25 Eylül 2015 Cuma

Vejeteryan Nedir?


Vejeteryan Nedir?

Vejetaryen  denildiği zaman aklımıza ilk gelen  şey, et yemeyen  daha çok ağırlıklı olarak bitkilerle beslenen  kişileri düşünebilirsiniz­. Çevreci yaklaşım düşüncesi ile bir­likte kendileri­ni çevre dostu olarak tanıtırlar­. Vejetaryen  olmaya karar verecekseniz ile ilgi­li bir çok bilgiye sahip olmanız gerekir­­. Aklınızdaki soruların cevabını aldıktan sonra karar size aittir­­.

Vejetaryenler kendi içinde ayrılmaktadır­­.  Vegan olarak sınıflandırılmış bulunanlar sıkı vejetaryenlerdir, ağızlarına hayvansal gıdalara ait hiç bir şey koymazlar­. Yaşamları meyve, sebze, baklagiller, tahıllar ve çerezler tüketerek yaşamlarına devam etmekten  geçer­. Lacto* vejetaryenler ise bitkisel yiyeceklerin yanı sıra süt ürünleri tüketen  sınıf aittir­­. Bitkisel yiyeceklerin yanı sıra tükettikleri hayvanlar­dan el­de edilen  ürünlerle sınıflandırılmış olur­. Vejetaryenler sağlıklı beslenmeye ehemmiyet vererek öyle hareket ederler­. Kırmızı et, tavuk, balık tüketimi­ni her geçen  zaman diliminde daha da azaltarak hayatların­dan çıkartıyorlar­. Beyaz et tüketenler ise yarı vejetaryen  sınıfına girmektedir­­.

Vejetaryen  olmak sağlıklı beslenmek olmaz­. Kısmen  olsa bile sağlıklı beslendiklerin­den  ötürü vücutları fit kalır­­. Hayvansal proteinlerden  yeteri ka­dar faydalanamayan insanlar beyinsel gelişimleri­ni de tamamlayamazlar­. C, E, anti oksidanlar, vitaminler, carotenoidler açısın­dan zengin olurlar­. Beslenmelerine dikkat edip daha çok bitkisel besinler tüketmelerin­den  ötürü kalp hastalıkları, obezite, yüksek tansiyon, osteoporoz ve bir­takım kanser hastalıkların­dan korunmalarını sağlar­.

Vejetaryen  olmak amacıyla yediklerimize içtiklerimize her zaman dikkat etmemiz gerekir­­. Bize uygun olan sınıfa dahil olarak yemek içme düzenimizi değiştirmemiz olanaklıdır­­.  Kendi kararlarımız doğrultusun­da buna imkan verebiliriz­.

24 Eylül 2015 Perşembe

Anne Sütü Nasıl Saklanır?


Anne Sütü Nasıl Saklanır?

Sağılmış olan anne sütünün doğru şekil­de saklanarak bozulması­nın önüne geçilmelidir­­. Anne sütü bebeğe verilme den  evvel kaynatılmadan ve ısıtılmadan verilişi gerekiyor­. Doğal olarak kendi sıcaklığın­da olacağın­da içinde mevcut olan antimikrobik değerlerin kaybolup değerinde azalış gözlenir­­. Anne sütü inek sütün­den  daha uzun süre dayanma özelliği bulu­nur­. Sıcak iklimler­de dışarıda kalacak olan anne sütünde 8 saat süresin­ce mikro üremeyeceğin­den  gün içerisinde bebek beslenebilir­­. Buzdolabı­nın soğutucu bölümünde saklanacak olan anne sütü 24 saat süresin­ce dayana­bilir­­.

Mutlaka hijyenik ve güvenilir ortamlar­da saklanmalıdır­­.  Hijyenik kaplara koyularak üzerine etiket yazılıp başka sütlerle karıştırılması­nın da önüne geçilmelidir­­.

Anne sütü ile ilgi­li bilgiler
Anne sütü oda sıcaklığında 19 ila 22°C sıcaklıkta 10 saat kadar dayanabilir.
Anne sütü buzdolabın­da 0 ila 4°C sıcaklıkta 8 güne kadar saklanabilir.
Anne sütü tek kapılı dolaplar­da 2 hafta kadar dura­bilir.
Anne sütü ticari olarak kullanılan buzdolapların­da * 19°C soğukluklar­da altı ay kadar dura­bilir.

Anne sütünün saklanma­sı için sert yüzeyli plastik kaplar kullanı­mı gerekir­­. Anne sütüne uygun olan kaplar­dan yararlanılarak hazırlanmalıdır­­.

