KOLESTEROL YÜKSEKLİĞİ NASIL ANLAŞILIR?
Kolesterolün yüksek olup olmadığı basit bir kan testi ile anlaşılabilir. Gelişmiş laboratuvar cihazları ile sonuç bir kaç saat içerisinde verilebilmektedir. Parmaktan kolesterol ölçümü yapan cihazlarda kullanılmaktadır. Bu cihazlarda çok yüksek oranlarda doğru sonuçlar vererek kolesterolü ölçmektedir. Özellikle gelişmiş ülkelerde insanlar bu aletleri alarak evlerinde bile kendi kolesterollerini ölçebiliyorlar.
Kolesterol ölçümünde 3 ana birimin değerlerine bakılır. Bunlar Total kolesterol, kısaca HDL adını verdiğimiz yararlı kolesterol ve LDL dediğimiz zararlı kolesterol değerleridir. Total kolesterol değerinin 200 mg/dl'nin altında olması gerekir. HDL parametresinin 40 mg/dl'nin üzerinde olması gerekmektedir. Ölçümün yapıldığı kişinin herhangi bir kalp ve damar rahatsızlığı yoksa, LDL yani zararlı kolesterol değerinin de 100-120 mg/dl arasında olmalıdır. Bu hastalıklara bir kez yakalanmış ise LDL 100 mg/dl'nin altında olmalıdır. Yine, kalp ve damar hastalıklarına bir defa yakalanmış kişi de, ayrıca kolesterol oranını etkileyecek başka risk faktörleri de bulunuyorsa LDL değeri 70 mg/dl'nin altında olmalıdır.
Yukarıdaki normal değerler, laboratuvarlar arasında, cihazların teknik yapısıyla da ilgili olarak bir miktar farklılıklar gösterebilir. Ölçümlerin dökümlerini aldığınızda, orada genellikle referans aralık dediğimiz hangi değerler arasında olması gerektiği de yazar. Yine döküm üzerinde grafiksel olarak, değerlerinizin normalden yukarı veya aşağıda olduğu özellikle belirtilir.
yüksek kolesterol etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yüksek kolesterol etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
11 Ocak 2013 Cuma
17 Aralık 2012 Pazartesi
Kolesterol Zararlı mıdır?
Kolesterolün Zararı Nedir?
Beslenmemizin temel problemlerinden biride yağlardır.
Kalp uzmanlarının üzerinde hemfikir oldukları husus kolesterolün kalp sorunlarının en önemli sebeplerinden olduğudur. Nasıl ki, kireç ve pas su borularının tıkanmasına sebebiyet veriyorsa, yılların biriktirdiği kolesterol de insan vücudundaki atardamarların duvarında birikerek bunların daralmasına yol açar. Daralan damarlardan geçen kan akışı azalır.Zamanla devam eden birikim sonucu damarın tamamen tıkanmasına sebep olur. Kandaki kolesterol seviyesinin yüksekliği bu zararlı oluşuma sebep olmaktadır.
Peki bu kolesterolden kendimizi nasıl koruyacağız?
En iyisi kolesterol ihtiva eden yiyecekleri ağzımıza almamak. Bu şekilde kolesterolün vücudumuza vereceği zarardan kurtulmuş oluruz. Ne yazık ki; bu bir çözüm değil. İnsanoğlu her türlü gıda ile bir miktar kolesterol alıyor. Özellikle tereyağı, yumurta, süt, peynir, yoğurt ve et gibi hayvani gıdalarla kanımıza bol miktarda kolesterol karışıyor. Bunları da yemezsek geriye ne kalıyor? şeklinde düşünenlerimiz olabilir. Ayrıca biliyoruz ki, kolesterolü vücudumuzun kendisi de üretmektedir. Karaciğerimizde ürettiği kolesterolü damarlarımıza sevk ediyor. O halde kolesterolün tek başına bir tehlike olması mümkün değildir. Zararlı olsaydı vücut bu maddeyi üretmezdi. Fakat şurasını çok iyi biliyoruz ki; kanımızdaki kolesterol seviyesi %200 mg. veya daha aşağıda ise kalp krizi tehlikesi çok azalıyor.
