HİDROTERAPİ
Hastalıkların tedavisinde uygulanmakta olan yöntemlerinden birisi de şifalı sulardır. Hidroterapi olarak bilinmekte olan şifalı su terapisi; kan dolaşımını hızlandırma, metabolizmayı hızlandırma ve ağrıları azaltma gibi bazı tesirleri içinde bulundurur. Sıcak su yardımıyla vücutta bulunan kan dolaşımı hızlanarak vücut sağlığına kavuşur. Kas tutulmalarını engellediği gibi ağrılara da çok iyi gelmektedir. Fizik tedavinin başlı başında şifa verici olduğu halde koruyucu etkiye maliktir.
Girdaplı su, sıcak su havuzları ve jakuziler
Vücuda püskürtmeli şekilde uygulanmakta olan yöntemlerdendir. Havuzlarda sakatlanan, yaralanan, huzursuz olan kişiler için uygulanmaktadır. Kas ağrılarının hafifletilmesine yönelik uygulanmaktadır. Ağrıları dindirdiği gibi vücudun canlanmasına da imkan vermektedir.
Banyolar
Ilık su seviyesinde olan banyoları kapsamaktadır. Banyolar rahatlattığı gibi kişilerin etkilenmesini önlemektedir. Ilık ve stresi azalttığı gibi kanın vücutta dolaşımını korur. Vücuttaki toksinlerin atılmasını sağlayarak koruyucu etki sağlar.
Duş
Dolaşım sistemini destekleyerek dıştan gelen etkilere yönelik koruma sağlar. Ağrıların hafiflemesi, geçmesi için kullanılan yöntemlerdendir.
Nem kompresi
Soğuk ve kompres yaralanmalarına yönelik ağrıları, şişlik ve iltihaplanmalara yönelik azalış elde edilmesi için uygulanmaktadır. Ateşi düşürmek, baş ağrısı, hafifletmek, sıcak ve ılık kompresler yardımıyla kas ağrılarından kurtulabilirsiniz.
Buhar tedavisi ve sauna
Buhar odaları, saunalar toksinlerin atılmasını ve gözeneklerin açılmasını sağlayıcı tesirleri bulunmaktadır. Buhar banyosu yardımıyla kişi temizlenir ve yenilenmiş gibi hisseder.
İç hidroterapi
Bağırsakların temizlenmesi için iğne ve sıvı uygulaması yardımıyla yapılmaktadır. Vücut temiz suyla yıkanarak temizlenir. Dış etkilere karşı koruma sağlar. Vücudu mikroplardan arındırdığı gibi temizliğini de yapmaktadır.
5 Kasım 2015 Perşembe
Uykuyu Kaçırma Yöntemleri
Uyku Kaçırma Yöntemleri
Gün içinde bitkinlik kişilerin ister istemez uykularının gelmesine neden olmaktadır. Uykunuzu kaçırmak için yapacak olduğunuz mücadele yardımıyla uykusuzluk kısmi olarak da önlenebilir. Yeni uyandığınız vakit bile uykunuz var ise yapacaklarınız ile kendinizi toparlayabilirsiniz.
Oturuş pozisyonunuzu değiştirin
Oturduğunuz pozisyon uykunuzu getiriyor olabilir. Pozisyonunuzu değiştirmeniz uykunuzun gitmesini sağlayabilir. Rahat yere oturuyorsanız eğer pozisyondan keyif aldığınız için uyuma hissi yaratabilir.
Aşırı soğuktan ve aşırı sıcaktan sakının
Havaların haline göre etkilenmeniz kaçınılmazdır. Bulunduğunuz yer sıcak olması size uyku hissi yaratabilir, daha hafif ve uykunuzu getirmeyecek yere gidiniz. Uykunuz kısmi olarak de olsa açılacaktır.
Spor yapın
Vücudunuz bitkinlik ve halsizlikten istediğiniz gibi hareket etmeyebilir. Yapacak olduğunuz spor uykunuzu kaçırdığı gibi daha dinç sağlıklı düşünür olursunuz.
Üşüyün
Soğuk yerler uykunuzu kaçıracak, soğuğun etkiyi kan akışını hızlandırdığı gibi sizi birazda olsa huzursuz edeceğinden uykunuzun açılmasına imkan vermektedir.