Anne sütü nasıl ısıtılır?
Anne sütünü ılık akan su altın­da ısıta­bilirsiniz­. Kaynama noktasına gelmemeli, kabın dışına gelecek su onun ılık duru­ma gelmesi­ni sağlayacaktır­­. Hafiften  çalkalayınız zaman ­ la kendi varlığını ortaya koyacaktır­­.

Çözülmüş olan süt 24 saat süresin­ce buzdolabın­da muhafaza edilebilmektedir­­. Yeniden  dondurulmadan saklanmalıdır­­.  Bebeğin doyma­sı ile kalan sütün bir sonrasındaki öğüne kadar saklanmaması gerekir­­.

27 Ağustos 2015 Perşembe

Ayaklarda Yanma Neden Olur?


Ayaklarda Yanma Neden Olur?

Özellikle yaz mevsiminde ayaklar­da yanma hissin­den  ötürü şikayetler art­ma gösterir­­. Havaların ısınma­sı ile altın­da yatan hastalık daha belir­li duru­ma gelmektedir­­. Ayakta meydana gelen  yanmayı uzmanlar; vitamin ve şeker hastalığına bağlı bir şekil­de görüldüğünü söylüyor­.

Yatarken, yürürken  ya da oturduğunuz takdir­de ayaklarınızda hafiften  yanma, basınç hissi ile kendisi­ni göstermekte­dir­­. Pantotenik asit ve B5 vitami­ni eksikliğine bağlı bir şekil­de ortaya çıkmakta­dır­­.  Yanma hissi kalp hastalığı, yorgunluk, uyku bozukluğu, kramp, B5 vitami­ni eksikliği, depresyon hallerinde görülmekte­dir­­. Karaciğerimizde mevcut olan böbrek üstü bezlerimiz tarafı ile günlük kortizol salgılanma miktarı 5 miligram dolayındadır­­.  Karaciğer, böbrek, maya, fındık, buğday, yumurta sarısı, yoğurt ve sütten  karşılana­bilir­­.

B12 vitami­ni eksikliğine bağlı bir şekil­de görülmekte olan ayak yanmasını en aza indirmek için; karaciğer, sığır eti, böbrek, peynir, yumurta ve balık tüketimi gerekiyor­. B12 vitami­ni hayvansal besinlerden  karşılayarak ayak yanmasını önlemiş olursunuz­.

Şeker hastalığı ile yüz yüze kalan kişiler­de ayaklar­da yanma görüle­bilmektedir­­. Ayaklardaki sinirlerle tesirli olup yanma hissi baş gösterir Sinirlerin hasar görmesi, yanma ve batma hisleri­nin yaşanma­sı neticesin­de etkilene­bilirler­. Hasta ayaklarına kızgın kum dökülmüş gibi hisse kapılır­­. Kandaki şeker düzeyi­nin düzenlenme­si için alfa lipoik asit , B1 vitami­ni ile karşılaması gerekir­­.

Sakal Çıkarma Yöntemleri


Sakal Çıkarma Yöntemleri

Bilimsel araştırmalara göre erkeklerin yüz bölgelerinde 15 bin kıl bulunmaktadır­­.  Erkekler­de ergenlik sürecin den  evvel sakallar çıkmaz­. Ergenlik sürecine girilişi ile bir­likte sakal çıkı­şın­da herhangi sorun yok ise hafiften  uzamaya başlamaktadır­­.  Sakal çıkma yaşı kişilere göre 20 yaşına kadar uzaya­bilir, yaşınız geldiği hal­de istediğiniz gibi sakalınız çıkmıyorsa farklı yöntemlere başvurup sakalını­zın çıkı­şını hızlandıra­bilirsiniz­.

Sakal çıkartmak amacıyla yöntemler, kürler hazırlaya­bilirsiniz­. Doğal metodlar­la başlayıp sakallarını­zın çıkı­şını sağlamanız gerekir­­. İlk aşamada sakal çıkı­şın­da doğal metod­lar önemlidir­­. Cildiniz tahriş bulunmadığı gibi zarar görmesi­nin de önüne geçersiniz­.

Sakal çıkarma tarifi
2 ila 3 diş sarımsağı eziniz­. El­de ettiğiniz ezilmiş sarımsak karışımını sakallarımı­zın çıkı­şını istediğimiz yerlere sürüyoruz­. Kokusu gidinceye dek beklenmeli, her akşam uygulanmalı ve kol olmayan yerler­de kılların çıkı­şı ile baka­bilirsiniz­. Ortalama sarımsak maskesi yardımıy­la 3 ila 4 hafta neticesin­de verim alınmaktadır­­.

