5 Kasım 2015 Perşembe

Hidroterapi Nedir?


HİDROTERAPİ

Hastalıkların tedavisinde uygulanmakta olan yöntemlerin­den  birisi de şifalı sulardır­­.  Hidroterapi olarak bilinmekte olan şifalı su terapisi; kan dolaşımını hızlandırma, metabolizmayı hızlandırma ve ağrıları azaltma gibi bazı tesirleri içinde bulundurur. Sıcak su yardımıy­la vücut­ta bulunan kan dolaşımı hızlanarak vücut sağlığına kavuşur­. Kas tutulmalarını engellediği gibi ağrılara da çok iyi gelmektedir­­. Fizik tedavi­nin başlı başın­da şifa verici olduğu hal­de koruyucu etkiye maliktir­­.

Girdaplı su, sıcak su havuzları ve jakuziler
Vücuda püskürtmeli şekil­de uygulanmakta olan yöntemlerdendir­­. Havuzlar­da sakatlanan, yaralanan, huzur­suz olan kişiler için uygulanmakta­dır­­.  Kas ağrıları­nın hafifletilmesine yönelik uygulanmakta­dır­­.  Ağrıları dindirdiği gibi vücudun canlanmasına da imkan vermekte­dir­­.

Banyolar
Ilık su seviyesinde olan banyoları kapsamaktadır­­.  Banyolar rahatlattığı gibi kişi­lerin etkilenmesi­ni önlemektedir­­. Ilık ve stresi azalttığı gibi kanın vücut­ta dolaşımını korur­. Vücuttaki toksinlerin atılmasını sağlayarak koruyucu etki sağlar­.

Duş
Dolaşım sistemi­ni destekleyerek dıştan gelen  etkilere yönelik koruma sağlar­. Ağrıların hafiflemesi, geçme­si için kullanılan yöntemlerdendir­­.

Nem kompresi
Soğuk ve kompres yaralanmalarına yönelik ağrıları, şişlik ve iltihaplanmalara yönelik azalış el­de edilme­si için uygulanmakta­dır­­.  Ateşi düşürmek, baş ağrısı, hafifletmek, sıcak ve ılık kompresler yardımıy­la kas ağrıların­dan kurtula­bilirsiniz­.

Buhar tedavisi ve sauna
Buhar odaları, saunalar toksinlerin atılmasını ve gözeneklerin açılmasını sağlayıcı tesirleri bulunmaktadır­­.  Buhar banyosu yardımıy­la kişi temizlenir ve yenilenmiş gibi hisseder­.

İç hidroterapi
Bağırsakların temizlenme­si için iğne ve sıvı uygulama­sı yardımıy­la yapılmakta­dır­­.  Vücut temiz suy­la yıkanarak temizlenir­­. Dış etkilere karşı koruma sağlar­. Vücudu mikroplar­dan arındırdığı gibi temizliği­ni de yapmaktadır­­.

Uykuyu Kaçırma Yöntemleri


Uyku Kaçırma Yöntemleri

Gün içinde bitkinlik kişi­lerin ister istemez uykularının gelmesine neden  olmakta­dır­­.  Uykunuzu kaçırmak için yapacak olduğunuz mücadele yardımıy­la uykusuzluk kısmi olarak da önlenebilir­­. Yeni uyandığınız vakit bile uykunuz var ­ise yapacaklarınız ile kendinizi toparlaya­bilirsiniz­.

Oturuş pozisyonunuzu değiştirin
Oturduğunuz pozisyon uykunuzu getiriyor ola­bilir­­. Pozisyonunuzu değiştirmeniz uykunuzun gitmesi­ni sağlaya­bilir­­. Rahat yere oturuyorsanız eğer pozisyon­dan keyif aldığınız için uyuma hissi yarata­bilir­­.

Aşırı soğuktan ve aşırı sıcaktan sakının
Havaların haline göre etkilenmeniz kaçınılmazdır­­.  Bulunduğunuz yer sıcak olma­sı size uyku hissi yarata­bilir, daha hafif ve uykunuzu getirmeyecek yere gidiniz­. Uykunuz kısmi olarak de olsa açılacaktır­­.

Spor yapın
Vücudunuz bitkinlik ve halsizlikten  istediğiniz gibi hareket etmeyebilir­­. Yapacak olduğunuz spor uykunuzu kaçırdığı gibi daha dinç sağlıklı düşünür olursunuz­.

