miyom etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
miyom etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Nisan 2015 Cuma

Miyom Kısırlık Ya Da Kanser Yapar Mı?


Miyom Kısırlık Ya Da Kanser Yapar Mı?

İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı'nda Öğretim Üyesi olarak görev yapan Prof. Dr. Faruk Buyru, "Bilhassa rahim içerisinde ve rahim duvarında yer alan miyomlar, kanamayla birlikte kısırlığa da neden olabilir. Miyomların çapı büyüdükçe ve sayıları arttıkça kısırlığa neden olma riski de artmaktadır" dedi.

Dr. Buyru, miyomların (rahim tümörü) östrojen  hormonuna bağımlı olarak geliştiği­ni belirterek, menopoza girip daha son­ra östrojen  hormonunun etkinliği­nin azalmasıyla mevcut miyomların birçoğu kez küçüldüğünü söyledi­.

MİYOM GELİŞİMİNDE KALITIM ÖNEMLİDİR

Miyom gelişimi­nin aile­sel eğilim gösterdiği­ni ifade edici Buyru, anne ya da ablasın­da miyom saptanan kadınlar­da miyom görülme riski­nin daha yüksek olduğunu kaydetti­.

Buyru, doğum yapmamış kadınlar­da da miyom gelişimine yaygın rastladıklarını dile getirerek, "Miyomların belirtileri, bulundukları yer ve büyüklüklerine göre farklılık göstermekte­dir­­. Rahim içerisi­ne yakın ve büyük olan miyomlar daha fazla şikayete neden  olmakta­dır­­.  Küçük olsa bile rahim içerisi­ne yakın miyomlar adet sırasın­da kanama miktarı­nın artmasına, kanama süresi­nin uzamasına neden  o­lur­. Tam tersine rahim dışına doğru olan miyomlar ise daha az şikayete neden  olur Bu tür miyomlar büyüdükleri takdir­de idrar kesesi, bağırsak gibi komşu organlara baskı yapıp, sık idrar yapma ve dışkılama güçlükleri biçimin­de belirti verebilir" diye konuştu­.

MİYOM ÇAPI BÜYÜDÜKÇE KISIRLIĞA YOL AÇMA RİSKİ DE ARTIYOR

Prof­. Dr­. Buyru, miyomların büyüklükleri­nin çok değişken  olduğunu kaydederek, birkaç milimetreden, 20* 30 santimetreye kadar büyük miyomlara rastlayabildikleri­ni ifade etti­.

Şikayet ve belirtilerin miyomların yerleşim yeri­ni yakınen  ilgilendirdiği­ni anlatan Buyru, "Bazı miyomlar gebe kalmayı zorlaştırabileceği gibi, düşük ve erken  doğum riski­ni de arttırabiliyor­. Bilhassa rahim içinde ve rahim duvarın­da yer alan miyomlar, kanamayla kısırlığa da sebep ola­bilir­­. Miyom çapı büyüdükçe ve sayıları arttıkça kısırlığa yol açma rizikosu de artmakta­dır­­.  Rahim içinde yer alan miyomlar küçük bile olsa bileha fazla sorun yaratır­­. Miyomların yol açtığı en  büyük sorun ler, kanama, gebe kalamama, çevre dokulara baskı ve yoğun kanama netice­si meydana gelen  kansızlıktır" ifadesi­ni kullandı­.

Buyru, miyomların kötü huylu olma ihtimali­nin binde 5 olduğunu ifade ederek, hızlı büyüyen, kan akımın­da farklılıklar olan miyomların kötü huylu olabileceği­ni dile getirdi­.

Doğurganlığını tamamlamış kadınlar­da fazlaca sayıda miyom olduğunu, bunların teker teker çıkartılması­nın kanama rizikosu taşıdığına vurgu yapan Buyru, bu çe­şit ameliyatların kadı­nın yaşamı yönün­den  risk oluşturma­sı halinde rahim alınması­nı da gerektirebildiği­ni kaydetti­.

HER MİYOMUN ALINMASI GEREKMİYOR

Prof­. Dr­. Faruk Buyru, görülmekte olan her miyomun alınmasını şart olmadığına dikkati çekerek, bunların ilaçla tedavisi­nin olmadığını, bazı zamanlar kanamaların azaltılışı için geçici olarak ilaçlar kullanıldığını söyledi­.

