Miyom Kısırlık Ya Da Kanser Yapar Mı?
İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı'nda Öğretim Üyesi olarak görev yapan Prof. Dr. Faruk Buyru, "Bilhassa rahim içerisinde ve rahim duvarında yer alan miyomlar, kanamayla birlikte kısırlığa da neden olabilir. Miyomların çapı büyüdükçe ve sayıları arttıkça kısırlığa neden olma riski de artmaktadır" dedi.
Dr. Buyru, miyomların (rahim tümörü) östrojen hormonuna bağımlı olarak geliştiğini belirterek, menopoza girip daha sonra östrojen hormonunun etkinliğinin azalmasıyla mevcut miyomların birçoğu kez küçüldüğünü söyledi.
MİYOM GELİŞİMİNDE KALITIM ÖNEMLİDİR
Miyom gelişiminin ailesel eğilim gösterdiğini ifade edici Buyru, anne ya da ablasında miyom saptanan kadınlarda miyom görülme riskinin daha yüksek olduğunu kaydetti.
Buyru, doğum yapmamış kadınlarda da miyom gelişimine yaygın rastladıklarını dile getirerek, "Miyomların belirtileri, bulundukları yer ve büyüklüklerine göre farklılık göstermektedir. Rahim içerisine yakın ve büyük olan miyomlar daha fazla şikayete neden olmaktadır. Küçük olsa bile rahim içerisine yakın miyomlar adet sırasında kanama miktarının artmasına, kanama süresinin uzamasına neden olur. Tam tersine rahim dışına doğru olan miyomlar ise daha az şikayete neden olur Bu tür miyomlar büyüdükleri takdirde idrar kesesi, bağırsak gibi komşu organlara baskı yapıp, sık idrar yapma ve dışkılama güçlükleri biçiminde belirti verebilir" diye konuştu.
MİYOM ÇAPI BÜYÜDÜKÇE KISIRLIĞA YOL AÇMA RİSKİ DE ARTIYOR
Prof. Dr. Buyru, miyomların büyüklüklerinin çok değişken olduğunu kaydederek, birkaç milimetreden, 20* 30 santimetreye kadar büyük miyomlara rastlayabildiklerini ifade etti.
Şikayet ve belirtilerin miyomların yerleşim yerini yakınen ilgilendirdiğini anlatan Buyru, "Bazı miyomlar gebe kalmayı zorlaştırabileceği gibi, düşük ve erken doğum riskini de arttırabiliyor. Bilhassa rahim içinde ve rahim duvarında yer alan miyomlar, kanamayla kısırlığa da sebep olabilir. Miyom çapı büyüdükçe ve sayıları arttıkça kısırlığa yol açma rizikosu de artmaktadır. Rahim içinde yer alan miyomlar küçük bile olsa bileha fazla sorun yaratır. Miyomların yol açtığı en büyük sorun ler, kanama, gebe kalamama, çevre dokulara baskı ve yoğun kanama neticesi meydana gelen kansızlıktır" ifadesini kullandı.
Buyru, miyomların kötü huylu olma ihtimalinin binde 5 olduğunu ifade ederek, hızlı büyüyen, kan akımında farklılıklar olan miyomların kötü huylu olabileceğini dile getirdi.
Doğurganlığını tamamlamış kadınlarda fazlaca sayıda miyom olduğunu, bunların teker teker çıkartılmasının kanama rizikosu taşıdığına vurgu yapan Buyru, bu çeşit ameliyatların kadının yaşamı yönünden risk oluşturması halinde rahim alınmasını da gerektirebildiğini kaydetti.
HER MİYOMUN ALINMASI GEREKMİYOR
Prof. Dr. Faruk Buyru, görülmekte olan her miyomun alınmasını şart olmadığına dikkati çekerek, bunların ilaçla tedavisinin olmadığını, bazı zamanlar kanamaların azaltılışı için geçici olarak ilaçlar kullanıldığını söyledi.
Miyomda kesin çözümün ameliyat olduğunu ifade edici Buyru, "Ancak pek çok kadın, ameliyata gerek olmadan miyomlarıyla sorun olmadan hayatlarını sürdürebilir. Kanama, gebe kalamama gibi şikayeti bulunanlarda ameliyat gerekebilmektedir. Rahim içerisindeki miyomlar küçük olsa bile hem gebe kalamama, hem de yoğun kanamaya neden olmalarından dolayı ameliyat gerektirir. Rahim duvarındaki miyomlar, 5 santimetreden büyükse ya da fazlaca sayıda olduğunda ameliyat düşünülebilir. Rahim haricinde yer alan miyomlar, çok büyüdüğü zaman ya da çevreye baskı yaptığında ameliyat düşünülmelidir" biçiminde konuştu.
Buyru, miyomun kanlanmasına imkan veren damarın tıkanması gibi yeni tedavi seçeneklerinin ortaya çıktığını dile getirerek, bu yolun ameliyat olmak istemeyen ya da operasyonu sorunlu olabilecek hastalarda düşünülüşü gerektiğini vurguladı.
İlgili aramalar: miyom kansere neden olur mu, miyom kısırlığa neden olur mu, miyom kanser yapar mı, miyom kısırlık yapar mı
miyom etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
miyom etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
24 Nisan 2015 Cuma
22 Eylül 2014 Pazartesi
Myom tanısı nasıl konur?
Myom tanısı nasıl konur?
Myom tanısı koymak basittir. Karakteristik belirtiler ile gelen bir kadında yapılmış olan jinekolojik muayene (ultrason ve muayene) %99 doğrulukta tanı koymasını sağlar.
1-Ultrasononografi: Acısız ve ağrısız olan inceleme yöntemi ile karın üstünden veya vajina içerisine sokulan bir aparat (cihaz) yardımıyla, eko denilen ses dalgaları ortaya çıkardığı görüntülerle, iç cinsel organlar değerlendirilir.
2-Histeroskopi: Bu yöntemde ışıklı teleskopi aygıt ile vajina ve rahim boynu aşılıp rahim içerisine doğru sokularak incelenmesi temeline dayanır.
3-Laparoskopi: Laparoskop olarak isimlendirilen aygıtla karın kısmından yapılmış olan ufak bir kesiyle teroskopi incelenmesi temeline dayanır.
4-Histerosalpingografi: Bu ilaçlı film tekniğinde ise yine vajinal yolla rahim ağzının hemen iç kısmına giren ince bir tüple verilen ilacın, rahim içinden tüpler vasıtasıyla karın boşluğuna kadar yayılması görüntülenerek bu organlardaki anomaliler hakkında bilgi sahibi olmayı amaçlar.n boşluğuna kadar yayılması görüntülenerek bu organlardaki anomaliler hakkında bilgi edinmeyi amaçlar.
Myom tanısı koymak basittir. Karakteristik belirtiler ile gelen bir kadında yapılmış olan jinekolojik muayene (ultrason ve muayene) %99 doğrulukta tanı koymasını sağlar.
