Gebelikte İdrar Yolu Enfeksiyonu Neden Olur?
Gebelik süreci idrar yolu enfeksiyonlarına eğilimin artmış olduğu bir dönemdir. Bu enfeksiyonlar kolay bir sistit (mesane enfeksiyonu) olabileceği gibi, ciddi bir piyelonefrit (böbrek enfeksiyonu) gelişimi de mevzubahis olabilir. Bilhassa piyelonefrit halinde bebek de erken doğum gibi ciddi tehlikelerle yüz yüze kalabilir. Gebelikte idrar yolu enfeksiyonu riskini azaltmak amaçlı en erken süreçte idrar kültürü yapılışı oldukça etkisi bulunur.İdrar kültüründe üreme olduğunda üreyen bakteriye uygun antibiyotik tedavisi verildiğinde gebeliğin kalan süreci boyunca sistit ve piyelonefrit ortaya çıkma ihtimali mühim ölçüde azalmaktadır.
Normalde idrarda mikrop olmaz. Yani idrar bakteri ve başka enfeksiyon etkenlerini içermeyen bir maddedir. Bunu sağlayan en mühim sistem idrar yolunun böbreklerden aşağı doğru inen idrar akımıyla devamlı olarak "yıkanması" ve temizlenmesidir. Bununla birlikte mesaneden idrarın dışarı boşalmasına imkan veren üretra adlı kanal yapısı da içeriden dışarıya akıma izin verecek, fakat dıştan içeri bakteri geçişine izin vermeyecek yapıya sahiptir. Bakteriler bu engeli aşsalar da mesaneden böbreklere geçişi engelleyen benzeyen bir kapak mekanizması daha bulunur.
Gebelik süreci boyunca yukarıda anlatılan koruyucu mekanizmalar menfi etkilendiklerinden idrar yolu enfeksiyonlarının meydana gelmesi kolay hale gelir. En mühim etken hamilelikte fazlaca miktarlarda salgılanmakta olan progesteron hormonunun düz kasları gevşetici etkisidir. İdrar yollarında idrar akımına imkan veren düz kaslar gevşediği zaman idrar akımı yavaşlar ve bakteri geçişini engelleyen kapak mekanizmalarının da fonksiyonları azalmaktadır. Bununla birlikte gebeliğin ilerleyişiyle büyümekte olan rahmin idrar yollarına baskı yapması da idrar akımının yavaşlamasına katkıda bulunmaktadır. Netice itibari ile vajinada esasında bir problem yaratmadan yaşayan enfeksiyon etkenleri önce uretra yolu ile mesaneye buradan da şartlar elverişli olduğunda böbreklere doğru çıkarak türlü şiddette enfeksiyonların oluşmasına neden olurlar.
İdrar Yolu Enfeksiyonu Olursa Ne Olur?
Mesaneye ulaşan bakteriler burada hiç belirti göstermeden hayatlarını sürdürebilirler. Buna asemptomatik bakteriüri (idrarda belirti vermeyen bakteri varlığı) ismi verilir. Bu durum bir enfeksiyon olmamakla beraber şartlar elverişli olduğunda hemen enfeksiyona dönüşebileceği için mutlak suretle saptanmalı ve tedavi etmek gerekir. Mesanedeki bakteriler her zaman sessiz kalmazlar. Bazı hallerde bu bakteriler sistit (mesane iltihabı) veya ileri hallerde piyelonefrit (böbrek iltihabı) tablolarının ortaya çıkışına neden olabilirler. Asemptomatik bakteriüri tedavi edilmediğinde genelde sistit veya piyelonefrit oluşturmakta olan bir haldir. Anne adaylarının yaklaşık %10'unda idrar kültüründe asemptomatik bakteriüri bulunur. Tanı için anne adaylarından tercihan gebeliğin ilk haftalarında veya ilk kontrole geldikleri herhangi bir zamanda idrar kültürü istenir. İdrar kültüründe bakterilerde anlamlı üremenin (>100.000 bakteri kolonisi) olması ve anne adayında hiç bir belirti olmayışı halinde asemptomatik bakteriüri tanısı konur. İdrar kültüründe üreme olduğunda üreyen bakteri cinsinin hangi antibiotiklere duyarlı olduğunu belirten bir araştırma yapılmaktadır. Antibiyogram olarak isimlendirilen bu araştırma neticesi doğrultusunda anne adayı en doğru olan antibiotikle tedavi edilmektedir. Tedavinin üstünden 15 gün geçtikten sonra yapılmakta olan kontrol idrar kültüründe kültürün mikropsuz gelmesi (üreme olmaması) halinde tedavi başarılı olmuştur. Bu durumda anne adayına idrar yolu ile ilgili şikayetleri bulunmadığı müddet yeni bir idrar kültürü yapılmasına gerek bulunmaz. Sistit yani idrar torbası enfeksiyonu ise ağrılı idrar yapma, sık idrara çıkma, kanlı idrar yapma ve bazı zamanlar de idrar kaçırma gibi belirtiler ile kendisini belli eder. Tam idrar tetkikinde idrar sedimentinde akyuvarlar, bakteriler ve bazı zamanlar de alyuvarlar görülmektedir. İdrar kültürü alındıktan hemen sonra antibiyotik tedavisine başlanır. İki veya üç gün sonra alınan idrar kültürü ve antibiyogram neticesinde gerekirse antibiyotik uygun olan bir başkasıyla değiştirilir. Sistit geçiren anne adayı idrar akımını artırmak ve idrar yollarının "yıkanmasını" meydana getirmek amacı ile bol sıvı almalıdır. Sistit'in erken doğum tehdidi yapmış olduğu hususunda birtakım veriler vardır, fakat şu an için kesinleşmiş olmaz. Piyelonefrit ise böğürde ağrı, ateş ve kendisini kötü hissetme gibi belirtiler ile ortaya çıkan, tek böbrekte (ya da her iki böbrekte) enfeksiyonun oluştuğu ciddi bir hastalık tablosudur ve hastanede yatırılıp tedavi edilmektedir. Yapılan idrar tetkiki ve idrar kültüründe enfeksiyon etkeni tespit edilmektedir. Muayenede genel olarak tek taraflı ve genelde sağda böbreğin bulunmuş olduğu yere elle hafif olarak vurulmasında hassaslık gözlenir. Piyelonefrit geçiren anne adayında bulantı ve kusma olabilir, ateş genel olarak 38 derece üzerindedir ve birtakım hallerde 40 dereceye kadar çıkabilir. Nabız ateşle doğru orantılı olarak hızlanmıştır, hipotansiyona (tansiyon düşmesi) eğilim bulunur. Hipotansiyon fetal distres yaratabilir. Her yüksek ateşli hastalıkta olduğu halde piyelonefritte de tedaviyle ateş düşürülmezse erken doğum eylemi başlayabilir. Bundan ötürü hızla uygun antibiotik tedavisine geçilip daha sonra erken doğum ve fetal distres belirtileri aranır. Tedavi süresince anne adayı tansiyon, ateş, bebeğin durumu ve doğum eylemi bulguları açısından sıkı bir izlemeye alınmaktadır.