Sakal çıkarmanızı sağlayacak başka ürün ise badem yağı olacaktır­­. Sarımsağın kokusun­dan huzur­suz duyduğunuzda, istemediğiniz vakit ise badem yağı ile yapa­bilirsiniz­. Badem yağı yardımıy­la yüzünüzdeki tüyleriniz daha canlı ve gür çıkı­şına destek olmakta­dır­­.  Yüzünüzü günlük olarak yatma dan evvel badem yağı ile ovalayın­. Yaklaşık yarım saat bekleip daha son­ra ılık su ile yıkana­bilir­­.

Traş olunuz
Sakallarınıza hali hazır­da ulaşamadıysanız eğer son olarak yüzünüzdeki tüyleri jilet ile kesmeniz olacaktır­­. Jilet vurulma­sı ile tüylerin yerleri açılıp yerine sakalların çıkı­şı el­de edilebi­lir­­. Bir ya da iki kere traş olmak yeter­.

Doktora başvurunuz
Sakalınız hali hazır­da çıkmıyorsa eğer doktora başvurmanız gerekebilmekte­dir­­. Yüzünüzün bir­takım bölümlerinde kökler seyrek ola­bilir­­. Doktor tarafı ile sakal ekme işlemleri yapılarak istediğiniz türden  sakalınıza kavuşa­bilirsiniz­. Dermatologlar­dan yardım alıp sakalını­zın çıkı­şına mani olan hormonal düzensizlik tespit edile­rek tedavisi uygulana­bilir­­.

20 Ağustos 2015 Perşembe

Yazın Cilt Bakımı


Yazın Cilt Bakımı

Mevsimlerin değişik­liği ile cildimi­zin beklentileri de değişecektir­­. Yaz ayların­da bakım hususun­da cildimizle daha çok ilgilenmemiz, cildimize zaman ayırmamız ve cildimizle uğraşmamız gerekebilmekte­dir­­. Cildimi­zin yazın sıcakların­dan etkilenmeme­si adına fazlası ­ile dikkat etmek gerekir­­. Cildimizi yaz ayların­da hazır tutarak menfi etkilere karşı korumuş oluruz­. Bakımını ihmal etmeden  yapacaklarımız cildimizi daima korur ve zararlarını önler­.

Yaz ayın­da havaların ısınma­sı sıcaklıkların insanları bunaltıcı hale getirme­si ile cildimize de zarar vermekte­dir­­. Güneş lekeleri­nin oluşması, türlü hastalıkların baş göstermesine sebeptir­­. Cildimi­zin kurumasına ve yanmasına karşılık güneş koruyucu kremler kullanıla­bilir­­. Sıcak bölgeler­de yaşayan kişiler bilhassa cilt bakımların­da daha fazla dikkat etmelidir­­. Vücudumuz su yitimi yaşamasın­dan ötürü baygınlık hal­ler yaşanır, cildimizde kuruma ve döküntüleri engellemek adına ise mutlak suretle güneşten  korunmamız gerekir­­. Güneşin en  tesirli olduğu zamanlar 12:00 – 15:00 saatleri içerisinde gölge alan­da durmalı ve evden  çıkmamamız gerekir­­.

Sıcaklar­dan ötürü terleme olaca­ğı için giydiğimiz elbiseler pamuksu olmalıdır­­.  Açık renkte elbiseler güneş ışınları yansıtacağın­dan ötürü sıcağı fazla hissetmemizi de önler­. Boyun ve yüz bölgelerin sıcaktan ötürü yanmama­sı için büyük örten  şapkalar­dan kullanmamız gerekir­­.

Kullanılan makyaj malzemeleri kimyasallar içerdiğin­den  ötürü yazın daha fazla etkilenebilirsiniz­. Ağır makyajdan sakınılmalıdır. Hafif makyaj yardımıyla cilt güzelliğimizi de sağlamış oluruz­.

Yazın dengeli ve düzenli beslenmek oldukça önemlidir­­. Yağlı yiyeceklerden  uzak bir şekil­de beslenmemize dikkat etmemiz gerekir­­. Bol sulu, soğuk ve hafif yiyeceklerin tüketimi gerekebilmekte­dir­­. Vücudumuzun ihtiya­cı olan vitamin, mineralleri karşıladığımız müddetçe korunmuş oluruz­.

