ağırlık hissi ve ağrı yaratabilir. Bu gibi durumlarda günde birkaç defa 10-20 dakika süre ile memeler üzerine buz tatbiki, rahatsızlığın hafifletilmesinde yardımcıdır. Yine bu amaçla uygun bir analjezik kullanılabilir. Ağırlık hissini önleme amacıyla göğüsler uygun bir sutyen ile alttan desteklenmeli, sarkık durumdan kurtarılmalıdır. Her memenin karşı omuz istikametinde kaldırılması gerekir; bununla beraber sutyenin sıkı olmamasına bilhassa dikkat edilmelidir. Emziren kadında sutyen kullanılışı, vücut estetiğini koruma bakımından da psikolojik etki yaratır.
Lohusalık devresinde göğüslerdeki ağırlık hissini hafifletmek için her meme sutyen içinde karşı omuz yönünde kaldırılmak üzere alttan desteklenmelidir.
Memeler aşırı dolduğu zaman bebek süt emişte güçlükle karşılaşır. Bu gibi durumlarda emzirirken, meme dokusuna baş parmak ve işaret parmağı arasında ileriye doğru hafif tazyik yapmak süt çıkımına büyük ölçüde yardım eder. Aşırı dolgunluk durumlarında gerekirse el yardımı veya «süt çekeceği» ile toplanan süt dışarı alınmalıdır.
Doğumu takiben 48-72 saat içinde oluşmaya başlayan süt salgısı, lohusalığın 2. haftasında en üst seviyeye erişir; bundan sonra çeşitli faktörlerden etkilenmekle beraber emzirme dönemince sabit bir miktarı muhafaza eder. Annenin unutmaması gereken hususlardan birisi, emzirmenin 4-6 saat gibi belli aralıklarla tekrarlanması ve her seferinde her bir memenin 5-10 dakika emzirilmesidir; bu suretle memelerde süt birikimi önlenecek, her iki meme de aynı anda boşalma fırsatı bulacaktır.
Lohusalık devresinde ateş yükselmesiyle beraber memelerde kızarıklık, şişlik ve hassasiyet geliştiği zaman hemen bir doğum hekimine başvurulmalıdır.
Memenin uzun süre emzirilmesi sonucu bazen meme başında sıyrıklar, hatta çatlaklar gelişir. Bu gibi durumlarda meme başı ya bir süre emzirmemek suretiyle dinlenmeye bırakılmalı veya eczanelerden bulabileceğiniz uygun bir meme başlığı ile meme başı korunmak suretiyle emzirmeye devam edilmelidir. Sıyrıkları önleme veya tedavi amacıyla uygun lanolinli kremler de kullanılabilir. Bu kremlerin emzirmeden önce ıslak bir pamuk ile meme başından silinmesi, emzirmeyi takiben tekrar uygulanması gerekir. Bununla beraber meme başında herhangi bir sıyrık mevcut değilse emzirmeden önce her iki meme başını temiz su ile silmek, emzirmeler arasında ise temiz bir gazlı bezle kapatmak yeterlidir.
Bazı lohusalarda, sütün dışarı taşması sonucu meme başı çevresinde, kurumuş süt taneciklerinin toplandığı görülür. Temizlenmediği takdirde meme başına kabuklaşmış manzara veren bu tanecikler ılık su ile silinerek temizlenebilir.
Emziren lohusalarda memelerin ve meme uçlarının bakımı son derece önemlidir. Doğumu takiben 2-3 gün içinde salgılanmaya başlayan sütün yaptığı tazyik sebebiyle göğüslerde kısa zamanda dolgunluk görülür. Süt birikimimin sebep olduğu bu ilk dolgunluk bazı lohusalarda "süt ateşi" adı verilen ve 12-24 saat devam eden hafif bir ateş yükselmesine sebep olabilir.
Dolgunluk, memelerde ağırlık hissi ve ağrı yaratabilir. Bu gibi durumlarda günde birkaç defa 10-20 dakika süre ile memeler üzerine buz tatbiki, rahatsızlığın hafifletilmesinde yardımcıdır. Yine bu amaçla uygun bir analjezik kullanılabilir. Ağırlık hissini önleme amacıyla göğüsler uygun bir sutyen ile alttan desteklenmeli, sarkık durumdan kurtarılmalıdır. Her memenin karşı omuz istikametinde kaldırılması gerekir; bununla beraber sutyenin sıkı olmamasına bilhassa dikkat edilmelidir. Emziren kadında sutyen kullanılışı, vücut estetiğini koruma bakımından da psikolojik etki yaratır.