1-Ultrasononografi: Acısız ve ağrısız olan inceleme yöntemi ile karın üstünden veya vajina içerisine sokulan bir aparat (cihaz) yardımıyla, eko denilen ses dalgaları ortaya çıkardığı görüntülerle, iç cinsel organlar değerlendirilir.
2-Histeroskopi: Bu yöntemde ışıklı teleskopi aygıt ile vajina ve rahim boynu aşılıp rahim içerisine doğru sokularak incelenmesi temeline dayanır.
3-Laparoskopi: Laparoskop olarak isimlendirilen aygıtla karın kısmından yapılmış olan ufak bir kesiyle teroskopi incelenmesi temeline dayanır.
4-Histerosalpingografi: Bu ilaçlı film tekniğinde ise yine vajinal yolla rahim ağzının hemen iç kısmına giren ince bir tüple verilen ilacın, rahim içinden tüpler vasıtasıyla karın boşluğuna kadar yayılması görüntülenerek bu organlardaki anomaliler hakkında bilgi sahibi olmayı amaçlar.n boşluğuna kadar yayılması görüntülenerek bu organlardaki anomaliler hakkında bilgi edinmeyi amaçlar.
Myomlar kanser yapar mı?
Myomlar kanser yapar mı?
Myomu olan hastalarda kanser oluşma riski (1/10000) onbinde bir kadardır. Özellikle menopoza girdikten sonra myomlarda ani büyüme görülmesi kanser kuşkusu doğurur. Böyle durumlarda rahimin cerrahi teknikle çıkarılması gerekir.
Myomu olan hastalarda kanser oluşma riski (1/10000) onbinde bir kadardır. Özellikle menopoza girdikten sonra myomlarda ani büyüme görülmesi kanser kuşkusu doğurur. Böyle durumlarda rahimin cerrahi teknikle çıkarılması gerekir.
21 Eylül 2014 Pazar
Neden myom olur?
Neden myom olur?
1- Artan österojen düzeyi: Myomların kesin nedeni bilinmiyor. Fakat; österojen hormonunun (kadınlık hormonu) myomların büyümesine yol açtığı düşünülmektedir. Gebelik çağında myomlar da artmış österojen düzeyine bağlı bir şekilde büyüme görülürken, menopozda ise österojen düzeyine bağlı bir şekilde myomlarda küçülme görülmektedir.
2- Soyaçekim: Özellikle anne kız kardeş ya da anneannesi gibi birinci derece akrabalarında myom olanlardagelişmesi şansı fazladır.
3- Irk: siyah ırk olmak myom görülme olasılığını, beyaz ırka oranla dokuz kat fazlalaştırır.
1- Artan österojen düzeyi: Myomların kesin nedeni bilinmiyor. Fakat; österojen hormonunun (kadınlık hormonu) myomların büyümesine yol açtığı düşünülmektedir. Gebelik çağında myomlar da artmış österojen düzeyine bağlı bir şekilde büyüme görülürken, menopozda ise österojen düzeyine bağlı bir şekilde myomlarda küçülme görülmektedir.
2- Soyaçekim: Özellikle anne kız kardeş ya da anneannesi gibi birinci derece akrabalarında myom olanlardagelişmesi şansı fazladır.
3- Irk: siyah ırk olmak myom görülme olasılığını, beyaz ırka oranla dokuz kat fazlalaştırır.
3 Şubat 2014 Pazartesi
Miyom Ameliyatı Nereden Yapılır?
Miyom Ameliyatı Nereden Yapılır?
Miyom ameliyatında uygulanan yöntem miyomun rahim içindeki konumu ve büyüklüğüne göre belirlenmektedir. Tümüyle yerleşmiş miyom ameliyatları rahim içine vajinadan girilerek özel aletlerle çıkarılmaktadır. Miyomlar 35 yaşın üzerindeki kadınlarda sık görülen bir rahatsızlıktır. Miyom rahim dokusundaki yerleşimlerine göre 3 e ayrılmaktadır. Submuköz miyomlar, en az rastlanan miyom tipidir. İntramural miyomlar rahim kas dokusuna yerleşen miyomlardır. Subseröz miyomlar ise rahim dış yüzeyine doğru büyüyen miyomlardır. Miyom rahatsızlarında sırt ve bacak ağrısı, karın ağrısı, sık idrara çıkma, kabızlık ve gaz gibi şikâyetler ortaya çıkmaktadır. Miyom ameliyatına çekilen MR sonucu karar verilmektedir.
İlgili aramalar: miyom ameliyatı nerden yapılıyor? myom ameliyatını nereden yapıyorlar?
Miyom ameliyatında uygulanan yöntem miyomun rahim içindeki konumu ve büyüklüğüne göre belirlenmektedir. Tümüyle yerleşmiş miyom ameliyatları rahim içine vajinadan girilerek özel aletlerle çıkarılmaktadır. Miyomlar 35 yaşın üzerindeki kadınlarda sık görülen bir rahatsızlıktır. Miyom rahim dokusundaki yerleşimlerine göre 3 e ayrılmaktadır. Submuköz miyomlar, en az rastlanan miyom tipidir. İntramural miyomlar rahim kas dokusuna yerleşen miyomlardır. Subseröz miyomlar ise rahim dış yüzeyine doğru büyüyen miyomlardır. Miyom rahatsızlarında sırt ve bacak ağrısı, karın ağrısı, sık idrara çıkma, kabızlık ve gaz gibi şikâyetler ortaya çıkmaktadır. Miyom ameliyatına çekilen MR sonucu karar verilmektedir.
İlgili aramalar: miyom ameliyatı nerden yapılıyor? myom ameliyatını nereden yapıyorlar?
Sponsorlu Bağlantılar:
19 Ekim 2013 Cumartesi
Miyom tekrarlar mı?
Miyom tekrarlar mı?
Sebebi tam olarak bilinmemekle beraber, genetik yatkınlığa sahip olduğu tespit edilmiş olan miyom, östrojen yani kadınlık hormonuna bağımlı birselim urdur. İyi huylu bir ur olan miyomun kansere dönüşme riski bulunmamakla birlikte, rahimde bulunan adele tabakası, tıp dilinde miyometriyum olarak tanımlanan tabakada oluşan miyomların, sürekli büyümesi ve bu büyümeye bağlı olarak ortaya çıkan rahatsızlıklar sebebiyle tedavi edilmesi gereklidir.Oldukça sık görülen bir rahatsızlık türü olan miyomların tekrarlaması olasılığı bulunmaktadır. Tekrarladığında genel olarak daha fazla yayılmış şekilde geri dönen miyomların tümünün bulunarak çeşitli yöntemler aracılığıyla temizlenmesi gereklidir. Otuzlu ve kırklı yaşlardaki bayanların yüzde otuz, yüzde kır oranlarında yakalandıkları bu rahatsızlık, panik ve endişe uyandırmaması gereken, ancak büyümesi olasılığı sebebiyle de tedavi edilmesi mutlaka şart olan bir rahatsızlık türüdür.