Miyomda kesin çözümün ameliyat olduğunu ifade edici Buyru, "Ancak pek çok kadın, ameliyata gerek olmadan miyomlarıyla sorun olmadan hayatlarını sürdürebilir­­. Kanama, gebe kalamama gibi şikayeti bulunanlar­da ameliyat gerekebilmekte­dir­­. Rahim içerisindeki miyomlar küçük olsa bile hem gebe kalamama, hem de yoğun kanamaya neden  olmaların­dan dola­yı ameliyat gerektirir­­. Rahim duvarındaki miyomlar, 5 santimetreden  büyükse ya da fazlaca sayıda olduğun­da ameliyat düşünüle­bilir­­. Rahim hari­cinde yer alan miyomlar, çok büyüdüğü zaman ya da çevreye baskı yaptığın­da ameliyat düşünülmelidir" biçimin­de konuştu­.

Buyru, miyomun kanlanmasına imkan veren  damarın tıkanma­sı gibi yeni tedavi seçenekleri­nin ortaya çıktığını dile getirerek, bu yolun ameliyat olmak istemeyen  ya da operasyonu sorunlu olabilecek hastalar­da düşünülüşü gerektiği­ni vurguladı­.

İlgili aramalar: miyom kansere neden olur mu, miyom kısırlığa neden olur mu, miyom kanser yapar mı, miyom kısırlık yapar mı

22 Eylül 2014 Pazartesi

Myom tanısı nasıl konur?


Myom tanısı nasıl konur?

Myom tanısı koymak basittir­­. Karakteristik belirtiler ile gelen  bir kadın­da yapılmış olan jinekolojik muayene (ultra­son ve muayene) %99 doğrulukta tanı koymasını sağlar­.

1-Ultrasononografi: Acısız ve ağrı­sız olan inceleme yöntemi ile karın üstünden  veya vajina içerisi­ne sokulan bir aparat (cihaz) yardımıyla, eko denilen  ses dalgaları ortaya çıkardığı görüntülerle, iç cinsel organlar değerlendirilir­­.

2-Histeroskopi: Bu yöntemde ışıklı teleskopi aygıt ile vajina ve rahim boynu aşılıp rahim içerisi­ne doğru sokularak incelenme­si temeline dayanır­­.

3-Laparoskopi: Laparoskop olarak isimlendiri­len  aygıtla karın kısmın­dan yapılmış olan ufak bir kesiyle teroskopi incelenme­si temeline dayanır­­.

4-Histerosalpingografi: Bu ilaçlı film tekniğinde ise yine vajinal yolla rahim ağzı­nın hemen  iç kısmına giren  ince bir tüple verilen  ilacın, rahim içinden  tüpler vasıtasıyla karın boşluğuna kadar yayılma­sı görüntülenerek bu organlardaki anomaliler hakkın­da bilgi sahibi olmayı amaçlar­.n boşluğuna kadar yayılması görüntülenerek bu organlardaki anomaliler hakkında bilgi edinmeyi amaçlar.

Myomlar kanser yapar mı?


Myomlar kanser yapar mı?

Myomu olan hastalar­da kanser oluşma riski (1/10000) onbinde bir kadardır­­. Özellikle menopoza girdikten  sonra myomlar­da ani büyüme görülme­si kanser kuşku­su doğurur­. Böyle durumlar­da rahimin cerrahi teknikle çıkarılması gerekir­­.

21 Eylül 2014 Pazar

Neden myom olur?


Neden myom olur?

1- Artan österojen  düzeyi: Myomların kesin nedeni bilinmiyor­. Fakat; österojen  hormonunun (kadınlık hormonu) myomların büyümesine yol açtığı düşünülmektedir­­. Gebelik çağın­da myomlar da artmış österojen  düzeyine bağlı bir şekil­de büyüme görülürken, menopozda ise österojen  düzeyine bağlı bir şekil­de myomlar­da küçülme görülmektedir­­.

2- Soyaçekim: Özellikle anne kız kardeş ya da anneannesi gibi birinci derece akrabaların­da myom olanlardagelişme­si şansı fazladır­­.

3- Irk: siyah ırk olmak myom görülme olasılığını, beyaz ırka oranla dokuz kat fazlalaştırır­­.

3 Şubat 2014 Pazartesi

Miyom Ameliyatı Nereden Yapılır?


Miyom Ameliyatı Nereden Yapılır?

Miyom ameliyatında uygulanan yöntem miyomun rahim içindeki konumu ve büyüklüğüne göre belirlenmektedir. Tümüyle yerleşmiş miyom ameliyatları rahim içine vajinadan girilerek özel aletlerle çıkarılmaktadır. Miyomlar 35 yaşın üzerindeki kadınlarda sık görülen bir rahatsızlıktır. Miyom rahim dokusundaki yerleşimlerine göre 3 e ayrılmaktadır. Submuköz miyomlar, en az rastlanan miyom tipidir. İntramural miyomlar rahim kas dokusuna yerleşen miyomlardır. Subseröz miyomlar ise rahim dış yüzeyine doğru büyüyen miyomlardır. Miyom rahatsızlarında sırt ve bacak ağrısı, karın ağrısı, sık idrara çıkma, kabızlık ve gaz gibi şikâyetler ortaya çıkmaktadır. Miyom ameliyatına çekilen MR sonucu karar verilmektedir.