O halde kanımızdaki kolesterol seviyesini nasıl düşürebiliriz? Problemimiz bu noktada ortaya çıkıyor.
Kolesterol içeren yiyeceklerden ya uzak duracağız ya da bu yiyecekleri çok azaltacağız. Günlük yağ tüketimimiz 80 gramı aşmamalıdır. Hatta bu miktarın dahi yüksek olduğu bilinir. Yenilecek yağın kalitesi de burada önem taşır. Yağ %50 miktarda linol asit ihtiva etmelidir. Bir insanın günde en çok alabileceği kolesterol miktarı 300 mg.'dır.
Gıda Maddelerinin İhtiva Ettiği Kolesterol Miktarları (100 gramda mg. olarak)
Sığır Eti: 70
Dana Eti : 90
Kümes Hayvanları : 75
Av Hayvanları : 110
Balık : 50
Karaciğer, Böbrek : 300
Beyin : 3140
Tereyağı : 280
Beyaz Peynir - Kaşar Peyniri (yağlı) : 90
Lor : 12
Süt - Yoğurt : 11
Kaymak : 100
Yumurta Sarısı : 1400
Görüldüğü üzere özellikle beyindeki kolesterol miktarı oldukça yüksek seviyelerde olduğu için, kelle-paça çorbası içenlerin bu çorbayı her gün içmek gibi ciddi bir hata yapmaması gerekir. Yumurtanın sarısında da oldukça yüksek miktarda kolesterol bulunur. Bu sebeple bu ürünleri tüketirken az miktarda tüketmek ve her gün tüketmemek gerekir.
Beslenmemizin temel problemlerinden biride yağlardır.
Kalp uzmanlarının üzerinde hemfikir oldukları husus kolesterolün kalp sorunlarının en önemli sebeplerinden olduğudur. Nasıl ki, kireç ve pas su borularının tıkanmasına sebebiyet veriyorsa, yılların biriktirdiği kolesterol de insan vücudundaki atardamarların duvarında birikerek bunların daralmasına yol açar. Daralan damarlardan geçen kan akışı azalır.Zamanla devam eden birikim sonucu damarın tamamen tıkanmasına sebep olur. Kandaki kolesterol seviyesinin yüksekliği bu zararlı oluşuma sebep olmaktadır.
Peki bu kolesterolden kendimizi nasıl koruyacağız?
En iyisi kolesterol ihtiva eden yiyecekleri ağzımıza almamak. Bu şekilde kolesterolün vücudumuza vereceği zarardan kurtulmuş oluruz. Ne yazık ki; bu bir çözüm değil. İnsanoğlu her türlü gıda ile bir miktar kolesterol alıyor. Özellikle tereyağı, yumurta, süt, peynir, yoğurt ve et gibi hayvani gıdalarla kanımıza bol miktarda kolesterol karışıyor. Bunları da yemezsek geriye ne kalıyor? şeklinde düşünenlerimiz olabilir. Ayrıca biliyoruz ki, kolesterolü vücudumuzun kendisi de üretmektedir. Karaciğerimizde ürettiği kolesterolü damarlarımıza sevk ediyor. O halde kolesterolün tek başına bir tehlike olması mümkün değildir. Zararlı olsaydı vücut bu maddeyi üretmezdi. Fakat şurasını çok iyi biliyoruz ki; kanımızdaki kolesterol seviyesi %200 mg. veya daha aşağıda ise kalp krizi tehlikesi çok azalıyor.
O halde kanımızdaki kolesterol seviyesini nasıl düşürebiliriz? Problemimiz bu noktada ortaya çıkıyor.