İlgili aramalar: miyom nükseder mi? miyom tekrarlar mı? miyom yeniden çıkar mı?
23 Eylül 2012 Pazar
Myom
Myom
Yunanca (Myoma), kas kistidir.
Myomlar korkutucu olurlarsa da, kesin doku incelemesi sonucunda her zaman kaygı verecek bir sorun olmadıkları görülür. Zamanımızda her iki kadından birisi hayatının herhangi bir zamanında rahminde myom olayını yaşamıştır. Her beş kadından birisi myom olduğu halde bunun farkına varmamıştır.
İyi huylu tümörlerin nedeni tam olarak bilinmiyorsa da, yumurtalığın işleviyle ilişkili bulunması mümkün görülüyor.
Bilim kitapları, bir enerji deşarjından söz ediyorlar. Normal olarak hamilelikte ortaya çıkması gereken bu enerji, bir görüşe göre bu kez hedefe isabet etmediği için myom oluşturuyor. Bu kistlerin estrojen hormonunun etkisiyle rahimde büyüdüğü biliniyor. Dolayısıyla adetten kesilme (menopoz) yıllarında artık ortaya çıkmamaktadır. Mevcut olan myomlar ise, yine menopoz döneminde kuruyup yok olumaktadır. Myom bir şikayet nedeni olmadığı ve fazlaca iri olmadığı zaman kendi haline bırakılır. Yine de altı ayda bir kontrol şarttır. Eğer fazlaca büyükse, yanındaki organlar üzerinde baskı da oluşturursa hormon tedavisi uygulanır ya da ameliyatla alınır. Myom ameliyatı rahime herhangi bir zarar vermeden gerçekleşir. Ancak myom ilerlemiş ve fazla büyümüşse, kadın da artık çocuk yapmayacaksa genellikle rahimle birlikte alınır.
Yunanca (Myoma), kas kistidir.
Myomlar korkutucu olurlarsa da, kesin doku incelemesi sonucunda her zaman kaygı verecek bir sorun olmadıkları görülür. Zamanımızda her iki kadından birisi hayatının herhangi bir zamanında rahminde myom olayını yaşamıştır. Her beş kadından birisi myom olduğu halde bunun farkına varmamıştır.
İyi huylu tümörlerin nedeni tam olarak bilinmiyorsa da, yumurtalığın işleviyle ilişkili bulunması mümkün görülüyor.
Bilim kitapları, bir enerji deşarjından söz ediyorlar. Normal olarak hamilelikte ortaya çıkması gereken bu enerji, bir görüşe göre bu kez hedefe isabet etmediği için myom oluşturuyor. Bu kistlerin estrojen hormonunun etkisiyle rahimde büyüdüğü biliniyor. Dolayısıyla adetten kesilme (menopoz) yıllarında artık ortaya çıkmamaktadır. Mevcut olan myomlar ise, yine menopoz döneminde kuruyup yok olumaktadır. Myom bir şikayet nedeni olmadığı ve fazlaca iri olmadığı zaman kendi haline bırakılır. Yine de altı ayda bir kontrol şarttır. Eğer fazlaca büyükse, yanındaki organlar üzerinde baskı da oluşturursa hormon tedavisi uygulanır ya da ameliyatla alınır. Myom ameliyatı rahime herhangi bir zarar vermeden gerçekleşir. Ancak myom ilerlemiş ve fazla büyümüşse, kadın da artık çocuk yapmayacaksa genellikle rahimle birlikte alınır.
Sponsorlu Bağlantılar:
18 Mart 2012 Pazar
Rahmin Genişlemesi (Dölyatağı Genişlemesi)
Rahim (Döl Yatağı) Genişlemesi
Rahim büyümesinin en bilinen nedeni hamileliktir: Fakat bazen dölyatağı bir kas tümöründen ya da kuşku etkisiyle büyüyebilir. Kas tümörlerine miyomata veya fibroitler adı verilir. Bilinmeyen bazı nedenlerden dolayı rahmi meydana getiren bir ya da daha fazla kas lifi gelişmeye başlar ve kısa bir süre sonra rahmin kas duvarının derinliklerinde birkaç küçük, nohut iriliğinde tümör meydana gelir. Bu devrede onları kimse fark edemez fakat aylar, yıllar geçtikçe (çünkü tümörler çok yavaş büyür) bir golf topu, bir tenis topu hatta bir greyfurt büyüklüğüne erişirler. Bu zamana kadar hasta karnında bir şişkinlik hissedebilir ya da tümör içe doğru büyümüşse ve rahim boşluğunun biçimini bozmuşsa kadında daha ağır veya düzensiz adet devreleri görülebilir. Kadın, bu durumda genellikle doktora gider, doktor da bir leğen kuşağı incelemesinden sonra bir tek tümör mü olduğunu, yoksa rahimin birkaç fibroid tümörüyle mü dolup genişlediğini söyleyebilir. Genç yaşında çocuk sahibi olmuş bir kadında fibroitlerin meydana gelmesi olağan değildir. Tümörler genellikle geçkin kızlarda ve yaşlı doğum yapmış kadınlarda görülür. Bu da "Fibroitler hayal kırıklığına uğramış bir rahimde gelişir", söylentisine yol açmıştır. Tümörler çok olağandır ve kadınların % 20'sinin döl yatağında fibroit bulunur. Birçok durumda, tümör hiç bir belirti göstermediği için tedavi gerektirmez, fakat belirtileri olan bir kadın için tedavi gerekmektedir. Seçilen tedavi biçimi hastanın yaşına ve daha fazla çocuk sahibi olmayı isteyip istemeyişine bağlıdır.

Çocuk sahibi olmaya istekli genç bir kadında belirtiler gösteren fibroitler bulunursa doktor bir ameliyatla fibroitleri alır ve rahimi bırakır. Bu biraz bezelyelerin karmaşık kabuklanma şekline benzer ve fibroitlerin yeniden büyüme olasılığı varsa da kadının hamile kalma olanağı fazladır. Daha yaşlı kadınlarda veya artık çocuk sahibi olmak istemeyen bir kadında seçilen ameliyat genellikle histerektomidir ve bu ameliyatla rahim alınır.