İlgili aramalar: miyom ameliyatı nerden yapılıyor? myom ameliyatını nereden yapıyorlar?

19 Ekim 2013 Cumartesi

Miyom tekrarlar mı?


Miyom tekrarlar mı?

Sebebi tam olarak bilinmemekle beraber, genetik yatkınlığa sahip olduğu tespit edilmiş olan miyom, östrojen yani kadınlık hormonuna bağımlı birselim urdur. İyi huylu bir ur olan miyomun kansere dönüşme riski bulunmamakla birlikte, rahimde bulunan adele tabakası, tıp dilinde miyometriyum olarak tanımlanan tabakada oluşan miyomların, sürekli büyümesi ve bu büyümeye bağlı olarak ortaya çıkan rahatsızlıklar sebebiyle tedavi edilmesi gereklidir.

Oldukça sık görülen bir rahatsızlık türü olan miyomların tekrarlaması olasılığı bulunmaktadır. Tekrarladığında genel olarak daha fazla yayılmış şekilde geri dönen miyomların tümünün bulunarak çeşitli yöntemler aracılığıyla temizlenmesi gereklidir. Otuzlu ve kırklı yaşlardaki bayanların yüzde otuz, yüzde kır oranlarında yakalandıkları bu rahatsızlık, panik ve endişe uyandırmaması gereken, ancak büyümesi olasılığı sebebiyle de tedavi edilmesi mutlaka şart olan bir rahatsızlık türüdür.

İlgili aramalar: miyom nükseder mi? miyom tekrarlar mı? miyom yeniden çıkar mı?

23 Eylül 2012 Pazar

Myom


Myom

Yunanca (Myoma), kas kistidir.

Myomlar korkutucu olurlarsa da, kesin doku incelemesi sonucunda her zaman kaygı verecek bir sorun olmadıkları görülür. Zamanımızda her iki kadından birisi hayatının herhangi bir zamanında rahminde myom olayını yaşamıştır. Her beş kadından birisi myom olduğu halde bunun farkına varmamıştır.

İyi huylu tümörlerin nedeni tam olarak bilinmiyorsa da, yumurtalığın işleviyle ilişkili bulunması mümkün görülüyor.

Bilim kitapları, bir enerji deşarjından söz ediyorlar. Normal olarak hamilelikte ortaya çıkması gereken bu enerji, bir görüşe göre bu kez hedefe isabet etmediği için myom oluşturuyor. Bu kistlerin estrojen hormonunun etkisiyle rahimde büyüdüğü biliniyor. Dolayısıyla adetten kesilme (menopoz) yıllarında artık ortaya çıkmamaktadır. Mevcut olan myomlar ise, yine menopoz döneminde kuruyup yok olumaktadır. Myom bir şikayet nedeni olmadığı ve fazlaca iri olmadığı zaman kendi haline bırakılır. Yine de altı ayda bir kontrol şarttır. Eğer fazlaca büyükse, yanındaki organlar üzerinde baskı da oluşturursa hormon tedavisi uygulanır ya da ameliyatla alınır. Myom ameliyatı rahime herhangi bir zarar vermeden gerçekleşir. Ancak myom ilerlemiş ve fazla büyümüşse, kadın da artık çocuk yapmayacaksa genellikle rahimle birlikte alınır.

18 Mart 2012 Pazar

Rahmin Genişlemesi (Dölyatağı Genişlemesi)


Rahim (Döl Yatağı) Genişlemesi

Rahim büyümesinin en bilinen nedeni hamileliktir: Fakat bazen dölyatağı bir kas tümöründen ya da kuşku etkisiyle büyüyebilir. Kas tümörlerine miyomata veya fibroitler adı verilir. Bilinmeyen bazı nedenlerden dolayı rahmi meydana getiren bir ya da daha fazla kas lifi gelişmeye başlar ve kısa bir süre sonra rahmin kas duvarının derinliklerinde birkaç küçük, nohut iriliğinde tümör meydana gelir. Bu devrede onları kimse fark edemez fakat aylar, yıllar geçtikçe (çünkü tümörler çok yavaş büyür) bir golf topu, bir tenis topu hatta bir greyfurt büyüklüğüne erişirler. Bu zamana kadar hasta karnında bir şişkinlik hissedebilir ya da tümör içe doğru büyümüşse ve rahim boşluğunun biçimini bozmuşsa kadında daha ağır veya düzensiz adet devreleri görülebilir. Kadın, bu durumda genellikle doktora gider, doktor da bir leğen kuşağı incelemesinden sonra bir tek tümör mü olduğunu, yoksa rahimin birkaç fibroid tümörüyle mü dolup genişlediğini söyleyebilir. Genç yaşında çocuk sahibi olmuş bir kadında fibroitlerin meydana gelmesi olağan değildir. Tümörler genellikle geçkin kızlarda ve yaşlı doğum yapmış kadınlarda görülür. Bu da "Fibroitler hayal kırıklığına uğramış bir rahimde gelişir", söylentisine yol açmıştır. Tümörler çok olağandır ve kadınların % 20'sinin döl yatağında fibroit bulunur. Birçok durumda, tümör hiç bir belirti göstermediği için tedavi gerektirmez, fakat belirtileri olan bir kadın için tedavi gerekmektedir. Seçilen tedavi biçimi hastanın yaşına ve daha fazla çocuk sahibi olmayı isteyip istemeyişine bağlıdır.