Tedavi edilmeyen piyelonefrit böbrekte apse, sepsis (bakterilerin kana karışıp başka organlara yayılması durumu) ve septik şok gibi yaşamsal tehlike yaratan durumların oluşumuna neden olabilir.
Piyelonefrit genel olarak önlenebilir bir haldir. Gebeliğin erken zamanlarında hiç bir şikayet olmasa bile idrar kültürü yapılışı gerekir. İdrar kültüründe üreme çıkışı halinde uygun bir antibiyotikle tedavi edilmeli ve tedavi sonrası tekrar idrar kültürü yapılarak bakteriürinin kaybolduğu gözlenmelidir.
İlgili aramalar: gebelikte idrar yolu enfeksiyonu niçin olur, hamilelikte idrar yollarında enfeksiyon olması, hamileyken idrar yollarında enfeksiyon bebeğe zarar verir mi
idrar yolu enfeksiyonu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
idrar yolu enfeksiyonu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
21 Nisan 2015 Salı
15 Ekim 2014 Çarşamba
Gebelikte İdrar Yolu Enfeksiyonu
GEBELİKTE İDRAR YOLU ENFEKSİYONU
Hamilelik süreci, idrar yolu enfeksiyonlarına eğilimin artmış olduğu bir dönemdir. Bu enfeksiyonlar kolay bir sistit (mesane enfeksiyonu) olabileceği gibi, ciddi bir piyelonefrit (böbrek enfeksiyonu) gelişimi de mevzubahis olabilir. Bilhassa piyelonefrit halinde bebek de erken doğum gibi ciddi tehlikelerle yüz yüze kalabilir. Gebelikte idrar yolu enfeksiyonu riskini azaltmak amaçshy;lı en erken süreçte idrar kültürü yapılışı oldukça etkisi vardır.İdrar kültüründe üreme olduğunda üreyen bakteriye uygun antibiyotik tedavisi verildiğinde gebeliğin kalan çağında sistit ve piyelonefrit ortaya çıkma ihtimali mühim ölçüde azalır.
Normalde idrar mikropsuz (bakteri ve başka enfeksiyon etkenlerini içermeyen) bir maddedir. Bunu sağlayan en mühim işleyiş idrar yolunun böbreklerden aşağı doğru inen idrar akımıyla devamlı olarak "yıkanması" ve temizlenmesidir. Ayrıca mesaneden idrarın dışarı boşalmasına imkan veren
Üretra adlı kanal yapısı da içeriden dışarıya akıma izin verecek, fakat dışarıdan içeri bakteri geçişine izin vermeyecek yapıya sahiptir. Bakteriler bu engeli aşsalar da mesaneden böbreklere geçişi engelleyen benzeyen bir kapak mekanizması daha vardır.
Hamilelik çağında yukarıda anlatılan koruyucu mekanizmalar menfi etkilendiklerinden idrar yolu enfeksiyonlarının meydana gelmesi kolaylaşır. En mühim etken hamilelikte fazlaca miktarlarda salgılanmakta olan progesteron hormonunun düz kasları gevşetici etkisidir. İdrar yollarında idrar akımına imkan veren düz kaslar gevşediği zaman idrar akımı yavaşlar ve bakteri geçişini engelleyen kapak mekanizmalarının da işlevleri azalır. Ayrıca gebeliğin ilerleyişiyle büyüyen rahmin idrar yollarına baskı yapması da idrar akımının yavaşlamasına katkıda bulunmaktadır. Sonuç olarak vajinada asıl olarak bir problem yaratmadan yaşayan enfeksiyon etkenleri önce uretra yoluyla mesaneye buradan da şartlar elverişli olduğunda böbreklere doğru çıkarak türlü şiddette enfeksiyonların oluşmasına neden olurlar.
İdrar yolu enfeksiyonunda ne olur?
Mesaneye ulaşan bakteriler burada hiç belirti göstermeden hayatlarını sürdürebilirler. Buna asemptomatik bakteriüri (idrarda belirti vermeyen bakteri varlığı) ismi verilir. Bu durum bir enfeksiyon olmamakla beraber şartlar elverişli olduğunda hemen enfeksiyona dönüşebileceği için mutlak suretle saptanmalı ve tedavi etmek gerekir. Mesanedeki bakteriler her zaman sessiz kalmazlar. Bazı hallerde bu bakteriler sistit (mesane iltihabı) veya ileri hallerde piyelonefrit (böbrek iltihabı) tablolarının ortaya çıkmasına neden olabilirler. Asemptomatik bakteriüri tedavi edilmediğinde genelde sistit veya piyelonefrit oluşturmakta olan bir haldir. Anne adaylarının yaklaşık yüzde 10'unda idrar kültüründe asemptomatik bakteriüri vardır. Tanı için anne adaylarından tercihen gebeliğin ilk haftalarında veya ilk kontrole geldikleri herhangi bir zamanda idrar kültürü istenir. İdrar kültüründe bakterilerde anlamlı üremenin (>100.000 bakteri kolonisi) oluşu ve anne adayında hiç bir belirti olmayışı halinde asemptomatik bakteriüri tanısı konur. İdrar kültüründe üreme olduğunda üreyen bakteri cinsinin hangi antibiotiklere duyarlı olduğunu belirten bir araştırma yapılır. Antibiyogram olarak isimlendirilen bu araştırma sonucuna göre anne adayı en doğru olan antibiotikle tedavi edilmektedir. Tedavinin üstünden 15 gün geçtikten sonra yapılmakta olan kontrol idrar kültüründe kültürün mikropsuz gelmesi (üreme olmaması) halinde tedavi başarılı olmuştur. Bu durumda anne adayına idrar yoluyla ilgili şikayetleri bulunmadığı müddet yeni bir idrar kültürü yapılmasına gerek bulunmaz. Sistit yani idrar torbası enfeksiyonu ise ağrılı idrar yapma, sık idrara çıkma, kanlı idrar yapma ve bazı zamanlar de idrar kaçırma gibi belirtiler ile kendisini belli eder. Tam idrar tetkikinde idrar sedimentinde akyuvarlar, bakteriler ve bazı zamanlar da alyuvarlar görülmektedir. İdrar kültürü alındıktan hemen sonra antibiyotik tedavisine başlanır. İki veya üç gün sonra alınan idrar kültürü ve antibiyogram neticesinde gerekirse antibiyotik uygun olan bir başkasıyla değiştirilir. Sistit geçiren anne adayı idrar akımını artırmak ve idrar yollarının "yıkanmasını" meydana getirmek amacı ile bol sıvı almalıdır. Sistitin erken doğum tehdidi yaptığı hususunda birtakım veriler vardır, fakat şu an için kesinleşmiş değildir. Piyelonefrit ise böğürde ağrı, ateş ve kendisini kötü hissetme gibi belirtiler ile ortaya çıkan, tek böbrekte (ya da her iki böbrekte) enfeksiyonun oluştuğu ciddi bir hastalık tablosudur ve hastanede yatırılarak tedavi edilmektedir. Yapılan idrar tetkiki ve idrar kültüründe enfeksiyon etkeni tespit edilmektedir. Muayenede genel olarak tek taraflı ve genelde sağda böbreğin bulunmuş olduğu yere elle hafif olarak vurulmasında duyarlılık gözlenir. Piyelonefrit geçiren anne adayında bulantı ve kusma olabilir, ateş genel olarak 38 derece üzerindedir ve birtakım hallerde 40 dereceye kadar çıkabilir. Nabız ateşle doğru orantılı olarak hızlanmıştır, hipotansiyona (tansiyon düşmesi) eğilim vardır. Hipotansiyon fetal distres yaratabilir. Her yüksek ateşli hastalıkta olduğu halde piyelonefritte de tedaviyle ateş düşürülmezse erken doğum eylemi başlayabilir. Bundan ötürü hızla uygun antibiyotik tedavisine geçilip daha sonra erken doğum ve fetal distres belirtileri aranır. Tedavi süresince anne adayı tansiyon, ateş, bebeğin durumu ve doğum eylemi bulguları açısından sıkı bir izlemeye alınmaktadır.