Üşüyün
Soğuk yerler uykunuzu kaçıracak, soğuğun etki­yi kan akışını hızlandırdığı gibi sizi birazda olsa huzur­suz edeceğin­den  uykunuzun açılmasına imkan vermekte­dir­­.

Heyecan
Vücudunuzun adrenalin hormonunu salgılamasına neden olacak birşeyler yapmanız kendinize gelmenizi sağlayacaktır­­. Uyku sorununuzu ortadan kaldırarak rahatlamanızı sağlayan etkilerdendir­­.

Kahkaha
Gülmek beyninizi uyardığı gibi kan akışını­zın düzenli şekil­de akmasına imkan vermekte­dir­­. Güldüğünüz zaman uykudan daha mü­him şeyler olduğunu düşünerek hareket edebilirsiniz­.

Elinizi yüzünüzü yıkayın
Mümkünse soğuk su ile elinizi yüzünüzü yıkayınız, soğuk su uyarıcı etki­yi yardımıy­la uykunuzun kaçmasına imkan vermekte­dir­­.

İlgili aramalar: uykuyu kaçırma yöntemleri, uykuyu kaçırmak için ne yapmalıyız, uyku nasıl kaçırılır

4 Kasım 2015 Çarşamba

Parmaklarda Uyuşma Neden Olur?


Masabaşı işlerde çalışanlarda ve bilgisayarı yoğun bir şekilde kullanan kişiler­de bir müddet sonra parmaklar­da uyuşma ortaya çıka­bilir­­. Parmak uyuşması­nın altın­da yatan sebebin araştırılarak çözüm bulunma­sı gerekiyor­. Uyuşmaların ilk belirtisi karıncalanma ile olup daha ileride ki haller­de uyuşma kendisi­ni göstermekte­dir­­. Kimileri genç yaşta rastladığı parmak uyuşmasına karşı insanların altın­da yatan ne­denleri bularak çözüme ulaştırmaları gerekir­­. Parmak uyuşma­sı yaşlı kişiler­de görülse günümüzde gençler­de görülüşü kaçınılmaz olmakta­dır­­.

Parmak uyuşma­sı hastalıkların belirtisi ola­bilir­­. Şeker ve tansiyon hastalıkların­da genel­de parmak uyuşma­sı yaşanır­­. Karıncalanma başlangıç durumu olup insanların erken  tedavi görmeleri gerekiyor­.

Uyuşmanın nedeni kalp ile alakalı sorunlar ola­bilir­­. Parmakların birbirleri­ni etkilediği­ni varsayarsak kalbimizdeki sorunlar direkt parmaklarımızı vura­bilir­­. Bir uyarıcı olarak bize erken­den  ted­bir almamız gerektiği­ni belirtmektedir­­.

Sigara ve alkol kullanılması neticesin­de uyuşma yaşana­bilir­­. Parmaklara yeteri ka­dar kan gitmemesine bağlı bir şekil­de his kaybı ve parmak uyuşma­sı yaşanır­­.

Kol ve dirsekleri bükük olan insanların kan dolaşımı sağlanmamasına bağlı bir şekil­de de uyuşma yaşanabilmektedir­­. Parmaklarımızı ve kolumuzu ara sıra hareket ettirerek uyuşukluğun önüne geçile­bilir­­.

Parmak uyuşmasına bağlı olarak, uyuşukluk vücudun ba­riz bölgelere yayılımı kalp tıkanıklığına işaret etmektedir­­. Kişiler zaman kaybetmeden  gereken  testleri­ni yaptırarak altın­da yatan hastalık var ­ise erken  teşhis yardımıy­la kurtula­bilir­­.

İlgili aramalar: parmaklarda uyuşma neden olur, parmak uyuşması neden olur, parmaklar neden uyuşur, parmaklarda uyuşmanın nedenleri nelerdir

Kolda Uyuşma Neden Olur?


Kol uyuşma­sı duruma bağlı bir şekil­de iki sebebe bağlı şekil­de yaşanabilir­­. Koldaki sinirlere baskı ve zayıf kan dolaşımın­dan ötürü kolda uyuşma duyula­bilir­­. Gün içinde uyurken, dinlenirken  yanlışlıkla da olsa kolunuzun üzerine ağırlık vermeniz halinde de uyuşma hissi duyulur­.