Heyecan
Vücudunuzun adrenalin hormonunu salgılamasına neden olacak birşeyler yapmanız kendinize gelmenizi sağlayacaktır. Uyku sorununuzu ortadan kaldırarak rahatlamanızı sağlayan etkilerdendir.
Kahkaha
Gülmek beyninizi uyardığı gibi kan akışınızın düzenli şekilde akmasına imkan vermektedir. Güldüğünüz zaman uykudan daha mühim şeyler olduğunu düşünerek hareket edebilirsiniz.
Elinizi yüzünüzü yıkayın
Mümkünse soğuk su ile elinizi yüzünüzü yıkayınız, soğuk su uyarıcı etkiyi yardımıyla uykunuzun kaçmasına imkan vermektedir.
İlgili aramalar: uykuyu kaçırma yöntemleri, uykuyu kaçırmak için ne yapmalıyız, uyku nasıl kaçırılır
Gün içinde bitkinlik kişilerin ister istemez uykularının gelmesine neden olmaktadır. Uykunuzu kaçırmak için yapacak olduğunuz mücadele yardımıyla uykusuzluk kısmi olarak da önlenebilir. Yeni uyandığınız vakit bile uykunuz var ise yapacaklarınız ile kendinizi toparlayabilirsiniz.
Oturuş pozisyonunuzu değiştirin
Oturduğunuz pozisyon uykunuzu getiriyor olabilir. Pozisyonunuzu değiştirmeniz uykunuzun gitmesini sağlayabilir. Rahat yere oturuyorsanız eğer pozisyondan keyif aldığınız için uyuma hissi yaratabilir.
Aşırı soğuktan ve aşırı sıcaktan sakının
Havaların haline göre etkilenmeniz kaçınılmazdır. Bulunduğunuz yer sıcak olması size uyku hissi yaratabilir, daha hafif ve uykunuzu getirmeyecek yere gidiniz. Uykunuz kısmi olarak de olsa açılacaktır.
Spor yapın
Vücudunuz bitkinlik ve halsizlikten istediğiniz gibi hareket etmeyebilir. Yapacak olduğunuz spor uykunuzu kaçırdığı gibi daha dinç sağlıklı düşünür olursunuz.
Üşüyün
Soğuk yerler uykunuzu kaçıracak, soğuğun etkiyi kan akışını hızlandırdığı gibi sizi birazda olsa huzursuz edeceğinden uykunuzun açılmasına imkan vermektedir.
Heyecan
Vücudunuzun adrenalin hormonunu salgılamasına neden olacak birşeyler yapmanız kendinize gelmenizi sağlayacaktır. Uyku sorununuzu ortadan kaldırarak rahatlamanızı sağlayan etkilerdendir.
Kahkaha
Gülmek beyninizi uyardığı gibi kan akışınızın düzenli şekilde akmasına imkan vermektedir. Güldüğünüz zaman uykudan daha mühim şeyler olduğunu düşünerek hareket edebilirsiniz.
Elinizi yüzünüzü yıkayın
Mümkünse soğuk su ile elinizi yüzünüzü yıkayınız, soğuk su uyarıcı etkiyi yardımıyla uykunuzun kaçmasına imkan vermektedir.
İlgili aramalar: uykuyu kaçırma yöntemleri, uykuyu kaçırmak için ne yapmalıyız, uyku nasıl kaçırılır
4 Kasım 2015 Çarşamba
Parmaklarda Uyuşma Neden Olur?
Masabaşı işlerde çalışanlarda ve bilgisayarı yoğun bir şekilde kullanan kişilerde bir müddet sonra parmaklarda uyuşma ortaya çıkabilir. Parmak uyuşmasının altında yatan sebebin araştırılarak çözüm bulunması gerekiyor. Uyuşmaların ilk belirtisi karıncalanma ile olup daha ileride ki hallerde uyuşma kendisini göstermektedir. Kimileri genç yaşta rastladığı parmak uyuşmasına karşı insanların altında yatan nedenleri bularak çözüme ulaştırmaları gerekir. Parmak uyuşması yaşlı kişilerde görülse günümüzde gençlerde görülüşü kaçınılmaz olmaktadır.
Parmak uyuşması hastalıkların belirtisi olabilir. Şeker ve tansiyon hastalıklarında genelde parmak uyuşması yaşanır. Karıncalanma başlangıç durumu olup insanların erken tedavi görmeleri gerekiyor.