Tedavi edilmeyen piyelonefrit böbrekte apse, sepsis (bakterilerin kana karışıp başka organlara yayılması) ve septik şok gibi hayati tehlike yaratan durumların oluşumuna neden olabilir.
Piyelonefrit genel olarak önlenebilir bir haldir. Gebeliğin erken zamanlarında hiç bir şikayet olmasa bile idrar kültürü yapılışı gerekir. İdrar kültüründe üreme çıkması halinde uygun bir antibiyotikle tedavi edilmeli ve tedavi sonrası tekrar idrar kültürü yapılarak bakteriürinin kaybolduğu gözlenmelidir.
İlgili aramalar: gebelikte idrar yolu enfeksiyonu, hamilelikte idrar yolu enfeksiyonu, gebelikte iye, hamilelikte idrar yollarında iltihap
Hamilelik süreci, idrar yolu enfeksiyonlarına eğilimin artmış olduğu bir dönemdir. Bu enfeksiyonlar kolay bir sistit (mesane enfeksiyonu) olabileceği gibi, ciddi bir piyelonefrit (böbrek enfeksiyonu) gelişimi de mevzubahis olabilir. Bilhassa piyelonefrit halinde bebek de erken doğum gibi ciddi tehlikelerle yüz yüze kalabilir. Gebelikte idrar yolu enfeksiyonu riskini azaltmak amaçshy;lı en erken süreçte idrar kültürü yapılışı oldukça etkisi vardır.İdrar kültüründe üreme olduğunda üreyen bakteriye uygun antibiyotik tedavisi verildiğinde gebeliğin kalan çağında sistit ve piyelonefrit ortaya çıkma ihtimali mühim ölçüde azalır.
Normalde idrar mikropsuz (bakteri ve başka enfeksiyon etkenlerini içermeyen) bir maddedir. Bunu sağlayan en mühim işleyiş idrar yolunun böbreklerden aşağı doğru inen idrar akımıyla devamlı olarak "yıkanması" ve temizlenmesidir. Ayrıca mesaneden idrarın dışarı boşalmasına imkan veren
Üretra adlı kanal yapısı da içeriden dışarıya akıma izin verecek, fakat dışarıdan içeri bakteri geçişine izin vermeyecek yapıya sahiptir. Bakteriler bu engeli aşsalar da mesaneden böbreklere geçişi engelleyen benzeyen bir kapak mekanizması daha vardır.
Hamilelik çağında yukarıda anlatılan koruyucu mekanizmalar menfi etkilendiklerinden idrar yolu enfeksiyonlarının meydana gelmesi kolaylaşır. En mühim etken hamilelikte fazlaca miktarlarda salgılanmakta olan progesteron hormonunun düz kasları gevşetici etkisidir. İdrar yollarında idrar akımına imkan veren düz kaslar gevşediği zaman idrar akımı yavaşlar ve bakteri geçişini engelleyen kapak mekanizmalarının da işlevleri azalır. Ayrıca gebeliğin ilerleyişiyle büyüyen rahmin idrar yollarına baskı yapması da idrar akımının yavaşlamasına katkıda bulunmaktadır. Sonuç olarak vajinada asıl olarak bir problem yaratmadan yaşayan enfeksiyon etkenleri önce uretra yoluyla mesaneye buradan da şartlar elverişli olduğunda böbreklere doğru çıkarak türlü şiddette enfeksiyonların oluşmasına neden olurlar.
İdrar yolu enfeksiyonunda ne olur?
Mesaneye ulaşan bakteriler burada hiç belirti göstermeden hayatlarını sürdürebilirler. Buna asemptomatik bakteriüri (idrarda belirti vermeyen bakteri varlığı) ismi verilir. Bu durum bir enfeksiyon olmamakla beraber şartlar elverişli olduğunda hemen enfeksiyona dönüşebileceği için mutlak suretle saptanmalı ve tedavi etmek gerekir. Mesanedeki bakteriler her zaman sessiz kalmazlar. Bazı hallerde bu bakteriler sistit (mesane iltihabı) veya ileri hallerde piyelonefrit (böbrek iltihabı) tablolarının ortaya çıkmasına neden olabilirler. Asemptomatik bakteriüri tedavi edilmediğinde genelde sistit veya piyelonefrit oluşturmakta olan bir haldir. Anne adaylarının yaklaşık yüzde 10'unda idrar kültüründe asemptomatik bakteriüri vardır. Tanı için anne adaylarından tercihen gebeliğin ilk haftalarında veya ilk kontrole geldikleri herhangi bir zamanda idrar kültürü istenir. İdrar kültüründe bakterilerde anlamlı üremenin (>100.000 bakteri kolonisi) oluşu ve anne adayında hiç bir belirti olmayışı halinde asemptomatik bakteriüri tanısı konur. İdrar kültüründe üreme olduğunda üreyen bakteri cinsinin hangi antibiotiklere duyarlı olduğunu belirten bir araştırma yapılır. Antibiyogram olarak isimlendirilen bu araştırma sonucuna göre anne adayı en doğru olan antibiotikle tedavi edilmektedir. Tedavinin üstünden 15 gün geçtikten sonra yapılmakta olan kontrol idrar kültüründe kültürün mikropsuz gelmesi (üreme olmaması) halinde tedavi başarılı olmuştur. Bu durumda anne adayına idrar yoluyla ilgili şikayetleri bulunmadığı müddet yeni bir idrar kültürü yapılmasına gerek bulunmaz. Sistit yani idrar torbası enfeksiyonu ise ağrılı idrar yapma, sık idrara çıkma, kanlı idrar yapma ve bazı zamanlar de idrar kaçırma gibi belirtiler ile kendisini belli eder. Tam idrar tetkikinde idrar sedimentinde akyuvarlar, bakteriler ve bazı zamanlar da alyuvarlar görülmektedir. İdrar kültürü alındıktan hemen sonra antibiyotik tedavisine başlanır. İki veya üç gün sonra alınan idrar kültürü ve antibiyogram neticesinde gerekirse antibiyotik uygun olan bir başkasıyla değiştirilir. Sistit geçiren anne adayı idrar akımını artırmak ve idrar yollarının "yıkanmasını" meydana getirmek amacı ile bol sıvı almalıdır. Sistitin erken doğum tehdidi yaptığı hususunda birtakım veriler vardır, fakat şu an için kesinleşmiş değildir. Piyelonefrit ise böğürde ağrı, ateş ve kendisini kötü hissetme gibi belirtiler ile ortaya çıkan, tek böbrekte (ya da her iki böbrekte) enfeksiyonun oluştuğu ciddi bir hastalık tablosudur ve hastanede yatırılarak tedavi edilmektedir. Yapılan idrar tetkiki ve idrar kültüründe enfeksiyon etkeni tespit edilmektedir. Muayenede genel olarak tek taraflı ve genelde sağda böbreğin bulunmuş olduğu yere elle hafif olarak vurulmasında duyarlılık gözlenir. Piyelonefrit geçiren anne adayında bulantı ve kusma olabilir, ateş genel olarak 38 derece üzerindedir ve birtakım hallerde 40 dereceye kadar çıkabilir. Nabız ateşle doğru orantılı olarak hızlanmıştır, hipotansiyona (tansiyon düşmesi) eğilim vardır. Hipotansiyon fetal distres yaratabilir. Her yüksek ateşli hastalıkta olduğu halde piyelonefritte de tedaviyle ateş düşürülmezse erken doğum eylemi başlayabilir. Bundan ötürü hızla uygun antibiyotik tedavisine geçilip daha sonra erken doğum ve fetal distres belirtileri aranır. Tedavi süresince anne adayı tansiyon, ateş, bebeğin durumu ve doğum eylemi bulguları açısından sıkı bir izlemeye alınmaktadır.