Kol neden  uyuşur?
Sinir sıkışması: Kolda mevcut olan sinirlerin üzerine yatılması, basınç uygulanma­sı ya da ağırlık olmasın­dan ötürü sinirler sıkışa­bilir­­. Sinir sıkışması­nın bir çok sebe­bi olmakla bir­likte şeker hastalığı­nın işareti ola­bilir­­. Kol üzerinde uyunma­sı da kolda uyuşma sebe­bi olabilmekte­dir­­.

Dolaşım bozukluğu: Dolaşım sorunu olma­sı ile kan vücudun bütün bölgelerine doğru şekil­de gitmez­. Bunlar­dan kaynaklı bir şekil­de ellerde, kollarda, ayaklar­da uyuşma ve karıncalanma ile anlaşılır­­. Kan dolaşımı sorun yaşama­sı kolda uyuşma ile anlaşılabilir­­. Hareketsiz bir yaşam, sigara tüketilme­si ve sağlıksız beslenmeden  ötürü yaşanabilmektedir­­.

Damar sertliği: Sağlıksız beslenmek damar sertliğine yol açar­. Kalp krizine neden  olduğu hal­de damarlar­da sertlik ortaya çıkmakta­dır­­.  Göğüste ağrı, kol uyuşma­sı kalp krizi­nin belirtileri arasın­da olur­. Sağlıklı beslenme damar sertliği­ni önleyerek kolda uyuşmayı engeller­.

Alkol ve sigara: Zararlı oldukları gibi sinir sistemine hasar vererek dönem dönem his kaybına yol açar­.

Vitamin eksikliği: Dengesiz beslenmekten  ötürü B vitami­nin eksikliğine bağlı bir şekil­de karıncalanma, hissizlik görülmekte­dir­­.

İnme: Beyne giden  kan miktarı azalır, yeterince oksijene ulaşmama­sı neticesin­de vücudun bir­takım kesimlerinde uyuşma görülmekte­dir­­.

Kas çekilmesi: Ağır yük ve eşya kaldırıldığı takdir­de kaslar çekilir­­. Kolda uyuşma meydana gelir, önlenme­si için soğuk kompres uygulanma­sı gerekiyor­.

Kol uyuşması­nın tedavisi
Tedavi ne­denlere bağlı bir şekil­de uygulanabilmektedir­­. Altın­da yatan sebep bulunduktan sonra uygulanacak tedavi yöntemleri yardımıy­la uyuşma ortadan kalka­bilir­­. Doğru tedavi uyuşmayı önler­.

Kolu oynatmak, germe hareketleri yardımıy­la kan akışı düzene girebilir, sinirlerdeki gerilme ve sıkışma azaltılmaktadır­­.

Uyuşma olan yerlere sıcak kompres uygulama­sı yaparak rahatlama­sı el­de edilebi­lir­­.

Alkol ve sigara tüketimin­den  uzak durularak sinir sistemi­nin kendisi­ni onarma­sı beklenir­­.

Uyuşma yaralanmaya bağlı bir şekil­de meydana geldiyse yatak istirahatı metodu ile tedavi edilmektedir­­.

İlgili aramalar: kol uyuşması neden olur, kolda uyuşmanın nedenleri, kol uyuması nasıl geçer

2 Kasım 2015 Pazartesi

Kışın Dondurma Yenir Mi?


Dondurma sevmeyen yoktur heralde. Dondurma daha çok yazın serinlemek amacı ile tüketiliyor fakat dondurmanın tek yararı serinletmek değil. Doğal yöntemlerle hazırlanmışsa aynı zaman­da oldukça sağlıklı ve sevilen bir yiyecektir­­. Sıcak havalar­da tüketilen  dondurmayı kışın da tüketmek doğru olur mu? Sağlık yönün­den  kışın dondurma yemenin bir zararı olur mu? İşte kışın da dondurma yemek isteyenleri sevindirecek uzman görüşleri:

Dondurmanın kışın­da tüketimi gerektiği­ni belirtiyor, Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü'nde Öğretim Üyesi olarak görev yapan Prof­. Dr­. Salih Özdemir. Açıklamasına şöyle devam ediyor: Dondurma kalsiyum ve protein bakımın­dan yeterince zengin bir yiyecektir. Ayrıca süt ve süt ürünleri­nin beslenmede vazgeçilmez bir yiyecek kaynağı olduğunu belirterek, bu ürünler olmadan sağlıklı beslemenin olanaklı olmadığını söyledi­.

kışın dondurma yenir mi



Sütle beslenemeyen  bir çocuğun gelişemediği­ni belirten Özdemir, "Sütle ve ürünleriyle beslenmeme, yetersiz eksiksiz beslenme çok mü­him problemlere neden  olmakta­dır­­.  Süt olmadan sağlıklı beslenmenin imkansız olduğunu düşünüyoruz­. Zira süt kalsiyumun en  mü­him kaynağıdır" dedi­.

Türkiye’nin süt tüketimi­nin ortalama olarak değerlerine bakıldığın­da kişi­lerin kafi süt tüketmedikleri­ni belirten  Özdemir, sözlerine şu şekilde devam etti:

"13 ila 19 yaş arasın­da bulunan bir genç günlük ya 1­.2 litre süt tüketecek veya 100 gram kaşar peyniri tüketecek ki gereksinim duyduğu kalsiyumu karşılayabilsin­. Ya da 100 gram beyaz peynir bu ihtiya­cı karşılaya­bilir­­. Fakat ülkemizin ortalamalarına baktığımız zaman yıllık 25 ila 30 kilogram süt tüketimi vardır. Bu Avrupa Birliği ülkelerinde 80 ila 90 kilograma kadar çıkar­. İskandinavya ülkelerinde ise 160 ila 170 kilo yıllık kişi başına süt tüketilme­si bulunmakta­. İşte bu değerlere baktığımız zaman günlük kalsiyum ihtiya­cı İskandinavya ülkelerinde bütünüy­le karşılanıyor­. Yani AB ülkelerinde bile 70 ila 80 kilogram tüketimde kafi bir kalsiyumdan bahsedilemez­."

Alınan kalsiyumun da iyi metabolize edilmesi gerektiği­ni vurgulayan Özdemir, "Kalsiyumu yeteri ka­dar alsanız bile onu kemiklere lokalize etmeniz gerekir­­. Onun için de hareket mü­him bir faktördür, kalsiyumu kemiklere lokalize etmektedir" diye konuştu­.

Çocuklara Dondurma Verilmeli Mi?
Süt sevmeyen  çocukların bunun yerine dondurma da tüketilebileceği­ni anlatan Özdemir, sözlerine şöyle devam etti:

"Çocuğunuza sevmediği bir besi­ni zorla vermekten  ziyade yani onun sevebileceği gıdaya yönlendirmek daha doğru olacaktır. Örne­ğin çocuklar peyniri pek sevmezler­. Onun yerine dondurma mü­him bir kaynaktır­­. Dondurma tüketerek de kalsiyum gereksinimi­ni karşılata­biliriz­. Bunun çok mü­him olduğunu söylüyorum­. Kalsiyum çocukluk, gençlik çağların­da yetersiz alındığı za­man ileride çok büyük sorunlara neden  olmakta­dır­­.  Onun için çocukluk yaşlar­da çocuklarımız iyi beslememiz gerekir­­. Bu konuda dondurma da mü­him bir kalsiyum kaynağıdır­­.  Süt içmeyen  bir çocuğa rahat­ça dondurma yedirebilirsiniz­."

Dondurmada şeker oranı fazla olduğun­dan çok abartılı tüketilmesi­nin de doğru olmadığını vurgulayan Özdemir, günlük 50 gram dondurma tüketmenin çocuklar için kafi olacağını ifade etti­.

Dondurmanın kalitesi­nin de mü­him olduğunun altını çizen  Özdemir, meyveli dondurmalar­dan ziyade sütlü dondurmanın tüketilmesi gerektiği­ni belirterek, sözleri­ni şöyle sürdürdü:

"Kışın dondurma rahat­ça tüketile­bilir­­. Dondurma, kalsiyum, protein bakımın­dan mü­him bir kaynak­. Sütle dondurma nere­deyse aynı fonksiyonu görmektedir­­. Fakat tabii ki dondurmanın sağlık açısın­dan güvenilir olma­sı gerekmekte­dir­­. Güvenilir, içinde patoloji mikroorganizma bulunmayan dondurmanın tüketilmesinde kışın herhangi bir sakınca bulun­maz­. Tabii ki ambalajlı olmasına dikkat edeceğiz­. Dondurma hakikaten  lezzetli bir ürün­. Herkes bu lezzete gereksinim duyuyor­. Kışın da sağlık açısın­dan güvenilir bir dondurma herhangi bir hastalığa sebep olmaz­."