Uyuşmanın nedeni kalp ile alakalı sorunlar olabilir. Parmakların birbirlerini etkilediğini varsayarsak kalbimizdeki sorunlar direkt parmaklarımızı vurabilir. Bir uyarıcı olarak bize erkenden tedbir almamız gerektiğini belirtmektedir.
Sigara ve alkol kullanılması neticesinde uyuşma yaşanabilir. Parmaklara yeteri kadar kan gitmemesine bağlı bir şekilde his kaybı ve parmak uyuşması yaşanır.
Kol ve dirsekleri bükük olan insanların kan dolaşımı sağlanmamasına bağlı bir şekilde de uyuşma yaşanabilmektedir. Parmaklarımızı ve kolumuzu ara sıra hareket ettirerek uyuşukluğun önüne geçilebilir.
Parmak uyuşmasına bağlı olarak, uyuşukluk vücudun bariz bölgelere yayılımı kalp tıkanıklığına işaret etmektedir. Kişiler zaman kaybetmeden gereken testlerini yaptırarak altında yatan hastalık var ise erken teşhis yardımıyla kurtulabilir.
İlgili aramalar: parmaklarda uyuşma neden olur, parmak uyuşması neden olur, parmaklar neden uyuşur, parmaklarda uyuşmanın nedenleri nelerdir
Parmak uyuşması hastalıkların belirtisi olabilir. Şeker ve tansiyon hastalıklarında genelde parmak uyuşması yaşanır. Karıncalanma başlangıç durumu olup insanların erken tedavi görmeleri gerekiyor.
Uyuşmanın nedeni kalp ile alakalı sorunlar olabilir. Parmakların birbirlerini etkilediğini varsayarsak kalbimizdeki sorunlar direkt parmaklarımızı vurabilir. Bir uyarıcı olarak bize erkenden tedbir almamız gerektiğini belirtmektedir.
Sigara ve alkol kullanılması neticesinde uyuşma yaşanabilir. Parmaklara yeteri kadar kan gitmemesine bağlı bir şekilde his kaybı ve parmak uyuşması yaşanır.
Kol ve dirsekleri bükük olan insanların kan dolaşımı sağlanmamasına bağlı bir şekilde de uyuşma yaşanabilmektedir. Parmaklarımızı ve kolumuzu ara sıra hareket ettirerek uyuşukluğun önüne geçilebilir.
Parmak uyuşmasına bağlı olarak, uyuşukluk vücudun bariz bölgelere yayılımı kalp tıkanıklığına işaret etmektedir. Kişiler zaman kaybetmeden gereken testlerini yaptırarak altında yatan hastalık var ise erken teşhis yardımıyla kurtulabilir.
İlgili aramalar: parmaklarda uyuşma neden olur, parmak uyuşması neden olur, parmaklar neden uyuşur, parmaklarda uyuşmanın nedenleri nelerdir
Kolda Uyuşma Neden Olur?
Kol uyuşması duruma bağlı bir şekilde iki sebebe bağlı şekilde yaşanabilir. Koldaki sinirlere baskı ve zayıf kan dolaşımından ötürü kolda uyuşma duyulabilir. Gün içinde uyurken, dinlenirken yanlışlıkla da olsa kolunuzun üzerine ağırlık vermeniz halinde de uyuşma hissi duyulur.
Kol neden uyuşur?
Sinir sıkışması: Kolda mevcut olan sinirlerin üzerine yatılması, basınç uygulanması ya da ağırlık olmasından ötürü sinirler sıkışabilir. Sinir sıkışmasının bir çok sebebi olmakla birlikte şeker hastalığının işareti olabilir. Kol üzerinde uyunması da kolda uyuşma sebebi olabilmektedir.
Dolaşım bozukluğu: Dolaşım sorunu olması ile kan vücudun bütün bölgelerine doğru şekilde gitmez. Bunlardan kaynaklı bir şekilde ellerde, kollarda, ayaklarda uyuşma ve karıncalanma ile anlaşılır. Kan dolaşımı sorun yaşaması kolda uyuşma ile anlaşılabilir. Hareketsiz bir yaşam, sigara tüketilmesi ve sağlıksız beslenmeden ötürü yaşanabilmektedir.