Tedavi edilmeyen piyelonefrit böbrekte apse, sepsis (bakterilerin kana karışıp başka organlara yayılması) ve septik şok gibi hayati tehlike yaratan durumların oluşumuna neden olabilir.
Piyelonefrit genel olarak önlenebilir bir haldir. Gebeliğin erken zamanlarında hiç bir şikayet olmasa bile idrar kültürü yapılışı gerekir. İdrar kültüründe üreme çıkması halinde uygun bir antibiyotikle tedavi edilmeli ve tedavi sonrası tekrar idrar kültürü yapılarak bakteriürinin kaybolduğu gözlenmelidir.
İlgili aramalar: gebelikte idrar yolu enfeksiyonu, hamilelikte idrar yolu enfeksiyonu, gebelikte iye, hamilelikte idrar yollarında iltihap
14 Şubat 2014 Cuma
Adenovirüs Nedir?
Adenovirüs
Doğada yaygın olarak bulunmakta ve insanlarda birçok enfeksiyona neden olmaktadır. Özellikle göz, akciğer, bağırsak, idrar yolları, beyin ve nörolojik sistem enfeksiyonlarına yol açmaktadır. Adenovirüs bebeklerde, yaşlılarda ve immün sistemi zayıf olan kişilerde ciddi ve ölümcül hastalıklara sebep olmaktadır. Çocuklarda ishal ile seyreden bağırsak enfeksiyonlarına, beyinde menenjite yol açmaktadır. Her yaşta görülen Adenovirüs akciğerde zatüre, idrar yolu enfeksiyonu ve sistit hastalıklarına yol açmaktadır. Okullarda, yurtlarda, kreşlerde, huzur evlerinde yani kalabalık ortamlarda salgınlara neden olmaktadır. Havadan solum yolu ile gıdalarla, dış ortamlardaki temaslar sonucu eller yolu ile bulaşmaktadır. Virüs dış ortama dayanıklı olduğu için uzun süre canlı kalmaktadır. En sık görülen şikayetler öksürük, ateş, boğaz ağrısı, burun akıntısı ve gözlerde kızarıklıktır.İlgili aramalar: adenovirüs nedir?
Sponsorlu Bağlantılar:
Etiketler:
adenovirüs,
enfeksiyon,
idrar yolu enfeksiyonu,
ishal,
sistit,
zatüre
14 Mayıs 2012 Pazartesi
Erkeklerde Kasık Ağrısı Nasıl Geçer?
Erkeklerdeki kasık ağrısı eğer nedeni tespit edildiyse bir kasık fıtığı söz konusuysa bu nokta fıtık şeklinde olabilir, dışarıdan bakıldığında belli olacak şekilde şişlik olabilir içeriye çöküntülü bir şişlik şeklinde de olabilir. Bu tip kasık ağrılarının tedavisi cerrahidir. O bölgedeki boşluğun mutlaka cerrahi operasyon yardımıyla kapatılması gerekmektedir. Her ne kadar farklı cerrahiler uygulansa da (karın içersinden ve karın dışından yapılan yöntemler) burada ki esas mesela oradaki boşluğun yani fıtık halkasının kapatılmasıdır. Bu genç hastalarda hastanın kendi dokusuyla kapatılmaktadır. İleri yaşlardaki fıtık hastalarında bu boşluk yama dediğimiz eriyen ya da erimeyen sentetik maddeyle doldurulur. Burada amaç fıtığı gerilimsiz tamir etmektir. Boşluk doldurulmaksızın iki yakanın bir araya getirilip dokunun kapatılmasıyla yapılan eski yöntemlerde bir süre sonra fıtığın nüksetmesi (tekrarlaması) görülmektedir. Fıtık dışında da kasık ağrıları görülebilmektedir. Bu tip kasık ağrılarında öncelikle nedeni tespit edip daha sonra ağrının nedenine göre tedaviye başlamak gerekmektedir. İdrar yolu enfeksiyonu da kasık ağrılarına sebep olabilmektedir. İdrar yolu enfeksiyonu için antibiyotik tedavisi uygulanmaktadır ve hatta hastanın idrar miktarını arttırmak gerekir. Taş olması durumunda da bu taştan kaynaklanan ağrı kasık bölgesine yansıyabilmektedir. Bu taşın mutlaka düşürülmesi, kırılması veya endoskopi ile alınması gerekebilir. Bu bölgede bazı durumlarda lenf bezinin şişmesi, iltihaplanması veya lenf bezi tümörü sebebiyle bir büyüme söz konusu olabilir. Lenf bezindeki şişiklik 2 hafta süren bir antibiyotik tedavisine rağmen geçmiyorsa mutlaka o bölgede iğne biyopsisi yapılmalı ya da lenf bezinin tamamını alınarak teşhise gitmelidir. Bu şekilde tedavi uygulanabilir.
Sponsorlu Bağlantılar:
Etiketler:
idrar yolu enfeksiyonu,
idrar yolu iltihabı,
kasık ağrısı,
kasık fıtığı
12 Nisan 2012 Perşembe
Bebeklerde ve Çocuklarda İdrar Yolu İltihabı
İdrar Yolları İltihapları

Nedenleri ve Ortaya Çıkışı
Bağırsakta normal olarak bulunan koli basilleri, ya kan yoluyla böbrek leğenine ya da özellikle kız çocuklarında makattan, kısa olan idrar yoluyla idrar torbasına ve böbrek leğenine çıkarlar. Çocuk, üst solunum yollarında ve mide-bağırsak kanalında ateşli bir hastalık ya da iltihaplı bir cilt hastalığı geçirirse, basiller kan ve lenf yoluyla idrar yollarına girer, idrar yolları iltihabına yol açar.