Kişiler bilhassa yaz ayların­da sigara ve alkol tüketimini arttırır. Bundan dolayı da ciltleri zarar görmektedir­­. Yaşlanma, buruşma, sarkma gibi tesirlerin ortaya çıkı­şına sebeptir­­. Spor yapan kişiler vücutlarını daha dinç ve sıkı tuta­bilirler­. Bilhassa formda kalmak isteyen  kişiler yaz ayların­da kendilerine çok daha dikkat edip bunu sağlamaları olanaklıdır­­.

Yazın el bakımı
Ellerimiz güneşte fazlası ­ile kalacağın­dan ötürü dikkat etmek gerekir­­. Güneşin zararların­dan etkilenmeme­si için güneş kremi sürüle­bilir­­. Eldiven  kullanılmamalı ama gün içerisinde ellerimizi ıslatarak koruya­biliriz­. Yazın el bakımı yöntemlerin­den  birisi ise kahve telvesi kullanılmasıdır­­.  Ellerinize doğal olarak sürüp yaklaşık 15 dakika kadar beklettikten  sonra yıkamanızdır­­.

Yazın ayak bakımı
Yazın sıcaklar­dan en  çok etkilenen  yerlerimizden  birisi ayaklarımız olur­. Doğru şekil­de ayak bakımı yapılmama­sı topuklar­da çatlaklar, pis koklar, tırnaklar­da kırılmalar ve mantar oluşumuna sebeptir­­. Özel bakım kremleri ve her gün ayakların yıkanarak temizlenme­si gerekiyor­.

Kalp Sağlığını Korumak İçin Neler Yapabiliriz?


Kalp Sağlığını Korumak İçin Neler Yapabiliriz?

Kalp sağlığını önemseyen kişiler için alacakları türlü tedbir­ler olabilmekte­dir­­. Sağlığını korumak amacıyla her zaman sağlıklı, düzenli ve dengeli şekil­de beslenmeye özen  göstermemiz gerekir­­. Küçük yaşlar­dan gelen  kötü beslenme alışkanlıkları, ilerleyen  yaşlar­da hayatımızı daha zor hale getirebilir­­. Kendi sağlığımızdan en  başta biz sorumluyuz­. Kalp sağlığımızı korumak amacıyla yapacağımız ufak tefek işler neticesin­de sağlığımıza kavuşa­biliriz­. Kalbimizi koruyan gıdaları tanıyacağız­.

Balık: Omega 3 bakımın­dan zengin olma­sı katı yağlara göre çok daha faydalıdır­­.  Kalp sağlığını koruduğu gibi destekler­. Omega 3 tüketilme­si yardımıy­la kalbimizi korur, damar çeperi­nin zarar görmesi­nin önüne geçeriz­. Kalbin sağlıklı olma­sı adına haftada 2 öğün balık tüketimi gerekir­­.

Kuruyemiş: Omega 3 olma­sı bakımın­dan zenginler­. Kuruyemişler tüketilebilecek alternatif yiyeceklerdir­­. Gün içinde öğün atlamanın yerine bir avuç kuruyemiş ihtiyacınızı karşılaya­bilir­­. Kandaki şeker düzeyi­nin düzenlemesine imkan vermekte­dir­­.

Yulaf: Kalbi koruduğu gibi yüksek tansiyon sorununa iyi gelmektedir­­. Kandaki şeker düzeyi­nin düzelmesi­ni sağlayarak tokluk duygusu yaratmaktadır­­.

Acı biber: Kırmızı ve yeşil olarak bulunmakta olan acı biberlerin tüketilme­si kanı inceltir­­. Damarların rahatlamasını sağlayarak kanın taşınmasını kolay hale getirir­­. Kalp kaslarını ve damarını koruyucu etki­yi bulunur­. Acı biber tüketerek kalp sağlığını koruya­bilirsiniz­.

Havuç: İçerdiği CRP denilen  bileşik yardımıy­la enfeksiyonlara karşı koruma sağlar­.

Kalbimizi korumak amacıyla neler yapa­biliriz?

Günlük yapılacak egzersiz ve spor kalp sağlığını koruya­bilir­­.
Günlük alınan kalori miktarı doğru düzeyde olmalıdır­­.
Kırmızı et yerine beyaz et ağırlıklı tüketilmelidir­­.
Sigara ve alkol kullanılışı azaltılmalıdır­­.
Düzenli egzersiz yapılışı sağlığımızı korur­.
Düzenli uyku kalbin rahatlamasına imkan vermekte­dir­­.
Enerji içecekleri­nin tüketimin­den  uzak durmak gerekir­­.
Hazır besinler yerine sebze yemeklerine ağır verilmelidir­­.