Kolesterol içeren yiyeceklerden ya uzak duracağız ya da bu yiyecekleri çok azaltacağız. Günlük yağ tüketimimiz 80 gramı aşmamalıdır. Hatta bu miktarın dahi yüksek olduğu bilinir. Yenilecek yağın kalitesi de burada önem taşır. Yağ %50 miktarda linol asit ihtiva etmelidir. Bir insanın günde en çok alabileceği kolesterol miktarı 300 mg.'dır.
Gıda Maddelerinin İhtiva Ettiği Kolesterol Miktarları (100 gramda mg. olarak)
Sığır Eti: 70
Dana Eti : 90
Kümes Hayvanları : 75
Av Hayvanları : 110
Balık : 50
Karaciğer, Böbrek : 300
Beyin : 3140
Tereyağı : 280
Beyaz Peynir - Kaşar Peyniri (yağlı) : 90
Lor : 12
Süt - Yoğurt : 11
Kaymak : 100
Yumurta Sarısı : 1400
Görüldüğü üzere özellikle beyindeki kolesterol miktarı oldukça yüksek seviyelerde olduğu için, kelle-paça çorbası içenlerin bu çorbayı her gün içmek gibi ciddi bir hata yapmaması gerekir. Yumurtanın sarısında da oldukça yüksek miktarda kolesterol bulunur. Bu sebeple bu ürünleri tüketirken az miktarda tüketmek ve her gün tüketmemek gerekir.
26 Ekim 2012 Cuma
Kolesterol
KOLESTEROL
Yunanca (Kole) safra-öd) ve (Stero) sert kelimesinin türevidir.
İnsan vücudu içinde oluşan aynı zamanda dışarıdan da alınan yağ asitlerine bu isim veriliyor.
Kolesterol arteriyosklerosis (damar sertliği) ve kalp krizine yol açan önemli bir riski oluşturmaktadır. Ancak kolesterolün ayrıca hayati bir önemi de vardır. Vücudun kendi ürettiği kolesterolün oluşturduğu cinsel hormonlar cinsel yaşantımıza yön ve olanak verir.
Çoğu bilginin kanısına göre, günümüzde bilinçsiz bir kolesterol paniği mevcuttur. Vücut için önemli olan bu yağ asidi, bazen nedensiz şekilde normalin altına çekilmek istenmektedir.
Oysa yağ asitleri vücudumuzun bağışıklık sistemi için de önem taşımaktadır. Kolesterolün oranı, 100 mililitrede 250 miligram olduğu zaman sağlıklı ve normaldir.
Aşırı yüksek kolesterolün ise, yaşam için tehlikeli emboli-tıkanma olaylarına yol açtığı da tartışmasız bir gerçektir. Aşırı kolesterolün nedeni irsi olabildiği gibi (şeker, böbrek, karaciğer ve tiroit hastalıkları) da olabilir. Alkolizm ve çeşitli ilaçlar da kolesterol oranını artırabilir. En tehlikeli yanı sinsi bir tehlike oluşturmasıdır. Kolesterol ağrı, rahatsızlık vermez, ancak kan muayenesiyle saptanabilir. Kesin olarak beslenme şekliyle yakından ilişkisi bulunmaktadır.
Yapılan araştırmalar Finlandiya'da kalp krizi ve damar sertliği olaylarının, Girit Adası'na oranla 10 kez daha fazla olduğunu göstermiştir. Nedeni Finlilerin hemen tümüyle hayvani yağlar kullanması, Giritlilerin ise, zeytin yağı gibi bitkisel yağlar kullanmasına bağlanıyor. Kolesterol düzeyi riskli kişilerin beslenme alışkanlıklarını değiştirmesi kaçınılmaz bir koşuldur.
Hayvani yağlar (özellikle beyin) en yüksek kolesterol içeren besinlerdir, bunlardan mutlaka kaçınılmalıdır. Bitkisel besinler, normal kilo, fazla hareket kolesterol oranını düşürür. Doktor tarafından kolesterolü düşürücü ilaçlar da verilmektedir.
Sponsorlu Bağlantılar:
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)