İdrar Yolu İltihabının Belirtileri
Ateş, sık sık kusma, iştahsızlık, beniz solukluğu, genel sağlık durumunun bozulması, bulanık idrar gibi belirtiler görülür, idrarda akyuvarlar, bazen de alyuvarlar ve albümin bulunur. Biraz daha büyük çocuklarda zaman zaman boş böğür kısmında ya da idrara çıkarken sancılar (böbrek havuzcuğu iltihabı) artar, idrar basıncı ve sık sık idrara çıkma ihtiyacı (idrar torbası iltihabı) görülür. Bebekte ve küçük çocuklarda, ilk yıllarda bu rahatsızlıklara sık sık rastlanır. Beniz solukluğu, iştahsızlık, gelişim bozuklukları, bebekte idrar yolları iltihabını ve özellikle, hastalığın uzun sürdüğünü gösterir. Doktor, tekrarlayan idrar yolları enfeksiyonunda, idrar yollarının röntgen muayenesine gerek görür. Çünkü, hastalığın nedeni, küçük anormallikler ya da gelişim bozuklukları olabilir.
Komplikasyonları
Özellikle, uzun süren idrar yolu iltihaplarında; böbrek pelvisinde de piyelonefrit görülmesinden ve bunun neden olacağı sonuçlardan korkulur.
İdrar Yolu İltihabının Tedavisi
Doktor tedavisi gerekir. Çünkü, idrar yollan iltihabında uygun mikrop öldürücü ilaçların (sülfamit ve antibiyotikler) yoğun olarak ve duruma göre, uzun süre verilmesi gereklidir. Ayrıca, idrar torbası ve böbreklerin bulunduğu kısma sıcak uygulamalı ve fazla su (yabangülü çayı, ayıüzümü yaprağı çayı) içilmelidir.
Korunma
İdrar, dikkatle kontrol edilmeli ve zaman zaman da laboratuvarda idrar tahlilleri yaptırılmalıdır.

Nedenleri ve Ortaya Çıkışı
Bağırsakta normal olarak bulunan koli basilleri, ya kan yoluyla böbrek leğenine ya da özellikle kız çocuklarında makattan, kısa olan idrar yoluyla idrar torbasına ve böbrek leğenine çıkarlar. Çocuk, üst solunum yollarında ve mide-bağırsak kanalında ateşli bir hastalık ya da iltihaplı bir cilt hastalığı geçirirse, basiller kan ve lenf yoluyla idrar yollarına girer, idrar yolları iltihabına yol açar.
İdrar Yolu İltihabının Belirtileri
Ateş, sık sık kusma, iştahsızlık, beniz solukluğu, genel sağlık durumunun bozulması, bulanık idrar gibi belirtiler görülür, idrarda akyuvarlar, bazen de alyuvarlar ve albümin bulunur. Biraz daha büyük çocuklarda zaman zaman boş böğür kısmında ya da idrara çıkarken sancılar (böbrek havuzcuğu iltihabı) artar, idrar basıncı ve sık sık idrara çıkma ihtiyacı (idrar torbası iltihabı) görülür. Bebekte ve küçük çocuklarda, ilk yıllarda bu rahatsızlıklara sık sık rastlanır. Beniz solukluğu, iştahsızlık, gelişim bozuklukları, bebekte idrar yolları iltihabını ve özellikle, hastalığın uzun sürdüğünü gösterir. Doktor, tekrarlayan idrar yolları enfeksiyonunda, idrar yollarının röntgen muayenesine gerek görür. Çünkü, hastalığın nedeni, küçük anormallikler ya da gelişim bozuklukları olabilir.
Komplikasyonları
Özellikle, uzun süren idrar yolu iltihaplarında; böbrek pelvisinde de piyelonefrit görülmesinden ve bunun neden olacağı sonuçlardan korkulur.
İdrar Yolu İltihabının Tedavisi
Doktor tedavisi gerekir. Çünkü, idrar yollan iltihabında uygun mikrop öldürücü ilaçların (sülfamit ve antibiyotikler) yoğun olarak ve duruma göre, uzun süre verilmesi gereklidir. Ayrıca, idrar torbası ve böbreklerin bulunduğu kısma sıcak uygulamalı ve fazla su (yabangülü çayı, ayıüzümü yaprağı çayı) içilmelidir.
Korunma
İdrar, dikkatle kontrol edilmeli ve zaman zaman da laboratuvarda idrar tahlilleri yaptırılmalıdır.
Sponsorlu Bağlantılar:
28 Mart 2012 Çarşamba
İdrar Yolları Enfeksiyonu
İdrar Yolları Enfeksiyonu
Vücudumuzda ki organ sistemlerinden biri olan üriner sistem; böbreklerden, üreterden, mesane ve üretradan oluşmaktadır. Erkeklerde prostat ve testisler, kadınlarda vajina ve rahim bu sistemle yakın olarak ilişkisi olan organlardır.
İdrar Yolları Enfeksiyonun Nedenleri Nelerdir?
Normal şartlarda idrarda bakteri bulunmaz. Bakteriler genellikle makat bölgesinden gelerek buradan idrar yolu arayıcılığıyla mesaneye geçerler. Buradan da yukarı doğru ilerleyerek böbreklere ulaşabilir. Bazı mikroorganizmalar ise cinsel temas yoluyla kişinin eşine de geçebilir. İdrar yıkayıcı özelliğe sahiptir. İdrarın bu etkisi ve kişinin bağışıklık sistemi enfeksiyondan kendisi korur. İdrarın mikrop öldürücü etkisi azalırsa veya bağışıklı sisteminde bir zayıflık olduğu için vücut direnci düşerse enfeksiyon vücuda yerleşir.

Kadınlar (idrar yollarının anatomik yapısından ötürü), çocuklar, gebeler, diyabet hastaları, üriner sistemlerinde taşı bulunan hastalar, idrarını uzun zaman tutanlar idrar yolları enfeksiyonlarına daha kolay yakalanırlar. Kadınlarda alt idrar yolu enfeksiyonunun en fazla görülen türü basit sistittir. Bu vakaların %80'den fazlasında sorumlu Escherichia coli bakteri türüdür. Özellikle de cinsel açıdan aktif dönemdeyken %5-15 oranı ile "Staphylococcus saprophyticus" ikinci sıklıkta görülen tetikleyicidir. Nadiren "Klebsiella" türleri ve diğer bağırsak bakterileri de buna etken olabilmektedir.