Dölyatağı genişlemesinin diğer bir nedeni de kuşku ve üzüntüdür. Eski Yunanlılar döl yatağını kadının duygularının kaynağı olduğuna inanırlardı. Dölyatağının Yunancası histeros tur bundan dolayı kadınlarda isterik sıfatı kullanılmaktadır. Tabiî, duyguların meydana geldiği yer gerçekte beyindir, fakat duygular (gerek huzursuzluğa gerekse mutsuzluğa bağlı olsun) bir süre etkilerini sürdürür dölyatağının dümdüz genişlemesine ve ağır adetlere sebep olur. Doktorlar sık sık rahimdeki bu duygusallık genişlemesini fibroitlerle ilişkili sanarak yanılgıya düşerler ve hatta bu dölyatağının alınması, histerektomi ile sonuçlanabilir. Bu ağır adetleri düzeltmiş fakat olumsuz, rahatsız duygular değişmemiştir ve diğer bozukluklar (genellikle karın ağrıları veya sırt ağrısı diye anlatılır), ameliyattan 3 veya 6 ay sonra kendini göstermiştr. Bazen bu durumu düzeltmek için bir ameliyat gerekir, fakat vakaların çoğunda gereksinim duyulan anlayış ve belki de anlık yararı olacak bazı ilaçlardır.
Rahim büyümesinin en bilinen nedeni hamileliktir: Fakat bazen dölyatağı bir kas tümöründen ya da kuşku etkisiyle büyüyebilir. Kas tümörlerine miyomata veya fibroitler adı verilir. Bilinmeyen bazı nedenlerden dolayı rahmi meydana getiren bir ya da daha fazla kas lifi gelişmeye başlar ve kısa bir süre sonra rahmin kas duvarının derinliklerinde birkaç küçük, nohut iriliğinde tümör meydana gelir. Bu devrede onları kimse fark edemez fakat aylar, yıllar geçtikçe (çünkü tümörler çok yavaş büyür) bir golf topu, bir tenis topu hatta bir greyfurt büyüklüğüne erişirler. Bu zamana kadar hasta karnında bir şişkinlik hissedebilir ya da tümör içe doğru büyümüşse ve rahim boşluğunun biçimini bozmuşsa kadında daha ağır veya düzensiz adet devreleri görülebilir. Kadın, bu durumda genellikle doktora gider, doktor da bir leğen kuşağı incelemesinden sonra bir tek tümör mü olduğunu, yoksa rahimin birkaç fibroid tümörüyle mü dolup genişlediğini söyleyebilir. Genç yaşında çocuk sahibi olmuş bir kadında fibroitlerin meydana gelmesi olağan değildir. Tümörler genellikle geçkin kızlarda ve yaşlı doğum yapmış kadınlarda görülür. Bu da "Fibroitler hayal kırıklığına uğramış bir rahimde gelişir", söylentisine yol açmıştır. Tümörler çok olağandır ve kadınların % 20'sinin döl yatağında fibroit bulunur. Birçok durumda, tümör hiç bir belirti göstermediği için tedavi gerektirmez, fakat belirtileri olan bir kadın için tedavi gerekmektedir. Seçilen tedavi biçimi hastanın yaşına ve daha fazla çocuk sahibi olmayı isteyip istemeyişine bağlıdır.

Çocuk sahibi olmaya istekli genç bir kadında belirtiler gösteren fibroitler bulunursa doktor bir ameliyatla fibroitleri alır ve rahimi bırakır. Bu biraz bezelyelerin karmaşık kabuklanma şekline benzer ve fibroitlerin yeniden büyüme olasılığı varsa da kadının hamile kalma olanağı fazladır. Daha yaşlı kadınlarda veya artık çocuk sahibi olmak istemeyen bir kadında seçilen ameliyat genellikle histerektomidir ve bu ameliyatla rahim alınır.
Dölyatağı genişlemesinin diğer bir nedeni de kuşku ve üzüntüdür. Eski Yunanlılar döl yatağını kadının duygularının kaynağı olduğuna inanırlardı. Dölyatağının Yunancası histeros tur bundan dolayı kadınlarda isterik sıfatı kullanılmaktadır. Tabiî, duyguların meydana geldiği yer gerçekte beyindir, fakat duygular (gerek huzursuzluğa gerekse mutsuzluğa bağlı olsun) bir süre etkilerini sürdürür dölyatağının dümdüz genişlemesine ve ağır adetlere sebep olur. Doktorlar sık sık rahimdeki bu duygusallık genişlemesini fibroitlerle ilişkili sanarak yanılgıya düşerler ve hatta bu dölyatağının alınması, histerektomi ile sonuçlanabilir. Bu ağır adetleri düzeltmiş fakat olumsuz, rahatsız duygular değişmemiştir ve diğer bozukluklar (genellikle karın ağrıları veya sırt ağrısı diye anlatılır), ameliyattan 3 veya 6 ay sonra kendini göstermiştr. Bazen bu durumu düzeltmek için bir ameliyat gerekir, fakat vakaların çoğunda gereksinim duyulan anlayış ve belki de anlık yararı olacak bazı ilaçlardır.
Sponsorlu Bağlantılar:
Etiketler:
dölyatağı genişlemesi,
fibroid,
miyom,
miyomata,
rahim genişlemesi
14 Eylül 2011 Çarşamba
Miyom Nedir? Myom Ne Demektir?
Rahimin bir kas tabakası vardır. Buna myometrium denir. Rahimin kas dokusu üzerinden çıkan iyi huylu tümörlere miyom denir. Miyomlar iyi huylu kitleler olduğundan kanser oluşturması söz konusu değildir. Miyomların rahatsız edici yanı rahimdeki adale dokusu üzerine büyümeye devam etmeleridir. Miyomlar kadınlık hormonu östrojene bağlı olarak gelişen selim urdur. Kadınlık hormonu ne kadar fazla ise o kadar büyümeye devam edecektir. Kadınlık hormonunun bittiği menopoz döneminden sonra bu miyomlar küçülecektir. Daha çok üreme çağında olan, adet gören, hormonları iyi çalışan kadınlarda görülmektedir. Aşağıdaki miyom türlerinin rahim içinde nasıl bulunduklarını gösteren bir resimdir.
Aramalar: miyom nedir , myom nedir , mıyom ne demek
Aramalar: miyom nedir , myom nedir , mıyom ne demek
19 Mayıs 2011 Perşembe
Miyom Neden Olur? Myom Belirtileri ve Türleri
Myomlar rahim ve rahim ağzında görülen, rahim yapısında bulunan düz kas dokusundan gelişen selim (iyi huylu) tabiatlı tümöral yapılardır. Burada şunu vurgulamakta fayda vardır ki; tümör kelimesi tüm insanlarda kanser lafını çağrıştırmaktadır. Vücu tta ister iyi huylu ister kötü huylu şişliklerin hepsine birden tıbbi olarak tümör ya da tümöral yapılar adı verilir. Myomlar bir bezelye adetsi büyüklüğünden basket topu büyüklüğüne kadar değişebilen boyutlarda olabilir. genel olarak yuvarlak ve pembemsi renktedirler ve uterus (rahim) içinde her yerde bulunabilirler.
Kimlerde myom vardır?