rahim büyümesi nedir rahim genişliği döl yatağının genişlemesi

Çocuk sahibi olmaya istekli genç bir kadında belirtiler gösteren fibroitler bulunursa doktor bir ameliyatla fibroitleri alır ve rahimi bırakır. Bu biraz bezelyelerin karmaşık kabuklanma şekline benzer ve fibroitlerin yeniden büyüme olasılığı varsa da kadının hamile kalma olanağı fazladır. Daha yaşlı kadınlarda veya artık çocuk sahibi olmak istemeyen bir kadında seçilen ameliyat genellikle histerektomidir ve bu ameliyatla rahim alınır.

Dölyatağı genişlemesinin diğer bir nedeni de kuşku ve üzüntüdür. Eski Yunanlılar döl yatağını kadının duygularının kaynağı olduğuna inanırlardı. Dölyatağının Yunancası histeros tur bundan dolayı kadınlarda isterik sıfatı kullanılmaktadır. Tabiî, duyguların meydana geldiği yer gerçekte beyindir, fakat duygular (gerek huzursuzluğa gerekse mutsuzluğa bağlı olsun) bir süre etkilerini sürdürür dölyatağının dümdüz genişlemesine ve ağır adetlere sebep olur. Doktorlar sık sık rahimdeki bu duygusallık genişlemesini fibroitlerle ilişkili sanarak yanılgıya düşerler ve hatta bu dölyatağının alınması, histerektomi ile sonuçlanabilir. Bu ağır adetleri düzeltmiş fakat olumsuz, rahatsız duygular değişmemiştir ve diğer bozukluklar (genellikle karın ağrıları veya sırt ağrısı diye anlatılır), ameliyattan 3 veya 6 ay sonra kendini göstermiştr. Bazen bu durumu düzeltmek için bir ameliyat gerekir, fakat vakaların çoğunda gereksinim duyulan anlayış ve belki de anlık yararı olacak bazı ilaçlardır.

14 Eylül 2011 Çarşamba

Miyom Nedir? Myom Ne Demektir?


Rahimin bir kas tabakası vardır. Buna myometrium denir. Rahimin kas dokusu üzerinden çıkan iyi huylu tümörlere miyom denir. Miyomlar iyi huylu kitleler olduğundan kanser oluşturması söz konusu değildir. Miyomların rahatsız edici yanı rahimdeki adale dokusu üzerine büyümeye devam etmeleridir. Miyomlar kadınlık hormonu östrojene bağlı olarak gelişen selim urdur. Kadınlık hormonu ne kadar fazla ise o kadar büyümeye devam edecektir. Kadınlık hormonunun bittiği menopoz döneminden sonra bu miyomlar küçülecektir. Daha çok üreme çağında olan, adet gören, hormonları iyi çalışan kadınlarda görülmektedir. Aşağıdaki miyom türlerinin rahim içinde nasıl bulunduklarını gösteren bir resimdir.

miyom nedir myom nedir miyom ne demek

Aramalar: miyom nedir , myom nedir , mıyom ne demek

19 Mayıs 2011 Perşembe

Miyom Neden Olur? Myom Belirtileri ve Türleri


Myomlar rahim ve rahim ağzın­da görülen, rahim yapısın­da bulunan düz kas dokusun­dan gelişen  selim (iyi huylu) tabiatlı tümöral yapılardır­. Burada şunu vurgulamakta fayda vardır ki; tümör kelime­si tüm insanlar­da kanser lafını çağrıştırmaktadır­. Vücu t­ta ister iyi huylu ister kötü huylu şişliklerin hepsine birden  tıbbi olarak tümör ya da tümöral yapılar adı verilir­. Myomlar bir bezelye adetsi büyüklüğünden  basket topu büyüklüğüne kadar değişebilen  boyutlar­da ola­bilir­. genel olarak yuvarlak ve pembemsi renktedirler ve uterus (rahim) içinde her yerde buluna­bilirler.