Alt İdrar Yolları Enfeksiyonun (Sistit) Nedenleri:
Kadınlarda sürekli tekrarlayan sistitin nedeni vajinadan mesaneye gelerek yerleşen bakteriler olabilmektedir. Üriner sistem enfeksiyonlarında %85 Escherichia coli, %10-%15 Enterobacter, Klebsiella, Proteus, Pseudomonas ve Enterococcuslar’dır. Tüm bu bakteriler gaitada (dışkıda) bulunmaktadır. Dışkının üretra ağzına geçmesiyle bu bakteriler idrar yollarına geçerler. Ayrıca vajinanın yakın olmasından ötürü buraya "Trichomonas vaginalis" 'de yerleşebilir.
İdrar Yolları Enfeksiyonun Belirtileri:
Ateş, titreme, bel ağrısı, bulantı, kusma ile aniden belirir. Ardından dizüri (idrar yaparken zorlanma veya idrar yaparken ağrı olması) ve pollaküri (günde 5 defadan fazla sıklıkla idrara çıkma) görülür. Göbek altında ağrılar olmaktadır. Toplam idrar miktarı normal ya da normalden fazla olabilmektedir. İdrar görüntüsü bulanık ve bazen idrarda kan (hematüri) olabilir.
Ürokültür Yapılması Tekniği:
Dış genital bölge önden arkaya doğru temizlenir ve daha sonra önce bir miktar idrar yapılır. Daha sonra 10 ml kadar idrar steril kaba yapılır.
İdrar Yolları Enfeksiyonunda Laboratuvar Bulguları:
İdrardan alınan numune belli seyreltmelerle agarlı ortama ekilerek izlenir. Bundan sonra idantifikasyon ve antibiyotik duyarlık tetkikleri yapılır. İdrar kültürü alındığında; idrarda laboratuvar ortamında 1ml’de 100.000' den fazla bakteri bulunursa, bu enfeksiyon olduğu anlamına gelir.
İdrar Yolları Enfeksiyonunun Tedavisi:
Dinlenme (yatak istirahatı), bol su içmek, kahve ve alkolden uzak durmak, analjezik ve antibiyotik gibi tedavi metodları kullanılır. Antibiyotik veya anti bakteriyel bir ilaç vermeden evvel kültür için idrar alınmalıdır. Daha sonra gelen anti biyogram sonucuna göre uygun antibiyotik seçilir. Tedavi şekli; enfeksiyonun yaratmış olduğu klinik belirtilerin giderilmesinin yanısıra idrarın sterilleşmesine dayanır.
Vücudumuzda ki organ sistemlerinden biri olan üriner sistem; böbreklerden, üreterden, mesane ve üretradan oluşmaktadır. Erkeklerde prostat ve testisler, kadınlarda vajina ve rahim bu sistemle yakın olarak ilişkisi olan organlardır.
İdrar Yolları Enfeksiyonun Nedenleri Nelerdir?
Normal şartlarda idrarda bakteri bulunmaz. Bakteriler genellikle makat bölgesinden gelerek buradan idrar yolu arayıcılığıyla mesaneye geçerler. Buradan da yukarı doğru ilerleyerek böbreklere ulaşabilir. Bazı mikroorganizmalar ise cinsel temas yoluyla kişinin eşine de geçebilir. İdrar yıkayıcı özelliğe sahiptir. İdrarın bu etkisi ve kişinin bağışıklık sistemi enfeksiyondan kendisi korur. İdrarın mikrop öldürücü etkisi azalırsa veya bağışıklı sisteminde bir zayıflık olduğu için vücut direnci düşerse enfeksiyon vücuda yerleşir.

Kadınlar (idrar yollarının anatomik yapısından ötürü), çocuklar, gebeler, diyabet hastaları, üriner sistemlerinde taşı bulunan hastalar, idrarını uzun zaman tutanlar idrar yolları enfeksiyonlarına daha kolay yakalanırlar. Kadınlarda alt idrar yolu enfeksiyonunun en fazla görülen türü basit sistittir. Bu vakaların %80'den fazlasında sorumlu Escherichia coli bakteri türüdür. Özellikle de cinsel açıdan aktif dönemdeyken %5-15 oranı ile "Staphylococcus saprophyticus" ikinci sıklıkta görülen tetikleyicidir. Nadiren "Klebsiella" türleri ve diğer bağırsak bakterileri de buna etken olabilmektedir.
Alt İdrar Yolları Enfeksiyonun (Sistit) Nedenleri:
Kadınlarda sürekli tekrarlayan sistitin nedeni vajinadan mesaneye gelerek yerleşen bakteriler olabilmektedir. Üriner sistem enfeksiyonlarında %85 Escherichia coli, %10-%15 Enterobacter, Klebsiella, Proteus, Pseudomonas ve Enterococcuslar’dır. Tüm bu bakteriler gaitada (dışkıda) bulunmaktadır. Dışkının üretra ağzına geçmesiyle bu bakteriler idrar yollarına geçerler. Ayrıca vajinanın yakın olmasından ötürü buraya "Trichomonas vaginalis" 'de yerleşebilir.
İdrar Yolları Enfeksiyonun Belirtileri:
Ateş, titreme, bel ağrısı, bulantı, kusma ile aniden belirir. Ardından dizüri (idrar yaparken zorlanma veya idrar yaparken ağrı olması) ve pollaküri (günde 5 defadan fazla sıklıkla idrara çıkma) görülür. Göbek altında ağrılar olmaktadır. Toplam idrar miktarı normal ya da normalden fazla olabilmektedir. İdrar görüntüsü bulanık ve bazen idrarda kan (hematüri) olabilir.
Ürokültür Yapılması Tekniği:
Dış genital bölge önden arkaya doğru temizlenir ve daha sonra önce bir miktar idrar yapılır. Daha sonra 10 ml kadar idrar steril kaba yapılır.
İdrar Yolları Enfeksiyonunda Laboratuvar Bulguları:
İdrardan alınan numune belli seyreltmelerle agarlı ortama ekilerek izlenir. Bundan sonra idantifikasyon ve antibiyotik duyarlık tetkikleri yapılır. İdrar kültürü alındığında; idrarda laboratuvar ortamında 1ml’de 100.000' den fazla bakteri bulunursa, bu enfeksiyon olduğu anlamına gelir.
İdrar Yolları Enfeksiyonunun Tedavisi:
Dinlenme (yatak istirahatı), bol su içmek, kahve ve alkolden uzak durmak, analjezik ve antibiyotik gibi tedavi metodları kullanılır. Antibiyotik veya anti bakteriyel bir ilaç vermeden evvel kültür için idrar alınmalıdır. Daha sonra gelen anti biyogram sonucuna göre uygun antibiyotik seçilir. Tedavi şekli; enfeksiyonun yaratmış olduğu klinik belirtilerin giderilmesinin yanısıra idrarın sterilleşmesine dayanır.