Damar sertliği: Sağlıksız beslenmek damar sertliğine yol açar. Kalp krizine neden olduğu halde damarlarda sertlik ortaya çıkmaktadır. Göğüste ağrı, kol uyuşması kalp krizinin belirtileri arasında olur. Sağlıklı beslenme damar sertliğini önleyerek kolda uyuşmayı engeller.
Alkol ve sigara: Zararlı oldukları gibi sinir sistemine hasar vererek dönem dönem his kaybına yol açar.
Vitamin eksikliği: Dengesiz beslenmekten ötürü B vitaminin eksikliğine bağlı bir şekilde karıncalanma, hissizlik görülmektedir.
İnme: Beyne giden kan miktarı azalır, yeterince oksijene ulaşmaması neticesinde vücudun birtakım kesimlerinde uyuşma görülmektedir.
Kas çekilmesi: Ağır yük ve eşya kaldırıldığı takdirde kaslar çekilir. Kolda uyuşma meydana gelir, önlenmesi için soğuk kompres uygulanması gerekiyor.
Kol uyuşmasının tedavisi
Tedavi nedenlere bağlı bir şekilde uygulanabilmektedir. Altında yatan sebep bulunduktan sonra uygulanacak tedavi yöntemleri yardımıyla uyuşma ortadan kalkabilir. Doğru tedavi uyuşmayı önler.
Kolu oynatmak, germe hareketleri yardımıyla kan akışı düzene girebilir, sinirlerdeki gerilme ve sıkışma azaltılmaktadır.
Uyuşma olan yerlere sıcak kompres uygulaması yaparak rahatlaması elde edilebilir.
Alkol ve sigara tüketiminden uzak durularak sinir sisteminin kendisini onarması beklenir.
Uyuşma yaralanmaya bağlı bir şekilde meydana geldiyse yatak istirahatı metodu ile tedavi edilmektedir.
İlgili aramalar: kol uyuşması neden olur, kolda uyuşmanın nedenleri, kol uyuması nasıl geçer
Kol neden uyuşur?
Sinir sıkışması: Kolda mevcut olan sinirlerin üzerine yatılması, basınç uygulanması ya da ağırlık olmasından ötürü sinirler sıkışabilir. Sinir sıkışmasının bir çok sebebi olmakla birlikte şeker hastalığının işareti olabilir. Kol üzerinde uyunması da kolda uyuşma sebebi olabilmektedir.
Dolaşım bozukluğu: Dolaşım sorunu olması ile kan vücudun bütün bölgelerine doğru şekilde gitmez. Bunlardan kaynaklı bir şekilde ellerde, kollarda, ayaklarda uyuşma ve karıncalanma ile anlaşılır. Kan dolaşımı sorun yaşaması kolda uyuşma ile anlaşılabilir. Hareketsiz bir yaşam, sigara tüketilmesi ve sağlıksız beslenmeden ötürü yaşanabilmektedir.
Damar sertliği: Sağlıksız beslenmek damar sertliğine yol açar. Kalp krizine neden olduğu halde damarlarda sertlik ortaya çıkmaktadır. Göğüste ağrı, kol uyuşması kalp krizinin belirtileri arasında olur. Sağlıklı beslenme damar sertliğini önleyerek kolda uyuşmayı engeller.
Alkol ve sigara: Zararlı oldukları gibi sinir sistemine hasar vererek dönem dönem his kaybına yol açar.
Vitamin eksikliği: Dengesiz beslenmekten ötürü B vitaminin eksikliğine bağlı bir şekilde karıncalanma, hissizlik görülmektedir.
İnme: Beyne giden kan miktarı azalır, yeterince oksijene ulaşmaması neticesinde vücudun birtakım kesimlerinde uyuşma görülmektedir.
Kas çekilmesi: Ağır yük ve eşya kaldırıldığı takdirde kaslar çekilir. Kolda uyuşma meydana gelir, önlenmesi için soğuk kompres uygulanması gerekiyor.
Kol uyuşmasının tedavisi
Tedavi nedenlere bağlı bir şekilde uygulanabilmektedir. Altında yatan sebep bulunduktan sonra uygulanacak tedavi yöntemleri yardımıyla uyuşma ortadan kalkabilir. Doğru tedavi uyuşmayı önler.