Kimlerde myom vardır?
Her yüz kadın­dan yaklaşık 10-15'inde çapı ufak ya da büyük az sayıda ya da çok sayıda, belirti veren  ya da vermeyen  myomlara rastla­mak olanaklıdır. Myomlar rahmin en  sık görülen  iyi huylu tümörüdür.

Myomlara en  çok 35-45 yaş grubu kadınlar­da rastlanır­. Ergenlik sürecinde görülme­si çok ender bir haldir­. Keza menopoz sürecinde de myom görülme sıklığı düşüktür ve doğurganlık yaşların­da myom tanısı almış çoğu kadın­da menopoza girdiklerinde hastalıkların­da hızla gerileme görülür.

Neden  myom olur?
1-Artmış özterojen  düzeyi: Myomların kesin nedeni bilinmiyor Fakat; östörojen  hormonu (kadınlık hormonu) myomların büyümesine yol açtığı düşünülmektedir­. Gebelik sürecinde myomlar da artmış österojen  düzeyine bağlı bir şekilde büyüme görülürken, menopozda ise österojen  düzeyine bağlı bir şekilde myomlar­da küçülme görülmektedir­.

2-Kalıtım: Özellikle anne kız kardeş veya anneannesi gibi birinci derece akrabaların­da myom olanlardagelişme­si şansı fazladır­.

3-Irk: siyah ırk olmak myom görülme şansını, beyaz ırka göre dokuz kat artırır­.

Myomlar karşımıza nasıl çıkar?
Myomlar uterusa (Rahime) sınırlı kitleler olup, bulundukları bölgelere göre belirtiler vermektedir­. genel olarak rahimde nadiren  de rahim boynun­da gözükürler. Bir kadı­nın rahminde bir tek myom olabileceği gibi (ki buna myoma uteri denir) birden  fazla sayıda myom bir arada da buluna­bilir­.(Ki buna uterus myomatosus denir)


Myom tipleri nelerdir?
myom

1-Subseröz myomlar (rahmin dış tabakasında)
2-İntramural myomlar (rahmin orta tabakasında)
3-Submüköz myomlar (rahmin iç tabakasında)

en  sık görülen  myomlar İntramural myomlardır­.

Myomlar ne gibi belirtiler yapar?
Myomlar genelde belirti göstermezler. Rutin jinekolojik muayeneler sıraısn­da tesadüfen  tespit edilirler. Ancak; çoğu zaman büyüme ile orantılı olarak şu bulguları vere­bilirler;
* Fazla miktar­da adet kanamaları
* Cinsel ilişki sonrası kanama
* Adet arası dönemde ara kanama
* Sık sık idrara çıkma
* Karın­da büyüme veya şişlik
* Adet zamanların­da ya da cinsel ilişki sırasın­da kuyruk sokumuna doğru ağrı
* Fazla miktar­da kanamalar bağlı kansızlık
* Tüplerin ya da rahmin ağzını kapayan myomlar kısırlığa neden  olurlar
* Büyük myomlar barsaklara bası yaparak barsak içinde dışkı­nın ilerlemesine engel olmak suretiyle kabızlığa neden  olurlar.
* Döllenmiş yumurtanın rahmin içinde gömülüp kalmasına engelleyici şekil­de yerleşmiş myomlar tekrarlayan düşüklere neden  olurlar.

Myomlar ve kanserler arasın­da ilişki var mıdır?
Myomu olan hastalar­da kanser gelişme rizikosu (1/10000) onbinde birdir­. Özellikle menopozdan sonra myomlar­da ani büyüme görülme­si kanser şüphesi doğurur. Böyle durumlar­da rahim cerrahi olarak çıkarılmalıdır­.

Myom tanısı nasıl konulur?
Myom tanısı koymak kolaydır­. Tipik belirtilerle gelen  bir kadın­da yapılan jinekolojik muayene (muayene ve ultrason) %99 doğrulukta tanı koydurur.

1-Ultrasononografi: Ağrısız ve acısız olan inceleme yöntemi ile karın üstünden  ya da vajina içerisine sokulan bir aparat (cihaz) yardımıyla, eko denilen  ses dalgaları yarattığı görüntülerle, iç genital organlar değerlendirilir­.

2-Histeroskopi: Bu ışın teloskopi cihaz ile vajina ve rahim boynu aşılarak rahim içerisine doğru sokularak incelenme­si esasına dayanır­.

3-Laparoskopi: Laparoskop adı verilen  cihazla karın­dan yapılan ufak bir kesiyle teroskopi incelenme­si esasına dayanır­.