Her yüz kadından yaklaşık 10-15'inde çapı ufak ya da büyük az sayıda ya da çok sayıda, belirti veren ya da vermeyen myomlara rastlamak olanaklıdır. Myomlar rahmin en sık görülen iyi huylu tümörüdür.
Myomlara en çok 35-45 yaş grubu kadınlarda rastlanır. Ergenlik sürecinde görülmesi çok ender bir haldir. Keza menopoz sürecinde de myom görülme sıklığı düşüktür ve doğurganlık yaşlarında myom tanısı almış çoğu kadında menopoza girdiklerinde hastalıklarında hızla gerileme görülür.
Neden myom olur?
1-Artmış özterojen düzeyi: Myomların kesin nedeni bilinmiyor Fakat; östörojen hormonu (kadınlık hormonu) myomların büyümesine yol açtığı düşünülmektedir. Gebelik sürecinde myomlar da artmış österojen düzeyine bağlı bir şekilde büyüme görülürken, menopozda ise österojen düzeyine bağlı bir şekilde myomlarda küçülme görülmektedir.
2-Kalıtım: Özellikle anne kız kardeş veya anneannesi gibi birinci derece akrabalarında myom olanlardagelişmesi şansı fazladır.
3-Irk: siyah ırk olmak myom görülme şansını, beyaz ırka göre dokuz kat artırır.
Myomlar karşımıza nasıl çıkar?
Myomlar uterusa (Rahime) sınırlı kitleler olup, bulundukları bölgelere göre belirtiler vermektedir. genel olarak rahimde nadiren de rahim boynunda gözükürler. Bir kadının rahminde bir tek myom olabileceği gibi (ki buna myoma uteri denir) birden fazla sayıda myom bir arada da bulunabilir.(Ki buna uterus myomatosus denir)
Myom tipleri nelerdir?

1-Subseröz myomlar (rahmin dış tabakasında)
2-İntramural myomlar (rahmin orta tabakasında)
3-Submüköz myomlar (rahmin iç tabakasında)
en sık görülen myomlar İntramural myomlardır.
Myomlar ne gibi belirtiler yapar?
Myomlar genelde belirti göstermezler. Rutin jinekolojik muayeneler sıraısnda tesadüfen tespit edilirler. Ancak; çoğu zaman büyüme ile orantılı olarak şu bulguları verebilirler;
* Fazla miktarda adet kanamaları
* Cinsel ilişki sonrası kanama
* Adet arası dönemde ara kanama
* Sık sık idrara çıkma
* Karında büyüme veya şişlik
* Adet zamanlarında ya da cinsel ilişki sırasında kuyruk sokumuna doğru ağrı
* Fazla miktarda kanamalar bağlı kansızlık
* Tüplerin ya da rahmin ağzını kapayan myomlar kısırlığa neden olurlar
* Büyük myomlar barsaklara bası yaparak barsak içinde dışkının ilerlemesine engel olmak suretiyle kabızlığa neden olurlar.
* Döllenmiş yumurtanın rahmin içinde gömülüp kalmasına engelleyici şekilde yerleşmiş myomlar tekrarlayan düşüklere neden olurlar.
Myomlar ve kanserler arasında ilişki var mıdır?
Myomu olan hastalarda kanser gelişme rizikosu (1/10000) onbinde birdir. Özellikle menopozdan sonra myomlarda ani büyüme görülmesi kanser şüphesi doğurur. Böyle durumlarda rahim cerrahi olarak çıkarılmalıdır.
Myom tanısı nasıl konulur?
Myom tanısı koymak kolaydır. Tipik belirtilerle gelen bir kadında yapılan jinekolojik muayene (muayene ve ultrason) %99 doğrulukta tanı koydurur.
1-Ultrasononografi: Ağrısız ve acısız olan inceleme yöntemi ile karın üstünden ya da vajina içerisine sokulan bir aparat (cihaz) yardımıyla, eko denilen ses dalgaları yarattığı görüntülerle, iç genital organlar değerlendirilir.
2-Histeroskopi: Bu ışın teloskopi cihaz ile vajina ve rahim boynu aşılarak rahim içerisine doğru sokularak incelenmesi esasına dayanır.
3-Laparoskopi: Laparoskop adı verilen cihazla karından yapılan ufak bir kesiyle teroskopi incelenmesi esasına dayanır.
4-Histerosalpingografi: Bu ilaçlı film tekniğinde ise yine vajinal yoluyla rahim ağzının hemen iç kısmına giren ince bir tüp ile verilen ilacın, rahim içinden tüpler aracılığıyla karın boşluğuna kadar yayılması görüntülenerek bu organlardaki anomaliler hakkında bilgi edinmeyi amaçlanır.
Ne kadar beklemeli?
Myomların sayısı, büyüklükleri ve büyüme hızları kadından kadına farklılıklar göstermektedir. Genel olarak myomların büyümesi östorojen başta olmak üzere kadınlık hormonları ile ilgili olduğundan, küçük myomlar menopoza girince yok olabilirler veya küçülebilirler. Bununla beraber büyük boyuttaki myomlar daha uzun vadeli sorunlar teşkil edebilirler. Henüz üreme çağındaki myomlu kadınının myomu ameliyat ile çıkarılırsa menopoza kadar tekrar myom çıkma olasılığı her zaman vardır. bu sebepten dolayı eğer herhangi bir şikayet vermiyorsa ve başka hastalıklar için potansiyel teşkil etmiyor ise; özellikle üreme çağındaki kadınlarda beklemek ya da ilaç tedavi ile idame edebilmek, daha akılcı görülmek ile beraber doktorunuzun insiyatifi her zaman için daha önemlidir.
Miyomdan Korunma:
Bugün hala myomların niçin geliştiği tam olarak aydınlatılamamıştır. Bununla beraber yapılan çalışmalarda sedanter (durağan) yaşayan ve şişman kadınlarda daha çok görülmesine karşın atletik kadınlarda daha seyrek görülmesi korunmada kas aktivesinin önemi olup olmadığını düşündürmektedir.
Miyom Tedavisi:
Myomlar genel olarak küçük ve şikayete neden olmadıklarından tedavi gerektirmezler. Buna rağmen belirgin bulgu verenler, doğurganlığı etkileyecek kadar büyüklükte olanlar veya kanser ya da benzeri habis (kötü huylu) tümörlerle karışabilecek özellikte olanlar tedavi gerektirirler. Myomunuz eğer küçük ise "bekle ve gör" şeklinde yaklaşımla 6 ay arayla kontrol muayeneleri yapılmalıdır. Myomun büyüme hızı böylelikle incelenmiş olunur.
1-Tıbbi tedavi:
GnRH analogları diye adlandırılan bir grup ilaç myomların boyutlarını küçültmek için kullanılır. Bu ilaçlar uzun zaman kullanıldığında kemik kaybına, vajinal kurumaya ve sıcak basmalarına yol açar. Bu ilaçlar cerrahi öncesi myomları küçültmek için kullanılır.