Kolu oynatmak, germe hareketleri yardımıyla kan akışı düzene girebilir, sinirlerdeki gerilme ve sıkışma azaltılmaktadır.
Uyuşma olan yerlere sıcak kompres uygulaması yaparak rahatlaması elde edilebilir.
Alkol ve sigara tüketiminden uzak durularak sinir sisteminin kendisini onarması beklenir.
Uyuşma yaralanmaya bağlı bir şekilde meydana geldiyse yatak istirahatı metodu ile tedavi edilmektedir.
İlgili aramalar: kol uyuşması neden olur, kolda uyuşmanın nedenleri, kol uyuması nasıl geçer
2 Kasım 2015 Pazartesi
Kışın Dondurma Yenir Mi?
Dondurma sevmeyen yoktur heralde. Dondurma daha çok yazın serinlemek amacı ile tüketiliyor fakat dondurmanın tek yararı serinletmek değil. Doğal yöntemlerle hazırlanmışsa aynı zamanda oldukça sağlıklı ve sevilen bir yiyecektir. Sıcak havalarda tüketilen dondurmayı kışın da tüketmek doğru olur mu? Sağlık yönünden kışın dondurma yemenin bir zararı olur mu? İşte kışın da dondurma yemek isteyenleri sevindirecek uzman görüşleri:
Dondurmanın kışında tüketimi gerektiğini belirtiyor, Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü'nde Öğretim Üyesi olarak görev yapan Prof. Dr. Salih Özdemir. Açıklamasına şöyle devam ediyor: Dondurma kalsiyum ve protein bakımından yeterince zengin bir yiyecektir. Ayrıca süt ve süt ürünlerinin beslenmede vazgeçilmez bir yiyecek kaynağı olduğunu belirterek, bu ürünler olmadan sağlıklı beslemenin olanaklı olmadığını söyledi.
Sütle beslenemeyen bir çocuğun gelişemediğini belirten Özdemir, "Sütle ve ürünleriyle beslenmeme, yetersiz eksiksiz beslenme çok mühim problemlere neden olmaktadır. Süt olmadan sağlıklı beslenmenin imkansız olduğunu düşünüyoruz. Zira süt kalsiyumun en mühim kaynağıdır" dedi.
Türkiye’nin süt tüketiminin ortalama olarak değerlerine bakıldığında kişilerin kafi süt tüketmediklerini belirten Özdemir, sözlerine şu şekilde devam etti:
"13 ila 19 yaş arasında bulunan bir genç günlük ya 1.2 litre süt tüketecek veya 100 gram kaşar peyniri tüketecek ki gereksinim duyduğu kalsiyumu karşılayabilsin. Ya da 100 gram beyaz peynir bu ihtiyacı karşılayabilir. Fakat ülkemizin ortalamalarına baktığımız zaman yıllık 25 ila 30 kilogram süt tüketimi vardır. Bu Avrupa Birliği ülkelerinde 80 ila 90 kilograma kadar çıkar. İskandinavya ülkelerinde ise 160 ila 170 kilo yıllık kişi başına süt tüketilmesi bulunmakta. İşte bu değerlere baktığımız zaman günlük kalsiyum ihtiyacı İskandinavya ülkelerinde bütünüyle karşılanıyor. Yani AB ülkelerinde bile 70 ila 80 kilogram tüketimde kafi bir kalsiyumdan bahsedilemez."
Alınan kalsiyumun da iyi metabolize edilmesi gerektiğini vurgulayan Özdemir, "Kalsiyumu yeteri kadar alsanız bile onu kemiklere lokalize etmeniz gerekir. Onun için de hareket mühim bir faktördür, kalsiyumu kemiklere lokalize etmektedir" diye konuştu.
Çocuklara Dondurma Verilmeli Mi?
Süt sevmeyen çocukların bunun yerine dondurma da tüketilebileceğini anlatan Özdemir, sözlerine şöyle devam etti:
"Çocuğunuza sevmediği bir besini zorla vermekten ziyade yani onun sevebileceği gıdaya yönlendirmek daha doğru olacaktır. Örneğin çocuklar peyniri pek sevmezler. Onun yerine dondurma mühim bir kaynaktır. Dondurma tüketerek de kalsiyum gereksinimini karşılatabiliriz. Bunun çok mühim olduğunu söylüyorum. Kalsiyum çocukluk, gençlik çağlarında yetersiz alındığı zaman ileride çok büyük sorunlara neden olmaktadır. Onun için çocukluk yaşlarda çocuklarımız iyi beslememiz gerekir. Bu konuda dondurma da mühim bir kalsiyum kaynağıdır. Süt içmeyen bir çocuğa rahatça dondurma yedirebilirsiniz."