4-Histerosalpingografi: Bu ilaçlı film tekniğinde ise yine vajinal yoluyla rahim ağzı­nın hemen  iç kısmına giren  ince bir tüp ile verilen  ilacın, rahim içinden  tüpler aracılığıyla karın boşluğuna kadar yayılma­sı görüntülenerek bu organlardaki anomaliler hakkın­da bilgi edinmeyi amaçlanır­.

Ne kadar beklemeli?
Myomların sayısı, büyüklükleri ve büyüme hızları kadın­dan kadına farklılıklar göstermektedir­. Genel olarak myomların büyüme­si östorojen  başta olmak üzere kadınlık hormonları ile ilgili olduğundan, küçük myomlar menopoza girince yok ola­bilirler veya küçüle­bilirler. Bununla beraber büyük boyuttaki myomlar daha uzun vadeli sorunlar teşkil ede­bilirler. Henüz üreme çağındaki myomlu kadını­nın myomu ameliyat ile çıkarılırsa menopoza kadar tekrar myom çıkma olasılığı her zaman vardır­. bu sebepten  dolayı eğer herhangi bir şikayet vermiyorsa ve başka hastalıklar için potansiyel teşkil etmiyor ise; özellikle üreme çağındaki kadınlar­da beklemek ya da ilaç tedavi ile idame edebilmek, daha akılcı görülmek ile beraber doktorunuzun insiyatifi her zaman için daha önemlidir­.

Miyomdan Korunma:
Bugün hala myomların niçin geliştiği tam olarak aydınlatılamamıştır­. Bununla beraber yapılan çalışmalar­da sedanter (durağan) yaşayan ve şişman kadınlar­da daha çok görülmesine karşın atletik kadınlar­da daha seyrek görülme­si korunmada kas aktivesi­nin önemi olup olmadığını düşündürmektedir­.

Miyom Tedavisi:
Myomlar genel olarak küçük ve şikayete neden  olmadıkların­dan tedavi gerektirmezler. Buna rağmen  belirgin bulgu verenler, doğurganlığı etkileyecek kadar büyüklükte olanlar veya kanser ya da benzeri habis (kötü huylu) tümörlerle karışabilecek özellikte olanlar tedavi gerektirirler. Myomunuz eğer küçük ise "bekle ve gör" şeklinde yaklaşımla 6 ay arayla kontrol muayeneleri yapılmalıdır­. Myomun büyüme hızı böylelikle incelenmiş olunur.

1-Tıbbi tedavi:

GnRH analogları diye adlandırılan bir grup ilaç myomların boyutlarını küçültmek için kullanılır­. Bu ilaçlar uzun zaman kullanıldığın­da kemik kaybına, vajinal kurumaya ve sıcak basmalarına yol açar. Bu ilaçlar cerrahi öncesi myomları küçültmek için kullanılır­.

2-Cerrahi tedavi:

Yakınmalar yol açan ve hızla büyüyen  myomlar cerrahi olarak çıkarılmalıdır­. Myomun yeri ve büyüklüğü cerrahi­nin tipi­ni belirler.

Myomektomi:
Myomun uterus (rahim) duvarın­da basitçe sıyrılarak çıkartılma­sı işlemidir­. Çocuk isteyen  kişilerde uterusun korunmasını sağlayan muhafazakar bir yaklaşımdır­. Daha çok laparoskopi yolu ile yapılır ancak; myom laporoskopik olarak alınmayacak kadar büyük ise karın açılarak uygulanan klasik ameliyat ile myomektomi gerçekleştirilir­. Bu işlem uterus duvarın­da incelmeye neden  olabileceğinden  sonraki gebeliklerde normal (vajinal) doğum yerine sezeryan tercih edilmek zorun­da kalınır­.

Histerektomi (Rahmin alınması):
Hızla büyüyen  yakınmalara yol açan myomları olan, ileride gebelik düşünmeyen  hastalar­da uygulanan bir yöntemdir­.

Takip:
Tüm myomların cerrahi ile çıkarılma­sı gerek yoktur. Ağrı, basınç hissi, düzensiz ve aşırı kanama yakınmaları olmayan hastaların düzenli kontrolleri yapılarak myom boyutları takip edilir­. İleride gebelik düşünen  hastalar veya menopoza girecek olan hastalar bu şekil­de takip edilir­.