2-Cerrahi tedavi:
Yakınmalar yol açan ve hızla büyüyen myomlar cerrahi olarak çıkarılmalıdır. Myomun yeri ve büyüklüğü cerrahinin tipini belirler.
Myomektomi:
Myomun uterus (rahim) duvarında basitçe sıyrılarak çıkartılması işlemidir. Çocuk isteyen kişilerde uterusun korunmasını sağlayan muhafazakar bir yaklaşımdır. Daha çok laparoskopi yolu ile yapılır ancak; myom laporoskopik olarak alınmayacak kadar büyük ise karın açılarak uygulanan klasik ameliyat ile myomektomi gerçekleştirilir. Bu işlem uterus duvarında incelmeye neden olabileceğinden sonraki gebeliklerde normal (vajinal) doğum yerine sezeryan tercih edilmek zorunda kalınır.
Histerektomi (Rahmin alınması):
Hızla büyüyen yakınmalara yol açan myomları olan, ileride gebelik düşünmeyen hastalarda uygulanan bir yöntemdir.
Takip:
Tüm myomların cerrahi ile çıkarılması gerek yoktur. Ağrı, basınç hissi, düzensiz ve aşırı kanama yakınmaları olmayan hastaların düzenli kontrolleri yapılarak myom boyutları takip edilir. İleride gebelik düşünen hastalar veya menopoza girecek olan hastalar bu şekilde takip edilir.
Myomların dondurulması (Krioterapi): Son yıllarda yapılan bazı araştırmalarda myomların artık ameliyat ile alınmasının gerekli olmadığı, dondurularak tedavi edilebilecekleri gösterildi. Bu tedavi şeklinde myoma özel bir alet ile ulaşılarak ve eksi 196 derecelik sıvı nitrojen uygulanarak myomlar dondurulabiliyor. Dondurulan myom nüvesi canlılığını kaybettiğinden ufalıyor. Bu tedavi sayesinde myomların ameliyat ile alınmalarına gerek kalmıyor, kan kaybı ve ciddi ameliyat riskleri ve ameliyat sonrası yapışıklıkları gibi komplikasyonlardan kaçınılmış oluyor Bu tip araştırmalar halen devam etmekte. Bakarsınız yakın bir gelecekte myomların ameliyat ile nasıl alınacağından çok, nasıl dondurulabileceğini tartışacağız.
Konuyla ilgili aramalar: mıyom nedir , mıyom ameliyatı , miyom nasıl geçer
Kaynağı: jinekologdoktor.net/myom.html
Kimlerde myom vardır?
Her yüz kadından yaklaşık 10-15'inde çapı ufak ya da büyük az sayıda ya da çok sayıda, belirti veren ya da vermeyen myomlara rastlamak olanaklıdır. Myomlar rahmin en sık görülen iyi huylu tümörüdür.
Myomlara en çok 35-45 yaş grubu kadınlarda rastlanır. Ergenlik sürecinde görülmesi çok ender bir haldir. Keza menopoz sürecinde de myom görülme sıklığı düşüktür ve doğurganlık yaşlarında myom tanısı almış çoğu kadında menopoza girdiklerinde hastalıklarında hızla gerileme görülür.
Neden myom olur?
1-Artmış özterojen düzeyi: Myomların kesin nedeni bilinmiyor Fakat; östörojen hormonu (kadınlık hormonu) myomların büyümesine yol açtığı düşünülmektedir. Gebelik sürecinde myomlar da artmış österojen düzeyine bağlı bir şekilde büyüme görülürken, menopozda ise österojen düzeyine bağlı bir şekilde myomlarda küçülme görülmektedir.
2-Kalıtım: Özellikle anne kız kardeş veya anneannesi gibi birinci derece akrabalarında myom olanlardagelişmesi şansı fazladır.
3-Irk: siyah ırk olmak myom görülme şansını, beyaz ırka göre dokuz kat artırır.
Myomlar karşımıza nasıl çıkar?
Myomlar uterusa (Rahime) sınırlı kitleler olup, bulundukları bölgelere göre belirtiler vermektedir. genel olarak rahimde nadiren de rahim boynunda gözükürler. Bir kadının rahminde bir tek myom olabileceği gibi (ki buna myoma uteri denir) birden fazla sayıda myom bir arada da bulunabilir.(Ki buna uterus myomatosus denir)
Myom tipleri nelerdir?

1-Subseröz myomlar (rahmin dış tabakasında)
2-İntramural myomlar (rahmin orta tabakasında)
3-Submüköz myomlar (rahmin iç tabakasında)
en sık görülen myomlar İntramural myomlardır.
Myomlar ne gibi belirtiler yapar?
Myomlar genelde belirti göstermezler. Rutin jinekolojik muayeneler sıraısnda tesadüfen tespit edilirler. Ancak; çoğu zaman büyüme ile orantılı olarak şu bulguları verebilirler;
* Fazla miktarda adet kanamaları
* Cinsel ilişki sonrası kanama
* Adet arası dönemde ara kanama
* Sık sık idrara çıkma
* Karında büyüme veya şişlik
* Adet zamanlarında ya da cinsel ilişki sırasında kuyruk sokumuna doğru ağrı
* Fazla miktarda kanamalar bağlı kansızlık
* Tüplerin ya da rahmin ağzını kapayan myomlar kısırlığa neden olurlar
* Büyük myomlar barsaklara bası yaparak barsak içinde dışkının ilerlemesine engel olmak suretiyle kabızlığa neden olurlar.
* Döllenmiş yumurtanın rahmin içinde gömülüp kalmasına engelleyici şekilde yerleşmiş myomlar tekrarlayan düşüklere neden olurlar.
Myomlar ve kanserler arasında ilişki var mıdır?
Myomu olan hastalarda kanser gelişme rizikosu (1/10000) onbinde birdir. Özellikle menopozdan sonra myomlarda ani büyüme görülmesi kanser şüphesi doğurur. Böyle durumlarda rahim cerrahi olarak çıkarılmalıdır.
Myom tanısı nasıl konulur?
Myom tanısı koymak kolaydır. Tipik belirtilerle gelen bir kadında yapılan jinekolojik muayene (muayene ve ultrason) %99 doğrulukta tanı koydurur.
1-Ultrasononografi: Ağrısız ve acısız olan inceleme yöntemi ile karın üstünden ya da vajina içerisine sokulan bir aparat (cihaz) yardımıyla, eko denilen ses dalgaları yarattığı görüntülerle, iç genital organlar değerlendirilir.
2-Histeroskopi: Bu ışın teloskopi cihaz ile vajina ve rahim boynu aşılarak rahim içerisine doğru sokularak incelenmesi esasına dayanır.
3-Laparoskopi: Laparoskop adı verilen cihazla karından yapılan ufak bir kesiyle teroskopi incelenmesi esasına dayanır.