Lohusalık devresinde göğüslerdeki ağırlık hissini hafifletmek için her meme sutyen içinde karşı omuz yönünde kaldırılmak üzere alttan desteklenmelidir.
Memeler aşırı dolduğu zaman bebek süt emişte güçlükle karşılaşır. Bu gibi durumlarda emzirirken, meme dokusuna baş parmak ve işaret parmağı arasında ileriye doğru hafif tazyik yapmak süt çıkımına büyük ölçüde yardım eder. Aşırı dolgunluk durumlarında gerekirse el yardımı veya «süt çekeceği» ile toplanan süt dışarı alınmalıdır.
Doğumu takiben 48-72 saat içinde oluşmaya başlayan süt salgısı, lohusalığın 2. haftasında en üst seviyeye erişir; bundan sonra çeşitli faktörlerden etkilenmekle beraber emzirme dönemince sabit bir miktarı muhafaza eder. Annenin unutmaması gereken hususlardan birisi, emzirmenin 4-6 saat gibi belli aralıklarla tekrarlanması ve her seferinde her bir memenin 5-10 dakika emzirilmesidir; bu suretle memelerde süt birikimi önlenecek, her iki meme de aynı anda boşalma fırsatı bulacaktır.
Lohusalık devresinde ateş yükselmesiyle beraber memelerde kızarıklık, şişlik ve hassasiyet geliştiği zaman hemen bir doğum hekimine başvurulmalıdır.
Memenin uzun süre emzirilmesi sonucu bazen meme başında sıyrıklar, hatta çatlaklar gelişir. Bu gibi durumlarda meme başı ya bir süre emzirmemek suretiyle dinlenmeye bırakılmalı veya eczanelerden bulabileceğiniz uygun bir meme başlığı ile meme başı korunmak suretiyle emzirmeye devam edilmelidir. Sıyrıkları önleme veya tedavi amacıyla uygun lanolinli kremler de kullanılabilir. Bu kremlerin emzirmeden önce ıslak bir pamuk ile meme başından silinmesi, emzirmeyi takiben tekrar uygulanması gerekir. Bununla beraber meme başında herhangi bir sıyrık mevcut değilse emzirmeden önce her iki meme başını temiz su ile silmek, emzirmeler arasında ise temiz bir gazlı bezle kapatmak yeterlidir.
Bazı lohusalarda, sütün dışarı taşması sonucu meme başı çevresinde, kurumuş süt taneciklerinin toplandığı görülür. Temizlenmediği takdirde meme başına kabuklaşmış manzara veren bu tanecikler ılık su ile silinerek temizlenebilir.
Etiketler:
doğum sonrası,
lohusalık,
lohusalık dönemi,
meme bakımı. göğüs bakımı
Doğumdan Sonra Perine ve Epizyotomi Bakımı
DOĞUMDAN SONRA PERİNE VE EPİZYOTOMİ BAKIMI
Lohusalık döneminde perine temizliğine son derece dikkat edilmelidir. Çünkü bu bölgeden kaynaklanan bakteriler kolaylıkla üreme organlarına ulaşabilirler. Bu bakımdan doğum sonu devrede perine ve dış cinsiyet organları günde bir veya iki defa antiseptik eriyikte ıslatılmış pamukla silinmek suretiyle temizlenmelidir. Aynı amaçla duş şeklinde banyo da perine temizliğinde faydalıdır. Bu temizliğin yanı sıra perine bölgesi temiz pamukla, hasta bezi ile ya da uygun başka bir ped ile korunmalı, kirlenen takımlar sık olarak değiştirilmelidir.
Lohusanın büyük dışkılamadan sonra taharet şekline dikkat etmesi de epizyotomi (doğum için yapılmış ameliyat kesisi) bakımında önem kazanır. Taharet, daima önden arkaya doğru yapılmalıdır; aksi takdirde epizyotomi kesitinin dışkı ile enfekte olabileceği unutulmamalıdır. Ameliyat yerinin olduğu bölgeye kesinlikle dışkı bulaşmamalıdır. Ayrıca her aptes veya idrardan sonra perine bölgesindeki pamuk değiştirilmelidir.