Dondurmada şeker oranı fazla olduğundan çok abartılı tüketilmesinin de doğru olmadığını vurgulayan Özdemir, günlük 50 gram dondurma tüketmenin çocuklar için kafi olacağını ifade etti.
Dondurmanın kalitesinin de mühim olduğunun altını çizen Özdemir, meyveli dondurmalardan ziyade sütlü dondurmanın tüketilmesi gerektiğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Kışın dondurma rahatça tüketilebilir. Dondurma, kalsiyum, protein bakımından mühim bir kaynak. Sütle dondurma neredeyse aynı fonksiyonu görmektedir. Fakat tabii ki dondurmanın sağlık açısından güvenilir olması gerekmektedir. Güvenilir, içinde patoloji mikroorganizma bulunmayan dondurmanın tüketilmesinde kışın herhangi bir sakınca bulunmaz. Tabii ki ambalajlı olmasına dikkat edeceğiz. Dondurma hakikaten lezzetli bir ürün. Herkes bu lezzete gereksinim duyuyor. Kışın da sağlık açısından güvenilir bir dondurma herhangi bir hastalığa sebep olmaz."
Yeterli Kalsiyum Alınmalı
Prof. Dr. Özdemir, kalsiyum ihtiyacı tam karşılanmadığında birtakım hastalıklara neden olduğunu belirterek, şöyle devam etti:
"Kalsiyumun az alınması halinde çocuklarda raşitizm hastalığı, kemiklerde kırıklar olabilmektedir. Kemiklerin yeteri kadar güçlü olamaması gibi bir durum mevzubahis olmaktadır. Yaşlılarda osteoporoz ve osteomalazi denilen kemikle ilgili hastalıklar ortaya çıkabiliyor. Bunlar hakikaten genç yaşlarda ortaya çıkıyor Türkiye’de. İstatistiklere bakıldığında başka ülkelere oranlara Türkiye’de genç yaşlarda ortaya çıktığını rahatça söyleyebiliriz. Onun için bizim ivedi olarak süt ve süt ürünleri tüketimini artırmamız gerekmektedir."
Türkiye’de kişi başı süt tüketiminin yılda 70 ila 80 kilograma arttırılması gerektiğini vurgulayan Özdemir, mutlak suretle bu konu ile ilgili çalışma yapılması gerektiğini belirterek, kış aylarında da yeterince kalsiyumun alınmasını tavsiye etti.
Dondurmanın kışında tüketimi gerektiğini belirtiyor, Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü'nde Öğretim Üyesi olarak görev yapan Prof. Dr. Salih Özdemir. Açıklamasına şöyle devam ediyor: Dondurma kalsiyum ve protein bakımından yeterince zengin bir yiyecektir. Ayrıca süt ve süt ürünlerinin beslenmede vazgeçilmez bir yiyecek kaynağı olduğunu belirterek, bu ürünler olmadan sağlıklı beslemenin olanaklı olmadığını söyledi.
Sütle beslenemeyen bir çocuğun gelişemediğini belirten Özdemir, "Sütle ve ürünleriyle beslenmeme, yetersiz eksiksiz beslenme çok mühim problemlere neden olmaktadır. Süt olmadan sağlıklı beslenmenin imkansız olduğunu düşünüyoruz. Zira süt kalsiyumun en mühim kaynağıdır" dedi.
Türkiye’nin süt tüketiminin ortalama olarak değerlerine bakıldığında kişilerin kafi süt tüketmediklerini belirten Özdemir, sözlerine şu şekilde devam etti:
"13 ila 19 yaş arasında bulunan bir genç günlük ya 1.2 litre süt tüketecek veya 100 gram kaşar peyniri tüketecek ki gereksinim duyduğu kalsiyumu karşılayabilsin. Ya da 100 gram beyaz peynir bu ihtiyacı karşılayabilir. Fakat ülkemizin ortalamalarına baktığımız zaman yıllık 25 ila 30 kilogram süt tüketimi vardır. Bu Avrupa Birliği ülkelerinde 80 ila 90 kilograma kadar çıkar. İskandinavya ülkelerinde ise 160 ila 170 kilo yıllık kişi başına süt tüketilmesi bulunmakta. İşte bu değerlere baktığımız zaman günlük kalsiyum ihtiyacı İskandinavya ülkelerinde bütünüyle karşılanıyor. Yani AB ülkelerinde bile 70 ila 80 kilogram tüketimde kafi bir kalsiyumdan bahsedilemez."