4-Histerosalpingografi: Bu ilaçlı film tekniğinde ise yine vajinal yoluyla rahim ağzının hemen iç kısmına giren ince bir tüp ile verilen ilacın, rahim içinden tüpler aracılığıyla karın boşluğuna kadar yayılması görüntülenerek bu organlardaki anomaliler hakkında bilgi edinmeyi amaçlanır.
Ne kadar beklemeli?
Myomların sayısı, büyüklükleri ve büyüme hızları kadından kadına farklılıklar göstermektedir. Genel olarak myomların büyümesi östorojen başta olmak üzere kadınlık hormonları ile ilgili olduğundan, küçük myomlar menopoza girince yok olabilirler veya küçülebilirler. Bununla beraber büyük boyuttaki myomlar daha uzun vadeli sorunlar teşkil edebilirler. Henüz üreme çağındaki myomlu kadınının myomu ameliyat ile çıkarılırsa menopoza kadar tekrar myom çıkma olasılığı her zaman vardır. bu sebepten dolayı eğer herhangi bir şikayet vermiyorsa ve başka hastalıklar için potansiyel teşkil etmiyor ise; özellikle üreme çağındaki kadınlarda beklemek ya da ilaç tedavi ile idame edebilmek, daha akılcı görülmek ile beraber doktorunuzun insiyatifi her zaman için daha önemlidir.
Miyomdan Korunma:
Bugün hala myomların niçin geliştiği tam olarak aydınlatılamamıştır. Bununla beraber yapılan çalışmalarda sedanter (durağan) yaşayan ve şişman kadınlarda daha çok görülmesine karşın atletik kadınlarda daha seyrek görülmesi korunmada kas aktivesinin önemi olup olmadığını düşündürmektedir.
Miyom Tedavisi:
Myomlar genel olarak küçük ve şikayete neden olmadıklarından tedavi gerektirmezler. Buna rağmen belirgin bulgu verenler, doğurganlığı etkileyecek kadar büyüklükte olanlar veya kanser ya da benzeri habis (kötü huylu) tümörlerle karışabilecek özellikte olanlar tedavi gerektirirler. Myomunuz eğer küçük ise "bekle ve gör" şeklinde yaklaşımla 6 ay arayla kontrol muayeneleri yapılmalıdır. Myomun büyüme hızı böylelikle incelenmiş olunur.
1-Tıbbi tedavi:
GnRH analogları diye adlandırılan bir grup ilaç myomların boyutlarını küçültmek için kullanılır. Bu ilaçlar uzun zaman kullanıldığında kemik kaybına, vajinal kurumaya ve sıcak basmalarına yol açar. Bu ilaçlar cerrahi öncesi myomları küçültmek için kullanılır.
2-Cerrahi tedavi:
Yakınmalar yol açan ve hızla büyüyen myomlar cerrahi olarak çıkarılmalıdır. Myomun yeri ve büyüklüğü cerrahinin tipini belirler.
Myomektomi:
Myomun uterus (rahim) duvarında basitçe sıyrılarak çıkartılması işlemidir. Çocuk isteyen kişilerde uterusun korunmasını sağlayan muhafazakar bir yaklaşımdır. Daha çok laparoskopi yolu ile yapılır ancak; myom laporoskopik olarak alınmayacak kadar büyük ise karın açılarak uygulanan klasik ameliyat ile myomektomi gerçekleştirilir. Bu işlem uterus duvarında incelmeye neden olabileceğinden sonraki gebeliklerde normal (vajinal) doğum yerine sezeryan tercih edilmek zorunda kalınır.
Histerektomi (Rahmin alınması):
Hızla büyüyen yakınmalara yol açan myomları olan, ileride gebelik düşünmeyen hastalarda uygulanan bir yöntemdir.
Takip:
Tüm myomların cerrahi ile çıkarılması gerek yoktur. Ağrı, basınç hissi, düzensiz ve aşırı kanama yakınmaları olmayan hastaların düzenli kontrolleri yapılarak myom boyutları takip edilir. İleride gebelik düşünen hastalar veya menopoza girecek olan hastalar bu şekilde takip edilir.
Myomların dondurulması (Krioterapi): Son yıllarda yapılan bazı araştırmalarda myomların artık ameliyat ile alınmasının gerekli olmadığı, dondurularak tedavi edilebilecekleri gösterildi. Bu tedavi şeklinde myoma özel bir alet ile ulaşılarak ve eksi 196 derecelik sıvı nitrojen uygulanarak myomlar dondurulabiliyor. Dondurulan myom nüvesi canlılığını kaybettiğinden ufalıyor. Bu tedavi sayesinde myomların ameliyat ile alınmalarına gerek kalmıyor, kan kaybı ve ciddi ameliyat riskleri ve ameliyat sonrası yapışıklıkları gibi komplikasyonlardan kaçınılmış oluyor Bu tip araştırmalar halen devam etmekte. Bakarsınız yakın bir gelecekte myomların ameliyat ile nasıl alınacağından çok, nasıl dondurulabileceğini tartışacağız.
Konuyla ilgili aramalar: mıyom nedir , mıyom ameliyatı , miyom nasıl geçer
Kaynağı: jinekologdoktor.net/myom.html
18 Temmuz 2010 Pazar
Rahimden Myom Alınması - Myomektomi Onam Formu
* Hasta olarak size uygulanacak olan işlem hakkında karar verebilmeniz için, işlem öncesinde, durumunuz
ve önerilen cerrahi, tibbi ya da tanısal işlem ve diğer tedavi seçenekleri hakkında bilgi alma hakkına sahipsiniz.
Bu belge ve açıklayıcı konuşma ile size önerilen cerrahi girişimin tanımı, gerekliliği, riskleri, tedavi seçenekleri, tedavi
uygulanmazsa karşılaşabileceğiniz sonuçlar hakkında bilgi verilmektedir. Girişim hakkında bilgilendirildikten sonra girişimi
kendi isteğiniz ile kabul ya da reddedebilirsiniz.
*Size sunulan bilgilerden herhangi birini anlamakta güçlük çekerseniz hekiminize açıklaması için lütfen danışınız.
Tanı ve işlem: Rahimden myom alınma ameliyatı (myomektomi) myomun yerleşim yeri ve büyüklüğü göz ününe alınarak hazneden (vajinal) ya da karından kesi ile ya da karına açılan delikler ve optik cihaz kullanımı ile kapalı yöntemle (laparoskopik) yapılabilir. Ameliyat sırasında rahim duvarından myom çıkartıldıktan sonra rahime dikiş atılarak iyileşmesi sağlanır.