Lohusalık döneminde perine temizliğine son derece dikkat edilmelidir. Çünkü bu bölgeden kaynaklanan bakteriler kolaylıkla üreme organlarına ulaşabilirler. Bu bakımdan doğum sonu devrede perine ve dış cinsiyet organları günde bir veya iki defa antiseptik eriyikte ıslatılmış pamukla silinmek suretiyle temizlenmelidir. Aynı amaçla duş şeklinde banyo da perine temizliğinde faydalıdır. Bu temizliğin yanı sıra perine bölgesi temiz pamukla, hasta bezi ile ya da uygun başka bir ped ile korunmalı, kirlenen takımlar sık olarak değiştirilmelidir.
Lohusanın büyük dışkılamadan sonra taharet şekline dikkat etmesi de epizyotomi (doğum için yapılmış ameliyat kesisi) bakımında önem kazanır. Taharet, daima önden arkaya doğru yapılmalıdır; aksi takdirde epizyotomi kesitinin dışkı ile enfekte olabileceği unutulmamalıdır. Ameliyat yerinin olduğu bölgeye kesinlikle dışkı bulaşmamalıdır. Ayrıca her aptes veya idrardan sonra perine bölgesindeki pamuk değiştirilmelidir.
9 Mayıs 2013 Perşembe
Doğumdan Sonra İstirahat (Dinlenme)
DOĞUMDAN SONRA İSTİRAHAT
Doğum sonu ayağa kalkış, asla normal faaliyete tamamen dönüş anlamına yorumlanmamalı, lohusa aşırı faaliyet ve hareketlere yönelmemelidir. Lohusanın normal fiziksel aktivitesini kazanabilmesi için en az 4-6 haftalık bir zamana ihtiyacı vardır. Bu bakımdan doğum yapmış anne, düzenli bir yaşayış içinde bulunmalı, gece uykusu yanında, öğleden sonra da kendisine 2-3 saatlik bir dinlenme zamanı ayırmalıdır. Bu istirahatin, doğumu izleyen ilk hafta, günün yarısını kapsayabileceği hatırlanmalı, yorgunluğa zemin hazırlanmamalıdır. Lohusalığın ilk haftasındaki bakım ve istirahatin annenin ileride ki sağlığı üzerinde etkisi büyüktür.
Bu dönemde anneye, gerek bebek bakımı gerek ise ev işlerinde yardımcı olunmalıdır. Özellikle yorgunluğunu önleme ve istirahati bakımından lohusalığın ilk haftasında ziyaretçi sayısı sınırlandırılmalıdır. Yeni doğum yapmış kadınları ziyarete gitmek için çok acele etmemek gerekir. Esasında doğum ziyaretlerine doğumdan 30-40 gün sonra gidilmesi daha uygundur.
Çalışan kadına kanun ve tüzükler doğum sonu belli bir süre istirahat hakkı tanımışlardır. Memleketimizde de çalışan kadına, 2013 yılı itibariyle doğum öncesi 8 ve doğum sonra 8 olmak üzere 16 haftalık ücretli doğum izni verilmektedir.
Doğum sonu ayağa kalkış, asla normal faaliyete tamamen dönüş anlamına yorumlanmamalı, lohusa aşırı faaliyet ve hareketlere yönelmemelidir. Lohusanın normal fiziksel aktivitesini kazanabilmesi için en az 4-6 haftalık bir zamana ihtiyacı vardır. Bu bakımdan doğum yapmış anne, düzenli bir yaşayış içinde bulunmalı, gece uykusu yanında, öğleden sonra da kendisine 2-3 saatlik bir dinlenme zamanı ayırmalıdır. Bu istirahatin, doğumu izleyen ilk hafta, günün yarısını kapsayabileceği hatırlanmalı, yorgunluğa zemin hazırlanmamalıdır. Lohusalığın ilk haftasındaki bakım ve istirahatin annenin ileride ki sağlığı üzerinde etkisi büyüktür.