Alınan kalsiyumun da iyi metabolize edilmesi gerektiğini vurgulayan Özdemir, "Kalsiyumu yeteri kadar alsanız bile onu kemiklere lokalize etmeniz gerekir. Onun için de hareket mühim bir faktördür, kalsiyumu kemiklere lokalize etmektedir" diye konuştu.
Çocuklara Dondurma Verilmeli Mi?
Süt sevmeyen çocukların bunun yerine dondurma da tüketilebileceğini anlatan Özdemir, sözlerine şöyle devam etti:
"Çocuğunuza sevmediği bir besini zorla vermekten ziyade yani onun sevebileceği gıdaya yönlendirmek daha doğru olacaktır. Örneğin çocuklar peyniri pek sevmezler. Onun yerine dondurma mühim bir kaynaktır. Dondurma tüketerek de kalsiyum gereksinimini karşılatabiliriz. Bunun çok mühim olduğunu söylüyorum. Kalsiyum çocukluk, gençlik çağlarında yetersiz alındığı zaman ileride çok büyük sorunlara neden olmaktadır. Onun için çocukluk yaşlarda çocuklarımız iyi beslememiz gerekir. Bu konuda dondurma da mühim bir kalsiyum kaynağıdır. Süt içmeyen bir çocuğa rahatça dondurma yedirebilirsiniz."
Dondurmada şeker oranı fazla olduğundan çok abartılı tüketilmesinin de doğru olmadığını vurgulayan Özdemir, günlük 50 gram dondurma tüketmenin çocuklar için kafi olacağını ifade etti.
Dondurmanın kalitesinin de mühim olduğunun altını çizen Özdemir, meyveli dondurmalardan ziyade sütlü dondurmanın tüketilmesi gerektiğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Kışın dondurma rahatça tüketilebilir. Dondurma, kalsiyum, protein bakımından mühim bir kaynak. Sütle dondurma neredeyse aynı fonksiyonu görmektedir. Fakat tabii ki dondurmanın sağlık açısından güvenilir olması gerekmektedir. Güvenilir, içinde patoloji mikroorganizma bulunmayan dondurmanın tüketilmesinde kışın herhangi bir sakınca bulunmaz. Tabii ki ambalajlı olmasına dikkat edeceğiz. Dondurma hakikaten lezzetli bir ürün. Herkes bu lezzete gereksinim duyuyor. Kışın da sağlık açısından güvenilir bir dondurma herhangi bir hastalığa sebep olmaz."
Yeterli Kalsiyum Alınmalı
Prof. Dr. Özdemir, kalsiyum ihtiyacı tam karşılanmadığında birtakım hastalıklara neden olduğunu belirterek, şöyle devam etti:
"Kalsiyumun az alınması halinde çocuklarda raşitizm hastalığı, kemiklerde kırıklar olabilmektedir. Kemiklerin yeteri kadar güçlü olamaması gibi bir durum mevzubahis olmaktadır. Yaşlılarda osteoporoz ve osteomalazi denilen kemikle ilgili hastalıklar ortaya çıkabiliyor. Bunlar hakikaten genç yaşlarda ortaya çıkıyor Türkiye’de. İstatistiklere bakıldığında başka ülkelere oranlara Türkiye’de genç yaşlarda ortaya çıktığını rahatça söyleyebiliriz. Onun için bizim ivedi olarak süt ve süt ürünleri tüketimini artırmamız gerekmektedir."
Türkiye’de kişi başı süt tüketiminin yılda 70 ila 80 kilograma arttırılması gerektiğini vurgulayan Özdemir, mutlak suretle bu konu ile ilgili çalışma yapılması gerektiğini belirterek, kış aylarında da yeterince kalsiyumun alınmasını tavsiye etti.
Sinüzit Nedir?