Myomların dondurulma­sı (Krioterapi): Son yıllar­da yapılan bazı araştırmalar­da myomların artık ameliyat ile alınması­nın gerekli olmadığı, dondurularak tedavi edilebilecekleri gösterildi. Bu tedavi şeklinde myoma özel bir alet ile ulaşılarak ve eksi 196 derecelik sıvı nitrojen  uygulanarak myomlar dondurulabiliyor. Dondurulan myom nüvesi canlılığını kaybettiğinden  ufalıyor. Bu tedavi sayesinde myomların ameliyat ile alınmalarına gerek kalmıyor, kan kaybı ve ciddi ameliyat riskleri ve ameliyat sonrası yapışıklıkları gibi komplikasyonlar­dan kaçınılmış oluyor Bu tip araştırmalar halen  devam etmekte. Bakarsınız yakın bir gelecekte myomların ameliyat ile nasıl alınacağın­dan çok, nasıl dondurulabileceği­ni tartışacağız.

Konuyla ilgili aramalar: mıyom nedir , mıyom ameliyatı , miyom nasıl geçer

Kaynağı: jinekologdoktor.net/myom.html

18 Temmuz 2010 Pazar

Rahimden Myom Alınması - Myomektomi Onam Formu


* Hasta olarak size uygulanacak olan işlem hakkında   karar  verebilmeniz   için,   işlem öncesinde, durumunuz
   ve önerilen cerrahi, tibbi ya da tanısal işlem ve diğer tedavi seçenekleri   hakkında   bilgi  alma   hakkına  sahipsiniz.
   Bu belge ve açıklayıcı konuşma ile size önerilen cerrahi girişimin tanımı, gerekliliği, riskleri, tedavi seçenekleri, tedavi
   uygulanmazsa karşılaşabileceğiniz sonuçlar hakkında bilgi verilmektedir. Girişim hakkında bilgilendirildikten sonra girişimi
   kendi isteğiniz ile kabul ya da reddedebilirsiniz.
*Size sunulan bilgilerden herhangi birini anlamakta güçlük çekerseniz hekiminize açıklaması için lütfen danışınız.
Tanı ve işlem: Rahimden myom alınma ameliyatı (myomektomi) myomun yerleşim yeri ve büyüklüğü göz ününe alınarak hazneden (vajinal) ya da karından kesi ile ya da karına açılan delikler ve optik cihaz kullanımı ile kapalı yöntemle (laparoskopik) yapılabilir. Ameliyat sırasında rahim duvarından myom çıkartıldıktan sonra rahime dikiş atılarak iyileşmesi sağlanır.

Önerilen cerrahi girişim :
( )  Karından kesi ile (abdominal)
( )  Hazneden (vaginal)
( )  Kapalı yöntem (laparoskopik)
Cerrahi işlem riskleri : Tedavisiz durumumun devam etmesi durumunda riskler ve zararlar olabileceği gibi, benim için planlanan cerrahi, medikal ve/veya tanısal işlemlerle ilgili de riskler vardır. Cerrahi, medikal, ve/veya tanısal işlemlerin tümüne   özgü   olan   enfeksiyon,   damarlarda   ve akciğerde kan pıhtısı oluşumu, kanama, alerjik reaksiyon, kalp krizi, akciğerlerde havalanma azlığı (atelektazi) ve hatta ölümün olabileceğinin farkındayım. Bana uygulanacak olan girişimle ilgili ayrıca aşağıdaki risklerin de bulunduğu bana ayrıntılı olarak anlatıldı.
Bana anlatılan bu risklerden bazıları oldukça enderdir. Rahimden myom alınması ameliyatı (myomektomi) daha önceden ameliyat geçirmiş kişiler (sezaryen ameliyatı) ya da mevcut bir hastalığı olanlar (kalp hastalığı, şeker hastalığı, yüksek kan basıncı, böbrek hastalığı, böbrek ya da karaciğer nakli geçirmiş hastalar, pıhtılaşma bozukluğu ve damar hastalığı olanlar, bağ dokusu hastalığı olanlar), endometrioz hastalığı ve buna bağlı karın içinde yapışıklıkları olan hastalar ve sigara içenlerde daha risklidir. Yukarıda belirtilen riskler dışında rahimdem myom alınması ameliyatı (myomektomi) için özel olan riskler şu şekilde sıralanabilir:
- Ameliyat kesi yerinde, karın içinde, idrar yollarında, bulantı-kusma, ağrı  ve ateşle seyreden iltihap  (enfeksiyon) gelişebilir
- -İdrar torbası (mesane) zedelenmesi
-  Üreter (böbrekten  idrar torbasına  uzanan tüp) zedelenme riski
-  İnce ve kalın bağırsak hasar görmesi, buna bağlı olarak barsağın karına ağızlaştırılması (kolostomi)
-  Ameliyat sırasında ve sonrasında durdurulamayan kanama ya da kan toplanmasına (hematom) bağlı o
bölgeyi  besleyen ana  damarların  (arteria  interna iliaka) bağlanması
Ameliyattan   sonra   önceden   varolmayan   idrar kaçırma yakınmasının ortaya çıkması ya da var olan yakınmada artış
Karın içindeki büyük damarlarda zedelenme ve kanamanın ortaya çıkması
Ameliyat sonrası gelişen yapışıklıklara bağlı karın ağrısı ve barsak tıkanıklığı
-Myom çıkartılması sırasında ortaya çıkan ve durdurulamayan kanama sonucu rahimin alınması gerekebilir.
Myom çıkarıldıktan bir süre sonra rahimin aynı yada başka bölgelerinde tekrarlayabilir.
Rahim içi boşuğundaki tabakanın (endometrium) zedelenmesi ile rahim içi yapışıklıklar gelişebilir ve bu yapışıklıklar    adet    görme    (menstrüasyon) bozuklukları  yaratabilir ve/veya   gebe   kalamama, tekrarlayan gebelik kayıplarına yol açabilir. Ameliyat sonrası gelişen karın içi yapışıklıklar ağrı, tüplerin     tıkanması,      tüp-yumurtalık     ilişkisinin bozulması ve kısırlığa yol açabilir.
Yukarıda belirtilen komplikasyonlar nedeniyle hastanın yeniden ameliyat edilmesi gerekebilr. Ameliyattan  sonra
uzun vadede karındaki kesi yerinde sertleşme (skar-keloid), karın duvarında fıtık gellişimi gibi komplikasyonlar görülebilir.