Bu dönemde anneye, gerek bebek bakımı gerek ise ev işlerinde yardımcı olunmalıdır. Özellikle yorgunluğunu önleme ve istirahati bakımından lohusalığın ilk haftasında ziyaretçi sayısı sınırlandırılmalıdır. Yeni doğum yapmış kadınları ziyarete gitmek için çok acele etmemek gerekir. Esasında doğum ziyaretlerine doğumdan 30-40 gün sonra gidilmesi daha uygundur.
Çalışan kadına kanun ve tüzükler doğum sonu belli bir süre istirahat hakkı tanımışlardır. Memleketimizde de çalışan kadına, 2013 yılı itibariyle doğum öncesi 8 ve doğum sonra 8 olmak üzere 16 haftalık ücretli doğum izni verilmektedir.
Etiketler:
doğum sonrası,
doğumda dinlenme,
doğumda istirahat,
lohusalık,
lohusalık dönemi
Doğumdan Sonra Erken Ayağa Kalkma
DOĞUMDAN SONRA ERKEN AYAĞA KALKMA
Doğumu takiben lohusanın ne zaman ayağa kalkabileceği daima cevaplandırılması gereken bir sorudur. Lohusa, epizyotomi yapılmamış ise (sezaryen gibi herhangi bir doğum kesisi yoksa) genellikle 12-24 saat sonra bir yardımcı eşliğinde ayağa kalkabilir. Yataktan bu ilk kalkış, genellikle tuvalet ihtiyacını yerine getirmeye yönelmiştir. Bununla beraber, bu eğilim lohusanın istek ve iradesine bırakılmalı, ilk 24 saat istirahat ihtiyacı duyuyorsa ayağa kalkması için baskı yapılmamalıdır.
Epizyotomili lohusalarda ayağa kalkma süresi 24 saat kadar geciktirilebilir. Bununla beraber lohusa kadın yattığı süre esnasında kol ve bacaklarını hareket ettirmeli, sık şekilde pozisyon değiştirmelidir. Yüzükoyun yatış dahil lohusanın istediği pozisyonu almasında hiçbir sakınca yoktur.
Erken ayağa kalkışın moral bakımdan olduğu kadar bağırsak ve mesane çalışmasını düzenleme bakımından da büyük faydaları vardır. Ayrıca dolaşım ve solunum faaliyetleri de düzenlenir. Ayağa kalkan ve gezinen lohusada akıntı rahimde toplanmaksızın daha kolay boşalma imkanı kazanır. Yine kanama tehlikesi de azalır. Bu şartlar rahmin eski haline dönüşünü büyük ölçüde kolaylaştırır. Bu bakımdan durum normal seyrettiği sürece lohusa, mümkün olduğu kadar erken ayağa kalkıp dolaşmalıdır. Ağır kaldırmak, ağır egzersiz hareketleri yapmamak ve kendini fazla yormamak gerekir fakat günlük işlerde de kendine hareket kısıtlaması getirmemelidir.
Lohusa, sağlık kuruluşundan taburcu edilirken, evinde geçireceği günler esnasında da devamlı yatmaması, açık havada yürüyüşler yapması öğütlenmelidir. Hatta gerektiğinde bir veya iki kat merdiveni çıkabileceği de söylenmelidir. Bununla beraber ilk 2 hafta esnasında lohusaların büyük bir kısmında çeşitli faktörlere bağlı olarak vücut direncinin azaldığı dikkati çeker. Bu bakımdan lohusalık döneminde aşırı egzersiz ve yorgunluktan daima kaçınılmalıdır. Bazı hamileliklerden sonra hastanın aile ve çevresinin hastanın eğilmesine, kalkmasına, yürümesine müdahale etmesi doğru değildir. Doğum sonra kendinizi aşırı yormamanız dışında günlük rutin hayatınıza devam edebilirsiniz. Bol bol hava almayı, yürüyüş yapmayı da ihmal etmeyin. Bunlar doğum sonrası bunalımı da daha kolay ve çabuk atlatmanızı da sağlayacaktır.
Doğumu takiben lohusanın ne zaman ayağa kalkabileceği daima cevaplandırılması gereken bir sorudur. Lohusa, epizyotomi yapılmamış ise (sezaryen gibi herhangi bir doğum kesisi yoksa) genellikle 12-24 saat sonra bir yardımcı eşliğinde ayağa kalkabilir. Yataktan bu ilk kalkış, genellikle tuvalet ihtiyacını yerine getirmeye yönelmiştir. Bununla beraber, bu eğilim lohusanın istek ve iradesine bırakılmalı, ilk 24 saat istirahat ihtiyacı duyuyorsa ayağa kalkması için baskı yapılmamalıdır.