Önerilen cerrahi girişim :
( ) Karından kesi ile (abdominal)
( ) Hazneden (vaginal)
( ) Kapalı yöntem (laparoskopik)
Cerrahi işlem riskleri : Tedavisiz durumumun devam etmesi durumunda riskler ve zararlar olabileceği gibi, benim için planlanan cerrahi, medikal ve/veya tanısal işlemlerle ilgili de riskler vardır. Cerrahi, medikal, ve/veya tanısal işlemlerin tümüne özgü olan enfeksiyon, damarlarda ve akciğerde kan pıhtısı oluşumu, kanama, alerjik reaksiyon, kalp krizi, akciğerlerde havalanma azlığı (atelektazi) ve hatta ölümün olabileceğinin farkındayım. Bana uygulanacak olan girişimle ilgili ayrıca aşağıdaki risklerin de bulunduğu bana ayrıntılı olarak anlatıldı.
Bana anlatılan bu risklerden bazıları oldukça enderdir. Rahimden myom alınması ameliyatı (myomektomi) daha önceden ameliyat geçirmiş kişiler (sezaryen ameliyatı) ya da mevcut bir hastalığı olanlar (kalp hastalığı, şeker hastalığı, yüksek kan basıncı, böbrek hastalığı, böbrek ya da karaciğer nakli geçirmiş hastalar, pıhtılaşma bozukluğu ve damar hastalığı olanlar, bağ dokusu hastalığı olanlar), endometrioz hastalığı ve buna bağlı karın içinde yapışıklıkları olan hastalar ve sigara içenlerde daha risklidir. Yukarıda belirtilen riskler dışında rahimdem myom alınması ameliyatı (myomektomi) için özel olan riskler şu şekilde sıralanabilir:
- Ameliyat kesi yerinde, karın içinde, idrar yollarında, bulantı-kusma, ağrı ve ateşle seyreden iltihap (enfeksiyon) gelişebilir
- -İdrar torbası (mesane) zedelenmesi
- Üreter (böbrekten idrar torbasına uzanan tüp) zedelenme riski
- İnce ve kalın bağırsak hasar görmesi, buna bağlı olarak barsağın karına ağızlaştırılması (kolostomi)
- Ameliyat sırasında ve sonrasında durdurulamayan kanama ya da kan toplanmasına (hematom) bağlı o
bölgeyi besleyen ana damarların (arteria interna iliaka) bağlanması
bölgeyi besleyen ana damarların (arteria interna iliaka) bağlanması
Ameliyattan sonra önceden varolmayan idrar kaçırma yakınmasının ortaya çıkması ya da var olan yakınmada artış
Karın içindeki büyük damarlarda zedelenme ve kanamanın ortaya çıkması
Ameliyat sonrası gelişen yapışıklıklara bağlı karın ağrısı ve barsak tıkanıklığı
-Myom çıkartılması sırasında ortaya çıkan ve durdurulamayan kanama sonucu rahimin alınması gerekebilir.
Myom çıkarıldıktan bir süre sonra rahimin aynı yada başka bölgelerinde tekrarlayabilir.
Rahim içi boşuğundaki tabakanın (endometrium) zedelenmesi ile rahim içi yapışıklıklar gelişebilir ve bu yapışıklıklar adet görme (menstrüasyon) bozuklukları yaratabilir ve/veya gebe kalamama, tekrarlayan gebelik kayıplarına yol açabilir. Ameliyat sonrası gelişen karın içi yapışıklıklar ağrı, tüplerin tıkanması, tüp-yumurtalık ilişkisinin bozulması ve kısırlığa yol açabilir.
Yukarıda belirtilen komplikasyonlar nedeniyle hastanın yeniden ameliyat edilmesi gerekebilr. Ameliyattan sonra
uzun vadede karındaki kesi yerinde sertleşme (skar-keloid), karın duvarında fıtık gellişimi gibi komplikasyonlar görülebilir.
Tedavi seçenekleri:
-Bazı hormon veya başka ilaçlar kullanmak (gestagenlar, GnRH analogları ya da antagonistleri)
-Rahim içerisine hormon salgılayan rahimiçi araç yerleştirilmesi
-Rahimin tamamen alınması
-Angiografik olarak myom embolizasyonu
Tedavi kabul edilmezse karşılaşılacak sonuçlar: Benim için uygun görülen cerrahi girişim yapılmazsa hastalığım ile ilgili oluşabilecek aşağıdaki durumlar bana anlatıldı. Eğer aşırı kanamalar nedeniyle ameliyat yapılacaksa bu kanamaların devamı nedeniyle kansızlık gelişebileceği ve kansızlığa bağlı olabilecek sağlık sorunları oluşabileceği, Myomun büyüyebileceği ve bu nedenle bası belirtileri yapabileceği, kötü huylu özelliğe değişebileceği (sarkomatöz dejeneresans), yumurtalıkların muayene veya görüntülenmesini engelleyerek yumurtalıktakği hastalıklar açısından tanısal gecikmelerinin yaşanabileceği bana anlatıldı.
Anestezi: Anestezinin ek riskler getirdiğini biliyorum ama ağrıdan korunmak için ve ağrının geçmesi için planlanan işlem ve ekişlemler için anestezinin kullanılmasını istiyorum. Bana sorulmadan anestezi yönteminin değiştirilebileceğinin farkındayım. İşlem esnasındaki ağrı hissinin, anestezi hekimiyle konuşup seçebileceğim bölgesel (spinal ve epidural) veya genel anestezi ile giderileceği söylendi.
Anestezinin benim ameliyatımı yapacak olan hekimin kontrolünde olmadığını, ve her bir anestetik maddenin riskleri olabileceğini anladım. Herhangi bir anestezi yönteminin kullanılması sonucunda solunum problemleri, ilaç reaksiyonları, sinir zedelenmeleri, beyin hasarı ve hatta ölüm gibi komplikasyonların olabileceğini anlıyorum. Genel anesteziden kaynaklanabilecek diğer risk ve hasarlar ses telleri, soluk borusu, dişler ve gözlerde zedelenmedir. Bölgesel (spinal ve epidural) anesteziden kaynaklanabilecek başağrısı ve uzun süreli bel ağrısı dahil olmak üzere diğer riskleri anlıyorum.
Anestezinin ……………………………………………………………………………… (ünvan ve kişi) tarafından veya onun gözetiminde verilmesine izin veriyorum.
Kan ürünleri: Gerekli olduğunda kan ürünlerinin kullanılmasını kabul ediyorum.
Önceden tahmin edilemeyen durumların tedavisine onay: Hekimimin durumumun gerektirdiği planlanmış işlemden başka ek veya değişik işlemleri gerektirecek farklı durumları girişim esnasında açığa çıkartabileceğini anlıyorum. Bu durumda hekimimin durumun ve sağlığımın gerektirdiği uygun ek girişimi yapmasını kabul ediyorum.
Hasta ya da hukuksal olarak sorumlu kişi
Adı-soyadı :
İmza :
Tanık
Adı-soyadı :
İmza : Hastaya yakınlığı :
Etiketler:
mıyom,
miyom,
miyomektomi,
myom,
myom slayt,
myometrium,
rahimden myom alınması
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)