Yeterli Kalsiyum Alınmalı
Prof­. Dr­. Özdemir, kalsiyum ihtiya­cı tam karşılanmadığın­da bir­takım hastalıklara neden  olduğunu belirterek, şöyle devam etti:

"Kalsiyumun az alınma­sı halinde çocuklar­da raşitizm hastalığı, kemikler­de kırıklar olabilmekte­dir­­. Kemiklerin yeteri ka­dar güçlü olamama­sı gibi bir durum mevzu­bahis olmakta­dır­­.  Yaşlılar­da osteoporoz ve osteomalazi denilen  kemikle ilgili hastalıklar ortaya çıkabiliyor­. Bunlar hakikaten  genç yaşlar­da ortaya çıkıyor Türkiye’de­. İstatistiklere bakıldığın­da başka ülkelere oranlara Türkiye’de genç yaşlar­da ortaya çıktığını rahat­ça söyleyebiliriz­. Onun için bizim ivedi olarak süt ve süt ürünleri tüketimi­ni artırmamız gerekmekte­dir­­."

Türkiye’de kişi başı süt tüketimi­nin yılda 70 ila 80 kilograma arttırılması gerektiği­ni vurgulayan Özdemir, mutlak suretle bu konu ile ilgi­li çalışma yapılması gerektiği­ni belirterek, kış ayların­da da yeterince kalsiyumun alınmasını tavsiye etti­.

Sinüzit Nedir?


Sinüzit

Burun ve göz çevresine bulunmakta olan boşlukların adı sinüstür­. Sinüzit ise buralar­da mukozaların birikimi neticesin­de olmakta­dır­­.  Genellik­le her insan­da sinüs bulunur ve kontrol altına alınma­sı ile sorun olmaktan çıka­bilir­­. Kanallar­da biriken  mukozaların birikimi neticesin­de insanları kötü şekil­de etkileyerek basınç ve ağrı yapar­. Sinüzit’in en  belir­li şekli yüzünüzü önünüze doğru eğdiğiniz zaman basınç ve ağrı hissetmenizdir­­.

Sinüzit’in en  belir­li şekli üst solunum yolu enfeksiyonu neticesin­de ortaya çıkması­dır­­.  Saçlarını­zın ıslak olarak soğukta kalmanız, rüzgar­da durmak, evde camların açık olup ceyran­da kalma­mak gerekir­­. Genellik­le baş ağrısı, yüz bölgesinde ağrı biçimin­de kendisi­ni göstermekte­dir­­. Yan tesirleri ise ateş, kırıklık, yorgunluk, ağız kokusu, koku almada azalma, boğaz ağrısı, ses kırıklığı, halsizlik ile kendisi­ni göstermekte­dir­­. Böyle haller­de gözler­de ağrı ve şişlik hissedilerek yaşam kalitesi düşmektedir­­.

Sinüzit tedavisi genel­de hekimler tarafı ile antibiyotik tedavisidir­­. Vaka ilk aşamalar­da ilaç tedavisi yardımıy­la aşılabilmektedir­­. Kişi gün içerisinde hareketine ve sağlığına dikkat edip hastalığın önüne geçebilmektedir­­.

Sinüzit’ten nasıl korunulur?
Kişi nezle, grip gibi üst solunum yolu hastalıkların­dan kendileri­ni koruması gerekir­­. Hastalıklar­dan korunduğu müddetçe grip aşısı olmalıdır­­.  Sağlıklı ve düzenli beslenme ile vücut direnci­ni arttırıp sinüsler­de mukoz birikimi­ni önleyebilmektedir­­. Üst solunum yolları enfeksiyonu genel­de üşütmekten  ötürü olaca­ğı için kendileri­ni sıcak tutmalıdırlar­.

İlgili aramalar: sinüzit nedir, sinüzit nasıl olur, sinüzitin belirtisi nedir