Epizyotomili lohusalarda ayağa kalkma süresi 24 saat kadar geciktirilebilir. Bununla beraber lohusa kadın yattığı süre esnasında kol ve bacaklarını hareket ettirmeli, sık şekilde pozisyon değiştirmelidir. Yüzükoyun yatış dahil lohusanın istediği pozisyonu almasında hiçbir sakınca yoktur.
Erken ayağa kalkışın moral bakımdan olduğu kadar bağırsak ve mesane çalışmasını düzenleme bakımından da büyük faydaları vardır. Ayrıca dolaşım ve solunum faaliyetleri de düzenlenir. Ayağa kalkan ve gezinen lohusada akıntı rahimde toplanmaksızın daha kolay boşalma imkanı kazanır. Yine kanama tehlikesi de azalır. Bu şartlar rahmin eski haline dönüşünü büyük ölçüde kolaylaştırır. Bu bakımdan durum normal seyrettiği sürece lohusa, mümkün olduğu kadar erken ayağa kalkıp dolaşmalıdır. Ağır kaldırmak, ağır egzersiz hareketleri yapmamak ve kendini fazla yormamak gerekir fakat günlük işlerde de kendine hareket kısıtlaması getirmemelidir.
Lohusa, sağlık kuruluşundan taburcu edilirken, evinde geçireceği günler esnasında da devamlı yatmaması, açık havada yürüyüşler yapması öğütlenmelidir. Hatta gerektiğinde bir veya iki kat merdiveni çıkabileceği de söylenmelidir. Bununla beraber ilk 2 hafta esnasında lohusaların büyük bir kısmında çeşitli faktörlere bağlı olarak vücut direncinin azaldığı dikkati çeker. Bu bakımdan lohusalık döneminde aşırı egzersiz ve yorgunluktan daima kaçınılmalıdır. Bazı hamileliklerden sonra hastanın aile ve çevresinin hastanın eğilmesine, kalkmasına, yürümesine müdahale etmesi doğru değildir. Doğum sonra kendinizi aşırı yormamanız dışında günlük rutin hayatınıza devam edebilirsiniz. Bol bol hava almayı, yürüyüş yapmayı da ihmal etmeyin. Bunlar doğum sonrası bunalımı da daha kolay ve çabuk atlatmanızı da sağlayacaktır.
8 Mayıs 2013 Çarşamba
Doğumdan Sonra Rahim Ağrısının Hafifletilmesi
DOĞUMDAN SONRA RAHİM AĞRISININ HAFİFLETİLMESİ
Doğumu izleyen ilk hafta içinde rahim kasılmalarının zaman zaman ağrı yaratarak şikayet sebebi olduğu görülür. Bu ağrılar özellikle ilk günler daha belirgindir. Rahim kasını kuvvetlendirici ilaçların kullanılması ve emzirme olayının başlayışı, bu kasılmaları daha da sıklaştırmak suretiyle ağrının şiddetlenmesine yol açar. Bebek meme emerken ağrılar daha belirgin hale gelir.
Rahim ağrısından şikayetçi lohusalar, günde 2-3 defa hekimin uygun göreceği bir analjezik kullanabilirler; bununla birlikte ağır analjeziklerden her zaman sakınılmalıdır.
Doğumu izleyen ilk hafta içinde rahim kasılmalarının zaman zaman ağrı yaratarak şikayet sebebi olduğu görülür. Bu ağrılar özellikle ilk günler daha belirgindir. Rahim kasını kuvvetlendirici ilaçların kullanılması ve emzirme olayının başlayışı, bu kasılmaları daha da sıklaştırmak suretiyle ağrının şiddetlenmesine yol açar. Bebek meme emerken ağrılar daha belirgin hale gelir.
Rahim ağrısından şikayetçi lohusalar, günde 2-3 defa hekimin uygun göreceği bir analjezik kullanabilirler; bununla birlikte ağır analjeziklerden her zaman sakınılmalıdır.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