Tedavi seçenekleri:
-Bazı    hormon    veya    başka    ilaçlar    kullanmak (gestagenlar, GnRH analogları ya da antagonistleri)
-Rahim  içerisine hormon salgılayan  rahimiçi  araç yerleştirilmesi
-Rahimin tamamen alınması
-Angiografik olarak myom embolizasyonu
Tedavi kabul edilmezse karşılaşılacak sonuçlar: Benim için uygun görülen cerrahi girişim yapılmazsa hastalığım ile ilgili oluşabilecek aşağıdaki durumlar bana anlatıldı. Eğer aşırı kanamalar nedeniyle ameliyat yapılacaksa bu kanamaların devamı nedeniyle kansızlık gelişebileceği ve kansızlığa bağlı olabilecek sağlık sorunları oluşabileceği, Myomun büyüyebileceği ve bu nedenle bası belirtileri yapabileceği, kötü huylu özelliğe değişebileceği (sarkomatöz dejeneresans), yumurtalıkların muayene veya görüntülenmesini engelleyerek yumurtalıktakği hastalıklar açısından tanısal gecikmelerinin yaşanabileceği bana anlatıldı.
Anestezi: Anestezinin ek riskler getirdiğini biliyorum ama ağrıdan korunmak için ve ağrının geçmesi için planlanan işlem ve ekişlemler için anestezinin kullanılmasını istiyorum. Bana sorulmadan anestezi yönteminin değiştirilebileceğinin farkındayım. İşlem esnasındaki ağrı hissinin, anestezi hekimiyle konuşup seçebileceğim bölgesel (spinal ve epidural) veya genel anestezi ile giderileceği söylendi.
Anestezinin benim ameliyatımı yapacak olan hekimin kontrolünde olmadığını, ve her bir anestetik maddenin riskleri olabileceğini anladım. Herhangi bir anestezi yönteminin kullanılması sonucunda solunum problemleri, ilaç reaksiyonları, sinir zedelenmeleri, beyin hasarı ve hatta ölüm gibi komplikasyonların olabileceğini anlıyorum. Genel anesteziden kaynaklanabilecek diğer risk ve hasarlar ses telleri, soluk borusu, dişler ve gözlerde zedelenmedir. Bölgesel (spinal ve epidural) anesteziden kaynaklanabilecek başağrısı ve uzun süreli bel ağrısı dahil olmak üzere diğer riskleri anlıyorum.
Anestezinin ……………………………………………………………………………… (ünvan ve kişi) tarafından veya onun gözetiminde verilmesine izin veriyorum.

Kan ürünleri: Gerekli olduğunda kan ürünlerinin  kullanılmasını kabul ediyorum.

Önceden tahmin edilemeyen durumların tedavisine onay: Hekimimin durumumun gerektirdiği planlanmış işlemden başka ek veya değişik işlemleri gerektirecek farklı durumları girişim esnasında açığa çıkartabileceğini anlıyorum. Bu durumda hekimimin durumun ve sağlığımın gerektirdiği uygun ek girişimi yapmasını kabul ediyorum.


Hasta ya da hukuksal olarak sorumlu kişi
Adı-soyadı :
İmza       :

Tanık
Adı-soyadı :
İmza :                                      Hastaya yakınlığı :