Sinüzit
Burun ve göz çevresine bulunmakta olan boşlukların adı sinüstür. Sinüzit ise buralarda mukozaların birikimi neticesinde olmaktadır. Genellikle her insanda sinüs bulunur ve kontrol altına alınması ile sorun olmaktan çıkabilir. Kanallarda biriken mukozaların birikimi neticesinde insanları kötü şekilde etkileyerek basınç ve ağrı yapar. Sinüzit’in en belirli şekli yüzünüzü önünüze doğru eğdiğiniz zaman basınç ve ağrı hissetmenizdir.
Sinüzit’in en belirli şekli üst solunum yolu enfeksiyonu neticesinde ortaya çıkmasıdır. Saçlarınızın ıslak olarak soğukta kalmanız, rüzgarda durmak, evde camların açık olup ceyranda kalmamak gerekir. Genellikle baş ağrısı, yüz bölgesinde ağrı biçiminde kendisini göstermektedir. Yan tesirleri ise ateş, kırıklık, yorgunluk, ağız kokusu, koku almada azalma, boğaz ağrısı, ses kırıklığı, halsizlik ile kendisini göstermektedir. Böyle hallerde gözlerde ağrı ve şişlik hissedilerek yaşam kalitesi düşmektedir.
Sinüzit tedavisi genelde hekimler tarafı ile antibiyotik tedavisidir. Vaka ilk aşamalarda ilaç tedavisi yardımıyla aşılabilmektedir. Kişi gün içerisinde hareketine ve sağlığına dikkat edip hastalığın önüne geçebilmektedir.
Sinüzit’ten nasıl korunulur?
Kişi nezle, grip gibi üst solunum yolu hastalıklarından kendilerini koruması gerekir. Hastalıklardan korunduğu müddetçe grip aşısı olmalıdır. Sağlıklı ve düzenli beslenme ile vücut direncini arttırıp sinüslerde mukoz birikimini önleyebilmektedir. Üst solunum yolları enfeksiyonu genelde üşütmekten ötürü olacağı için kendilerini sıcak tutmalıdırlar.
İlgili aramalar: sinüzit nedir, sinüzit nasıl olur, sinüzitin belirtisi nedir
Burun ve göz çevresine bulunmakta olan boşlukların adı sinüstür. Sinüzit ise buralarda mukozaların birikimi neticesinde olmaktadır. Genellikle her insanda sinüs bulunur ve kontrol altına alınması ile sorun olmaktan çıkabilir. Kanallarda biriken mukozaların birikimi neticesinde insanları kötü şekilde etkileyerek basınç ve ağrı yapar. Sinüzit’in en belirli şekli yüzünüzü önünüze doğru eğdiğiniz zaman basınç ve ağrı hissetmenizdir.
Sinüzit’in en belirli şekli üst solunum yolu enfeksiyonu neticesinde ortaya çıkmasıdır. Saçlarınızın ıslak olarak soğukta kalmanız, rüzgarda durmak, evde camların açık olup ceyranda kalmamak gerekir. Genellikle baş ağrısı, yüz bölgesinde ağrı biçiminde kendisini göstermektedir. Yan tesirleri ise ateş, kırıklık, yorgunluk, ağız kokusu, koku almada azalma, boğaz ağrısı, ses kırıklığı, halsizlik ile kendisini göstermektedir. Böyle hallerde gözlerde ağrı ve şişlik hissedilerek yaşam kalitesi düşmektedir.
Sinüzit tedavisi genelde hekimler tarafı ile antibiyotik tedavisidir. Vaka ilk aşamalarda ilaç tedavisi yardımıyla aşılabilmektedir. Kişi gün içerisinde hareketine ve sağlığına dikkat edip hastalığın önüne geçebilmektedir.
Sinüzit’ten nasıl korunulur?
Kişi nezle, grip gibi üst solunum yolu hastalıklarından kendilerini koruması gerekir. Hastalıklardan korunduğu müddetçe grip aşısı olmalıdır. Sağlıklı ve düzenli beslenme ile vücut direncini arttırıp sinüslerde mukoz birikimini önleyebilmektedir. Üst solunum yolları enfeksiyonu genelde üşütmekten ötürü olacağı için kendilerini sıcak tutmalıdırlar.
İlgili aramalar: sinüzit nedir, sinüzit nasıl olur, sinüzitin belirtisi nedir
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