Sponsorlu Bağlantılar:
26 Mart 2012 Pazartesi
Kadınlarda İdrar Yolu İltihabı
KADINLARDA İDRAR YOLU ENFEKSİYONU
İdrar yolunun başlangıcı böbreklerdedir ve böbreklerle idrar torbası arasındaki borunun (üreter) genişleyerek idrar torbasına dönüşü ve idrar torbasıyla dışı arasındaki boru (üretra) şeklinde devam eder. îdrar yolları iltihabı genellikle dışarıdan gelen bakterilerin üretradan geçerek idrar torbasında iltihaba yol açmasıyla olur (buna sistit denir) ve bakteriler birçok hallerde üreterden geçerek böbreklerde de iltihaba yol açarlar (buna pielonefritis) adı verilir. Kadının üretrası erkeğinkinden daha kısa olduğu için idrar torbası iltihabına yakalanma olasılığı da daha fazladır. Çoğu zaman bu önemli değildir. Çünkü idrarın mikrop öldürücü özelliği nedeniyle bakteriler idrar torbasında ölür, fakat kadınların ve kızların %5'inin idrar torbasında aktif bakteri olduğu anlaşılmıştır. Bu bakteriler herhangi bir zaman, özellikle evliliğin ilk haftalarında (balayı sistiti) ve hamilelikte iltihaba yol açabilir. Cinsel ilişki esnasında penisin üretra ve idrar torbasına sürtünmesinin de bakterinin gelişmesine etkisi olduğu sanılmaktadır. Hamilelikteyse idrar, idrar torbasında birikir.

BELİRTİLERİ
İdrar yolları iltihabının belirtileri sık sık idrar çıkartma ve özellikle boşalmaya yakın bir sancı duymaktır. İltihap böbreklere yayılmışsa böbrek bölgesinde arka ağrıları, ateş ve üşüme görülür.
Bu belirtiler görülünce kadın idrar tahlili yaptırmak ve tedavi için doktora başvurmalıdır. İdrar yolları iltihabı böbreklere zarar verebilir.
İdrar yolunun başlangıcı böbreklerdedir ve böbreklerle idrar torbası arasındaki borunun (üreter) genişleyerek idrar torbasına dönüşü ve idrar torbasıyla dışı arasındaki boru (üretra) şeklinde devam eder. îdrar yolları iltihabı genellikle dışarıdan gelen bakterilerin üretradan geçerek idrar torbasında iltihaba yol açmasıyla olur (buna sistit denir) ve bakteriler birçok hallerde üreterden geçerek böbreklerde de iltihaba yol açarlar (buna pielonefritis) adı verilir. Kadının üretrası erkeğinkinden daha kısa olduğu için idrar torbası iltihabına yakalanma olasılığı da daha fazladır. Çoğu zaman bu önemli değildir. Çünkü idrarın mikrop öldürücü özelliği nedeniyle bakteriler idrar torbasında ölür, fakat kadınların ve kızların %5'inin idrar torbasında aktif bakteri olduğu anlaşılmıştır. Bu bakteriler herhangi bir zaman, özellikle evliliğin ilk haftalarında (balayı sistiti) ve hamilelikte iltihaba yol açabilir. Cinsel ilişki esnasında penisin üretra ve idrar torbasına sürtünmesinin de bakterinin gelişmesine etkisi olduğu sanılmaktadır. Hamilelikteyse idrar, idrar torbasında birikir.

BELİRTİLERİ
İdrar yolları iltihabının belirtileri sık sık idrar çıkartma ve özellikle boşalmaya yakın bir sancı duymaktır. İltihap böbreklere yayılmışsa böbrek bölgesinde arka ağrıları, ateş ve üşüme görülür.
Bu belirtiler görülünce kadın idrar tahlili yaptırmak ve tedavi için doktora başvurmalıdır. İdrar yolları iltihabı böbreklere zarar verebilir.
Sponsorlu Bağlantılar:
Etiketler:
balayı sistiti,
idrar yolu enfeksiyonu,
idrar yolu iltihabı,
iye,
pielonefritis,
sistit,
üreter,
üretra
21 Şubat 2012 Salı
İdrar Yolu İltihapları
İdrar Yolu İltihapları
Bakterilerin aşağıdan yukarıya doğru girerek mesaneye (idrar torbası) yayılması ile oluşur. Bazı çocuklarda idrar yollarında doğuştan gelen anormallikler vardır. İdrar yolları iltihabı kızlarda üretranın kısa olması nedeniyle sık görülür.

- Sık ve ağrılı idrar yapma,
- İdrar renginde değişiklik ve koku,
- Ateş, kusma, karın ağrısı gibi belirtiler, idrar yolları iltihabından kaynaklanıyor olabilir. Bu durumda;
- Bol sıvı verin,
- Ateşi varsa düşürün.
- İdrar tetkiki yaptırmak için hastaneye gidin.
Bakterilerin aşağıdan yukarıya doğru girerek mesaneye (idrar torbası) yayılması ile oluşur. Bazı çocuklarda idrar yollarında doğuştan gelen anormallikler vardır. İdrar yolları iltihabı kızlarda üretranın kısa olması nedeniyle sık görülür.

- Sık ve ağrılı idrar yapma,
- İdrar renginde değişiklik ve koku,
- Ateş, kusma, karın ağrısı gibi belirtiler, idrar yolları iltihabından kaynaklanıyor olabilir. Bu durumda;
- Bol sıvı verin,
- Ateşi varsa düşürün.
- İdrar tetkiki yaptırmak için hastaneye gidin.
13 Ocak 2012 Cuma
Çocuklarda İdrar Yolu Enfeksiyonları
ÇOCUKLARDA İDRAR YOLU ENFEKSİYONU
İdrar yollarını herhangi bir yerinde iltihaplanma ya da idrarda mikrop olmasıdır. Çocukluk yaş gurubunda kızlarda daha sık görülür ve sıklıkla tekrarlama eğilimi gösterir. Doğuştan ya da sonradan olma idrar yollarının yapısal bozuklukları ve böbrek taşları idrar yolu iltihabına eğili arttırır.

İDRAR YOLU ENFEKSİYONUNUN BELİRTİLERİ
İdrar yolu enfeksiyonu olan küçük çocuklarda genellikle belirti görülmez. Bir kısım çocuklarda ise belirtileri iştahsızlık, kusma, huzursuzluk, karın ağrısı ve gelişme geriliği gibi idrar yolu iltihabı şüphesini akla getirmeyecek belirtiler görülür.
Büyük çocuklarda idrar yaparken yanma, sık idrara çıkma, kötü kokulu idrar, gece işemeleri ve idrardan kan gelmesi gibi belirtiler görülebilir. Tedavi edilmezse bile bu şikayetler bir kaç hafta içerisinde geriler ama iltihap devam eder. Kesin tanı idrarın laboratuvarda incelenmesi ve idrar kültürü ile konur.
İDRAR YOLU ENFEKSİYONUNDAN KORUNMA
Tuvalet temizliğinin iyi yapılması öğretilmelidir. Özellikle perine temizliği yapılırken arkadan öne değil önden arkaya yapılmalıdır. Kız çocuklarında idrar yolu daha kısa olduğu için iç kısımlara mikrop bulaşma ihtimali erkek çocuklara oranla daha fazladır. Kız çocuklarında makat temizlenirken vajinaya doğru temizlenmemelidir.
İDRAR YOLU ENFEKSİYONU TEDAVİSİ VE ÖNERİLER
- İdrar yolu enfeksiyonu doktor tedavisi gerektiren bir hastalıktır. Doktorun verdiği ilaçlar belirtilen miktarda ve belirtilen süre kullanılmalıdır. Belirtiler geçti diye tedavi yarıda bırakılmamalıdır. Yetersiz tedaviler hastalığın yinelemesine neden olabilir.
- İdrar yolu iltihabı geçiren çocukların idrarları 3 ayda bir, 2 yıl süre ile kontrol edilmelidir.
- Tam tedaviye rağmen çok sık tekrar ediyorsa idrar yollarında yapısal bir bozukluk olup olmadığı doktor kontrolünde araştırılmalıdır.
İdrar yollarını herhangi bir yerinde iltihaplanma ya da idrarda mikrop olmasıdır. Çocukluk yaş gurubunda kızlarda daha sık görülür ve sıklıkla tekrarlama eğilimi gösterir. Doğuştan ya da sonradan olma idrar yollarının yapısal bozuklukları ve böbrek taşları idrar yolu iltihabına eğili arttırır.

İDRAR YOLU ENFEKSİYONUNUN BELİRTİLERİ
İdrar yolu enfeksiyonu olan küçük çocuklarda genellikle belirti görülmez. Bir kısım çocuklarda ise belirtileri iştahsızlık, kusma, huzursuzluk, karın ağrısı ve gelişme geriliği gibi idrar yolu iltihabı şüphesini akla getirmeyecek belirtiler görülür.
Büyük çocuklarda idrar yaparken yanma, sık idrara çıkma, kötü kokulu idrar, gece işemeleri ve idrardan kan gelmesi gibi belirtiler görülebilir. Tedavi edilmezse bile bu şikayetler bir kaç hafta içerisinde geriler ama iltihap devam eder. Kesin tanı idrarın laboratuvarda incelenmesi ve idrar kültürü ile konur.
İDRAR YOLU ENFEKSİYONUNDAN KORUNMA
Tuvalet temizliğinin iyi yapılması öğretilmelidir. Özellikle perine temizliği yapılırken arkadan öne değil önden arkaya yapılmalıdır. Kız çocuklarında idrar yolu daha kısa olduğu için iç kısımlara mikrop bulaşma ihtimali erkek çocuklara oranla daha fazladır. Kız çocuklarında makat temizlenirken vajinaya doğru temizlenmemelidir.
İDRAR YOLU ENFEKSİYONU TEDAVİSİ VE ÖNERİLER
- İdrar yolu enfeksiyonu doktor tedavisi gerektiren bir hastalıktır. Doktorun verdiği ilaçlar belirtilen miktarda ve belirtilen süre kullanılmalıdır. Belirtiler geçti diye tedavi yarıda bırakılmamalıdır. Yetersiz tedaviler hastalığın yinelemesine neden olabilir.
- İdrar yolu iltihabı geçiren çocukların idrarları 3 ayda bir, 2 yıl süre ile kontrol edilmelidir.
- Tam tedaviye rağmen çok sık tekrar ediyorsa idrar yollarında yapısal bir bozukluk olup olmadığı doktor kontrolünde araştırılmalıdır.
8 Ekim 2011 Cumartesi
Çocuklarda İdrar Yolu Enfeksiyonunun Nedenleri Nelerdir?
İdrar yolu enfeksiyonun en önemli nedeni dışkıyla bulaşmadır. Bebeklerde annenin çok dikkatli olması gerekir. Özellikle bez bölgesinde dışkıyı temizlerken mutlaka önden arkaya doğru temizlemek gerekir. Hiçbir zaman önce popoyu sonra vajen ya da pipisini temizlememek gerekir. Dışkı bulaşan bezin bir daha kullanılmaması gerekir. Dışkının vajen ya da penise bulaşmasına engel olursak çocuğumuzu çok büyük oranda idrar yolu enfeksiyonlarından koruyabiliriz. Daha büyük çocuklarda özellikle kız çocuklarına temizliğin öneminin iyi öğretilmesi gerekir. Kabaca yapılan temizlikle, arkadan öne doğru yapılan temizliğin etkisiyle ve okul çocuklarında genel temizlik ortamlarında temizliğe dikkat edilmemekle daha çok bulaşır. Eğer çocuğun idrar yolu sisteminde bir bulgu varsa; bu böbrek taşı olabilir, idrara çıktıktan sonra idrar kesesinin tam boşalamaması veya idrarın yukarıdan aşağıya akması gerekirken bazen mesanenin(idrar kesesi) kasılması sonucu mesaneden yukarı kaçmasıyla oluşur. Reflü gibi hastalıklarda idrar yolu enfeksiyonu ihtimali daha fazladır. Bu tür durumlarda bir doktora başvurarak destek tedavi almak gerekir.
Aramalar: çocuklarda idrar yolu enfeksiyonun nedenleri nelerdir, bebeklerde idrar yolu enfeksiyonuna yol açan nedenler, çocuğumda idrar yolu enfeksiyonu var nedeni ne olabilir
Aramalar: çocuklarda idrar yolu enfeksiyonun nedenleri nelerdir, bebeklerde idrar yolu enfeksiyonuna yol açan nedenler, çocuğumda idrar yolu enfeksiyonu var nedeni ne olabilir
İdrar Yolu Enfeksiyonlarından Nasıl Korunabiliriz?
İdrar yolu enfeksiyonlarından korunmanın en kolay yolu sıvı tüketmektir. Günlük ihtiyacımız olan suyu mutlaka almamız gerekir. Yeteri kadar su alındığı zamann böbrek fonksiyonları daha çok artacak, böbrekler çalışır halde olacak ve bakterilerin vücut dışına atılması sağlanacaktır. Bunun yanısıra bilimsel olmayan fakat toplumda söz edilen bazı nedenlerin de idrar yolu enfeksiyonlarına yol açtığı söylenir. Bu nedenlere örnek verecek olursak ayakları üşütmek, bel üşümesi veya rüzgardan soğuk almak gibi nedenleri sayabiliriz. Bunların bilimsel olarak herhangi bir gerçekliği açıklanmamıştır. Bu nedenler zaten kişinin dikkat etmesi gereken durumlardır fakat idrar yolu enfeksiyonuna doğrudan yol açtığından bahsetmek mümkün değildir. İdrar yolu enfeksiyonundan korunmak için kişisel hijyen çok önemlidir. Kişinin tuvaletten önce ve sonra el temizliğine dikkat etmesi gerekir. Ayrıca tuvalet temizliğine önem vermek gerekir. Bunlara dikkat etmek büyük oranda idrar yolu enfeksiyonundan bizi korur.
Aramalar: idrar yolu enfeksiyonlarından korunma, idrar yolu enfeksiyonlarına karşı ne yapılabilir
Aramalar: idrar yolu enfeksiyonlarından korunma, idrar yolu enfeksiyonlarına karşı ne yapılabilir
Etiketler:
idrar yolu enfeksiyonu,
idrar yolu iltihabı,
iye,
üriner enfeksiyon
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)